bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Ulu Önderimiz M.Kemal Atatürk > Hayatı, Anıları ve Eserleri

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25-04-2008, 06:51   #11 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Tarikatların kaldırılması tekke ve zaviyelerin kapatılması (30 Kasım 1925) :.
Başlangıçta yalnızca din konularıyla ilgilenen farklı düşünce sistemleri geliştirerek taraftarlarını çoğaltmaya çalışan tarikatlar zaman içinde siyasal olaylarda etkili rol oynamaya çıkarılan tehlikeye düştükçe halkı ayakandırmaya koyulmuşlardı. Bu etkinliklerini cumhuriyetin ilanından sonra da sürdürmeye kalkışmaları ve Menemen Olayı Şeyh Sait Ayaklanması gibi şeriattan yana ayaklanmalara yol açmaları üstüne "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler dervişler müritler memleketi olamaz. Türkiye Cumhuriyeti her alanda doğru yolu gösterecek uyaracak güçtedir. Biz uygarlığın bilim ve fenninden güç alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. Başka bir şey tanımayız" diyen Atatürk'ün sözleri ışığında harekete geçilerek 30 Kasım 1925'te çıkarılan yasayla tekkeler ve zaviyeler kapatıldı.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 25-04-2008, 06:52   #12 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Lâikliğin Kabulü (1928-1937) :.

Saltanatın kaldırılması hilafetin kaldırılması Şeriye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılarak Şeriye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılarak yalnızca din işleriyle uğraşacak Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurulması tarikat ve zaviyelerin kapatılması aşamalarından geçen laikliğin tam anlamıyla yasal tabana oturtulması için 1924 Anayasası'nda yeralan "Türkiye devletinin dini İslâm'dır" deyimini tartışmaya koyulan TBMM 10 Nisan 1928'de Anayasa'nın ikinci maddesini değiştirip 16. ve 38. maddeler gereğince milletvekilleri ile cumhurbaşkanının ant içerken söylemek zorunda oldukları "vallahi" sözcüğünü maddelerden çıkardı. Ayrıca 26. maddededi "ahkâmı şeriyenin tenfizi" (şeriat hükümlerinin yürütülmesi) sözcükleri de Anayasa'dan çıkarıldı. İnananların ibadetlerini kendi dilleriyle yapmalarını doğal bir hak olarak gören Mustafa Kemal'in aydın din adamlarıyla yaptığı görüşmelerden sonra 3 Şubat 1928'de hutbelerin Türkçe okunmasının kabul edilmesini dualar ve ezanın Türkçeye çevrilmesi alışmaları izledi. 5 Şubat 1937'de Anayasa'nın ikinci maddesinde laiklik ilkesine yer verilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin laik bir devlet olduğunun yazılmasıyla laiklik devrimi tamamlanmış oldu.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 25-04-2008, 06:52   #13 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Kadın Haklarının Tanınması (1930-1933 ve 1934) :
Osmanlı toplumunda hemen hiçbir toplumsal ve siyasal hakkı bulunmaya kadınlara Medeni Kanun'la bazı haklar tanınmış olmakla birlikte siyasal haklar açısından bir değişiklik yapılmamıştı. Atatürk'ün girişimiyle kadınların iktisadi ve siyasal yaşama katılmaları yönünde bir dizi değişiklik yapılarak 1930'da belediye seçimlerinde seçme 1933'te çıkarılan Köy Kanunu'yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme 5 Aralık 1934'te Anayasa'da yapılan bir değişiklikle de milletvekili seçme ve seçilme haklarının tanınmasıyla Türk kadını o yıllarda Avrupa devletlerinin çoğundaki kadınlardan daha ileri haklar elde etti ve çok geçmeden toplumda erkeklerin çalıştığı her alanda yerini aldı..


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2008, 06:52   #14 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Şapka ve Kıyafet İnkılâbı (25 Kasım 1925) :.
Ülke halkını her alanda çağdaş ve uygar düzeye çıkarabilmek için değişiklikler tasarlarken dış görünüşüyle de bunu vurgulaması gerektiğine inanan Mustafa Kemal'in 25 Ağustos 1925'te Kastamonu'ya yaptığı bir gezide başına şapka giyip "Buna şapka derler" diye halkı şapka giymeye özendirmesinden sonra 25 Kasım 1925'te Şapka Giyilmesi Hakkındaki Kanun çıkarılıp dinsel giysilerle sokakta gezilmesi yasaklandı.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2008, 06:53   #15 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Takvim Saat ve Ölçülerde Değişiklik (1925 ve 1931) :.
Cumhuriyet döneminden önce Batı uluslarından ayrı takvim saat sayı ve ölçülerin kullanılması hafta tatillerinin cuma günü olması takvimin başlangıcı olarak Hazreti Muhammet'in Mekke'den Medine'ye göç ettiği tarih olan 622 yılının alınması (hicri takvim) sayı olarak eski sayıları ölçü olarak da okka dirhem arşın endaze vb. ölçülerin kullanılması Türk toplumu ile Batı toplumları arasındaki ilişkilerde büyük karışıklık ve güçlüklere yol açmaktaydı. 26 Aralık 1925'te miladi takvimin kabul edilip alaturka saat yerine Batı'da kullanılan alafranga saatin kabul edilmesiyle 23 Mart 1931'de çıkarılan yasayla da gram kilogram ton metre kilometre gibi ölçülerin benimsenmesiyle bir yandan Batı ülkeleriyle ilişkiler kolaylaştırılırken bir yandan da yurdun her yerinde tutarlı bir ölçü ve ağırlık düzeni kurulmuş oldu.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2008, 06:53   #16 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Soyadı Yasası'nın Kabulü (21 Haziran 1934) :.
Soyadı bulunmamasının günlük yaşamda yarattığı güçlük ve karışıklıkların önüne geçmek amacıyla 21 Haziran 1934'te çıkarılan yasayla her Türk kendine uygun bir soyadı almakla yükümlü kılındı. 24 Kasım 1934'te çıkarılan bir yasayla da TBMM Mustafa Kemal'e Atatürk soyadını verdi. Aynı yıl çıkarılan bir başka yasayla ayrıcalıkları belirten eski unvanların yasaklanmasıyla yasalar önünde eşitlik ilkesinin gerçekleştiril-mesinde önemli bir adım atılmış oldu.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2008, 06:53   #17 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Eğitim ve Öğretim İnkılâbı (3 Mart 1924) :.
Osmanlı toplumundaki medreseler ile iptidai rüştiye idadî türünde okulların toplumun gereksinme duyduğu elemanları yetiştirme açısından özellikle sayı bakımından yetersiz kaldığını gözleyen eğitimin önemini yaptığı konuşmalarda sık sık vurgulayan Atatürk'ün yol göstericiliği altında TBMM eğitim ve öğretim işlerini Milli Eğitim Bakanlığı'na verip 3 Mart 1924'te çıkardığı Öğretimin Birleştirilmesi yasasıyla mahalle mektepleri ve medreseleri kaldırdı. Anadolu'nun çeşitli kentlerinde meslek okulları teknik okullar öğretmen okulları ortaokul ve liseler açılırken çıkarılan Üniversiteler Kanunu'yla Darülfünun kaldırılıp yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2008, 06:53   #18 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Harf ya da Yazı İnkılâbı (1 Kasım 1928) :.
Öğrenilmesi son derece güç olan Arap abecesinin okuryazar sayısının artmasını engellediğini ayrıca Türkçe sesleri dile getirmede güçsüz kaldığını anlayan Atatürk'ün 1926'dan başla***** yaptırdığı araştırmalar sonucunda Türkçe'nin yapısına en uygun abece olduğuna karar verilen Latin abecesi alınıp yeniden düzenlenerek 1 Kasım 1928'de çıkarılan Türk Harfleri Hakkında Kanun'la yürürlüğe kondu ve Atatürk'ün kendisinin de katıldığı yaygınlaştırma çalışmaları sonucunda kısa süre içinde benimsendi.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2008, 06:54   #19 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Tarih Anlayışında Gerçeğe Dönüş (12 Nisan 1931) :.
Osmanlı döneminde tarihçilerin aşağı yukarı yalnızca yaşadıkları dönemin olaylarını yazıya geçirmekle yükümlü olmalarından ötürü Türklerin eski tarihlerine ilişkin çalışmalar yok denecek kadar azdı. Türkiye Cumhuriyeti'nin "önceki bütün Türk devletleriyle tarihsel bağı" olduğu "dünya uygarlığının oluşma ve gelişmesinde Türk uygarlığının önemli payı bulunduğu" görüşünden yola çıkan Atatürk'ün öncülüğünde yapılan çalışmalar 12 Nisan 1931'de sonradan Türk Tarih Kurumu adını alan Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin kurulmasıyla sonuçlandı.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-04-2008, 06:54   #20 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Dil İnkılâbı (12 Temmuz 1932) :.
Osmanlılar döneminde aydınların büyük ölçüde farsça ve arapça sözcük ve dilbilgisi kuralı içeren Osmanlıca'yı kullanmalarından ötürü aydınlar ile halkın dil bakımından birbirlerinden kopmuş olmaları cumhuriyetöncesindeki dönemde de bazı aydınları rahatsız etmiş Selanik'te çıkarılan (1911) Genç Kalemler dergisinde "Yeni Dil" hareketi başlatılmış ama dilde yabancı sözlüklerden yeterli bir arınma sağlanamamıştı. Türkçe'nin özleştirilerek yeni Türk abecesiyle dünyanın en zengin dillerinden biri haline getirilmesini amaç alan Atatürk 12 Temmuz 1932'de sonradan Türk Dil Kurumu adını alan Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni kurdurarak Türkçe'nin gerçek bir bilim edebiyat ve sanat diline dönüşmesi çalışmalarını hızlandırdı.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  



Etiketler
ataturk, ilkeleri, inkilaplari

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Atatürk İlKeLerİ ve İnkilapları

Atatürk İlKeLerİ ve İnkilapları konusu, Ulu Önderimiz M.Kemal Atatürk / Hayatı, Anıları ve Eserleri forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:15 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats