bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Sağlığımız

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 14-03-2011, 12:56   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Akciğerin Yapısı Nasıldır? - Akciğerin Hastalıkları Nelerdir?

Akciğerin Yapısı Nasıldır? - Akciğerin Hastalıkları Nelerdir?

AKCİĞERLER(Pulmones)
Akciğerler göğüs boşluğunda yüreğin sağ ve solunda az çok piramit şeklinde olan solunum organlarıdır. Taban kısımları diyaframın üzerine oturmuştur. Göğüs çeperine bakan yüzeyleri dış bükey yüreğe bakan iç yüzeyleri ise iç bükeydir. Akciğerlerin dış yüzeyi düzgün ve parlak olup bu parlaklık akciğerleri örten palevranın visceral yaprağındandır. Rengi yeni doğmuş çocuklarda esmer-kırmızı gençlerde pembe ergin ve yaşlılarda ise pembe-mavimtıraktır.İnsan yaşlandıkça akciğerlerin yüzeyinde bir takım pigmentler belirir. Bunlar solunum sırasında akciğerlere kadar giren yabancı cisimleri meydana getirdikleri oluşuklardır.

Akciğerlerin ortalama olarak yükseklikleriomurga tarafındaki kenarlarında 25cm olup önden arkaya olan kalınlıkları tabanda 16cm genişlikleri ise yine tabanda sağ akciğerlerin 10cmsol akciğerlerin 7cm dir.Yüreğin sol akciğer üzerine yaptığı Basınçtan

Akciğerlerin Hacmi yaşa şahsa ve cinse göre değişir .Ağırlıkları yetişkin bir erkekte 1300gr olup bunun 700gr mı sağ 600gr mı sol akciğere aittir .kadınlarda ise sağ akciğer 550grsol akciğer 450gr kadardır.İçerisinde Hava bulunan akciğerler daha hafiftir.Yeni doğmuş ölü bir çocuğun akciğerlerinin nefes almamış olduğu suya atılarak anlaşılır.Eğer nefes almış ise Suyun yüzeyinde kalır .Almamış ise suyun dibine çöker.

Akciğerler yumuşak olduğundan parmakla basılınca çökertilebilir.Üzerlerinde fazla Basınç yapılırsa Alveol keseciklerinin yırtılmasından dolayı bir çıtırtı duyulur. Bu taktirde hava kabarcıkları plevranın akciğerleri örten yaprağı Altına gözle görülebilir.Akciğerler kolay yırtılmazlar. Bu nedenle Alveolleri dolduran Havanın Basıncına mukavemet ederler.

Akciğerlerin Yapısı
Akciğerleri dıştan seroz yapıda olan çift katlı plevra zarı örter.Her akciğerin ayrı bir plevrası vardır. Plevranın dış katı göğüs çeperine yapışmıştır.Bu kat parictal yapıda olduğundan parictal plevra adını alır. Plevranın diğer katı akciğerlerin yüzeyini örter. Buna da visceral veya pulmonal plevra denir. Bu iki yaprak ayrı olmayıp akciğerleri hilus kısmında birbirleriyle birleşirler. Ayrıca bu iki yaprak iç içe olduğundan birbirleriyle sıkı temas halinde olup aralarında plevra boşluğu bulunur. Her akciğerin ayrı bir plevrası olduğundan aynı şekilde her bir akciğerin etrafında ayrı bir plevra boşluğu bulunur. Bu boşlukta akciğerlerin hareketini kolaylaştıran bir Sıvı vardır.

Plevranın göğüs boşluğunu örten parictal yaprağı üzerini örttüğü bölgelere göre isim alır.İnce ve saydam olan visceral yaprak ise akciğerlere sıkıca yapışmıştır.Hatta bu yaprak lopcuklar arasındaki hücresel doku ile de irtibattadır.Visceral plevranın serbest olan dış yüzeyi parietal ile temas halinde olup parlak düzgün ve kaypaktır.

Akciğerlerin her bir lopu altıgen piramit şeklinde 1cm3 hacminde küçük lopcuklara ayrılmıştır.Lopcukların bazıları akciğerin yüzeyindebazıları ise derinliğindedir.Yüzeyde olanlar piramit şeklinde olup tabanları akciğerlerin yüzeyinde çok köşeli olarak görülür.Tepeleri ise hilusa doğrudur.Derinde olan lopcukların şekilleri değişiktir.Her bir lopcuk küçük ve başlı başına bir akciğerciktir.

Lopcuklarınüzüm salkımına benzeyen hava keselerine(acinus) ayrılmışlardır.Hava keseleri de ampül şeklinde keseciklere ayrılmıştır.Bütün lopcuklar birbiri üzerine düzensiz bir şekilde yığılmışlardır.Yalnız bunları birbirinden ayıran esnek bir katılgan doku mevcuttur.Yaniher lopcuk kan damarları ve bronşların kolları ile sinirlerden yapılı katılgan bir doku ile çevrilidir.Lopcukların içerisine giren bronş kolları 50-60kadar küçük kollara ayrılır.Çapları 1/10mmolan bu kollara bronşcuk adı verilir.

Bronşcukların yapısında da bronşlarda olduğu gibi iki tabaka bulunur.Bunlardan biri yine kıkırdak kas ve zardan yapılı olan iç tabakadır.Dış tabakada bulunan ve tam olmayan kıkırdakcıkların arsında fibroz bir lam vardır.Bronşcuklardaki kıkırdaklar plaklarhalinde ve gelişi güzel durumdadırlar.Bu kıkırdak plaklarbronşcukların çapları küçüldükçe seyrekleşirve 1mm çapındaki bronşcuklara gelince kıkırdaklar tamamen kaybolurlar nihayet sadece fibroz bir yapıda olan zar tabakası kalır.Bunun yapısında da kas lifleri bulunur.Mukoza dan ibaret olan iç tabaka bronşcuklar küçüldükçe incelerek Alveoller de tek bir epitalyum tabakasına kadar indirger.

Bronşcuklar muntazam olmayan boşluklara açılırlar.Bu boşluklardan3mm uzunluğunda 40 mikron genişliğinde birçok kanallar çıkar.Bu kanalların çeperleri girintili çıkıntılıdır.Burada hem birbirine hem de kanal boşluğuna açılan bir takım keseciklerin çapları 02-03mmsayıları da 750 milyon kadardır. Alveollerin çeperleri yalın kat epitelden yapılmıştır. Etraflarında Gaz alışverişini sağlayan kılcal damarlar bulunur. Alveollerin toplam yüzeyi 48m2 dir.İçerleri hava ile doludur.Kılcal damarların bu kesecikler etrafındaki toplam yüzeyi ise 150m2 kadardır.Akciğerlerin özgül ağırlığı da 05gr/cm3 dür.

AKCİĞER HASTALIKLARI

ZATÜRE(PNÖMONİ)
Pnömoni akciğerlerin iltihaplı hastalığı olarak tanımlana bilir.bebek ölüm hızının binde yüz dolaylarındabeş yaştan küçük çocuk ölümlerinin tüm ölümlerinin tüm ölümlerin yarısını oluşturduğu ülkemizde hastalığın önemi daha büyüktür.Çünkübu ölümlerin en başta gelen sebebi pnömonidir.Herkes her yaşta pnömoniye yakalana bilir.Ama çocukluk yaşlarında daha sık görülür.Ayrıca çocukluk ve yaşlılıkta daha ağır seyreder.

Soğuk pnömoniyi hazırlayıcı bir faktördür.Bu nedenle pnömoni kış mevsiminde diğer mevsimlerden daha sık görülür.Soğuk bölgelerde de diğer bölgelere oranla daha çoktur. Erkekler ve kadınlar pnömoniye benzer duyarlılıktadır yani yakalanmalarında fark yoktur. Sosyo- ekonomik durumu iyi olmayan kişilerde hastalık sık görülür ve ağır seyreder.

Aslında pnömoni teşhisi ve tedavisi kolay bir hastalıktır. Ülkemizde en önemli ölüm sebebi olması çocuklarda Beslenme bozukluğunu sık görülmesi pnömoni tanı ve tedavisinde geç kalınmasındandır. Bir başka değişle pnömoni bebekler için tehlikeli bir hastalıktır pnömoni şüphesi olanlar özellikle bebekler hekim tarafından muayene edilmelidir.

PNÖMONİ NASIL MEYDANA GELİR?
Pnömoni çok çeşitli etkenlerle meydana gelir.Virüslerbakterilermantarlarbarsak parazitleriakciğerlere kaçan yağlı Maddelerbesinler ve bazı zararlı maddeler pnömoniye sebep olur.Sayılan bu mikroplargenellikle hasta ve taşıyıcıların solunum sistemi salgılarında bulunur.Bu mikropların tükürük salya ile etrafa yayılması ve sonuçta akciğerlere ulaşması ile de pnömoni meydana gelir.

Mikroorganizmaların akciğerlere ulaşması ayrıca şu yollarla ola bilir.

a)Damlacıklarla:Öksürükaksırıkkonuşma sırasında mikroorganizmayı taşıyan damlacıkların sağlam kişilerin solunum sistemine girmesi.

b)Hava yolu ile:Mikroorganizmaları taşıyan hava ile solunum sırasında.

c)Toza bulaşmış eşyalar ile :Pnömoni mikroorganizmalarından herhangi biri ile bulaşmışhavlumendilbardakkaşıkçatal vb. eşyaları kullanmakla.

d)Parazitlerle olan pnömoniler isekirli içecek ve yiyeceklerle.

e)Vücudun herhangi bir yerindeki bir mikrobun kan veya lenf yolu ile akciğerlere gelmesi şeklinde olabilir.

PNÖMONİNİN BELİRTİLERİ
a)Ateş:Pnömoni genellikle ateşli bir hastalıktır.Ancak bebeklerdeateş olmadan da hastalık olabilir.

b)Öksürük:Çocuklar ve yetişkinlerde öksürük vardır.Ateşnezleöksürük bazen ilk belirtilerdir.Bebekler balgam çıkaramazlar.

c)Solunum Güçlüğü:Dakikadaki solunumun sayısı artmıştır.Bu özellikle bebeklerde belirgindir.Sık soluk alıp verme yanındasolunum hırıltılıdır.Akciğer havalanmasının yetersizliği sonucu dudaklarda syanoz(morarma) görülür.Burun kanatlarının solunuma katılmasından dolayı nefes alırken burun açılıp kapanıryine solunum sırasında kaburga araları içeri çekilir.

d)Bebekler deiştahsızlıkemmemehuzursuzlukdevamlı ağlamainleme ve soluk renk görülür.

PNÖMONİDEN KORUNMA
Yeterli ve dengeli Beslenmenin sağlanması.
Kişinin hijyen koşullarının sağlanması.
Çocukların boğmaca ve tüberküloz aşılarının yapılması.
Kişide pnömoniyi meydana getiren hazırlayıcı faktörlerin düzeltilmesi ile pnömoniden korunmak mümkündür.
Toplumun sosyo-ekonomik durumunun yükseltilmesikonut başta olmak üzere hayat şartlarının düzenlenmesi.

PNÖMONİYE KİMLER DAHA KOLAY YAKALANIR
*Küçük bebeklerçocuklar ve yaşlılar;
*Beslenme bozukluğu olanlarkansızlığıraşitizmi olanlar
*Akciğerlerinde kronik bir hastalığı olanlar
*Bakım yetersizliği olan çocuklar kolay yakalanırlar
*Doğuştan bazı anomalileri olanlar(akciğerağızkalpte sakatlıklar)

PNÖMONİDE TEDAVİ
Pnömoni evde ya da hastane de tedavi edilebilir.Evde tedavi olan hastalara uygun ısı ve nem’ de ki bir odada yatak istirahatı yapmalıdır.Odada buhar yapılmasının yararlı olduğu unutulmamalıdır.

sigara dumanı başta olmak üzere odada toz ve duman olmamasına özen gösterilmelidir.Hastaya yutması kolay sıvı yiyecek verilmelidir.Hastaya yeterli Protein

VEREM(TÜBERKİLOZ)
VeremRobert KOCH tarafından bulunduğu için Koch basili olarak bilinen bir mikrop tarafından meydana getirilen bulaşıcı bir hastalıktır.Ancakbir kişinin vereme yakalanmasında Verem basilinin yanı sırasosyal ve ekonomik şartların da rolü vardır.Çünkü verem kötü çevrede yaşayanlarda kalabalık ailelerdetemizlik kurallarına dikkat etmeyeneğitimsiz kişilerde daha fazla görülür.

Veremgenellikle hava yolu ile bulaşır.Veremlilerin öksürükleri ile saçtıkları damlacıklardaki basiller doğrudan sağlam insanlara bulaşabilir.Havada uzun süre asılı kalabilen her damlacıkta 1-2 adet basil bulunmaktadır.Bu basiller özelliklesinemabarkahvehane gibi loş ve kapalı yerlerde uzun süre asılı olarak kalırlar.Güneş ışığı giren yerlerde ise 1-2 Saat içinde ölürler.Her verem hastası hastalığı yaymaz.Etkili bir tedavi alan hastalar basil yaymazlar.Akciğer dışındaki organlarda da verem olabilir.Fakat buralardaki verem cerahat akıntısı olmuyorsa başkasına bulaşmaz.

Veremin bir diğer bulaşma yolu da verimli ineklerin sütlerinin içilmesi ya da bu sütlerin ürünlerinin yenilmesidir.Ancak bu sütler kaynatılır veya pastörize edilirse Koch basili ölür.

Mikrop vücutta bütün doku ve organlara yerleşip hastalık meydana getire bilir.Ancaken çok görülen şekli akciğer tüberkilozudur.Veremin belirtilerihastalığın değişik organ ve dokularda yerleşmesi nedeniyle farklıdır.Ancak en sık görülen akciğer vereminin başlıca belirtileri olaraköksürükgece terlemesikilo kaybıiştahsızlıkbalgam çıkarmaateşgöğüs ağrısı sayılabilir.Verem mikrobu beyin zarlarında yerleştiğinde yüksek ateşbaş ağrısıkusmaense sertliği gibi menenjit belirtileri meydana gelir.Eklemlerde hastalık yaptığında eklem şişer ve ağrır.

Verem hastalığının teşhisiklinik muayeneröntgen ve diğer laboratuar tetkiklerine dayanılarak yapılır.Bir tüberkilozun genellikle 5-10 kişiye hastalığı bulaştırdığı kabul edilmekle beraberteşhisi uzun süre geciken bir hastanın yüzlerce kişiye hastalığı bulaştırması da mümkündür.Ayrıcahastalığın teşhisi geciktiğinde tedavisi de güçleşir.Bu yüzden hastalığın”erken teşhisi” önemlidir.

TEDAVİSİ
Etkili tüberkiloz ilaçları bulunmadan önce tüberkiloz tedavisi daha çok hastaların temiz havalı yerlerde dinlenme ve beslenmeleri suretiyle bünye dirençlerinin arttırılması esasına dayanıyordu.Ayrıcahasta dokular hareketsiz duruma getiriliyor veya cerrahi yola çıkarılıyordu.Günümüzde iseverem haslığının tedavisietkili pek çok ilaçla yapılmaktadır.Ancakveremin tedavisidiğer bulaşıcı hastalıklardan daha uzundur;aylarbazen yıllarca sürebilir.düzenli ve yeterli süre tedavi önemlidir.

KORUNMA
a)Verem’ den korunmadainsanların hastalığın mikrobu ile karşılaşmalarını önlemek temeldir.Bunun en etkili yolu ise hastaların erken teşhislerinin yapılıpdüzenli ve yeterli süretedavi edilmeleridir.Ancak çoğu zaman hastaların yakın temaslarına hastalığın bulaşması önlenememektedir.Bu yüzden mikrop kapmaları önlenemeyen kişileri ilaçla korumabunların yeni hastalık kaynağı oluşturmalarını sağlamak gereklidir.

b)BCG aşısıyla korunma:Pek çok ülkede kullanılmaktadır.BCG aşısı;sığır tipi tüberküloz basilinin hastalık yapma gücünün zayıflatılmasıyla ilk defa 1923 yılında

c)Hastalıktan korunmadaSağlıklı bir yaşam biçiminin ve yeterli beslenmenin sağlanması da önem taşır.Ayrıca hastalığın belirtileribulaşma yollarıtedavi ve korunmada yapılması gerekenler konusunda toplum eğitilmelidir.

BOĞMACA
Boğmacasolunum yollarında meydana gelen ve çocukluk çağında sık görülen bir hastalıktır.Etkeni boğmaca mikrobudur.Mikrobhastaların öksürükaksırığıyla etrafa yayılır.Bu mikrobu alan sağlam kişilerde7-15 Gün gibibir kuluçka döneminden sonra hastalıkkurukısa ve geceleri artan bir öksürükle başlar.Öksürük tedaviye rağmen devam eder ve giderek artar.Hafif bir ateş olur.Bir-iki hafta sonraözellikle geceleri ortaya çıkanöksürük nöbetleri meydana gelirbu nöbetler sırasında çocuk bir süre nefes alamaz dudakları morarır ve boğulur gibi olur.Bunu sesli ve derin bir soluk alma izler.Genellikle çocuk solunum yolundaki balgamı çıkarıncaya kadar öksürük devam eder ve bu arada sıklıkla kusma olur.Öksürük nöbetleri Günde 8-50 defa olabilir.

Nöbetlerin ağırlığı ve sıklığıçocuğun sinir sistemiyle de ilgilidir.Bu dönemde boğmacalı çocuğun yüzü ve göz kapakları şişgözleri kılcal damarlardaki kanamalardan dolayı kırmızıdır.Öksürük nöbetleri sırasında solunumun yapılamaması ve kanın oksijenlenmesinin bozulmadabeynin zarar görmesine sebeb olacağından bebeklerde önemlidir.Bu dönem birkaç Günden bir aya kadar devam eder.Bundan sonra öksürük nöbetleri hafifler ve sayısı azalır.Öksürük sırasında artık morarma ve kısma olmaziştah düzelir.Bu durum 2-6 hafta sürebilir.

BOĞMACANIN TEDAVİSİ
Boğmacanın tedavisi antibiotik denilen ilaçlarla yapılır.Ayrıca hastanın sakinleştirilmesi ve bulunduğu ortamın havasının temiz ve nemli olması tedavi açısından önem taşır.

KORUNMA
Korunmaaşı ile sağlanabilir.BoğmacaDifteriTetanoz karma aşısıdoğumdan sonraiki aylık çocuklara belli aralıklarla üç defa ve bir yıl sonra da tekrarı(rapel) yapılır.Ayrıca çok küçük bebekler başta olmak üzere çocukların öksüren hastalardan korunması önemlidir.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Akciğerin Yapısı Nasıldır? - Akciğerin Hastalıkları Nelerdir?

Akciğerin Yapısı Nasıldır? - Akciğerin Hastalıkları Nelerdir? konusu, SAĞLIK / Sağlığımız forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: ciğerler nasıl açılır, akciğer nasıl açılır, akciğerler nasıl açılır, akciğerlerin yapısı nasıldır, ciğerlerin mikrop kapması, ciğerleri nasıl açarız, akciğerin mikrop kapması, akciğerin yapısı nasıldır, ciğer nasıl açılır, akciğerin diğer hastalıkları, akciger nasıl açılır, akciğerde mikrop, cigerler nasil acilir, veremin vücutta oluşturduğu yerin yapısı nasıldır, akciğerlerin mikrop kapması,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kan Damarları ve Yapısı Nasıldır? elif Biyoloji 0 25-02-2011 04:02
Dünyanın İç Yapısı Nasıldır? elif Coğrafya 0 04-02-2011 04:36
Akciğerin Konjenital Anomalileri daywest Sağlığımız 0 20-09-2010 11:19
Akciğerin Ameliyat Gerektiren Hastalıkları daywest Sağlığımız 0 20-09-2010 11:17
Memenin yapısı nasıldır? Bkmlyz Göğüs Sağlığı ve Bakımı 0 06-07-2008 01:10

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:24 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats