bakimliyiz
Konu etiketleri: artvinin gelenek ve görenekleri, artvinin gelenekleri, artvin ilinin örf ve adetlerimiz, artvinin örf ve adetleri, artvin yöresinin gelenek ve görenekleri, artvin örf ve adetleri, şavşat yoresıne aıt gelenek goreneklerımız, artvin gelenekleri, artvin yöresinin gelenekleri, artvin yöresi gelenek ve görenekleri, şavşat gelenek ve görenekleri, artvin şavşat gelenek ve görenekleri, artvin şavşat gelenekleri, artvin savsat gelenekleri, artvinin gelenekleri düğün,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM > Örf ve Adetlerimiz

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 30-04-2008, 08:08   #1 (permalink)
 
Bkmlyz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Artvin gelenek ve görenekleri

ARTVİN


ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEKLERİ YÖRESEL YEMEKLER:

Artvin yöresinde mutfak geleneği çok zengindir. Süt ve süt ürünlerinden yapılan yemekler; peynir kuymağı ve kaymak kuymağı. Sebzelerden ve kır otlarından yapılan yemekler; dağ pancarı kuş yemeği gımı yaban semiz otu ebegümeci bazı otlardan yemek yapılmaktadır. Taze asma yaprağı ve lahanadan sarma ve yemekler örnek verilebilir. Taze fasulyenin kurutulmuşundan yapılan "Puçuko" özel sebze yemeğidir.

Hamur işleri; Laz Böreği katmer erişte hınkal çergebaz bişi lokum hamur işlerindendir. Kışlık kavurma ağaç şişlerde yapılan kebaplar etli yemeklerin yöreye özgülerindendir. Keşkek gendima herisa ve şilav gibi yemekler tanelilerden yapılan yemeklerdendir. Hasuta kaysefe zurbiyet ve ballı lokum tatlılardandır.
Çorbalar; Püşürük çorbası ayran çorbası tutmaç çorbası soğan harşosu çinçar çorbası yöreye özgün çorbalardandır.
BEYAZ PATATES:
Her türlü sebzenin yanında özellikle lezzetli "beyaz patatesi" ile yetiştirilir. Ayrıca patates "kuyularda" toprak altında muhafaza edildiği için yıl boyunca ve lezzetli bir şekilde yenilebilmektedir. Özellikle yuvarlak bir şekilde dilimlenmiş olan beyaz patates üzerine yağlı peynir serilerek fırınlanır ve öylece ya da balla yenir. Çok özel bir damak tadıdır. BAL:
Bitki türlerinin zengin ve miktar olarak çok olması yörede arıcılık faaliyetinin yaygın bir şekilde yapılmasını sağlamıştır. Artvin yöresinde üretilen ballar bölgesel olarak tanınmakta ve ilgi görmektedir.
YÖRESEL GİYİM:
Artvin'de giyim-kuşam çeşitlilik arz etmektedir. Bu çeşitlilik sahil kesimlerinde farklı iç kesimlerde farklı renkdesen ve fonksiyon olarak ortaya çıkmaktadır. Bu zenginlikler özellikle kadın kıyafetlerinde başlıklarında yazmalarda vb. görülebilmektedir.
HALK OYUNLARI VE FOLKLOR:
ATABARI:
Atabarı Atatürk'e atfen "ATABARI" ismini almıştır. Oyunda sayı sınırı olmayıp kız-erkek-karma veya yalnız kız yalnız erkek olarakta oynanır. Oyun sağ yay üzerinde yarım daire başlangıç ve bitişte düz çizgi halinde oynamaktadır. Oyun günümüze kadar geleneksel forumları içerisinde sergilenmiştir.

AHÇİK BARI-AKÇİK BARI:
Ahçik barı atabarı oyununu andırır. Farklı olarak figürlerin sağa ve sola yapılarak vuruşları vardır. Tek sıra bağımlı sağ yönden çizilen yay üzerinde oynanır. Ahçik barı bir çok oyunda olduğu gibi yine düğünbayram ve eğlencelerde yalnız kadınlar tarafından oynanan bir oyundur. Oyunun geleneksel tavrı yarım daire biçiminde sağ yay üzerinde oynanan düzenlemeler oyunun geleneksel tavrı içerisinde yapılmıştır. içerisinde yapılmış olup değişiklikler söz konusu değildir.

CİLVELOY:
Cilveloy genellikle halka yapısı biçimde oynanan bir kadın oyunudur. Oyun oynanırken atma türküler söylenerek karşılıklı soru ve cevaplarla oynanan oldukça estetik bir yapıya sahip sağa sola yürüme ve üçleme figürlerinden oluşur. Cilveloy düğün ve eğlencelerde daha çok türkü olarak söylenip kadınlar tarafından oynanır. Oyun ismini türkü sözlerinden almıştır. Oyunda anlatılmak istenilen tema beğenme beğenilme ve kur yapma gibi genelde düğün ve özel eğlencelerde oynanır. Halka yapısı biçiminde oynanmaktadır.

COŞKUN ÇORUH:
Yöremizde bahar aylarında kar sularının erimesi yağmurun yağması ile çeşitli dere ve ırmakların Çoruh nehrine dökülmesi sonucu azgın bir hale gelen nehir bölge halkımıza çoğu zaman mal ve can kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle oyun Çoruh'u konu alarak yaz ayları durgunluğu ile bahar aylarındaki azgın anlarını sergilemektedir. Oyun kapalı halka içerisinde ağır olarak başlar; hareketler anında hızlanarak devam ettirilir. Oldukça sert oynanan bir oyundur. Ağır bölümleri ezgi ile oynanır. Hızlı bölümleri ise sadece ritim eşliğinde oynanır. Oyun yalnız erkekler tarafında oynanır. Oyun anonim olup ilk kuran kişi hakkında kesin bulgu yoktur. Oyunun başlangıç ve bitişi düz çizgi olup halka yapısı içinde oynanır. Belli sayı sınırı yok; ancak çok kalabalık sayılarlaoyun hızlı olması yüzünden oynanmaz. Oyun herhangi bir düzenlemeyle şekillendirilmemiş geleneksel formu içerisinde oynanır.

DELİ HORON:
Deli horon halka yapısı içinde oynanan Artvin'in temel oyunlarından biridir. Horona "Deli" ön adının takılması oyunun "deli dolu" diye tabir edilen biçimde oynanmasından kaynaklanmaktadır. Figürlerin birçok bölümü gerginlik sertlik ve gerilim içerisinde canlı olarak yapılması oyuna bu niteliği kazandırmaktadır. Oyunda coşkuyu sağlamak için atılan uzun nağaralar (Kıcına) esastır. Komut veren tarafından her figürü belirleyen yöresel tabirlerle (Yöresel sözlerle) anında verilir.Örneğin : Başla başla-işle işle kollar üste Kollar siya-kındır oyna Dura dura-Kollar çabuk-Gel oguna diza-Vuur orta topuk gibi belli komutlarla oyun yönetilir. Oyunu oynayanlar belli bir sayı ile sınırlanamaz; genellikle açık hava ve harman gibi yerlerde oynanır. Oyunun kaynakçası hakkında ve hazırlanışı oynanışı hareketliliği yörede birlik beraberlik ve dayanışma sembolü olduğuna kararlılık ve güçlük ifadesini belirttiği yolunda ortak düşünceye varılmıştır.

Halk arasında bu oyuna ilişkin olarak deli horon oynanan yerde "Kırk yıl ot bitmez" sözü yaygındır. Oyun ayrıca bazı kesimlerde (Kuçen deli horonu Kocabey deli horonu) gibi isimlerde oynanır. Oyun kuran kişi bilinmeyip Artvin ve beldelerinin en güzide oyunudur. Yalnız erkekler tarafından oynanır.

DÖNE:
Döne oyunu bir genç kızın elinde aynası ile yüzüne bakarak kaşlını gözünü saçlarını düzeltmesi ile ve oyun içerisinde de görüldüğü gibi her yöne dönüşü ile genç kızın kendi kendini süslemesi ile haz duyarak kuruntu içerisinde oynanan bir oyundur.

Oyun tek sıra bağımlı sağ yöne çizilen yay üzerinde oynanır. Oyunun içerisinde yer alan döne "Dönüş" figürlerinde döne ismini alır. Öne çift solçift sağ ayak çıkararak sola ve sağa çift sağ ayak çekerek yine öne ve yana el çırparak dört yönlü dönerek öne çöküş yaparak belli sırayla oynanır. Oyun komutları "hop" diye verilir. Oyun beğenmebeğenilme temalarını işleyip sadece kadınlar genç kızlar tarafından oynanır. Belli bir sayı sınırı olmayıp oyunu ilk kuran kişi kesin belli olmayıp anonimleşmiş bir oyundur.

DÜZ HORON (VARAGELA):
Yukarıda üç isim altında toplanan bu oyun yörede değişik isimlerle oynanmasına rağmen aynı karakteri taşıyan bir oyundur. Düz horon genellikle düğünlerde kız ve erkek tarafından birleşerek dostluklarının sembolü olarak çoğunlukla yüz açımı törenlerinde oynanan bir tür oyundur. Düz horon halka yapısı biçiminde oynanan temel oyunlardan olup hareketli estetik oldukça canlı bir oyundur. Oyuna düz horon denmesinin (Bazı yerlerde adi horonda) iki neden olabileceği kanısındayız. Birincisi genellikle düz horon düz bir alanda (Harman) da oynanmasından benzetilmiştir. İkincisi ise Çoruh nehrinin durgun anlarını sembolize etmiş olması oyuna zaman zamanda durgun Çoruh'ta söylenir. Oyunun başlangıcından bitişine kadar belli bir tempo ve coşku ile oynanması uzun nağraları ile oldukça estetik bir yapıya sahiptir. Oyun belli bir sayı ile sınırlanamaz. Yörede en çok oynanan bir oyundur ve en kalabalık kitlenin katılımıyla büyük bir coşkuyla oynanır. Oyun çeşitli isimler altında tek karakterde oynanan oyundur.

HEMŞİN OYUNU:
Hemşin horonu yörede yaşayan "hemşinliler" tarafından oynanan bir oyundur. Daha çok sahil kesmi Hopa civarında halka yapısı içerisinde genellikle tulum eşliğinde oynanır. Oyun 7/8 ritimle (7/8'lik) oynanır. Artvin civarlarında bir düğünde gençlerden kurulu bir oyun ekibinin gösterisinde oyunun oynandığı yerin tahtadan; yani ağaçtan yapılan bir zemin üzerine sertçe vurmaları sıçrayıp düşmeleri sonucunda sahnenin çökmesi bir benzetme ile oyuna "Atom" denmesine neden olmuştur. Hemşin oyunu yine kendi komutlarıyla yönlendirilir. Örneğin: Siya siya-Savuş savuş-Geldum geç-Geçtedura-Geldi Hemşin gibi tabirlerle söylenip belli bir sayı ile oyuncular sınırlanamaz. Oyunun oldukça sert ve akıcı olması yöre oyunlarının tipik örneğidir. Oyun yalnız erkekler tarafından oynanır.

KARABAĞ:
Yöremizin coğrafi konumu arazi ve iş gücünün çok zorlu şartlar içerisinde yapılması nedeni ile hayırlı işler kız köçürme oğlan evlenmelerde düğün ve nişan gibi törenler genelde iş gücünün az olduğu güz aylarına bırakılır. Ancak "gönül ferman dinlemez" deyiminden yola çıkan bir genç oğlan bir kıza deli gibi vurulur. Kara sevdaya düşer. İş güç yaz kış bahar dinlemez; yaz aylarında aile büyüklerini kız evine elçiliğe gönderir. Fakat yukarıda bahsettiğimiz gibi tabiatı ile kız evi büyükleri "yaylalar insin bağlar bozulsun hele bir bakalım" gibi sebeplerle geri çevrilir. Yaylaların bozulması bağlardaki hasatın toplanması kız hazırlığının tamamlanması karşı dağlara kar yağması ile belli olurmuş. Aşık genç hergün kalkıp dağlara bakarmış; kar ne zaman yağacak diye Nihayet bir sabah kalkar ki karşı dağlara kar yağmış; gencin aşırı haz duyması ve sevinci ile dağa doğru "kara bak! Karabağ" diyerek hem oynayıp hemde bağırarak dağa doğru koşmasıyla sevincinden kaynaklanan bir aşık oyunudur. Karadağ tema olarak Azeri kökenli olup aynı sevinci paylaşan kızın da öyküsünü konu olarak karşılıklı oynanan bir oyundur. Oyunu ilk kuran kişi bilinmemekte oyun bir kız-bir erkek tarafından solo gösteri nitelikli beğenme beğenilme sevgi ve aşkı konu alır. Düğün ve özel eğlencelerde çok oynanır. Belli sayı sınırlamadan isteyen kızlı-erkekli kalkıp oynarlar.

KOBAK:
Kobak bölgemizde bir köy adıdır. Oyun halka yapısı biçiminde genellikle tulum eşliğinde erkekler tarafından oynanır. Bu oyun Yusufeli ilçemizin yakınında Kobak köyünden adını almıştır. Oyun içerisinde belli bir yerde ezgi değişir ve bu bölümde türkü söylenir. Sonra tekrar oyun müziğine geçilerek oyuna devam edilir. Oyunun kaynaklanması Çoruh nehri ile de ilgilidir. Oyun içerisinde bazı figürler Çoruh nehri üzerinde kürek çekme hareketlerini gösterir. Kobak oyunu belli başlı komutlarla Topal topa-İşle işle-üç vur sağa üçte sola çek kürek çekha vurdu kobak gibi terimlerle kendine özgü bir oyundur. Oyun halk arasında sıkça olarak genelde erkekler tarafından oynanır; kız-erkek karmada oynanabilir. Daha çok düğünlerde harmanda oynanır. Belli bir sayı sınırı yoktur. Oyun halka yapısı biçiminde oynanır. Oyun ismini bir köy adıyla almıştır. Oyunu ilk kuran kişinin o köyden olması gibi kesin bir bulgu yoktur.

KOÇERİ-KOÇÇARİ:
Koçeri adını bir erkek isminden almıştır. Bu kişi çok gezen çok dolanan yerinde durmayan bir kişidir. Hâlende günümüzde çok gezenlere derler ki tabiri caize "Koçeri misin ne gezip duruyorsun?" Bölgede genç kızların bir kahramana olan duygu ve çağrısını dile getirir bir oyundur. Genç kızların bir koçeriye vurulmasıyla onun gördükleri zaman beğenilmek maksadıyla oynadıkları bir oyundur. Oyun oynanırken bu kahramanı da şöyle davet ederler. "Oy ninni koçeri sallanda gel içeri" diye oynanıp söylenerek mısralarla kahramanı davet ederler. Oyun halay yürüyüşü gibi başlar; hızlanma çapraz ve çöküş figürlerinden oluşur. Oyun halka yapısı biçiminde oynanıp belli bir sayı sınırı yoktur. Oyunu kuran kişi (Koççari) isimli bir erkek olduğu araştırılmış olup genç kızların bu koççariye karşı duygularını dile getirmeye çalıştıkları bir oyundur.

MENDO BARI:
Araştırmalara göre "Mendo" bir erkek ismidir. Aynı kişinin oyunu kendisinin uyarladığı bilinmektedir. Kişinin haz duyarak oynadığı söylenmektedir. Oyun ağır hareketlerle başlar; birden hızlanan bir tempo ile devam eder. Oyun içerisinde çok yönlü dönüşler olup tek sıra bağımlı ve sağ yöne çizilen yay üzerinde oynanır. Oyunun içindeki üçleme figürleri diğer oyunların bir çoğunda görülen tipik figürlerinden biridir. Yürüyerek ayak çekme üçleme çöküş gibi figürlerin belli bir sırayı takip ederek yavaş ve hızlı bir şekilde oynanmasından oluşur. Oyun kişinin adını konu alan bir oyundur. Oyun kızlı-erkekli veya yalnız erkekler tarafından da oynanır. Oyun kişinin kendini gösterme amacı ile daha çok düğünlerde oynanır.

SARI ÇİÇEK (SARI KIZ):
Sarı çiçek yörede çok yaygın bir oyundur. Yörede sarı kızınetkin olması konusunda birçok rivayetler vardır. Ancak bunlardan biri en sağlıklısıdır. Yaptığımız araştırmalara göre 1124 senesinde Çoruh boylarında yerleşen Hıristiyan Kipçak Türklerini müslüman yapmak maksadıyla Mısır'dan adı "Şehsan" olan Şeyh kuvvetleri ile Çoruh vadisine gelirler. Orada bulunan Benek hakiminsarışıngökyüzü kadar güzelsarı saçlı kızını görünce aşık olur. Şehsan ile kızın arasında büyük bir aşk başlar. Kız müslümanlığı kabul eder; ancak babası buna asla razı olmaz. Kızın babası Şehsan'ın kuvvetleri ile çarpışmaya başlar. Benek hakimi üstün kuvvetleri ile çarpışma sonucunda Şehsan'ın ordusunu bozguna uğratır. Şehsan sevgilisini yanına alarak tüm ordusu kılıçtan geçirilir. Şehsan ve sevgilisi sarı kız kurtulma ümidi ile dağın yamaçlarına doğru kaçmak isterler. Benek hakimi askerleri tarafından görülür ve peşlerine düşülerek şehit edilirler. Oyunun bu olaydan kaynaklandığı Şehsan'ın sevgilisi Sarı kızın nazı ve sonra aşklarının birleşmesi arasındaki öyküyü temsil ettiği kabul edilir. Oyun düğün ve daha çok eğlencelerde oynanır. Bir kız bir erkek tarafından sevgiyi aşkı ve naz yapmayı konu almıştır.

ŞAHLAN (ŞEYHA):
Şahlan yörede daha çok yükselmeyi büyümeyi onurugururu kahramanlığı simgeleyen bir sözcük olarak kullanılır. Taşımacılıkulaşım ve çete savaşlarında At' ın önemi büyük olan bu bölgemizde de hayvanın şahlanıp iki ayak üstüne kalkması yükseliş ve sevinci tanımlamasıyla oyundaki yükseliş anındaki bağırmalar buradaki kahramanlık duygusunun sembolüdür. Başlangıç ve bitiş hariç kapalı halka halinde oynanır. Oyun içerisindeki yaylanma halay karakterine sekmeli koşma (Sağ yana doğru) çöküşleri ve topuk üçlemelerinden oluşur. Ardından anlaşıldığı gibi oyun (Şahlanmayıyükselmeyi) sevinci simgeler. Oyun oynanırken bu şahlanış açıkça görülür. Erkeklik ve kadınlık varlığının sağlanması kahramanlık duygularının vurgulanmasıdır.

Oyun "Hop hopde..." komutları ile oynanır. Oyun anonim olup kuran kişinin kesin bulgusu yoktur. Diğer oyunlar gibi çok fazla oynanan bir oyun değildir. Kız-erkek karma oynandığı gibi yalnız erkek olarakta oynanır.

ŞAVŞAT BARI (Çift Jandarma):
Şavşat Barı genellikle türküsü söylenerek oynanan diğer bar türlerinden üç ayakağır bar gibi isimler altında toplanıp oynanan bir oyundur.

Oyunun bulgusu ise çok eski tarihlere dayalı bir aşk öyküsüdür. İki genç arasında büyük bir aşk başlar. Bu karasevdayı bilmeyen kalmaz. Birçok insan bu gençler için nağmeler yapıp türküler söylerler. Artık kızı istemenin zamanı gelmiştir. Genç oğlan kızı istetir; ancak kız babasının kesin razılığı olmaz. Herşeye rağmen geri çevirir. Kızını bir başkasına (Beşik kertmesi) sözlemiştir. Bahar ayları gelince köylerden yaylalardan göç başlar. Bu göçler halk arasında büyük eğlencelerle tertiplenir.; bunlarda yer yer isimlendirilir. Bu mevkideki ismi ise (Vargoda) yayık yaylamak yayla zamanı eğlenceleri olarak bilinir. İşte bu tarihlerde genç oğlansevdiği kızın verileceği genci vurur ve köyden kaçar. Köy halkının yaylaya çıkmasını bekler ve o gün gelir. Köy halkı binbir eğlence masallarıyla göçe koyulur. Uzunca bir yol aldıktan sonra ilk konaklayacakları mevkiye gelirler. O düzlüğün yani mevkinin ismi (Vaket)'tir. Vaket'e gelirler. Genç oğlan sevdiği kızında orada olacağını bildiğinden bunu takip eder. Köy halkı burada eğlenmeye başlar. Davulzurnalar çalınır;türküler söylenir.; oynanır; koçlar kesilir; kebaplar vurulur; yiyilip içilir. Genç oğlan halkın arasına gelir; uzaktan sevdiği kızı gözlerkızda sevdiğini görür ama bir türlü yaklaşamazlar. Bakışıp hasret giderirler. O arada genç kız birde ne görsün karşıdan iki jandarma geliyor; sevdiğini götürecekleri genç kızın içine doğuyor. Genç kız acılar ve üzüntüler içerisinde ağlayarak jandarmanın görünmesiyle ağıt yakarak bu türküyü söylüyor ve ağlıyor.

Oyunun türkü sözlerinde ise Çift jandarma geliyor kaymakam konağından Fiske vursam kan damlar kırmızı yanağındanböyle esinlendiği gibi birde Cebi dolu paketi giyme yeşil caketi Yar Allah'ın seversen gel dolanak Vaketi'nde ise sevdiği genç yeşil bir ceketle oraya gelir; bu tanınırsın anlamında. Gel dolanak vaketi ise kaçmak anlamında sevdiği gence çağrı yaparak söylenen bir türküdür. Daha sonra bu öyküyü yaşayanlar gençlere atfen ve hatırlamak yaşatmak maksadıyla halk arasında türküsü söylenip oyuna dökmüşlerdir. Oyun halk arasında sıkça oynanan bir oyundur. Belli bir sayı sınırı yoktur; kız-erkek genelde karma olarak oynanır. Oyun çizgi ile başlayıp yarım daire sağ yay üzerinde oynanır.

TEŞİ:
Artvin ve civarında genelde iç kesimlerde toplu iş gücüne dayalı birlikte yapılan çalışmalara "Meci-İmece" adıyla toplanırlar. Yöre halkı kış gecelerinin boş geçmesi gece eğlenceleri yapılması amacıyla yün eğirme mısır ayıklama tütün doğrama gibi bazı işlerini kış gecelerinde komşuları davet ederek hem çalışır; hem de gece eğlenceleri düzenlerler. Bunlar maniler bilmecelerkarşılıklı atma türküler ve orta oyunları gibi eğlencelerden oluşur.

Teşi ise yün eğirmeye yarayan aracın ismidir. Teşi ağarşak ve iğden oluşan ağaç bir araçtır. Bu araçla yünden iplik yapılmasını canlandıran yün eğirmeyi temsil eden bir oyundur. Oyun oynanırken ayak el figürleri ile adeta yün eğiriyormuş gibi gerçek figürlerle gösterilir.Oyun figürleri estetik yönden ağırlık taşır.; ayak üzerinde esneyerek yürünür ve elde teşi ile yün eğrilir. Teşi oyunu kadınlar tarafından oynanır. Belli bir sayı sınırlaması olmayı genellikle bağımsız ferdi olarak oynanır. Teşhi havası olarak ta anılan oyuna ait ilk nota derlemesi 1945 yılında Muzaffer SARISÖZEN tarafından yapılmış ve TRT Repertuarına kazandırılmıştır.

UZUN DERE:
Uzun dere yörede gelinin (Puhaça) yoğururken genç kız ve kadınlar tarafından oynanan bir oyundur. Uzun dere "İnce dere" yörede bir yer ismidir. Oyun. İçerisinde anlatımı bu yörede daha çok yapıldığı için ismini bu bölgeden almıştır. Uzun dere oyununu oynayan oyuncuların ellerinde buğday arpa daneleri oyunla birlikte gelinin başına serpiştirilir. İnanışa göre gelinin rızıklı bereketli olması inancı ile temsil edilir.

Gelin hamur yoğururken teknenin içine lira veya bozuk para atılır. Bu da aynı anlam içerisinde gelinin bolluk bereketlilik getirme inancını simgeler. Hamur pişirildikten sonra etrafındakilerce yenmesi için parça parça kırılıp dağıtılır. Ekmeğin içindeki para kime çıkarsa uğurlu sayıldığından saklanır. Ekmeğin içinde para çıkan kişi genç kız veya erkekse bu parayı gece yastığının altına koyup yattığı zaman kendi kısmetini görürmüş diye inanılır. Oyun düğünlerde yüz açımı töreninden sonra damat evinde puğaça yoğrulup gelinin bereketli olması dileğiyle oynanan belli sayı sınırı olmayıp genç kız ve kadınlar tarafından oynanır. Oyun ferdi hareketlerle oynanır. Oyunu kuran kişi çok eski bulgulara dayalı olup gerçek kaynağı bilinmektedir.

ÜÇ AYAK - AĞIR BAR:
Yurdumuzun bir çok yöresinde adımlardan ismini alan bölgemizde de aynı isim altında bar türünde oynanan bir oyundur. Oyunun ağırlama hoplatma hızlanma bölümleri vardır. Oyunun üç ayak adında oynanması üç adım kuralına bağlı olmasındandır. Oyun tek sıra bağımlı sağ yöne çizilen tek sıra halinde oynanır. Bölgemizde bu tür oyunlar bir çok isim altında oynansa bile hepsini toplayıcı özellik olarak üç ayak ismi kullanılır.

Yöremizde ağırlama bölümlerinde bu tür oyunlarda kadınlar ve erkekler tarafından karşılıklı atma türküleri söyleyerek oynanabilmektedir. Oyun sağ yay üzerinde yarım daire formunda oynanır. Kız-erkek karma veya yalnız bilinmemektedir. Halk arasında düğünlerde harmanda sıkça oynanılan bir oyundur.

NELERİ İLE ÜNLÜ:
Boğa Güreşleri Barhal Kilisesi Sarp Sınır Kapısı Çoruh Nehri Karagöl - Sahara ve Hatilla Vadisi Milli Parkları.
İL İSMİ NEREDEN GELİYOR?
İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe'dir.

Bkmlyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
artvin gelenek gorenekleri

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Artvin gelenek ve görenekleri

Artvin gelenek ve görenekleri konusu, GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM / Örf ve Adetlerimiz forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:06 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats