bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Psikoloji

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-01-2010, 03:32   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Zihnin Kontrol Altına Alınması

Zihin Nasıl Kontrol Edilir?

İnsanları kontrol etmenin verdiği haris tamahın iç gıcıklayıcı baskısı eh bir de konunun "esrarengiz" yapısı "zihin kontrolünü" müthiş çekici yapmakta.

Neler yok ki bu dosyada. Tek kelimeyle tetik çekenler hayvanları silaha dönüştürenler ezoterik bilgiler gizli servisler ve daha neler neler!

Günümüzdeki alt kolları birer ahtapot gibi yerküreyi saran "psikolojik" operasyonlar için çok ama çok eski dipnotları var. Hasan Sabbah´ın Haşhaşi Tarikatı´nda müritlerin haşhaş etkisiyle intihar ve suikastları kolayca yapmaları gibi. Size ne ifade eder bilemeyiz ama "cennete" inandırılan Haşhaşinler mutlulukla ölüme/öldürmeye koşuyorlardı. Bu tarihsel olayın etkileri öyle derin oldu ki günümüzde suikast anlamına gelen İngilizce "assassination" kelimesi bile "haşhaşin"den türetildi.

Amerika´nın boynuzları "ustasını" geçse de gerçekte kötülüğün kaynağı bir zamanların "Şeytan İmparatorluğu"na gidiyor... Soğuk savaşın "Demir perde" arkasında kalan laboratuarlarında "pis savaşlar"ın akla ziyan "zihin savaşları"na giden yolu açan etikette yazılı dört harf var. SSCB... Yani Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği!

Günümüzde bazı çok basit sorular sorulabilir. "İnsan zihni nasıl kontrol edilebilir?" gibi "Peki ama ne için?" gibi. Bilinen o ki masum bilimsel meraklar kısa sürede tehlikeli fantezilere yol açabiliyor. "Askeri politik ve istihbarat alanlarında "zihin kontrolü" yapılması örneklenebilir. Niyet masumdu başlangıçta. Zihin kontrolü ile hastalıklar tedavi edilebilirdi. Ancak "soğuk savaş" ve devamındaki yıllarda masumiyet yitirildi. Sonuç dramatik.

Konu zihin olunca psikoloji ve psikiyatri ivme vermiş. Hemen ardından parapsikoloji dinsel motifli uygulamalar medyumluk duru görü 6. his 7. his 8. his (17´ye kadar gidiyor) uyuşturucular vücuda elektronik implantlar takılması enerjinin tahrip amacıyla hedeflere yöneltilmesi radyasyon duyu azaltılması hipnoz propaganda teknikleri beyin yıkama vb. kavramlar virüs gibi yayılmış gizli merkezlerde. Alt başlıklar böyle olunca derinliği ve çapı bilinmeyen bir alana milyonlarca dolar yüzlerce proje ayrılmasının sonuçları pek iyi olmamış. Bugün hangi tehlikeyle karşı karşıya insanlık?" derseniz eğer...

Beatiful Mind!..

İlk bilgilerin izi 20. yüzyılın ilk çeyreğine SSCB´de Prof. Vassiliyev´in l930´larda yaptığı araştırmalara kadar sürülebiliyor. Onun ulaştığı bilgiler "Zihin Telkini Tecrübeleri" adı altında l962 yılında yayınlandı. Vassiliyev çalışmalarını telepati yoluyla düşüncelerin beyinler arasındaki nakline yöneltmişti. Vassiliyev ruhen hasta olan İvanovna ve Fedorova isminde iki denek üzerinde çalışmaya başlar. Deneklere beyin dalgaları cilt direnci ve diğer biyolojik fonksiyonlarını ölçecek aletler bağlayıp telkinle hipnoza sokar. Önceleri ayrı ayrı odalarda sonra da uzak mesafelerde transa giren deneklerin düşünce yoluyla birbirlerine gönderdikleri mesajlar kaydedilir.

İki kadının kurşun levhalardan bile geçen telepatik zihin dalgalarını izleyen Vassilyev ruhi olayları mekanik görüşe bağlayamayınca endişelenir. Çünkü tanrıyı reddeden rejim açısından geçerli bir açıklama yapma olanağı yoktur. Önceleri deneklerin trans halini şartlı refleks olarak değerlendiren Vassiliyev değişik insanlarla deneyi tekrarlar. Sonuç aynıdır. Tüm deneklerde önce şuur kaybı olur sonra transa girerler. Denekler arasındaki uzaklığı 1.500 kilometreye kadar çıkaran Vassiliyev neticenin değişmediğini görür. Telepatik iletişim sürmektedir.

Vassilyev uyuşturucu ilaçlarla da deney yapar. Meskalin verdiği bir kızdan sekiz kutunun içine yerleştirdiği pamuklara sarılı cisimleri tanımlamasını ister. Denek üzerinde Moskova Merkez Postanesi´nin bulunduğu resimli pulu; "Bu koca taştan binayı kutu içine nasıl soktunuz" olarak tanımlar.

Sovyetler işe koyuluyor!

SSCB´de 1970 başlarında 20´den fazla laboratuar kurulur. Sovyet Bilimler Akademisi sayısız deney gerçekleştirir. Parapsikolog Naumov´un o tarihlerdeki açıklamaları masum bir bilim adamının görüşlerini yansıtıyor gibidir;

"Biz insanda şuur dışı gerçekleşen bir haberleşme sistemini bulmak üzereyiz. Bir insan normal şuuru dışında başka bir insanı etkileyebilir mi? Bu telesomatik akımların yayılmasına neden olan şartlar neler? Bu telesomatik akımlar belirsiz bir boyutun bilinmezliği içindedir. İşte bu bilinmeyen enerji üzerinde yapılacak çalışmalar beşeri münasebetleri mükemmel bir ahenk içine sokabilir."

Bu iyi niyetli açıklamalar gün gelecek dünyanın en güçlü ülkeleri arasında keskin rekabet yaratacak; milyonlarca dolarlık bütçeleri tüketecek gizli belgelerin sayısı milyonları gizli operasyonların sayısı da yüzleri aşacaktır. Asıl trajik ve korkutucu olan ise bu "bilim dalında" ortaya çıkacak buluşlar ve dehşetengiz uygulamalar olacaktır bundan böyle. Bir zamanlar "çiçeği burnunda" bir bilim dalı olarak kabul gören parapsikoloji artık askeri ve istihbari alanda kullanılmaya başlayacaktır. Zihnin okunması ve kontrolü çağı başlamıştır artık...

Hijyenik fikirler: Beyin yıkama...

Haber alma örgütleri tarafından uygulanan beyin yıkama yöntemleri bir çeşit "zorunlu hipnotik trans. CIA tarafından yayınlanan gizli bir raporda soğuk savaş döneminde KGB´nin beyin yıkama ve insan eğitme yöntemleri incelenmiş. Yani insanlardaki savunma sistemi nasıl yıkılır yeni model insan nasıl yaratılır.

Beyin yıkama yöntemleri SSCB´de rejim muhaliflerine uygulandığı gibi rejimle tam bir uyum içerisinde birer robot gibi çalışabilmeleri için gönüllülere de uygulanmış. Böylece rejimin istediği insan tipini yaratmak; insanları gerektiğinde bir terörist bir sabotajcı gibi eğitmek amaçlanmış.

CIA eski başkanlarından Richard Helms; Watergate soruşturmasında Warren Komisyonu´na şu açıklamayı yapıyordu; "Yapılan araştırma göstermiştir ki SSCB kendi sisteminin isteklerine uygun politik görüşe bağlı olacak halkının davranışlarını düzenleyebilecek bir kontrol teknolojisi geliştirmeye çalışmaktadır. Bundan böyle aynı teknoloji bilgiler kodlanarak insan hedeflerine yöneltilebilecektir. Ve bu insan zihinleri harbi olacaktır."

CIA raporlarında ABD´deki yeni tip bir casusluk şebekesinden de söz edilir. Buna göre; hipnoz telapati düşünce okuma ve düşünce nakli gibi özel yeteneklere sahip ajanlar Amerikan halkının şuuraltını etkileyerek düşüncelerini KGB´nin programı çerçevesinde değiştirmeye çalışıyor. Ajanlar çeşitli dini ve mistik topluluklara nüfuz ederek bunları konsantrasyon ve imajinasyon çalışmaları ile etkilemek istiyorlar.

Aynı raporlarda; Sibirya´da beton sığınaklar içinde oluşturulan nükleer infilak etkisinin bir grup yetenekli psjiko-süje tarafından istenilen hedeflere zihinsel olarak nakledildiğinden söz ediliyor. Raporda Sovyetler´in laboratuvarda ürettikleri bakteri türlerini kullanarak psişik süje yardımı ile ve zihin yoluyla çok uzaklarda hastalık çıkarabildikleri anlatılıyor. İnanılmaz gibi ama bu işlemler için askeri hedefin fotoğrafını kullanmak yeterli olmakta. Öyle ki 1963 yılında kaybolan ABD Nükleer Denizaltısı Tehresher´in bu yolla batırıldığı dahi söyleniyor.

Demirperde ülkelerinden Bugaristan daha 1960Prof. Dr. Lozanov başkanlığında oluşturduğu "Telkinbilim ve Parapsikoloji" kurumunda; zihin kontrolü zihinsel şifa retina ötesi görme süratli öğrenme (saggestoloji) çalışmaları başlatır. Çekoslavakya´da ise psikotronik adı altında yapılan bilimsel çalışmalar; telepati telegnosis ve psikoknesis üzerinde yoğunlaşır. Çekler işi o kadar ciddi tutarlar ki Çek Bilimler Akademisi çalışmaları destekler Charles Üniversitesi Nörofizyoloji Bölümü deneylere yardımcı olur. Günümüzde bu tür kurumların en ünlüsü ABD´de direkt Beyaz Saray´a hizmet veren "Zihin Araştırmaları Merkezi"dir.

Ezoterik bilgilerden parapsikolojiye

Tibet Budizmi Zen Budizmi Sufizm ve Yoga gibi öğretilerin içerikleri Batı da tam anlamıyla bilinmiyor. Bugün zihnimizin normal çalışmasının dışında sezgiye dayanan bilince sahip olduğumuz kabul ediliyor ve insanın akıl ile sezgiye dayanan kabiliyetleri arasındaki fark inceleniyor. Dini ve mistik batıni sistemlerdeki meditasyon ve vecd ise batıda yeterince bilinmiyor.

Bugün modern bilimin ortaya koyduğu madde ve enerji kanunları medeniyetimizi oluşturuyor. Ancak bu kanunlar yalnızca maddeye ilişkin ve canlıların duyumlar dışı yeteneklerine cevap bulamıyor. Bu nedenle bir grup bilim insanı metafizik ve mistik öğretilerden yola çıkarak dünya yaşantısının bir hayalden ibaret bir rüya hali olduğundan yola çıkarak sezgileri inceliyor.

Yeni bir bilim dalı olarak kabul edilen ve giderek gelişen Parapsikoloji eskinin batıni öğretileri ve bilgilerini modern-teknolojik cihaz ve vasıtalarla inceliyor. Londra Üniversitesi King´s College Matematik Profesörü John G. Taylor The Shape of Minds to Come (Zihnin Gelecekteki Şekli) adlı kitabında şöyle diyor;
"Zihin ihtilalinin yarı yolunda bulunduğumuz anlaşılıyor. Daha parlak gelişmeler olacak. Zihnin yeni anlayışı; insanın hislerini hareket tarzlarını yahut zekasını kontrolde güçlü metotlar meydana getirdi. Biz şimdi birçok zihin halini hemen hemen bütünüyle fiziki vasıtalarla kontrol edebiliyoruz."

Parapsikoloji terimi ilk kez 1880 yıllarında Dessouir tarafından kullanılmış. Normal yaşantımızda karşılaştığımız ancak mevcut müspet bilgilerimizle açıklanamayan ruhi olayları tanımlayan bir terim. Parapsikoloji bugün; beş duyumuzun dışında bazı olayları sezebilmek etkileyebilmek ve geleceğe geçmişe ait bazı şeyleri anlamaya yardımcı olan bir bilim dalı haline gelmiş bulunuyor.

Parapsikoloji´nin ABD ve dünyada yayılmasındaki en etkin isimlerden birisi olan Dr. J.B.; bir insanın duyumlarını kullanmadan dış dünyadan ve diğer insanların zihinlerinden bilgiler alabileceğine inanıyordu. Yani "Duyumlar Dışı Algılama".

CIA devreye giriyor

New York Times Gazetesi´nin l6 Temmuz l977 tarihli sayısında şöyle bir haber yayınlandı; "ABD insanlığı esir edebilecek görünmez silahlar geliştiriyor." Bir yıl sonra Arizonalı gazeteci Walter Boward "Operation Mind Control" (Zihin Kontrol Harekatı) adıyla yayınladığı kitabında ciddi suçlamalarda bulunuyordu;

"CIA tarafından uyuşturucu ilaçlarla yapılan deneyler ABD hükümetinin uyguladığı çok gizli zihin kontrol projesinin yalnızca bir kısmıdır. Bu deneyler binlerce kişi üzerinde 35 yıl devam etmiştir. Bu araştırmalar; hipnoz tekniği narkotik-hipnoz elektronik olarak beyinin uyarılması ultrasonik mikrodalgalar ve alçak ses frekanslarıyla davranışların etkilenmesi davranış değişiklikleri terapisidir.

CIA psikolojik silah stoklarını psişik silahların değişik tiplerini geliştirmeyi başarmıştır. Bu yöntemlerle yeni tip bir harbe girişmesi mümkündür. Bu savaşın görünmez muharebe sahası insan zihnidir. Parapsikoloji silahları devletler vatandaşlarını kendi ideolojik ve politik sistemleri içinde tutmak için veya diğer ülke insanlarının zihinlerini etkileyerek değiştirmek ve kendi gayelerine uygun yönlendirmek amacıyla kullanacaklardır."
En hayret edilecek konunun milli güvenlik etiketi altında zihin kontrolünün araştırılması olduğunu vurgulayan Boward kitabında zihin kontrolü için uygulanan "MKUTRA Projesi"ne de değiniyor;

"Senato istihbarat komitesine; Amiral Turner ´CIA uyuşturucu ilaç deneylerini durdurdu´ demiştir. Sorulmadı ve kendisi de zihin kontrol projelerinden bahsetmedi. Amiral Turner zihin kontrol harekatının durdurulduğunu söylemedi yalnızca deneyler durduruldu" dedi.

Günümüzde insanların zihnine çeşitli araçlarla (gazete kitap radyo internet ve televizyon) ulaşma imkanı sınırsız ve kontrolsüz bir halde. İnsan denilen biyolojik varlık çok kolay programlanabilmekte. Okült (batıni gizli) bir bilgi olan tekno-maji´nin (teknik büyü) sırları da son 300 yıl içinde insanlar tarafından çözülmüş durumda. Bu bilgi yığını korkunç silahları da beraberinde getirdi.

Teknokrat bilim adamı ve askerlerden oluşan bir grup bu güçlerin kontrolünü şimdi elinde bulundurmakta. Son 25 yıl parapsikoloji ve psikotronik gibi adlar altında psikomaji´nin (ruhsal büyü) uygulama alanına konulduğu yıllar oldu. Hedef insan zihinlerini kontroldür. Geleceğin insanının-hatta günümüzün-kaderini; psikologlar psikiyatristler nörologlar nörobiyologlar biyokimyacılar kuantum fizikçileri çiziyor."

Blue Bird!

CİA; Sovyet Çin ve Kuzey Kore´nin zihin üzerindeki çalışmalarına karşı ilk programı 1950´de "Blue Bird" (Mavi Kuş) adıyla hayata geçirdi. Sonraki her gelişme Mavi Kuş´un kanatları altında serpildi. Bugün ilgilenenlerin elinde CIA´in 1953´te Güvenlik Bürosu 1962´ye değin Teknik Servisler Kadrosu eliyle yürüttüğü kirli projelere ilişkin 215 bin sayfa doküman var. Ancak bunların tamamı işin finansal yönüne ilişkin ipuçlarından ibaret. Öze ilişkin kayıtların miktar ve içeriği bilinmiyor nedeni bu döneme ait tüm belgelerin imha edilmiş olması. Yine de işin içinde yalnızca CİA´nin değil; ABD Savunma Bakanlığı askeri kurumlar Avrupa´daki bir çok bilimsel kuruluş ve özel laboratuvarların da bulunduğu anlaşılıyor bu dokümanlardan.

CIA´in başlangıç çalışmaları parlak sonuçlar verdi. İnsan davranışlarını ve dengesini kimyasal yöntemlerle zayıflatmayı amaçlayan bir ekip "Scopaline Barbiturates Peyote Mariyuhana ve Mescaline" türü maddeleri kullanarak "gerçek serumu" üretmeyi planladılar. Ekip bununla da kalmayıp "Beyinlerarası Radyo-Hipnotik Kontrol" projesinin ilk adımlarını da attı. İnsanların içine onları kontrol edecek küçük alıcıların yerleştirilmesi idi projenin görünmez yüzü. Ve zamanla insanların kobay olarak kullanıldığı projelerin efsaneye dönüşecek isimleri ardı ardına belirginleşmeye başladı; MKULTRA MKSEARCH MKACTION ve ARTICHOKE.

MKULTRA...

Sayılan projelerden MKULTRA´nın ne olduğunu bilmek bu konuda neden korku duyulması gerektiğini yeteri kadar açıklıyor. MKULTRA´da yalnızca uyuşturucular üzerinde çalışılmıyor. Duyumda azaltma dini cemaatler mikrodalga deneyleri psikolojik şartlanma psiko-cerrahi beyin nakli gibi pek çok araştırma yapılıyor proje kapsamında.

MKULTRA´da tamamı gizli bütçelerden finanse edilen 180´in üzerinde alt proje bulunuyor. Ana proje çatısı altında kimyasal biyolojik ve radyolojik maddelerin insan hareketlerini kontrol etme amaçlı ve gizli operasyonlarda kullanılmasına yönelik bir seri araştırma yapılıyor. Kâğıt üzerinde 1964´te sona eren projenin 1970´lere kadar sürdürüldüğü biliniyor. Tüm belgelerin 1973´te yok edilmesi nedeniyle projenin tamamı soruşturma ve kovuşturmalardan sıyrılmayı başardı.

"Duyu Ötesi Algılama"; insanın gelecek geçmiş veya şimdiki zaman hakkında bilinen beş duyuyu "kullanmaksızın" bilgi edinebilmesine deniyor. Yani "6.his"ten başlayarak! 1970´lere kadar parapsikolojik bir altyapı mevcutsa da bu tarihten sonra "psişik" çalışmalar çok daha kalibreli geniş ve tehlikeli bir boyuta tırmanıyor.

Örneğin ölülerden istihbarat temini için medyumlardan faydalanıldığı bunlara bütçe ayrıldığı biliniyor. Bunlar ABD´de olanlar. Ya Sovyetler?

1975 yılına gelindiğinde Sovyetlerin bu alandaki faaliyetlerinin gideri 300 milyon Ruble´yi aşmıştı. Bu rakam tek başına işin ciddiyetini gösteriyordu. Ancak ABD için buradaki problem farklıydı. CIA istihbarat alamıyordu ve kongreyi bu alana yatırım yapmaya ikna edebilecek delillerden yoksundu. Yine de konuyu NSA´ye taşıyarak gerekli desteği aldı.
1971´de "duru görü" üzerine çalışmalara başlandı. Bio-insanın klasik 5 fiziksel duyusunun dışındaki bilgiyi organize edebilmek için ek algılayıcılara sahip olup olmadığı araştırılıyordu ve bu başarıldı. Uzmanlara göre insanın tam 17 tane farklı duyusu vardı ve projeler deneyler ardı ardına hayata geçiriliyordu.

Bugün için söylenecek çok fazla şey yok ne yazık ki. Yöntem ve pratiğin daha sarsıcı hale gelmesinin ya da uygulama alanının daha tehlikeli çapa erişmesinin kaygıları artırmaktan başka bir önemi yok. Çünkü ilkel haliyle de olsa bir grubu ya da bir ülkedeki tüm insanları topyekûn etkileyebilecek de olsa "zihin kontrolü" lanetli bir iş. "Uluslararası Af Örgütü" de tam olarak bunu söylüyor zaten:
"Bireyin kendi zihin kontrolünü sağlama yetisine zarar verilmesini düşünce kontrolü ve beyin yıkama bahsinde yer alan bir ahlaki suç olarak ele alıyoruz. Zira bir insanın zihni yetilerini bozmayı ya da yok etmeyi hedefleyen herhangi bir sorgulama ve uygulama prosedürü yaygın olarak kabul edilen fiziksel işkence sınıflandırmaları kadar insanlık dışıdır."


alintidir


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Zihnin Kontrol Altına Alınması

Zihnin Kontrol Altına Alınması konusu, SAĞLIK / Psikoloji forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
gelinlik altına külotlu çorap mı jartiyer mi Jülyet Anketler 12 12-03-2012 07:26
Kalite Kontrol Bölümü Nedir? - Kalite Kontrol Bölümü Hakkında gizem Meslekler Rehberi ve Meslek Seçimi 0 26-06-2009 04:58
Mutlaka Alınması Gereken Besinler Bakimli Bayan Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 04-04-2008 01:10

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:46 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats