bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Kütüphanemiz

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 10-12-2010, 01:23   #1 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kusursuz Sevimli Küçük Yalanlar - Sara SHEPARD

Herkesin bir sırrı vardır.
Şu sizin Sevimli Küçük Yalancıların son zamanlarda yaptıklarını bir bilseniz!
Spencer kız kardeşinin sevgilisini resmen elinden aldı. Kendi kız kardeşinin evet!
Aria okuldaki hocalardan birine fena halde aşık. Hem de sırılsıklam.
Emily bu sıralar yeni arkadaşı Maya’yla çok sıkı fıkı. Bu nasıl bir arkadaşlıkmış anlamadım.
Hanna da kusursuz görüneceğim diye yataklara düştü. Hanna işte…
Ama durun biraz bunları zaten duymayan kalmadı. Oysa size anlatacağım son bir sırları var ki tam bir skandal. Bu kez işleri kesin bitti.
Peki bütün bunları size neden anlatıyorum? Bunu hak ediyorlar da ondan. Hem de sonuna kadar. Kendi mezarlarını kendileri kazdıklarının farkında değiller. Ama olsun. Bende hepsini diri diri gömmeye yetecek kadar toprak var.
GERÇEKTE HERŞEY
NASIL BAŞLAMIŞTI
Sizden sadece bir kaç ev ötede oturan su ürkütücü çocuğu tanıyorsunuz değil mi? Evinizin ön verandasında erkek arkadaşınız ile iyi aksamlar öpücüğü vermek üzereyken onun sokağın karsısında sizi izlediği gözünüze ilisir. En iyi arkadaşlarınızla dedikodu yaparken tesadüfen etrafınızda belirir ama belki de bu tesadüf değildir. bu sizin nerede ne zaman olacağınızı bilen kara bir kedi gibidir. Bu kara kedi eğer evinizin önünden geçerse biyoloji sınavından kalacağım diye düşünmenize sebep olabilir. Eğer size hoş bir edayla bakıyorsa bence arkanızı kollayın.
Her kasabanın bir kara kedi çocuğu vardır Rosewood” daki kara kedinin ismi ise Toby Cavanaugh idi
“sanırım yüzüne biraz daha allık sürmek gerekiyor”
Spencer eğilerek en iyi arkadaşlarından biri olan Emily Fieds”in yüzünü inceledi.
“Hâlâ yüzündeki çilleri görebiliyorum.”
“Bende bunun için bir krem var” dedi Alison yerinden fırlayıp mavi fitilli kadife makyaj çantasına koştu.
Emily Alison’ların oturma odasındaki kahve masasının üzerinde duran aynada yüzüne baktı. Başını bir yana sonra diğer yana eğdi ve pembe dudaklarını büzüştürdü. “Eğer annem yüzümde bu makyajla beni görseydi kesin beni öldürürdü.”
“Evet. ama eğer makyajı silersen biz seni öldürürüz” diye onu uyardı kendince sebepleri olan ve henüz üzerine giydiği pembe yün sutyeni ile odada dolanan Aria Montgomery.
“Evet Emily. böyle harika görünüyorsun bence” diye hem fikir oldu Hanna Marin. Hanna yerde bacak bacak üstüne atmış kendi etrafında dönüp düşük bel ve kendisine biraz küçük gelen kotunun arkasından poposunun çatalının görünüp görünmediğini kontrol ediyordu.
Nisan ayının Cuma gecesi idi. Alison. Aria Spencer Emily ve Hanna genelde yaptıkları gibi içlerinden birinin evinde toplanmışlar birbirlerine bir ton makyaj yapıyor tuz ve sirke aromalı cips yiyor arasırada Alison’nın düz ekran televizyonunda MTV de yayınlanan diziye göz atıyorlardı. Bu gece hepsi birçok kıyafetini getirip halının üzerine sermiş ve altıncı sınıfın geri kalan bölümünde birbirleri ile hangi kıyafetleri takas edip giyeceklerini karar vermeye çalışıyorlardı.
Spencer limon sarısı kaşmir bir hırkayı kaldırıp narin vücudu üzerinde tuttu.
“Al onu” dedi Alison. “Üzerinde çok hoş durdu.”
Hanna Alîson’nun eteklerinden zeytin yeşili kadife olanı alıp kalçası üzerinde tuttu ve dönüp Ali’ye bir poz verdi. “Ne düşünüyorsun? Sence Sean’un hoşuna gider mi?”
Alison derin bir of çekerek elindeki yastıkla Hanna’ya vurdu. Eylül ayında arkadaş olduklarından bu yana Hanna sürekli Sean Ackard’ı ne çok sevdiğini söyleyip duruyordu. Hepside Sean’u kreşten bu yana tanıyor ve şu an da Rosewood Day’de aynı sınıfla okuyorlardı Sean. beşinci sınıfa kadar etraftaki diğer çocuklardan farkı olmayan kısa boylu ve çilli biriydi ama yazdan sonra biraz daha uzamış ve çocukluk kilolarını da atmıştı. Şimdi ise neredeyse tüm kızlar onu öpmek istiyordu.
Bir sene içinde bu kadar değişimin olması inanılmazdı.
Kızlar Alison hariç hepsiçok hoş olduklarını biliyordular. Geçen yıl sadace… Sıradandılar. Spencer sınıfta ön sırada oturan ve her soruya parmak kaldıran inek bir tipti. Alia herkes gibi futbol oynamaktansa dans etmeyi tercih eden hafif kaçık biriydi. Emily ise utangaç ortalama bir yüzücüydü ta ki siz onu gerçekten tanıyıp saman altından ne sular yürüttüğünü öğrenene kadar. Hanna hantal beceriksizdi ama moda ve genç modası ile ilgilenmiş sonunda kimsenin bilmediği kendi tarzı ile ortaya çıkıvemişti.
Elbette hepsinin kendine has özel bir yanı vardı ama onlar Rosewood Pennsylvania’da Philadelphia’nın otuz kilometre dışındaki bir kasabada yaşıyorlardı ve Rosewood’daki her şey çok özeldi. Çiçekler daha hoş kokuyor suyun tadı daha güzel evler daha büyüktü. Hatla insanlar sincapların geceleri etraftaki çöpleri toplayıp kaldırım kenarlarındaki karahindiba çiçeklerinin etrafındaki yabani otları temizlediği bu yüzden Rosewood’un orada yaşayanlara böyle güzel göründüğü hakkında şakalar yapıyorlardı. Her şeyin böyle kusursuz göründüğü bîr yerde birey olarak Öne çıkmak çok zordu.
Ama her nasılsa Alison bunu başardı. Uzun sarı saçları güzel yüzü koca mavi gözleri ile civardaki en büyüleyici kız o idî. Alison arkadaşlık kurup kızları bir araya getirdiğindeya da onları keşfettiğindekızlar artık kesinlikle sıradan olmaktan çıkmışlardı. Birdenbire daha önce yapmaya cesaret edemedikleri şeyleri yapmaya başlamışlardı. Okul otobüsünden indikten sonra Rosewoodun tuvaletine gidip üzerlerine kısa eteklerini giymek gibi. Veya sınıftaki oğlanlara ruj öpücüklü mektuplar vermek gibi. Okulun koridorlarında diğerlerine yüksekten bakarak ve onlar hiçmiş gibi görmezden gelerek yürür olmuşlardı.
Alison parlak mor bir ruju eline alarak onu dudaklarının her yanına sürdü. ‘”Ben kimim?” diye sordu sonra. Diğerleri güldüler. Alison sınıflarındaki Nars marka rujları takıntılı derecede seven İmogen Smith adlı kızın taklidini yapıyordu.
“Dur bir saniye.” Spencer yay gibi düzgün dudaklarını büzdü ve Alison’a bir yastık uzattı. “Bunu tişörtünün altına koy.”
“Harika.” Ali yastığı pembe Polo tişörtünün altına soktu ve kızlar daha da kıkırdadılar. İma edilen şey İmogen’in onuncu sınıftaki Jeffery Klein ile sonuna kadar gitmiş ve onun bebeğine hamile kalmış olduğuydu.
“Çok kötüsünüz kızlar” diyen Emily utanarak kızardı. Grubun en ağırbaşlı kızıydı. Belki de bu onun çok muhafazakâr olmasının getirişiydi. Ailesi eğlenceli olan her şeyin kötü olduğunu söylerdi.
“Sorun ne Emily?” Alison Emily’nin koluna girdi. “İmogen çok şişman görünüyor zaten. hamile olmayı tercih ederdi heralde.”
Kızlar tekrar kahkahalara boğuldular ama biraz daha huzursuz bir şekilde. Ali kızların zayıf yanlarını bulmada çok yetenekliydi. Şu an dalga geçliği rmogen olsa da kızlar onlar etrafta yokken Alison”nın aynı şeyi onlar hakkında da yapıp yapmadığını merak ediyorlardı. Bazen bundan emin olamıyorlardı.
Kızlar tekrar elbiselere döndüler. Aria. Spencer’ın çok pahalı bir görünümü olan Fred Perry marka elbisesine bayıldı. Emily ince yapılı bacakları üzerine mini bir kot elek giydi ve herkese çok kısa durup durmadığım sordu. Alison. Hanna’nın düşük bel kotunu denemişti ve üzerinden çıkartırken pembe velur erkek şortu göründü. Pencerenin önünden geçip müzik setine doğru giderken donup kaldı.
‘”Aman tanrım!” diye bağırarak koyu renkli kadife kanepenin arkasına doğru koştu.
Kızlar ayaklandı. Pencerenin dışında Toby Cavanaugh duruyordu. Orada öylece durmuş… Onlara bakıyordu.
“Oh. aman tanrım!” Spencer’ın elbisesini üzerinden çıkartmış ve sutyeni ile duran Aria kollarıyla göğüslerinin üzerini örttü. Giyinik olan Spencer pencereye koştu. “Çabuk uzaklaş buradan seni pis röntgenci!” diye bağırdı. Toby arkasını dönüp koşarak uzaklaşmadan önce sinsice sırıttı.
Çoğu insan Toby’i gördüğü an hemen yolun karşı tarafına geçerdi. Toby kızlardan bir yaş büyük soluk tenli uzun boylu sıskaydı ve daima mahallede yalnız başına dolaşır insanları gözetliyor gibi görünürdü. Onun hakkında köpeğini Öptüğü ciğerleri yerine solungaçları olduğu için iyi bir yüzücü olduğu ve her gece arka bahçelerindeki ağaç evinde bir tabutun içinde uyuduğu gibi söylentiler duymuşlardı.
Toby sadece bir tek kişi ile konuşurdu: kızlarla aynı sınıf düzeyinde okuyan üvey kız kardeşi Jenna. Jenna da en az Toby kadar umutsuz bir vakaydı ama en azından onun kadar ürkütücü bir tip değildi ve konuştuğunda tam cümleler kurabiliyordu. Buna rağmen sık ve koyu saçları büyük ve kararlı bakan yeşil gözleri çatlamış kırmızı dudakları ile hoş bir görüntüsü vardı.
“Kendimi taciz edilmiş gibi hissediyorum.” Alia sanki etrafını saran koli basillerinden korunmak istercesine zarif vücudunu kolları ile sardı. Geçen fen dersinde koli basilini işlemişlerdi. “‘Bizi böyle korkutmaya nasıl cesaret edebilir?”
Alison’nın yüzü duyduğu öfkeyle kızardı. “Bunu ona ödetmeliyiz.”
“Nasıl?” dedi Hanna açık kahverengi gözlerini ayırarak.
Alison bir dakika kadar düşündü. “Ona kendi zehrini tattırmalıyız.”
Alison’nın kastettiği onlarında Toby’i korkutması gerektiğiydi. Toby mahallede sinsice dolaşıp insanları gözetlemediği zamanlarda ağaç evinde kendisini güvende hissederdi. Ağaç evinde uyanık olduğu tüm zamanlarda el atarisi ile oynar ya da kim bilir belki de Rosewood Day’i havaya uçuracak nükleer bir roket yapıyor olurdu. Ağaç ev ağacın yukarı kısmındaydı. Toby hâlât bir merdivenle oraya çıkar sonrada merdiveni yukarıya çekerdi. Böylece kimse oraya çıkıp onu gözetleyemez ve bağırıp onu korkutamazdı.
“Evet havai fişeğe ihtiyacımız var. Ve şanslıyız ki nerede bulacağımızı biliyoruz” diyerek sırıttı Alison.
Toby havai fişeklere takmış durumdaydı. Ağacın tabanında bu fişeklerle dolu bir zulası vardı ve sıkça bu fişekleri ağaç evin tavandaki acık pencereye kurup hazırda bekletirdi. “Oraya gizlice sızıp bir tane çalacağız ve’ penceresinde ateşleyeceğiz” diye açıkladı Alison. “Bu ona aklını kaçırtacaktır.
Kızlar caddenin karşısındaki Cavanaugh’ların evine baktılar. Saat on buçuktu çok geç olmamasına rağmen evin neredeyse tüm ışıkları sönmüştü. “Bilemiyorum” dedi Spencer
‘”Evet” dedi Alia “Ya bir şeyler yolunda gitmez bir terslik olursa?”
Alison baygın bir biçimde iç geçirdi “Hadi ama kızlar…”
Herkes sessizdi. Sonra Hanna boğazını temizledi “Bana uyar.”
“Tamam” dedi Spencer pes ederek. Emily ve Alia karara katılır gibi bakındılar.
Alison ellerini sıvazladı kanepenin yanındaki pencereyi işaret ederek “Ben gidip bunu yapacağım siz de buradan izleyebilirsiniz” dedi.
Kızlar salonun büyük penceresine doluşup Alison’nın sokağın karşısına gizlice geçişini izlediler. Toby’nin evi Dilaurenis’lerin evinin karşı çapraz köşesinde ve aynı ihtişama sahip Viktorya tarzında idi. Ama her iki evde Alison’ların arka bahçesine sınır olan Spencer’ların çiftlik evi kadar büyük değildi. Hastings’lerin evinin kendine ait yel değirmeni sekiz yatak odası beş arabalık garajı taş kenarlı bir havuzu ve ayrı bir ağıl evi vardı. Alison Cavanaugh”ların bahçesinin kenarından dolanıp ağaç eve doğru gitti. Ağaç ev kısmen daha uzun olan karaağaç ve çamların gölgesi ile örtülmüştü ama sokak lambası kızların belli belirsiz ballan ancak bulanık bir halde görmelerini sağlayacak kadar ışık verebiliyordu. Bir dakika kadar sonra Alison’nın elinde huni şeklinde bir fişek tuttuğunu gördüklerinden eminlerdi. Alison ağaç evin ürkütücü mavi penceresini görebilecek bir açı için altı yedi metre geriye gitti.
“Bunu gerçekten yapacağını düşünüyor musunuz?” diye fısıldadı Emily. Geçen bir arabanın farları Toby’nin evini biran aydınlattı ve gitti.
“Hayır” dedi Spencer gergin bir şekilde parmağındaki elmas yüzüğü çevirirken. Son karnesindeki tüm notları A olduğundan ailesi ona bu yüzüğü almıştı. “Blöf yapıyor.”
Aria siyah saç Örgüsünün ucunu ağzına koydu. “Kesinlikle.”
“Ayrıca Toby “in ağaç evde olup olmadığını nereden bileceğiz ki?” diye sordu Hanna.
Gergin bir sessizliğe hüründüler. Alison’nın yaptığı bu eşek şakalarında kendi istekleri ile bulunmuşlardı hep ama bu şakalar masumane idi. Giriş izni olmadıkları halde Fermata kaplıcasındaki tuzlu su jakuzisine gizlice girmek. Spencer’ın ablasının şampuanına siyah boya karıştırmak okul müdürü Bay Applelon’ın ağzından yaşıtları olan ahmak Mona Vandenvaal’a sahte hayran mektupları yollamak gibi. Ama bu sefer onları rahatsız eden bir şey vardı.
Boom!
Emily ve Aria geriye sıçradı. Spencer ve Hanna yüzlerini pencereye iyice yaklaştırdılar. Sokağın karşısı hâlâ ka…

Alıntı.


nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kusursuz Sevimli Küçük Yalanlar - Sara SHEPARD

Kusursuz Sevimli Küçük Yalanlar - Sara SHEPARD konusu, GENEL KÜLTÜR / Kütüphanemiz forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: sevimli küçük yalanlar,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Biz Kadınları Söylediği Yalanlar! nimlahza Aile, Evlilik ve Çocuklar 0 31-10-2010 06:21
Kirli Küçük Yalanlar - John MACKEN nimlahza Kütüphanemiz 0 25-07-2010 11:15
Sara Rue biyografi-Sara Rue kimdir? gizem Dünyadan Biyografiler 0 19-04-2009 02:15
Lostun yakışıklı doktoru jack shepard resimleri Bakimliyiz Yakışıklı Erkek Resimleri 0 23-04-2008 12:57

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:51 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats