bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kadın ve Hukuk

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 12-03-2011, 03:35   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart İnsan Haklarının Korunmaması

İnsan Haklarının Korunmaması


İnsanlar toplum halinde yaşamaya başladıktan sonra toplum içinde dirlik ve düzeni sağlayacak bir örgütlenmeye ihtiyaç duydular. Başlangıçta toplumun belirlediği şeflerce yönetilen insan topluluklarının giderek kalabalıklaşması ve işbölümü farklılaşmalar sonucu başlangıçtaki basit yönetim biçimi daha karmaşık bir hal aldı.
Devlet kavramının kaynağı başlangıçtaki yönetim örgütüdür.
Başlangıçtaki ilkel çağlarda içgüdüleri ile hareket eden insan
toplulukları vahşi hayvan sürülerinden pek farklı sayılmazdı.
Bu sebeple aralarında güçlü olanlar yaşıyor zayıflar ise ölüme
terk ediliyorlardı. Ayrıca sözü edilen ilkel
insan toplulukları kendi yaşamlarının daha rahat
sürdürebilmek için kendileri dışındaki insan toplulukları
ile savaşa giriyor birbirlerini yok edinceye kadar savaşıyorlardı.
Doğal olarak bu çağlarda insanların insan haklarından haberdar
olduğu söylenemez.
İlkel insanların başlangıçtaki örgütlenmeleri ilk çağlarda
daha gelişerek site devletlerine ve gidere imparatorluklara dönüştü.
İlk çağlarda insanların bir kısmı için az da olsa insan haklarından
söz etmek mümkündür. Zira bir site devletinde
yaşayanlar; siteyi kuranlar yabancılar ve kölelerden oluşuyordu.
Siteyi yönetenler sitenin en ayrıcalıklı insanları idi.
Ondan sonra sırası ile siteyi kuranlardan seçilen askerler ve
sitenin kurucuları olan toprak sahibi yerliler geliyordu. S
itedeki yabancılar ise en az hak sahibi olan kimselerdi.
Köleler ise savaşlarda esir alınmış olan başka site yurttaşları
olup hiçbir hakka sahip olmayan ve sadece alınıp satılan eşya durumundaydı.
Bu arada her gruptan insanlar kendi aralarında eşitti.
Görüldüğü üzere ilk çağlarda insanlara gerektiği kadar
değer verilmiyordu. Ve acımasız savaşlar sonunda esir edilen
insanların insan olmaktan kaynaklanan doğal hakları bilinmiyordu
ve bu nedenle çiğneniyordu.
İlk çağ devletlerini yıkılıp krallıkların kurulduğu Orta çağda
da kölelik kısmen devam ettirilmişti. Ancak İlkçağdaki gibi
belirleyici bir ağırlığı yoktu. Kölelik yerine derebeylerine
körü körüne bağlı köylülük oluşmuştu. Köylüler de köleler
gibi hemen hiçbir hakka sahip değildi. Daha doğrusu derebeylerinin
izin verdiği kadar haklara sahiptiler. Ortaçağ devletleri kırsal
alanlarda köylülerin şehirlerde de küçük işletme sahiplerinin ve
bu işletmelerde çalışan işçilerin emeğine ve tüccarların yarattığı
sermayeye dayanmak suretiyle varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlardı.
Ancak ortaçağ devletlerinin egemenleri sürekli olarak ezdikleri
halkın üzerine yükledikleri yükü bazen hafifletebilmek amacıyla
komşu ülkelere saldırıyor ve onları yağmalayarak da yaşamlarını sürdürüyordu. Tabi bu yağma savaşlarında kendi köylülerinden ve işçilerinden oluşturulan ordularla diğer ülke ordusunu meydana getiren insanları yok ediyor bu arada ölen kendi köylü ve işçilerini de umursamıyorlardı. Bu savaşlarda esir aldıkları yoksulları öldürürlerken varlıklı olanları fidye mukabilinde serbest bırakmak üzere sağ bırakıyorlardı. Bu durum 17. yüzyıla kadar değişmeksizin devam etti. Diğer bir anlatımla orta çağda da insan hakları tanınmıyordu.
17. yüzyıl düşünürleri tarafından ortaya atılan doğal hukuk
anlayışı insanlar arasında eşitlik ve demokrasi fikirlerinin
gelişmesine neden oldu. Zamanla Amerika’da kurulan ABD ve
Fransa’da ortaya çıkan Büyük Fransız İhtilali sözü edilen demokrasi fikirlerinin bütün dünyaya hızla yayılmasını sağladı. Doğal olarak demokrasi düşüncesinin kaynağı olan doğal hukuk anlayışı da yayılmaya başladı. Doğal Hukuk ilkelerine göre İnsanlar salt insan olmaktan kaynaklanan bir takım haklara sahip olduklarını kavradılar ve zamanla bu haklarına sıkı bir şekilde sahip çıkmaya başladılar. Kısacası demokrasi düşüncesi geliştikçe insanlar sahip oldukları doğal hakların sınırlarını da genişletmeye başladılar. İnsanların bu çabaları sonunda ise demokrasi düşüncesi daha bir hızla gelişmeye başladı. Ve giderek Günümüzün demokrasi kavramına ulaşıldı. Günümüzde ise insanlar demokrasinin İnsan Hakları ile birlikte var olabileceğinin farkına vardılar. Diğer bir anlatımla Demokrasinin olmadığı yerde insan haklarından söz edilemeyeceği insan haklarının bulunmadığı yerde de demokrasiden söz edilemeyeceğinin farkına vardılar.
Bu açıklamadan sonra insan olarak doğmamız sonucunda kazandığımız ve insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmemiz için mutlak bir şekilde gerekli bu hakların din dil cinsiyet ve ırk ayrımı olmaksızın tüm insanlar doğuştan sahip oldukları vazgeçilemez ve devredilemez haklar olduğunu söyleyebiliriz. Ve dolayısı ile insan onuru ve saygınlığın da devredilemez olduğu söylenebilir. İnsan haklarının diğer bir özelliği de dokunulamaz haklar olmalarıdır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere insanların en temel haklarının çiğnendiği Din farklılıkları Irk ve dil ayrımı cinsiyet farklılıkları insanların farklı muamelelere tabi tutuldukları görülmüştür. Sözü edildiği şekilde insan hakları çiğnenmesi olaylarının giderek azalmakla birlikte günümüzde de sürdüğünü de görüyoruz.
İnsan haklarının korunmaması durumunda hangi sorunlar ortaya çıkar şeklindeki Ödev sorusunun açıklamasına gelince yukarıdaki açıklamalar daha başka söz söylenmesini gerektirmeyecek bir şekilde açık olduğunu söyleyebiliriz. Yine de tekrarlamakta fayda vardır. Bu sebeple insan haklarının korunamaması durumunda ortaya çıkan en önemli sorun demokrasinin yaralanmasıdır. Başka bir anlatımla Yasalar önünde eşitlik adil yargılanma düşünce özgürlüğü din ve vicdan özgürlüğü bilimsel düşünce seçme seçilme özgürlüğü ve laiklik düşüncesi yaralanır. Savaşlar ortaya ç›kar. Ülkeleri tiranlar (zorbalar) yönetmeye başlar. Kısacası insancıl olan her şey yok olur. Bu sebeple demokrasi ve insan haklarının korunması konusunda hepimiz görevli sayılırız. Ve görevimiz hiç yüksünmeden yürütmeliyiz.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


İnsan Haklarının Korunmaması

İnsan Haklarının Korunmaması konusu, GENEL KÜLTÜR / Kadın ve Hukuk forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: insan haklarının korunmadığı durumlarda demokrasiden söz edilemez, insan haklarının çiğnendiği durumlar, insan haklarının korunmadığı durumlarda demokrasiden söz edilebilir mi, insan haklarının korunmadığı durumlarda bir ülkede demokrasi olabilir mi, ınsan haklarının korunmadıgı durumlarda demokrasıden söz edılemez, insan haklarının korunmadığı durumlarda demokrasiden söz edilemez sözünü açıklayınız, insan haklarının korunmaması durumunda ortaya çıkan sorunlar, insan haklarının çiğnendiği ülkeler,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İnsan Ticareti - İnsan Kaçakçılığı elif Kadın ve Hukuk 0 11-03-2011 05:31
Türkiye’de Kadın Hakları ve Kadın Haklarının Tarihsel Gelişimi elif Kadın ve Hukuk 0 08-03-2011 04:58
Doğa İle İnsan İç İçe Yaşarsa.. Mahperver Doğa, Manzara Resimleri 0 03-03-2010 06:04
İnsan ilişkileri zehra35 İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden 0 16-07-2008 12:38
Çalışan İnsan Diyeti Bakimliyiz Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 09-03-2008 01:26

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 03:52 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats