bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 04-03-2011, 01:24   #1 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Evlat acısı!

Sevgi her sabah yaptığı gibi yine bisikletin başındaydı. Annesi mutfağın camından üzgün bir şekilde kızının Evlat acısı! oğlu Ali’nin bisikletini temizlemesini seyretti. Bıkmadan usanmadan her gün bisikleti temizliyordu. Annesi:

_Sevgi kahvaltı hazır Evlat acısı! gel kızım!

Sevgi sesini çıkarmadan cama baktı. Umursamaz bir tavırla elindeki bezle bisikleti silmeye devam etti. Ali uyanmıştı mutfağa geçerken Sevgi’yi gördü.

_Abla sağol ya… Sen olmasan bu yolların çamurundan bisikletim görünmezdi. Bak araba alıncada isterim. Sayende her gün pırıl pırıl gezerim. Senide gezdiririm ha…Tamam mı?

_Tamam Ahmet!

_Ya ben Ali’yim … Sen ilaçlarını almıyor musun?

Ali annesine seslenerek içeri girdi.

_Anne! Ablam yine karıştırmaya başladı. Bana yine Ahmet dedi Evlat acısı! ilaçlarını düzenli vermiyor musun?

_Vermem mi oğlum? Veriyorum ama yetmiyor herhalde baban bu hafta gececi yarına randevu alıp götürür.

Emine kadın eşini erkenden göndermişti. Sonra biricik oğluna sevdiği kahvaltılıkları hazırlamıştı. Oğlu kahvaltı ederken sevgiyle ve gururla seyretmişti. Yaşı küçük olmasına rağmen işe girmiş çalışıyordu. Her sabah kahvaltısını edip bisikletine binip yollara düşüyordu. Otobüse vereceği para ile arkadaşlarıyla gezmeye gidiyordu.

Emine kadın yıllardır komşusu olan Zehra’yı görünce seslendi:

_Zehra Evlat acısı! gel kahvaltı edelim. Benimkiler gittiler Evlat acısı! yalnız kaldım sende yalnız yeme!

_Olur komşum Evlat acısı! geleyim. Bugün benimde canım sıkkın!

_Kabristandan mı geliyorsun?

_Evet … Bugün erken kalktım Evlat acısı! oğlumu ve eşimi görmeden güne başlayamadım.

_Yıllar nasıl geçiyor her şey dün gibi.

_Bir de bana sor Evlat acısı! geçiyor mu? Yoksa duruyor mu?

_Bilmem mi komşum ateş düştüğü yeri yakar. Sen bir otur Evlat acısı! ben çayı alıp geleyim.

Sevgi boş boş dolanmayı bırakıp kahvaltı masasına gelmişti. Zehra Sevgi’deki değişikliği fark etmiş huzursuz olduğunu anlamıştı:

_Sevgi nasılsın kızım?

_Ahmet gitti!

_Gitti kızım Evlat acısı! gitti . Bende Evlat acısı! az önce onun yanındaydım sana selam gönderdi.

Emine içeride sevgiyi aramış Evlat acısı! bulamamış ve telaşlanmıştı. Odada görünce bir oh çekti. Zehra:

_Emine! Bacım senin kız yine Ahmet’i sayıklıyor. Garibim Evlat acısı! Ahmet’im bisikletten düştüğünde yanındaydı ya herhalde ondan unutamıyor kızcağız. Kolay mı ? Yanında arkadaşın düşüp ölsün! Ah kızım ah bende unutamıyorum be yavrum.

_Sabah Ali’ye de Ahmet deyip durmuş kısmetse yarın doktora götüreceğiz. Bir gün daha idare edelim de.

Sevgi Zehra ‘nın söylediklerinden sonra iyice huzursuzlanmış anlaşılmaz bir şeyleri tekrarlayıp duruyordu. Zehra’nın Ahmet’i gördüm demesine kızmıştı. “Ahmet işe gitmişti. Zehra neden gördüm demişti.”Sevgi kahvaltı etmeden odasına gitmiş; gün boyu kendi kendine konuşmuş Evlat acısı! bir şey yememişti. Hatta ilaçlarını yutmak istememiş huzursuzluk yaratmıştı.

Emine eşi gelince durumu anlattı ve hemen doktordan randevu aldılar. Emine kızının huzursuzluğunu görünce gece boyu kızını gözledi. Sevgi uyumuyordu. Bazen yatıyor Evlat acısı! sonra hışımla kalkıp odada turluyor ; kendi kendine anlamsız bir şeyler söylüyordu. Emine gözyaşlarına sahip olamamıştı. Yavrusu gözlerinin önünde yok olup gidiyordu.

Emine ezan sesiyle gözlerini açtı. Ağlarken uyuyup kalmıştı. Hemen Sevginin odasına baktı. Odasında yoktu. Yanından geçerken nasıl görmemişti. Tuvalete ve mutfağa baktı Evlat acısı! bulamadı. Bisikletin yanına mı çıktı diye kapıya yöneldi. Ali’nin yattığı odanın kapısının aralık olduğunu gördü. Kapıyı yavaşça açıp içeri baktı. Gördüğü manzara karşısında bütün evi inleten bir çığlık attı.

_Allah’ım rüyada olayım ne olur. Diyerek dövünmeye başladı.

Emine kadının çığlıklarına eşi uyanmıştı. Sesin geldiği odaya koştu. Kapıdan girer girmez gördüklerinin gerçek olup olmadığını anlamak istercesine gözlerini açıp kapattı. Bu nasıl bir şeydi. Oğlu Evlat acısı! bir sürü bıçak darbesi ile kanlar içinde yatağında yatıyor; kızı elinde bıçak Evlat acısı! anlamsız bir şeyler mırıldanıp başında oturuyordu. Oğlunun cansız vücuduna bakan acılı baba olduğu yere çöküp kalmıştı. “Ben ne yaptım Allah’ım! Sadece kızım aramızda mutlu olsun istedim. Kızımı kurtarmaya çalışırken oğlumu kaybettim. Bu neyin cezası! Ben ne günah işledim de bunu bana layık gördün Evlat acısı! ben bunu yaşamak için ne yaptım…”diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Acılı adamın tek suçu çocuğuna kıyamamaktı. Oysa doktor evde olmasının tehlikeli olacağını söylemişti. Baba yüreği çocuğundan bir tehlike gelemeyeceğini düşünmüş ve hasta kızını alıp eve getirmişti. Sevgi şizofrendi ama kızıydı. İlaçlarını düzenli verince bir problem olmaz diye düşünmüştü. Hatasını acı bir şekilde anlamıştı. Olduğu yerden kalktı. Kızının yanına gitti. Kızı ne yaptığının Evlat acısı! nede bulunduğu durumun farkındaydı. Ellerini geceliğinin eteğine silip Evlat acısı! temizlemeye çalışıyordu. Sevgi’yi alıp odasına kilitledi.

Emine kadın oğlunun cansız vücudunun başında durmuş ellerini okşayıp gözyaşı döküyordu. Acılı adam koridorda durdu Evlat acısı! kafasını toplamaya çalıştı. Polisi ve hastahaneyi arayıp ambulans istedi. Yılların yorgunluğu üzerine çökmüş Evlat acısı! soğuk terler dökmeye başlamıştı. Dışarıdan komşuların sesleri geliyordu fakat kıpırdıyamadığını fark etti.

Emine kadın güm güm eden kapıyı duymuyordu. Sandalyede oturan eşine baktı. Hareketsiz duran adam uyur gibiydi.Oğluna dönüp kendi kendine konuşmaya başladı.

Kapıyı zorla açan polis ve sağlık görevlileri içeri girince dehşet bir manzarayla karşılaşmışlardı. Bir tarafta gencecik bir çocuk bıçaklanmış yatıyor Evlat acısı! diğer tarafta kalbine yenik düşmüş bir baba ve ne olup bittiğinden habersiz şizofren bir kız.
Hastahaneyi arayıp yardım isteyen sağlık ekibi gördükleri onca acıya rağmen böyle bir durumla karşılaşmamışlardı. Emine kadına baktılar Evlat acısı! kadın eşinin öldüğünden habersiz sanki zamanın ve bulunduğu durumun farkında değildi. Kulakları duymuyor Evlat acısı! gözleri görmüyordu. Onun için yeni bir hayat başlıyordu. Belki de kızının yanında …



“ Okuduğunuz öykü gerçek yaşamdan alınmıştır.”

Alıntı.



nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, nimlahza adlı üyemize teşekkür etti.
Я (04-03-2011), incitanesi (04-03-2011)

Alt 04-03-2011, 04:01   #2 (permalink)
 
incitanesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Ne acı hikayeler var Rabbim yaşatmasın inşaallah


incitanesi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
nimlahza (05-03-2011)

Alt 05-03-2011, 12:15   #3 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Amin canım.


nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Evlat acısı!

Evlat acısı! konusu, BAYANLAR ÖZEL / İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evlat Ayrimi Yapmayin... mormavi Aile, Evlilik ve Çocuklar 3 14-12-2015 03:04
Evlat Olabilmek, Ama Nasıl ? asuman İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden 1 20-08-2009 02:34
Üç Evlat hikayesi gizem Çocuk Masalları 0 13-12-2008 07:45

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:19 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats