bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Genel Kültür Paylaşımlarınız

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 13-07-2014, 01:52   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Depresyonda Yapılması Gerekenler

Depresyonda Yapılması Gerekenler-Depresyonda Yapılması Gerekenler Nelerdir


Mesela...
Sinemaya mı gideyim tiyatroya mı? Burada bile kişi karar alamaz. Restoranda 'Et mi yiyeyim tavuk mu?' diye karar verememek bile girebilir işin içine. Sonucu anlamlı olmayan bir şeydir. Yersen de olur yemesen de... Ama hayatla ilgili önemli kararlar da vermek gerekebilir. 'İşimi değiştireyim mi kocayı değiştireyim mi çocuğumu hangi okula yazdırayım bu ilişkiyi bitireyim mi bitirmeyeyim mi?' gibi... En yapılmaması gereken şey depresyon sırasında önemli radikal kararlar almaktır. Çünkü yanlış kararlar alınır. Önce karar alma becerisini artırmak gerekir. Sonra kararları önceliklerine ve ağırlıklarına göre sıralamak... Eğer evin içinde yangın çıkmadıysa 'kaçayım mı evde mi oturayım?' gibi bir durum değilse bu önemli kararları mutlaka ertelemek kafadan atmak gerekir. 'Bu ruh halinden çıkayım. Bu sorunları aşayım. Öyle karar vereyim' deyip o yükten kurtulmak gerekir.

Peki depresyondaki kişinin yapması gerekenler neler?
İlk yapacağımız şey geriye doğru döneceğiz ve 'Ben daha önce ne yapıyordum' diye soracağız. Günlük hayatta yapılan basit şeyleri hemen devreye sokmak gerekiyor. Giyim kuşam makyaj yemek düzeni uyku gibi... Sonra arkadaşlarla telefonda konuşmak akşam buluşup sinemaya gitmek... Depresyondaki bir insan bunları yapmayı istemez içinden gelmez. Ama yapacağız. Çünkü biliyoruz ki bunları yapmaya başladığımız zaman duygu da arkasından gelebilir.

Tavana bakmaktansa film izleyin
Kişinin yarınını ve önündeki bir haftayı planlaması lazım. Çünkü bu harekete geçmek ve hayat benim kontrolüme giriyor demektir. 'İstemiyordum ama Figen'le buluştum geyik yaptık. Keyifliydi' ya da 'Sinemaya gittim. İyiydi' demek bir sonraki gün de bunları tekrar edebilmek demektir. Depresyondaki kişi bunları yapmadığı zaman tavana bakıyor. Kişi sinemaya gitmeyi veya arkadaşlarını görmeyi istemese bile yapabilir. Yapmalıdır da... Çünkü bu harekete geçmeyi sağlar. Sen istemeden de olsa sinemaya gidip iki saat o depresif ruh halinden çıktığın anda bunu gördüğün anda eski normal hayatına dönüyorsun demektir. Yalnız burada dikkat edilecek şey hepsini birden yapmaya çalışmamaktır...

Her 10 anneden biri depresyona giriyor

Doğum olayının gerçekleşmesinden sonra bazı anneler için psikiyatrik bozuklukların başladığı belirtildi. Bu dönemde depresyon geçiren anne kendini yalnız yetersiz hissediyor; bebeğine bakamayacağına inanıyor. Giderek yoğunlaşan bu durum derin suçlanma duygusuna nadir de olsa intihara dahi yol açabiliyor. Doç. Dr. Ece Orhon hızlı hormonal değişimin yanı sıra doğum yorgunluğu kan basıncında düşme metabolik bozukluklar beslenememe ve uykusuzluğun genel direnci kırdığını ve ruhi yatkınlığı olan kadınlarda yalnız bırakılma destek görememe gibi sosyal etkenlerin de katkısı ile hastalığın oluşabildiğini vurguladı. Doğum ertesi depresyon belirtilerinin sinsi ve yavaş geliştiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ece Orhon “Anne sağlığı için çok endişelendiği bebeği ile ilgilenemez bakımını yapamaz olur. Hep kaygılıdır. Hastalık ilerledikçe değersizlik umutsuzluk suçlanma ve derin acı duyguları yerleşir. Suçlanma duygusu daha derindir” dedi.

Yeni anne sendromu

gebelik ve lohusalık kadın için duygusal streslerle dolu dönemlerdir. Ruhi sarsıntılar sıklıkla sıkıntı sinirlilik ağlama nöbetleri gibi duygusal sıkıntılarla açığa çıkar. Doğumdan sonraki 2-4 haftada oluşan depresyon en sık rastlanılan durumdur. Depresyon terimi sıkıntı hissi ve beraberinde gelen aşağılık duyguları isteksizlik gerilim ve hüznü anlatır. Pekçok kadın doğumu izleyen haftalar içinde az veya çok derecede aynı ruhsal durumla karşılaşır. Bu bulgular nadiren şizofreni alkolizm diğer fiziksel veya psikolojik hastalıkların bir parçası olabilir.
Depresyon en az 2 haftalık dönemde sonlanır ve genellikle günlük yaşam aktivitesini engelleyebilir. Oldukça değişken şekillerde görülebilir. Çok şiddetli olabileceği gibi hafif sıkıntı hissi ile küçük depresyon şeklinde de olabilir. Şiddetli depresyon hayallerle birliktedir ve intihar veya bebek öldürme şeklinde dramatik sonuçlar doğurabilir. Doğumdan sonraki ilk 2 hafta ve birkaç aylık dönemde yeni annelerin çoğunun kendilerini yorgun hüzünlü karamsar yeni bebeğin bakımı konusunda endişeli tuzağa düşmüş korkak bebeğe ve babasına karşı sinirli ve düşmanca düşüncelere sahip olmaktan dolayı suçlu hissettikleri bildirilmiştir. Bu durum “yeni anne sendromu” olarak adlandırılır. Aile desteği sağlıklı bakım yöntemleri doktor kontrolü ile tedavi edilebilir.
Doğum sonrası sıkıntıları doğumu izleyen dönemdeki geçici ruhsal sıkıntıların olduğu durumdur. Genellikle 3-10. günler arası olur ve 3 gün sıkıntısı ya da bebek sıkıntısı olarak adlandırılır. Genellikle hormonal değişikliklerin artmasıyla meydana gelir. Annelerin % 50-70’inde bu durum gözlenir. Ağlama sinirlilik endişe unutkanlık üzüntü veya sevinçle karakterizedir. Farklı kültürlerde meydana gelebilir. Fakat duyguların açıkça ifade edildiği ve akraba ile arkadaşların yeni anneye destek ve bakım için çabaladıkları kültürlerde bu durum daha az görülür. Birkaç gün veya 2-3 hafta içinde sonlanabilir.
Orta dereceli depresyon çoğunlukla doğum sonrası haftalar ve aylar içinde oluşur ve görülme sıklığı % 10-15’dir. Uyku alışkanlığı yemek yeme zihni konsantrasyonda değişikliklerle fobiler ve bebeğin veya kendisinin zarar göreceği korkusuna yol açabilir. Tedavide çevresel destek mümkünse eşi de kapsayan psikoterapi ve ilaç tedavisi gerekir. Bu tür hastalar yalnız bırakılmamalıdır.
Küçük yaşta anne olanlarda şayet yalnızlarsa ilk aylar bozuk uyku düzeni bebeğin bakım sorumluluğu ev gibi nedenlerle oluşan yorgunluk ve gerginlik hafif depresyona neden olabilir ve bu durum geçicidir.

Bitkinlik ve halsizlik
Kanımızdaki kırmızı hücrelerin sayısının azalmasına anemi adını veriyoruz. Kırmızı kan hücreleri yani alyuvarlarımız oksijen taşıyıcı hücreler olup sayıları azaldığında akciğerlerimizden vücudumuzun diğer dokularına yeterli düzeyde oksijen iletilemez. Anemi kuşkusuz bitkinliğe neden olur. Kalbinize ve diğer yaşamsal organlarınıza iletilen oksijenin azalmasıyla enerjiniz de azalır. Elbette bitkinliğin tek nedeni anemi değildir. Depresyon duygusal gerginlik uykusuzluk fiziksel yorgunluk ve buna benzer birçok sağlık sorunu da bitkinliğe yol açabilir. O halde bitkinliğimizin nedeninin anemi olduğundan nasıl kuşkulanırız?

Anemi yavaş geliştiğinde vücudumuz kısmen de olsa bunu kompanse eder. Birçok kişi şans eseri yapılmış bir kan sayımına kadar durumun farkında bile değildir. Ancak anemi aniden ortaya çıkarsa çok daha belirgin yakınmalar görülür. Aneminin ilk bulguları genellikle güçsüzlük ve bitkinliktir. Kırmızı kan hücrelerinin sayıları azalmaya devam ettikçe ortaya çıkan diğer belirtiler nefes darlığı kulakta çınlama soluk bir cilt baş dönmesi çarpıntı çabuk yorulmadır. Daha ileri boyutlarda anemi bilinç bulanıklığına neden olabilir. Kişinin daha önceden kalp ya da akciğer hastalığı var ise kalp yetersizliği veya kalp krizi gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlara rastlanabilir.

Ülkemizde anemilerin en sık nedeni demir eksikliğine bağlı gelişen anemidir. Tam anemi bulguları ortaya çıkmasa bile azalmış demir depoları hızlı büyüme çağındaki çocuklarda sık görülür. Demir eksikliği olan annelerin çocukları nadiren anemik olurlar fakat demir depoları düşüktür. Bu çocuklar doğum sonrası görülen hızlı büyüme için yeterli rezerve sahip değillerdir. Demir eksikliği aynı zamanda algılamada azalmaya da neden olduğundan dışarıdan demir desteği bebeklerde son derece önemlidir. Bu arada B12 vitamini ve folik asit eksikliğinin de anemiye yol açtığını belirtmekte yarar var. Bu tip anemilerde kırmızı ağrılı dil ishal kilo kaybı görülebilir. Özellikle B12 eksikliğinde nörolojik bulgular ortaya çıkabilir.

Kadınlarda demir eksikliği ve anemi daha sık görülmektedir. Aylık kanamalar ve gebelik nedeniyle kadınlar demir eksikliği anemisi açısından daha şanssızdırlar. Özellikle bu tip anemilerin yavaş gelişmesi nedeniyle belirgin yakınmalar ortaya çıkmamakta ve bitkinlik halsizlik ön planda olmaktadır. Kişi bu bitkin halini uzun süre yaşadığı için duruma adapte olur ve sıklıkla rastlantısal olarak yapılmış bir kan tahlilinde durum ortaya çıkar.

Elbette bitkinliğin tek nedeni anemi değildir. Ancak kendinizi sürekli yorgun ve enerjisiz hissediyorsanız aklınıza gelmesi gereken ilk hastalık anemi olmalı ve mutlaka bir doktora başvurmalısınız. Yapılacak basit bir kan sayımı aneminiz olup olmadığını ortaya çıkaracaktır.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Depresyonda Yapılması Gerekenler

Depresyonda Yapılması Gerekenler konusu, GENEL KÜLTÜR / Genel Kültür Paylaşımlarınız forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: depresyonda yapilmasi gerekenler,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Diyette Yapılması Gerekenler elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 13-07-2014 01:49
Bayramda Yapılması Gerekenler elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 12-07-2014 10:38
Bodrumda Yapılması Gerekenler elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 12-07-2014 05:17
Askerde Yapılması Gerekenler elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 12-07-2014 05:08
Ateşlenince Yapılması Gerekenler elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 12-07-2014 05:06

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:09 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats