bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kütüphanemiz

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 24-05-2013, 07:43   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Osmancık Kitabının Özeti

Osmancık Kitabının Özeti


Birinci Bölüm: “Gün Doğmak İçin Batar”
Osmancık hasta yatağında Bursa’nın alınmasını beklemekte Bursa’ya gömülmek için azraile karşı direnmektedir. Birazdan.müjdeyi alınca rahatlayıp huzura kavuşur. Gözlerini kapatınca başında duranlar “uyudu” derler. Oysa o uyumamış hatıralara dalmış hayatının ilkbaharına gitmiştir.
İlkbahar Selleri:
Çocukluğunda ve delikanlılığında ele avuca sığmazdı. Gü*cünün kuvvetinin sahibi değil; gücü kuvveti onun sahibiydi. Ağabeyleri Gündüz ve Sava’ya hayrandı. Şeyh Edebali ile tanı*şınca hayatının şekli tamamen değişti.
Oturmuş ta Amuderya’dan Söğüt’e kadar olan yolun uzun*luğunu hesaplıyor dünyanın ne kadar büyük olduğunu düşünü*yordu. Edebali ona ne düşündüğünü sorunca aynı şeyleri söyle*di. Edebali de ona: “Dünyayı büyük gösteren bizim küçüklüğümüz oğul. Hırsımız sabırsızlığımız…Bak gökteki yıldızlara… Dünya onların içinde nedir ki?” Osmancık diretiyor Edebali sabırla anlatıyor: “Dünya bu döneminde sorumluluk sahibi bir soy ülküsünü soyu ile birleştirmiş bir bey bekliyor oğul; dem bu dem dönem bu dönemdir.”
Sanki Edebali değil bir ruhtur Osman’la konuşan: “Sen on*lardansın sen onlardansın” derken neyi kastetmiştir Osmancık’ın beynini sürekli meşgul eden budur.
Osman Söğüt’e neden geldiğini ne aradığını ne yapmak is*tediğini bilmek istiyor. Bunun ışığı da Edebali’dedir. Sürekli do*laşmakta kafasındaki soruların cevabını bulmak istemektedir. Bu arada Horasan’dan gelmiş bir dervişle karşılaşır. O da Osmancık’ı etkilemiştir. Çünkü bunlar gönül kafa ve bilek erleri idiler.
Hem savaşçı hem bilgili idiler- Bir ineği doğurtur bir kazanı ka*laylayabilir; kılıcı da hakkıyla kullanabilirlerdi.
Ve onlar kendilerine Öncü olarak Kayı boyunu seçmişlerdi.
Aradan aylar geçmiş Osman’ın kafası netleşmeye başlamış*tır. Çözüm Edebali’dedir. Bir gün bu amaçla ziyaretine gider. Evde bir ara bir hayal olarak Mal Harun’u görür gibi olur. Edebali halen gözükmemiş onun yerine oğlu Hüsamettin ve Dur*sun Fakı hoş geldin etmişlerdir.
Bu bekleyiş esnasında Osmancık’ın gözü orada bulunan Ku-ran-ı Kerim’e kayar. Dursun Fakı ona babası Ertuğrul’un bir ziya*reti sırasında saatlerce onu okuduğunu söyler. Ve bir ses bu kitabı okuduğu sırada Ertuğrul Gazi’ye şöyle demiştir: “Senin ve çocuklarının ve onların çocuklarının çocuklarının ve bütün soyunun soyunun şerefi ve kudreti ve yücelmesi Allah Kelâmı’na gösterdiğin bu saygıdadır ve bu saygı sayesindedir ve bu saygıya bağlıdır; çünkü hakkı ve hakikati ve doğruyu âdil olanı idrâk ediş bu saygıdadır.”
Aradan saatler geçtiği halde Osman oturmaktadır. Bir ara yine Malhun Hatun’u görür. Gördükçe tutkusu artar. Bir fırsatını bulup onunla konuşur. Kız da Osman’ı beğenmiştir. Ancak Edebali kızını Osman’a vermeye yanaşmamış: “Halleri denk değil. Allah ikisine de en uygununu nasip eylesin ” demiştir.
Osman artık mecnun gibidir. Babası Edebali’nın cevabı gelir gelmez anasıyla Osman’a haber göndermiş: “Sakın ola kızın yoluna çakmaya; Eâebali’yı incitmeye; bizim için de onun için de şeref ve hay*siyet kırıcı işlere girişmeye” demiştir.
Osmancık çaresiz dolanıp durmakta lakin neyi nasıl yapa*cağını bilememektedir…
Bu arada çevre illerden Al Zahid’in de Malhun Hatun’da gö*zü vardzr. O da kızı istetmiş ancak Edebali kesin bir dille olmaz demiştir. Bu sefer Osman’a diş bilemiş onu yok etmenin planları*nı yapmaya başlamıştır. Bu planı uygulamak için inönü beyinin kızının düğün törenini beklemektedir.
Ancak düğün zamanı saldırmak için geldiklerinde hayatla*rının dersini alıp döndüler. Daha önce Osman tarafından hayatı kurtarıldığı için Osman’a saygı duyan Hrîstiyan Mihail bu olayı gördükten sonra saygısının yanında sevgi de beslemeye başladı.
Osman ve dört arkadaşının bir anda tek bir irade tek bir şuur tek bir gönül oluverdiklerini gözleriyle görünce bunların farklı bir millet oldukları düşüncesi kafasında iyice netleşmişti.
Osmancık on beş günde bir Edebali’mn evine gidiyor orada konaklıyordu. Gerçi ne Edebali ne de Malın Hatun ile görüşemiyorsa da onlara yakın olmak ona yetiyordu. Nihayet bir gün sabah Edebali ile görüşebildi. Bu defaki görüşmede Edebali’nin Osmancık hakkındaki düşüncelerinde olumluluk artmıştı. Malhun Hatun’u da vermeye razı gibiydi. Osman’a şun*ları söyledi:
“Engel çoktur. Çok da olsa aşılır. Amma bir engel vardır ki onu aşan görülmemiştir. O engelin adî nefistir. Nefsin eline düşen hiçbir yere varamaz…Malhun Hatun senin nefsini ayartmasın aşılmaz enge*lin olmasın…”
Ve kız İstenir. Edebali bu görüşmede en çok Kayı boyunu Övmüştür. Kayı boyu Edebali’ya göre Tanrı görevlisidir; Kayı boyu gücünün ulaştığı yörelere adaleti kurmakla görevlidir…
Osman mutludur. Mutluluğu Malhun Hatun’a sahip olaca*ğından değildir; Malhun Hatun artık daha önce görüp vurulduğu kız değildir o soyu sopudur…
Domaniç yakınlarındaki yaylaklarda bu yaz başkadır. Bu yaz Ertuğrul Beğ’in yerini kimin alacağı belli olacaktır.

İkinci Bölüm:
Bütün oba kararı beklemektedir. Aslında karar bellidir. Bü*yük ağabey Gündüz hakkından feragat ederek beyliğin kardeşi Osman’a daha çok yakıştığını söylediği İçin; Osman bey olarak açıklanır. Bundan sonra Edebali Osman’ı karşısına alır ve şunları söyler:
“Ey Osmancık; Tanrı yolunu ve gözünü ısıtsın; gönlünün kılıcı*nın gücünü pekiştirsin; haktan adaletten insaftan azimden garip ko*masın.”
“Ey Osmancık; beğsin Beğliğini bil beğliğini unutma!”
“Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize uysallık sana; gü*ceniklik bize gönül alma sana; suçlama bizde; katlanma sende; bundan böyle yanılgı bize hoşgörmek sana; aciz bize yardım sana; geçimsizlik*ler uyuşmazlıklar anlaşmazlıklar çatışmalar bize adalet sana; kötü göz bize şom ağız bize haksız yorum bize bağışlama sana.”
“Ey Osmancık; bundan böyle bölmek bize butünlemek sana; ü-şengenlik bize gayret sana; uyuşukluk bize rahat bize; uyarmak şevk-lendirmek gayeretlendirmek sana.
“Ey Osmancık; yükün ağır işin çetin gücün kıla bağlı. Tanrı yar*dımcın olsun; beğliğini kutlu kılsın; hak yoluna yararlı kılsın; ışığını parıldatsın uzaklara iletsin; sana yükünü taşıyacak güç ayağını sürç-türtmeyecek akıl versin.”
Osman’ın beylik haberi yörenin ötelerinde de Hristiyan Müslüman Türk Tatar Rum bütün topluluklarda konuşulmak*tadır. Osman ise düşünmekte hüküm ve kararlar almakta; bu arada da oymağın düzenini yenilemektedir.
Ve Osman Bey artık önündeki yolu da bu yol için taşıyaca*ğı yükün ağırlığını da iyi biliyor.
Bir gün habercilerden biri Osman Bey’in Hristiyan arkada*şını Aya Nikola’nm baskın yaparak öldürteceğini haber alır. Ko*nur Alp ve on beş yoldaşını görevlendirir ve bu oyunu bozar. Gelen yirmi beş atlının on ikisi öldürülmüş diğerleri esir edilmiş*tir. Konur Alp Aya Nikola’nın adamını karşısına alır ve şunları söyler:
“Eyi bak sana Osman Beğ töresini öğretirim bunları aynen efen*din Aya Nikola’ya ilet Osman Beğ yendim diye öldürmez. Osman Beğ nâçar kalanı öldürmez. Osman Beğ acır bağışlar düşeni kaldırır. Os*man Beğ dostuna kastedeni öldürür. Var git; efendine de ki ben Osman Beğ’in yay geren bileğim gördüm….”
Konur Alp ve arkadaşları oyalanmadan geri döndüler. Mihail ve çevresindekiler şaşkındırlar… O gece Mihail durmadan düşündü…Kendinden olan düşmanlarını ve kendinden olmayan dostlarını…
Osman Beğ o yıl yayladan SÖğüt’e döndüklerinde ilk İş ola*rak Bilecik Tekfuru ile görüştü ve istediği şartlan ona kabul ettir di. Eve döndüğünde o artık bambaşka biri idi: “Tanrıya şükür ki gaza günleri yaklaştı” diye mırıldanıyordu.

Üçüncü Bölüm:
Osman Gazi
Hedef ilk olarak Kulacahisar Kalesi’ni almaktır. Nitekim Os*man Beğ’in yapmış olduğu plan harfiyyen uygulanır ve kale ele geçirilir. Osman Gazi çok sevinçlidir. Gereken nizamı kurduktan sonra babasına müjde vermek için sabırsız bir şekilde Söğüt’e döner. Ancak sevinci yarım kalmıştır. Çünkü anacığı Cankız Hatun Ölmüştür…
Cenaze töreninde büyük bir kalabalık vardır. Mihail de on*ların arasında bulunmakta farkında olmadan onlar gibi elleri göğe açıp dua etmektedir. Ve Mİhail kararını vermiştir. Bu kararı*nı kimselere söylemez. Ancak o günden sonra Osman Bey’e Hristİyan tekfur ve kalelerinden her türlü sağlıklı bilgiyi Müslü*man olmuş adamlan vasıtasıyla iletmeye başlar….
Cankız Harun’dan kısa bir süre sonra Ertuğrul Gazi de vefat etti. Birkaç gün sonra da Malhun Hatun bir oğlan doğurdu…
Ertuğrul Gazi’nİn ölümü Hristiyanlara ümit vermiş bütün Kayı boyunun kökünü kazımak için büyük saldın hazırlığı yap*maya başlamışlardı.
Osman Gazi her şeyin farkındadır. Bu nedenle Müslüman olmalarına rağmen Hristiyanlarla işbirliği yapan Çavdarlara vurmaya kararlıdır…
Osman Bey oğlu Orhan’ın beşiği başında keyif içinde otu*rurken diğer taraftan da dört bir yana saldığı adamlarının getire*ceği haberleri beklemektedir… Çok geçmeden Mihail’den Çav*darların beş gün sonra Yeğli pazarını basacakları haberi gelir. Bütün tedbirler uygulanır. Beşinci gün Çavdarlılar hak ettikleri dersi alırlar. O günden sonra gerek kendi boyu arasında gerek Hristiyanlar arasında Osman Bey’in beyliği pekişmiştir.
Ancak Kayı Boyu’nun bu hızlı gelişimi bölgedeki Hristİyan tekfurları rahatsız edince bir araya gelip kendilerince engelleyici Çözümler üretmeye çalışıyorlardı.

Dördüncü Bölüm:
Zaman Osman Beğ’İ umursamadan akıp gitmekte ama Os*man Beğ de zamanı umursamamaktadır. O büyüyü çoktan çöz*müştür. Şu koskoca dünyanın kime nasıl büyük olduğunu ne zaman küçüleceğini çok iyi anlamıştır..
Her savaşı zaferle sonuçlanmakta ve Osman Beğ her zafer*den sonra teslim olan kalelelere haklar ihsanlar adalet yağdır*makta buna karşılık direnip savaşanları yendikten sonra kahr etmekte köylerini kentlerini yağmalattırmaktadır.
En kesin buyruğu ırza ve kadınlarla yaşlıların ve kılıç kul*lanmayanların kılına dokunulmamasıdır. Yağma dışı mal ve tut*sak edinenlere karşı acımasızdır.
Orhan Bey büyümüş on dört yaşına basmıştır. Babasının ye*rini o tutacağa benzemektedir. Küçük kardeşi Alaaddin daha çok düşünce dünyasına yönelik bir yapıya sahip olduğu için Edebali onu kendi dergâhına almak istemektedir. Birileri kılıcı ile dünya*ya yön verirlerken yanlış İşler yapmasınlar diye ilim ve irfan sahibi kişilere de ihtiyaç vardır.
Orhan on beş yaşına geldiğinde pazarda görüp aşık olduğu Yarhisar Tekfuru’nun kızı Holofira’yı babasından istemek için bir dünürcü heyeti gönderilir. Oysa ki Yarhisar Tekfuru Dukas’ın niyeti kızını Bilecik Tekfuru Alekeais’in oğlu ile evlendirmektir. Bu nedenle dünürcüler elleri boş dönerler…
Osman Bey kararını vermiştir. Birbiri peşi sıra irili ufaklı birkaç kaleyi zapteder. Konya’daki Selçuklu sultanına da hediye*lerle birlikte elçi göndererek bu topraklarda hakimiyetin kesin*likle sağlanabilmesi için desteğini ister. Sultan memnuniyetini ifade eder destek göndereceğini bildirir ve Hz. Osman’ın kılıcını Osman Bey’e gönderir. Osman Bey sevinçlidir. Ancak bir müddet sonra İlhanlılarla başı derde girdiği için Selçuklu Sultanı sözünü yerine getiremez. İş yine başa düşmüştür…
Önce Karacahisar Kalesi zapt edilir. Osman Bey savaş sıra*sında kendisine engel olmaya çalışan Amcası Dündar Bey’i dahi kılıcı ile yere serer…
Zaferler bununla bitmez. Bir gün sabaha karşı yedi yüz ci*hangir ile İnegöl Kalesi de baskın yapılarak ele geçirilir.
inegöl Kalesi’nin Türkler tarafından ele geçirilmesi bütün tekfurlar arasında şok etkisi yapmıştır. Ve artık Osman’ın tamamiyle ortadan kaldırılması gerekmektedir. Planı da hazırlar*lar. Osman Karacahisar tekfurunun kızının düğününe çağrılacak ve orada öldürülecektir.

Beşinci Bölüm:
Osman Gazi Han
Osman Gazi’nin Selçuklu Sultanına gönderdiği elçi Ak Temur bu sefer müjdeli haberlerle dönmektedir. Kısacası Sultan kendilerinin hedeflediği ancak çeşitli sebeplerden ötürü yarım kalan Anadolu’nun Türkleştirilmesi ve İslamlaştırılması görevini Kayı Boyu’nun yerine getireceği inancı ile Osman Bey’e “Osman Şah Beğ” diye hitap etmektedir. Yani Osmancık artık bir oymak beyi değil bir devletin başkanı olarak kabul görmektedir.
Bütün ileri gelenler toplanır ve hanlık kutlanır. Osman Gazi Han: “Dilerim adaletten kayar zulme ve dalâlete meyledersem Allah beni kahretsin. Ve dilerim bilmeyerek saptığımda karşı çıkmayanları ve benimle kalanları dahi Allah kahretsin. Ve dilerim benden ehli çıkınca o sancağı benden almayanlar benim vebalimi çeksin” diye konuşur.
Artık günlük olaylar ve anlaşmazlıklar tek tek kişiler vasıta*sıyla çözülemez dereceye ulaşmıştır. Yeni kurumlar gerekmekte*dir. Osman Gazi bunun farkındadır…
Ve bir şeyin daha farkındadır. Bilecik tekfurunun kızının düğününe davetli olarak çağrılıp kendisini ortadan kaldırmak istendiğinin de. Ancak gerekli tertibatı alarak bu düğüne katılır. Ve akabinde Bilecik tekfuru Aleates Osman Beğ tarafından öldü*rülür. Bilecik Kalesi zapt olunur. Kaçan tekfur Lukas’ın kızı Nilü*fer ismi verilerek Orhan Bey’e nişanlanır. Kızının hatırına Lukas’ın hayatı bağışlanır. Bir müddet sonra da Orhan Bey ile Nilüfer’in nikâhları kıyılır.
Ele geçirilen iller Osman Gazi Han’ın kardeşleri ve diğer yoldaşlarının sorumluluklarına verilmektedir. Osman Gazi yol*daşlarına ve kardeşlerine devamlı şu öğütleri vermektedir: “Dar*lıklar yokluklar sıkıntılar önce size sonra milletinize; varlıklar rahat*lıklar önce milletinize sonra size. Savaşta daima önde olacaksınız. Bu*lunduğunuz şehirlere çeşmeler mescidler hanlar pazarlar yaptıracaksı*nız.”
“Saldırgana acımasız sığınana ve aman dileyene hoşgörülü ve cö*mert davranacaksınız.
Güvendemisiniz övüncüm olun; Allah’a güvenin; yapıp ettikleri*nizle Ölün övünmeyin..”
Osman Gazi için de artık Söğüt’ten ayrılma vakti gelmiştir. Niyeti Bursa ile İznik arasındaki Bilecik’e yerleşmektir. Çünkü artık asıl hedef Bursa’dır…
Bu dönemde Konya’daki sultanlık İlhanlılar tarafından ele geçirilince on binlerce göçmen Osman Bey’in hakimiyetindeki topraklara akmaya başlamıştır. Osman Bey başından itibaren işi sıkı tutarak gelen göçlerin toplumunu bozmasını önleyecek ted*birleri aldırır. Göç eden okumuş yazmış insanları ve güçlü sa*vaşçıları etrafında toplayarak onlardan Selçuklu yönetim düzeni*ni öğrenmeye öğrendiklerini uygulamaya çalışır.
Bu arada hasta olan Edebali’mn kendisini çağırınca hemen onun yanına gider. Elini öpmeye davranınca Edebali “Han’sın artık kimsenin elini öpmeyeceksin elini öptüreceksin” der ve öptürmez. Bir süre sonra da Osman Bey’in kollarında can verir. Osman Bey’e bir mektup bırakmıştır. Osman Bey mektubu oğlu Orhan’a göndertir. Mektupta yıllar önce Osman Bey ile konuş*tukları konular yazılmaktadır: “….Dünya büyüktür… çok çok bü*yüktür. Fakat bir ömür için bir TEK İNSAN içindir bu büyüklük. Bir soy için değil; bir soyun benimseyeceği bir soya benimsetilecek bir amaç bir inanç bir ülkü için değil!..”
İlhanlılar Konya’dan geri döndükleri İçin artık Osman Bey’in bağlı kaldığı bir imparatorlukta kalmamıştır. Edebali’mn Ölümünden birkaç gün sonra eski yoldaşları Rahman Sungur Akça Koca ve Saltuk’la beraber Bursa’ya doğru yola koyulurlar. Gün yeni yeni ağarmaktadır. Bursa’ya yaklaştıklarında bir su başında durur ve elini Bursa’ya doğru uzatarak: “Ben ölünce beni o gümüş kubbenin altına koyun.”
Madem ki hedef Bursa’dır önce İznik alınmalıdır. Bu neden*le harekete geçilir ve İznik kuşatılır günler süren saldırı sonucu içeriden de alınan yardımlarla İznik ele geçirilir.
İznİk’in kaybedilmesi diğer tekfurları yine bir araya getirmiş topladıkları ordu ile Osmanlı üzerine yürümüşlerdir. İki ordu Koyun Hisar’da büyük bir savaşa tutuşurlar. Sonuçta yine kaza*nan hakkın ve adaletin temsilcileridir…
Yıllar yıllan kovalamakta zaferler zaferleri… Osman Gazi Han atının üstünde hâlâ dimdiktir; ama yiğit yüzünden sonba*har belirtisi bulutlar gibi gam gölgeleri geçmektedir. Onun için gün ve gelecek sanki tek bir mesele bir tek istekten ibarettir ve bu da Bursa’da gümüş kubbenin altında son uykusuna yatmaktır. O ülkünün gerçekleşmesine ise çok az kalmıştır. Orhan Bey orduları ile Bursa’yı kuşatmış bulunmaktadır.
Ve artık Bursa’nın düşmesinin son günleri sayılırken Os*man Bey de son günlerini yaşamaktadır. Mal Hatun Orhan Bey’e babasının durumunun kötü olduğunu bildirerek çağırır Orhan Gazi telaşla babasının yanına geldiğinde onu torunu Murad’ı kucağında hoplatırken bulur. Osman Gazi oğlunu görünce Bursa kuşatmasının başarısız olduğunu zannederek endişelenir. Ancak Malhun Hatun’a bakınca geliş sebebini anlar. Herkes çıktıktan sonra oğluna şunları söyler: “Eyi dinle oğul sana diyeceklerimi de*mişimdir. Deden ulu Edebali’mn mektubunu dahi vermişimdir.
Gerisi şeriat ve töre ger ekler incedir. Ve de anan dahi olsa bir kimse sana Tan*rı ‘mn buyurmadığı bir söz söylerse sen onu kabul etme… Ve oğul ben öldüğüm vakit beni Bursa’da şol Gümüşlü Kubbe’nİn altına koy Bur*sa’yı al… Var git oğul; şafakla yola koyul. Bursa’da ezan okutmadan dönme.”
Bursa direnmektedir. Gaziler Bursa önlerinde baharlar yaz*lar kışlar geçirmektedir. Osman Bey ise iyileşmiş Bursa ile bu*lunduğu Yenişehir arasında bir haberciler ağı kurdurtmuştur. Her an gelişmelerden haberdar olmaktadır…
Osman Gazi bilmektedir ki Bursa’nın öteleri vardır. Ve bu*gün Bursa önlerinde olanlar yarın kendi durumlarında olacaktır; Bursa Ötelerine gidemeyeceklerdir; oğulları gidecektir. Ve bütün çocuklar için kendilerinin gidemeyeceği kendilerinden sonra gelenlerin gidebileceği Öteler olacaktır.
Ve onlara kalacak yiğitlik de bunun idrâkidir kabulüdür. Ve ululuğu bu yiğitlik yapmaktadır. Ve en değerli olan şey ötelere yol açmak yön vermektir. Ve ötelere giden yollarda daha sonra gelenlerin yol sürme*lerini sağlayacak bir konak kurabilmektir…
Malhun Hatun evinin aşlığında bazlama pişirdiği tandırın başında olduğu yere inlemeden yığılıp kalmıştır…

Altıncı Bölüm:
Malhun Hatun’un ölümünün üzerinden iki ay geçmiştir. Az*rail Osman Gazi Han’ın hep baş ucundadır. O ise ancak Bursa alınırsa Azrail’e “Hoş geldin” demeye niyetlidir. Bütün ağrılarına bitkinliğine rağmen direnmektedir. Üzüntü yok korku hiç yok; sadece hüzün sadece niyaz. Bir parça mehil. Müjdeye yetecek kadar mehil…
Derken nal sesleri… Dünyanın en hızlı nal sesleri işitili*yor… Ve Sungur nefes nefese içeri girip “Gözün aydın Han’ım Bursa bizimdir” diyor. Oysaki o gelen nal seslerinden beklediği müjdeyi almıştır. Ve artık eşiğe bakarak gülümsemektedir.
Osman Gazi’nin İri elâ gözleri yumuluyor.
“Uyudu” diyorlar. Ama o gülümsüyor. Yüzünde o büyülü rüyasının nurları gülümsemektedir. Uzun ve gür kirpikleri önce titriyor sonra oldukları gibi kalıyor; kıpırdayan dudakları donu*yor.
Ertuğrul Beğ gazi oğlu Cankız’dan doğma Osman Gazi Han son nefesini vermiş ruhunu Bursa’ya Gümüşlü Kubbe’ye uçur*muştur…
Kitabın Yazarı: Tarık Buğra


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 15-02-2015, 05:50   #2 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

ödevimi yapmamı sağladı teşekkürler


 

Alt 09-05-2015, 02:20   #3 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Face27 yok

Cok saol allah ne muradın varsa versin ama cokk uzun olmuş yoruldum anca 4 günde bitti :d tabi bende bittim :d


 
Alt 31-05-2015, 05:45   #4 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

çok solun ödevimde 95 aldım hoca çok beğendi


 
Alt 01-01-2016, 08:34   #5 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Face25

Allah razı olsun tuttuğunuz altın olsun bana uzun lazımdı bende okudum kitabı pekiştirmek için okudum daha iyi anladım


 
Alt 24-03-2016, 08:49   #6 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

ödevimden 100 aldım saol bakmlıyız


 
Alt 28-04-2016, 03:39   #7 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

çok çok teşekürler ����


 




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Osmancık Kitabının Özeti

Osmancık Kitabının Özeti konusu, GENEL KÜLTÜR / Kütüphanemiz forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: osmancık kitap özeti, tarık buğra osmancık özeti, osmancık özeti, osmancık özet, osmancık kitabının özeti, osmancık kitabı özeti, tarık buğra osmancık kısa özet, tarik bugra osmancik birinci bolum uzun ozeti, osmancık tarık buğra özet, tarık buğra osmancık kısa özeti, tarık buğra osmancık kitabının özeti, tarık buğra osmancık kitap özeti, tarik bugra osmancik ozeti, osmancık kısa özet, tarık buğra osmancık özet,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ana Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 24-05-2013 07:41
Acı Tütün Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 24-05-2013 07:25
Yüzüncü Ad Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 22-05-2013 08:39
Çete Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 02:03
Tom Sawyer kitabının özeti ebush Eğitim ve Öğretim 0 05-04-2013 01:55

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:16 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats