Bakımlıyız > Sağlıklı Yaşam>Suçiçeği – Suçiçeği Nasıl Bulaşır? – Tehlikeler Nelerdir?

Suçiçeği çok kolay bulaşan bir çocukluk çağı hastalığıdır.Uzun sürmez, ağır sorunlar yaratmaz ve iyi bir bakımla kolayca iyileşir. Tıpta varisella olarak bilinen su çiçeği, çocuklar arasında salgın yapan, çok bulaşıcı bir hastalıktır. oluşturduğu döküntüler hastalığın kolayca tanınmasını sağlar. Doğuştan bağışıklık 3-4 yaşına kadar sürer ve suçiçeği genellikle bu yaşlardan sonra görülür.

Virüs

Suçiçeği virüsü, zona etkeni olan virüsle aynıdır. Ancak iki hastalık birbirinden çok farklıdır ve birinden ötekine geçiş konusunda henüz bir görüş birliğine varılmamıştır.Dış görünüş bakımından çiçek ile suçiçeği  hastalıklarının birbirine benzemesine karşılık, çiçek yüzde 40 ölüm oranı olan, çok daha tehlikeli bir hastalıktır. Üstelik çiçek etkeni, çok farklı bir virüstür. Suçiçeği virisü o kadar bulaşıcıdır ki, 2-6 yaş arasındaki çocuklarda kolayca salgınlara yol açar. Salgın en çok sonbahar ve kış aylarında görülür ve 3-4 yılda bir yineleme eğilimi gösterir.

Nasıl Bulaşır?

Virüsün deride oluşan döküntüler içinde canlı bir halde var olmasına karşılık, su çiçeği enfeksiyonunda bulaşma damlacık yöntemiyle olur. Virüsü almış biri soluk alıp verdiğinde havaya su damlacıkları içinde virüs saçar.Virüs yine soluk yoluyla başkaları tarafından alınır. Çocuk damlacığı soluduğu zaman virüs çoğalmaya başlar. Bu, bir başka suçiçeği vakası demektir. Salgınlar hiçbir zaman kendiliğinden başlamaz. Her salgının kaynağı bir çocuktur.

İlk Belirtiler

Virüs bedene girdikten sonra on gün ile üç hafta arasında değişen kuluçka dönemi geçirir. Kuluçka döneminde çoğalan virüs bedene yayılır. İlk 24 saatte baş ağrısı, halsizlik, hafif ateş ve döküntü görülür. Anne genellikle çocuğunun renginin solduğunu fark edip hastalanmakta olduğunu farkeder. 24 saat  içinde ilk döküntüler ortaya çıkar. Kesin tanı bu döküntülerin yerine ve tipine göre konur. Çok hafif vakalarda döküntü böcek sokmasından ayırt edilemez, ama enfeksiyon ağırsa yaygındır ve tanınması çok kolaydır.
Önce ağız ve boğazda oluşan sivilce benzeri döküntü patlayıp tahrişe ve ağrıya neden olur. Döküntüler daha sonra gövde ve yüzde çıkar.Kol ve bacaklarda ise seyrektir. Pembe bir sivilce gibi başlayan döküntü, 5-6 saat içinde virüs içeren saydam sıvıyla dolu kesecik halini alır. Aslında hastalığa adını veren bu keseciklerdir. Sıvı zamanla bulanır, süt görünümünü alır , ardından kkabuk oluşur. Bu değişimler 24 saatte gerçekleşir. çocuk bu sırada huzursuzdur.
Döküntü sayısı çocuktan çocuğa değişir. Kabuk oluşur oluşmaz kaşınmaya başlar. Kaşıntı, kabuk düşüp de altından normal deri çıkıncaya kadar sürer.

Enfeksiyonun Seyri

3-4 gün süresince her gün yeni döküntüler çıkar. Deri incelendiğinde, değişik aşamalardaki birçok lekenin yanyana olduğu gözlenir. Bu normaldir. Suçiçeği enfeksiyonu genellikle hafif geçer, ama ağırsa yatak istirahati gerekir.

Tehlikeleri

Suçiçeği tehlikeli komplikasyon azdır. Çoğu çocuk hastayken bile oyun oynayabilecek durumdadır. Steroit tedavisi olan  ya da kan kanserine yakalanmış çocuklarda enfeksiyon ağır seyreder, hatta öldürücü olabilir. Pek az vakada ise, bir tür zatürre oluşabilir. Döküntülerin kanamalı olması da hastanın kan yitirmesine yol açar.

Enfeksiyon

Suçiçeğinin en yaygın komplikasyonu, döküntülerden kaynaklananıdır. Döküntülerdeki enfeksiyon, döküntünün çıbana dönüşmesine ya da deride rahatsızlığa yol açar. Gözlerin yakınındaki döküntü ise, gözün konjunktiva tabakasında enfeksiyona, yani konjuktivite yol açabilir. Bu durumda göz kızarıp sulanır, batma duygusu olur ve ışığa bakma güçleşir. Öyle bir komplikasyon oluştuğunda antibiyotik tedavisi gerekir.
Çok ender olmakla birlikte bazı vakalarda artrit (eklem iltihabı) ve kalp hastalığı görülür. Virüs sinir sistemini etkilerse ansefalit (beyin iltihabı) oluşur. Bu olay döküntülerin ortaya çıkışının 4-10. günlerinde görülür. Hasta bilincini yitirir, delirium tablosu ortaya çıkar. Ansefalit, hastane tedavisi gerektirir, ama iyileşme oranı yüksektir.

Tedavi

Yüksek ateşi olanlar kendilerini halsiz hissederler; yatmalı ya da sıcak bir ortamda dinlendirilmelidirler. Bunun dışında kesin yatak istirahati gereksizdir. Genellikle, hastalık tedaviye ve istirahate gerek kalmadan iyileşir. Boğaz ağrısı ya da baş ağrısı için parasetamol gibi ağrı kesicilerden yararlanılabilir. Virüsün ilacı yoktur, bu yüzden hastalığın seyrini tamamlaması beklenir.
Aşırı kaşıntı için, rahatlatıcı ve kaşıntı giderici kalaminli losyon kullanılabilir. Antihistaminli ialçlarla da kaşıntı önlenebilir. Eğer döküntüler mikrop kaparsa ortaya çıkan bu ikinci enfeksiyonun antibiyotikle tedavi edilmesi gerekir.

İyileşme

Enfeksiyonu hafif geçiren çocuklarda kabuklar 10. günde düşmeye başlar; iki haftada ise bütünüyle kaybolur.
Eğer döküntüler kaşınırsa iyileşme uzun sürer. Kabuklar normalde mikropsuzdur ve kendiliğinden düşerlerse iz bırakmazlar. Koparılmış ya da mikrop kapmış olanları ise iz bırakır; bu nedenle çocukların döküntüleri kaşımaları önlenmelidir.
Suçiçeği yaşam boyu bağışıklık sağlar, ama bu bağışıklık zona için geçerli değildir.
Suçiçeği oldukça zararsız bir enfeksiyon olduğundan aşısı geliştirilmemiştir.


Görüntülenme: 16.321

TOPLAM 3 YORUM YAPILMIŞ
ozlem kocamaz:
08 Mart 2010, 05:16

su çiçeği hakkında birçok yazı okudum.En çok içimi rahatlatan yazı bu oldu.çünki kızım 3 yaşında ve su çiçeği oldu.ve ben büyük bir ihmalkarlık yaparak aşısını geciktirdim.Ama açıklamalarınızdan anladığım kadarıyla aşısızda tedavi edilebilir.korkmaya grek yok.teşekkürler..

sude:
05 Mayıs 2011, 12:53

benim yaralarım kaşınıyor, zor tutuyorum kendimi.yazıları okudum artık kendime dikkat edeceğim

ISIL OZDEN:
08 Nisan 2012, 02:32

Su çiçeği aşısı Japonya ve Kore’de 1988, Amerika’da 1995 yılından bu yana kullanılmaktadır. Su cicegi ciddi bir hastaliktir, bu sayfayi olustururken hangi kaynaktan faydalandiniz merak ediyorum, saygilar…

YORUM YAPIN
Ad soyad
E-mail
Web adresi
Follow Me on Pinterest
BURÇ YORUMLARI
Son Konular
Soru Cevap
Dantel
Galeri
Örgü
İletişim
Yer Sağlayıcı
Reklam
Gizlilik Bildirimi
Harita
Alexa
DMCA.com


Copyright 2014 Bakimliyiz.com

Kaynaklar