bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Psikoloji

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 05-03-2008, 03:38   #1 (permalink)
 
Forum Ana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart *Ruh kanseri*

*Ruh kanseri*

Nazan Arda geçen hafta 55 yaşında öldü. Göğüs kanseriydi.
Ameliyat için gittiği Amerika'da bir göğsü alınmıştı.
Döndükten 11 yıl sonra beyin kanaması geçirdi.

Beyninde de tümör vardı.
Peş peşe geçirdiği iki ameliyatın ardından komaya girdi ve
kurtarılamadı. Gazetedeki fotoğrafında elinde bir ayıcıkla
gülümsüyordu.

"Ayıcık" kendisi 4 yaşındayken vefat eden annesinin
armağanıydı.
Nazan Arda oyuncak ayısını 51 yıl boyunca hiç yanından ayırmamıştı.
Karacaahmet'e gömülürken ayıcığını da
yanında toprağa verdiler. Burada Nazan Arda'yı anmamın nedeni 11
yıl önce Amerika'ya ameliyata giderken yazıp eşine
bıraktığı ölüm ilanı...

Ecel beklediğinden geç gelmiş ama boşandığı eşi vasiyete
uyup kendi kaleminden vefat ilanını gazetelere vermiş. Ilan
şöyle :
*"Şu anda Tanrı'ya teslim etmiş olduğum ruhumu ömrümce tüm
sevdiklerim için mükemmeliyetçilik adına çok hırpaladım.
Kendimi sevecek ve özgürlük tanıyacak vaktim olmadı. Bilmem
o çok uğraş verdiğim 'özel biri' olabildim mi? Rahatsızlık
vermekten her zaman çekindiğim sizleri bugün (...) beni
uğurlamanız için bekliyor hepinizi çok seviyorum."*

Ilanın köşesinde küçücük bir fotoğraf var: Nazan Arda' nın
ayıcığının fotoğrafı. Metni okuyunca bunun bir vefat
ilanından çok pişmanlık beyanı olduğunu düşündüm. Başkalarını mutlu
edebilmek uğruna kendinden vazgeçmiş "rahatsızlık veririm"
kaygısıyla benliğini tarumar etmiş ruhunu doyasıya salıveremeden can
vermiş "mükemmeliyetçiler" için kaleme alınmış bir ağıttı bu...

Nazan Arda uğruna bir ömür adadıklarından belki de ilk ve
son kez bir "rahatsızlık" rica edip cenazesine çağırıyordu.
Törene kaç kişi gitti bilmiyorum; ama ilanı verenin
"boşandığı eşi" olması o çok uğraş verdiği "özel biri"
olup olamadığı sorusunu yanıtlıyordu.

Başkalarını seveyim derken kendini sevecek vakti
bulamamıştı. Son yolculuğunda yanında sadece vefakar ayıcığı
vardı. Arda'nın fizyolojik hastalığına olduğu kadar
psikolojik rahatsızlığına da teşhisi Jean Baudrillard
koyuyor :
( "Tam Ekran" YKY 2002 s.10 )
Fransız felsefeciye göre vücudumuzdan bütün biyolojik
düşmanları mikropları parazitleri atarsak nasıl savunma
sistemi bozulan bedende hücreler birbirini kemirmeye başlar
ve kanser tehlikesi doğarsa ruhta da aynı şey oluyor :
*"Sürekli pozitif olacağım" diye eleştirel öğeleri
benliğinden uzak tutan negatif duyguları dışlayan her
ruhsal yapı kendi kendini yiyerek felakete sürükleniyor.
Eleştirel düşünce ise krizi damıtma yeteneği sayesinde bu
felaketi önlüyor.*
Benim yukarıdaki ilandan öğrendiğim şu: Bütün varoluşunu
"Beni beğenecekler mi ?"
"Beni seviyor mu ?" "Rahatsız eder miyim ?" kaygısı üzerine
kuruyorsan bil ki sonun hüsran. Bir küçük serzeniş sıradan bir
tenkit ya da kadirbilmezlik acılar pahasına kurduğun o "mükemmel
kale" yi yerle bir edebilir. Ölüm ilanını kaleme alacağına
azat et kendini...

Seni sen diye kabul edip sevecekleri sev. Eleştirki onun
için "özel biri" olabilesin.
Kendini kendine beğendir herkesten önce....
Kimseye beğendirmek için de kendinden vazgeçme.
Acıyı göze al çünkü Dostoyevski' nin dediği gibi
"Insanın ruhunu yücelten bir acı ucuz bir mutluluktan
evladır."
*Can Dündar*


Forum Ana isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
kanseri, ruh

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


*Ruh kanseri*

*Ruh kanseri* konusu, SAĞLIK / Psikoloji forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:37 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats