bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kütüphanemiz

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 24-05-2013, 07:53   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Üç Silahşörler Kitabının Özeti

Üç Silahşörler Kitabının Özeti


Yıl 1926 yer Fransa’da Meung kasabası. Öyle bir yer ki kav*gasız gürültüsüz bir gün görmek mümkün değildir. Herkes her*kesle kavga edebilir. Sadece Kardinal’in adamlarına karşı gelinemez. Onlarla kavga etmek başına belayı satın almak de*mektir. “Şen Değirmenci” hanı yakınında yine bir kavga olduğunu Öğrenen halk hemen oraya akın etti. Kavgaya sebep olan her halinden Gaskonya’Iıhk akan yeni çocukluktan çıkmış bir gençti.Genç adamın adı D’artanyan idi. Babası altına yaşlı ve komik görünüşlü bir at beline uzun bir kılıç eline de bir tavsiye mektu*bu yazarak bundan sonra kendi yolunu çizmesi gerektiğini be*lirtmiş ve oğlunu bu kasabaya yollamıştı.Genç adam atı ve kendisi ile alay edenlere karşı kavga edi*yordu. Ancak karşısındakilerin çokluğu karşısında yenildi ve kafasına yediği darbeler sonucu bayılıverdi.
Hancı ve adamları genç adamın cebinden babası tarafından şövalyelerin kumandanı Mr. Treville’e hitaben yazılmış tavsiye mektubunu bulunca telaşa kapılıp hemen aldılar.
Genç adam iyileştiğinde hancının parasını vermek için elini cebine attığında mektubun çalındığını fark etti. Bunun hesabını sormalıydı.Paris’e yaklaştığında atını sattı ve yaya olarak şehirden içeri girdi. Kalabileceği bir oda tuttuktan sonra Mr. Treviîte’yi bulmak için dışarı çıktı.’ Mr. Treville hemen hemen kralın en yakın dostu sayılırdı. Adamları sadece kendisinden emir alırlar; hiç kimseden çekinmezlerdi. D’artanyan Mr. Treville’nin konağının avlusundan içeri girdiğinde en azından elli-altmış kadar şövalyenin bir arada bulunduğunu gördü. Bunların bîr kısmı aralarında konuşuyor; bir kısmı ise kılıç talimi yapıyordu. Aralarından geçerek kendisine yol gösteren hizmetlinin yardımı ile Mr. Treville’nin odasına girdi.
Bu arada Mr. Treville Aratnis ve Portos isimli iki silahşoru kardinalin adamlarıyla kapışıp esir düştükleri için eleştiriyordu. Athos’u da çağırın diye bağırıyordu. Biraz sonra Athos gayet kararlı adımlarla içeri girdi. Ancak yaralı olduğu için düşüp bayıldı. Mr. Treville hemen kralın dokto*runun çağrılmasını emretti. Biraz sonra D’artanyan ile ilgilendi. Delikanlı başından ge*çenleri ve tavsiye mektubunu çaldırdığını anlatınca Mr. Treville’nin o kişiyi tanıdığını anladı. Mr. Treville’nin kendisi için Akademi müdürüne yazmış olduğu tavsiye mektubunu alırken birdenbire konağın avlusunda kendisinden mektubu çalan adamı görüp “işte o” dedi ve fırladı. Kapıdan çıkarken birisine çarptı. Özür diledi ise de karşısındaki kabul etmedi. Bu biraz evvel bayı*lan ve yaralarını yeni sardırmış olan Athos’tan başkası değildi. Onunla düello için saat on bir de sözleştikten sonra hızla koşma*ya devam etti. Ancak bu defa da Protos’a çarptı. Bu arada adamı da gözden kaybetmişti. Protos’a da saat on üçe randevu vererek koşmasına devam etti. Ama adam ortadan kaybolmuştu.
D’artanyan “amma şans ha” dedi kendi kendine. Haklıydı. Aynı gün en ünlü iki tane silahşörle tartışmış mektubunu çalan adamı elinden kaçırmıştı. Tüm bunları düşünürken daha önce tartıştığı silahşörleri gördü. Onlara doğru yaklaşırken bu defa da çarpıştığı da Aramisle bir mendil meselesi yüzünden tartıştı ve onunla da saat on dörtte düello için randevulaştı.
“Herhalde Ölümüm bir şövalye elinden olacak” diyordu.
Paris’te hiç tanıdığı olmadığı için düello yerine yalnız başına gitti. Athos kendisinden önce gelmişti. Biraz sonra Athos’un şahit*leri olarak Aramİs ve Protos’ da geldiler. Her üçünün de birbirin*den habersiz D’artanyan ile dövüşecekleri belli olmuştu. İlk ola*rak Artos ile D’artanyan dövüşmek için kılıçlarını çekmişlerdi ki birden Kardinal’in adamlarının geldiklerini gördüler. Adamların hedefi “Üç Silahşörler” idi.
Kardinal’in adamlarının geldiğini gören üç arkadaş hemen onlara karşı savunma vaziyeti aldılar. D’artanyan da hayatını de*ğiştirecek karan vermekte gecikmedi ve onların yanında yerini aldı. Birlikte kardinalin adamlarına karşı dövüştüler ve onları yendiler.
Artık dost oldukları için düelloyu falan unutmuşlardı. Mr. Trevılîe’nin konağına geldiklerinde şefleri herkesin önünde onlara kızdı. Yalnız kalınca da “Kardinalin adamlarına iyi bir ders verdikleri için” onları tebrik etti. Böylece D’artanyan’da göstermiş olduğu cesaretten dolayı şövalyeler arasına kabul edilmiş oldu. Artık dört arkadaş hep birlikte dolaşıyorlardı.
D’artanyan’m ev sahibi karı koca Bönasyoler her yönüyle sa*ray entrikalarının içinde bulunuyorlardı. Kocası Kardinalin ha*nımı ise Kraliçe’nin hizmetindeydiler. Kardinal Kral ve Kraliçe*nin aralarını bozmak için çalışıyordu. D’artanyan bütün bunları karı kocanın konuşmaları sırasında öğrenmişti.
Yine bir gün bu konuşmalardan kraliçenin zor durumda ol*duğunu öğrendi. Madam Bönasyö ile konuşarak kraliçenin iyiliği için zor bir görevi üstlendi. Hemen gidip durumu Mr. Trevİlle’e anlattı. Mr. Treville diğer üç arkadaşı da yanına alarak birlikte gitmelerini söyledi. Böylece kahramanlarımız Londra’ya gitmek için yola çıktılar. Yanlarında D’artanyan’m uşağı Planşe’ de vardı.
Yol engellerle doluydu. İlk olarak karşılarına çıkan bir silahşor Portos’u düelloya davet etti. Diğerleri zamanları çok sınırlı olduğu için arkadaşlarını beklemeden yola devam ettiler.
Yine kurulan bir pusu neticesinde Aramis ağır yaralandığı için onu da bırakmak zorunda kaldılar. Çünkü kraliçenin şerefi her şeyden önemliydi.
Konakladıkları bir handa Athos’u “Sahte para sürmek” suçun*dan tutukladılar. Artık D’artanyan ve uşağı yollarına yalnız de*vam etmek zorundaydılar. Neticede D’artanyan ve uşağı bütün engellere rağmen Londra’ya varıp Birmingham Dükü’nu buldular. Ondan kraliçenin kutudaki mücevherlerini alarak Paris’e döndü*ler. Kraliçe balo gecesi mücevherlerini takarak salondaki yerini alınca kardinal bir kere daha yenildiğini anladı. Balo sonunda kraliçe Madam Bönasyö vasıtasıyla D’artanyan’ ı çağırttı ve ona bir yüzük hediye etti.
D’artanyan geride bıraktığı arkadaşlarını bulmak için uşağı ile birlikte yeniden Paris’ten çıktı. Hepsi bıraktığı yerlerde idiler. Sadece Aramis’in yarası halen iyileşmemişti. Athos’un ise suçsuz*luğu anlaşılmıştı. Sonuçta dört arkadaş yeniden Paris’e döndüler. D’artanyan Paris sokaklarında gezerken bir gün yüzü yaralı adamın yanında bulunan Miladi isimli kadını bir konaktan çıkar*ken gördü. Hemen takibe başladı. Bayanın arabası bir yerde dur*du ve genç bir adamla tartışmaya başladı. D’artanyan bayana yar*dım teklif etti. Fakat tartıştığı kişi kardeşi olduğu için Miladi bu teklifi kabul etmedi ve arabasına atlayarak oradan uzaklaştı.
D’artanyan ile yabancı adam tartışmaya başladılar. Bu adam aynı zamanda kumarda Athos’u yenen kişinin ta kendisiydi. Ak*şam saat altıda düello etmek için sözleştiler. Vakit geldiğinde dört arkadaş düello yerine gittiler. Rakip*leri dört tane “soylu” İngiliz’di. Kılıçlar çekildi. Sonuçta D’artanyan ve arkadaşları soyluları yendiler. D’artanyan rakibi olan Miladi’mn kardeşinin hayatını bağışlayınca o da D’artanyan’ı kucaklayıp dostluğunu teklif etti. Sonra da şövalyeyi alıp kardeşinin evine götürdü.
Şövalye Winter aslında Mıladi’nin kardeşi değil kayınbiraderi idi. Miladi ondan kurtulmak ve böylelikle tüm mirasa tek başına konmak istiyordu. Bu nedenle şövalyenin kardeşini öldürmemiş olmasına seviniyor görünmekle birlikte aslında böyle bir dertten kendisini kurtarmadığı için ondan nefret ediyordu. D’artanyan tüm bunları kendisini seven hizmetçinin sakladığı dolaptan ikisi arasında yapılan konuşmalar neticesinde öğrenmişti. Şimdi daha fazla dikkatli olması gerektiğini biliyordu. Bu arada Miladi ona bir yüzük de hediye etmişti.
Athos D’artanyan’ın parmağındaki yüzüğü görünce dikkat*lice baktı. Bu kendi annesinin yüzüğü idi. D’artanyan dayanamayarak yine de Mıladi’nin evine gidi*yordu. Bir gün onun omzundaki mahkumlara vurulan damgayı görünce Miladi ona öldüresiye saldırdı. D’artanyan evden dışarı kendisini zor attı. Olanları Athos’a anlattığında bu kadını Athos’un çok yakından tanıdığını anladı. Yüzüğü iki bin liraya bir yahudiye satarak hem ihtiyaçları olan parayı temin ettiler hem de Athos’un yüzüğü her görüşte üzülmesinin önüne geçtiler.
Kral Xlll.Luİs’in emriyle La Rochelle Kalesi kuşatılacaktı. Bu kuşatmaya şövalyeler de katılmışlardı. D’artanyan neşeli bir halde atının üzerinde giderken Mıladi’nin İki tane kötü suratlı adama kendisini gösterdiğini fark edememişti. Nitekim bir müddet sonra bu iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Ancak uyanıklığı ve çevik*liği sayesinde sadece şapkasını deldirerek bu saldırıyı atlattı.
Ancak bir gün sonra yine saldırıya uğradı. Bu defa iki sal*dırganı da etkisiz hale getirmeyi başardı ve Miladi’nm bu adamları görevlendirmiş olduğunu öğrendi.Bir gün silahşörlerimiz gezinti halinde iken Kardinale denk gelirler. Kardinal yine gizli bir iş peşinde olduğundan şövalyele*rin kendisini görmesinden hoşlanmamıştır. Tedbir olarak onları da yanında götürmeyi düşünür ve şövalyelere bunu söyler. Şö*valyeler kabul ederler.
Geldikleri handa istirahat halinde iken Kardinal ile Milarf’nin konuşmalarına tanık olurlar. Kardinal Miladi’den Birming*ham Dükü’nü öldürmesini istiyor; o da buna karşılık D’artanyan’ı öldürme iznini alıyordu.Athos Kardinal gittikten sonra Mıladi’nin kaldığı odaya girdi vş onun eski karısı olduğunu gördü. “Şeytan” diyerek silahını çekti ve Kardinal’in imzasını taşıyan yazıyı elinden aldı. Kardi-nal’in imzasını taşıyan kağıtta: “Bu kâğıdı taşıyanryaphğı işi benim emrimle ve devletin kurtuluşu için yapmıştır” diye yazıyordu. Ancak Miladi yapacağını yaptı ve tutuklu bulunduğu cezae*vinden kendisine aşık ettiği koruması yüzbaşı tarafından kaçırıl*dı.
Yüzbaşı aynı zamanda Birmingham Dük’ünü öldürmeyi de başardı. Miladi tarafından kullanıldığını anlayıncaya kadar İş işten geçmiş tutuklanmıştı. Miladi ise cinayetlerine devam ediyordu. Madam Bönasyö’yü Öldürdüğünde D’artanyan ve arkadaşları yine geç kalmışlardı. Nihayet Miladi’yi konakladığı bir handa ele geçirmeyi başardılar. Miladı kurulan mahkemede yargılandı ve idama mahkum edildi…
Kahramanlarımızı ise bekleyen yeni maceralar vardı.
Kitabın Yazarı: Alexandre Dumas Pere


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Üç Silahşörler Kitabının Özeti

Üç Silahşörler Kitabının Özeti konusu, GENEL KÜLTÜR / Kütüphanemiz forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kraliceye asik olan silahsor,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ana Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 24-05-2013 07:41
Acı Tütün Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 24-05-2013 07:25
Yüzük Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 22-05-2013 08:42
Yüzüncü Ad Kitabının Özeti elif Kütüphanemiz 0 22-05-2013 08:39
Çete Kitabının Özeti elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-05-2013 02:03

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:24 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats