bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Kutlamalar

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 10-08-2013, 03:13   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Anlamı güzel kız isimleri

Anlamı güzel kız isimleri-dini anlamlı kız isimleri-dini kız isimleri

A
AÇANGÜL: Açılan gül çiçeği
AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
AFET: Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın
AFİFE : Namuslu namusuna çok düşkün olan
AFİTAP : 1.Güneş. 2. Çok güzel parlak yüzlü kadın
AHENK: Uyum
AHSEN: Çok güzel olağanüstü güzel
AHU: Ceylan karaca 2.Çok güzelincezarif kadın.
AHUCAN: Çok güzel dost.
AHUEDA:Nazlı güzel.
AHUELA:Çok güzel gözlü.
AHUGÜL: Çok güzel.
AHUNAZ: Nazlı güzelnazenin.
AHUNİSA:Çok güzel kadın.
AHUNUR:Göz kamaştıran güzelliğe sahip olan.
AJDA:Filizsürgün. Çok genç.
AJLAN: Hızlı çabuk telaşlı
AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi
AKEL: Eli uğurlu anlamında
AKGÜN: Parlak gün uğurlu gün ışıklı gün
AKSEV:Aydınlığı sevışık saç
AKSU: Anadolu’da değişik boylarda bir çok akarsuyun adı
AKŞIN: Beyaz tenli kadın
AKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan uğurlu tan
ALA: Ela karışık renkli alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış yarı olmuş
ALAGÜL:Çok renkli gül.
ALÇİÇEK:Kırmızı çiçek.
ALÇİN: Kızıl renkli küçük bir kuş
ALEDA: Nazlı kaprisli
ALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime
ALEYNA: Bizim üzerimize olsun
ALGIN: Birine gönül vermiş vurgun tutkun
ALGÜL:Kırmızı gül. Gül kırmızısı
ALIM: Gözü gönlü çeken nitelik çekicilik gönül çelen güzellik albeni
ALTIN: Yüksek değerli bir maden
AMİNE:Yüreğinde korku olmayan.
ANDAÇ: Anılar hatıralar
ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin
ANKA: Kaf Dağı’nda bulunduğu söylenen masal kuşu
ARIN: Arı katışıksız temiz kirden uzak
ARKIN: Yavaş ağır sakin
ARMAĞAN: Hediye ödül
ARMİNA: Emine korkusuz yürekli
ARNİSA: Çok namuslu kadın
ARSU: Su kadar berrak
ARYA: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı
ARZU: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek
ARZUCAN:Candan isteyen.
ARZUGÜL:İstenilenbeğenilen gül.
ARZUM:İsteğimdileğimhevesim.
ARZUNAZ:Naz yapannazenin.
ASENA: Dişi kurt güzel kız
ASLI:Temelliköklü. Bir şeyin benzeri.
ASLICAN:Özü can gibi sevgili
ASLIHAN:Han soyundan gelen.
ASLINAZ:Nazlı olması geçmişinden gelen.
ASLINUR:Nur saçan bir geçmişi olan.
ASU: Azgın huysuzisyan eden. Afacan.
ASUDE: Rahat huzur içinde olan
ASUELA: Ela gözlü yaramaz
ASUMAN: Gökyüzü
ASYA: Dünyanın en büyük kıtası
AŞINA:Bildiktanıdık.
AŞKIM:Sevdiğimsevgilim.
AŞKIN: Aşmış ileri
AYBEN: Ben ayım anlamında
AYBENİZ:Ay gibi parlak tenliay benizli.
AYBİKE: Ay gibi güzel kız
AYBİRGEN: Ay veren
AYCAN:Ay gibi sevilenaydınlık can.
AYÇA: Yay biçimindeki ayHilal.
AYÇAĞ:Ay gibi parlak çağ.
AYÇAN:Ay gibi aydınlık kişi.
AYÇİÇEK: Gün çiçek
AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki
AYDAN: Güzelliğini aydan almışay gibi parlak ve güzel
AYDENİZ: Hem ay hem de deniz
AYDONAT: Işık donat parlaklık donat anlamında
AYEVİ: Ay çevresinde oluşan ışık çemberi
AYGEN: Gönül arkadaşı
AYGÖNÜL:Güzel gönüllü.
AYGÜN: Hem ay hem gün
AYKAL: Ay gibi parlak ve ışıklı kal
AYKIZ: Ay+Kız
AYKUT: Kutlu ay uğurlu ay
AYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi
AYLAN:Ay gibi güzel değerlere sahip olan.
AYLİN: AYLA ile aynı anlamdadır
AYNUR:Ay ışığı
AYPERİ:Ay ve peri gibi çok güzel.
AYSAR: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse
AYSEL:Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan
AYSEMA:Ay gibi parıldayan yüz.
AYSEREN:Güzelliğini gözler önüne seren.
AYSIN: Sen aysın ay kadar güzelsin
AYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.
AYSUN:Ay gibi ışıltılı ve güzel.
AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayan
AYŞEGÜL:Güller içinde mutlu yaşayan.
AYŞEN:Neşeligülenaydınlık.
AYŞENUR: Ayşe+Nur
AYŞIL: Ay ışığı
AYŞİMAYŞİN:Parlak ışık saçan.
AYTEN:Güzel bir tene sahip olan.
AYTU:Aya benzeyen tuğlu.
AZİZE:Saygınsevgilikutsal.
AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız
B
BADE: Aşk kutsal sevgi
BAHA: Değerli kıymeti çok
BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellikgençlik çağı.
BAHARGÜL:Bahar gülü.
BALA: Yavru çocuk
BALCA: Bal gibi bala benzer
BALIN: Yar sevgili
BALKIN: Pırıldayan parlak
BALKIZ: Bal kadar tatlı kız
BANU: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin.
BANUHAN:Hatun hükümdar.
BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı
BEDİZ: Resim tasvir süs bezek
BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar.
BEHİN: İyinin iyisi
BEHİYE:Güzel.
BELDE: Memleket şehir kasaba
BELEMİR: Peygamber çiçeği olarak biliniyor. Açtığı kokusunun dağılmasıyla anlaşılan gizli çiçek anlamında
BELEN: Bel geçit; İki dağ arasından geçen yol
BELFÜ: Kar tanesi
BELGİ: İşaret
BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen
BELGÜN:Aydınlık gün.
BELİN:Korku ile şaşkın şakın bakmak.
BELİZ: İşaret iz; alamet
BELKIS:Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.
BELMA:Uysalsakin.
BELUR:Billurbillurdan olan.
BENAN: Parmak uçları
BENAY: Ben ayım ay gibiyim
BENEK: Namuslu kadın
BENGİBENGÜ: Ölümsüz sonsuz
BENGİSU: Ölümsüzlük suyu
BENGÜL:Gül gibi.
BENİZ: Yüz
BENNUR:Işık saçan.
BERGÜZAR: Anılmak için verilen şey andaç
BERİA: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili
BERİL: Zümrüt
BERİNBERRİN: En yüksek en ulu anlamında
BERKE: Zerdali kayısı. Kamçı değnek
BERNA: Bağlı bağlanmış; Genç körpe delikanlı
BERRAK: Duru
BERRAN: Keskin kesici
BESİME:Sevimligüler yüzlü.
BESİSU: Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su
BESTE: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü
BESTEGÜL:Gül kadar güzel ve duygulu.
BESTENİGAR: Türk müziğinde bileşik bir makam
BETÜLBETİL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın Hz. Meryem ve Hz. Fatma`nın diğer isimleri
BEYZA: Çok beyaz lekesiz
BİGE:Evlenmemişçocuk doğurmamış olan. Sultan.
BİHTER: Daha iyi en iyi
BİKE: Evlenmemiş çocuğu olmamış kadın
BİLCAN:Bilgili dost.
BİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi
BİLGET: Havadis malumat
BİLGÜN: Bil+Gün
BİLHAN: Çok bilgili
BİLLUR: Pek duru pürüzsüz
BİLNAZ:Çok naz eden.
BİLNUR:Bilge kişi.
BİNAY:Öylesine güzel ki bin ay eder.
BİNGÜL: Gülü bol; Gül bahçesi
BİNNAZ: Çok nazlıcilvelikaprisli.
BİNNUR:Çok ışıklı ışığı gür
BİRAY: Ay gibi tek eşsiz
BİRBET: Yüzü benzersiz
BİRGEN: Yalnız yalnızlığa alışkın
BİRİCİK: Bir tane tek emsalsiz
BİRGÜL: Tek ve güzel bir gül.
BİRSEN: Yalnız sen
BİRSU:”Bir içim su” denilebilecek kadar güzel olan.
BUKET: Çiçek demeti
BURCU: Güzel koku ıtır
BURÇAK: Bir bitki
BURÇİN: Dişi geyik
BUSE: Öpücük
BÜGE:Bentsu benti.
BÜKÜM: Bükme eylemi
BÜŞRA: Müjde sevinçli haber
C
CAHİDE:Çalışıp çabalayan.
CANAN: Gönülden sevilmiş yar.
CANAY:Ay gibi temiz.
CANDAN: İçten gönülden
CANDAŞ: Candan değerli dost
CANEDA: İçten sevimli kişi
CANEL:İçtencandan uzatılan dostluk eli.
CANFEZA: Müzikte bileşik bir makam
CANKIZ: Sevilen sevimli şirin kız
CANKUT: Sevimli cana yakın
CANSEL:Hayat veren su.
CANSIN:İçtengönüldensin.
CANSU: Can suyu. Hayat veren su.
CAVİDAN:Süreklikalıcı olansonsuz.
CELİLE:Büyükulu.
CEMİLE:Hatır hoşluğu için yapılan hareket.
CEMRE: Ateş parçası kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
CENNET:Çok güzel yer. İyilik yapanlarıngünahsızların öldükten sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer.
CEREN: Çok hızlı koşan gözlerinin güzelliğiyle ünlü ince bacaklı zarif hayvan; ceylan
CEVHER:Bir şeyin özü. Güçenerji.
CEVZA: İkizler burcunun eski adı
CEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzel
CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarifince bacaklı memeli.
CİHANBANU:Dünya hükümdarı.
CİHANNUR:Alemi aydınlatan nurlu ışık.
Ç
ÇAĞ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınan zaman dilimi
ÇAĞLA Badem kayısıerik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali
ÇAĞRI:Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.
ÇIĞLIK: İnce ve keskin bağırış.
ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü
ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi
ÇİLEN:Hafif yağan yağmurçisenti.
ÇİLER: Şarkılar söyleyen şakıyan
ÇİSİL: İnce ince yağan yağmur
D
DAMLA:Çok küçük miktarda su. Çok az.
DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu yaz-kış yeşil olan bir bitki
DEMET: Çiçek bağlamı deste
DEMRE: Noel Baba’nın doğduğu sanılan tarihi yer
DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su
DEREN: Toplayan düzenleyen pekiştiren
DERİN: Sığ olmayan
DERYA: Büyük deniz anlamında
DERYANUR:Bilgisiyle ışık saçan.
DESEN: Çiçek çizgi gibi süs şekilleri
DESTE:Bağlamdemet.
DESTEGÜL: Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek. Bağlanmış gül demeti.
DEVİN: Hareket kımıldanış
DEVİNSU:Suyun ritmik hareketleri. Akarsu.
DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzenini köklü hızlı ve geniş kapsamlı olarak değiştirme.
DEVRİN:Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.
DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.
DİDAR:Güzel yüz. Görme.
DİDE: Göz göz bebeği
DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim sevgilim
DİLA:Gönlümü çalan.
DİLAN:Gönüllerce olanyürekler dolusu.
DİLARA: Gönül alan gönül okşayan.
DİLAY: Gönle ışık saçan ay kadar güzel
DİLBER:Gönlü yakan güzel. Alımlı güzel kadın.
DİLDAR: Gönlü baskı altında tutan sevgili
DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış herkesin konuştuğu herkesin dilinde olan kimse
DİLEK: İstek ricaarzu.
DİLEM: Gönül ilacı
DİLER: Dilemek eyleminden
DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan
DİLNİŞİN: Gönülde yer tutanhoşgüzel
DİLRÜBA: Gönlü şendertsiz
DİLSEREN:Hatiplik yeteneğini gözler önüne seren.
DİLSU: Dil+Su
DİLŞAH: Gönül şahısevgilisultan.
DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat
DOĞANGÜN: Doğmakta olan gün
DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali
DOĞU: Güneşin doğduğu ana yön
DOLUNAY:Ayın tam yuvarlak olduğu an
DORA: Doruk zirve
DURUGÜL:Gül gibi temiz olan.
DUYGU: Kişi olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim
DUYGUN:Duyguluhassashisli kişi.
DUYGUNİSA:Duyguluhassas kadın.
DÜŞÜM: Hayalimdeki düşlediğim istediğim anlamında
E
EBRU:1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı
ECE: Kraliçe. Güzel kızkadın.
ECEGÜN: Çok güzel bir günde doğan
ECEM: Kraliçem sevgili kraliçe anlamında
ECENAZ:Nazlı güzel.
ECESU:Su gibi berrak ve güzel.
ECMEL: Çok güzel
EDA: Naz cilve. Davranıştavır. Vermeödeme. (Namaz için)kılmayerine getirme. Üslup.
EFİL:Rüzgardalgalanma.
EFSUN: Büyü sihir
EGE: Türkiye’nin batısında yer alan deniz
ELANAZ:Ela gözlünazlı güzel.
ELANUR:Ela gözleriyle nur saçan.
ELÇİN: Deste tutam
ELİF: Kibar narin yapılı ince-uzun boylu kız.
ELİFE:Tutkuistekalışılan şey.
ELİZ:El izi.
ELVAN: Renklerçeşitler.
EMEL:Arzuözlem.
EMET: Bereket bolluk
EMİNE: İnanılırgüvenilir.
ENER: Dağ eteği
EREM: Cennet
ERENDİZ: Jüpiter gezegeninin adı
ERÇİL: Doğruinanılırgüvenilir kişi.
ERDA: Beyaz karınca.
ERKE: Enerji iş başarma gücü; Nazlı
ERNA: İşvelicilvelişen şakrak sevgili.
ESEN: Sağlıklı salim
ESENGÜL: Rüzgar gibi esenGül gibi güzel kokan.
ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça
ESİM: Rüzgar gibi olan.
ESİN: Sabah rüzgarı
ESMA: İsimleradlar. Çok yüksek olan.
ESMACAN: Adı can olan.
ESMAGÜL: Adı gül.
ESMANUR: Adı nur.
ESNA: Yüksek yüce. Bir işin yapıldığı an.
ESRA: En çabuk çok çabuk
EŞAY: Ayin güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.
EŞLEM: Selametli güvenilir
EVA: Havva. Yaratılan ilk kadın.
EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi özü
EYLÜL: Sonbaharda bir ay adı
EZGİ: Melodi şarkı türkü
EZGİN: Sesi düzenli gelen. Paraca durumu bozuk olan. Çok sıkıntı çekmiş.
F
FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.
FATMAGÜL: Gül gibi güzel yeni anne olmuş kadın .
FAZİLET: Erdemli iyi ahlaklı
FERAH: Aydınlık iç açıcı
FERAHGÜL: Güzelliğiyle neşe saçan.
FERAHNUR: İnsanın gönlünü ışık saçarak aydınlatan
FERAY: Ay ışığı ayın parlaklığıışıltı saçması.
FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan
FERDA: Gelecek zaman yarın; Kıyamet
FERDACAN: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.
FERHAN: Sevinçli gönlü hoş
FERİ: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan.
FERİDE: Eşi benzeri olmayantek. Çok değerli inci.
FERİS: Şıkzarif.
FERİSU: Temizliği ve berraklığıyla ışık saçan.
FERNUR: Aydınlıkışık.
FERSUDE: Eskimişyıpranmışörselenmiş.
FERZİN: Kraliçe
FEYZA: Bolluk çokluk bereket. Taşkın.
FEZA: Boşluk sinirsizlik; Uzay
FİDAN: Yeni yetişen ağaç
FİGEN: Yaralayan kıran
FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.
FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.
FİRUZE: Açık mavi renkte değerli bir süs taşı
FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek
FUNDA: Çalı ormanı çalılık; Püskül tepelik
FÜRUZAN: Parlayan parlak
FÜSUN: Büyü
G
GAMZE: Göz kırpma gözle işaret; Nazlı bakma; Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur
GAYE: Amaç erek
GAZAL: Ak geyik ahu; Geyik yavrusu; Güzel söz (mecazi)
GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan manzume; Tek kişinin özel ahenkte okuduğu müzik parçası; Sonbahar vaktinde düşen yapraklar
GECE: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre
GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek
GENCAY: Yeni doğmuş ay; Hilal biçimindeki ay
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan
GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey
GONCA: Tam açılmamış çiçek
GONCAGÜL: Gül goncası.
GÖK: Yerin göz ile görülebilen ufuklarından başlayarak yukarıda kubbenin içi gibi gözüken sonsuz boşluk; Mavi renk
GÖKAY: Hem gök hem ay; Güzel ay
GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında
GÖKÇE: Gök mavisi mavi gözlü güzel
GÖKÇENAZ: Nazlı mavi.
GÖKSU: Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı
GÖKYEL: Kuzeydoğudan esen rüzgar poyraz
GÖNEN: Rutubet yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması
GÖNÜL: İstek arzu sevgi.
GÖNÜLGÜL: Gül gibi zarif bir gönlü olan.
GÖRKE: Heybetli
GÖRKEM: Göz alıcı ve gösterişli olma durumuihtişam.
GÖZDE: Çok sevilen beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.
GÖZDEM: Beğendiğimsevdiğimsaydığımbitanem.
GÖZDENAZ: Nazlı güzel.
GÖZDENUR: İnsanlara vermiş olduğu iç huzurla herkesin beğenisini kazanan.
GÖZEN: İlgi çekici samimi; Sulak yer; Pınar
GÜHER: Cevher
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül
GÜLAL: Gülün kırmızısı gibi güzel.
GÜLAY: Gül gibi güzel ay gibi aydınlık olan.
GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi
GÜLBEN: Gül yüzlügül gibi beni olan.
GÜLBİN: Gül fidanı gül yetişen yer.
GÜLCAN: Gül gibi güzel kişi.
GÜLCE: Gül gibi.
GÜLÇİÇEK: Her yönüyle güzel olan.
GÜLÇİN: Gül toplayan gül seven.
GÜLDEN: Güle ilişkin gülden yapılmış. Gül soluklu.
GÜLEDA: Gül gibi güzel ve nazlı.
GÜLEN: Güleç yüzlü mutlu anlamında
GÜLENAY: Güleç ay gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel
GÜLFEM: Ağzı gül gibi olan
GÜLFER: Zarifliği ve güzelliğiyle göz kamaştıran.
GÜLGEN: Güler yüzlü
GÜLGÜN: Gül renkli; Gülen gülümseyen
GÜLHAN: Gül kadar çok sevilen han hakan
GÜLİN: Güzelzarif.
GÜLİNAZ: Nazlıgüzel.
GÜLİSTAN: Gül bahçesi
GÜLİZ: Gül yetiştiren
GÜLİZAR: Al yanaklı gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam
GÜLNİHAL: Gül fidanı.
GÜLNİSA: Gül gibi kadınlar anlamında
GÜLNUR: Işık saçan güzellik.
GÜLPERİ: Gizemli gül saklı gül.
GÜLRİZ: Gül saçan
GÜLRU: Gül yüzlü gül yanaklı
GÜLSANEM: Çok güzel kadın.
GÜLSELİ(N): Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.
GÜLSU: Gül ve su gibi güzel
GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında
GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan
GÜLŞEN: Gül bahçesi
GÜLTEN: Gül tenli vücudu gül gibi
GÜLÜM: Bana ait olan gül. Canım.
GÜLÜMSE: Tebessüm et
GÜN: 24 saatlik zaman dilimi; Güneşin yeryüzüne gönderdiği ışık; Güneş yaşam
GÜNAL: Işık al ışıklı ol
GÜNAY: Hem gün hem ay
GÜNÇİÇEK: Ay çiçek
GÜNDÜZ: Günün aydınlık bölümü
GÜNEŞ: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi
GÜNEY: Her zaman güneş gören güneşli yer; Bir yön
GÜNHAN: Oğuzhan’ın altı oğlundan biri
GÜNNAZ: Nazlı kişi.
GÜNNUR: Güneş gibi ışık saçan.
GÜRAY: Bol ışıklı ay güçlü ay
GÜRDAL: Güçlü dal sık dal
GÜVEN: Güvenmekten yürekli ol anlamında
GÜZ: Sonbahar
GÜZAY: Güneş olmayan yer; Kuzey; Güz ve ay
GÜZEL: Hoşa gidenhayranlık uyandıran
GÜZİN: Seçilmiş seçkin. Beğenilen.
GÜZÜN: Güz mevsiminde olan
H
HABİBE: Sevgiliseven dost.
HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.
HALENUR: Kutsal ışık
HANDAN: Güleç sevinçlişen şakrak.
HANDE: Gülüşgülme. Açılma. Eğlenme.
HANİFE: Allah’ın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek tanrıya inanan
HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
HASİBE: Değerlisoyca temizsoylu.
HASLET: Doğuştan gelen güzel huy
HAVVA: Yaratılan ilk kadın.
HAYAL: Varmış olmuş gibi zihinde canlandırılan imge görüntü
HAYAT: Ömür yaşam
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği
HAZAN: Sonbahar
HAZAR: Barış
HENNA: Kına ağacı.
HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça
HESNA: Güzelhanımefendi kadın.
HEVES: Bir şeye duyulan istek
HEVİN: Aşk sevda
HELİN: Yuva
HİCRAN: Ayrılıkbir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
HİLÂL: Ayın yay biçimindeki görünüşüyeni ayayça.
HİLDE: Kurtulmak yükselmek ilerlemek
HOŞSEDA: Hoşa giden ses
HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda
HÜMA: Efsanelerde geçen yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
HÜMEYRA: Kızıllık pembelik
HÜNER: İnce ve şaşırtıcı ustalık
HÜRREM: Sevinçli güler yüzlü
HÜSNA: Pek çok güzel
HÜSÜN: Güzellik
I
IĞIL: Çok yavaş akan su
ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücumakın.
ILGIM: Serap
ILGIN: Beyaz ya da pembe çiçekli çok hafif yapraklı bir ağaççık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)
ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında
ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık
IRMAK: Akarsuların en büyüğü
IŞIK: Cisimleri görmeyi renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlıknur.
IŞIL: Pırıltı parlaklık ışık aydınlık
IŞILAY: Işıltılı ay parlayan ay
IŞILTI: Parıltıtitrek ışık.
IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi
IŞINBIKE: Aydınlık saçan kadın.
ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü esans
İ
İCLAL: Ağırlamaikram. Büyüklükululuk.
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler’in verdiği ad
İDİLSU: Su için yazılmış şarkı.
İLAYDA: Su perisi
İLBÜKE: İlbey hanımı seçkin hanım
İLCAN: Ülkenin canısevdiği.
İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
İLGİN: Yabancıgurbette yaşayan.
İLGÜN: Ülke güneşi. Başkalarıyabancılar.
İLKAY: Ayın ilk hali.
İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad.
İLKE: Temel alınan düşünce kural
İLKGÜZ: Eylül ayı
İLKİM: İlk çocuğum anlamında
İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önceöncelikle.
İLKNUR: İlk ışık
İLKYAZ: İlkbahar
İLMA: Parlatma. Belirlemeişaret etme.
İLSEL: İlle ilişkili yurtla ilişkili
İLSU: Ülkenin suyubereketi.
İLTER: Yurdu koruyan yurtsever.
İMER: Zenginvarlıklı.
İMGE: Düş hayal görüntü tasarım
İMRAN: Evine bağlı evcimen anlamında
İMREN: İmrenmek fiilinden görünen şeyi edinme isteği.
İNANÇ: İnanılan şey
İNCİ: Süslemede kullanılan istiridyede yetişmiş değerli madde
İNCİLAY: Parlamaışıldama
İNCİNUR: İnci gibi ışıklıparlak.
İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince parlak kumaş. Kibarzarif.
İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
İREN: Özgür serbest
İRİS: Mitolojide Tanrıların elçisi
İSMİHAN: Hükümdar ismi
İYEM: Güzellikiyilik.
İZEL: El izi anlamında
İZEM: Büyüklük ululuk
İZGİ: Güzel adaletli zeki
İZLEM: İzlemek eylemi
İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında
J
JALE: Çiğ kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları
JALENUR: Parlayanışıldayan çiğ.
JANSET : Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)
JANSELİ : Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi)
JASMİN: Yasemin
JEYAN: Kızan kükreyen
JİNSAL: Çağ yaş dönem
JÜLİDE: Dağınıkkarmakarışık.
K
KADER: Alınyazısıyazgı. Talih.
KAİNAT: Var edilen şeylerin hepsi yaratılanlar
KAMELYA: Pembekırmızıbeyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
KAMER: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında
KAMİLE: Tameksiksiz. Kemale ermiş. Bilginbilgili.
KAMURAN: İstediğine ulaşmışmutlu.
KARACA: Rengi karaya yakın esmer; Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan
KARANFİL: Kokulu bir çiçek.
KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
KARMEN: Parlak kırmızı.
KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan lütuf
KERİME: Cömert. Ulubüyük. Kız çocuk.
KEVSER: Cennette bulunduğuna inanılan su.
KIVANÇ: Sevinç
KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
KIZILTAN: Kızıl renk almış tan
KÖSEM: Sürünün önünden gidenyol gösteren koç. Cildi temizpürüzsüz.
KUĞU: Beyaz tüylü bir su kuşu
KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş
KUMSAL: Kumla örtülü deniz kıyısı
KUTAY: Kutluuğurlu ay
KUTSAL: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse
KUZEY: Bir yön
KÜBRA: Büyük ulu; Büyük önerme
L
LAL: Parlak koyu kırmızı renkte olan
LALE: Çan biçiminde bir çiçek
LALEHAN: Lalelerin sultanı.
LALEZAR: Lale yetiştirilen yerlale bahçesi.
LAMİA: Parlayan parlak.
LATİFE: Yumuşakhoşgüzelnazik. Güldüren güzel sözşaka.
LEMA: Parıltıparlayış.
LEMAN: Parlamaparıltı.
LEMİS: Dokunmaelleme.
LERZAN: Titreyentitrek
LEYAN: Parlayanparlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
LEYLİFER: Gece ışığı
LİLA: Açık eflatun
LİNET: Sürgün.
M
MAHİRE: Hünerlibecerikli.
MAHPERİ: Güzeller güzeli.
MAİDE: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek ziyafet
MANOLYA: Bir süs bitkisi
MARAL: Dişi geyik
MAVİSU: Deniz
MAYIS: Bir bahar ayı
MEBRUKE: Kutlu kadın (“mübarek kelimesinin dişisi”)
MEDİHA: Övülenbeğenilensevilen kadın.
MEHİR: Ay parçası
MEHPARE: Ay parçası gibi güzel.
MEHTAP: Ay ışığıdolunay.
MEHVEŞ: Ay gibi güzel kadın
MELDA: İnce ve taze bedenli
MELEK: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel yumuşak huylu ve masum (mecazi)
MELİHA: Güzelşirinsevimli.
MELİKE: Kadın hükümdarpadişah eşi.
MELİS: Bal bal arısı
MELİSA: Oğul otu
MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel
MENEKŞE: Mor beyaz renkli kokulu yuvarlak yapraklı bir çiçek
MERAL: Dişi geyikceylan.
MERCAN: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen hayvan gibi duyguya sahip kırmızı renkli kalker iskeletli bir canlı türü
MERİÇ: Bulgaristan’dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi’ne dökülen ırmak
MERİH: Mars gezegeni
MERVE: Mekke’de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı
MERYEM: İsa peygamberin annesinin adı
MERZE: Mercan.
MEYYAL: Meyledenaşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
MISRA: Manzumenin satırlarından her biridizeler.
MİHRİBAN: Dostsevgiliyarendeş. İyi yürekligüler yüzlü.
MİHRİCAN: Dostsevgili. Sonbahar.
MİHRİGÜL: Güler yüzlüdostsevecengüzel.
MİHRİNAZ: Çok nazlı.
MİHRİNUR: Güldüğünde ışıklar saçan.
MİMOZA: Bir süs bitkisi
MİNA: Mine. Liman. Şişecambillur. Şarap şişesi.
MİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe cam billur sırça
MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan
MİRCAN: Güneş gibi aydınlık.
MÜGE: İnci çiçeği
MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış
MÜJGAN: Kirpikler.
N
NADİDE: Az bulunurgörülmemiş. Çok değerlieşsiz.
NADİRE: Az bulunan.
NAĞME: Güzel uyumlu ses ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz
NAHİDE: Venüs gezegeni. Ergenlik çağında genç kız.
NARİN: İnce ince yapılı kibar
NAŞİDE: Şairşiir okuyan ve yazan.
NAZ: İsteksiz gibi görünen çekingen davranış
NAZAN: Cilve yapannazlanannazenin.
NAZER: Nazar
NAZGÜL: Gül kadar güzel olannazlı.
NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m) edalı(m)
NAZLIHAN: Naz yapan han anlamında
NECLA: Evlatçocuk. Soylu.
NEFİSE: Çok güzeldeğerli.
NEHAR: Gündüz anlamındadır
NEHİR: Akarsu ırmak
NEHİRE: Gereğinden fazla.
NERGİS: Bir süs bitkisi
NERMİN: Yumuşaknarinince.
NESLİ: Soylu.
NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.
NESLİŞAH: Şah soyundan
NESRİN: Yaban gülü
NEŞE(M): Gönül açıklığı(m) sevinc(im)
NEŞVE: Keyifneşe.
NEVA: Ses ahenk; Güç zenginlik servet; Nasip; Türk müziğinde bir makam
NEVAL: Talihkaderkısmet.
NEVADE: Torun anlamında
NEVBAHAR: İlkbahar ilkyaz
NEVESER: Türk Müziğinde Dede Efendi’nin bulduğu bileşik bir makam
NEVGECE: Yeni yeni oluşan gece
NEVGÜL: Yeni açmış gül
NEVİD: Yeni yepyeni
NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olmaparlaklık.
NEVRES: Yeni yetişen.
NEYİR: Işıklı aydınlık parlak
NİGAR: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidantaze sürgün.
NİHAN: Saklanmış gizli olan; Sır
NİL: Çivit. Mısır’da bir nehir
NİLAY: Işıklı maviışıklı lacivert.
NİLGÜN: Lacivert renkli çivit renginde
NİLÜFER: Durgun sularda yetişen değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi
NİRAN: Nurlaraydınlıklarışıklar. Ateşler. Cehennem.
NİSA: Kadınkadınlar.
NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı
NUR: Aydınlık parıltı parlaklık
NURAN: Nurluışıklı.
NURAY: Işık saçan.
NURCAN: Aydınlık insan.
NURFER: Işık verenaydınlatanferahlatan.
NURGÜL: Nur+Gül
NURGÜN: Nur+Gün
NURPERİ: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.
NURSAL: Işıksal ışıkla ilgili
NURSAY: Işık gibi say ışık gibi bil anlamında
NURSELİ: Işık seli (yağmuru) anlamında
NURSEZA: Nura layık ışığa aydınlığa layık anlamında
NURTEN: Işık gibi duru tenli anlamında
NUTİYE:Gökyüzündeki en parlak yıldız
NÜKET: Nükte zarif güzel sözler
NÜKHET: Güzel koku
NÜKTE: İnce anlamlı düşündürücü şaka söz
O
OKSAL: Ok at; Oka ilişkin
OKŞAN: Sevilşefkat gör.
OLCA: Ganimetbolluk.
OLCAY: Mutlu ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey şans talih
OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan
OMAY: Gözdesevilenbeğenilen.
ONGU: Sağlıkmutluluk.
ONGÜL: Ön ayak olmak; İlk gül
ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı
OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne mekik tığ kullanılarak yapılan ince dantel
OYLUM: Hacim dirim; İçi oyulmuş çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik üç boyutluk etkisi mimarlıkta mekan karşılığı
Ö
ÖDÜL: Armağan
ÖĞÜN: Kendini yücelt. Zaman. Kezdefa.
ÖĞÜT: Tavsiye.
ÖMÜR: Yaşama süresihayat.
ÖNAY: Yeni çıkmış ay
ÖNGÜL: Direneninatçı. Kılavuz. Öncüteşvik eden.
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan
ÖVGÜ: Övme övmek için söylenen söz
ÖVGÜN: Övülmüş övülen kişi
ÖVÜNÇ: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey kıvanç sevinç övünç
ÖYKÜ: Hikaye ayrıntılarıyla anlatılan olay
ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında
ÖZDE: Kişinin kendi içinde özünde canda olan
ÖZDEN: Özle öz varlıkla gerçekle ilgili
ÖZEN: Büyük hassasiyet göstermek
ÖZGE: Yabancı. İyigüzel. Cana yakınşakacı. Yürekligözü pek
ÖZGEN: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun filizi
ÖZGÜL: Gerçek gül benim gülüm anlamında
ÖZGÜR: Herhangi bir kısıtlamaya zorlamaya koşula bağlı olmayan başına buyruk hür
ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek bir kimseyi ya da bir şeyi görme kavuşma isteği; Hasret
ÖZLEN: Görme isteği uyandır kavuşma isteği ver seni özlesinler
ÖZNİL: Nil gibi verimli.
ÖZNUR: Özü ışıklıaydınlık.
ÖZSU: Besleyici su besisuyu bitkilerin dokularında bulunan su
ÖZÜN: Şiir. Hak edilmiş ün.
ÖZTEN: Güzel tenli.
P
PAMİRA: Orta Asya’da bir yayla
PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi
PARLA: Parlamak eyleminden parla ışık saç; Başarılı ol ünün sanın artsın; Güzel ol güzel görünüşlü ol
PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki
PELİNSU: Pelin+Su hem pelin hem su anlamında
PERÇEM: Kahkül
PERİ: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık; Güzel insan güzel kimse
PERRAN: Uçan uçucu
PERVİN: Ülker yıldızı
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları
PEYDA: Belli açık ortaya çıkmak oluşmak
PINAR: Büyük su kaynağı
PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık
R
RABİA: Dördüncü.
RAHŞAN: Parlayan parlak aydınlıkışıltı.
RANA: İyi güzel yumuşak hoş
RAVZA: Sulu su yatağı yer; Bahçe
REBİA: Bahar.
RENAN: Çok ses çıkaran çınlayan
RENGİN: Boyalı renkli; Hoş latif ve güzel
REVAN: Yürüyen giden; akan akıp giden. Ruhcan.
REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi fesleğen
REZZAN: Ağırbaşlı onurlu
RİMA: Dişi ceylan yavrusu
ROSA: Gül rengipembe kırmızı arası bir renk.
RUHAN: Güzel kokulu
RUHSAR: Yanak yüz güzel yüz
RUHŞEN: Neşelicanlı.
RUHUGÜL: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan.
RUKİYE: Büyüsihir.
RÜÇHAN: Üstünlük
RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey umut
S
SABA: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam
SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler
SAHRA: Kırovaçöl
SALİHA: Yararlıiyielverişli.
SANAL: Sanlı ol ünlen
SANEM: Çok güzel kadın; Put
SARA: Halis saf katkısız
SARE: Olmak oldu; Cemaat topluluk; İhtiyaç susuzluk
SARGIN: Albenili çekici büyüleyiciyıldızı şirin hoşa giden sevimli güzel
SAYE: Gölge; Koruma yardım sahip çıkma
SAYGIN: Sayılan sevilen
SAYIL: Her zaman saygı gör
SEBLA: Uzun kirpikli göz
SEÇİL: Beğeni sevgi üstünlük gösterilen
SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan elit
SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses yankı
SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı beyaz sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş
SEDEN: Uyanık tetikte; Gözü açık olmak
SEGAH: Doğu müziğinin makamlarından
SEHER: Tan ağartısı
SEL: Taşkın su
SELDA: Bir söğüt cinsi
SELEN: Haber müjde
SELİN: Gür akan su
SELİNTİ: Ufak sel
SELİS: Akıcı söz
SELMA: Barış içindehuzurerinç.
SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan
SELVA: Amerika’da Amazon Afrika’da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.
SELVİ: İnce uzun ağaç
SEMA: Gökyüzü; Göç
SEMANUR: Nurlu gökyüzü
SEMEN: Yasemin çiçeği. Semizlik.
SEMİN: Değerli pahalı; Semizlik
SEMİRAMİS: Babil’in Asma Bahçeleri’ni kurduran Asur kraliçesi
SEMRA: Esmer kadın.
SENA: Övmek methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik yükseklik; Aydınlık; Bir ot adi
SENAHAN: Metheden alkışlayan öven
SENAR: Yar aşık seven insan
SENAY: Ay gibi güzelsin.
SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça’da put; Arapça’da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın sevgili güzel
SERA: Varlıklı olmak zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç
SERAP: Çorak yerlerde çölde sıcak ve ışığın etkisiyle ileride yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı
SERAY: Ay gibi güzel
SEREN: Gemi direği
SERMA: Kış soğuğu
SERPİL: Gelişmekbüyümek.
SERPİN: Yağmur
SERRA: Rahatlıkkolaylık
SERTAP (SERTAB): İnatçı anlamında
SEVAL: Severek al anlamında
SEVDA: Vurgunluk tutkunluk aşk; Heves arzu kuvvetli istek
SEVDEM: Sevginin en son demi
SEVEN: Bir başkasına sevgi duyan
SEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
SEVGÜL: Gül gibi sevilen.
SEVİL: Her zaman sevilen biri ol
SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik
SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku
SEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen.
SEYLAN: Sel akma akış
SEYYAL: Akıcı akışkan
SEZEN: Hisseden sezgili
SEZER: Açık bir kanıt olmaksızın olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar
SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği
SEZİN: Sezinleme işi sezme. Duyguluanlayışlı.
SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş hediye; Bağ
SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası (Fransızca “si belle”: öylesine güzel anlamında)
SİM: Gümüş gibi parlak ve beyaz
SİMA: Yüz çehre
SİMGE: Anlamı olan harf bitki gibi işaretler
SİMİRNA: İzmir’in eski adı. Aynı zamanda Amazon savaşçılarının kraliçesinin adı.
SİNEM: Yüreğim çok sevdiğim
SİTARE: Yıldız
SONEDA: Nazlı olmaması temenni edilen
SONGÜZ: Kasım ayının halk arasındaki adı
SONYAZ: Sonbahar
SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu rengi olmayan sıvı
SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri tepesi
SUNA: Boylu poslu yakışıklı. Yaban ördeği.
SURPERİ: Peri güzeli.
SUZAN: Yakanyakıcı.
SÜHEYLA: Yumuşak ve iyi huylumütevazı kadın.
SÜNDÜS: Ham ipekipekli.
SÜSEN: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
T
TAÇNUR : Mutluluk
TAHİRE : Gündoğusundan esen rüzgar
TAİBE : Tövbe eden pişmanlık duyan
TALHA : Güzellik
TALİA : Güzel şirin
TALİHA : Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç şans felek
TAMAY : Dolunay ayın on dördüncü
TANAY : Secde eden
TANSELİ : Şafak vakti gelen sel
TANSU : Göğüsle ilgili
TANYEL : Katıksız arı – Seçilmiş
TANYELİ : Tan vakti esen rüzgar
TARA : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
TAYYİBE : 1.İyi davranış. 2.Yatıştırıcı hoşa giden söz
TENAY : Uygun yakışan – Yetkili olan – Dine uygun hareket eden
TENDÜ : Öz asıl
TENNUR : Yüksek ulu
TİJEN : Taç taçlar
TİLBE : Put – Güzel kadın
TUBA : 1.Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. 2.Güzellik iyilik. 3.Rahat
TUĞÇE : Küçük tuğ
TULÜ : Doğuş doğma (güneş için) anlamında
TÜLAY : Ayın ince ışığı
TÜLİN : Ayın çevresinde görülen ışık halkası
TÜNAY : Gece ve ay
TÜRKAN : 1.Kraliçe. 2.Güzel kız
TÜRKÜ : Yankı ses
TÜRKAN : 1.Kraliçe. 2.Güzel kız
U
UBEYDE : Tanrının kölesi
UĞURGÜL : Uğurlu gül
UHDE : Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş görev.
ULYA : En yüce en ulu yüksek
UMAY : Devlet kuşu
UMUR : Görgü deneyim
UZEL : Usta becerikli
Ü
ÜLKÜ : Amaç ideal
ÜMRAN : 1.Bayındırlık. 2.Uygarlık medeniyet. 3.İlerleme mutluluk refah
ÜNZİLE : Gönderilmiş
ÜZGÜ : Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü eziyet.
V
VAHİBE : Hibe eden bağışlayan.
VAHİDE : Tek yalnızca bir tane.
VARİDE : Gelen erişen – Söylenti
VEDİA : Korunması için bırakılan emanet
VERDA : Gül.
VİLDAN : Yeni doğmuş çocuklar
VİRA : Durmadan aralıksız sürekli.
Y
YAĞMUR : Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları.
YAPRAK : Bitkilerin solunumunu sağlayan yeşil ve türlü biçimlerdeki ince bölüm
YAREN : Dost arkadaş
YASEMİN : Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki
YAŞAM : Hayat
YELDA : 1.Uzun. 2.Yılın en uzun gecesi
YELİZ : Ferah yer aydınlık havadar
YEŞİM : Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş
YILDIZ : Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.
YONCA : Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı
YUDUM : Bir içimlik sıvı
YÜKSEL : Başarı kazan yücel
YUDUM : Bir içimlik sıvı
Z
ZEHRA : Çok beyaz parlak yüzlü
ZEHRE : Çiçek.
ZELİHA : Züleyha su perisi
ZENNAN : Kadınlar
ZENNUR : Zinnur nurlu ışıklı
ZEREN : Anlayışlı kavrayışlı.
ZERİN : Altından ya da altına benzer olan.
ZERRİN : Altından yapılmış.
ZEYNEP : Süs bezek.
ZİNNUR : Nurlu ışıklı
ZİŞAN : Şanlı şerefli – Bir tür lale
ZUHAL : Satürn gezegeninin adı.
ZULAL : Hafif güzel soğuk su.
ZÜBEYDE : Öz asıl
ZÜHRE : Çoban yıldızı venüs.
ZÜLAL : Saf temiz hafif tatlı su.
ZÜLEYHA : Su perisi – Hz.Yusuf’un karısı
ZÜMRA : Akıllı çabuk kavrayan kadın.
ZÜMRÜT : Cam parlaklığında yeşil renkte saydam bir süs taşı.



elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Anlamı güzel kız isimleri

Anlamı güzel kız isimleri konusu, LakLak Bölümü / Kutlamalar forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: meyyali anlami kurandan kiz isimleri, afrikanın güzel kız resimleri,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kuranda geçen kız isimleri - Kuranı kerimde geçen kız isimleri Я Soru Cevap 3 16-02-2015 01:25
Petrol Lambasının Anlamı Sözlük Anlamı Nedir elif Soru Cevap 1 17-02-2014 04:37
Soyları tükenen hayvan isimleri nelerdir?-Soyları tükenen hayvan isimleri elif Soru Cevap 0 16-02-2013 03:44
en güzel kız bebek isimleri iloss Bebek İsimleri 3 27-04-2012 07:52
Aba da bir diba da giyene, güzel de bir çirkin de sevene Atasözü anlamı nedir? elif Güzel Sözler 0 21-06-2011 01:22

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 01:27 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats