bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kadın ve Hukuk

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 06-12-2009, 01:12   #1 (permalink)
 
Jülyet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ampul medeni kanunda mal rejimi

Mallarda tasarruf yetkisi
Madde 199 sırf kadına nafaka veya tazminat ödememek için mevcut mallarını başkalarına devretme yoluna giden boşanmaya kararlı kocalara karşı bir önlem getirmektedir. Bu maddeye göre eşlerden birinin tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına karar verme yetkisi hakimdedir. Hakim ayrıca taşınmaz mallarla ilgili olarak tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına kendiliğinden de karar verebiliyor. Böylece başkalarının üstüne ev yaparak başkalarına devrederek eşlerin birbirlerinden mal kaçırmaları engellenmiş oluyor.
Mal Rejimi ve Yasal Mal Rejimi
Mal Rejimi:Mal rejimi evlilik süresince malların nasıl tasarruf edileceğini (idare harcama) ve boşanma veya ayrılık durumunda bu malların eşler arasında nasıl paylaşılacağını düzenler.
Yasal Mal Rejimi: Yasal mal rejimi kendiliğinden ve genel olarak geçerli olan mal rejimidir. Yeni Medeni Kanun’un 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yasal mal rejimi Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi olmuştur.
Yeni Medeni Kanuna Göre Mal Rejimleri
Yeni Medeni Kanunda dört çeşit mal rejimi vardır a) Edinilmiş mallara katılma b) Mal ayrılığı c) Paylaşmalı mal ayrılığı d) Mal ortaklığı. Başka bir mal rejimi seçilmediği takdirde edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerlidir. Diğerleri seçimlik rejimdir.
Mal ayrılığı paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleri tarafların noterde yapacakları bir “Mal Rejimi Sözleşmesi” ile seçilebilir ve ortaklığa girecek mallar burada belirlenir. Ayrıca taraflar evlenme başvurusu sırasında da hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler (madde 205). Bu gibi bir durumda evlenme başvurusu yaparken kadının neye imza attığını iyi bilmesi çok önemlidir.
Edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerli mal rejimi olduğu için evlilik sırasında herhangi bir sözleşme yapmaya gerek olmaksızın bütün evlilikler için geçerlidir; diğer üç seçenek ile yasaya girmiş olan mal rejimleri ise eşlerin evllik sırasında veya sonradan seçimi üzerine uygulanabilmektedir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde iki çeşit mal vardır. 1. Edinilmiş mallar 2. Kişisel mallar
Kişisel mallar bölüşülmeyecek sadece evliliğin başından beri edinilmiş olan mallar boşanma veya ölüm durumunda eşler arasında eşit olarak bölüşülecektir. Eşler bir sözleşmeyle kişisel mallar listesine ekler yapabilirler. Eşlerden biri mal devrederek hediye verip bağış yaparak diğer eşin payını azaltmaya çalışmışsa bile yargıç paylaştırma yaparken bu malları hesaba katar. Ölüm halinde ise sağ kalan eş önce evlilik sırasında edinilen malların payına düşen yarısını alacak miras kalan yarım paydan ise diğer mirasçılarla birlikte payına düşeni alacaktır. Ayrıca sağ kalan eş istediği taktirde evlilik sırasında oturduğu ev ve kullandığı eşyanın mülkiyetinin kendisine verilmesini isteme hakkına sahiptir.
Bölüşüme girmeyecek olan kişisel mallar:
  • Evlilik öncesinde edinilmiş mallar
  • Miras payları
  • Hibe yoluyla elde edilen şeyler
  • Manevi tazminat alacakları
  • Eşlerden birisinin sadece kişisel kullanımına yarayan eşya (giysi spor aletleri vs)
Bölüşüme girecek edinilmiş mallar:
  • Çalışarak emek vererek elde edilen gelirler
  • Sosyal yardım kuruluşlarından edinilen gelirler
  • Ödenen tazminatlar
  • Kişisel malların gelirleri (örneğin miras yoluyla kalmış evin kira geliri)
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler (örneğin bir evin satılması yoluyla elde edilmiş gelir ya da sigorta parası)
Mal ayrılığı rejiminde her bir eş yasal sınırlar içerisinde kendi mal varlığı üzerinde yönetim yararlanma ve tasarruf haklarını korur. Bu kural ilk bakışta kulağa hoş gelebilir çünkü bu durumda herkes neye sahip ise onun sahibi olmaya devam eder. Ama bu durum çoğunlukla kadınların aleyhine işlemektedir. Zira kadınlar para mal mülk vb. – kendilerine ait olsa bile – erkeklerin üzerine kaydetmeye ses çıkarmamakta çoğunlukla da buna zorlanmaktadırlar. Bu da kadının boşanması durumunda yoksullaşmasına veya bu yoksulluğu yaşamamak için evde şiddete boyun eğmesine neden olmaktadır.
Ayrıca kadın ev dışında çalışmadığı takdirde—ki kadınların büyük çoğunluğu evlenmeden önce dışarıda bir işleri olsa bile evlendikten sonra işlerinden ayrılıp bütün vakitlerini evlerine çocuk ve kocalarının bakımına temizliğine ve beslenmelerine ayırmaktadırlar— erkek dışarıda çalışıp para kazandığı için alınan her şey erkeğin üzerine kaydedilmektedir. Kadının evdeki çalışmasının parasal bir karşılığı olmadığı için bu durum kadının boşanma durumunda hiç bir şeye sahip olmadan ömür boyu bedavaya çalışmış olması ayrıca Türkiye koşullarında hiçbir sosyal güvencesi kalmaması anlamına gelir.
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi tarafların isteği üzerine kurulması gereken seçimlik bir mal rejimidir. Buna göre ayrılık veya ölüm halinde eşler arasında eşit olarak paylaştırılacak mallar şunlardır: rejimin kurulmasından sonra edinilen ailenin ortak olarak kullandığı ve yararlandığı mallar ile ailenin geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar.
İlk bakışta adil gibi görünen bu rejim istismara açıktır. Nelerin ailenin ortak kullanımına nelerin de işyeri veya ticari kullanıma ait olduğu belirsizdir. Ayrıca yukarıdaki önemli notta belirtilen hususlardan “Paylaştırmada işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir” maddesi burada da geçerlidir. Örneğin eşinden mal kaçırmak isteyen bir koca ortak konut dışında evler alarak boşanma durumunda bu evlerin ticari amaçlı olduğunu söyleyerek paylaşıma dahil edilmemesini isteyebilir. Aynı şekilde tarımla uğraşan bir koca traktörünün paylaşım dışı tutulmasını isteyebilir. Böyle durumlarda bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden taraf bunu kanıtlamak zorundadır.
Mal ortaklığı rejiminin kabul edilmesi halinde eşler kişisel sayılan mallar dışında kalan ve mal ortaklığına giren mallara ve gelirlere ortaklaşa sahip olurlar ve hiçbiri hissesine bağımsız olarak tasarruf edemez (harcama yapamaz). Eşlerin kişisel mallarının gelirleri de genel mal ortaklığı rejimine dahildir.
Eşlerden birinin:
  • kendi payına ait malvarlığı borca batmış veya haczedilmişse
  • diğer eşe ait malvarlığını tehlikeye atmışsa
  • evlilik birliğine ait mallar üzerinde bir tasarruf işlemi yapması haksız bir sebeple engelleniyorsa
  • diğerine malvarlığı geliri borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermiyorsa
  • ayırt etme gücü sürekli yoksa O zaman diğer eş mal ayrılığı rejimine geçilmesini isteyebilir.
Eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olur.
Yürürlük Yasasının 10. Maddesi
Eski Medeni Kanun’da kendiliğinden geçerli olan rejim mal ayrılığıydı. Malları tapunun ve belgenin kimin üzerine olduğuna göre ayıran bu rejim (Türkiye’de tapuların sadece %8’inin kadınların üzerine olduğu göz önüne alındığında) boşanma veya ölüm durumunda kadının aleyhine işliyordu. Kadın hareketi yıllarca daha eşitlikçi bir mal paylaşımını öngören ve böylelikle eşlerin evlilik birliğine kattıkları emeği de göz önüne alan “edinilmiş mallara katılma” rejiminin kendiliğinden geçerli rejim olması için çaba harcadı.
1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren yeni Medeni Kanun ile kadın hareketi çabalarının meyvelerini toplamaya başladı. Edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerli rejim oldu. Ancak Meclis’te son dakikada yapılan bir hamleyle yasa bir darbe aldı. Mal rejiminin uygulanmasına ilişkin YÜRÜRLÜK YASASI’nın 10. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi 1 Ocak 2002’den itibaren geçerli sayılıyor ve bu tarihten sonra edinilen malları kapsıyor.
Bu tarihten önce evlenmiş eşler yasayı evliliklerinin başından itibaren geçerli kılmak için birlikte notere gidip bu rejime geçmek istediklerini belirten bir sözleşme yapmak zorundalar. Ve böyle bir sözleşme yapmak için sadece 31 Aralık 2002’ye kadar süreleri var. Kadın hareketi maddenin bu şekilde geçmemesi için çok çaba sarfetti ancak Meclis’in kararlı direnişini aşamadı.
SONUÇ:
• EVLİLİK İÇİNDE 1 OCAK 2002’DEN SONRA EDİNİLEN MALLAR EŞİT PAYLAŞIMA TABİ. EVLİLİĞİN BU TARİHTEN ÖNCEKİ BÖLÜMÜNDE EDİNİLMİŞ MALLAR İSE:
• 31 ARALIK 2002’YE KADAR SÖZLEŞME YAPILIRSA YENİ REJİME YANİ EŞİT PAYLAŞIMA TABİ
• SÖZLEŞME YAPILMAZSA ESKİ REJİME TABİ Oysa kadın hareketinin önerdiği ve desteklediği gibi yeni mal rejimi EVLİLİK TARİHİNDEN İTİBAREN geçerli olsaydı ne böyle bir eşitsizlik ne de böyle bir kargaşa söz konusu olacaktı.
Nafaka: Boşanma durumunda genel olarak kadının mağduriyetini hafifleteceği varsayılan maddi karşılıklardan en çok bilinen ve uygulananı nafaka. Boşanma davası devam ederken mağdur olan kadın ve varsa çocukların geçimini sağlamak üzere hakim talebe bağlı olmaksızın tedbir nafakasına karar verir. Tedbir nafakası dava tarihinden itibaren bağlanıp dava sonuçlanana kadar devam eden bir nafakadır (madde 169).
Tedbir nafakasının dava sonrasında yoksulluk nafakasına dönüşmesi talep edilebilir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir (madde 175). Buna yoksulluk nafakası diyoruz. Ancak eski Medeni Kanun’a göre erkeğin kadından yoksulluk nafakası talep edebilmesi için kadının refah içinde olması gerekirken bu madde “eşitlik” adına kaldırılmıştır. Yoksulluk nafakasının istenirse her ay değil toptan ödenmesine de karar verilebilir (madde 176).
Velayet kendisine verilmemiş olan taraf mali gücü oranında çocuğun geçim ve eğitim-öğrenim masraflarına katılmakla yükümlüdür. Çocuk lehine bağlanan bu nafakaya da iştirak nafakası adı verilir.
Ayrıca az bilinen bir uygulama daha vardır. Medeni Kanun’un 364. maddesine göre “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan annesine babasına çocuklarına ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” Zor durumda olan boşanma nedeniyle ailesinin sırt çevirdiği bir kadın bu maddeyi kullanarak aile veya kardeşlerinden nafaka talep edebilir.
Maddi-manevi tazminat (madde 174): Maddi tazminat talep edebilmek için “mevcut veya beklenen bir yararın boşanma nedeniyle zedelenmiş olması” gerekmektedir. Manevi tazminat talep edebilmek için ise boşanmaya yol açan olaylar nedeniyle “kişilik haklarının saldırıya uğramış olması” gerekiyor. Yani dayak kötü muamele hakaret istek dışı cinsel ilişkiye zorlama tecavüz zina itibarın zedelenmesi sosyal çevrede yaşayamaz duruma gelmek vb. koşullarda manevi tazminat talep etmek mümkün.


alıntı


Jülyet isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


medeni kanunda mal rejimi

medeni kanunda mal rejimi konusu, GENEL KÜLTÜR / Kadın ve Hukuk forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: boşanmadan önce mal kaçırma, ölüm halinde mal paylaşımı, 2002 den önce edinilen mallar, yeni medeni kanun mal rejimi, ikinci evlilikte ölüm halinde mal paylaşımı, 2002 öncesi mal rejimi, boşanma öncesi mal kaçırma, boşanma davasından önce mal kaçırma, boşanmadan önce satılan mallar, 2002 den önce edinilmiş mallar, 2002 den sonra edinilen mallar, eşin mal kaçırması, evlilikte mal kaçırma, boşanmada mal kaçırma, eşlerin mal kaçırması,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
medeni kanunda boşanma Jülyet Kadın ve Hukuk 3 30-05-2011 10:06
medeni kanunda velayet hakkı Jülyet Kadın ve Hukuk 1 05-02-2011 10:30
medeni kanunda kadının çalışma hakkı Jülyet Kadın ve Hukuk 0 06-12-2009 01:09
medeni kanunda evlilik Jülyet Kadın ve Hukuk 0 06-12-2009 01:07
Osmanlı'da Siyasi ve Hukuk Rejimi nimlahza Tarih 0 01-02-2009 06:42

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:25 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats