bakimliyiz
Konu etiketleri: gaziantep gelenek ve görenekleri, gaziantepin gelenek ve görenekleri, gaziantep gelenekleri, gaziantep in gelenek ve görenekleri, antep gelenekleri, gaziantep in gelenekleri, gaziantepin tarihi yerleri gelenek ve görenekleri, gaziantepin mehur yerleri, gaziantepin gelenek görenekleri, gaziantep gelenek görenekleri, gaziantepin gelenekleri, gaziantep gelenek görenek, gaziantebin gelenek ve görenekleri, gaziantep in gelenekleri ve görenekleri, gaziantep gelenek,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM > Örf ve Adetlerimiz

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 30-04-2008, 08:28   #1 (permalink)
 
Bkmlyz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Gaziantep gelenek ve görenekleri

GAZİANTEP




ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEKLERİ
Gaziantep 7. asırda hazret-i Ömer zamânında İslâm orduları tarafından fethedilerek Bizanslılardan alındı. On birinci asrın sonlarına kadar Müslümanlarla Bizanslılar arasında 12. asrın ortalarına kadar Selçuklu Türkleriyle Bizanslılar ve Haçlılar arasında zaman zaman el değiştirdi. On ikinci asrın ortalarından 1516'ya kadar Türkler ve kısa bir müddet Araplar bölgeye hâkim oldu. Yavuz Sultan Selim Han 1516'da bu bölgeyi Osmanlı Devletine kattı. Bölge Türk-İslâm kültürü ile yoğrulmuş olup diğer kültürler 7. asırda kaybolmuş ve Bizansla Haçlı ordularının ve 19. asırda Amerikalı Protestan misyonerlerinin açtığı Amerikan Koleji ile yeniden tesis edilmek istenen Hıristiyan kültürü filiz vermeden kurumuştur. Gaziantep'in bütün sosyal yaşayışında Türk-İslâm kültürü hâkimiyetini devâm ettirmektedir.
DÜĞÜN

Düğün ve evlenme Gaziantep te de kutsal bir olayın başlangıcıdır. Evliliğin her aşamasında genellikle yöredeki töre ve inançlara göre hareket edilir. Evlenme adetleri İlimiz merkezi dahil olmak üzere; Nizip ilçesi Boyundur ve Uluyatır (Mizar) Oğuzeli ilçesi Dokuzyol ( Uruşlu ) Büyükkaracaören ve Hötoylu Araban ilçesi Elif Beldesi ve Akbudak ( Süpürgüç ) Yavuzeli İlçesi Sarılar Göçmez Hacımallı ve Üçgöl Karkamış ilçesi Elifoğlu Alagöz Alacalı Çiftlik ve Balaban köylerinde uygulanmaktadır.

DÜĞÜR GEZME

Düğür gezme; evlilik çağına gelmiş kızlara bakmaya gitmek demektir. Dügür oğlan veya erkek yeğeni olanlar tarafından gezilir. Dügür gezenler tanıdık dost e akrabalarından evlenme yaşında kızı olanların salığını ( Haberini ) alırlar. Daha sonra haberleri yokmuş gibi belirlenen eve giderek kıza bakarlar. Düğür gezenler için en önemli olan şey kızın ailesinin geçmişidir. Ondan sonra kızın marifetleri ve güzelliği gelir.

Düğürcüler kızı beğenirlerse birkaç gün sonra bir daha görmeğe giderler. İkinci seferde de beğendikten sonra oğlana haber verirler ve kızı gizlice yolda gösterirler. Düğürcüler beğendiyse oğlana fazla bir laf düşmez. Oğlan kızı gizlice görüp beğendikten sonra evlenmenin ilk adımı olan erkekler arasında söz alıp verme işi başlar.

BEKLİK TAKMA

Beklik takma; Gaziantep ?te nişan takma yerine kullanılan bir tabirdir. Beklik takma yapılmadan önce kız evi tarafından istenilen ve erkek evi tarafından alınması zorunlu olan giyecek eşyaları alınır.. Bu olaya ? Beklik Karartısı denir. Giyecekler beklik takılırken kız ve erkek tarafından giyilir. Beklik karaltısının içinde bir kat elbiselik kundura çanta pabuç ve iç çamaşırı bulunur. Eskiden hamam peştimalı da verilirdi.

Bu hazırlıklar bitikten sonra; sıra yüzük takmaya gelir nişan mutlaka kız evinde yapılır. Oğlan evi nişan gününden birkaç gün önce dost ve akrabalarına haber yollayarak nişan gününü bildirir. O gün herkes kız evinde toplanır. Nişana daveti eskiden ? Okuyucu ? denilen kadınlar yaparlardı. Günümüzde okuyucu kadınlardan kimse kalmamıştır.

Nişan günü sabahı oğlan evi kız evine nişanda yenilecek olan tüm yemek tatlı ve meyveleri yollamak zorundadır. Yemekler yenilir getirilen elbiseler bir ip üzerinde sergilenir. Giyecekler incelendikten sonra tatlı yenilir ve yüzük takılır. Bu nişana erkekler katılmaz kadınlar arasında yapılır.

BAŞLIK VE KALIN

Gaziantep?te ve özellikle köylerinde kalın alma olayı hala devam etmektedir. Kalın kız babası tarafından kızın çeyizine harcanmak üzere alınır. Kız babası aldığı bu parayı başka bir harcama için kullanmaz. Eğer bu para kız için harcanmazsa bu büyük bir terbiyesizlik olarak kabul edilir.

Kalın parası günün şartlarına göre alınır ve bir usulü vardır. Kız istendikten sonra oğlun evinden büyükler giderek kız evinden ne kadar kalın istediklerini sorarlar. Eğer istenilen para çok ise; aile büyükleri araya girerek miktarı düşürmeye çalışırlar. Oğlan evi daha sonra verebileceği miktarı kız evine bildirir. Beş aşağı on yukarı işi bağlarlar. Yeniden kız evinde toplanılır ve masrafları oğlan evi karşılar. Bu toplantıya yalnızca erkekler katılır ve yenilip içildikten sonra oğlan babası herkesin önünde parayı kız babasına verir. Böylece kalın işi halledilmiş olur. Önceleri başlık ve kalın gibi maddiyata dayanan kaynakları olamayanlar değişik usulü ile evlenirler. Değişik yapabilmek iki ailenin kız alıp vermesidir. Değişik yapmaya evlenme yaşına gelmiş ağabeyler karar verirler. Her aile bir kız alır bir kız verir. Bu nedenle başlık alıp vermezler.

Bu usulü benimseyenler çoktur. Çünkü; masrafsız olarak yapılan bir evlilik yoludur. Bu usulde gönün işi geçerli olmayıp ailenin vereceği kararlar önemlidir. Değişik yapan aileler genellikle fakir ailelerdir. Eğer değişik aynı köyün gençleri arasında değil de başka bir köyle değişik yapılıyorsa o zaman; değiştirilecek kızlar at üstüne bindirilerek diğer köye doğru yola çıkarlar. İki köy arasında kafile karşılaşır. Daha sonra; iki tarafta kızları alır köylerine dönerler. Her köy arasında ayrıca düğün yapar.

YATAK BİÇME

Yatak biçme imece usulüyle yapılan bir yardımlaşma ve eğlence günüdür. Yatak biçme kız evinde yapılır. Oğlan evinden ve kız evinden gelen kadınlar yardımlaşarak kızın çehizine konacak yatak yüzlerini diker ve yorganları köpürler. Bir yandan iş yapılırken bir yandan da yemekler yapılır ve yenir. Yatak biçmeye çalgıcılar çağırmak adetler arasındadır. Yatak biçmeye gelen kadınlar yer içer ve eğlenirler.

ÇEHİZ ( ÇEYİZ )

Gaziantep?te çok önemli yer tutar. Özellikle kızlar çeyizleriyle değerlendirilir. Kız çeyizini para olarak hesaplamak mümkün değildir. Bir kızın çeyizi doğduğu günde dizilmeye başlar. Anne teyze hala v.s. akrabalar da bu çeyize daima bir şeyler eklerler.

ÇEHİZ ALMA ADETLERİ

Çeyiz alma kız evindeki kızın çeyizinin oğlan evi tarafından alınıp oğlan evine götürülmesidir. Çeyiz alınacağı gün oğlan evinin akrabaları oğlan evinde kız evinin akrabaları kız evinde toplanırlar. Çeyiz günü eğlenceyi oğlan evi yapar kız evi ise; oğlan evinin gelmesini bekler. Kız evinde hiçbir eğlence yapılmaz. Çeyiz alma adetleri günümüzde hala eksiksiz olarak devam etmekte ve yapılmaktadır.

Kız evinden çeyiz almada da bazı adetler ağırlığını korur. Çeyizlerin bulunduğu evdeki kızın sandığının üzerine kızın erkek kardeşi veya yakın bir akrabası oturur. Oğlanın babası veya bir aile büyüğü sandığın üzerinde oturan kişiyi kaldırmak için bir miktar para verir. Para verildikten sonra çeyiz taşıma işlemlerine geçilir.

Çeyiz taşınırken meydanda bulunan her eşya alınır. Yeni evlenecek olan çiftlere yardım olarak ne bulunursa götürülür. Taşıma işi yalnızca oğlan evine düşer kız tarafından kimse taşıma işine karışmaz. Çeyiz taşındıktan birkaç gün sonra kız evinden birkaç kişi çeyizin taşındığı eve giderek evi dizerler. Gelen tüm çeyizler evin içersinde düzenlenir ve yerli yerine konulur.

KINA GECESİ

Gerdek gecesinden ir gün önce yapılan bir gecedir. Bu gece kız evinde ve erkek evinde ayrı ayrı yapılır.
Kına gecesinin en önemli kişilerinden birisi olan sağdıç damadın koruyucusu ve onun hizmetkarıdır. Kına gecesi dahil düğün boyunca damadın tüm ihtiyaçlarından sorumludur. Kına gecesinden bir gün önce attarlar? dan kına alınarak kız evine gönderilir. Oğlan evi kendi kendi evinde eğlendikten sonra gece geç saatlerde kız evine giderek kınayı ister. Kınayı kız evinden almaya gidilirken yolda türküler söylenir ve arada bir ? Yah yah ? çağrılır.

Oy mizmize mizmize

Kınayı verin bize

Kınayı vermezseniz

Bizde küseriz size

Yukarıdaki maniye benzer birkaç maniler okunur. Kız evinden içine yoğrulup konmuş ve her biri kaz yumurtası büyüklüğündeki topakların üzerine birer mum dikilmiş ve yakılmış olan kına tepsisi coşkulu bir eğlenceyle alınarak oğlan evine gidilir. Oğlan evine gidilirken kına ilk önce öksüz birinin eline yakılır. Daha sonra sağdıç damada ve arkadaşlarının eline kına yakar.. Kına yakanın bekar olması şarttır. Bu da; ? Abbisi ( Darısı ) kendisine olsun ? diyebilmek için yapılır. Kınayı yakma kız evinden gelme dört köşesi sarı tel işleme bir çerçeve ( tülbent mendil ) ile yapılır.

Tepsideki topak kınalar üstü şeritli jelatin kağıtlarla süslenmiş biçimdedir. Kına damada yakılırken iğne batırılır. Bu olaydaki maksat; bir gün sonraki gerdek gecesinde damadın uyanık olması içindir. Kınayı almaya gidilirken damat o topluluğun içinde bulunmaz kına getirildikten sona kına yakılacağı zaman damat kimseye sezdirmeden saklanır. Saklandığı yeri ancak sağdıcı bilir. Bu arada damadı kınaya gelen kalabalık aramaya başlar bulunan damadın eline coşkulu bir hava içersinde kına yakılır.

GELİNCİ VE DÜĞÜN GÜNÜ

Gelinci yöremize ait bir kadın düğünü olup; düğün salonuna kadınlardan başka kimse alınmaz. Bazı yakın akrabalardan gelen olursa kapıda beklemek zorunda kalır. Kına gecesini takip eden günde oğlan evinde oğlanın bütün kadın akrabası komşuları mahalle kadınları toplanır. Çalıp söyler oynar ve eğlenirler.

Gelinciye gelin ile damat beraber gelir. Gelin olan kız son yemeğini abasıyla birlikte yer daha sonra akrabaları tarafından giydirilir. Gelinciler eğlencenin ortalarına doğru ara verir. Gelinciler yanlarında yiyecek ve içecek getirirler. Getirilen yiyeceklerin başında ? Hedik ? bunun yanı sıra kuruyemişler meyveler ve yemekler yer alır. Yiyecek getirenler getirmeyenlere dağıtırlar. Böylece iyi bir dostluk ve yakınlaşma ortamı da doğmuş olur.

Gelincinin yeniden ikinci bölümü başlar. Kaynana gelinin başına şeker atar şekerlerin bir kısmı da misafirlerin üzerine atar. Bu olay çocukların dört gözle bekledikleri andır. Gelinci bittiği zaman gelinin arkadaşları gelini alarak gerdek odasına götürürler. Yatsı?ya doğru damadın arkadaşları gelerek gelinden damadın eşyalarını isterler. Gelin damadın giyeceği eşyaları kendi eliyle arkadaşlarına teslim eder. Elbiseyi alan arkadaşları damadı giydirdikten sonra namaza götürürler.

Memleketimizde özellikle köy düğünlerinde bu gelenek devam etmektedir. Şehirde ise; bu adet kalkmıştır. Düğün günü oğlan tarafı mahsere kazanları ve elbeştelerde pilav ve cacık ( Sulu) yemekler yapılır. Okuyucu vasıtasıyla gelinciye olan kadınlar yer icer çalar oynarlar.

MAŞTA

Gelinci ve düğün günleri davetlileri idare etmek onları hakkıyla ağırlamak yemeği ikram eden törenle ilgili diğer işleri üzerine alan ve mühim roller oynayan kadına maşta denir. Maştanın aldığı kararlara büyük küçük her ferdin itaat etmesi mecburidir.

NİKAH TÖRENİ

Nikah için kız babasına veya amcasına vekalet verir. Yalnız vekalet verirken vekaleti alan kimse; üç defa ? Bana vekalet veriyormusun.? ? diye sorar. Evet cevabını alınca camiye gidilir vekaleti alanlar hocaya nikahı kıydırırlar. Son zamanlarda dini nikahlar camilerden ziyade evlerde kıydırılmaktadır. Bunun için vekalet verme işi ortadan kalkmış olur. Resmi nikah da her yörede aynı olduğundan ayrıca anlatılmasına lüzum yoktur.

GÜVEYİ NAMAZI VE GÜVEYİ GEZDİRMESİ

Daha önceleri güveyi namaza giderken iki tarafından damadın arkadaşları ellerinde mumlar yanmış vaziyette birlikte hareket ederlerdi. Bu şamdanlar ağaçtan yapılmış ve ağaç dalı gibidir. Özel şekil taşır. Her bir şamdanın üzerinde 8 10 mum yanar. Bu şamdanlar renkli kağıtlarla güzelce süslenir. Bunları güveyinin sağında ve solunda iki kişi tutarlar. Bu kişilere Sağdıç denir. Bu kişiler hizmetlerinden dolayı mükafatlandırılmazlar. Onun için Antep? te Emeğin Sağdıç Emeğine Döndü ? diye bir de atasözü vardır. Güveyi namaza gidip gelirken önü sıra gazeller ilahiler okunur koşmalar söylenir. İmam nikah tazeleme ve bir de dua yapar. Duadan sonra güveyi evvela imamın ellerini öper sonra sağdıçlar mumları alarak öne düşerler. İlahiler biter şarkı ve türküler başlar. Bundan sonra gazel ve koşmacılar devam eder. Alaylar şarkılar içinde güveyiyi eve getirirler. Bu gidiş gelişte damada dostlarınca defalarca iğne batırılır. Şarkılar biter. Güveyiye ivey ( izin ) verilir herkes dağılır. Damat gelinin yanına girince iki rekat namaz kılar.


YÖRESEL YEMEKLER:

Gaziantep'in baklavası meşhurdur. Yemeklerde nâne sarmısak kırmızı biber ve baharat çok kullanılır. Üzümden yapılan ve "şire" (üzüm peksimeti) denilen çerezleri meşhurdur. Antep sucuğu Besni sucuk ve pestili Samsa ve Bastık başlıcalarıdır.. Çiğ köfte içli köfte ve lahmacun yaygındır. Kilis kebabı Alenazik simit kebabı kabaklama sarmısak ve erik tavası yeni dünyâ ve elma kebabı meşhurdur.
YÖRESEL GİYİM:
Mahallî kıyâfet her yerde olduğu gibi burada da unutuldu. Köylerde hâlen üste mâvi çuhadan yapılan fermana (önü açık yakasız kol ağzı dar çeket) ile alt kısma şalvar ve üçetek entari giyilir. Çarşafla başa "meşafe" denilen kareli örtü sararlar
HALK OYUNLARI VE FOLKLOR:
Halk müziği ve oyunları bakımından Gaziantep en zengin ilimizdir. Halk oyunları çeşitli olup en yaygını "halaylar"dır. Barak ağzı denilen okuyuş biçimleri türkü ve ağıtları uzun havaları meşhurdur. Halk edebiyâtı çok zengin olup pekçok meşhur halk şâiri ve ozan yetişmiştir.
NELERİ İLE ÜNLÜ:
Antepfıstığı Antep Baklavası Zeugma-Karkamış-Yesemek Antik Kentleri İplik Sanayi Karpuzatan ve Dülükbaba Mesire Yerleri Antep Mutfağı

İL İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Şehrin eski adı Ayıntab'dır. Kelime anlamı pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş Savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921'de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

Bkmlyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, Bkmlyz adlı üyemize teşekkür etti.
Я (08-06-2010), sahranil (25-02-2010)

Alt 25-02-2010, 07:50   #2 (permalink)
 
sahranil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

çok güzel bir şehir keza yemekleri de (bende antepli gelini olduğumdan)bişeye deyinmek istiyorum besni sucuk ve pestili dediğide Adıyamana özgü daha doğrusu Besni Adıyamanın ilçesi Antep ile Adıyamanın sınırlarının kesiştiği yer

sahranil isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 25-12-2013, 07:20   #3 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

çok güzel çok teşekkür ederim.

 



Etiketler
gaziantep gelenek gorenekleri

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Gaziantep gelenek ve görenekleri

Gaziantep gelenek ve görenekleri konusu, GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM / Örf ve Adetlerimiz forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:34 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats