Bütün evliliklerde zor günler, sorunların aşılamaz gibi göründüğü zamanlar olabilir. Ama iki taraf da gerçekten ilşkiyi sürdürmek istiyorsa, bu dönemler atlatılır, hatta evliliği güçlendirir ve karşılıklı anlayışı artırır.
Bazı görüşlerin tersine, evlilik hala geçerli bir kurum olmayı sürdürmektedir. Çoğu insan, bir yuvayı ve belki de çocukları paylaşacak bir kişiyle derin ve uzun süreli bir ilişki kurma idealini sürdürmektedir. Günümüzde insanların evliliğe ilişkin beklentileri eskiden çok daha fazladır. İşte bu beklentiler ile gerçek arasında ki fark, sorunlara, hatta ilşkilerin bozulmasına yol açabilmektedir.
Erkeğin ve kadının evlilikteki rolleri eskisi gibi kesin bir biçimde belirlenmiş olmadığından, günümüzde evliliğin neler getirdiği konusu pek açık seçik değildir.30 yıl önceki geleneksel evlilikte, erkek ailenin ekonomik sorumluluğunu, kadınsa çocuk bakımını ve ev işlemlerini üstlenirdir. Oysa bugün, rollerin bu kadar kesin sınırlarla birbirinden ayrılmadığı farklı bir evlilik tipi ortaya çımıştır.
Böyle bir beraberlik, eşlerin ikisi için de mutluluk verici olabilir. Ama evliliğin geçirdiği bu değişik, bir takım güçlükleri de beraberinde getirmiştir. Çiftler evlenmeden önce verdikleri kararın onlara nasıl bir dünya getireceğini anlayabilmek için konunun bu yönlerini dikkatle gözden geçirmelidirler.Paylaşmanın çeşitli yolları vardır. Önemli olan, iki eşin de seçtikleri rolde mutlu olmaları ve esnekliklerini koruyup değişime açık olmalarıdır.

Uyarıcı İşaretlerin Görmezlikten Gelinmesi

İnsanların, aşık oldukları ve birbirlerine her bakımdan uyduklarına inandıkları için evlendikleri gibi yaygın bir düşünce vardır. Ama evlilikleri bozulmuş olan kişilerle yapılan konuşmalar, ilşkinin başından beri çeşitli olumsuzlukların bulunduğunu ve eşlerden birinin evliliği yürütme konusunda isteksiz olduğunu ortaya koymaktadır.
İnsanların çoğu aşırı iyimserdir. Evlenecekleri kişinin çok fazla içtiğini, aşırı eliaçık ya da cimri olduğunu bilmelerine karşılık, evlendikten sonra değişeceğini düşünürler. Oysa genellikle hiçbir şey değişmez.
Hepimizin kafasında bir ”ideal eş” kavramı vardır ve sık sık yaptığımız bir yanlışlık, sevdiğimiz kişiyi, aslında hiç ilgisi olmayan bu niteliklerle donatmamızdır. Daha sonra, beklentilerimize uymadıkların da , kendimizi aldatılmış hissederiz. Oysa olumlu ve olumsuz yanları olan gerçek insanlar yerine, eksiklerimizi giderecek ve gereksinimlerimizi karşılayacak ideal insanlar aradığımız için, hata, aslında kendimizdedir.

Yanlış Nedenlerle Yapılan Evlilikler

Evlilik, mutluluk veren sihirli bir formül değildir. Başarısı, eşlerin evliliğe katacaklarına bağlıdır. Bazı evlilikler ise daha da stresli olabilir. Eşlerden birinin ya da ikisinin daha başta evlenmek için yanlış bir nedeni vardır ve ilişkiyi, içinde bulunduğu zor durumlardan bir kaçış olarak görmüştür.
Sözgelimi, katı ve tutucu bir aileden gelen genç kız, evliliği, bağımsızlığa ve özgürlüğe giden bir yol olarak görebilir. Ama evlendiğinde, kendini sürekli olarak başka bir insanın gereksinimlerine uydurmayı, anne-babanın kısıtlamalarından daha bunaltıcı bulabilir.
Bazı insanlar yalnızca güvenlik için evlenirler. Çeşitli yönlerden güven eksiklikleri vardır ve eşlerini, onlara duygusal açıdan sürekli destek olacak güçlü bir kişi olarak görürler. Böyle bir ilşkide sorun, eşleri de onlardan aynı desteği istediğinde ortaya çıkar. Bu durumda korku ve panik kaçınılmazdır ve ilişki başarısızlıkla sonuçlanır.
Özbeğeni ve özgüvenden yoksun kişiler ise, karşılarına çıkan ilk kişiyle evlenirler. Böyle bir beraberlikte kuşkusuz ortak yanlar söz konusu değildir. Kendileriyle ilgilenecek birinin olmayacağı korkusu yüzünden ilk fırsatı değerlendirmişlerdir. Olgunlaşıp, kendilerine güvenlerini kazandıklarında ise, en başta onlara bir çözüm gibi görünen kişi bu niteliğini yitireceğinden, ilişki anlamsızlaşabilir.

Erken Evlilikler

Hem psikolojik, hem de toplumsal nedenlerle, erken yaşta gerçekleştirilen evliliklerde sorunlara sık rastlanır. İnsanlar 20-30 yaşları arasında çok hızlı değişirler. O yüzden on sekiz yaşında aynı ilgileri paylaşan bir çift, bir-iki yıl içinde farklı noktalara geldiklerini fark edebilir. Bütün çiftler için geçerli olan para ve ev gibi sorunlar, para biriktirme olanağı olmayan ve genellikle daha az kazanan genç kişiler için zellikle büyük olabilir.Kendilerine bir ev kurmaları uzak bir olasılıktır; yakınlarıyla aynı evi paylaşmak zorunda kalabilir ve bu da ilşkiye sürekli gerginlik katar.
Evlilik genellikle para konusunda da karşılıklı anlayış gerektirir. Bazıları, bekar arkadaşlarının giysi ve tatil gibi şeylere para ayırdıklarını gördükçe, harcamalarındaeşlerine bağımlı olmayı zor bulabilirler. Bir bebek ya da ev için para biriktirmenin heyecanını yavaş yavaş yitirir ve haksızlığa uğradıklarını düşünürler. Bu tür duyguların da evlilik üstünde olumsuz etkileri olacağı açıktır.

Çocuklar

Çocuklar bir aileye hem büyük bir neşe hem de büyük bir yük getirirler. Çocuklar büyüklerine çok bağımlı oldukları için onların gereksinimleri ön plana geçer; bu, yalnızca birbirleriyle ilgilenmeye alışmış bir çift için önemli bir değişikliktir.
İnsanların çocuklarına gösterdikleri tepkiler, onların ne kadar olgun olduklarını ortaya koyan”sınav”lardır. Sözgelimi daha önceden mantıklı olan bir koca, eşinin bebeğe ilgisi karşısında aşırı kıskanç olabilir. Önceleri eşinin çocuksu ya da bağımlı davranışlarını hoşgören kadın ya da erkek, gerçek çocukları olduğunda bu davranışları anlayışla karşılayamaz.

Cinsellik

Bazı cinsel ilişkilerin bütünüyle bir çekicilik sorunu olmasına karşılık, çiftin birbirinin gereksinimlerine alışması yaklaşık bir yıl alır.
İlişkileri boyunca çiftler, kendielerine ve eşlerine en fazla haz vermenin yollarını araştırmalı ve ne sıklıkta cinsel ilişkide bulunmak istediklerine karar vermelidirler. ikisi de doyuma ulaştıkları sürece sorun yoktur, ama biri ya da ikisi birden doyumsuzsa, bu durum gözardı edilmemelidir. Bu , başka bir şeylerin aksadığını gösteren bir belirti de olabilir. Belki eşlerden birinin gizlediği bir kızgınlığı vardır ve bunu cinsel ilişkiden uzaklaşarak ortaya koyuyordur ya da evlilikeski anlamını yitirmiştir ve eşlerden biri heyecanı evlilik dışında bir yerde aramaktadır.
Bazen evlilikte, dışarıdan yardım gerektiren cinsel sorunlar olur.Sözgelimi, erkeğin penisinin sertleşmemesi ya da erken boşalma gibi sorunları olabilir. Öte yandan kadın, cinsel ilişkiyi acı verici ya da korkutucu bulabilir. Böyle bir çift, bir psikiyatriste gitmekten çekinmemelidir. Sorunların çoğu bir uzmanın yardımıyla çözülebilir.

Evlilikte Esneklik

Evlilik değişken bir ilişkidir. İki eşin de gereksinimlerini karşılaması isteniyorsa, sürekli üzerinde uğraşılmalıdır. En iyi evlilikler çiftlerin birbirine fırsat tanıdığı, yeni düşünceleri ve ilgileri desteklediği evliliklerdir.Sağlıklı bir evlilikte eşlerin ikisi de hem vermeli hem de almalıdır.
Zaman zaman kızgınlıkların ya da hayal kırıklıklarının olması kaçınılmazdır. Önemli olan, çiftin birbirine duygusal açıdan destek olması ve gerçek duygularını açığa vurup paylaşmaktan ve konuşmaktan korkmamasıdır.




Görüntülenme: 3.303

10 Ağustos 2009 tarihinde, Psikoloji kategorisi altında, Editör tarafından yayınlandı.

Etiketler:

YORUM YAPILMAMIŞ, ÖYLEYSE SİZ YORUMLAYIN
YORUM YAPIN
Ad soyad
E-mail
Web adresi
Follow Me on Pinterest
BURÇ YORUMLARI
Son Konular
Soru Cevap
Dantel
Galeri
Örgü
İletişim
Yer Sağlayıcı
Gizlilik Bildirimi
Harita
Alexa
DMCA.com


Copyright © 2008 - 2015 Bakimliyiz.com

Kaynaklar