bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > MÜZİK DÜNYASI > Türküler > Ozanlarımız ve Aşıklarımız

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 28-03-2009, 09:48   #1 (permalink)
 
ada44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Karacaoğlan

Karacaoğlan

Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm



Türk halk şairi. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır.

1606' doğduğu 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre 17.yy'da yaşamıştır. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Bazıları Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğunu söylerler. Bazıları da Osmaniye ili Düziçi ilçesinin Farsak köyünde doğduğunu söylerler*. Gaziantep'in Barak Türkmenleri de Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de onu kendi aşiretlerinden sayarlar. Bir başka söylentiye göre Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyündendir. Batı Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşireti onu kendinden sayar. Mersin'in Silifke Mut Gülnar ilçelerinin köylerinde o yöreden olduğu ileri sürülür. Bir menkıbeye göre de Belgradlı olduğu söylenir. Bu kaynaklardan ve şiirlerinden edinilen bilgilerden çıkarılan onun Çukurova'da doğup yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığıdır.

Adı bazı kaynaklarda Simayil kendi şiirlerinden bazısında ise Halil ve Hasan olarak geçer. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Karacaoğlan yetim büyüdü. Çirkin bir kızla evlendirilmek babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda Çukurova'da derebeyi olan Kazanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. İki kız kardeşini de yanında ***ürdüğünü Bursa'ya hatta İstanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. Yine bu şiirlerinden anlaşıldığına göre Bursa'da ev bark sahibi oldu evlat acısı gördü. Anadolu'nun çeşitli illerini gezdiği Rumeli'ye geçtiği Mısır ve Trablus'a gittiği de sanılıyor. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova Maraş Gaziantep yörelerinde geçirdi.

Doğum yeri gibi ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Şiirlerinden çok uzun yaşadığı anlaşılmaktadır. Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Maraş'taki Cezel Yaylası'nda doksan altı yaşında ölmüştür. En son bulgulara göre ise mezarının İçel'in Mut ilçesinin Çukur köyündeki Karacaoğlan Tepesi denilen yerde olduğu sanılmaktadır.

Karacaoğlan Osmanlı Devleti'nin iktisadi bunalımlar ve iç karışıklıklar içinde bulunduğu bir çağda yaşamıştır. Şiirinin kaynağını doğup büyüdüğü göçebe toplumunun gelenekleri ve içinde yaşadığı yurt edindiği doğa oluşturur. Güneydoğu Anadolu Çukurova Toroslar ve Gavurdağları yörelerinde yaşayan Türkmen aşiretlerinin yaşayış duyuş ve düşünüş özellikleri onun kişiliği ile birleşerek âşık edebiyatına yepyeni bir söyleyiş getirir. Anadolu halkının 17.yy'da çektiği acılar göçebe yaşantısının yoklukları çileleri çaresizlikleri şiirinde yer almaz.

Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık gurbet sıla özlemi ölüm ise şiirinin bu bütünselliği içinde beliren başka temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirir. Düşündüklerini açık anlaşılır bir dille ortaya koyar. Acı ayrılık ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpar. Düşten çok gerçeğe yaslanır. Çıkış noktası yaşanmışlıktır. Ona göre kişi yaşadığı sürece yaşamdan alabileceklerini almalı gönlünü dilediğince eğlendirmelidir. Yaşama sevincinin kaynağı güzele sevgiliye ve doğaya olan tutkunluğudur. Güzelleri yiğitleri över dert ortağı bildiği dağlara seslenir. Lirik söyleyişinin özünde halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür.

Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirir. Dost kardeş bildiği sevgilisiyle eş gördüğü iç içe yaşadığı bu doğa onun için sadece bir mekan olmaktan ötedir. Şiirinin başka önemli bir teması olan aşkın varoluşu doğadaki benzetmelerle güzelleşir. Onunla yaşanan sevinç onun getirdiği acı doğa ile paylaşılır. Sevgili şiirinde doğanın ayrılmaz bir parçasıdır.

Şiirlerinde yer yer sıla özlemi ve ölüm temasına da rastlanır. Sevdiğinden ilinden obasından ayrı düşüşü özlemle dile getirir yakınır. Ölüm de ayrılık ve yoksullukla eş tuttuğu bir derttir.

Doğa temasının yanı sıra şirinin asıl odak noktasını oluşturan aşk/sevgili kavramını âşık şiirinin geleneksel kalıpları dışında bir söyleyişle ele alır. Onun için sevgili düşlenen bin bir hayal ile var edilen ulaşılmazlığın umutsuzluğuyla adına türküler yakılan bir varlık değildir; doğa ve insan ilişkileri içindedir. Onu yaşamdan ve bu ilişkilerden soyutlamadan verir.

İlk kez onun şiirinde sevgililerin adları söylenir: Elif Anşa Zeynep Hürü Döndü Döne Esma Emine Hatice...Karacaoğlan bunların kimine bir pınar başında su doldururken kimine helkeleri omuzunda suya giderken kimine de yayık yayıp halı dokurken görüp vurulmuştur. Gönlü bir güzel ile eylenmez bir kişiye bağlanmaz. Uçarılık onun duygu dünyasının şiirsel söyleyişine yansıyan en belirgin yanıdır. Erotizm şiirine sevmek ve sevişmek olgusuyla yansır. Kanlı-canlı sevgili cinsellik motifleriyle daha da belirginleşir şiirinde etkileyici bir biçimde yer eder. Onun sevgiye ve kadına bakış açısı âşık şiirine yenilik getirir ve bu gelenek içinde etkileyici bir özellik taşır. Tanrı kavramı ve din teması şiirinde önemlice bir yer tutmasa bile bu konudaki yaklaşımıyla da kendi şiir geleneğine yine değişik bir bakış açısı getirmiş ve sonraki kuşaklar üzerinde etkileyici yönlendirici olmuştur.

Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatı'nın etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Kullandığı Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı azdır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katar. Bu sözcüklerin bir çoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanır.

Karacaoğlan halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11'li (6+5) ve 8'li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülür. Mecaz ve mazmûnlara çokca başvurması söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir.

Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar semailer varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemlice yer tutar. Bunların her birinde açık anlaşılır bir biçimde içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur.

Pir Sultan Abdal Âşık Garip Köroğlu Öksüz Dede Kul Mehmet'ten etkilenmiş şiirleriyle Âşık Ömer Âşık Hasan Âşık İsmail Katibî Kuloğlu Gevheri gibi çağdaşı şairleri olduğu kadar 18.yy ve şairlerinden Dadaloğlu Gündeşlioğlu Beyoğlu Deliboran'ı 19.yy şairlerinden de Bayburtlu Zihni Dertli Seyranî Zileli Talibî Ruhsatî Şem'î ve Yeşilabdal'ı etkilemiştir. Daha sonra da gerek Meşrutiyet gerek Cumhuriyet dönemlerinde halk edebiyatı geleneğinden yararlanan şairlerden R.T. Bölükbaşı F.N. Çamlıbel K.B. Çağlar A.K. Tecer ve C. Külebi Karacaoğlan'dan esinlenmişlerdir.

Şiirleri 1920'den beri araştırılan derlenip yayımlanan Karacaoğlan'ın bugüne değin yazılı kaynaklara beş yüzün üzerinde şiiri geçmiştir.



Eserlerinden bazıları:


1
Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm


2
Sunayı da deli gönül sunayı
Ben yoluna terk eyledim sılayı
Armağan gönderdim telli turnayı
İner gider bir gözleri sürmeli

Sabahtan uğradım yarin yurduna
Dayanılmaz firkatine derdine
Yıkılası karlı dağın ardına
Aşar gider bir gözleri sürmeli

Ateş yanmayınca duman mı tüter
Ak gerdan üstünde çimen mi biter
Vakti gelmeyince bülbül mü öter
Öter gider bir gözleri sürmeli

Karacaoğlan kapınıza kul gibi
Gönül küsüverse ince kıl gibi
Seherde açılmış gonca gül gibi
Kokar gider bir gözleri sürmeli


3
Be felek senin elinden
Hem yanarım hem ağlarım
Gece gündüz ağlar gözüm
Başımı döğer ağlarım
Çağırırım gani deyi
Gel ağlatma beni deyi
Kimi görsem seni deyi
Yüzüne sakar ağlarım

Lutfeyle beyim urandır
Gözümün yaşı barandır
Kaygılı gönlüm virandır
Hicrimi çeker ağlarım
Karacaoğlan düştü derde
Gece gündüz yanar narda
Hak kadı olduğu yerde
Kabrimden çıkar ağlarım


4
Güzel Ne Güzel Olmuşsun
Görülmeyi Görülmeyi
Siyah Zülfün Halkalanmış...Aman Aman
Örülmeyi Örülmeyi.

Mendilim Yuğdum Arıttım
Gülün Dalında Kuruttum
Adin Ne İdi Unuttum...Aman Aman
Sorulmayı Sorulmayı..

Seğirttim Ardından Yettim
Eğildim Yüzünden Öptüm
Adın Bilirdim Unuttum...Aman Aman
Çağırmayı Çağırmayı.

Benim Yarim Bana Küsmüş
Zülfünü Gerdana Dökmüş
Muhabbeti Benden Kesmiş...Aman Aman
Sevilmeyi Sevilmeyi.

Çağır Karacaoğlan Çağır
Taş Düştüğü Yerde Ağır
Yiğit Sevdiğinden Soğur...Aman Aman
Sarılmayı Sarılmayı.


5
Gine Dertli Dertli İniliyorsun
Sarı Durnam Sinem Yaralandı Mı.
Hiç El Değmeden De İniliyorsun.
Sari Durnam Sinem Yaralandı Mı
Yoksa Ciğerlerin Parelendi Mi.

Yoksa Sana Ya Düzen Mi Düzdüler
Perdelerin Tel Tel Edip Üzdüler.
Tellerini Sırmadan Mi Süzdüler.
Allı Da DurnamTelli De Durnam
Sinem De Yarelendi Mi.
Yoksa Ciğerlerin Parelendi Mi.

Havayı Ey Deli Gönül Havayı
Ay Doğmadan Şavkı Dutmuş Ovayı
Türkmen Kızı Gater Etmiş Mayayı
Çekip Gider Bir Gözleri Sürmeli

Kuru Kütük Yanmayınca Tütermi
Ak Gerdanda Çifte Benler Bitermi
Vakti Gelmeyince Bülbül Ötermi
Ötüp Gider Bir Gözleri Sürmeli

Dere Kenarında Yerler Hurmayı
Kılavuz Ederler Telli Durnayı
Ak Göğsün Üstünde İlik Düğmeyi
Çözüp Gider Bir Gözleri Sürmeli.
Karacoğlan Der Ki Geçti Ne Fayda
Bir Vefa Kalmadı Ok İle Yayda.


6
Bugün çay bulandı yarın durulmaz
Yol ver dağlar ben sılama varayım
Karlı dağlar varayım
Zalım dağlar varayım
Muhabbetli yardan gönül ayrılmaz
Yol ver dağlar ben sılama varayım
Karlı dağlar varayım
Zalım dağlar varayım

Gurbet elde efkarım var zarım var
Sılada bekleyen nazlı yarim var
Bizi ayırana intizarım var
Karlı dağlar yaz gele
Zalım dağlar tez gele
Bizi ayırana intizarım var

Oy dağlar
Yol ver dağlar ben sılama gideyim
Karlı dağlar gideyim
Zalım dağlar gideyim

Ezeli de Karacaoğlan ezeli
Döküldü bağların gülü gazeli
Gurbet elde ben nideyim güzeli
Karlı dağlar güzeli
Zalım dağlar güzeli
Gurbet elde ben neyleyim güzeli

Oy dağlar
Yol ver dağlar ben sılama gideyim
Karlı dağlar gideyim
Zalım dağlar gideyim


7
Beni Kara Diye Yerme
Mevlam Yaratmış Hor Görme
Ela Göze Siyah Sürme
Çekilir Kara Değil Mi?

Her Yoldan Gelir Geçerler
Aktan Karayı Seçerler
Ağalar Beyler İçerler
Kahve De Kara Değil Mi?

Karac’oğlan Der Maşallah
Birgün Görünür İnşallah
Kara Donludur Beytullah
Örtüsü Kara Değil Mi?


8

Ela Gözlüm Ben Bu Elden Gidersem
Zülfü Perişanım Kal Melül Melül.
Kerem Et Aklından Çıkarma Beni
Ağla Göz Yaşını Sil Melül Melül.

Elvan Çiçekleri Takma Başına
Kudret Kalemini Çekme Kaşına
Beni Ağlatırsan Doyma Yaşına
Ağla Göz Yasini Sil Melül Melül

Yeter Ey Sevdiğim Sen Seni Düzet
Karaları BağlaBeyazı Çöz At
O Nazik Ellerin Bir Daha Uzat
Ayrılık Şerbetin Ver Melül Melül

Karac’oğlan Der Ki Ölüp Ölünce
Bende Güzel Sevdim Kendi Halimce
Varıp Gurbet Ele Vasıl Olunca
Dostlardan Haberim Al Melül Melül


9

Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eyler
Benim can vermeye dermanım mı var

Dirilirler dirilirler gelirler
Huzur-ı mahşerde divan dururlar
Harami var diye korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var

Er isen erliğin meydana getir
Kadir Mevlâ'm noksanımı sen yetir
Bana derler gam yükünü sen ***ür
Benim yük ***ürür dermanım mı var

Karac'oğlan der ki ismim öğerler
Ağı oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever diye isnad ederler
Benim Hakk'dan özge sevdiğim mi var


10
Elâ Gözlerini Sevdiğim Dilber
Göster Cemalini Görmeye Geldim
Şeftalini Derde Derman Dediler
Gerçek Mi Sevdiğim Sormaya Geldim.

Gündüz Hayallerim Gece Düşlerim
Uyandıkça Ağlamaya Başlarım
Sevdiğim Üstünde Uçan Kuşların
Tutup Kanatlarından Kırmaya Geldim.

Senin Aşıkların Gülmez Dediler
Ağlayıp Yaşını Silmez Dediler
Seni Biraz Saran Ölmez Dediler
Gerçek Mi Sevdiğim Sormağa Geldim.

Mail Oldum Senin İnce Beline
Canim Kurban Olsun Tatlı Diline
Aşık Olup Senin Hüsnü Bağına
Kırmızı Gülleri Dermeye Geldim.

Karac'oğlan Der Ki Gönül Doğrusu
Gökte Melek Yerde Huma Yavrusu
Ben Sana Söyledim Sözün Doğrusu
Soyunup Koynuna Girmeğe Geldim.


11
Madem Dilber Meylin Yoğidi Bende
Ezelinden İkrar Vermeye-Yidin.
Muhabbettir Güzelliğin Nişanı
Uğrun Uğrun Bakıp Gülmeye-Yidin.

Siyah Saçlarını Eylersin Perde
Beni Sen Uğrattın Bu Zalim Derde
Ben Kendi Halimde Gezdiğim Yerde
Çağırıp Yadigâr Vermeye-Yidin.

Karacaoğlan Der Ki Ey Mahı Mestim
Kasla Göz Eylersin Bana Mi Kastin.
Severler Güzeli Darılma Dostum
Darıldıysan Güzel Olmaya-Yidin.


12

Nedendir de suna boylum nedendir
Bu geceki benim uyumadığım uyumadığım
Yaman derler ayrılığın derdine
Ayrılık derdine doyamadığım doyamadığım

Dostun bahçasına bir hoyrat girmiş
Gülünü dererken dalını kırmış
Şurda bir kötünün koluna girmiş
Şu benim öpmeye kıyamadığım

Kömür gözlüm der ki sevdim sakındım
İndim has bahçeye güller sokundum
Bilmiyorum nerelerine dokundum
Belli bir haberin alamadığım

Karacaoğlan der ki yandım ben öldüm
Her deliliği ben kendimde buldum
Dolanıp da kavil yerine geldim
Kavil yerlerinde bulamadığım


13

Güzel Ne Güzel Olmuşsun
Görülmeyi Görülmeyi
Siyah Zülfün Halkalanmış
Örülmeyi Örülmeyi.

Mendilim Yuğdum Arıttım
Gülün Dalında Kuruttum
Adin Ne İdi Unuttum.
Sorulmayı Sorulmayı.

Seğirttim Ardından Yettim
Eğildim Yüzünden Öptüm
Adın Bilirdim Unuttum.
Çağırmayı Çağırmayı.

Benim Yarim Bana Küsmüş
Zülfünü Gerdana Dökmüş
Muhabbeti Benden Kesmiş.
Sevilmeyi Sevilmeyi.

Çağır Karacaoğlan Çağır
Taş Düştüğü Yerde Ağır
Yiğit Sevdiğinden Soğur.
Sarılmayı Sarılmayı.


ada44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Karacaoğlan

Karacaoğlan konusu, Türküler / Ozanlarımız ve Aşıklarımız forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Karacaoğlan (Yozgatlı) ada44 Ozanlarımız ve Aşıklarımız 0 28-03-2009 09:16
Karacaoğlan nimlahza Şiir 0 03-11-2008 12:09
Karacaoğlan nimlahza Şiir 0 12-09-2008 12:59
Karacaoğlan Biyografi- Karacaoğlan Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 02-07-2008 09:39

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 07:05 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats