bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kütüphanemiz

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 19-05-2013, 02:22   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Günlerin İçinden Kitabının Özeti

Günlerin İçinden Kitabının Özeti


Yazarımız Vedat GÜNYOL ortaya çıkardığı bu eserinde çeşitli konulardaki duygu ve düşüncelerini kaleme almış bununla birlikte etkilendiği şairlerden yazarlardanfilozoflardandüşünce adamlarından hatta politikacılardan örnekler sunarak konulara geniş perspektif sağlamıştır.Yaşamı boyunca edindiği bir takım tecrübeleri ve gözlemleri okuyucuya saf ve duru bir Türkçeyle aktarmaya çalışmıştır.Kitabında oldukça değişik konulara farklı başlıklar altında değinmiş daha çok ana temayı vermiş ve konuyu derinleştirmemiştir.Düşüncelerini bir tezden ziyade bir sohbet havasında anlatmış ve doğruluğunu ıspatlamaya çalışmamıştır.Bir deneme yazısının tüm özelliklerini bu eserde görmek mümkün olmaktadır.Yazarın değişik konu başlıklarından bir kısmının özeti ve ana teması aşağıda çıkartılmıştır.
GÜNLERİN İÇİNDEN
ÇAĞDAŞLIK
Her çağın kendine özgü bir düzeyi bir takım özellikleribir uygarlık biçimi ve bir düşünce şekli vardır.Bu ayrımlar o çağın özelliklerini taşır.Çağdaş ortam nedir ?İnsan haklarına dayalı toplum düzeyiyasa eşitliğibağnazlık karşıtı bir düşünceşeklihoşgörüye dayalı tutumırkrenk ayrımı yapmamak kadın erkek eşitliği ve düşünce özgürlüğü…Ve en önemlisi var olan bu düşünceleri hayata geçirmek idame ettirmek…

BAĞNAZLIK KOL GEZİYOR
“Hiçbir şeyharekete geçen cahillik kadar korkunç değildir “diyen Goethe sanki bugün içimizde yaşayan canavarı görmüş ve bizi tarihin derinliklerinden ikaz ederek karanlığa karşı yüreğimiziaklımızıeylem gücümüzü harekete geçirip var gücümüzle savaşmamız gerektiğini söylemiştir.Bağnazlıkla savaş özellikle batı toplumlarında boy göstermişöncü bayrağını Fransa’da Voltaire’lerDiderot’lar taşımıştır.Sonra tüm dünya ülkelerini etki altına almaya başlamıştır.Bununla birlikte cahillik ülkemizde kol gezmektedir.Bunu aşmak ancak eğitimin düzenli ve sürekli olmasıyla sağlanabilir.Kendini bilen yurttaşlarla sorunlar aşılabilir ve çağdaş seviye yakalanabilir.

CESARET DEDİĞİMİZ
Düşünmekdüşünebilmekbir cesaretbir gözüpeklilik işidir.Geleneklere göreneklere körü körüne köle olmadanönyargılara sırt çevirmek kolay değil olmadığını da görüyoruz. Toplumumuzdaneredeyse insanların yüzde ellisinin kör inançlarla yetişmiş yetiştirilmiş ve yetiştirilmekte olduğunu görüyoruz.
Abdullah CEVDET’e göre uyutulmuş toplumlardainsanlar düşünmeye başlarsa birçok çıkar odakları sarsılır.Onun için düşünmeyi yasaklamak gerekir parababalarının rahatı kaçmasın diye…

DİL BİLİNCİ
Bir yazar şöyle diyor:”Bir yabancı dil bilmeyen kimse kendi dilini bilmezgüzelliğinin farkına varmaz.”İnsan kendi dilini iyi bilmedenbaşka dili özümsemeyeceğine inandım.Fransızcanın incelikleri Türkçenin inceliklerini öğrenmeme yardımcı oldu.Türkçenin değerini Fransız yazarların yapıtlarından öğrendim.Yunus Emre sanıyorum bu safduru Türkçesini Arapça ve Farsçayı iyi bilmesinden Türkçeyi bu diller karşısında baştacı etmesine borçludur.

DÜŞÜNCEYE SAYGI MI KAYGI MI
Düşünce deyince neyi anlıyoruz?Düşünce öyle gökten inen bir şey değildir.Kafa yormayı gerektirensorgulaya sorgulaya varılan bir sonuçbir mutluluk durağıdır. Düşünceye saygı gerekir ama hangi düşünceye? Düşünce adı verilen basmakalıp ezberlikçi düşüncelere mi yoksa düşüne düşüne varılan gerçeklere mi? Kişisel çabalarla varılan gerçekçi yenilikçi düşünce sanırım en sağlıklı yol olsa gerek.

SARKAÇ
İnsan özündedoğasındaiyi ile kötü arasında bir sarkaç durumundadır.İyiyede yönelir kötüye de.İnsanı insan yapan en önemli değerlerin başında erdem gelir.Erdem ki iyi ile kötü güzel ile çirkin çatışmasından iyiden güzelden elde edilen kazançtır.
Erdemli insanönce kendini türlü tutkulardankıskançlıklardan arındıran insanlar arasında dostça kardeşçe yaşama saygıya sevgiye dayalı bir yaşama ortamında yetişenkendini yetiştiren insandır.Erdem bir istem bir istenç işidir. Emerson’un dediği gibi “Erdemin tek armağanı yine erdemdir.Erdemin en büyüğü ise sözünü tutmaksözünün eri olmaktır.”

GENÇLİK
Gençlikgelgeç bir dünya’dagelgeç bir çağınfizyolojik bir filizlenip yeşermenin adıdır.Gençlikkaşla göz arasında uçup gider farkına varılmadan.Gençlik ki bir Fransız atasözünün dediği gibi “Şarapsız sarhoşluktur”.Bununla birlikte eğitimsiz gençlik kırıcı ve yıkıcıdır .”Barbar uluslar güçlerini gençlerden almaktadır.”diyen V.HUGO bunu açıkca ortaya koymuştur. Buna dayanarak bir gençlik toplumu olan milletimiz gençlerine gerekli ilgiyi göstermeli onlara güvenli bir gelecek çalışma ortamı sağlamak için her türlü fedakarlığı göstermelidir.Mutlu bir Türkiye ancak sağlam gençlik temelleri üzerine atılan bir yapıyla sağlanabilir.Gençlerimizi fikirselbedensel anlamda kullanmalı bu avantajımızı lehimize çevirmeliyiz.Kendi silahımızla kendimizi vuracak olursak hem ülkemiz hem de milletimiz çok zaman kaybeder ve üzülürüz.

GELİŞİ GÜZEL
İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar.İyi güzel de insanlar konuşarak da anlaşılmaz olurlar.Konuşmak güzel bir araçtır insanlar için.Tabiki kullanmasını bilene…Bu yüzden çoğu zaman anlaşmazlık aracı oluyor.Ağızdan çıkan söz alçak seste yüksek seste olabiliyor.konuşmak bir sanattır insan için bir nimettir.Konuşma bir insanın kültür düzeyini anında açığa vuran belli eden bir olgudur.Konuşmak ne kadar gerekliyse bazı zamanlarda susmak o denli önemli oluyor.Her iki durumu da çok iyi kavramak gerekir.

KILIK KIYAFET
Her insankılık kıyafetiyle bir dış kişilik görüntüsü sunar çevresine içi boş ta olsa.Bir Fransız atasözü”Elbise kimseyi insan yapmaz”der.Her gün ayrı bir kılıkla görünmek görgüsüz çevrelerde insana etkin bir kişilik tafrası sağlar belkideama görgülü çevrelerde güldürendudak kıvırtan bir hal alır.Bunu derken bir insanın tabiki bir elbiseyi iki üç hafta giymesini kimse savunamaz ama bunun yanında aynı elbiseyi üç gün giydi diye kimsede insanlığından bir şey kaybetmez.Toplum bunu böyle kabullenebilse en azından belli bir kesim elbisenin insanı insan yapıyor gösteren esaretindende kurtulunmuş olur kanısındayım.

YAZAR OLMAK
Yazar olmanın en büyük başarısı düşünme yeteneği olan kişileri düşündürmesidir. Yazarkendisiyle birlikte okurlarını da çeşitli konular üzerinde düşündürür.Her yazı bir düşünce birikimidir.Günün konuları üzerinde durmakonları incelemekderine inmek yorumlamak ve anlamını duyurmak.ne yazık kiyaşamda düşünecek yetenekte olup ta düşünme nedir bilmeyenler çoğunlukta.

YURT SEVGİSİ
Bir yazar diyor ki:”Yurt severliğin tek belgesiandilini sevmekonu yanlışsız titizce kullanmaktır” diye. Bu düşünceye yürekten katılıyorum. İnsanlar arasında ilk ve son iletişim aracı olan dile gösterilen özen elbette ki o dilin doğup yeşerdiği toprağa yani yurda duyulan bağlılığın kanıtıdır.
Evetinsan yurdunu tabanlarının altında götüremez başka yerlere .Ama ben bir kaçma zorunluluğu olsa yurdumla birlikte yani Türkçemle kaçardımYurdum Türkçe olduğuna göredünyanın neresinde olursam olayımyurdumu yanu türkçemi beraber taşırdım.Yurtseverlik deyinceakla gelen ilk şeyin anadiline saygı ve sevgi olduğuna göregelin dilin söz ustalığına.

ATATÜRK VE İLETİŞİM
Atatürk’üözel bir niteliğitüm varlığınakişiliğine damgasını vurmuş bir niteliği ile ele alırsak;bu nitelik “Mustafa Kemal”dönemindebelkide gençlik günlerinde belirip zamanla olgunlaşa olgunlaşaonun benliğinin vazgeçilmez bir parçası olmuştur.Bu nitelik iletişim kurmaher alanda gerek insanlar arasındagerek siyasal kurumlar arasında iletişim kurma becerisidir.
Atatürk daha Kurtuluş Savaşı’nın eşiğindeyurdun çeşitli ırkinançgelenek görenek odaklarını gezipKurtuluş Savaşı’na ortak bir payanda sağlama yolunda büyük çaplı bir iletişim kurmaya çalışmıştır.Anadolu’da hacıyla hacıhocayla hoca tutumuyla padişahlığa ve emperyalizme karşı savaşımdakimlerin bu konuda destek olabileceklerini düşünmüş ve bu yolda kendine avantaj sağlamıştır.Bütün bu çabalar dile dayanan bir iletişim girişimiyle beslenmiş ve bu yoldan başarıya ulaşmıştır.Bu bakımdan Atatürk dile büyük önem vermiştir.
Türkiye’ye Arap Acem karmasıhalka yabancı uydurma bir dil yerineAnadolu’da Yunus Emre’lerinPir Sultan Abdal’ların yaşattığıhalkla özdeşleşmiş arı duru Türkçeye sarılmada Atatürk öncülük etmiş ve bu yoldan iktidarla halk arasında sağlam bir iletişim kurmuştur.
Dil bir ulusun kalbi ruhu olur diyen Atatürk onun sadeleşmesi yanında kolayca yazılıp okunmasına da önem vermişve bu yolda latin harflerinin ben Kolayca yazılıp okunan Latin harflerinin kabulü Türk insanının gerek birbiriyle gerek yöneticileriyle yakın iletişim kurmasını sağlamış kulluktan kurtulup yurttaşlığa kavuşmasını sağlamıştır.
KİTABIN ADI : Günlerin İçinden
KİTABIN YAZARI : Vedat Günyol
YAYINEVİ VE ADRESİ : Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
BASIM TARİHİ : Haziran 1999


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Günlerin İçinden Kitabının Özeti

Günlerin İçinden Kitabının Özeti konusu, GENEL KÜLTÜR / Kütüphanemiz forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Seyahatname Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 5 04-05-2014 09:07
Jaws Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 18-05-2013 02:21
Hepsinden Acı Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 03:45
Eylül Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 03:42
Vedat GÜNYOL - Günlerin İçinden Bkmlyz Kütüphanemiz 0 04-07-2008 02:30

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:40 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats