bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GÜZELLIK, MAKYAJ VE BAKIM > Güzellik Önerileri

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 06-06-2011, 03:10   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Parfüm Hakkında Bilinmeyenler

Parfüm Hakkında Bilinmeyenler

Parfüm sözcüğü aslen Fransızca olup terminolojiye 16. yüzyıl başlarında geçmiştir. İlk olarak buhur başta olmak üzere tütsü yapılan maddeleri ifade etmekteyken 17. yüzyıl başlarında şu anki anlamını kazanmıştır. Her ne kadar kelimenin geçmişi çok eskilere dayanmasa da biliyoruz ki bu hoş koku veren maddelerin kullanımı antik çağlara dek uzanmaktadır.

Parfümün tarihçesi
Parfüm kullanımı ve de ticaretinin tarihi bağlamda Sümerler zamanına dek uzandığına dair çivi yazılı tabletler bulunmuştur. Antik çağlarda özellikle Mısırlıların üretim ve tüketimdeki rolleri çok büyük olmuştur. Din dışı kullanımlar da mevcut olmakla beraber Orta çağ sonlarına dek ilkel yöntemlerle elde edilen parfümler özellikle dini ayinlerde ve ölülerin mumyalanmasında karşımıza çıkıyor. O zamanlar en önemli ham maddeler başta Umman’ da yetiştirilen buhur ve sabitleyici olarak kullanılan ağaç kabukları reçineler bitki kökleri ve hayvansal yağlar idi.

Zamanla Lübnan’da Yunanistan çevresinde ve de Kıbrıs’ta ticaret alanı yayılan parfümler bu bölgelerin gelişiminde büyük rol oynadılar. Romalılar her ne kadar bu güzel kokulu maddeleri çok kullansalar da parfüm üretimi gelişimine pişmiş toprak kaplar yerine cam ibriklerin kullanılması dışında bir katkıları olmadı. Ortaçağ Hiristiyanları ise dini törenler dışında bunlara pek rağbet etmediler ancak Haçlı Seferleri sonrasında özellikle kokulu sabunlar ve gül suyu kullanımı artmaya başladı.

Üretimde en büyük gelişmeler Orta çağ sonları ve Rönesans’ ta gerçekleşti:

- Damıtıcı sistemlerin ( imbik ) işletilmesi.

- Etil alkolün keşfi.

Bu şekilde ilk üretilen ürün biberiye ve terebentin bazlı Eau de la Reine Hongrie dir ( 16. yüzyıl; Macaristan Kraliçesi’ nin Suyu ).


Böylece özellikle Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinde asalet göstergesi olarak parfüm kullanılmaya başlandı. İlk olarak giysilerin parfümlenmesi moda olurken bu grupta birinci sıra eldivenlerdeydi. Dolayısı ile eldiven üreticiliği ile bu sektör bütünleşti.

17. yüzyılda Fransa’nın Grasse kenti merkez olurken yeni yöntemlerle çiçeklerden daha yoğun kokular elde edebilme imkanları arttı. 18. yüzyılda ise tüm vücudun yanında giysiler çeşitli aksesuarlar ve özellikle deri eşyalar olmak üzere her şey parfümlenmeye başladı. Giderek yaygınlaşan bu akım 19. yüzyılın sonlarında organik kimya biliminin gelişmesi ve de en önemlisi buharlaştırma yöntemlerinin keşfi ile artık sanayileşme ve fabrikalaşma aşamasına girdi.1828′ de Paris’ te bir parfüm mağazası açan Baba Guerlain’in oğlu Aimé Guerlain sentez elementleriyle oluşan ilk parfümü 1889 yılında yarattı. İşte; başlıca kumarin ve vanilin içeren bu bileşim modern parfümerinin temellerini attı.

Parfümlerde kullanılan başlıca maddeler

* Bitkiler: çiçekler meyveler ağaç kabukları reçineler yosunlar yapraklar kökler…
* Hayvansal maddeler:
1. Misk: Erkek Tibet geyiğinin dişisini çekebilmek için salgıladığı bir salgıdır. Son zamanlarda bu hayvanlar korumaya alındığından sentetik üretimleri tercih edilmektedir.
2. Kastoreum: Kanada kunduzlarının genital organları etrafındaki salgı bezlerinden salgılanan ve bunların kürklerinin su geçirmemesine sebep olan yağlı bileşik
3. Sivet: Misk kedisi adlı hayvanın anal bölgesinden kürretaj ile elde edilen salgı.
4. Ak amber: İspermeçet balinasının okyanus kıyılarından toplanan dışkısı.
5. Arı bal mumu: Arı kovanlarından toplanan bu hayvanlarca üretilen balmumsu madde.
* Sentetik moleküller: İlk olarak 1830′lu yıllarda kimyagerler kokulu molekülleri sentezleme formüllerini gündeme getirdiler. Bundan sonra ise hem daha ekonomik olduğundan hem doğaya zarar verilmediğinden hem de tüketimin elit kesimden daha büyük kitlelere yayılmasına sebep olduğundan sentetik moleküller tercih edilmeye başlandı. Bu süreçle beraber zaman içinde 300-400 bilinen koku mevcutken bu sayı günümüzde 4000 lere ulaştı ve de halen yeni kokular piyasaya sunulmaktadır.


Üretim tarihlerine göre dünyada ünlü parfümler
1714: Eau de Cologne de Farina ( Jean Marie Farina )
1889: Jicky de Guerlain ( Aimé Guerlain )
1917: Chypre de François Coty
1921: No5 de Chanel ( Ernest Beaux )
1924: Habanita de Molinard
1925: Crepe de Chine de la parfumerie Millot ( Jean Desprez )
1925: Shalimar de Guerlain ( Jacques Guerlain )
1927: Arpege de Lanvin ( André Fraysse )
1929: Soir de Paris de Bourjois ( Ernest Beaux )
1930: Joy de Jean Patou ( Henri Alméras )
1944: Femme de Rochas ( Edmond Roudnitska )
1948: L’Air du temps de Nina Ricci ( Francis Fabron )
1956: Diorissimo de Christian Dior ( Edmond Roudnitska )
1959: Monsieur de Givenchy
1966: Eau sauvage de Christian Dior ( Edmond Roudnitska )
1967: Cuir de Russie – Russisch Leder de Farina Gegenüber ( Hugo Janistyn )
1969: O de Lancome ( Robert Gonnon )
1972: Aromatics Elixir de Clinique ( Bernard Chant )
1977: Opium d’ Yves Saint-Laurent ( Jean-Louis Sieuzac )
1978: Azzaro pour hommes d’ Azzaro
1978: Magie Noire de Lancome ( PFW )
1978: Polo de Ralph Lauren ( Carlos Benaim )
1979: Anais Anais de Cacharel ( Roger Pellegrino de Firmenich )
1981: Antaeus de Chanel; Kouros d’ Yves Saint Laurent
1983: Paris d’ Yves Saint Laurent ( Sophia Grosjman )
1984: Coco de Chanel ( Jacques Polge )
1985: Poison de Christian Dior ( Jean Guichard )
1985: Obsession de Calvin Clein ( Jean Guichard )
1987: Loulou de Cacharel ( Jean Guichard )
1988: Cool Water de Davidoff ( Pierre Bourdon )
1988: Fahrenheit de Christian Dior
1990: Egoiste de Chanel (Jacques Polge )
1992: L’ eau d’ Issey d’ Issey Miyake ( Jacques Cavallier )
1992: Angel de Thierry Mugler ( Olivier Cresp et Yves de Chriis )
1993: Jean Paul Gaultier de Jean Paul Gaultier ( Jacques Cavallier )
1995: CK One de Calvin Klein ( Firmenich )
1995: Dolce Vita de Christian Dior ( Pierre Bourdon ve Maurice Roger )
1995: Le Male de Jean Paul Gaultier ( Francis Kurkdjian )
1998: Pi de Givenchy
2001: Coco Mademoiselle de Chanel ( Jacques Polge )
2001: Dior Homme de Christian Dior ( Olivier Polge )


Bizans Uygarlığı’nda buhur geleneği buhurdanlıklar ve parfüm
Hoş kokulu maddeleri yakma ( tütsü ) geleneğinin; buhur eski çağlardan bugüne değin hep mevcut olduğundan pagan kültürlerden günümüze kadar uzanan bir geçmişi mevcuttur. İncil’ de bu geleneğin Hıristiyanlıkta olduğu gibi Musevilikte de yeri kabullenilmiştir. Başlangıçta paganizm gibi çok tanrılı dinlerde kullanıldığından ilk Hıristiyanlar tepki gösterse de kutsal ayinlerin ritüeline girmeyi başarır. Kiliselerde dikkatimizi çeken minyatür ve resimler Bizans’ ta buhur yakma geleneği üzerine bizi bilgilendirmektedir. Bu eserler sayesinde; Bakire Meryem ve diğer azizler adına yapılan ayinlerde Kutsal Emanet ve Meryem ikonlarına tapınma sahnelerinde evlilik ve vaftiz törenlerinde ve imparatorların kilise ziyaretlerinde buhur kullanıldığını görüyoruz. Bizans döneminden kalma buhurdanlıklar ülkemizdeki ve yurt dışındaki müzelerde halen sergilenmektedir.

Bizans’ta bugünkü Mısır çarşısı’nın yerinde bulunan Kapalıçarşı baharat ve kokulu madde merkezidir. Bizans İmparatoriçesi Zoe parfüm üretir; Zoe ve kardeşi Theodora’nın döneminde Bizanslı kadınlar vücutlarını amber ve misk bazlı kokularla ovarlardı. Soylu hanımlar saçlarının arasında sandastrum doldurulmuş küçük altın çıngıraklar taşırlardı. Bizans’ta ayrıca aromatik pastil ve kokulu şekerler bolca tüketiliyordu. Antik çağ insanı için güzel kokular tanrısal yakarışın simgesidir. Tapınakların içi güzel kokan ağaç kabukları ve reçinelerle tütsülenerek tanrılara ulaşıldığı düşünülüyordu.

İslamiyet ve Osmanlı’ da buhur ve parfüm
Bizans Uygarlığı yanında; Emevi Abbasi Memluk Selçuklu ve Osmanlı’da da zengin bir buhur kültürü oluşmuştur. Sandal kalenbek öd ağacı aselbant akgünlük laden kafur misk ve amber tütsü olarak buhurdanlar içinde yakılıyordu.


Terkibi ve yapılışı günümüze kadar ulaşabilmiş yaklaşık 550 yıl öncesine dayanan önemli bir Osmanlı parfümü ise Buhur Suyu’ dur. Sandal aselbent kalenbek ve öd ağacı gibi tütsü olarak yakılan maddeler gül suyu içinde kaynatılıp ardından misk ve çiçek suyu eklenen Osmanlı’ya has güzel kokulu bu sudan Evliya çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de söz ediliyor.

Araplar İslamiyet öncesinde de kokulu yağ reçine ve baharatı biliyor ve kullanıyor. Hz. Muhammed’in güzel kokulara ve özellikle miske düşkün olması nedeniyle İslam dini güzel kokuların kullanımını sünnet sayıyor. Arap kadın ve erkekleri misk amber ve kafur gibi kokuları masaj yaparken kullanıyor ve galiyelere de çok düşkünler. Ayrıca duvarlara sürmek için üretilen kokular bile bulunuyor. İslam parfümcülüğünün önemli terkiplerinden olan parmak ucuyla saç ve kaşa sürülen siyah macun şeklinde katı parfüm galiye (kalye) misk ve amberden yapılıyor.

Antik çağda kokulu maddelerin ana vatanı Güney Arabistan olarak biliniyor. Arap tüccarlar ticarette tekeli ellerinde bulundurmak için Hindistan ve Habeşistan gibi kaynaklarını Romalılar ve Yunanlılar’dan gizli tutuyorlar. Vasco de Gama’nın Hindistan yolunu Portekizliler’e açması Avrupa’da yeni bir dönem başlatıyor. Portekizliler ümit Burnu’nu aşarak geleneksel baharatı ve kokulu maddeleri yerel tüketicilerden son derece düşük fiyatlara satın almaya başlıyor.

Doğuya ait parfüm kullanımı ile Avrupa insanını tanıştıran ise Haçlılar’ dır. Parfümün Avrupa’daki serüvenine baktığımızda 1190′da Kral Phillippe Auguste deri eldivenlerini kokulandırmak için yöntem geliştiren eldivencilerin birleşip ayrı sınıf oluşturup parfüm üretmelerine izin veren ilk yönetici olarak biliniyor. İlk modern parfüm; Eau d’Hongrie (Macaristan Suyu) 1570′ te kokulu yağların alkol içinde çözülmesiyle yapılıyor. Osmanlı’da Avrupa malı alkollü itriyatın yaygınlaşması ise Tanzimat’la birlikte başlıyor. Napolyon dönemine bakıldığında İmparatoriçe Josephine vanilya misk amber ve zibet gibi egzotik kokulara düşkün. Malmaison’ daki yatak odasının 60 yıl sonra bile misk koktuğu söyleniyor. Napolyon’sa daha hafif kokuları tercih ediyor; Eau de Cologne. Her sabah başına ve omuzlarına bir şişe Eau de Cologne döktüren Napolyon savaş sırasında da zihnini açmak için sabahları bu kolonyadan bir yudum içiyor. Parfümün politik arenada boy göstermesi Fransız Devrimi sonrasına rastlıyor. Devrim sonrası göğüs danteline ya da mendile zambak esansı ya da Eau de la Reine sürmek; sürgüne gönderilmek ya da giyotine meydan okumak demek. Bu yüzden 20. yüzyılın başına kadar çiçeksi ve hafif kokular tercih ediliyor misk ve amber gibi ağır kokular terk ediliyor.

Kolonyanın ilk yıllarda kullanımı tıbbi amaçla da olsa sonraları sadeliğin ve saflığın simgesi haline geliyor. Napolyon’ la II. Abdülhamit’i buluşturan ortak nokta ise Eau de Cologne. II. Abdülhamit ve kızları yalnızca Eau de Cologne kullanıyor. Böylece konuklara sunulması geleneksel olan gül suyunun yerini kolonya alıyor.

Gül yağı ve gül suyu üretimi ile ilgili ilk bilgilere ise İbn-i Haldun’un eserlerinde rastlanıyor. Bulgaristan 18. yüzyılda gül yağı üretiminde dünya merkeziyken; 1877-78 Türk-Rus Savaşı sonrasında Türkiye’ye gelen Türk göçmenler gelirken yanlarında getirdikleri yağ güllerini 1880′ lerde ekmeye başlıyor. Gül yağının bu topraklara geliş öyküsü böyle başlıyor. Günümüzde Türkiye’de yılda ortalama 7 bin ton gül işleniyor. 1600 kg Gül yağı elde ediliyor. 1 kg yağ için yaklaşık 1.800.000 adet taze gül gerekiyor.

İşte böylece; II. Abdülhamit’in tıraş takımları ve parfüm şişelerinden tutun da antikçağda soylu hanımların saçlarına taktıkları koku şişeciklerine buhurdanlıklara günümüzde parfüm üretiminde kullanılan modern aletlere çocukluğumuzdan tanıdığımız yoğun kokulu Altın Damla kolonya serisine eskiden çerçilerin içi minik koku şişecikleriyle dolu kollarına takıp mahalle aralarında gezdirdikleri camekanlarına parfüm etiketlerine hatta Cumhuriyet’in ilk yıllarında üretilmiş çoban kolonyası şişelerine dikkat ettiğimizde; parfümün ve dolayısı ile kozmetiğin insanlık tarihiyle bütünleştiğini; güzellik ve estetik anlayışının ise insan var oldukça devam edeceğini görmezden gelemiyoruz…



elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Parfüm Hakkında Bilinmeyenler

Parfüm Hakkında Bilinmeyenler konusu, GÜZELLIK, MAKYAJ VE BAKIM / Güzellik Önerileri forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: parfüm hakkında bilinmeyenler, fahrenheit parfüm hakkında yorumlar, parfumler hakkinda bilinmeyenler, parfümler hakkında bilinmeyenler, fahrenheit parfüm eskı versiyonu, fahrenheit parfüm geçmişi, lubnanda gelen parfumler, parfüm hakkında herşey, firmenich kimya esans, parfum ile ilgili bilmediklerimiz, parfumlerdek bilinmeyenler,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Güzellik maskeleri hakkında bilinmeyenler elif Güzellik Önerileri 0 14-03-2011 04:28
Cilt çatlakları hakkında bilinmeyenler elif Güzellik Önerileri 0 27-02-2011 07:28
Kalça estetiği hakkında bilinmeyenler elif Güzellik Önerileri 0 27-02-2011 07:06
Akrepler Hakkında Bilinmeyenler Bkmlyz Hayvanlar Alemi Genel 1 27-09-2008 10:21
Kafein hakkında bilinmeyenler Hürriyet Sağlık Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 15-05-2008 12:00

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:01 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats