bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Sağlığımız

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 11-05-2010, 01:55   #1 (permalink)
 
daywest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow Süreğen Böbreküstü bezi Yetmezlikleri ve Addison Hastalığı,nedenleri...

SÜREĞEN BÖBREKÜSTÜ BEZİ YETMEZLİKLERİ ADDİSON HASTALIĞI
NEDENLERİ
Başlıcaları verem ve böbreküstü bezi kabuğu körelmesidir.
Verem
Böbreküstü bezlerinin bu hastalığı eskiden beri süreğen böbreküstü bezleri yetmezliğinin en sık raslanan nedenidir (hastaların yüzde 85 kadarı). Çoğunlukla birincil verem bulaşması akciğerdedir ve klinik açıdan belirti vermemiş olabilir. Dolayısıyle bir Addison hastalığı birincil bulaşmadan 5-15 yıl sonra ortaya çıkabilir. Her iki bez de hastalıktan etkilenmiştir.
Kabuk körelmesi
Genellikle kadınlarda görülür. Her iki böbreküstü bezi kabuğunun önemli ölçüde küçülmesidir. Nedeni henüz belli değildir. Süreğen böbreküstü bezi yetmezliklerinin yüzde 10 kadarını temsil eder.
Öteki nedenler
Çok ender raslanırlar: Frengi; damar içi pıhtılaşmalarıyla (tromboz) böbreküstü bezleri damarlarının daralması; her iki beze kanser yayılmaları (metastaz); amiloyit hastalığı; Hodgkin hastalığı; mantar hastalıkları; demir birikim kökenli siroz.
TEŞHİSİ
Klinik belirtiler
Hastalık genellikle 30-50 yaş arasındaki erkeklerde
Avuç içi eski rengini korur ama çizgiler niteleyici koyu mavi renk alır.
keklerde görülür (1 kadına oranla 2 erkekte). Verem kökenli tipine 10 yaşından küçük çocuklarda son derece ender raslanır.
Başlangıç genellikle çok yavaş ilerleyicidir. Ama ivegen böbreküstü bezi yetmezliğiyle de ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda bir beden güçsüzlüğü karşısında yapılan tamamlayıcı muayeneler hastalığı ortaya çıkarabilir. Güçsüzlüğe erken ya da geç bir dönemde derinin koyulaşması (melanodermi) eşlik eder. Hastalık tam olarak yerleştiğinde çeşitli belirtiler biraradadın Bitkinlik; özel deri renklenmesi; atardamar basıncı düşüklüğü; sindirim bozuklukları; zayıflama; v.b.

Güçsüzlük

Bazen ruhsal bir güçsüzlük görülürse de özellikle bedenseldir. Çor erken yoğun iş yaparken oluşan tekrarında hemen artan anormal bir kas yorulmasıdır. Öyle ki günün sonunda hasta sabahkinden daha yorgundur. Başlangıçta yorgunluk gelip gidicidir; ağırlığı kas çalışmasına bağlıdır. Giderek süreklileşir ve hastayı yatağa bağlayabilir. Bu güçsüzlük bir dinamometre yardımıyla kaydedilerek gözlenebilir. Hiç bir sinirsel bozuklukla birlikte değildir: Felçler yoktur; refleks bozuklukları yoktur; kaslarda körelme yoktur.
Özel deri renklenmesi
Hastalığın başlıca belirtisidir. Deriyi mukozaları bazen de derinin ilişkilerini ilgilendirir. Deri güneşte bronzlaşmış gibi kahverengine döner. Renklenme önce açık yerlerde (yüz önkol eller) normalde pigmentli yerlerde (meme başları çevreleri cinsel organlar) sürtünmelerle zedelenen deri bölgelerinde ya da eski yara izlerinde daha fazladır. Sonra ilk başladığı yerlerde çok olmak koşuluyla bedenin her yanma yayılır; yalnızca saçlı deri avuç içleri ve ayak tabanlarında görülmez; ama bunların kıvrım yerlerinde de renklenme görülür.
Bu renklenme (pigment artışı) daha ender olarak mukozalarda yerleşir. Yanakların iç yüzünde dudaklarda dişetlerinde dilde damakta siyahımsı ya da kurşun rengi lekeler görülebilir. Daha ender olarak makat ve üreme organları mukozalarında yerleşir. Saçlar ve kıllar bazen koyu ve donuktur. Tırnaklar mat gri çizgili olabilir. Çok ender olarak dişlerin siyahlaştığı görülür.
Atardamar basıncı düşüklüğü
Oldukça sık ama öteki belirtilerden daha az raslanır. Büyük basınç 10-11 dolayında bulunabilir (bu bazı kişiler için kesinlikle normal bir değerdir) .
Ama büyük basıncın 10′dan aşağı olması atardamar düşük basıncı (hipotansiyon) anlamına gelir. Bununla birlikte atardamar düşük basıncının sınırını belirlemek güçtür; çünkü herkese göre değişir. Daha çok varlığını renk solukluğu ter kulak uğuldaması görme bozukluğu belirtileriyle hattâ ayağa kalkarken bayılmalarla göstermesi beklenir.
Hastalık toparlanamaz duruma gelip şokla sonuçlanabileceğinden bu atardamar basıncı düşüklüğü çok ciddi olabilir. Öteki kalp-damar belirtileriyle birliktedir. Nabız küçük hızlıdır; en küçük çaba harcamada artar. Kalp sesleri zor duyulur. Göğüs filmleri çok küçük bir kalp gölgesi gösterir; kalp küçük «damla kalp» biçimindedir.
Sindirim bozuklukları
Çoğunlukla erken dönemde iştahsızlıkla kendini gösterir. İştahsızlık ya bütün yiyeceklere ya da yalnızca bazılarmadır. Hastalığın ilerleme nöbetleri sırasında bulantılar kusmalar karın ağrıları ishal belirir; bunlar acil tedavi özellikle de su yitiminin önlenmesi için alarm belirtileridir.
Zayıflama
Zayıflama da oldukça erken belirir. Yalın durumlarda hafiftir; hastanın rahat karşılık veremediği durumlarda sözgelimi enfeksiyonlu dönemlerde önemli ölçüde artar.
Öteki bozukluklar
Az ya da çok ciddi kan şeker düzeyi düşmeleri gözlenebilir. Kan şeker düzeyi düşüklüğünün başlıca belirtileri şunlardır: Önlenemeyen açlık duygusu; daha da ciddi bir güçsüzlük; terleme; belli belirsiz genel bir rahatsızlık; etkinliğin azalması; ürperme.
Ayrıca görme bozuklukları baygınlıklar olabilir.
Bu bozukluklar şeker yenmesi ya da damar içine glikoz iğnesi yapılmasıyla geçer.
Cinsel bozukluklar da görülebilir: Erkekte iktidarsızlık; kadında âdet bozuklukları ve kısırlık. Ama bazen gebelik normal biçimde sonuçlandırılabilir.
Ruhsal bozukluklara da raslanabilir. Arada durgun devrelerle kesilen kararsızlık ve huzursuzluk sözkonusudur. Daha önemli ivegen ya da süreğen ruhsal ihtilatlar hastalığı ciddileştirebilir.
Kemik-eklem bozuklukları ve kas ağrıları gözlenebilir.
Tamamlayıcı muayeneler
Hastaların yüzde 20 kadarında hazırlıksız karın filmlerinde böbreküstü bezlerinde kireçlenme odakları gözlenir (yalnızca verem kökenli Addison hastalığında).
Kan incelemesinde genellikle hafif bir kansızlık ve akyuvarlarda artış görülür.
Açlık kan şekerinin ölçülmesinde düzey normal ya da azalmış bulunur. Şeker yükleme dengesi anormaldir.
Kan elektrolitlerinin ölçümü sodyumun hafifçe düştüğünü potasyumun arttığını gösterir. Sidikle sodyum aşırı atılmış oysa potasyum yeterince atılmamıştır. Bu bozukluklar hastalığın ilerleme nöbetlerinde daha da artar.

Hormon ölçümleri böbreküstü bezi yetmezliğini ortaya koyar:

— 17-ketosteroyitlerin ve 17-hidroksisteroyitlerin sidikle atımı çok azalmıştır;
— kan kortizol düzeyi düşmüştür;
— özellikle kesin teşhis konamayan durumlarda yapay ACTH uyarı testi uygulanır.
EVRİMİ
Doğru tedavi edilirse böbreküstü bezi yetmezliği olan kişi iyi bir yaşam sürebilir. Ama durumu yeniden kolayca bozulabilir; hastalık bir saldırıdan (travma; doğum; enfeksiyon) sonra hızla ilerleyip ivegen böbreküstü bezi yetmezliğine yolaçabilir.
SÜREĞEN YETMEZLİĞİN ÖTEKİ BİÇİMLERİ
Hastalığın örnek tipi olarak tanımladığımız Addison hastalığı dışında şu biçimler gözlenebilir.-
— kısmi böbreküstü bezi yetmezlikleri: Yani hormon eksikliği böbreküstü bezi kabuğu hormonlarının yalnızca 1 ya da 2 grubuyla ilgilidir;
— böbreküstü bezlerinin ameliyatla çıkarılmasını izleyen böbreküstü- bezi yetmezlikleri;
— ön hipofiz yetmezliğine ikincil olarak ortaya çıkan böbreküstü bezi yetmezlikleri; deri renklenmesi çok hafif ya da yoktur; genellikle öteki bezlerin yetmezlikleri de birliktedir;
— yapay kortikoyit hormonlarla tedavi sırasında böbreküstü bezlerinin küçülmesi (körelme)sözkonusu tedavi üzün sürede birçok hastalık için kullanılır; ancak çok yavaş” azaltılarak kesilir ve gerekirse bezi uyarmak için iğneyle yapay ACTH verilir.
AYIRICI TEŞHİS
Teşhis genellikle sorun çıkarmaz.
Bununla birlikte güçsüzlük karşısında sinir-kas bağlantı hastalığı olan kas yorgunluğu hastalığı ile yalın bir nedene bağlı güçsüzlük akla getirilmelidir.
Addison hastalığındaki deri renklenmesini (pigment artışı) demir birikimi kökenli siroz gümüş zehirlenmesi Riehl melanozu gibi hastalıklarda görülen pek çok pigment artışından ayırt etmek gerekir.
Acil cerrahi girişim gerektiren karın ağrılı bir biçimde ivegen böbreküstü bezi yetmezliğini çok iyi tanımak gerekir çünkü bu durumda cerrahi girişim uygun olmaz.
TEDAVİSİ
Böbreküstü bezleri hormonlarının özelliklerine benzer etkileri olan yapay türevlerle böbreküstü bezinin takviyesine dayanır. Böbreküstü bezi yetmezliği geri dönüşsüzdür; dolayısıyle bu tedavi sürekli uygulanmalıdır. Hastanın etkinliklerinin ve kişinin uğrayabileceği saldırıların (sözgelimi cerrahi girişim enfeksiyon dönemleri) gerektirdiğine göre ayarlanmalıdır.
2 tip ilaçtan yararlanılır:
— mineraiokortikoyitler.- Ağız yoluyla etkili yapay aldosteron; gene ağız yoluyla etkili 9-alfa-
flüorohidrokortizon; kas içine iğneyle verilen DOCA (d ezoksikortikosteron);
— glikokortikoyitler.- İğneyle ya da ağızdan kortizol ve kortizon.
Tedavinin uygulanışı hastalığın tipine (nedenine evrim biçimine ciddiliğine) bağlıdır ve buna uygun olmalıdır. Her zaman bütün incelemeler yapıldıktan sonra bir hastanede düzenlenmelidir. Tedavi mineraiokortikoyitler ile glikokortikoyitleri birleştirir. Yiyecekler normal tuzlu olmalıdır.
Bu hastalarda bazı ilaçlardan kaçınmak gerekir. Barbitürik asit türevleri; yatıştırıcı ilaçlar; morfin.
Ayrıca bazen hastalığın nedeni de tedavi edilebilir. Bir veremin tedavisi gerekebilir; ama böbreküstü bezleri bütünüyle yıkıldıktan sonra artık normal işlev yapamazlar.
Hastaya iyice anlatılan bir tedavi ona normal bir yaşam sürme olanağı verir ve başlıca ih-tilat olan ivegen böbreküstü bezi yetmezliğinden kaçınmasını sağlar.


daywest isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Süreğen Böbreküstü bezi Yetmezlikleri ve Addison Hastalığı,nedenleri...

Süreğen Böbreküstü bezi Yetmezlikleri ve Addison Hastalığı,nedenleri... konusu, SAĞLIK / Sağlığımız forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: damla kalp nedir, böbrek üstü bezi yetmezliği belirtileri, addison hastalığı sebepleri, addison hastalığı nedenleri, böbrek üstü bezi kireçlenmesi, damla kalp addison, damla kalp nedenleri, böbrek üstü kas ağrısı, renk solukluğunun nedenleri, böbrek üstü bezi yetmezliği tedavisi, böbrek üstü bezi hastalıkları nedenleri, addison hastalığı tedavisi, addison hastalığının nedenleri, addison hastalığı nedeni, glikoz iğnesi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Müzmin (Süreğen) Larenjit daywest Sağlığımız 0 23-04-2010 12:18
Koah Hastalığı Nedir?-Koah Hastalığının Nedenleri elif Sağlığımız 0 21-06-2009 01:06
Palyaço Bebek Hastalığı Nedir?-Nedenleri Nelerdir? elif Sağlığımız 0 21-06-2009 01:05
şile bezi gömlekler incitanesi Elbiseler ve Günlük Giysiler 1 07-05-2009 10:44
şile bezi elbiseler incitanesi Elbiseler ve Günlük Giysiler 1 07-05-2009 10:43

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:32 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats