bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kütüphanemiz

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-05-2013, 02:09   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kan Çiçekleri Kitabının Özeti

Kan Çiçekleri Kitabının Özeti


Yazar Çanakkale Savaşları’nın laboratuarına girmiş bu savaşla ilgili yüzlerce kitap okumuştur. Savaşların geçtiği bölgeyi karış karış gezen belgelerde bahsi geçen çeşitli olayların hangi derede hangi çalının dibinde hangi hendekte cereyan ettiğini tespit için çok sayıda Çanakkale gazisi ile görüşen yazar öğrendiklerini millî ve manevî bir renk katarak muzafferiyetin temellerini ortaya çıkarmaya çalışıyor. Türk tarihinde çok önemli bir yeri bulunan Çanakkale Savaşları şimdiye kadar bu tarzda ele alınmamış tarihî olayların arka plânı da bu şekilde değerlendirilmemiştir. Çanakkale Savaşları Türk’ün kendine güven duymasını sağlayan en önemli olaylardan biridir. Fakat ne üzücüdür ki bu büyük zafer bu ülkenin gençlerine yeterince öğretilememiştir.
Yanlış bir geçmiş bilgisi bu günü kavramada ve geleceği tasarlamada eksikler hatalar ve ihanetler doğurmuştur. Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar en çok ahlakta yükselemeyen toplumlar en büyük kutsal şeyler karşısında bile değersiz duygularına kapılmaktan iradelerine sahip olamazlar.
Bir hilâl uğruna nice güneşlerin battığı Çanakkale’de yaşanan tarihî olayların iyi anlaşılabilmesi için ve gençlerimizin o olayı idrak edebilmesi için de menkıbelerin sesine kulak vermek yani millî muhayyile hazinesinin kapılarını açmak gerekir. Tarihin menkıbelerle destanlarla beslendiğine ve ancak onlarla beslendikten sonra millî tarihimizin daha iyi anlaşılabileceğine inanıyoruz. Kitaptaki “insanlık sevgisi” isimli menkıbeden bazı bölümleri şu şekilde aktarabiliriz:
İNSANLIK SEVGİSİ
Çanakkale Savaşları’nda Teğmen olarak görev yapan daha sonra Avustralya Genel Valisi olan Lord Casey’den dinleyelim: Biz Avusturyalılar sizleri Gelibolu’da tanımış ve sevmişizdir. Ben de o savaşa Teğmen rütbesiyle katılmış bir Anzak’ım. O kanlı fakat her iki tarafın da mertçe sürdürdüğü savaşta edindiğim intibaları aynı sıcaklıkla yüreğimde taşıyorum. Arıburnu Cephesi’ndeydik kuvvetler arasındaki mesafe sekiz-on metre kadardı. Korkunç siper savaşları yapılıyordu. Yine cehennemi bir çatışmadan sonra silâh sesleri kesilmişti. Taraflar yavaş yavaş siperlerine çekildiler. Yaralılar savaş meydanındaydı…
Bizim tarafta feryatlar inlemeler vardı. İki siper arasında kalmış yaralı bir İngiliz Yüzbaşısı açıkta; “İmdat! Kurtarın beni yardım edin!” diye bağırıyordu. İngiliz siperlerinden: “İçinizden birisi Yüzbaşıyı getirsin.” diye sesler işitildi. Nerede o cesaret yürek!..
Askerler: “Git sen getir… Hayır sen getir… Ölmek istemiyorum… Zaten Yüzbaşı biraz sonra ölecek… Cesareti varsa komutan kendisi getirsin!..”
Sonra yine yüzlerce silah sesleri patladı… İngiliz komutan : “Yüreksiz herifler o sizin komutanınız!.. Çabuk getirin onu.”
İşte İngiliz siperlerindeki konuşmalar böyleydi. Fakat bu sırada:
Karşımızdaki bir Türk siperinde silâhın ucuna takılmış beyaz bir iç çamaşırı yukarı kaldırılarak sallandı. Her taraf sessizliğe gömülmüştü. Her iki tarafın siperdekileri silahları üzerine doğrulmuş dikkatle onu takip ediyordu. Siper ardından iri yapılı bir er yükseldi; Kesin tavırlarla yükselttiği çamaşırı silâhı sipere attı. Kendine güvenen tavırlarla yavaş yavaş yaralıya doğru ilerliyordu. Karşı taraf ve çevresiyle ilgilenmiyor; herkes donup kalmış Türk askerini seyrediyordu.
Şaşkınlıktan kurtulabilen askerler Mehmetçiğe nişan almaya çalışıyorlardı. Türk askeri hiçbir şeye aldırmadan yaralının yanına geldi. Nazik yumuşak hareketlerle yaralının kıyafetini düzeltti . Yaralıyı yerden kaldırdı. Yaralının kolunu omzuna koydu. Yavaş ve emin adımlarla yaralıyı bizim tarafa getirdi. Siperimizin üzerine yavaşça bıraktı geldiği gibi kendi siperine döndü.
İngiliz siperlerinde şaşkınlık devam ediyordu!
İngiliz komutanı: “Korkak sıçanlar… cesaret örneği görün… Hele bunlarla birlikte aynı cephede savaşmanın tadına doyulmaz… Bu yiğit Türk çocukları keşke dostumuz olsalardı. Bu kahramanlarla savaş değil dostluk yapmalı… Dostluk.”
Bu Türk askerine teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu.
Şimdi okuyacağınız menkıbenin insanlara çok çekici gelen ve aklınızda kolaylıkla yer eden bir yumuşaklığı ve tatlılığı vardır.
Çanakkale Savaşları’nda Fransız kuvvetlerine komuta eden General Guro savaş sırasında bir kolu ile bir bacağının bir kısmını savaş sırasında bırakarak yurduna dönmüş. Daha sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor:
Fransızlar Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için çocuklarınızla daima iftihar edebilirsiniz. Hiç unutmam. Biraz evvel doğa çevremizde en nefis güzellikteydi.
Su çiçekleri leylaklar Peygamber çiçekleri papatyalar bir gökkuşağı âlemi oluşturuyorlardı. Şimdi savaş sahasında dövüş bitmiş o güzelim tablo kan revan içindeydi. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır kayıplar vermişlerdi. Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutmayacağım. Yerde bir Fransız askeri yatıyor bir Türk Askeri kendi gömleğini yırtmış onun yaralarını sarıyor kanlarını temizliyordu. Tercüman vasıtasıyla bir konuşma yaptık: Niçin öldürmek istediğin askere şimdi yardım ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi:
Bu Fransız yaralanınca yanıma düştü. Cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı. Bir şeyler söyledi! Anlamadım!.. Ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok! İstedim ki o kurtulsun anasının yanına dönsün!..
Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım. Bu sırada emir subayım Türk askerinin yakasını açtı!.. O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan yaşların donduğunu hissettim! Çünkü Türk askerinin göğsünde bizim askerinkinden çok daha ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutam ot tıkamıştı!..
Az sonra ikisi de öldüler!!!
Aziz okuyucu sizlere yüzlerce menkıbeden tarayarak sunduğum bu olayların kahramanları bizim canımız bizim cevherimizdir. Biz onların torunlarıyız. Övünelim iftihar edelim çünkü o cevherin damarından geliyoruz.
Özetimi kitapta geçen Atatürk’ün bir öz deyişiyle bitiriyorum.
“Milletimiz aleyhinde söylenenler bütünüyle iftiradır. Milletimizin büyük kabiliyetleri tarihen ve mantıken sabittir.”
Kitabın Adı : Kan Çiçekleri
Kitabın Yazarı : Mehmet İhsan Gençcan
Yayınevi ve Adresi : Bayrak Mat. Ltd. Şti. İstanbul
Basım Yılı : 2001


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kan Çiçekleri Kitabının Özeti

Kan Çiçekleri Kitabının Özeti konusu, GENEL KÜLTÜR / Kütüphanemiz forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hobbit Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 03:51
Handan Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 03:43
Eylül Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 03:42
Çete Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 02:03
Tom Sawyer kitabının özeti ebush Eğitim ve Öğretim 0 05-04-2013 01:55

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:37 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats