bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Genel Kültür Paylaşımlarınız

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 29-06-2009, 01:47   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Türk Kadınının Haklarını Kazanması

Osmanlı'dan günümüze Türkiye'deki kadınlar açısından olumlu gelişmeler

Türk kadınları ilk kez 1843 tarihinde Tıbbiye Mektebi bünyesinde aldıkları ebelik eğitimi ile sosyal yaşamda yerlerini almaya başladı.
1847 yılında kız ve erkek çocuklara eşit miras hakkı tanıyan İrade-i Seniye'nin yayımlanmasının ardından 1856 yılında Osmanlı topraklarında kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılmaları yasaklandı.
1858 yılında yayımlanan 'Arazi Kanunnamesi'nde mirasın kız ve erkekler arasında eşit olarak paylaştırılacağı hükmü yer alırken kadınlar miras yoluyla mülkiyet hakkını kazandı. Aynı yıl Kız Rüştiyeleri açıldı.
Kadınlar ilk dergilerine 1869 yılında kavuştu. Kadınlar için ilk sürekli yayın olarak nitelenen haftalık 'Terakk-i Muhadderat' dergisi yayımlanmaya başlandı.
Kızların eğitimine ilk kez yasal zorunluluk getiren 'Maarif-i Umumiye Nizamnamesi' ise 1869 yılında yayımlandı. Bundan bir yıl sonra da kız öğretmen okulu 'Dar-ül Muallimat' açıldı.
Evlilik sözleşmesinin resmi memur önünde yapılması evlenme yaşının erkeklerde 18 kadınlarda 17 olması ve zorla evlendirmelerin geçersiz sayılmasını düzenleyen Hukuk-ı Aile Kararnamesi 1871'de çıkarıldı. 1876'da ise ilk anayasa olan Kanun-i Esasi ile kız ve erkekler için ilköğretim zorunlu hale getirildi.
Giderek sosyal yaşamda daha çok yer almaya başlayan kadınlar iş hayatına ilk olarak 1897 yılında 'ücretli işçi' olarak atıldı. Kadınların devlet memuru olmak içinse bu tarihten itibaren 16 yıl beklemeleri gerekti.
Kadınlar ilk kez 1913 yılında devlet memuru olarak çalışmaya başladı. Bunun ardından bir yıl sonra kadınlar tüccar ve esnaf olarak da iş hayatına girişti.
Kızlar için ilk yüksek öğretim kurumu 1914 yılında 'İnas Darülfünunu' adı altında açıldı. Kadınlar bilim dünyasıyla ilk kez 1922 yılında tanıştı. Bu tarihte yedi cesur kız öğrenci Tıp Fakültesine kayıt yaptırarak eğitime başladı.

Kadına karşı şiddet

Türkiye'de aile içi şiddet oranı gelişmiş devletlere oranla oldukça yüksek. Dünyada her 3 kadından 1'i şiddete maruz kalıyor. Türkiye'de bu oran çok daha yüksek. Varoşlarda kadınların %97'si aile içi şiddete maruz kalıyor.[1]

Kadın iş gücü

Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranları son derece düşük. Erkeklerin hemen hemen yüzde % 70'i kadınların ise sadece dörtte biri çalışıyor. Çalışan erkek sayısı yaklaşık 17 milyon iken çalışan kadın sayısı 6 milyon civarında yani erkeklerin üçte biri oranında.
Kadınlardaki işsizlik oranı yüzde 9.4 iken erkeklerde işsizlik oranının yüzde 10.7 olması kadın işsizliğinin daha düşük olduğu kanısı yaratıyor. Ancak bunun nedeni kadınların işgücüne daha az katılması.
Türkiye'de tarım dışı kadın çalışanların oranı hızla artıyor. 1997 yılında yüzde 17.7 olan bu oran 2003 yılına gelindiğinde yüzde 20.6'ya çıktı.
Tüm bunlara rağmen kadın ve erkek çalışanların ücret dengesizliği devam ediyor.

Siyaset

Kadınlar siyasi hayatta da var olma mücadelesine ilk kez 1923 yılında başladı. Kadınlar ilk kadın partisi 'Kadınlar Halk Fırkası'nı Nezihe Muhittin'in başkanlığında 1923 yılında kurmak istedi.
Ancak partinin kuruluşuna kadınlara oy hakkı tanımayan 1909 tarihli Seçim Kanunu gereğince valilikçe izin verilmediği için parti girişimi dernekleşme ile sonuçlandı.
'29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte kadınların kamusal alana girmesini sağlayan yasal ve yapısal reformlar hızlandı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun 3 mart 1924'te çıkarılmasıyla tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanırken kızlar da erkeklerle eşit haklarla eğitim görmeye başladı.
Kadınlara siyasetin kapısını aralayan Belediye Yasası 1930 yılında çıkarıldı. Böylece artık kadınlar belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandı.
8 şubat 1935'te TBMM Beşinci Dönem seçimleri sonucunda 17 kadın milletvekili ilk kez Meclis'e girdi. 1936'da yürürlüğe giren İş Kanunu ile kadınların çalışma hayatına düzenleme getirildi.
Kadınlara köylerde muhtar olma ve ihtiyaç meclisine seçilme hakları ise 1933 yılında Köy Kanunu'nda değişiklik yapılarak verildi. Kadınlara siyasetin kapısı 1934'te yapılan Anayasa değişikliği ile seçme ve seçilme hakkı tanınmasıyla tam olarak açıldı ve ilk kadın milletvekilleri TBMM'de yerlerini aldı.
1950 yılında ilk kadın belediye başkanı Müfide İlhan Mersin'den seçildi.
İlk kadın bakan Türkan Akyol 1971 yılında göreve atandı. Yasal değişiklikle 10 haftaya kadar olan gebeliklerin kürtajla sona erdirilmesi ve gönüllü cerrahi sterilizasyon yöntemlerine izin verilirken kürtaj için evli kadınlara kocadan izin alma koşulu getirildi.
1989 yılında kadınlara da kaymakamlık yolu açıldı. İçişleri Bakanlığı kaymakamlık sınavlarına kadınların da alınacağını açıkladı. Kadının çalışmasını kocanın iznine bağlayan Medeni Kanun'un 159'uncu maddesi Anayasa Mahkemesi'nce 1990 tarihinde iptal edildi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kadın vali Lale Aytaman 1991 yılında Muğla'ya atandı. 1993'te İstanbul Üniversitesi'nde ilk Kadın Araştırmaları Ana Bilim Dalı açıldı ve yüksek lisans programı vermeye başladı. Aynı yıl Kadın Dayanışma Vakfı Altındağ Belediyesinin desteğiyle kadın danışma merkezi ve kadın sığınma evini açtı.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Başbakan koltuğuna ilk kez bir kadın oturdu. Türkiye'nin ilk kadın başbakanı Tansu Çiller 25 haziran 1993 tarihinde hükümeti kurdu.
Nüfusun yarısını oluşturan kadınların Meclis'teki temsil oranı ise yok denecek kadar az seviyede bulunuyor. Kadın milletvekili sayısı erkek milletvekillerinin sadece yüzde 4.2'sinde kalıyor.
Türk kadını seçme seçilme hakkına 74 yıl önce kavuştu. Ancak 1935'ten 2009'a kadar Meclis'e 8 bin 794 erkek vekile karşılık sadece 236 kadın girebildi.[2]

Ağır işler

1936'da kadınların yeraltında ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması ILO sözleşmesi ile yasaklandı.

Çokeşliliğin kaldırılması ve boşanma hakkı

Erkeğin çokeşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemelerin kaldırıldığı kadınlara boşanma hakkı velayet hakkı vemalları üzerinde tasarruf hakkı tanıyan Türk Medeni Kanunu 17 şubat 1926'da kabul edildi.

Doğum izni ve yardımı

Kadınların en önemli sorunlarından olan doğum izni ilk kez 1930 yılında düzenlendi.
Kadınlara doğum yardımı ilk kez 1945 yılında 4772 sayılı yasa ile düzenlendi. Yaşlılık sigortasının kadın ve erkekler için eşit esaslara göre düzenlenmesi ise 1949 yılında çıkarılan yasa ile gerçekleşti.
Sağlık Bakanlığı bünyesinde ana çocuk sağlığı hizmetleri verilmesine 1952 yılında başlanırken gebeliği önleyici araçların satış ve dağıtımının serbest bırakılmasını ve tıbbi zorunluluk halinde kürtaj hakkı tanınmasını düzenleyen 'Nüfus Planlaması Hakkında Kanun' 1965 yılında çıkarıldı.
Eşit değerde iş için kadın ve erkek işçiler arasında ücret eşitliğini sağlayan ILO sözleşmesi 1966 yılında onaylandı.

Mesleki eğitim

Kız çocuklarına mesleki eğitim vermek amacıyla Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü 1933 yılında kuruldu.

Ayrımcılıkla mücadele

Türkiye Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ni 1985 yılında imzaladı. Sözleşme bir yıl sonra yürürlüğe girdi. 1985 yılında 'Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda kadın konusu ilk kez bir sektör olarak yer aldı ve bu konuda politikalar belirlendi.
İlk 'Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi' 1989 yılında İstanbul Üniversitesi'nde kuruldu. Bugün üniversiteler bünyesinde kurulan bu merkezlerin sayısı 13'e ulaştı.

Tecavüzle mücadele

Tecavüz mağdurunun hayat kadını olması halinde cezanın indirilmesini öngören Türk Ceza Kanunu'nun 438'inci maddesi TBMM tarafından 1990 yılında yürürlükten kaldırıldı.
Yerel yönetimler özellikle şiddete uğrayan kadınlara yönelik hizmet vermeye başlarken Türkiye'de ilk kadın sığınma evi Bakırköy Belediyesi tarafından 1990 yılında açıldı.

Yaşam beklentisi

2005 yılı için kadınların yaşam beklentisi 71.3 yıl olarak hesaplanırken 2030 yılında ortalama yaşam beklentisinin 76 yıla çıkacağı öngörülüyor. Bu tarihte Türkiye'deki kadın sayısının erkek sayısının önüne geçmesi bekleniyor.
2030 yılında Türkiye'deki kadın sayısının 46 milyon 854 bin erkek sayısının da 46 milyon 841 bin olacağı tahmin ediliyor.

Kadının kendi soyadını kullanabilmesi

Kadının evlendikten sonra kocasının soyadını almakla birlikte kendi soyadını da kullanabilmesi 1997 yılında Medeni Kanun'da yapılan değişiklikle sağlandı.
Zorunlu temel eğitimi beş yıldan sekiz yıla çıkaran kanun 1997 yılında yürürlüğe girdi. Aile içi şiddete uğrayan kişilerin korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını düzenleyen 'Ailenin Korunmasına Dair Kanun' 1998'de yürürlüğe girdi.

Eğitim

Türkiye'de 1975-2000 döneminde üniversite mezunu kadın sayısı 56 binlerden 910 bine kadar yükselirken okuma yazma bilmeyen kadın sayısı hala yüksek seviyede bulunuyor.
2000 yılı itibariyle Türkiye'de 25 yaşın üzerinde okuma yazma bilmeyen kadın sayısı 4 milyon 625 bini buluyor. Bu rakam erkeklerde 1 milyon 176 bin kişide kalıyor.
Buna karşılık 1975-2000 döneminde kadınların eğitimde büyük mesafe kaydettikleri de görülüyor. Nitekim dönem başında:
  • 1 milyon 920 bin seviyesinde olan ilkokul mezunu kadınların sayısı 7 milyon 644 bine
  • 167 bin olan ortaokul mezunu sayısı 896 bine
  • 199 bin olan lise mezunu sayısı da 1 milyon 539 bine çıktı.
  • Üniversite mezunu kadın sayısı da 56 binlerden 910 bine kadar yükseldi.



Türkiye'de kadın haklarının gelişimine genel bakış

İlk dönemde daha çok kadınların eğitim hakkı ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler Avrupa'da yaklaşık aynı yıllarda gerçekleştirilen reformları çok kısa bir zaman aralığıyla izler. Örneğin (meslek ve elişi okulları dışında) kızlar için ilk devlet liseleri Prusya'da 1872'de Fransa'da 1880'de açılmışken Osmanlı Devletinin ilk kız idadisi (lisesi) de 1880'de açılmıştır. Viyana üniversitesi ilk kız öğrencisini 1897'de Sorbonne 1899'da Alman üniversiteleri 1895 ile 1905 arasında kabul etmiş iken İstanbul Darülfünun'unda karma öğretim 1914-1921 yılları arasında gerçekleşmiştir.
Kadınların özel hukuktaki konumuna ilişkin reformlar Türkiye'de II. Meşrutiyet döneminde gündeme gelmiş çok eşlilik ilk kez 1917'de çıkarılan bir yasayla Avrupa normları doğrultusunda düzenlenmiştir. Özel hukukta kadın-erkek eşitliği (bazı istisnalarla) 1926 tarihli Medeni Kanun'la gerçekleşmiştir.
Kadınların siyasi ve mesleki yaşamda hak iddia etmelerinin örneklerine 1908-1914 yıllarından itibaren rastlanırsa da bu alanda önemli gelişmeler ancak Cumhuriyet döneminde gerçekleşme fırsatını bulmuştur.
Kadınlara oy hakkı veren ilk ülke olan Finlandiya'dan (1906) sonra 1917'de Rusya 1918'de İngiltere ve Kanada 1919'da Almanya ve Avusturya 1920'de ABD ve Macaristan kadınlara oy hakkı tanımıştır. Türkiye'de ise kadınlar gerçek siyasi seçimlerin henüz yapılmadığı bir dönemde 1930 ve 1934'te bu hakka kavuşmuştur


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 21-04-2014, 04:49   #2 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

Proje ödevim için işime yaradı


 





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Türk Kadınının Haklarını Kazanması

Türk Kadınının Haklarını Kazanması konusu, GENEL KÜLTÜR / Genel Kültür Paylaşımlarınız forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: türk kadınının cumhuriyetle birlikte kazandığı haklar, türk kadının cumhuriyetle birlikte kazandığı haklar, türk kadınının kazandığı siyasal ve sosyal haklar, türk kadınının kazandığı haklar, türk kadının kazandığı haklar, cumhuriyetten sonra kadınların kazandığı haklar, türk kadının kazandığı siyasal ve sosyal haklar, türk kadınlarının kazandığı haklar, türk kadının cumhuriyetle kazandığı haklar, türk kadınlarının cumhuriyetle birlikte kazandığı haklar, türk kadınının cumhuriyetle birlikte kazandıgı haklar, medeni kanunun ilanıyla birlikte kadınların kazandığı haklar, türk kadınının cumhuriyetle kazandığı haklar, medeni kanunla kadınların kazandığı haklar, türk kadını siyasal haklarına ne zaman kavuşmuştur,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Nedir? - Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Hakkında gizem Meslekler Rehberi ve Meslek Seçimi 0 27-06-2009 01:33
Türk kadınının makyajda en büyük hatası ne? mormavi Yüz Makyajı 1 14-05-2009 12:23
Türk Aydını nimlahza Fıkralar 0 02-05-2009 10:56
Türk kadınının görevleri nurküllü LakLak Bölümü 5 25-03-2009 10:04

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 03:05 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats