bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 09-10-2010, 11:02   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Varligin

Doyumsuz Bir Yolculuktur Varlığın
Yapışkan bir özlemin kanamalı mevsimlerindeyim ruhumda prangalar
Yolcusuz otobüslerin arka koltuğundayım ben ruhumun ufkunda anılar
Hayallerin üşümüş ülkelerine seferim var dudağımda yüzyıllık çatlaklar
Dilimdeki en yüce duasın sen hüznün girdabında boşluğu sarsa da kollar

Karlarla kaplı yaşam kamaramızın hayal-i ufkunu gözleriz biz ruhumuzdaki egemenlik savaşlarını galip kapatmak için. Fersahlara böleriz gönlümüzün bağlarını her zemheride yârin ellerinden mutluluğu içmek için. Bir kâğıt ve kalemin öyküsüdür aslında basiretsiz dokunuşların kumullarında asırlardır yalınayak yürüyüşümüz. Milenyumlara karşılarız kimi mutluluğu yanıtsız kalmış tüm soruların sarılışlarını sadık bir gülücükle biçimlemek için.

Kayıp bir tutunuşun sırtına yüklediğimizde acının sarnıçlarını dökülür zamanın kaygan pulları aşkın yamaçlarından ve sessizlik kul olur bekler sevda kapısında. Akan her damla ruha saklanan her muamma bir gün yangın olur çıkar ortaya yanar yakar alev alev ve sarar sevginin mucizevî kollarıyla. İçsel bir sızı gibi tutunmak zamana ve örselenmek aşkla. Anlatmak umutları tükenişleri erteleyerek düşünmek düşlemek vuslat hatıralarını.

Kıvrım dudakların nöbet kar tavrına dökülünce avuçlarımızın tozu yıldız dökülür gökyüzünden anılardaki sevda gemileri buzlu yollarda üşür. Hicran günlükleri birikir gönül raflarımızda suskular en çok mevsim geçişlerinde yalnızlığımızı bölüşür. Biz birbirimizi düşündükçe sevdanın kıyılarına güneş sokulur biz alnımızdaki kırık şafakları balıkçılardan önce toplardık. Yakamozlar ismini yazardı sulara karınca kolonilerine ekmek taşıyan yüreklerimiz birbirine değdikçe de gülmeye başlardık.

Hercai duruşlarımızın yankılı suretleriyle kendi dağlarımızın dumanlarıyla geçeriz bulutlar ülkesinden. Ruhumuzdaki coşkular biliriz ki er şafakları çağırır ve sevda mevsiminin yağmur ormanları bile suya özlemini haykıran bir yeryüzü köşesidir. Kendimiz olduğumuzda aşk ve sevdayı ruhumuzda yılkılar gibi dolu dolu yaşadığımızda filizlenecektir sevginin çiçekleri. Her çiçek kendi kokusunu özünde saklayan kendi ruhunun tohumlarını gizleyen bir masalın hiç okunmamış sayfası gibidir.

Mavi bir boşluğun dalgakıran yansımalarıyla sesimizin yankılarını ararız yalnızlığa alışan dağ kovuklarında. Her dünyaya bir güneş indiririz evrenden her yaşanmışlığa binlerce gözyaşı sürmek için. Az sonra saçlarımızı ıslatacak bir yağmurda en güçlü atışlarla sevdaya yürüyen bir yürekle günlerin saatini kurarız ertesi güne daha bir sevgili uyanmak için ve en büyük uğraşımızdır hayatı anlamak.

Bahar muştularıyla tükenen bir ömrün çoğul yaşanmışlıklarında yüreğimizin ellerini hiç bırakmayız. Göğsümüzdeki yaşam aşkıyla ve gönlümüzdeki en derin umutlarla yeşil mutluluklar ülkesine yürürüz. Her devrin en mutlu türküsüdür umut dudaklarımızdan döküldükçe yaşadığımızı anlarız. Gözlerimizin uzaklara uzanan upuzun kumsallarına bir aşkın yağmuru düşer kıyılarımızdan dalga çekilince. Her tutunuş kendimizedir aslında gökyüzünün sabrını sınarız kimi coşkular kimi de aldanışlarla. Çırpınır içimizde dalgalar ve durmaksızın kendi içine damlar bir ömür boyu yağan yağmurlar.

Adın sığ bir kumsala seni yazmaktır boylu boyunca en ışıltılı çakıl taşlarını dizerek. Adın ülküsüz bir yaşanmışlığın düş savruluşlarını göğsümde toplamaktır. Adın içsel bir isyanı bastırarak yeni ülkelere seferlere çıkma sebebim ve adın ki medeniyet kapılarına tapu kırık avuçlarıma gün ışığı savruk yakarılarıma bir duanın sözcüğü olmalıdır. Günlüğümüze düşer ismi kimi kimi yangın doğumlarında ya da bir başınalığı simgeleyen ebedi türkülerde duyulur. Yâr’dir ana’dır yoldaşımızdır ve onur abidemizdir oysa. O yanımızda ise türkülerimiz muştulu o yüreğimizde ise tüm dağlarımız rengârenk çiçeklidir.

Sen bir yaşam tenceresinden servisler yaparken tabağına ben aşkın penceresinden şiirler yazıyorum kadın ruhuna. Sen onca dokunuşun ferinden süzülmüş yansımaları izliyorsun eşsiz gözlerinle ve ben kıyısı olmayan denizlerden geçerek dokunuyorum aşkla donatılı tenine. Sevmek sağlam duruşta asildir. Süslü lafların arasına sıkışmış bir çeşni olmamalı. Bu insan seli ortasında unutulup yitmemeli. Tutunmalı yüreğe tüm haşmeti ile ve söylenmesi gerekenler söylenmeli.

Coşkulu denizlerimizde bizi aşkın dalgalarına taşıyan kaptandır yaşam. O yaşam ki bir ruhun dar odasında üzerimizde sırılsıklam olan o sevda desenli mintan. O ki canhıraş kaçışlarımızın peçeleri ardında bizi izleyen bir çift göz. İçimizdeki serin kuytularda bizi bekleyen o onulmaz öz. İlmeklerle dokunan bir hayat yastığının oyasıdır hüzün biz sırtımızı acılara yasladıkça anlam kazanır ve ruhumuzdaki sızılar gözümüzdeki yaşları sararak gönlümüzü alır.

Yüreğinden koparak mavi denizlere attığın her taş bir an gelir umut olarak döner atan ele. Yaşamın renk renk suları vardır gülüm. Sarı sularda hüzün yeşilde umut ve mavide yarın yansır inadına. Gönül suları her gün yeniler kendini. Her gün yeni bir şarkıdır ismini kendimizin koyduğu. Dudaklarımızdan dökülen sözcükler de bizi hayata bağlar. Hayat yine de ayrıntılarda gizlidir unutma.

Selahattin Yetgin


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Varligin

Varligin konusu, BAYANLAR ÖZEL / İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:10 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats