bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-08-2009, 06:29   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Annemi Cok Ozledim Kizlar

Birtek Annem Olsun Bana Yeter
Annedir yüreği fazla dayanamaz
Herkes bıksa benden annem bana doymaz
Öper besler beni unutur kalbinde
Annem burda olsun
Bana bişey olmaz

Hergün bakar bana

Kusurumu görmez
Günler gece olsa
O ışığı sönmez
Ellerim büyüdü avuçlarında
Bi tek annem olsun bana bişey olmaz...

Unuttum Anne


Kızardın hani bana gözünün yaşı ne çok

ne ağlıyorsun herşeye...Kızma!

Ağlamayı unuttum anne...

Küserdim surat ederdim hani bakmazdım yüzüne

Cevap vermezdim ya hani o eskidendi

Nazlanmayı unuttum anne..

Hayat bu herzaman istediğin gibi olmaz

Kaderinde ne varsa onu yaşarsın derdin ya hani

Yaşamayı unuttum be anne...

Umut fakirin ekmeğiumudunu yitirme

Fazlada hayal kurma derdin ya hani

Rüya bile görmüyorum anne...

Yoruldum artık güçlü görünmeye çalışmaktan

Yaşamak bu değil bu olmamalı bu keşemkeş...

Üç günlük dünyada gülmeyi unuttum be anne...


alıntı





mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, mormavi adlı üyemize teşekkür etti.
nimlahza (21-08-2009), sahranil (21-08-2009)

Alt 20-08-2009, 06:32   #2 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart



Anne…

Şunu bil ki hiç okumayacağını bilerek yazıyorum bu yazıları. Okuyacak olsan yazamazdım. Üzülürsün belki belki üzülmezsin…

Küçücük bir kızken bana kızım demen için gözünün içine bakardım. Öyle az kızım derdin ki bana duyunca kendimi çok değerli hissederdim. Ama bilirdim sevmediğinden değil. Nedenini hala bilmiyorum. Ben de sana “ anneciğim” diyemezdim çok istememe rağmen.

Hep yorgun hep sinirliydin. İşten gelir gelmez mutfağa koşar saatlerce yemek yapar ev toparlar yanına su istemek için dahi gelsem azarlardın beni. Çocuk kalbim bunu kaldıramaz sebebini çözümleyemezdi. Oysa ben senin gelmeni dört gözle beklerdim. Karnım aç olduğu ya da ev karışık olduğu için değil kucağının sıcaklığı için seni camlarda beklerdim.

Bana türlü oyuncaklar çikolatalar getirirdin ama beni öpmezdin anne. Hangi marka çikolata anne gibi kokar hangisinde anne tadı var hala bilmiyorum.

Hiç üzmedim seni. Erken yürüdüm konuştum hatırladığımdan bu yana hep uslu oldum. Seni kırmaktan hayatım boyunca korktum. Kırmaktan ziyade kızdırmaktan korktum. Hatırlar mısın bir keresinde arkadaşlarının hediye ettiği sürahiyi kırdığım için bir tokatla dudağımı patlatmıştın. O sürahiyi kırdığımda yedi yaşındaydım. Küçücüktüm…İsteyerek kırmamıştım ki. Küçük ellerimden kayıverdi bardak. Evde hep yalnızdım yanımda su verecek bir annem olsaydı ben o sürahiye tutar mıydım anne? Sen işten dönene kadar korkular içinde ağladım. O beklemek var ya tokadından acıydı ama sen bunu bilemezdin yorgundun sinirliydin çünkü. Dudağım kanayınca sarılıp öptün beni ağladın. Özür diledin. Seni seviyorum bile dedin. Biliyor musun aynı tokadı yiyip aynı sarılışını yaşamak için kaç bardak kırdığımı. Ama ondan sonra hiç birinde sarılıp öpmedin özür dilemedin. Sana göre huysuz terbiyesi bozuk başı boş bir çocuk olmuştum artık. Her gün bardak mı kırılırmış. Ama her gün küçük bir kalp kırılıyordu anne. Pahası daha mı azdı.

Dövdüğün zamanlar gözlerimi kırpmadan yüzüne bakardım. “ Arsız bir de bakıyor “ der daha da hiddetlenirdin. Neden gözlerimi gözlerine diktiğimi biliyor musun anne? Gerçekten annem olup olmadığını anlayabilmek için. Bir annenin hangi şartlar altında evladını hırpalayabileceğini kavrayamadığım için. O an düşünürdüm göz bebeklerim ona benzemiyor benim kaşlarım onunki gibi değil…Acımazdım böylece düşünürken. Asıl odama gidince acırdı her yanım.

Şimdi biliyorum mutsuzluğunun öfkenin tahammülsüzlüğünün sebebini ama neye yarar anne. Benim çocukluğum pencere önünde anne beklemekle alelacele yedirilmiş yemeklerle hiç başlanmamış oyunlarla hayal kırıklığıyla geçip gitti bir kere. Ne senin acıların diner de ne benim çocukluğum genç kızlığım geri gelir.

Bazı geceler babamla kavgalarınızı duyardım. Öyle bağırırdınız ki korkudan bildiğim tüm duaları okur birbirinizi öldürmemeniz için Allah’a dualar ederdim. Uykuya dalsam bile sonu gelmez kabuslar görür yine de yanınıza gelemezdim. Kavga geceleri kalkar odanızın kapısını dinler yaşayıp yaşamadığınıza bakardım. Ses gelmeyince usulca kapınızı açar uyuduğunuzu anlayınca hafifçe yanaklarınızdan öper tekrar odama dönerdim. Kaç kere duydum babama “ Ah şu kız olmayacaktı ki seni gör nasıl terk ederdim” dediğini. Ben senin yükün müydüm anne? Bu yüzden mi sinirliydin hep?

Bunları sorgulamanın ne anlamı var ki artık. Sizin yüzünüzden sizin gibi olmayacağımı düşünerek kocamı kendime ilah yaptım. Kapı çarşı bilmedim. Evimin hizmetçisi oldum. Ama hep korktum hep korktum…”Dilinden bıktım “ diye bağırıyordu sana babam. Ben bu yüzden hep sustum. Sustukça suçumu kabul etmiş sayıldım. Sizin yüzünüzden anne!

Evlenme yaşın geldi dediğinizde henüz yirmi yaşındaydım. “Neme lazım kız kısmı bağlayıverelim başını” derdi hep babam. Sizin istediğiniz adamla evlendim yok dedim mi karşı geldim mi anne? Peki o zaman neden dün gece kapınıza geldiğimde “İstedin verdik şimdi hiç şikayet etme” deyip tırnak izi dayak çürüğü dolu yüzüme baka baka beni kocamın yanına geri gönderdiniz?

Kapıyı açıp halimi gördüğünde “ Ne olmuş kız sana? “ dedin de neden sarılıp yaralarımı öpmedin anne? Küçükken şımarmayayım diye babam zamanın yok yorgunsun sinirlisin diye sen öpmedin. Arkadaşlarım düşünce dizlerini öptürmek için eve koşarlardı ben kendi yaralarımı kendim öperdim…

Sen de kocandan çektiğin halde neden beni geri gönderdin? Neden illa geleceksen çocuğunu bırak öyle gel dedin? Ben senin gibi değilim ki anne ben sana hiç benzemiyorum göz bebeklerimiz bile kaşlarımız bile benzemiyor…

Senin yerin iyi kötü kocanın yanı dediniz. Gelinlikle giren kefenle çıkar dediniz. Bir gece misafir edip kucağımda çocuğumla geri gönderdiniz. Ben o evin kapısını nasıl açtım terk ettiğim adamın evine boynu bükük nasıl girdim biliyor musunuz? Siz ”olsun yuvası yıkılmasın da” diye sevinip balkonda kahvaltınızı yaparken ben bir ton hakaretle karnımı doyurdum. Bana ne dedi biliyor musun anne? “ İyi bir kumaş olsaydın anan kabul ederdi seni!”

İyi bir kumaş olmamak nedir anne? Öğretsene bana ilk kez duyuyorum. Zamanınız yoktu ödevlerimi yaptırmaya şimdi emeklisin zamanın var hadi öğret bana…

Hep söyler durursun ya eş dost toplantısında yirmi yıllık çalışmışlığımı kızımın çeyizine yatırdım ama evi harika oldu diye lanet olsun sizin ihtiyacım olan şefkatten çalıp düzdüğünüz çeyize. Ne oldu aldığın halılar anne kana boyandılar kaç kere lekesi bile çıkmadı. Aldığın yatak odasının her parçasına şu kafam kaç kere vuruldu biliyor musun? Olmaz olaydı sizin çalışmanız. Sokaklarda dileneydik hep birlikte keşke. Aç kalaydım ama ellerin elimde uyuyaydım.

Babama da söyle elimden tutup götürmediği bütün parklar adına ona teşekkür ediyorum. Dizine oturtup anlatmadığı masallar için teşekkür ediyorum. Verdiği paranın üzerini getirmedim diye kafamı dört duvara çaldığı için teşekkür ediyorum.

Şimdi gençlik bunalımlarınız geçti. Sakin bir hayat sürmektesiniz. Eviniz de var bahçe içinde. Bir köşecik de bana ayırmadığınız için teşekkür ediyorum ikinize de. Hizmetçiniz olurdum ele hizmet edeceğime size hizmet ederdim. Ses çıkartmaz otururdum bir köşede. Ama yok böyle kalsın daha iyi…Kölelik eder dayak yerim de elden diye sineye çekerim. Ama sizin ne bana ne yavruma hor gözle bakmanıza tahammül edemem artık.

Söz gelmeyeceğim kapınıza bir daha. El alem ne der değil mi sonra? Ama anne bari bu sefer sarılsaydın bana öpseydin yaralarımdan.

Gökyüzünde bir yıldız buldum kendime. Geceleri uyumuyor sen niyetine onunla dertleşiyorum. Sana çok benziyor ne ısıtıyor ne konuşuyor. Duruyor öylece.

Yine de beni sevdiğinden şüphe etmiyorum yemin olsun. Ama keşke birazcık belli etseydin be anne…

Ak düşen saçlarından öpüyor sana sonsuz sevgilerimi gönderiyorum. Lütfen rüyanda beni gör.

Anne….

alinti


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, mormavi adlı üyemize teşekkür etti.
nimlahza (21-08-2009), sahranil (21-08-2009)

Alt 20-08-2009, 06:33   #3 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Uzat bana ellerini anne....

Bu şehir beni yoruyor. Bu şehir kan kusturuyor adama. Bu şehir insana tuzak kuruyor. Bu şehir. Omuzlarımdaki ağırlık yüzümü buruşturuyor. Eziliyorum sanki. Yitip gitmişim bu şehrin içinde. Titrek adımlarla ilerliyorum barlar sokağında. Rakı kokusu geliyor burnuma. Bardaklarını tokuşturuyor adamlar meyhanelerde. Unutmak ya da sevinmek adına içiyorlar gündüz gece. Onlar içtikçe zaman kavramını kaybediyorlar. Oysa ben içmeden kaybetmişim zamanı. Saatin tik takları akrep ile yelkovanın amansız rekabeti ilgilendirmiyor bile beni. Kendi dünyamda sonsuzluğu yaşıyorum ben. Sonsuzluk ucu bucağı yok. Ne saniyelerle ne saatlerle açıklayabilirim onu. Öyle başıboş öyle ortalıkta her şey. Ne yer ne gök mekan çizebilir sonsuzluğa. O hiç unutulmayan bir şarkının nakaratına benziyor. Veya insanlık tarihi boyunca unutulmayan kutsal kitaplar gibi. Belki de ölmeden önce hep yaşayacağını zanneden insanın tarifsiz duygularıdır.

Sokağın ucundaki camiden akşam ezanı okunuyor. Müezzinin yanık sesi uyandırıyor beni kabuslarımdan… Şehir alaca karanlığa bürünüp en güzel kokularını sürünürken deniz fısıldıyor kulaklarıma. Korkuyla bakıyorum ona… Bir gün aşıp gideceğim dalgalarını ey deniz. Arkama bile bakmadan gideceğim. Ardımdan ağıtlar yakacaksın bana. Yalvaracaksın koynuna almak için beni. Ama ben bambaşka bir şehirde rüzgarın tatlı esintisine bırakacağım kendimi. Bir cami avlusunda tek başıma oturup Orhan Veli’den şiirler okuyacağım kendime. “Bir yer var biliyorum./ Her şeyi söylemek mümkün/ Epeyce yaklaşmışım duyuyorum./ Anlatamıyorum.”

Sonra onu göreceğim orada. Siyah esvaplara bürünmüş genççe bir kadın. Genç olmasına genç ama ruhu pek bir yaşlı. Her gün saat beşi on geçe yorgun argın çıkıyor işyerinden. Elinde taşıdığı turkuvaz renkli çantası hayatının tek farklı rengi. Bir siyahı biliyor bir de ona umut veren turkuvazı. Gözleri bile siyah. Aynaya bakınca içinde kayboluyor. Günahları geliyor aklına sonu gelmez kafilelerden uzun. Vega yıldızına kadar uzanan pişmanlıkları biliyorum canını yakıyor. O öylece kara düşünceler içerisinde dönerken bir akşam vakti evine yolda dikileceğim karşısına. Hasret ve özlem gözlerimde kaynaşırken uzun uzun bakacağım simsiyah gözlere. Kaybolacağım gözlerinin dehlizinde. Sonra sonra tüm cesaretimi toplayıp sesleneceğim ona:

-Anne anneciğim.

Bir an irkilecek hatta belki de ürperecek duyduğu sözler karşısında. Bakışları ciddileşecek kendinden izler taşıyor muyum diye süzecek beni inceden inceye. Anneliğini hissetmededir o an… Farkına varacak varlığımın. Yavaş adımlarımız hızlanacak en sonunda. Sarılacağız birbirimize. “Yavrum canım benim kızım.” diyecek dakikalarca. Hiç bıkmadan yavrum deyişini dinleyeceğim. Anne kokusunu içime çekeceğim. O mis kokunun eşsizliğini hissedeceğim derinden derine. Annem anneciğim nağmeleri yavrucuğum nağmelerine karışacak ve ortaya dünyanın en güzel şarkısı çıkacak. Yıllar sonra anne diyen sesin sahibine teşekkür edecek defalarca. Mutlulukla yüzüne bakıp gülümseyeceğim.

-Anne bak büyüdüm ben artık kocaman bir kız oldum diyeceğim.

Gözlerinden akan yaşlar yanaklarından yol bulacak kendilerine. Yağmur yağacak gözlerinde annemin ve benim. Sonra sarı yapraklı yollardan geçerek yürüyeceğiz usulca. Hayatımı anlatacağım ona. Neler yaşadığımı. Yosun kokulu bir kentte her gün denize sarılıp martıların çığlıkları ile uyuduğumu güneşin ışıltılarıyla uyandığımı söyleyeceğim. Bana en çok koyan masmavi denizimi bırakıp gitmek oldu anne . Ama seni seni öyle çok özledim ki… Yıllar var anne sözünü telaffuz etmeyeli sevgiyle atan yüreği anne şefkatini hissetmeyeli. Geceleri ağladığımda bir elin okşamadığı asırlar geçti başımdan. Elimden tutup okula götüren annem yoktu. Arkadaşlarımız ile el ele tutuşur giderdik okula. Ağlayınca en büyüğümüz kim ise o annelik yapar sırtımızı sıvazlardı. En buruk ve neşeli geçen zamanlarsa bayramlardı. Başka çocuklar anne babalarının ellerinden tutmuş lunaparklara sahillere gezmeye eğlenmeye güzel vakit geçirmeye giderken biz öylece pencereden onları izlerdik. Gıpta ile bakardık ailesi olan her çocuğa. Hatta kıskanırdık içten içe. Umutsuzluğa kapıldığımız o an hayattan kopardık. Yaşamak anlamını yitirirdi küçücük zihinlerimizde. İştahımız kesilirdi yemek yiyemezdik. Bu yüzden yorgun düşer erkenden yatardık. Şanslı olanlarımız koruyucu aileleri ile geçirirlerdi o günü. Ziyarete gelenler hediye getirenler de olurdu ama hiç biri anne babanın yerini tutamazdı ki. Kırgın bir yürek kızgın bir yüzle geçerdi günler. Biterdi haftalar aylar… Yıllar ilerlerdi. Yuvadan uçma zamanı gelince kanat çırpıp uzaklara giderdi her kuş.

Herkesin en büyük ve en önemli hayali gerçek ailesini bulmaktı. Nitekim bulunulurdu çoğu zaman. Çünkü bilirdik bulanlar arayanlardır. Bulunurdu ama hayal kırıklığına uğrayan ailesini bir türlü affedemeyen çok olurdu. Her şey bir yalandan ibaretmiş diye düşünülürdü. Boş hayaller boş umutlar sarsardı bedenleri.

Ancak benim için öyle olmayacak. On sekiz yaşımı doldurduğumda özgürlüğün tadını aldığımda elimdeki adresle düşeceğim yollara. Uzun seyahatlere çıkacağım anneme ulaşmak için. Dağlar tepeler aşacağım ellerimle gökyüzüne uzanıp aya dokunacağım. Sabahleyin son kez uyandıracak beni tatlı ışıltılarıyla güneş. Son defa içimde yağmurlar yağacak. Güneş hiç ama hiç batmayacak. Deniz kokusu tuz tadı ta uzaklarda olsam da gelecek burnuma dilime. Zaman şimdi anlam kazanacak gün beş vakte bürünecek. Her biri ezan ile belirlenecek. Sabah öğlen ikindi akşam ve yatsı. En çok sabahı seveceğim çünkü annem uyandıracak uykumdan. Elleriyle saçlarımı okşarken bana çocukluğuma dair hatıralar anlatacak. Sanki hiç ayrılmamışız gibi….

alinti


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, mormavi adlı üyemize teşekkür etti.
nimlahza (21-08-2009), sahranil (21-08-2009)
Alt 20-08-2009, 06:35   #4 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

SENI COK OZLEDIM ANNEMM

Gurbetin ışikları gönlümü aydınlatmıyor anne
Toprağı buram buram mis gibi kokmuyor anne
Gurbetin hiçbir nimeti beni mutlu etmiyor anne
Gözlerimin önünden yurdumun hiçbir şeyi gitmiyor anne

Duygularım kördüğüm olmuş gözyaşım gelmiyor anne
Şakır şakır konuşan dilim şimdi konuşmuyor anne
Ne geceler nede gündüzler geçmiyor durmuş sanki anne
Sevdiklerim aklıma geliyor adlarını söyleyemiyorum anne

Nereden çıktı gurbette yaşamak bilemiyorum anne
Ölüme yavaş yavaş gidiyorum sanki anne
İnsanlar somurtmuş telaşlı hep izdiham içinde anne
Ne olacak benim bu halim şaşırdım kaldım anne

Gaz lambasının ışığını özledim anne
Gurbetin rengareng projektörleri mutlu etmiyor beni anne
Kuru ekmeğimi çorbaya doğradığım günleri özledim anne
Koyun yoğurdundan yapılmış buz gibi ayranı kana kana içmeyi özledim anne

Gurbetin albenisi güzel ama içimi güldürmüyor anne
Buranın rüzgarları bir hoş esmiyor serinletmiyor beni anne
İnsanların bakışları ürkütüyor beni küstürüyor anne
Ne yersem yiyeyim lezzet alamıyorum anne

Adım çıktı zengine mutlu fakirliğimi arıyorum anne
Helal kazanılmış lokmaları arar oldum anne
Bu genç yaşımda kamburlaştı belim yüzüm asık anne
Manevi zenginliğimi kaybedeceğime üzülüyorum anne

Soframdaki bereketi evimdeki eski huzurumu özledim anne
Büyüklere saygılı küçüklere sevgili olmayı arıyorum anne
Ahde vefayı ihlası ve bir lokmayı birlikte paylaşmayı özledim anne
Maheretli ve nasırlı ellerinden öpmeyi özledim anne

Süzülmüş mercimek çorbasını kaşıklarken buharındaki mutluluğu özledim anne
Bismillah ile başlayıp Elhamdulillah diyerek sofradan kalkmayı özledim anne
İnsanların canı gönülden birbirlerine gidip gelmelerini özledim anne
Mevlana nın dediği gibi ya göründüğün gibi yada olduğun gibi görün olanları özledim anne

Yapmacık hareketler kendine iyi bak cümlesi bana yavan geliyor anne
Dostça kucaklaşmayı kucaklaşırkende samimiyeti özledim anne
İçi boş olan görüşelim tamam mı cümlesini sevmiyorum anne
Erkekçe el sıkışmayı sevdiğini asla yarı yolda koymamayı özledim anne

Güneşte ısınmış su ile yıkanmayı özledim anne
Komşuların dayanışmasını birbirlerine yemek göndermesini özledim anne
Herkesin kendi kapısının önünü yıkayıp temizlemesini özledim anne
İnce uzun sokakların güzelliğini özledim anne

Gurbette ölmek hoşuma gitmiyor korkuyorum anne
Bir Fatihanın okunup okunmayacağını düşünüyorum anne
Mezarımın üstünde kuşların cıvıldaştığı bir ağaç istiyorum anne
Bunları hep tasavvur etmekten gurbet hayatı beni uyutmuyor anne

Tezek dumanının tütmesini çeşitli hayvan seslerini özledim anne
Tezek ateşinde pişirilen yemeklerin damakta bıraktığı lezzeti özledim anne
Kırlarda kor ateşte demlenen kaçak çayın tavşan kanına benzemesini özledim anne
Başımı dizlerine koyup şekerlemeyi özledim anne

Kim ne derse desin ben patika yolların tozunu özledim anne
Ben bir bağbancının her geçen yolcuya salkımlarca üzüm vermesini özledim anne
Ben insanların selamlaşmasını kolay gelsin bereketli olsun demelerini özledim anne
Ve ben kuşların insanlardan ürkmeden özgürce uçmalarını özledim anne

Bu hayata alışamadım Soluğum kesildi Takatim tükendi anne
Yarını karanlık geleceği meçhullerden oldum anne
Kavuşmak için eski günlerimdeki mutluluğuma hep dua ediyorum anne
Başka annelerin şefkati beni tatmin etmiyor yorgunluğumu gidermiyor anne

Babamın yorgun argın işten gelirken gözlerindeki mutluluğu ve sevinci özledim anne
Biz çocukların etrafında dönmesini ve hoş geldin babacığım demeyi özledim anne
Bugün çok yoruldum Taş duvar inşaatında çalıştım ama yinede şükürler olsun demesini özledim anne
Yıldızları bir bir saymaya çalışırken derin uykuya dalmayı özledim anne

Bahar gelince gül bahçelerinden gül toplamayı özledim anne
Topladığım gülleri öğretmenime vermeyi ve başımın sevgiyle sıvazlanmasını özledim anne
O şevk ile eve geldiğimde ekmeğimi günpekmezine bandırarak karnımı doyurmayı özledim anne
Sonrada musluktan akan hamravat suyundan doyuncana içmeyi özledim anne

Sınıfın en çalışkanı olmak için harcadığım gayreti özledim anne
Ödevlerimi yapabilmek için büyüklerimin bilgilerine danışmayı özledim anne
Sonrada ödevimi yapmış olmamın rahatlığını ve sevincini özledim anne
Ödevler kontrol edilirken Aferin en güzeli seninki olmuş denmesini özledim anne
Ve öğretmenimin sadakatini annemsi şefkatini vede takdirini özledim anne


ALINTIDIR


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, mormavi adlı üyemize teşekkür etti.
nimlahza (21-08-2009), sahranil (21-08-2009)
Alt 20-08-2009, 06:37   #5 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Birtanecik Anneme

Zaman geciyor
Hergün bir yaprak
Hergün bir damla daha hayattan
Büyüyorum anne.
Hani içinde bir kıvılcım olurya
Hani herşey çok güzeldir
Benim kıvılcımım kor oldu
Ama bak herşey yolunda değil anne.
Hani ufacık bir bebekken
Sadece acıkınca ağlarmışım
Başka zamanlarda sürekli gülermişim
Artık sadece acıkınca ağlamıyorum anne.
Bak yıllar ne çabuk geçmiş
Sadece gülünmeyecegini öğrenmişim
Belkide öğretilmişim.
Ben büyümüşüm be anne.
Yanından ayrılmayan kızın
Bak artık uzaklarda
Üstelik yalnız
Hemde herkesin içinde anne.
Öyle birde tuzağa düşmüşki
Of dese olmaz yok dese hiç
Adını bile koyamamış
Yardım etsene anne.
Anlayacağın eskiyi özledim anne
Yeniden çocuk olmayı
Sadece acıkınca ağlamayı
Ve hiç şimdiyi yaşamamayı.
Zaman geriye gitmez değilmi?
Ya da ben yeniden çocuk olamazmıyım?
Söylesene onu unuttum diyebilirmiyim?
Yani herşey söylemek kadar kolay olabilirmi anne?
Dur söyleme
Ben yine hayal kuruyorum değilmi?
Sadece kendimi kandırıyorum değilmi?
Peki kalbimi kim kandıracak anne?
Eskiden günlerin hatta dakikaların hesabını tutardım
Şimdi günlerden Cuma belkide salı
Günlerin ne önemi kaldıki
Takvimlere bile küs oldum anne.
Yinede ayaktayım direniyorum.
Belkide bir ışık arıyorum
Bulunca herşeyden kurtulabileceğim
Ne güçlü büyütmüşsün beni anne!
Sen yinede beni merak etme
Herşeyle savaşmayı
Güzel günlerinde olacagını
Ben senden öğrendim anne.
Yinede buralar güzel soğukları saymazsan.
İnsanlar mutlu beni saymazsan.
Gündüzler ve gecelerde iyi yalnızlıgımı saymazsan.
Beni soracak olursan anne
Bende iyiyim içimdeki yangını saymazsan.

ALINTI


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, mormavi adlı üyemize teşekkür etti.
nimlahza (21-08-2009), sahranil (21-08-2009)
Alt 21-08-2009, 01:29   #6 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Hepsi birbirinden güzel teşekkürler. Annelerimizin kıymetini ancak onlardan ayrıldıktan sonra anlıyoruz. Ellerine emeğine sağlık canım.


nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
mormavi (21-08-2009)
Alt 21-08-2009, 02:43   #7 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

malesef oyle oluyor canim birde ben cok uzaklardayim 2 yil oldu gelmedim turkiyeye zor cok zor....


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
nimlahza (21-08-2009)
Alt 21-08-2009, 03:20   #8 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Allah sabır versin dayanma gücü versin gurbette olmak çok zor malesef doğduğumuz yerde değil de doyduğumuz yerde yaşamak zorunda kalıyoruz benim annem de benden uzakta ama bulduğum her fırsatta yanına gidiyorum.


nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
mormavi (21-08-2009)
Alt 21-08-2009, 02:36   #9 (permalink)
 
sahranil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

çok kötü oldum


sahranil isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
mormavi (21-08-2009)
Alt 21-08-2009, 03:03   #10 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

kotu olmayin arkadaslar ben sadece sizlerle paylasmak istedim ozlemimi...


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Annemi Cok Ozledim Kizlar

Annemi Cok Ozledim Kizlar konusu, BAYANLAR ÖZEL / İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
memleketimi özledim yonca LakLak Bölümü 7 29-03-2009 09:54
özledim resul u elif İlahiler 0 15-07-2008 02:31
özledim rasulü elif İlahiler 0 15-07-2008 03:01
özledim elif İlahiler 0 14-07-2008 12:10
özledim Seni elif İlahiler 0 14-07-2008 12:06

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:08 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats