bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 02-09-2011, 10:25   #1 (permalink)
 
sahranil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesaj Acı Bir Bayram Hikayesi

Acı Bir Bayram Hikayesi

Ahmet:
“–Anneciğim Emre bize gelecek. Bu gece bizde kalacak” dedi.
Emre’nin sevdiğini bildiğim türden bir kaç çeşit yemek yaptım. Görüşmeyeli bayağı bir boy atmış kocaman delikanlı olmuştu. Biraz oturup hal hatır sorduktan sonra yemeğe geçtik. Emre özene bezene hazırladığım yemeklere el sürmeyince belli etmemeye çalışsam da bozuldum. Emre:


...
“–Teyzeciğim et var ya ondan yemiyorum” dedi.

Bu söz beni daha da şaşırtmıştı. Çünkü ete olan düşkünlüğünü iyi biliyordum. Emre bu davranışının altında bir şey aramamdan rahatsızlık duyarak

"-Anlatayım teyzeciğim” dedi.

İlköğretim beşinci sınıfa gidiyordum o zamanlar. Biliyorsunuz Ayşe ablam da benden iki yaş büyük. İkimiz de çok başarılı sayılmayız fakat hiç olmazsa liseyi bitirelim diye gayret ediyoruz. Bir işe girebilmek için bunun şart olduğuna inanıyoruz. Büyük hayallerimiz yok. Daha kötü günler gelmesin deyip halimize şükredenlerdeniz.

Depremden önce babam inşaat kalfasıydı. Kimseye muhtaç değildik. Hatta babam yaptığı kooperatif evlerinden bir de daireye girmişti. “Altı yedi aya kalmaz evimize taşınırız” diye hayaller kuruyorduk. Kaba inşaatı çoktan bitmiş evin şekli ortaya çıkmıştı. Ben odamın duvarına asacağım süsler yaptım. Annem dantel masa örtüleri… Kaç kere bakmaya gitmiş hayalimizde aldığımız eşyaların yerini kaç kere değiştirip durmuştuk. Derken 17 Ağustos’ta korkunç bir sallantıyla uyandık. Çok şükür ne bizde ne de yakın çevremizde bir şey yoktu. Boş arsaya tüm mahalle toplandık. Biraz korku kalmıştı yüreğimizde ama güle oynaya sabahladık. Elektriklerin gelmesi ile radyo ve televizyonlardaki korkunç gerçek yüreklerimize çığ gibi düştü. Tüm ülkem gibi bu korkunç felaketin getirdiği yıkım ve kıyımla harap olduk. Naklen izlediğimiz kurtarma çalışmalarında yaralılarla yaralandık ölenlerle defalarca öldük. Elimizden gelen bir şey yoktu. Devlet baba harıl harıl yaraları sarmaya çalışıyordu.

Bizim evimiz yıkılmadı. Kimseye de bir zarar gelmedi. Farklı yaralandığımızın farkına yaralarımız derinleştikçe vardık. Depremle birlikte inşaatlar durmuş babam işsiz kalmıştı. Ekonomik krizle de ikiye katlandı yokluklarımız. Televizyonlarda gördüğüm kadarıyla bazı insanlar hiç etkilenmemişti. Bar ve pavyonlarda zil zurna sarhoş oluncaya kadar içiyor milyarlarca lira harcıyorlardı.

Biz ev kirası elektrik su ne kadar kısmaya azaltmaya çalışsak olmuyor babamın arada bir bulduğu tadilat işlerinden kazandığı evi geçindirmeye yetmiyordu. Devir hesap devri deyip telefonu kapattırdık. Ampulleri daha küçük taktık. Annem bir evde 120 milyona iş bulmuştu. Babamın da eline yaklaşık o kadar geçiyordu. Fakat Kasım ayından sonra babam bir tek işe gidemedi. Kış boyunca hiç iş çıkmadı. Ümitlenerek gidiyor üzülerek geri dönüyordu. “Çoluk çocuğum gözümün önünde aç açık kalıyor elimden bir şey gelmiyor keşke ölsem” gibi kötü kötü laflar edip duruyordu. İş için çalmadığı kapı kalmamıştı.

Ramazan bayramına bir kaç gün kalmıştı. Şubat ayının bir Pazartesi günü babam eve sevinçle geldi. Bir iş bulmuştu. Üstelik sigortalı. “Evraklarını tamamla gel” demişler. Sevinçle haber verip uçar gibi çıktı. “Bugün yetiştirmeliyim” diyordu.

Bir kaç saat sonra karşı komşumuz telaşla içeri girdi. Yüzünde ürküten bir ifade vardı.

“–Korkmayın ama babanız küçük bir kaza geçirmiş” dedi.

Hastaneye gittiğimde babamın yüzü sapsarıydı. Kol ve bacağı alçıya alınmıştı. Kırmızı ışıkta süratle gelen bir araç çarpmıştı. Biz sağ oluşuna dua ederken babam gözlerinden akan yaştan utanıyor gizlemeye çalışarak:

“–Neden ölmedim yükünüzü arttırdım” diyordu.

Bir müddet sonra babam eve çıktı. Sobamız yanmıyordu evimiz soğuktu. Babamın dişlerinin birbirini dövüşünü üzülerek seyrediyordum. Bir kaç komşu belediyeye telefon ederek bize kömür istemişler. Yok denilmiş. Önceden kayıt olmak gerekirmiş. Okulda da yardım dağıtılıyordu. Anneme:

“–Ben de isteyeyim mi?” diye sordum. Annem:

“–Sakın ha oğlum! Durumumuz belli; verirlerse kabul ederiz sakın kimseden bir şey istemeyin” dedi.

Başka zaman ben de gurur meselesi ederdim. Ama şimdi çok farklıydı. Yakıp etrafında toplanacağımız sobaya ihtiyacımız vardı. Babam buz gibi evde nasıl hasta yatardı?

‘Şekersiz’ şeker bayramımız gelip de geçmişti bile. Şekere olan düşkünlüğüme rağmen pek üzülmedim. Böyle küçük şeylerin üstesinden gelmeliydik. Üstelik ben erkektim. İşte tüm zorluklara rağmen hava biraz daha ısınmış babamın kolundaki alçı alınmıştı. Bacağı hala alçıdaydı. İşte kurban bayramı da gelmişti. İçimden oniki daire var bizim apartmanda birçoğu da kurban kesecek. Nasılsa bize de verirler; Annem sevdiğim et yemeklerinden pişirir diyordum. Ben pencereden seyrederken karşıdaki boş arsada kurbanlar kesildi yüzüldü leğenler dolusu evlere taşındı. Her kapı çalışında ‘kurban payı’ diye koştum. Her kapı açılışında evlerde kavrulan etlerin mis kokuları evimizin içine kadar davetsiz yayıldı. Bir tek pay gelmedi.

Babaannem köyden telefon açmıştı. Komşu evinden konuşurken sesim ona iyi gitmemişti. Israr ve telaşla sordu: ‘Baban mı kötüleşti?’ diye.
“–Yok” dedim. “Bize kurban payı vermediler.”

Yaz aylarında babaanneme giderdik. Adına ‘Güccük’ dediği bir kara ineği beş altı da tavuğu vardı. ‘Güccük-müccük ama sütü iyi” derdi. Sağarken ona türküler söylerdi. “Bu sene kısır inşallah seneye kuzulayacak” diye ümit ederdi.

“–Deden ihtiyar nasıl dursun katıksız” derdi. Bir tas ayran içti mi başka bir şey istemezmiş.
Bayramın üçüncü günüydü. Sabah erkenden kapı çalındı. Babaannemdi! Koşup karşıladık. Ağlayarak sarıldı bizlere. “Kuzularım kuzularım” diyordu. Size çok et getirdim. Evinde ne varsa hemen hepsini kapıp gelmişti. Buzdolabını tıka basa etle doldurduk. Ablam acele acele doğradı. Etlerin pişerken çıkardığı cızırtılardan saldığı mis gibi kokular iki gündür kabaran iştahımı daha da körüklüyordu. Ağzım sulanarak dolanıp durdum ocağın etrafında. Sofra beklemeye tahammülüm kalmamıştı. Çatalı alıp batırdım. Üfürerek ağzıma alıyordum ki babamın babaanneme:
“–Ah anam ahh! Neden kestin güccük ineği? Ağzınız kuruya kaldı” diyen sözleri çalındı kulağıma.

Midemin kalkıp başımın döndüğünü hissettim. Elimdeki çatalı bırakıp koşarak dışarı çıktım. Dedemin katığı babaannemin umudu türküler yakarak sağdığı Güccük benim canım et istedi diye mi kesilmişti? Sofra kurulduğunda kolumdan çekip ısrarla oturttular. Yine batırdım çatalı isteksiz ve utanarak. Boğazıma bir şeyler tıkanıyordu. Gözümden yaşlar boşaldı. Ne oldu neyin var diye sordukları telaşlı sorularına

“–Dişim çok ağrıyor dişimmm…!” diye karşılık verdim.


sahranil isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 3 üye, sahranil adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (03-09-2011), nimlahza (04-09-2011), SÜKÛT (02-09-2011)

Alt 03-09-2011, 09:10   #2 (permalink)
 
nurküllü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

MEVLAM kimseyi muhtaç duruma düşürmesin....Etrafımızda görmediğimiz ne kadar muhtaç insanlar var kimbilir ALLAH bizi affetsin...


nurküllü isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 03-09-2011, 11:39   #3 (permalink)
 
incitanesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Dinimize göre kesilen kurbanın 3/1'i pay olarak fakirlere dağıtılmalı 3/1'i misafire ikramda bulunulmalı geriye kalan 3/1'i bize kalmalı bu yüzden pay dağıtmak çok önemlidir tabi kesilen hayvanın en güzel yerlerinden dağıtılmalı bir çok kişi nerde yenmeyecek yağlı kemikli tarafı var pay olarak veriyor senin yemediğini başkasına veremessinki...


incitanesi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Acı Bir Bayram Hikayesi

Acı Bir Bayram Hikayesi konusu, Bakimliyiz.com Özel / LakLak Bölümü forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: bayram hikayesi, acılı bir bayram günü hikayesi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
bayram sahranil LakLak Bölümü 7 02-12-2009 05:38
Bayram Tatlısı Tarifi - Bayram Tatlısı Yapılışı gizem Tatlılar 1 30-11-2009 07:11
Bayram Çorbası Tarifi-Bayram Çorbası Yapılışı elif Çorbalar 0 21-06-2009 06:43
Başka Bayram hikayesi gizem Çocuk Masalları 0 13-12-2008 07:08
Hacı Bayram Veli Biyografi-Hacı Bayram Veli Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 01-07-2008 11:59

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:33 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats