bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Psikoloji

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 29-06-2008, 01:44   #1 (permalink)
 
gizem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart kronik ruh hastalıkları psikozlar şizofreni

Kronik ruh hastalıkları psikozlar şizofreni ve ilaçlar
Kronik Psikozlar
Psikoz dediğimiz hastalıklara psikiyatride sık rastlanır. Bunlar genellikle kronik yani uzun süren hastalıklardır. Bu grup içinde en çok karşılaşılan şizofrenidir. Şizofreni dışında süre olarak şizofreniden kısa süren psikotik hastalıklar yanında kronik olarak seyreden hezeyanlı bozukluk da görülebilen hastalık tablolarıdır.
Şizofreni Nedir?
Genellikle genç yaşlarda başlayan kişiyi gerçeklerden dış dünyadan koparıp kendi içe kapanık dünyasında yaşatan düşünce idrak konuşma ve davranış problemleri gösterebilen bir ruh hastalığıdır. Eski dönemlerde kullanılan “erken bunama” ifadesi artık kullanılmamaktadır. Genellikle 15-40 yaşları arasında ortaya çıkar ve toplumda ortalama yüz kişiden birinde görülür. 40-45 yaşlarından sonra nadiren ortaya çıkar.
Sebebi nedir?
Sebebi kesin olarak bilinmemektedir.
· Kalıtımsal
· Biyokimyasal
· Çevresel faktörlerin rol oynayabildiği söylenebilir.
Şizofreni kalıtımsal yatkınlık zemininde çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Genetik etki çevresel etkiden ağır basmaktadır. Şizofren birinin çocuğunda şizofreni çıkacağını söylemek doğru değildir. Bir hastanın birinci derece akrabalarında ortalama şizofreni riski %8-10’dur. Ana-babadan biri hasta ise risk %12.5-13.8 ana-babanın ikisinin de hasta olması halinde risk %35-46’dır.Başlangıcı ve seyri nasıldır?
Şizofreni çok değişik gidiş ve sonlanış özellikleri gösterir. Sinsi ve yavaş şekilde başlayabildiği gibi ani-birdenbire şeklinde ve her çeşit psikolojik stresle de başlayabilir. Seyri sırasında alevlenmeler gösterebilir. Bu alevlenmeler kendiliğinden veya tedavi ile yatışabilir. Bazı hastalık tabloları ise kronikleşir ve süregen bir seyir izler. Hastalık bazı insanlarda ise iyileşmeler ve tekrarlanmalarla devam edebilir. Kimi hastalarda da az çok hatta tamamen iyileşme söz konusu olabilir. Hastaneye yatarak tedavi edilmiş hastalar sürekli ilaç kullanmış olsalar bile yaklaşık %35-40’ı ilk yıl içinde ikinci bir nöbet gösterebilirler. Nöbet sayısı arttıkça kronikleşme ihtimali artar. Hastalığın gidişi ve sonlanışını önceden kestirmek hemen hemen imkansızdır. Yıllarca ağır şizofrenik durumda olup da normale yakın sosyal ve iş uyumu yapabilecek kadar iyileşenler az değildir. İzleme çalışmaları şizofreniklerin en az %30-40’ının orta ve iyi derecede düzeldiklerini aile iş ve sosyal uyum yapabildiklerini göstermektedir.
Belirtileri Nelerdir?
Şizofreni için tipik sayılacak bir belirti yoktur. Hasta görünümü konuşması kendini ifade etmesi düşünce ve davranış problemleri ile kendini belli eder.
· Önemli hasta grubunda belirgin ilgisizlik donukluk ve vurdumduymazlık söz konusudur.
· Kendilerine bakımları azalır ve tuhaf giysiler içinde görülebilirler.
· Konuşma bazen anlaşılır olabilirken bazen de dağınık belirsiz ve tutarsızdır. Gereksiz ayrıntılar kelime uydurmalar ve ses olarak birbirini çağrıştıran kelimelerle dolu olabilir.
· Darmadağınık tuhaf tekrarlayan hareketlerin yapılması ve kendisine veya başkalarına yönelik saldırgan davranışlar şeklinde davranış problemleri yaşanacağı gibi davranış hiç hareket etmeme devamlı bir noktaya bakarak hiç konuşmama veya her şeye karşı çıkma şeklinde de ortaya çıkabilir.
· Bazı şizofrenler önemli düşünce bozuklukları yaşarlar. Başkaları tarafında takip edildiklerine öldürüleceklerine kendilerine kötülük yapılacağına gerçekten inanabilir dışarı çıkmaktan korkar ve kendilerini eve kapatabilirler. Çevrede olup biten her şeyi kendileri için yorumlarlar. TV’den radyodan mesajlar aldıklarına düşüncelerinin okunduğu yayınlandığı ve çalındığını iddia edebilirler.
· Şizofrenide çoğu hasta sesler duyabilir. Bunlar genellikle olumsuz sözler küfürler komutlar yaptığı eylemleri tanımlayıcı seslerdir. Hastalar bu seslere cevap vererek karşılarında biri varmış gibi konuşurlar. Zaman zaman da gözlerinin önüne çeşitli görüntüler geldiğini ifade edebilirler.
Seyrini etkileyen faktörler nelerdir?
· Erken başlayan sinsi ve yavaş ilerleyen başlaması için bir sebep bulunmayan ailesinde kalıtımsal yüklülüğü bulunan hastalık öncesinde içine kapanık olan bekar olan hastaların seyri genellikle kötüdür.
· Hastalık öncesi kişinin sosyal becerileri gelişmiş durumda ise okul aile ve mesleksel konularda iyi durumda ise hastalığın gidişi ve sonucu daha iyi olacaktır.
· Toplumda ailede ve hastanın kendisinde beklentiler düzeyi yüksek olduğu oranda hastalığın seyri kötüleşmektedir.
· Gelişmekte olan ülkelerde şizofreni seyri gelişmiş ülkelere göre daha iyi bulunmuştur.
· Hastaneye yatış sayısının çok ve sürelerinin uzun oluşu durumlarında ve çok eleştirici hastaya aşırı düşkün ve karışan ailelerde seyir olumsuzdur.
· Hastalık derin uyum bozukluğuna yol açacak niteliktedir. Beklenti seviyesi düşürülmedikçe hasta ve ailesi büyük stres altında kalmaya devam edecektir. Bu da seyri olumsuz etkileyebilmektedir.
· Tedaviye düzenli devam eden aileleri yakın işbirliği kuran ve sürdüren hastalarda seyir daha iyi görünmektedir.

Şizofreni nasıl tedavi edilir?
Hekim kontrolünde düzenli ve uzun süreli ilaç tedavisi esastır. Burada kullanılan ilaçlara antipsikotik ilaçlar denmektedir. Son yıllarda hızla artan ilaçlarla bu hastalara eskisinden çok faydalı olunmaktadır. Bu ilaçlar bağımlılık yapmayan ve hastanın tedavisini sağlayan ilaçlardır. İlaçların uyuşturduğu endişesi bu ilaçların uyuşturucu olduğundan değil daha ziyade yan etkilerinden kaynaklanmaktadır. İlaç tedavisi her gün ağız yolu ile alınacak ilaçlarla yapılabildiği gibi özellikle ilaç uyumu sağlıklı olmayan hastalarda bir-dört haftada uygulanacak depo (uzun etkili) iğnelerle de yapılabilir. Tedavinin etkili olmaya başlaması için yaklaşık iki haftalık süre gereklidir. Bu ilaçlar hastalık belirtilerini çoğu zaman kontrol altına alabilmekte ve kişinin insan ilişkilerini sosyal ve mesleksel aktivitelerini düzeltebilmektedir. Ayrıca nükslere bağlı hastane yatışlarını da oldukça azaltabilmektedir.
İlaçların yan etkileri vardır!
İlaç tedavisi sırasında hem ilaçların etkinliği hem de yan etkiler açısından hastalar yakın şekilde izlenmelidir. Özellikle nörolojik denen yan etkileri hastaları oldukça rahatsız etmektedir. Bunlardan sık rastlananlar; boyunda kasılma gözlerde kayma kişinin “robot gibi” olması titreme durduğu yerde duramama huzursuzluk sayılabilir. Çok uzun süreli kullanım sırasında özellikle ağız çevresinde istemsiz hareketler ortaya çıkabilir ve bu durum kalıcı olabilir. Bu yan etkiler ilacın değiştirilmesini gerektirebilirler. Ayrıca ağız kuruluğu ve görme bulanıklığı gibi yan etkiler de çok rahatsız edicidir. Bu konuda hasta ve yakınlarının bilgilendirilmesi gereklidir. Sık kullanılan “Akineton” ilacı ise tedavi amacı ile değil ilaçların yan etkileri için kullanılan bir ilaçtır. Özellikle hanımlarda memeden süt gelmesi ve adet kesilme problemleri gibi hormonal yan etkilere sebep olabilirler.
Yeni ilaçların özelliği nedir?
Son yıllarda kullanıma giren yeni ilaçlar yan etkileri açısından kullanımı ve ilaç uyumunu oldukça rahatlatmıştır. “Atipik antipsikotikler” denen bu ilaçlar daha az yan etkiye sahip olmakta daha az ilaç uyum sorunu doğurmakta ve yaşam kalitesini arttırmaktadır. Ancak çok pahalı olma gibi dezavantajlara sahiptirler.
İlaç kullanmama halinde ne yapılır?
İlaç kullanmayı reddetme sık karşılaşılan önemli bir sorundur. Hastalar genellikle hastalıklarını kabul etmedikleri için ilaç kullanmak istemezler. İlaç reddi çoğu zaman yan etkilerden dolayı olur. Ancak bu böyle değilse hastalık döneminin başlaması açısından uyanık olmalıdır. Açık hastalık belirtileri yaşayan bir hasta ilaç kullanmayı kabul etmiyor ve hekime gitmek istemiyorsa hastaneye yatırılması gereklidir. Bu hastalar eskiden hastanelerde uzun süre yatarlardı. “Depo hastaneleri” ortaya çıkmıştı. Uzun dönemler hastanenin kapalı ortamlarında kalırlardı. Artık bu anlayış tamamen değişmiştir. Birkaç haftalık bir tedaviden sonra hasta toparlanır toparlanmaz tedavisi düzenlenerek kendi ortamına gönderilmektedir.
Hocalara okutmak muska yazdırmak fayda sağlar mı?
Çok sık karşılaşılan tedavi hatalarından biri de bu hastaların hocalara götürülmesi ya da muskalarla tedavi edilmeye çalışılmasıdır. Herkes inançları doğrultusunda çareler arayabilir. Ancak şizofreni bir beyin hastalığıdır ve bu tür tedavi arayışları hastaya zaman kaybettirmekte ve hastalığın kronikleşmesine sebep olabilmektedir. Böylece de faydalı olunabilecek hastalara kronikleşmektedir.
İlaç tek tedavi midir?
İlaç tedavisi mutlaka gereklidir. Ancak bazı hastalık tabloları elektroşok tedavisinden de çok yarar sağlayabilirler. Hastalık belirtileri kontrol altına alındıktan sonra grup tedavileri çeşitli davranışçı tedaviler destekleyici yöndeki yaklaşımlardan yararlınabilir. Bu tedavilerden ilacını düzenli alan hastalar faydalanabilmektedir. Kişinin iç dünyasındaki karışıklığı düzeltecek toplum içindeki yalnızlığını kaldıracak kaybetmekte olduğu yetenek ve becerilerini yeniden kazandıracak bozulmuş iletişimi yeniden kurabilmesine imkan verecek tedavi yaklaşımlarının kullanılması gereklidir


gizem isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
ruh hastaliklari, sizofreni nedir

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


kronik ruh hastalıkları psikozlar şizofreni

kronik ruh hastalıkları psikozlar şizofreni konusu, SAĞLIK / Psikoloji forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kronik Telogen Effluvium Nedir ? Bkmlyz Saç Dökülmesi 0 28-06-2008 06:55
Diş eti Hastalıkları Bakimliyiz Ağız, Diş Sağlığı ve Diş Bakımı 0 03-04-2008 04:24
Saç Hastalıkları Bakimliyiz Sağlığımız 0 01-04-2008 09:00

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:09 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats