bakimliyiz
Konu etiketleri: sivas düğünleri, sivasın düğünleri, sivas adetleri, sivas gelenekleri, sivas düğünleri nasıl olur, sivas düğünü, sivas düğün gelenekleri, sivas yöresine ait düğünler, sivas yöresi düğünleri, sivasın düğünleri nasıl olur, sivaslılar nasıl olur, sivasdüğünleri, sivas yöresinin düğünleri, sivas dugunleri, sivas dügünleri,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM > Örf ve Adetlerimiz

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 01-10-2010, 10:24   #1 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Sivas Yöresi Düğün Geleneği

DÜNÜR GİTME (KIZ İSTEME): yörede iki gencin evlenmeleri için dünür gitme adettir. Birbirini sevip kaçanlar için de dünür gidilir. Bu iş için daha önceden becerikli kadınlarca kızın ağzı yoklanır. Yani olay kıza duyurulur. Başka bir sevdiği olup olmadığı sakıncalı bir durumun olup olmadığı gönlünün olup olmadığı sorulur ve fikri öğrenilir. Eğer kızda yumuşaklık bulunursa dünür gönderilir. Dünürlüğe gönderilecek kişiler; mahallin ileri gelenlerinden kızı ve oğlanı iyi tanıyan kız eviyle bir problemi olmayan ve bu işte tecrübeli olan ağzı laf yapanlar arasından seçilir. Gündüzden ’’Akşam misafir olacağız.’’ Diye haber verilir. Akşam olunca kız evine varılır. Hal hatır sorulur. Sohbetler edilir. İkram edilen şeyler yenilir içilir. Uygun bir zamanda aile büyüklerine; ’’Allah’ın emri Peygamber’in kavliyle kızınız filanı oğlumuz filancaya istemeye geldik.’’ Diye amaç belirtilir. Büyükler uygun görürlerse ’’Kızın fikrini alalım hısım-akrabaya bir soralım.’’ Diye isterler. Uygun bulmazlarsa ’’Nasip değilmiş başka kapı yoklayın.’’ Diye cavap verirler.
Bir dünür ile kız bitmez. Birkaç günlük aradan sonra tekrar gidilir. Uygun bulunmamışsa (kıza ve akrabalara sorulduğunda) ’’Kızın gönlü yok. Nasip değilmiş’’ dıye cevap verilir. Uygun bulunursa olumlu cevap virilir. Kız oğlan tarafının elini öper. Onlar da gelin kıza para ve çeşitli hediyeler verirler. Böylece kız bitirilmiş olur. Bundan sonra kız ile oğlan ’’yavuklu’’ olmuşlardır.

SÖZ KESME: kız ve oğlan evinin yakın akrabaları ve komşuları kardeşlikler ve sağdıçlar çağrılarak kız evinde toplanılır. Yenilir içilir sohbetşer edilir. Oyunlar oynanır. Sonra gelin kız ortaya getirilir. Çeşitli hediyeler ve paralar takılır. Kız da yavuklusuna oyalı bir yazma ve hediyeler gönderir. Bu yazma düğün günü damadın beline bağlanır. Böylece söz kesilmiş olur. Ertesi günü kıza takı ve elbise almaya gidilir.

EL ÖPTÜRME: söz kesmeden sonra yapılır. Oğlan evi sinilerle; katmer çerez ve yemekler alarak kız evine topluca giderler. Gelenler gelin kıza el öptürürler ve para saat küpe gibi hediyeler verilir. Yenilir içilir ve oyunlar oynanarak dağılınır. Sonraki günlerde kız evi karşılığına gider.

EL ÖPTÜRME KARŞILIĞI: Kız evi el öpümüne karşılık hısım-akrabasını komşularını toplayıp oğlan evine gider. Bu gidişte daha çok çerez ve çiçek götürülür. Toplanan çiçekler (kız ve arkadaşlarınca) demet yapılır. Bağlanır. Boncuk ve pullarla süslenir. Üzerine kokular serpilir. Oğlanın çiçeği kız terafından özel hazırlanır. Bazı köylerimizde buna ’’çiçek’’ adı verilir. Oğlan evine sağdıçlar köyün gençlerini de davet ederler. Uygun bir meydana gece oyunlar oynanır maniler söylenir. Sonuna doğru gelen çiçekler orada bulunan gençlere (erkeklere) dağıtılır.


NİŞAN: söz kesme işi bittikten sonra iki aile dünür olurlar. Dünürler karar verip nişan gününü belirlerler. Sonra çalgıcılar bulunur. Davetiyeler dağıtılr. Konu – komşuya ’’Filan gün nişanımız var buyurun.’’ Diye haber gönderilir. Yörede davetiyelere ’’oku’’ davetlilere de ’’okucu’’ denir. Okucular sinilerle katmer baklava çerez ve meyve gibi hediyeler getirirler bu siniler oğlan evinde tekrar hazırlanır. Oğlan evinde toplanan davetliler hazırlanan sinileri başları üstüne alıp toplu halde tef çalarak ve türküler söyleyerek kız evine giderler. Nişan genellikle kız evinde yapılır. Uygun bir yere masa ve iki sandalye yerleştirilir. Kız ile oğlan bu masaya gelir. Tören başlar. İleri gelen birisi tarafından konuşma yapılıp yüzükleri takılır. Bundan sonra takı işleri başlar. Sırasıyla erkek tarafı kız tarafı yakın akrabalar ve davetliler hediyelerini takarlar. Hediyeler genellikle para ve altın olmaktadır.
Takıdan sonra nişan yemekliyse yemek verilir. Değilse lokum bisküvi sigara kolonya… gibi şeyler ikram edilir. Çalınıp söylenir oyunlar oynanır. Nişan töreni böylece biter.
Nişanın ertesi günü oğlan evinden gelen baklava katmer ve çerezler; akraba komşu ve uygun yerlere dağıyılır. Bu çereze ’’Filan kızın çerezi’’ denir.
Nişan bazan küçük nişan büyük nişan diye iki kez yapılabilir. Birincide yakın akrabalar ikincide bütün dost ve tanıdıklar davet edilir.

NİŞAN KARŞILIĞI (ZİNİ KARŞILIĞI): Nişandan bir-iki hafta sonra kız evinden oğlan evine nişan karşılığı gider. Yine katmer meyve ve çerezler götürülür.
Erkek tarafı çerez getirenlere bahşiş verir.
Ayrıca kız oğlana çiçek mendil ayna tarak… gibi hediyeler gönderir. Yenilir içilir. Oyunlar oynanır.

DÜNÜRLÜK SÜRME: kız betirildikten (söz kesmeden) evliliğe kadar olan sürede olur. Bu dönemde karşılıklı ziyaretler yapılır. Her hafta oğlan evi bilhassa mahalli Pazar akşamları kız evine meyve çerez ve çeşitli hediyeler götürür. Kız evi de hafta içinde buna karşılık verir. Bu ziyaretlerde yapılacak nişan düğün zamanları ve eşyalar konuşulur. Çeşitli sohbetler edilir. Birbirlerinin işleri edilir. Artık iki aile birleşmiştir. Ayrılık gayrılık yoktur.

DÜĞÜNLERİMİZ: Her gencin evlenirken düğün yapması adettir. Dünürler arasında gün belirlenir. Aşçı çalgıcı hazırlanır. Günümüz düğünleri genellikle çalgılı olur. Davul – zurna temeldir. Davetiyeler dağıtılır.
Düğün iki günde tamamlanır. İlk gün önce oğlan evinde sonra kız evinde çalınır şöylenir ve oynanır. Akşam üzeri kına kağnısı dolaştırılır. Oğlan evinden bir traktör römorkuna veya kamyona yüklenen eşyalar köy içinde dolaştırılıp kız evine götürülür. Eşyalar indirilirken orada oyunlar oynanır.

KINA KAĞNISI: kız ve oğlan evinin yapmış olduğu eşyaları mahallin insanlarına göstermek için köyde veya şehirin içinde dolaştırılmasıdır. Bu iş eskiden kağnılarla yapıldığından ’’kına kağnısı’’ denmiştir. Eşyalar arabanın üstüne yerleştirilir. Etrafı halı kilim ile süslenir. En üste yakın akrabalardan yaşlı bir kadın oturur. Bu kadının elinde yazma ve erbilerden yapılmış düğün bayrağı olur. Davul – zurna eşliğinde dolaştırılır. Yine kına kağnısı hazırlanırken veya indirilirken mahalli oyunlar oynanır. Eşyaları indirip yükleme işlerini genel olarak sağdıçlar ve gençler yaparlar.
Birinci günün akşamı erkekler oğlan evinde kadınlar da kız evinde toplanırlar. Bu geceye kına gecesi denir. Oğlan evinde sazlı eğlenceler yapılır. Davetlilere yemek ikram edilir. Çalınır söylenir oynanır geç vakitlere kadar eğlenceler sürer.

KINA GECESİ: Kız evindeki kına gecesi daha renkli geçer. Kadınlar toplanır. Oğlan evinden sinilerle topluca türküler söyleyerek tef çalarak kız evine gidilir. Gelenlere ikramlar yapılır. Yenilir içilir. Çalınıp söylenir. Mahalli oyunlar oynanır. Çeşitli oyunlar çıkarılır. Taklitler yapılır. Gelin kızla damat adayı oynatılır. Maniler söylenir. Gecenin sonuna doğru da gelin kızın kınası yakılır. Kına yakılırken gelin övülür. Bu sırada bir sessizlik ve hüzün çöker. Kız anası gelin kız ve yakınlarından ağlayanlar olur. Bu gecenin kutlanmasına halk arasında kına tepmek denir.

DEŞLEME (DEYİŞLEME) SÖYLEMEK: Mani söylemektir. Bilhassa kına gecelerinde eğlencelere ayrı bir güzellik katar. Herkes duygu düşünce ve isteklerini manilerle ortaya döker. Önce tefçi ve yanındakiler hep bir ağızdan tef çalarak şu ezgiyi söylerler:
’’Hayda nina ni nina……
Hayda nina ni ni na.’’ Bunun arkasından kim mani söleyecekse başlar;
’’Altın yüzük parmakta
Çifte benler yanakta
Benim sevdiğim oğlan
Şu karşıki konakta…’’ maniden sonra tüm kadınlar birlikte:
’’Ay h!…’’ diye bağırırlar. Bundan sonra eskiden sağdıçlar tarafından tüfek atılırdı. Şimdi yasaklanmıştır. Deşleme söyleme işi böylece devam eder.

’’Bağa girdim üzüme
Üzüm attım ağzıma
Yar aklıma gelince
Dizildi boğazıma…’’


’’Karşıda oturanlar
Derdimi artıranlar
Bana bir koley deyven
Sevdadan kurtulanlar’’


’’Mercimek ektim kıraca
Çıktı sıraca sıraca
Benim sevdiğim oğlan
Benim gönlüme görece


Bu arada gelin kız da çeşitli maniler söyler:

’’Koyun kestim et ederim
Derisini tef ederim
İki gözüm kaynatam
Her yerlerde met ederim…’’

’’Evinin önü asma
Asma dalına basma
Benim aslan kaynanam
İsterim güllü basma…’’

Yine damada ve yakınlarına da mani söylenerek bahşiş alınır:

’’Eşiklikten atlarım
Fistanımı toplarım
İki gözlü damat bey
Ben de seni haklarım…’’

’’Çay kıyısında boğalar
Birbirini kovakar
Bas binliğin birisin
Koltuktaki ağalar…’’

MAŞALA: Kına gecesi oğlan evinde odunlar yığın edilip yakılır. Bu ateşe ’’maşala’’ adı verilir. Çevresinde oyunlar oynanır. Ayrıca ertesi gün yenecek yemekler hazırlanır.
Düğünün ikinci gününü ’’gelin’’ denir. Akşamdan pişirilen yemekler hazırlanır. Gelen davetlilere ikram edilir. Kına kağnısı bu sefer kız evinin eşyalarını da alarak ikileşir ve dolaştırılarak oğlan evine getilir. Kız evinden gönderilen kişilerce gelinin evine bu eşyalar yerleştirilir. Buna da ev döşemek denir.
Yemek işi öğleye kadar biter. Bu arada gelin ve damat hazırlanır. Gelin süslenir. Damat ve sağdıçları tıraş olur. Hazırlıklar tamamlanır. İkindi namazından sonra güney başı derilir.

GÜVEY BAŞI DERMEK: İkindi namazından çıkan cemaat imamla birlikte davul zurna ile oğlan evine gelir. Burada tekbir ve dualarla güvey evden çıkarılır. Büyüklerin ellerini öper. Damat alınarak davul – zurna eşliğinde önceden hazırlananö eve yakın bir meydandaki çulun üzerinde dikeltilir. Damadın arkasında ’’bıçakcı’’ olur. Yanında yakınlarından birisi de elbise ve çerez yalığını taşır. Sonra sağdıçlar da aynı şekilde toplanıp getirilir. Çulun üzerine sıralanırlar. Sağdıçların da bıçakçısı ve çerezcisi vardır. Burada imam tekbir alır damadın poçusu bağlanır. Ceketleri giydirilir. İmam dua eder selavat getirilir. Sonra orada bulunan davetliler çulun üzerine para atarlar. Bu paralar toplanır. Bir kısmı baçıkçılara bir kısmı damat ve sağdıçlara üleştirilir. Kalan madeni paralar ise orada bulunan çocuklara atılarak kapıştırılr. İmam ile sağdıçları giydirenler de çerez yalıklarını (Çerez mendili) alırlar. Güvey başı derilirken güveyi güldürmek adettir. Kim güldürür veya konuşturursa ona bir tavuk hediye edilir. Onun için tören bitinceye kadar hiç konuşmamaya ve gülmemeye çalışırlar.
Bu törenden sonra hazırlanan arabalara binilir ve konvoy halinde gelin almak için kız evine varılır. Düğünde kızın kardeşliğinin sağdıçların ve yakın akrabaların konvoya katılmak için araba tutması adettir.

KIZ ÇIKARMAK: Bu arada gelin hazırlanmıştır. Komşular hısım – akraba ve davetliler gelin çıkarken kız evinde hazır bulunur. Gelin aile büyüklerinin ve davetlilerin ellerini öper. Lokum sigara ve kolonya ikram edilir. Davetliler de para verirler. Oğlan evi (düğün konvoyu) gelince gelin teslim edilir. Buna kız çıkarmak denir.
Düğün konvoyu gelince gelin orada bulunanların elini öper. Tekbir ile gelin evden çıkarılır. Babası veya bir büyüğübün koltuğunda kaynatasına veya kaynanasına teslim edilir. Arabaya binilir. Bu arada damat da oradaki aile büyüklerinin (kaynata kaynana amca dayı…gibi) elini öper.
Konvoy önde gelin arabası olduğu halde köyün veya şehrin içinde dolaştırılır. Gelin eve gelince kurban kesme gelin odasına girerken kapıya hamur yapıştırma gelini deri üzerinde yürütme buğday saçma sac üzerinden yürütme şeker ve para atma gibi adetler vardır. Kadınlar gelini ve evini görmek için toplanırlar.
Erkekler de dışarıda mahalli oyunlar oynarlar. Gün batımıyla topluluk dağılır.

DİNİ NİKAH: yörede dini nikah esastır. Yatsı namazından sonra imam mahallin ileri gelenleri sağdıç babaları yakın akrabalar ve komşular davet edilir. Bugün için özel güveçler yapılır. Yemekler yenilir. Dualar edilir. Sonra nikahları kıyılır. Nikahta gelinin mihri belirlenir. Mihir kadının kızlık hakkıdır. Ne belirlenirse bu gelinin kendisine ait olur. İlerideki geçimsizliklerde veya boşanmada bu mihir geri istenmez. Nikahın kıyılması esnasında damadın düşmanları tarafın bağlanmaması için ev sağdıçlar tarafından muhafaza altına alınır.
Gerdekten önce gelin ve damadın ikişer rekat namaz kılmaları adettir.
Ertesi sabah yapılacak ilk iş gelinin çarşafını kaynanasına veya sağdıç anasına vermesidir. Bu çarşaf duvakta gelenler tarafından da görülür.

DUVAK: Öğleye doğru kadınlar gelin evinde toplanır. Gelin çeyiz ve eşyaları görülür. Çalınıp söylenir. Oyunlar oynanır. Gelin damat kaynana oynatılır. Buna duvak adı verilir. Duvak dağılınca düğün biter.

GELİN KUT’U: Düğün törenlerinde görülen adetlerden biri de para çevirmektir. Oynayan kişilere başkaları para çevirirler (başının üstünde dolandırır) ve bu parayı çalgıcıya (davulcu veya tefçiye) verirler.
Yine düğün boyunca yapılan bazı güzel gelenekler vardır: bunları şöyle sıralayabiliriz: Kızın çeyizleri yüklenirken bahşiş almadan kızın sandığı verilmez. Gelin evden çıkarken bahşiş istemek için kapı kilitlenir. Gelin oğlan evine indirilirken bahşiş almadan taksinin kapısı açılmaz. Gelin kaynata veya kaynanasından bir hediye almadan (altın para tarla koyun…gibi) inmez. Yine bahşiş için gelin dolaştırılırken gelin arabasının önü kesilir. Konyova katılan tüm arabalara kız evi tarafından yazma bağlanır. Nikah gecesi bahşiş almak için damadın ayakkabıları saklanır. Tavuk ve baklava istenerek rahatsız edilir.

ARDISIRA: Düğünden bir hafta sonra gelin damat oğlan evi ve yakın komşular kız evine davet edilir. Burada yenilir içilir oyunlar oynanır. Buna ardısıra denir. Ardısıra yapılmadan gelin ve damat kız evine gidemez.



ESKİ DÜĞÜNLERİMİZ


Çok fazla eskilere gitmeden 1960’lı yıllara kadar mevcutolan geleneklerimizden bahsedeceğiz.

Düğünlerde yapılacak ilk iş kıza kına yakmaktır. Düğünden birkaç gün önceden oğlan evi hısım – akraba komşularını toplar ve hediyelerle kız evine gidilirdi. Orada yemekler yenilir oyunlar oynanır ve kıza kına yakılırdı. Kına yakma işini ailesiyle iyi geçinen ” başı bozulmamış” birisi yakardı ki; kızın da başı bozulmasın.
Düğünlerimiz dört gün sürerdi. Genellikle gelin gününün Perşembeye rastlamasına özen gösterilirdi. Onun için düğün salıdan başlatılırdı.
Davetiyeler yazılı değil sözlü olurdu ve ”Düğünümüze buyurn.” Denirken okuculara (davetlilere) yazma çorap sabun katmer tavuk eti dürüm ve çerez gibi hediyeler verilirdi.

1.GÜN: BOŞ DAVUL (YOZ DAVUL): düğünün ilk gününe boş davul adı verilirdi. Bugün düğünün başladığınğ herkese duyurmak için bol bol davul – zurna çalınır keşkek dövülür ve kına odunu getirilirdi.

KEŞKEK DÖVMEK: Keşkek yörenin geleneksel bir yemeğidir. Düğünlerde mutlaka pişilir. Buğdaydan yapılır. Düğün evinden alınan buğday çuvalı sağdıçlardan birisinin sırtına yüklenir. Üstüne de küçük bir çocuk bindirilir. En yakın dibeğe götürülür. Burada buğday dibeğe dökülerek soku adı verilen ağaç tokmaklarda dövülür. Bu iş yapılırken davul – zurna çalar oyunlar oynanırdı. Gelip geçenler çevrilir ve keşkek dövdürülürdü. Keşkeğin olup olmadığını anlamak için yaşlılara sorulur onlar da her seferinde ”İki daha vurun.” diye cevap vererek keşkeğin iyi dövülmesini isterlerdi.

KINA ODUNU: Boş davul günü akşamdan hazırlanan yiyecekler çerezler kavurgalar alınır. Köyün gençleri toplanırdı. Herkes merkebini kağnısını arabasını getirir ve ve düğün için topluca dağa veya korulara gençleri toplanırdı. Herkes merkebini kağnısını arabasını getirir ve düğün için topluca dağa veya korulara odun getirmeye gidilirdi. Bir kaç gün önceden hazırlanan odunlar kağnılara merkeplere yüklenir ve köye getirilirdi. Oduncuları düğün alayı davul – zurna ile köye girişte karşılar hep birlikte tüfekler atılarak köyün içi dolaştırılır hem oğlan evine hem de kız evine ihtiyaca göre odunlar indirilirdi. Bu alay dolaşırken odunların üstü düğün bayraklarıyla süslenir çanlar takılırdı. Bayrak genelde en önde gelen hayvana asılır bu hayvanın sahibine de bir tavuk hediye edilirdi. Davul – zurna çan sesleri tüfek sesleri birbiribe karışır köydeki herkese bu alaya ve düğün evine çekerdi. Oyunlar yıkılınca (indirilince) oyunlar oynanırdı. Akşam olunca bu odunlarla bir meydan ateşi yakılır hem etrafında oynanır hem de ertesi güne düğün yemekleri için hazırlık yapılırdı.

II.GÜN: KINA KAĞNISI: Düğünün ikinci gününe kına kağnısı denirdi. Bugün oğlan evinden kız evine kına kağnısı götürülür. Bunlarla birlikte kızın çeyizleri serilir.

ÇEYİZ ASMA (ÇEYİZ ALTI): Oğlan evinden gelen çeyizlerle kızın çeyizleri kız evinde sergilenirdi. Bu iş için evin bahçesine veya uygun bir yerine urganlar gerilir bu urganlara çeyizler asılır gelenler bunlara bakardı. Yine çeyiz altında oyunlar oynanırdı. Buna öğle davulu da denirdi.

III.GÜN: GELİN: Düğünün üçüncü gününe gelin adı verilir. Bugün kız evinden yüklenen kına kağnısı dolaştırılamak oğlan evine getirilir. Bu eşyalar kız evinden gelen kadınlarca gelinin evine döşenir. Yine bugün gelinbaşı derme (gelini hazırlama) güvey başı derme ve gelin dolaştırma işkeri yapılır. Gelin günü gelen tüm misafirlere davetlilere yemekler yedirilirdi.



IV GÜN: DUVAK: Düğünün son günüdür. Bugün hem kadınlar hem de erkekler düğün evinde toplanır erkekler dışarıda kadınlar da içeride oyunlar oynarlardı. Böylece duvakla düğün bitirilirdi.
Düğün boyunca düğünü idare eden seymen veya yarenbaşılar olurdu. Bunlar yapılacak işleri takip eder bahşiş alır düğünün güvenliğini sağlarlardı. Seymenler kılıçlara halkalı şekerler sırıklara çeşitli meyveler dizerler ve düğün alayını çekerlerdi. Genellikle gençlerden oluşan bu seymenler ellerinde tüfeklerle düğün alayının önünde yer alır gelin almaya gidilir maniler söylenirdi.
Gelin at ile dolaştırılırdı. Gelin alındıktan sonra cami mezarlık ve yatır gibi yerlerin etrafından düğün alayıyla gezdirilirdi.
Eski düğünlerde mahalli oyunlar çok oynanır bazan kişilere sıra gelmez ”Biz de oynayacağız!” kavgaları olurdu. Bazan da gece geç vakitlere kadar oynanırdı.
Düğünlerimizdeki bir başka gelenek de bol tüfek ve tabanca atılmasıdır. Şimdi bu gelenek yasaklanmıştır.
Yine eski düğünlerde genellikle duvak günleri cirit oynanır ve güreşler yapılırdı.
Bir köyden başka köye giden gelinlerde toprakbastı parasa istenirdi.
Eski geleneklerimizde damat gelin almaya gitmezdi. Sağdıçlarla damüstüne çıkarlar gelin eve geldiğinde tüfek atarlar davetlilere şeker veya para atarlardı. Eskiden evlerin üstüne şişe veya testi konurdu. Bu o evde evlenecek gencin olduğunu belirtirdi. Damat bunu düğünde silah kırardı.
Düğün adetleri köyler arasında ufak – tefek farklılıklar olmasına rağmen genelde aynıdır. Günümüzde bu adetlerin bir kısmı kalkmasına rağmen çoğunluğu aynen devam etmektedir. Günümüzde bir diğer usul ise balo düğünüdür. Daha çok ilçe ve kasabalarda veya yabandan (dışardan) evlenildiğinde yapılır. Tarih belirlenir. Bir salon kiralanır. Çalgıcılar hazırlanır. Davetiyeler dağıtılır. O gün herkes toplanır. Nikahı olmamışsa resmi nikah kıyılır. Konuşmalardan sonra takı töreni olur. Mevsimine göre ne hazırlanmışsa ikram edilir. Çalıınıp söylenir oyunlar oynanır ve düğün bir-iki saatte bitirilir.

Alıntı.

nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, nimlahza adlı üyemize teşekkür etti.
Я (03-10-2010), nurküllü (31-08-2012)

Alt 28-08-2012, 08:56   #2 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart sivasın adetleri

Sivaslı oğlanla evlenmenizi tavsiye ederim tüm masraflar oğlandan Kız tarafaı sadece bol bol lif örüp bedavadan evlenmiş oluyor masrafsız ben bunu gördüm yuh dedim başka şey demeye terbiyem el vermiyor herşeyi oğlan evine yüklüyorlar

 
Alt 31-08-2012, 10:12   #3 (permalink)
 
nurküllü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Emeğine sağlık canım...

nurküllü isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
nimlahza (02-09-2012)




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Sivas Yöresi Düğün Geleneği

Sivas Yöresi Düğün Geleneği konusu, GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM / Örf ve Adetlerimiz forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kars Yöresi Düğün Geleneği nimlahza Örf ve Adetlerimiz 0 30-09-2010 08:52
Kayseri Yöresi Düğün Geleneği nimlahza Örf ve Adetlerimiz 0 30-09-2010 08:50
Amasya Yöresi Düğün Geleneği nimlahza Örf ve Adetlerimiz 0 30-09-2010 08:45
Artvin Yöresi Düğün Geleneği nimlahza Örf ve Adetlerimiz 0 30-09-2010 08:42
Ankara Yöresi Düğün Geleneği nimlahza Örf ve Adetlerimiz 0 30-09-2010 08:37

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:48 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats