bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kadın ve Hukuk

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 30-04-2008, 06:06   #1 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart TÜrk MedenÎ Kanunu

Kanun No. 4721

Kabul Tarihi : 22.11.2001
BAŞLANGIÇ

A. Hukukun uygulanması ve kaynakları
MADDE 1.- Kanun sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa hâkim örf ve âdet hukukuna göre bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.
Hâkim karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.
B. Hukukî ilişkilerin kapsamı
I. Dürüst davranma
MADDE 2.- Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
II. İyiniyet
MADDE 3.- Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır.
Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.
III. Hâkimin takdir yetkisi
MADDE 4.- Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
C. Genel nitelikli hükümler
MADDE 5.- Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.
D. İspat kuralları

I. İspat yükü
MADDE 6.- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
II. Resmî belgelerle ispat

MADDE 7.- Resmî sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur.
Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça her hangi bir şekle bağlı değildir.

BİRİNCİ KİTAP

KİŞİLER HUKUKU

BİRİNCİ KISIM
GERÇEK KİŞİLER

BİRİNCİ BÖLÜM

KİŞİLİK

A. Genel olarak
I. Hak ehliyeti
MADDE 8.- Her insanın hak ehliyeti vardır.
Buna göre bütün insanlar hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.
II. Fiil ehliyeti

1. Kapsamı
MADDE 9.- Fiil ehliyetine sahip olan kimse kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.
2. Koşulları
a. Genel olarak
MADDE 10.- Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.
b. Erginlik
MADDE 11.- Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.
Evlenme kişiyi ergin kılar.
c. Ergin kılınma
MADDE 12.- Onbeş yaşını dolduran küçük kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.
d. Ayırt etme gücü
MADDE 13.- Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı akıl zayıflığı sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.
III. Fiil ehliyetsizliği
1. Genel olarak
MADDE 14.- Ayırt etme gücü bulunmayanların küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.
2. Ayırt etme gücünün bulunmaması
MADDE 15.- Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmaz.
3. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
MADDE 16.- Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.
IV. Hısımlık
1. Kan hısımlığı
MADDE 17.- Kan hısımlığının derecesi hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur.
Biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı; biri diğerinden gelmeyip de ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy hısımlığı vardır.
2. Kayın hısımlığı
MADDE 18.- Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur.
Kayın hısımlığı kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.
V. Yerleşim yeri
1. Tanım
MADDE 19.- Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz.
2. Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri
MADDE 20.- Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır.
Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye'de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer yerleşim yeri sayılır.
3. Yasal yerleşim yeri
MADDE 21.- Velâyet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. Diğer hâllerde çocuğun oturma yeri onun yerleşim yeri sayılır.
Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.
4. Kurumlarda bulunma
MADDE 22.- Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim sağlık bakım veya ceza kurumuna konulma yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.
B. Kişiliğin korunması
I. Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
MADDE 23.- Kimse hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.
Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz.
Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması aşılanması ve nakli mümkündür. Ancak biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz.
II. Saldırıya karşı
1. İlke
MADDE 24.- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
2. Davalar
MADDE 25.- Davacı hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini sürmekte olan saldırıya son verilmesini sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
Davacı bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.
Davacının maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
Manevî tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
Davacı kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.
III. Ad üzerindeki hak
1. Adın korunması
MADDE 26.- Adının kullanılması çekişmeli olan kişi hakkının tespitini dava edebilir.
Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.
2. Adın değiştirilmesi
MADDE 27.- Adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.
Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur.
Ad değişmekle kişisel durum değişmez.
Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse bunu öğrendiği günden başla***** bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.
C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu
I. Doğum ve ölüm
MADDE 28.- Kişilik çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.
Çocuk hak ehliyetini sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başla***** elde eder.
II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı
1. İspat yükü
MADDE 29.- Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse iddiasını ispat etmek zorundadır.
Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır.
2. İspat araçları
a. Genel olarak
MADDE 30.- Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.
Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.
b. Ölüm karinesi
MADDE 31.- Bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.
III. Gaiplik kararı

1. Genel olarak
MADDE 32.- Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.
Yetkili mahkeme kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.
2. Yargılama usulü
MADDE 33.- Gaiplik kararının istenebilmesi için ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.
Mahkeme gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır.
Bu süre ilk ilânın yapıldığı günden başla***** en az altı aydır.
3. İstemin düşmesi
MADDE 34.- Gaipliğine karar verilecek kişi ilân süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.
4. Hükmü
MADDE 35.- İlândan sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır.
Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başla***** hüküm doğurur.
İKİNCİ BÖLÜM

KİŞİSEL DURUM SİCİLİ
A. Genel olarak
I. Sicil
MADDE 36.- Kişisel durum bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir.
Bu sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esaslar ilgili kanunda gösterilir.
II. Görevliler

MADDE 37.- Kişisel durum sicili Devletçe atanan memurlar tarafından tutulur. Sicil kayıtlarını tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir.
Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine Dışişleri Bakanlığının önerisi İçişleri Bakanlığının katılması ve Başbakanlığın onayı ile nüfus memurluğu yetkisi verilebilir.
III. Sorumluluk

MADDE 38.- Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla Devletçe tazmin edilir.
Tazminat ve rücu davaları kişisel durum sicilinin tutulduğu yer mahkemesinde açılır.
IV. Düzeltme

1. Genel olarak
MADDE 39.- Mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz.
2. Cinsiyet değişikliğinde
MADDE 40.- Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak iznin verilebilmesi için istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.
Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.
B. Doğum kütüğü
I. Bildirme
MADDE 41.- Doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.
II. Doğum kütüğünde değişiklikler

MADDE 42.- Kişisel durumdaki değişiklikler özellikle evlilik dışı bir çocuğun tanınması veya hâkimin babalığa karar vermesi soybağının düzeltilmesi evlât edinme ya da bulunmuş bir çocuğun soybağının belli olması ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir.
C. Ölüm kütüğü
I. Ölümün bildirilmesi

MADDE 43.- Ölümlere ilişkin bildirimler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.
II. Cesedi bulunamayan kişi
MADDE 44.- Bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde ortadan kaybolursa cesedi bulunamamış olsa bile o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı düşürülür.
Bununla birlikte her ilgili bu kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava edebilir.
III. Gaiplik kararı
MADDE 45.- Gaiplik kararı hâkimin bildirmesi üzerine ölüm kütüğüne kaydolunur.
IV. Değişikliklerin kütüğe geçirilmesi
MADDE 46.- Tescile esas olan bir bildirimin doğru olmadığının tespit edilmesi veya kime ait olduğu bilinmeyen cesedin kimliğinin belli olması ya da gaiplik kararının kaldırılması sebepleriyle zorunlu olan değişiklikler ilgilinin kütükteki kaydının düşünceler sütununa yazılarak yapılır.
İKİNCİ KISIM

TÜZEL KİŞİLER

BİRİNCİ BÖLÜM

GENEL HÜKÜMLER
A. Tüzel kişilik
MADDE 47.- Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.
Amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz.
B. Hak ehliyeti
MADDE 48.- Tüzel kişiler cins yaş hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.
C. Fiil ehliyeti
I. Koşulu
MADDE 49.- Tüzel kişiler kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanırlar.
II. Kullanılması
MADDE 50.- Tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır.
Organlar hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar.
Organlar kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.
D. Yerleşim yeri

MADDE 51.- Tüzel kişinin yerleşim yeri kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.
E. Kişiliğin sona ermesi

I. Sınırlı devam etme
MADDE 52.- Sona eren tüzel kişinin kişiliği ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder.
II. Malvarlığının tasfiyesi

MADDE 53.- Tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm bulunmadıkça terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır.
III. Malvarlığının özgülenmesi
MADDE 54.- Tüzel kişinin malvarlığı kanunda veya kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer.
Bu malvarlığı olanak ölçüsünde daha önce özgülendiği amaç için kullanılır.
Hukuka veya ahlâka aykırı amaç güttüğü için kişiliği mahkeme kararıyla sona eren tüzel kişinin malvarlığı her hâlde ilgili kamu kuruluşuna geçer.
F. Saklı hükümler
MADDE 55.- Kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümleri saklıdır.


İKİNCİ BÖLÜM

DERNEKLER

A. Kuruluşu
I. Tanımı
MADDE 56.- Dernekler en az yedi gerçek kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.
Hukuka veya ahlâka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz.
II. Dernek kurma hakkı
MADDE 57.- Herkes önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Dernek kurucularının fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
III. Tüzük

MADDE 58.- Her derneğin bir tüzüğü bulunur.
Dernek tüzüğünde derneğin adı amacı yerleşim yeri kurucuları gelir kaynakları üyelik koşulları organları ve örgütü ile geçici yönetim kurulunun gösterilmesi zorunludur.
Dernek tüzüğü kanunun emredici hükümlerine aykırı olamaz.
Dernek tüzüğünde düzenlenmemiş konularda kanun hükümleri uygulanır.
IV. Tüzel kişiliğin kazanılması
1. Kazanma anı
MADDE 59.- Dernekler kuruluş bildirimini dernek tüzüğünü ve gerekli belgeleri yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülkî amirine verdikleri anda tüzel kişilik kazanırlar.
Kuruluş bildiriminin içeriği ve gerekli belgelerin nelerden ibaret olduğu yönetmelikte gösterilir.
2. İnceleme
MADDE 60.- Kuruluş bildirimi ve belgelerin doğruluğu ile dernek tüzüğü en büyük mülkî amir tarafından altmış gün içinde dosya üzerinden incelenir.
Kuruluş bildiriminde tüzükte ve kurucuların hukukî durumlarında kanuna aykırılık veya noksanlık tespit edildiği takdirde bunların giderilmesi veya tamamlanması derhâl kuruculardan istenir. Bu istemin tebliğinden başla***** otuz gün içinde belirtilen noksanlık tamamlanmaz ve kanuna aykırılık giderilmezse; en büyük mülkî amir yetkili asliye hukuk mahkemesinde derneğin feshi konusunda dava açması için durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir. Cumhuriyet savcısı mahkemeden derneğin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmesini de isteyebilir.
Kuruluş bildiriminde tüzükte ve belgelerde kanuna aykırılık veya noksanlık bulunmaz ya da bu aykırılık veya noksanlık belirli sürede giderilmiş bulunursa; keyfiyet derhâl derneğe yazıyla bildirilir ve dernek dernekler kütüğüne kaydedilir.
3. Dernek tüzüğünün ilânı
MADDE 61.- Dernek tüzüğü derneğe yapılan yazılı bildirimden başla***** onbeş gün içinde yerel bir gazete ile ilân edilir.
Tüzük ve yerleşim yeri değişikliklerinde de aynı usul uygulanır.
4. İlk genel kurul toplantısı
MADDE 62.- Dernekler tüzüklerinin gazetede yayımlandığı günü izleyen altı ay içinde ilk genel kurul toplantılarını yapmak ve zorunlu organlarını oluşturmakla yükümlüdürler.
B. Üyelik
I. Kazanılması

1. Kural
MADDE 63.- Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve hiçbir dernek de üye kabul etmeye zorlanamaz.
2. Koşulları
MADDE 64.- Fiil ehliyetine sahip bulunan her gerçek kişi derneklere üye olma hakkına sahiptir.
Yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu tüzükte başkaca bir düzenleme yoksa dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir.
II. Sona ermesi
1. Kendiliğinden
MADDE 65.- Üyelik için kanunda veya tüzükte aranılan nitelikleri sonradan kaybedenlerin dernek üyeliği kendiliğinden sona erer.
2. Çıkma ile
MADDE 66.- Hiç kimse dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Her üye altı ay önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla dernekten çıkma hakkına sahiptir.
3. Çıkarılma ile
MADDE 67.- Tüzükte üyelerin çıkarılma sebepleri gösterilebilir.
Tüzükte çıkarma sebepleri gösterilmişse çıkarma kararına bu sebeplerin haklı sayılamayacağı iddiasıyla itiraz edilemez.
Tüzükte çıkarma düzenlenmemişse üye ancak haklı sebeple çıkarılabilir. Bu çıkarma kararına haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir.
III. Kapsamı
1. Üyelerin hakları
a. Eşitlik ilkesi
MADDE 68.- Dernek üyeleri eşit haklara sahiptirler. Dernek üyeleri arasında dil ırk renk cinsiyet din ve mezhep aile zümre ve sınıf farkı gözetemez; eşitliği bozan veya bazı üyelere bu sebeplerle ayrıcalık tanıyan uygulamalar yapamaz.
Her üyenin derneğin faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkı vardır.
Dernekten çıkan veya çıkarılan üye dernek malvarlığında hak iddia edemez.
b. Oy hakkı
MADDE 69.- Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır; üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır.
Onursal üyelerin oy hakkı yoktur.
2. Üyelerin yükümlülükleri
a. Ödenti verme borcu
MADDE 70.- Üyelerin ödenti verme borcu tüzükle düzenlenir. Tüzükte düzenleme yoksa üyeler dernek amacının gerçekleşmesi ve borçlarının karşılanması için zorunlu ödentilere eşit olarak katılırlar. Dernekten çıkan veya çıkarılan üye üyelikte bulunduğu sürenin ödentisini vermek zorundadır.
Onursal üyeler ödenti vermek zorunda değildir.
b. Diğer yükümlülükler
MADDE 71.- Üyeler dernek düzenine uymak ve derneğe sadakat göstermekle yükümlüdürler.
Her üye derneğin amacına uygun davranmak özellikle amacın gerçekleşmesini güçleştirici veya engelleyici davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.
C. Organlar
I. Genel olarak
MADDE 72.- Derneğin zorunlu organları genel kurul yönetim kurulu ve denetim kuruludur.
Dernekler zorunlu organları dışında başka organlar da oluşturabilirler. Ancak bu organlara zorunlu organların görev yetki ve sorumlulukları devredilemez.
II. Genel kurul
1. Niteliği ve oluşumu
MADDE 73.- Genel kurul derneğin en yetkili karar organı olup; derneğe kayıtlı üyelerden oluşur.
2.Toplanması
a. Olağan toplantı
MADDE 74.- Genel kurul tüzükte belirtilen zamanda yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanır.
Olağan genel kurul toplantılarının en geç iki yılda bir yapılması zorunludur.
b. Olağanüstü toplantı
MADDE 75.- Genel kurul yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hâllerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine yönetim kurulunca olağanüstü toplantıya çağrılır.
Yönetim kurulu genel kurulu toplantıya çağırmazsa; üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hâkimi üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.
c. Toplantısız veya çağrısız alınan kararlar
MADDE 76.- Bütün üyelerin bir araya gelmeksizin yazılı katılımıyla alınan kararlar ile dernek üyelerinin tamamının kanunda yazılı çağrı usulüne uymaksızın bir araya gelerek aldığı kararlar geçerlidir.
Bu şekilde karar alınması olağan toplantı yerine geçmez.
3. Toplantıya çağrı
MADDE 77.- Genel kurul yönetim kurulunca en az onbeş gün önceden toplantıya çağrılır. Bu amaçla toplantının günü saati yeri ve gündemi yerel bir gazete ile ilân edilir ve aynı zamanda üyelere bir yazıyla bildirilir.
Toplantıya çağrı usulü ve toplantının ertelenmesine ilişkin konular yönetmelikle düzenlenir.
4. Toplantı yeri ve toplantı yeter sayısı
MADDE 78.- Genel kurul toplantıları tüzükte aksine hüküm olmadıkça dernek merkezinin bulunduğu yerde yapılır.
Genel kurul katılma hakkı bulunan üyelerin salt çoğunluğunun tüzük değişikliği ve derneğin feshi hâllerinde üçte ikisinin katılımıyla toplanır; çoğunluğun sağlanamaması sebebiyle toplantının ertelenmesi durumunda ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak bu toplantıya katılan üye sayısı yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının iki katından az olamaz.
Genel kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz.
5. Toplantı usulü
MADDE 79.- Genel kurul toplantısının açılışından sonra toplantıyı yönetmek üzere bir başkan ve yeteri kadar başkan vekili ile yazman seçilir.
Genel kurul toplantısında yalnız gündemde yer alan maddeler görüşülür. Ancak toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda biri tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunludur.
Genel kurul toplantılarına hükûmet komiseri katılır. Ancak komiserin toplantıya katılmaması toplantının yapılmasını önlemez.
6. Genel kurulun görev ve yetkileri
MADDE 80.- Genel kurul üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir; dernek organlarını seçer ve derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görür.
Genel kurul derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir.
7. Genel kurul kararları
a. Karar yeter sayısı
MADDE 81.- Genel kurul kararları toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla alınır. Şu kadar ki tüzük değişikliği ve derneğin feshi kararları ancak toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğuyla alınabilir.
b. Oy hakkından yoksunluk
MADDE 82.- Hiçbir dernek üyesi dernek ile kendisi eşi üstsoyu ve altsoyu arasındaki bir hukukî işlem veya uyuşmazlık konusunda alınması gereken kararlarda oy kullanamaz.
c. Kararın iptali
MADDE 83.- Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye karar tarihinden başla***** bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başla***** bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başla***** üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir.
Diğer organların kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz.
Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır.


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
turk meden kanunu, turk medeni kanunu

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

« - | Tüketici HakLarı »
Seçenekler
Stil


TÜrk MedenÎ Kanunu

TÜrk MedenÎ Kanunu konusu, GENEL KÜLTÜR / Kadın ve Hukuk forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:25 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats