bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Kutlamalar

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 06-05-2009, 01:47   #1 (permalink)
 
Bkmlyz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart İstanbul'un Fethi 29 Mayıs

İstanbul'un Fethi 29 Mayıs

1451'de babasının ölümü üzerine Padişah oluyor ilk iş olarak İstanbul'un Fethi'ni programına alıyordu. Çünkü baştan beri Fetih ruhu ile yoğrulmuştu. Bu anlayışla devrinin teknolojisinden faydalanıyor askerini bu disiplin içinde eğitiyordu.

Bizans'ın geçit vermez surlarını yıkabilecek 15 kilometre uzağa fırlatılabilen 2 ton ağırlığında toplar döktürdü. Ayrıca "Havan topu"nu icad etti.

Bu sırada Bizans'ın durumu hiç de iç açıcı değildi. Halk ahlakî ve ekonomik çöküntüden bıkmış Konstatin'in zulmünden yılmıştı. O kadar ki halk "Hristiyan külahı görmektense Müslüman sarığı görmek daha iyidir." diyecek duruma gelmişti. Çünkü o dönemde Osmanlı "Adil bir dünya düzeni" kurmayı başarmış dünyanın hayranlığını kazanmışta.

İstanbul'u fethetmekte kararlı olan II. Mehmet tarihin ilk ağır toplarını döktürdü. Karadan ve denizden kuşatılması gereken bu şehir için her türlü tedbiri aldı. "Ya ben İstanbul'u alırım ya da İstanbul beni." diyordu. Ölümü göze alacak kadar kararlı alan bir insanın elinden hiçbir şey kurtulamazdı. Öyle de oldu.
Fatih düşmanların hayallerinin bile ulaşamayacağı şeyleri "gerçek" haline getirmişti. Donanmayı bir gecede Dolmabahçe'den Haliç'e indirmeyi başardı. Gemileri gemiden yürüttü.

Hocası Akşemsettin Hazretlerinin izni ve duası ile kuşatmayı başlattı. 53 gün durmadan surlar doğuldu. Geçit vermez surlar delik-deşik oluyordu. Bütün tedbirlere rağmen İstanbul düşmüyordu. Son gece Fatih hocasının yanına geliyor:

- "Hocam ne olur artık himmet buyurun da İstanbul'u fethedelim." diye ağlıyordu.
Akşemsettin Hazretleri kısa bir uykuya dalıyor rüyasında "Ebu Eyyüb el-Ensarî'nin kabri gösteriliyordu. Bu fethin müjdecisiydi. Gece yarısı "Talebesini yeniden çağırıyor 29 Mayıs sabahı için son hücum emrini veriyordu. Gerçekten bu son hücuma surlar dayanmıyor İstanbul Osmanlıya teslim oluyordu. Surlara Tevhid Bayrağı'nı dikme şerefi ise ulubatlı Hasan'ın... Genç ulubatlı bir ok yağmuruna maruz kalmasına rağmen azim ve kararlılığından hiç bir şey kaybetmiyor bayrağı burçlara diktikten sonra şehitlik rütbesine yükseliyordu.

Ulubatlı bir sembol şahsiyetti. Fatih'in ordusunda Ulubatlı Hasan misali Peygamber müjdesine ulaşmanın aşk ve iştiyakiyle yanıp tutuşan Anadolu'nun binlerce bağrı yanık delikanlısı bulunuyordu. Her biri genç neslin ideal örneği olması gereken yiğitler...

Fatih önde hocası Akşemsettin Hazretleri olduğu halde çoşkulu bir törenle İstanbul'a giriyordu. Bizans halkı ve kadınlar yollara dökülmüş genç Fatih'i selamlıyor üzerine çiçekler atarak tebrik ediyorlardı. Başka bir ülkenin tarihinde böyle göz yaşartıcı bir sahneye şahit olabilmek mümkün mü? Çünkü Bizanslılar Osmanlı'nın zulmetmeyeceğini çok iyi biliyorlardı. Öyle de oldu. Fatih Bizanslıları dinlerinde serbest bıraktı ve mabedlerine dokunmadı.

Fatih İstanbul'a girerken yeryer halkı öndeki "Akşemsettin"i padişah zannediyor Akşemsettin "hükümdar arkada" işaretini yapınca Fatih'teki edep terbiye ve inceliğe bakın ki şöyle karşılık veriyordu:

"- Evet hükümdar benim lakin o da benim Hocam'dır!"

Fetih'ten sonra başkent Edirne'den İstanbul'a taşınıyordu. Daha önce Trakya bölgesi fethedildiği için İstanbul ortada kalmış fetihle birlikte Trakya ile Anadolu arasındaki köprü de kurulmuş oluyordu.

İstanbul'un Fethi yıkılmaz sanılan Bizans surlarının yıkılabileceğini "sağlam İmanın tekeden bile süt çıkarabileceği" gerçeğini ortaya çıkarmıştı.

Fetih bir işgal olayı değildir. Tüm insanlığı sevgi ve özgürlük ülkesine taşıma arzusudur. Mutluluğa kanat açmaktır. Kilitli gönüllerin açılması fetih ile gerçekleşir. Zaten fetih de "açma" "başlatma" anlamlarına geliyor. Fedai olmadan fetih olmaz. Can feda etmeden İslam yayılmaz. Uğrunda ölünebilen davalar ebedî olarak yaşar.

Kaos huzursuzluk ve madde saltanatının hüküm sürdüğü bir dünyada fetih ruhuna o kadar muhtacız ki... Fetih anlayışı insanımıza hız ve hamle gücü kazandıracak azim ve fedakarlık duygularını canlı tutacaktır.

Millet olarak genç nesle zafer ve başarılarımızı yeteri kadar anlatabildiğimiz söylenemez. Eğer Çanakkale İstanbul Preveze Mohaç Varna gibi zaferlerin birini Batılılar gerçekleştirmiş olsaydı sırf onun için yüzlerce film yapar bu başarısını yeni nesle anlata anlata bitiremezdi. Nitekim tarihlerindeki basit direniş örnekleri için bunu uyguluyorlar. Bize düşen ise "Fatih ruhu"nu genç nesle taşımak ve yaşanmaya değer hayatın ne olduğunu göstermek.

Zaferlerimizi tanıtalım ki "gençlerimiz inançları uğrunda fedakarlık yapabilme" zevkini tatsınlar. Kahramanlarımızı tanıtalım ki her gencimiz "Fatih Ulubatlı Hasan Yıldırım Yavuz Seyyid Çavuş" olmaya özensin. Fetih bereketiyle bütün insanlığın yüzü gülsün.


Bkmlyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
SÜKÛT (06-05-2009)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


İstanbul'un Fethi 29 Mayıs

İstanbul'un Fethi 29 Mayıs konusu, LakLak Bölümü / Kutlamalar forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İstanbul'un Edebiyat Haritası Çıkarılıyor ada44 Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler 1 21-03-2009 07:14
İstanbul'un ilk sahipleri Megaralılar bayrak_007 Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 02-01-2009 03:03
Ali Fethi Okyar Biyografi-Ali Fethi Okyar Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 26-06-2008 01:49
İstanbul'un dört yanı sinema Bakimliyiz E - Kolay Sinema 0 13-03-2008 10:47

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:29 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats