Sağlık | Bakimliyiz.Com - Sayfa 10


Kist Nedir?Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir?

Yazan: admin 14 Ekim 2009 Çarşamba  
Kategori: Sağlık

Kist, sık rastlanılan bir oluşumdur. Bedenin her yanında ortaya çıkabilir ve genellikle iyi huylu, yani selimdir. Ancak yine de çıkarılması gerekebileceği için, mutlaka doktora gösterilmelidir.
Kistler, bedenin çeşitli yerlerinde oluşabilen, içi sıvı, bazen de katı madde dolu olan keseciklerdir. Değişik büyüklüklerde olabilirler. Kistlerin çoğu selimdir. Başka bir deyişle, kendileri büyürler, ama çevre dokulara yayılmaz, onları istila etmezler. Öetki dokuları da istila edenler habistir.
Kistler evde tedavi edilemez. Kanser tehlikesi olduğundan, aşağı yukarı bütün vakalarda, kistin türünün ve doğasının doktor tarafından belirlenmesi gerekir. Çoğunlukla ameliyatla çıkarılır ve laboratuvarda incelenirler.
Kistler genellikle deri, kemik, meme , göz kapağı, böbrek, karaciğer ve yumurtalıklarda görülür. Bazen iki ya da daha fazla bölümlü olurlar. Birçok küçük kistin bir araya toplanmasına polikist denir.

Nedenleri

Kist ya da şişlik, çoğunlukla bilinmeyen bir nedenle, apansızın oluşur. Bazı kistler, beden gelişmesindeki bir bozukluk nedeniyle oluşurlar. Dermoid kist olarak adlandırılan kist türü, bazı deri hücrelerinin deraltında gömülü kalması sonucu ortaya çıkar. Zamanla bu hücreler sıvı salgılar ve bölgede kist ortaya çıkar.
Polikistik böbrekte ise, böbrek borucukları, sağlıklı bir boşaltım sistemi oluşturacak biçimde bağlantı yapmamış olduklarından, idrar gerektiği gibi boşaltılamaz ve birikerek borucukları şişirip kistler oluşturur.

Tıkalı Salgı Bezleri

Bazen, bilinmeyen nedenlerle salgı bezlerinin boşaltım kanalları tıkanır; ancak sıvı salgılanması sürdüğünden, bez yavaş yavaş şişer ve sonucunda kist ortaya çıkar. Bunu en yaygın örneği, derialtındaki yağ bezlerinin yağla şişip yağ kisti denilen kisti oluşturmasıdır. Kistler, bir asalağa yanıt olarak sıvı oluşturulmasından kaynaklanabilir. Ancak sağlık koşulları düzeldikçe, asalak kökenli kistler azalmaktadır.
Şiddetli darbeler de kaslarda kist oluşturabilir. Bu durumda kist kas  içindeki bir damarın darbe etkisiyle yırtılması, ardından pıhtı oluşması ve pıhtının dağıtılması için kandan sıvı çekilmesine bağlıdır.

Belirtileri

Kistin belirtileri, türüne ve bulunduğu yere göre değişir. Kist derialtındaysa, hasta bir şişlik hisseder. Kist yumurtalık gibi bir iç organdaysa karında duyarlılık ya da genel bir şişme görülür. Kist büyüdükçe komşu organlar sıkışır. Çoğu vakada hekim, elle muayenede izotop tarama yöntemleriyle doğrudan görür. Bazı kistler, iyice şişmiş olduklarından, üstlerine bastırıldığında ağrıya yol açarlar. Deri yüzeyine  yakın bir kist, elle bastırıldığında, yumuşak bir topun bastırılmasına benzer bir duyum yaratır.
Erbezlerini çevreleyen derideki kistler sıvı içerirler ve ışığa tutulduklarında erbezlerinin ışığı geçirmemesine karşılık, rahatlıkla görülürler. Translüminasyon denilen bu yöntemle kistin konumu ve boyutları kesin biçimde belirlenir.

Komplikasyonlar

Bedendeki her tür bölgesel şişmede kist olasılığı akla gelmelidir. kist kanser olmadıkça tehlikeli değildir. Kanser ender görülür, ama her şişliğin mutlaka bir doktora gösterilmesi gerekiyor. Herhangi bir kuşku söz konusu olduğunda, kistin çıkarılmasında ne kadar erken davranılırsa sonuç o kadar iyi olur. Enfeksiyon da teklike oluşturur. Sözgelimi yağ kisti enfeksiyon alırsa, apseye dönüşüp cerrahi olarak açılmayı gerektirebilir.
Yumurtalık kisti enfekte olduğunda ise peritonite zemin hazırlar. Bu, oldukça ağır seyreden ciddi bir durumdur. Karın içindeki başka büyük kistler gibi, yumurtalık kistleri de sapları üstünde dönerek , kanla beslenmelerine bozma yoluyla boğulma denen duruma yol açabilirler. Bunun gibi, kist içi kanama da oldukça tehlikelidir. Böyle bir durumda hastada, özellikle kistin bulunduğu bölgede daha yoğun olan, şiddetli karın ağrısı  ve bulantı ortaya çıkar. Durum, acil cerrahi girişim gerektirir.

Sonuç

Kist kanser değilse, çıkarıldığında yinelemez. Ancak bazı selim kistler de yineleyebilir. Yeni kistler oluşursa, herbirinin yapısı ve doğası yönünden incelenmesi gerekir.

Parkinson Nedir?Belirtileri Nelerdir?Tedavisi Nasıldır?

Yazan: admin 12 Ekim 2009 Pazartesi  
Kategori: Sağlık

Yaşlılarda sık rastlanan parkinson hastalığı, kol ve bacakların titremesine yol açar ve basit hareketlerin bile yapılmasını zorlaştırır.
Parkinson hastalığı adını (belirtilerine ‘Parkinsonizm de denir) XVIII. yüzyılda yaşamış ingiliz hekim James Parkinson’dan almıştır.
Hastalığa yakalanan kişinin kol ve bacaklarında (özellikle ellerinde) titreme ve sertleşme başlar. Hasta, bazı hareketleri yaparken zorlandığını hisseder. Hastalık ilerledikçe de, kan dolaşımı ve solunum kontrolünde sorunlar olur.
Parkinson hastalığı orta yaşın ve yaşlı insanların hastalığıdır. Tedavi, hastalığın ortaya çıkaracağı sakatlığı geciktirebilir.

Nedenleri
Birçok vakada hastalık, beynin derinliklerinde yer alan ve ”bazal gangliyon” adı verilen hücrelerin erken yaşlanması sonucu ortaya çıkar. Bu hücreler, bazı hareketleri bilinçsizce yapmamızı sağlayan kas hareketliliğini düzenleyen, karışık bir sistem oluştururlar. Yürürken kolumuzu sallamamız, yüz hareketlerimiz, oturup kalkmamız, kol ve bacaklarımızın duruş biçimleri bu tür hareketlere girer.
Bu hareketleri yapmamızı sağlayan beyin hücrelerinin zamanından önce ölmesi sorunları başlatır.

Belirtiler
Belirtiler çok ağır geliştiğinden, genellikle yaşlanmanın doğal sonucu sanılırlar. Başlangıçta, bedenin tek tarafında ortaya çıkarkar; ama zamanla iki yarı da hastalıktan etkilenir.
En önemli belirti ellerde görülen titremedir. Hasta, başparmağı ile öteki parmakları arasında bir şey yuvarlar gibi parmak hareketleri yapar. Kol hareketsizken titreme belirgindir, ama bardak almak gibi bir hareketin yapılması sırasında yok olur.
Hastalığa yakalanmış insanların kasları normalden çok serttir. Başlangıçta sabahları, yani saatlerce süren bir dinlenmenin ardından, omuz ağrıları ve kas rahatsızlığı ortaya çıkar. Yüz normale oranla hareketsizleşir ve hastaya maske takmış gibi bir görünüm verir.
Yürümek oldukça zorlaşır. Hasta yürümeye başlarken, kısa bir duraksamanın ardından, ayaklarını sürüyerek ve gitgide hızlanarak ilerler. Küçük adımlar atar ve öne doğru eğilerek yürür. Yürüme sırasında ortaya çıkan bu sorunlar düşmelere neden olur. Elleri öne doğru uzatma refleksi de yok olmuşsa, bu tip düşmeler tehlikeli olabilir.
Başlangıçta zihinsel yetiler etkilenmez; ancak yıllarla hasta, daha ileri düzeyde düşünme yetilerini yitirebilir. Bu ileri aşamada bütün hareketler zorlaşır. Ancak, parkinsonlu bir hastanın gerektiğinde (bir yangından kaçmak gibi) çok hızlı hareket edebildiği vakaların varlığı ilgi çekicidir.

Tedavi ve Sonuç
Normal tedavi, ağızdan ”L-dopa” adlı bir ilacın verilmesidir. Bu ilaç bazı gangliyonlardaki hücreler tarafından üretilen bir kimyasal iletici olan depomin gereksinimini karşılar ve hatalığın birçok belirtisini azaltır. Cerrahi tedavi ender uygulanır.
Beyin hücrelerindeki bozukluğun düzelme şansı olmasa da, tedavi, düzenli egzersiz ve yeterli besin alımıyla hastalığın ortaya çıkmasından başlayarak, en az on yıl sorunsuz bir yaşam sağlanabilir. On yıldan sonra belirtileri kontrol etmek zorlaşsa da, yeni ilaçlarla umut verici sonuçlar alındığı unutulmamalıdır.

Kalınbağırsak İltihabı Nedir? Kalınbağırsak İltihabının Nedenleri ve Tedavisi

Yazan: admin 11 Ekim 2009 Pazar  
Kategori: Sağlık

Kalın bağırsak iltihabı, yani kolit, insanı rahatsız eden ve bitkin düşüren bir hastalıktır.
Kalın bağırsağın görevi, katı haldeki dışkıyı peristaltik hareketlerle makata doğru iterken dışkıdan tuz ile suyu soğurmaktır. Kalınbağırsağı kaplayan mukoza zarının iltihabına kolit denir. Kalın bağırsak iltihabının iki türü vardır. Devamını oku

Sayfa 10 - 27« İlk...«6789101112131415»...Son »