bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > FORUM GENEL > Güzel Sözler > Sevgi ve Aşk Mesajları

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 27-09-2014, 05:07   #1 (permalink)
 
*DaiSy* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Face7 Damar Sözleri

İnsanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.

Hayatın en hüzünlü anı mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır.

Yolların uzaklığı farketmezdi seven yürek için. Bahaneler üretiyorsa gel vazgeç. Değmez üzülmeye yalan bir sevda için.

Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol seni unutamadığım yerde kendimi unuttum.

Bir şey söyle bana. İçimdeki kayayı kaldırıp atacak bir şey söyle. Nefes alabileceğim bir şey de bana.

Seni hatırlatan her şeyde katledilmiş mutluluklarım var. Her gülüşüm kanla karışık yağmurlu şimdi.

Biz kalbimizi mühürledik kimseler girmesin diye biz sevdamızı dağlara taşlara yazmadık etiket olmasın diye biz sevdik ölümü bile bile.

Dertlerimin acılarımın içinde seni düşünerek mutlu oluyorum sen benim ilahımsın ve bundan gurur duyuyorum…

Yar saçlarını koklamayı özlemişken sensiz odamda resmine bakarak içerken eceli yanıma almışken ayrılık deme bana ne olur…

Saçlarım seni düşünerek beyazladı seninle başladı beyaz yalanlarım seninle ve sensiz beyaz kefenimle gidiyorum uzaklara sensiz beyazlar içindeyim bebeğim…

Kaybedecek neyim kalmış ceylan gözlüm bu dünyada? Ya sen ya hiç bundan sonra!

Bana hoşlandığı adamı anlattı bende sevdiğim kızı dinledim.

Tamam hak ettiğim değeri verme. Zaten vermeye gücün yetmez de. Keşke birazını verseydin o da yeterdi bana.

Umut bir deniz ise ben bir gemiyim. Ama tersaneden çıkamayan bir gemi…

Bir zamanlar esen rüzgâra bile meydan okuyan gençliğim. Şimdi ise rüzgârda savrulan bir yaprak gibiyim.

Elini bırakmama kızıyordun şimdi ise başkalarının tutmasına izin veriyorsun

Bu âleme geldim ne uzadım ne kısaldım ben sana hayat verdim hayatımdan usandım.

Bir tane tebessümün gelmişti aklıma. Sendin yakışan canıma kanıma geçmişimiz halen saklı anımda başkasıyla oluşun yara açtı damarıma kırıldım sana vurdum damarıma.

Öyle yorgun ki hislerim. Artık sana karşı bir şey hissetmeye bile dermanı yok.

Kısa Olsa da büyük bir aşktı bizimkisi anılara yazdık bütün güzellikleri şimdi yoksun yanımda hayat boş bana.

Hançeri vursan da kalbime sözlerinle sana sesim çıkmaz güzelim.

Bu gecede yokluğunda kâğıtlara anlatıyorum mürekkebim gözyaşlarımla sevişiyor sayende

Bana yokluğunun içinde satırlarla nasıl gömüldüğünü sor Bana öyle bir soru sor ki çığlıklar içinde yokluğuna kan kusayım.

Sensiz kalamam be gülüm sensiz kaldığım her gün gözlerimden kan ağlar.

Sensiz geçse de günlerim her gece dönmeni beklerim güzelim.

Bu gün seninle olmayışımızın 18. yılı ben bugün 18 yaşımdayım.

Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım!

Kaderimizin değil hayallerimizin esiri olmuşuz kardeş!

Ağladım ama belli etmedim haykırdım ama isyan etmedim çaresizdim ama asla pes etmedim sensizdim senden de gitmedim.

Neden mi farklıydık! Herkes hayatını yaşarken Biz kafamızı yaşadık!

Sanma sen gidince ben hep ağladım Ne yas tuttum ne de karalar bağladım Bir gerçeği geçte olsa anladım kaderimdir dedim üzülmedim ki üzülmedim ki Kaderimdir dedim üzülmedim ki

Yağan yağmur gözyaşım sen rüzgâr feryadımdır gülüm.

Sırattan geçmeye imanım var ama aşkından geçmeye gücüm yetmiyor

Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.

Hayatından silmek istediklerini gerçekten sil. Çünkü geri dönüşüm kutusunda bekletirsen; sistemini yavaşlatır!

Zor durumlarda farkını gösteren değil farkıyla zor duruma düşürmeyen farklıdır…

Her şeye rağmen isyan etmedim hiç bir şeye hiç bir zaman. Gülüyorum hayatımda yer vermediğim kişilere. Fragmanımla idare edip devamını rüyasında bile göremeyenlere. İyi seyirler diliyorum hayatımı uzaktan izleyenlere.

Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.

Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte.

Uzaktan görenler diyor ki ”duygusuz”. Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz.

Bilseydim dünyanın keşkelerden kurulduğunu küçükken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında mutlu olmak istiyorum derdim!

Tecrübeler en iyi öğretmenlerdir. Yalnız okul masrafları biraz çoktur.

Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.

İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde gözümden de gönlümden de düşen düşene.

Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?

Cesaret illa kükremek değildir. Bazen gün biterken usulca “Yarın yeniden deneyeceğim” demektir.

Sevdanı bulutların üzerine yazmışsın. Yağmur olarak dökülüyor gözlerimden.

Önce rıhtımda acı bir insan çığlığı koptu sonra hıçkırıklarla gözyaşları kaldı rıhtımda.

Bir anlık değil boğulduğum bilinmezlik. Acısı çıkıyor sustuklarımın. Oysa ben iyiyim!

Sevdiklerimiz üzülmesin diye içiniz kan ağlarken bile tebessüm edebilecek kadar güçlü olur Seven insan.

Yaşamak uğruna ölmek bu olsa gerek sevmek uğruna acı çekmek bu olsa gerek. Hayat uğruna savaşmak bu olsa gerek peki ya senin uğruna üzülmek niye?

Kan bağı neye yarar can bağı olmadıktan sonra. Can bağıyla bağlı öyle dostlarım var ki; kan bağlarımı hiç aratmıyorlar bana.

Bir erkeği normalde ağlatması zordur. Ama erkek ağladığında asla sahte olmaz gözyaşları.

Hayat yangın gibidir. Yoldan geçenin unuttuğu alevler rüzgârın önüne katıp savurduğu küller; işte bir insan ömrü gelip geçmiştir.

UMUT. Hiç bitmeyen bahar mevsimidir. İçinde kar da yağar fırtınada. Ama çiçekler açmaya hep devam eder.

Sen sevdiğin için sakın utanma çünkü utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir.

Kahpesi lider kurnazı milyarder bizim gibiler hep mücadele eder sana diyeceğim şudur küçüğüm büyüme bu hayat senide siler.

Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece. Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime. Gerisini susuyorum. Masallardan düşüyorum bu gece. Bir martının gözlerinde üşüyorum. Sonrası yok. Biliyorum.

Hayat sürekli bir tırmanıştır kimsenin emeğine ve yüreğine basmadan tırmanmak tırmanışın “inanca”sıdır.

Dünyanın ne kadar küçük olduğunu “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.

Biliyor musun şarkılara neden “parça” deniyor. İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.

Adını duyunca değil de yanında ya da dilinde başka bir ad duyunca yanar aslında canınız.

Susmak kabullenmek değil cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa uzun yorgunlukları vardır.

Ölüm hayatta büyük kayıp değildir. Asıl büyük kayıp yaşarken içimizde ölenlerdir.

Ey gönüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz dudaklar sebepsiz kurumaz gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.

Dışarıdan güçlü görünüyor olabilirsin ama savaşlar içerde kazanılır.

Masal kitabı gibisin okuması güzel ama inanması çok zor.

Düştüğünde yanında olan değil kalkman için el uzatandır. Unutma.

Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.

Güzel bir gülü güzel bir geceyi güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle geceyi gizemiyle dostu tüm derdiyle sevebilmektir.

İnsanlar birer harf gibidir. Güzel insanlar bir araya geldiklerinde güzel bir cümle kurulur.

Beklemeyin! Nazik olmak için bir gülümseme beklemeyin. Sevmek için sevilmeyi beklemeyin. Dostunuzun değerini anlamak için yalnızlığı beklemeyin. Öğütleri hatırlamak için düşmeyi beklemeyin. Dua’ya inanmak için acıları beklemeyin.

Dünyada “Her erkeğe 3 bayan düşüyor” derler ya doğru olan da bu. Bir erkek kalbine 3 bayan sığdırmalı. “Annesi Karısı ve Kızı”.

Hani hep derler ya iyi olma. Bu devirde kötü ol yoksa üzülürsün diye. Bitkinin güzelliği tohumun iyiliğinden; insanın güzelliği ise kalbinden gelir.

Hayatın bu çirkin oyunlarına rağmen hala gülmeyi başarabilen insan; hayatın felsefesini çözmüş demektir. “Umursamamak”

Beni sev ya da benden nefret et ikisi de benim yararıma. Seversen hep kalbinde olurum. Nefret edersen hep aklında…

Utanılacak bir şey değildir ağlamak yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk.

En çok incittiğimiz kişilerin aslında en sevdiklerimiz oluşu ne garip değil mi?

Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.

Hayat çatlak bardaktaki suya benzer. İçsen de tükenir içmesen de. Bu yüzden hayattan tat almaya bak. Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da!

Artık hayat küçükken oynadığım kutu kutu pense’ye benziyor nerdeyse. Çünkü herkes bir bir arkasını dönüyor sadece.

Unutulmak kadar acıdır bazen yaşamak.

Allaha emanet ol dedi ve gitti! – Güldüm. – Zaten ondan başka kimim var ki? Dedim.

Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.

Simdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.

“Sus” be yüreğim bende biliyorum özlediğimi! “sus” ki bilmesin özlediğimi !

Kolumuzu ısırarak yapardık saatleri; sanki o kadarcıkken zamanın canımızı yakacağını anlarmış gibi

Susuyor vedalaşırken insan. Sahte gülüşlerimin içinde kayboluyorum. Şimdi Söndü ışık Sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Sen dünya ahret acımsın artık!

Açmayın perdeleri hüzün çöksün her yana. Sen olmadan sen olmadan olmuyor bu hayat dedikleri.

Gözyaşlarım acımı anlatmaya yetersiz. Senin için akan gözyaşlarım hâlâ kurumadı. Unutmak her seferde tesellim olmadı.

Mutluluğu sende bulan senindir gerisi misafir!

Bırakın bir gün başkasına gönlü kayma ihtimali olan sevgiliyi en güvendiğiniz dost bile sırt çevirebiliyor size. Kızmamak lazım hayata onları gideceğini hiç düşünmeden canımıza can eden yine kendimizdik sonuçta.

Sen beni okeydeki ortağın mı zannettin sevgili? “BİT” dediğinde biteyim “DÖN” dediğinde döneyim!

Dönülmez akşamın ufkundayım vakit çok geç. Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç.

Veda etmeden gidişin geliyor aklıma ve ben sadece susuyorum.

Terkedilen çabuk büyür hüzün kalana düşse de pişmanlık hep gidenin payına!

Neyin var? “sorusuna” Sen yoksun! ” diyesim var. Bildiğin gibi değil.

Kalemimin kurşunu bitmiş öldüremiyorum seni.

“Yalnızlık” yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsındır.

“Kör sağır ve dilsiz çölde gidiyorlar sağır ölüyor dilsiz köre sağırın öldüğüne nasıl anlatır”? Seni sevmek de öyle işte.

Biz çok gördük alayına gidenleri ne bileyim kralına dönenleri he bir de siz giderken biz dönüyorduk diyenleri gençler boş verin bu işleri önemli olan benimsemek değil serseriliği en büyük meziyettir utandırmamak evdeki aileni.

Dışarıda yolunu kaybeden değil; yanımda yerini kaybeden dost utansın.

Aşk sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe insanlarda onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.

Kendini bilmeli insan kendini görebilmeli el âlemi tarttığı terazisinin bir kefesine kendini bir kefesine de vicdanını koyabilmeli. Evet koyabilmeli koyabilmeli ki; haddini hududunu sınırını görebilmeli. Evet görebilmeli ki; hiç de masum olmadığını anlayabilmeli.

Candan dost aramamız da bu yüzden camdan anlayan.

Ağaçtan düsen bir yaprak nasıl ‘kurumaya’ mahkumsa gönülden düsen insanda ‘Unutulmaya’ mahkumdur!

Hâlâ bedenim sıcak ve cinayet mahalimde nefesinin parmak izleri varken bu gece yanımda ol. Ölemiyorum!

Varlığında değerini bilmeyenler cenazene gelip “nasıl bilirdiniz”? Sorusuna iyi bilirdik demesinler. Onları duyacağın yere imam çoktan pamuk tıkamış olacak!

Kadın yüzündeki sivilceleri bile Fondötenle gizleyebiliyor. Sen Onun Acı çektiğini nerden anlayacaksın ki.

Öyle eksildik ki yaşarken bize dokunan her şeyi eksiltiyoruz.

Yanızlığımızla çoğalıp kalabalığımızla eksiliyoruz. Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığımız; ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz.

Bakmayın siz benim kuru bir yaprak gibi sallandığıma. Köküm sağlamdır sarsılsam da kopmam dalımdan. Senin açtığın yarayı bir başkasıyla kapatmasına kapatırım da yüreğime pezevenklik yapmanın alemi yok. Yüreğime girecek kadar sevilen yanımda duracak kadar sevmedi. İşte bundan ibaretti bütün kırgınlığım.

Belki de hepimiz hiç düşünmeden kalbimizin en iyi kısmını vermişizdir. Hem de karşılığında bizi düşünmesi zor olanlara.

Her insanın hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardır. Ben direniyorum.

Beni üzdüğün kadar bu hayatta o lanet hayatına girecek insanlarda beni üzdüğün gibi seni üzsün. O zaman anlarsın belki sevmeyi ve üzülmeyi!

Bin hayal kurarım ki hiçbiri gerçekleşemez ama bir gerçek yaşarım ki senin kralın bile yaşayamaz!

Nereye atsam elimi kalp kırıklıkları batıyor avuçlarıma. Her adımda taştan da ağır sözler takılıyor ayaklarıma. Duymazlıktan gelebilseydim ne ala. Bakıyorum bu senenin hasadı da hüzün ne koyacak yerim var artık ne de toplamaya mecalim.

Dilsiz değildir suskunluk çok şey anlatır anlayana. Kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında. Bir kaçış değildir suskunluk bir bakıştan çok daha fazladır. Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir. Hayata olan öfken insanlara olan kırgınlığın ve daha nicesi saklıdır içinde ‘Sukunetin’. Rest çekmenin ‘Asil’ halidir anlayana.

Sen hiç denizin dibine baktığında yeşil ormanı gördün mü? Sakın imkânsız deme; çünkü ben senin gözlerine baktığımda ölülerin bile şahit olamadığı cenneti gördüm.

Şimdi sen bana bir İstanbul ışıltısı kadar parlak olsan da ben sana Ankara kadar ayazım artık.

Sende haklısın. Adamlığın kadar konuş dedim diye bu susmalar.

Seni bana getirmemekte direnen gecenin de canı sağ olsun. Ona da kırgın değilim.

Birini seveceksen onu her şeyinle sevme. Çünkü bittiğinde; onu unutamamana değil unutamayacak kadar çok sevdiğine yanarsın.

Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

Oluruna bıraktım artık gelişi güzel yaşıyorum hayatı. Ve şu üç günlük dünya da hiç takmıyorum kafama beş kuruşluk insanları.

Burnumuzdan akanı kolumuza silecek kadar cesur çocuklardık. Ne ara gözümüzden akanı köşe bucak saklar olduk?

Hani insan ağlamak ister gözlerinden yaş gelmez hani gülmek ister yürekten gülmez. Hani birini bekler o hiç gelmez. İşte o zaman ölmek ister de ecel gelmez.

Akşamın matem rengine büründüğü saatte gökyüzündeki kandiller tek tek yanmaya başladığında içimde sessiz bir çığlık. Özlemeyi özledim. Özlemeye değer ne kaldıysa.

Zenginlik dedikleri nedir ki? Ben senin kokunu alamayacak kadar fakirim.

Ne zaman gözlerinin içine baksam biliyorum. İkimizi de aşar o kapının ardındaki masal.

Tıka basa yemişim yalanlarını ağzımı her açtığımda dudaklarımdan küfrün dökülüyor. Sövüyorum gelmeyişine-geçmeyişine.

Bir de yalnızlık ! Unuttuğum kadar derinde. Kalbimi seğirir o eski anılar. Şimdi kimse hatırladığım gibi değil.

Verdiği umudu geri alan aldığı ahı da güle güle kullansın!

Gözlerine baktığımdaki hissettiğim duygunun Allah belasını versin!

Hâlâ numarasını ezbere bildiğim fakat kokusunu çoktan unuttuğum karşıma çıksa sövmek istediğim ama rüyalarıma girecek kadar özlediğim biri var.

Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa unutma ‘gidiyordum’ diyeceksin.

Hayır ben iyiyim. Sadece hayatım bok gibi sevdiğim insanları kaybediyorum gitme diyemiyorum uyuyamıyorum özlüyorum ve yoruldum.

Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişir.

Hayatından aniden çıkan insanlar için üzülme. Zaten çürük meyve dalından tez ayrılır.

Kalpsizsin! Diyemem. Nefes alabildiğine göre mutlaka bir kalbin var. Zaten bu ruhsuzluğunla o kalp; ancak nefes almaya yarar.

Kıyamet nedir bilir misin sen? Beni gördüğün zaman yüzümü çevirince öğrencen!

Neyine bağlandım ki bu kadar; bana bakmayan gözlerine mi yoksa benim olmayan kalbine mi?

Zorlasan bile dökülmeyecektir hiçbir kelime yoluna unutmaktan başka.

Gitsen de nasıl olduğunu arada yaz. Bilirsin okumayı severim ucuz romanları.

Bir kere girdimi aşk virüsü kanser gibi sarar tüm bedeni ne öldürür nede güldürür ruh bedende olduğu sürece süründürür.

Dünyada 2 renk gül olsun biri kırmızı diğeri beyaz sen beni unutursan kırmızılar solsun ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Bir bulut gibidir benim kalbim. Başka yüreklerle çarpışır yağmur yağdırır ve bu yağmurda sadece vazgeçemediklerim ıslanır şimdi.

Yaprağın kaderi düşmekmiş. Sen dalda yaprak değil ağaç ol. Toprağa kök sal. Yaprakların dökülse de sen ayakta kal!

Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok sustuklarıma kulak verin.

Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.

Cesaret bir gaz pedalıdır ve korku da bir fren; hedefinize giderken ikisine de ihtiyacınız vardır.

Defolu şehirlerde ihraç fazlası kadınlarsa payına düşen senden önce öpülmüş dudaklarda sana dair cümleler aramayacaksın.

Erkeklerin kalpleri yerine cüzdanlarında yaşayan kadınlar ruhları yerine kalçalarının okşanmasına razı olmak zorundadır.

Görünürde bir kusurumuz olmasa da birader… Kalbimizin damarları arkasında müebbet yemiş hayaller.

Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.

Seni seviyorum. Yüreğime aktıkça damarıma kan olan yokluğuyla intihar varlığıyla can olan.

Hiç kimse bir gülümsemeyi satın alabilecek kadar zengin değildir. Ama çok kimse gözden yaş akıtabilecek kadar ucuzdur.

Neden evlilik yüzüğü yüzük parmağına takılır ki? Çünkü başka hiç bir parmağımızdan direk kalbe giden bir damar yoktur.

Damar sözler

Susmak kabullenmek değil cevaptır anlayabilene. Bil ki kısa cümleler kuruyorsa insan uzun yorgunlukları vardır sadece.

Pardon buralarda bir kaç kırık kalp gördünüz mü? Size soruyorum bayan; Hiç aynı kalpte defalarca dirilip öldünüz mü?

Çektiğin acı kadar olgunlaşırsın diyorlar. Olgunlaşa olgunlaşa çürüdük! Bilmiyorlar.

Elimi sallasam ellisi diye bir şey yok güzelim; daha dördüncüde ‘Kaşar’ damgası yersin.

Şeytan insanın damarlarında kanın dolaştığı gibi dolaşın dikkat edin onu açlıkla ve susuzlukla sıkıştırın.

Maalesef doğmuşum bir kere mecburen yaşıyorum. Doğarken neden ağladığımı yaşarken anlıyorum.

Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun.

Birini özlediğinizde üzülmek yerine özleyebilecek birine sahip olduğunuz için kendinizi şanslı hissetmeniz gerektiğini fark etmelisiniz.

Öyle bir çık ki karşıma “Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi az kalsın ölüyormuşum gibi” hissedeyim seni.

Birbirimiz gözlerinin içine bakıp sevgimizi itiraf edememekti aşk. Ve gözlerinin içine bakıp nasılsın arkadaşım demekti intihar.

Kurduğumuz tüm hayallere rağmen değişmeyen dünyanın şerefine.

lssız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

İnsanları yalan söylediklerinde dinlemeyi severim. Çünkü olmak istedikleri ama olamadıkları insanları anlatırlar.

Kendinden nefret edip ayna parçalamak kolay sorun sonrasında ortaya saçılan binlerce “seni” kim temizleyecek.

Artık hayallerim suya düşecek diye kaygılanmıyorum. Çünkü onlar düşe düşe yüzmeyi öğrenmişler.

Biz aynı tavla tahtasında farklı iki pul gibiyiz. Öyle ya ‘Birbirimizi kırmadan oyunu bitiremeyiz.’

Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır.

Yaralarımda saklıyorum seni. Unutur gibi olunca kanatıyor hasret gideriyorum. Zaman kapatıyor ben kanatıyorum habire.

“Ama” kadar katil bir kelime yoktur. Kendisinden önce gelen her cümleyi öldürür. “Seni seviyorum ama …” bak işte cinayet.

Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım!

Hayali düşmanı yaratmadan gerçek düşmanlar yaratırız. En büyük düşman kendi algınız kendi vurdumduymazlığınız kendi egonuzdur.

Bugünlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense Bir de gönlümden geçen yanıma gelse keşke.

İnsanlar günahları ile övünüp sevaplarıyla alay ediyorlarsa şeytan yüreklerinde tavaf ediyor demektir.

Avuç dolusu gözyaşıyla yıkanmış bir Aşk’tık biz ve kucak dolusu hoşçakalların gözünden düştük.

Bir kadının içindeki masum meleği erkek keşfeder; ama o meleğin tüm masumluğunu yok edecek olan yine erkektir.

Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken gözlerimi açtığımda yanımda olman.

Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile.

Yolcu denmez her gidene herkes o yolun taraftarı olmayabilir. Hiçbir sürgün gittiği yolu sevmez mesela.

Umut; insanın vazgeçemediği illüzyon. Aynı anda en büyük güç ve en büyük zayıflık kaynağınız.

Bir fincandaki kahve gibidir hayat. Bazen tatlı bazen değildir. Önemli olan kahvenin tadı değil zaten onu kiminle içtiğinizdir.

İnsan; Geçmişin hasretçisi geleceğin özlemcisi yaşadığı anın şikayetçisidir.

Ayrıldıktan kısa bir süre sonra başladığı yeni ilişkisinin temelleri senin elini tuttuğu günlerde atıldı. Sen seni çok sevdiğine inanırken…

Beni aşkın yağmur olup yağdığı zamanın aşka kurulduğu aşkın zekât olarak verildiği coğrafyalara götürsünler istiyorum.

Yıllar sonraya yazılmış bir mektup gözlerin. Zarfı dalgınlıkla kapanmış ve bana hiç açılmayacak.

Bütün bir geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatamazsın. Önce içine atarsın sonra susarsın.

Hani zorlasan diyorum biraz. Soran olursa şayet; zorla güzellik olmadı deriz sebebimiz olur en azından ayrılığa.

Gelişi güzel ayrılıklardı benimki. Ben hiç senin kadar esaslı gitmedim senden.

Bazen iyiyim dediğinde daha fazla soru sormaması gerektiğini anlayan insanlara da ihtiyaç duyarsın.

Hayatımdaki bütün gölgelere ve bütün karanlıklara teşekkür ederim; onların sayesindedir ki ışığı şimdi eskisinden çok daha fazla seviyorum.

Bir kadın söyleyecek çok şeyi olduğu halde susuyorsa suskunluğu bazen sağır edici olabilir.

Sensizliğe yenilmek sana yenilmekten zor olsa da. Ardımda bir sürü “belki”ler bırakarak seni içimden terk ediyorum.

Gerçek şu ki; Hayallerimizde ki insanların hayallerinde ki insanlar değiliz!

Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.

Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem kalbimin trafiği aksıyor.

Seni unutma fikri bile sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde. Senden kaçış varsa bile kurtuluş yok.

İnsan ayrıldıktan sonra kendini alkole vereceğine sodaya verse çok daha faydalı olur. Neticede sorun unutmak falan değil hazmetmek.

Her seni kaybedişimde bir duble rakıdaydı avuntular yada kavun kokusu teninde mezeye dönüşen sevişmelerimizdi.

Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?

Bazen önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen başlaman gerekir her şeye yeniden.

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana ne şiirler yazarım.

Şimdi benim son diye bitirdiğime kim bilir kimler ilk diye başlayacak.

Tamam mesafeler aşka engel değildir ama ben burada ağlasam onun yanakları ıslanır mı orada?

Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; Herkesin yüzü ıslak başları eğik herkes benim hep olduğum gibi.

Rüzgar ateş için neyse ayrılık da aşk için odur; küçük bir aşkı söndürür büyük bir aşkı daha da güçlendirir.

Aşkın “baş üstü” başlayıp “bel altı” olarak devam ettiği ve ardından “ayaklar altına” alındığı zamanlardayız!

Kaçınız çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız. Sorsalar güya hepiniz aşıktınız.

İnsan geride bıraktıklarını özler elinin altındakilerden sıkılır ulaşamadıklarına tutulur ve ulaşılmaz olan hep aşk olur!

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.

Bir insana gereğinden fazla değer verirsen. Gereğinden fazla nankörlük görürsün.

Gittiğinde ağlarsın şarkılarda filmlerde ona-buna her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın.

Son model bir ‘bencillikle’ uzaklaşıyorsun. Bu kadar hızlı gitme derim ilerde ‘yalnızlık’ çevirme yapıyor.

Bazen sen bile “vay be!” dersin kendine; tek satırlık adamları nasıl roman yapmışım gönlüme.

Hayatta var olduğu için düşlenen şeyler ve düşlendiği için var olacak şeyler vardır.

Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden? İkimizde artık bir başkasıyken…

İyi bir kadınla iyi bir erkek birlikte değildir. Çünkü kadınlar kötü erkeklere aşık olup iyi erkeklerle dertleşir.

Ey Yalnızlık! Herkesin koynuna girip çıkarsın da bir tek benimle mi düzenli bir ilişkin var.

Gitme zamanı gelmişse ‘dur’ demenin; zaman geçmişse ‘dön’ demenin; ve aşk bitmişse ‘yeniden’ demenin. Hiçbir anlamı yoktur.

Eğer iki insanın birlikte olması gerekiyorsa eninde sonunda birbirlerine dönmenin bir yolunu bulurlar.

Al yalnızlığını gel! Korkma sıkılmayız. Senin yalnızlığın benim yalnızlığımla konuşur biz ikimiz susarız.

İnsan bir şeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.

Mutlu olmanın yolunu karşıdakini mutlu etmek sanıyorduk. Yanıldık! Çünkü ne kadar mutlu ettiysek o kadar yalnız kaldık.

Kopan bir ipe düğüm attığınızda ipin en sağlam yeri o düğüm olur. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan yer o düğümdür.

Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin Her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki istesen de silemezsin.

Sen virgülerle uğraşırken ben çoktan noktayı koyup kayıplara karışırım ve sana öyle bir eşittir bırakırım ki eşitleyecek hiçbir şey bulamazsın.

Hiç bir aşk bittiği gün bitmez aslında. Giden için çok olmuştur biteli; ama kalan için belli değildir ne zaman biteceği.

Yağmur olsan binlerce damlanın içinden bulur yere düşmeden tutardım seni korkardım çünkü; toprak aldığını vermiyor geri.

Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak sus bitsin!

Her şeyi silmek gerekse önce senden başlardım. Çünkü sen olmayınca hiçbir şeyin anlamı kalmaz.

‘Sen daha çocuksun’ derdi annem aşka yeltenirken. Peki şimdi büyümüş müyüm anne? Ayrılığa ağlarken.

Yükle yalnızlığının bütün gri bulutlarını sırtıma. Vücudum yağmur sonrası toprak koksun.

Düzen bu: Kadın ağlar erkek bakar. Kadın duyar erkek duymaz. Kadın sorar erkek susar. Kadın gider erkek içer.

Her ayrılış ölümün önceden alınan bir tadı gibidir tekrar bir araya geliş de yeniden dünyaya gelişin önceden alınan bir tadı gibidir.

Kalp mi insana sev diyen yoksa yalnızlık mı körükleyen? Sahi nedir sevmek; Bir muma ateş olmak mı yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Gözbebeklerinde kendim yerine başkasını gördüğüm insan; yalan söylerken bile nasıl bu kadar masum durabiliyordun?

İnsanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.

Bir şey söyle bana. İçimdeki kayayı kaldırıp atacak bir şey söyle. Nefes alabileceğim bir şey de bana.

Papatya fallarının her zaman tek bir sonucu vardır; elinize bakarsanız ve size kalan tek şeyin bir sap olduğunu görürsünüz.

Bir adın kalmalı geriye Bir de o kahreden gurbet. Beni affet. Kaybetmek için erken sevmek için çok geç!

Hatırlamak için bir hafızamız varken unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması; hayatın bize attığı en büyük kazıktır.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da Ya canım ellerini tutmak isterse?

Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. “Şeker değil istediğim yüreğini koy avuçlarıma.”

Kötü biri olduğumu söyleyenlerin hepsi sahip olduğum iyi niyetlerimin katilleriydi.

Hayatta öyle insanlarla birlikte olacaksın ki; Onlar için ‘İyi mi?’ diye sormadan ‘İyi ki’ var diyebilesin!

Beklemek; şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız…

Hiç kimse geriye dönüp yeni bir başlangıç yapamaz fakat herkes bugüne başlayıp yeni bir son yaratabilir.

Bazen bir şeyler yazarsın ona yazar silersin. Yazar silersin. O hiçbirini okumamış olur ama sen hepsini söylemiş olursun.

Artık kapıyı çalan ben değilim anne ruhuma başkası girdi dünyanın son günü gibiydi sanki tüm dokunduklarım eriyip gitti… Artık o küçük çocuk değilim anne içime bir canavar yerleşti…

Bir gün sen de beni ararsın. Bir hasret seni yakar deli bir özlem sarar ağlarsın: Geri dönmek istersin eski bir şarkı yakar birden gözlerin dolar ağlarsın elimde değil unutmak seni kaçsam da kovalar anılar beni bos hayallere sarılır gibi kolay mı unutmak biranda seni.

Bir şafak vakti dudaklarımda tebessüm kalbimde derinden acı veren bir sizi ile uyanırım rüyalarımdan. Dudaklarımdaki tebessüm seni rüyamda görmemin kalbimdeki sızı ise sensizliğin işaretidir. Melek yüzün canlanır hayalimde bebek kadar masum bakışların. O an sanki hançer saplanır garip yüreğime ölmek isterim o an. Güneş süzülür penceremden odam aydınlanır fakat gönlüm hep karanlıktır…

Sensizlik bir ok gibi canıma saplanmalı coşmalı yanardağlar kasırgalar kopmalı askın bir zehir gibi kanımda dolaşmalı elbette ask dediğin böyle olmalı. Ben imkansız asklar için yaratılmışım ne kavuşmayı bilirim ne unutmayı kayboldum kuytusunda yalnızlıkların yasadım en karasını sevdaların…

Yine gecenin sessizliğindeyim. Yıldızlar kadar uzaksın bana. Öylesine istiyorum ki ellerini tutmak gözlerine bakmak. Anladım ki son demindeyim sensizliğin.

Eğer birini unutmak istiyorsan onun adını kumlara yaz sabahleyin dalgaların ve fırtınanın onu sildiğini göreceksin; eğer birini seviyorsan kalbine yaz ki hiçbir fırtına ya da dalga onu silemesin!

Özlemin içimde bir ateş oldu sensizlik dertlerime yeni bir heyecan oldu sensizlik benim gözyaşım oldu.

Yarınlar için güneşim ol benim yeni umutlarım yeni hayallerim ol biricik sevgilim.

Seni düşündükçe anlıyorum ne kadar şanslı olduğumu ve seni hayal ettikçe hayal ediyorum güzel günleri.

Umudumun adı sensin sen benim en güzel hayallerimsin bir hayalim var adını çok sevdiğim oda sensin biricik sevgilim.

Sensiz olacak bir hayatı istemem garip dünyamda sensizliği yediremem kendime dinletemem kalbime! Sen benim ilk ve Son aşkımsın sen istemesen de!

Uzaklıklar biter sevince önemli olan kalpler bir olsun her iki yürekte ben seni bekliyorum umut dolu hayallerimle haydi tut ellerimi bitsin bu işkence…

Gururuma değil sana yenildim gözyaşlarımın tek sebebi sensin vicdansız sevgilim.

Seninle her gün bana yeni bir yıldır gözlerinde bulurum mutluluğu sözlerinde yaşarım o anı dolu dolu benim için en güzel yılbaşıdır bana olan sevin bir tanem.

Seni beklediğim her gün bana yeni bir gündür seni düşündüğüm her saat yeni hayaller ve yeni duygular katar içime sen benim için yeni bir hayatsın mutluyum cennet gözlerinde sevgilim

Sana bağlanmak hayata sıkıca tutunmaktır seni beklemek yarını ümitle beklemek gibidir sevgilim

Yorgun gözlerimin canlı renkleri sensin üşüyen ellerimin sıcaklığıdır ellerin bir gülüşün yeter sevgilim sensin benim cennetim!

Sen olmasaydın ben yaşayamazdım sen olmasaydın aşk nedir anlayamazdım tek nefesim sensin benim sensiz derbederim sevgilim

Sensizlik mi zor olan yoksa senin yaşadığını bilerek sensiz yaşamaya devam etmek mi zor olan hangisi daha çok acı veriyor bilmiyorum

Bilirim ki sensizlik ölümdür bana bilirim ki gözlerin gözlerimde olmaz ise haram olur bu dünya bana göremem sensiz hayatı yalnızlığımda…

Zaman ömrümü alıp gitse de sessizce seni kalbimden alamayacak yeminliyim aşkımın üstüne

Dertlerim deniz misali durgun ve sessiz her sessizliği acılar içinde boğuyor nefesimi ve her nefesimde çığlıklarım yükseliyor sensizliğe

Bu kalp sensiz atmasını bilmiyor bu beden sensiz sıcaklığı hissetmiyor gözlerimde hayalin var ağlasam da silinmiyor

İnadına bugün yine seni düşüneceğim tertemiz hayallerime seni çizeceğim seninle bütün hayallerimi süsleyeceğim sen benim için gerçek olan bir hayalsin!

Huzuru gözlerinde buldum mutluluğu nefesinde hissettim ve bedenimi ısıttın bir gülüşün yetiyor be güzelim sen güldükçe acılara inat seni seveceğim…

Meçhul bir yerde karmaşık duygular içinde hafif gözüm yaşlı bir şekilde yazıyorum bunu seni seviyorum.

Sana aşık olmakmış nefes almadan ölmek seni dinlemekmiş yalanların içinde yüzmek seninle yürümek meğer hayatın uçurumunda dans etmekmiş yalancı sevgili

Cezam mı revamı bilemedim seni nasıl sevmiş bu kalbim söz geçiremedim seninle mutlu olmaktı tek isteğim her şey yalanmış anladım gittiğin gün vefasız sevgilim!

Sözlerimin bittiği yerde gözyaşlarımla haykırıyorum isyanımı Sana! Kırık kalbimi umutlarımı hayallerimi gözyaşlarımla büyütüyorum belki geri dönersin benim sevdiğim gibi seversin!

Gittiğin günden beri seni hayal ederim ve hayalinin karşısında ağlarım bir gün dönersin diye beklerim ve beklerken hep seni hayal ederim…

Soğuk odamın bir köşesinde düşünüyorum seni seni düşündükçe hayallerimi bir bir kırıyorum gelmeyeceğini biliyorum ve sensiz ölüme bir adım daha atıyorum…

Gidebilirsin ya da beni unutabilirsin. Ama ben yokmuşum gibi yaparsan eğer hiç olmamışsın gibi davranırım! Kıvranırsın.

Boynu bükük duruyorsam eğer; içimden öyle geldiği için değil yüreğimden gidenler olduğu içindir!

Dünyada akla değer veren yok madem aklı az olanın parası çok madem getir ordan şu rakıyı alsın aklımızı: Belki böyle beğenir bizi el alem!

Ben genelde sırılsıklam aşık oluyorum ama bir de bakıyorum ki bu aşkta ıslanan yine sadece ben oluyorum.

Şimdi sen; uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?

Ben bu hayatta sadece iki kişiye güvenirim. Bunlardan biri benim diğeri de sen değilsin.

Okumayı öğrenen çocuk gibi hecelerken ismini “aşk” oldu dilim damağım. Susadım bu gece sana.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da ya canım ellerini tutmak isterse?

Hatırlamak için bir hafızamız varken unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması; hayatın bize attığı en büyük kazıktır.

Yok bu ayrılıkların sonu geceleri beklerim aramanı saatler boyu ne vardı sözlerinde sana böyle kanacak yak resmimi giderken yoksa canı yanacak!

Her ayrılış ölümün önceden alınan bir tadı gibidir tekrar bir araya geliş de yeniden dünyaya gelişin önceden alınan bir tadı gibidir. Gözbebeklerinde kendim yerine başkasını gördüğüm insan; yalan söylerken bile nasıl bu kadar masum durabiliyordun?


*DaiSy* isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Damar Sözleri

Damar Sözleri konusu, Güzel Sözler / Sevgi ve Aşk Mesajları forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: geleceğim müebbet yemiş söz ne benzer damar söz, cinayet zamani nerdeydin diye soran olursa ile ilgili soz, senin icin akan gözyaşlarım hala kurumadı, damarsozleri, hayatina girdimden beni afet msjlari,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Damar veda sözleri elif Sevgi ve Aşk Mesajları 0 16-07-2013 10:18
Damar nick sözleri-Damar ötesi sözler elif Sevgi ve Aşk Mesajları 0 15-07-2013 09:54
Damar ayrılık sözleri elif Sevgi ve Aşk Mesajları 0 03-07-2013 02:55
Dünyanın En Güzel Damar Sözleri elif Güzel Sözler 0 20-06-2011 04:58
Damar Sertliği Sebepleri Nelerdir? - Damar Sertliğine Doğal Çözümler elif Sağlığımız 0 14-03-2011 01:50

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:49 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats