bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 14-11-2012, 09:23   #1 (permalink)
Kayıtsız Üye
Avatar Yok
 
Standart kitap okumasak ne olur?

Kitap okumasak ne olur?

Kitap Okumasak da Olur Diyenlere…

BAŞKASININ kaşığıyla düğün yemeğine gitmek” diye bir tabir var Anadolu’da. Bu tabir hatırıma geldikçe sahip olduğu iğreti düşünce yorum klişe anlayış donuk malumat ve değerlerle hayat meydanına dalan modern insanın hüsranını hatırlarım… Söz konusu ödünç ‘kaşıkları’ da hazır ve draje bir şekilde yazılı görsel medyadan alan âtıl akıl sahiplerini kendimi de hesaba katarak düşünür hüzünlenirim.
Eski zamanların semadan haber getiren manevî liderlerinin yerini günümüz cilalı imaj devri’nin parlak yaldızlı sunucuları spikerleri muhabirleri köşe yazarları senaristleri yazı teknisyenleri yorumcuları aldı adeta… Onların gün boyu dört bir koldan üfürdükleri söyledikleri değişik etkin yöntemlerle beynimize ve kalbimize zerk ettikleri afyonlanmış yorum kanaat kavram bakış açısı hislenme biçimleri davranış örüntüleri ile hayata olaylara dünyaya insanlara varlığa yaklaşıyoruz.

FARKINDA MIYIZ? İzlediği son dizinin replikleriyle bütün bir hafta konuşan düşünen davranan insan sayısını hiç düşündünüz mü? Etkili bir reklam spotunu temcid pilavı gibi tekrar ederek ‘hafızlık’ edenler az mı? Haber programlarını izleye izleye her şeye bir enkırmen ağzıyla yorum getiren kitleleri görmüyor muyuz? İzlediği tartışma programının sunduklarıyla ekonomi-politik vatan kurtarma sosyolojik ve stratejik analiz yapanlar az mıdır? En çok ‘bildiğini’ iddia eden naylon aydına bakın bütün fikirleri en son okuduğu gazete yazısından dinlediği bir tebliğden ibaret değil midir? Daha da derin düşünen ve yazan zamane mütefekkir en son okuduğu kitap makale teori ve analizlerden devşirdiği bulamacı terkipten telife yükselen keyfiyetten uzak bir şekilde önümüze ‘löp’ diye kusmuyor mu?

Gazete yapısal olarak dağınık ve kopuktur. Derinleşmeye müsait değildir. Gazeteden beslenerek derin bir düşünce evreni inşa edemezsiniz olsa olsa birbirinden uzaklara savrulmuş gecekondular kurarsınız. Aynı şekilde televizyon kültürüyle film izleyerek haber dinleyerek ciddi bir dikkat dağınıklığına yüzeyselliğe taraftarlığa indirgemeci gelgeç yorumlara sahip olursunuz. Televizyon bir saniyede yirminin üstünde karenin ard arda geçmesiyle görüntü oluşturan birbirinden kopuk ve bağımsız görüntülerin sürekli geçmesiyle dinmeyen hareketliliğiyle izleyiciyi pasifize eden tamamen âtıl duruma düşüren bir mahiyete sahiptir. Üstelik farklı bir algılama yapısı oluşturur ki buna ‘hareket odaklı algı’ diyebiliriz. Yani kişiyi pasif eğlenceye müptela ederek insan zihnini düşüncelerini hayal gücünü duygularını korkunç bir atalete alıştıran algı tarzından bahsediyorum. (Hareketsiz bir zemin üzerinde tamamen aktif olmayı gerektiren kitap okuma faaliyetine başladığında uykusu geldiğinden yakınan biçare insanın feryadını ödev yapmak yerine hep çizgi film izlemek isteyen çocuğun mızmızlanmalarını bu çerçevede değerlendirmek gerekmez mi?)

Görüntü zaten hazır vaziyette en cazip ve rafine yöntemlerle dramatizasyonun tüm imkânlarıyla servis ediliyor neyin hayâlini kuracak hangi konuda derinlikli muhakeme yürüteceksiniz? Görüntüsüz dinlenildiğinde kişinin hayâlini kamçılayan bir müzik eseri görüntü kalıbında dondurulduğunda o malum nağmenin hep o malum hatunu ya da boynu bükük manken çocuğu çağrıştırması başlı başına bir ‘çağrışım daralması’ değil midir? Düşüncenin ana damarlarından biri olan serbest çağrışım âdeta katledilip çuvala konuyor…

TELEVİZYON karşısında yüzde doksanın üzerinde siz pasifken radyoda bu durum yüzde elliye yakındır kitap okurken ise neredeyse yüzde yüze yakın bir şekilde siz aktifsiniz. Kitap okurken tüm hayâlinizi kavramlarınızı zihinsel eforunuzu hafızanızı seferber etmek durumundasınız. Üstelik okuduğunuz kitap gibi bir kitapsa düşünceniz ve hayâliniz basamak basamak ardışıklı düşünmenin izini sürmeyi öğrenecek dehanın annesi olan dikkatin yoğunlaşmasını temin edecek ve oradan da enfüsî tefekkürün kapılarını zorlayan bir tazyik oluşacaktır. İşte tam da bu nedenle derin tefekkür alışkanlığının oluşması için anlamlıca kitap okumanın yerini hiç bir şey alamamış ve alamayacaktır. Kainatı ve vicdanı bir kitap gibi okumak vahyin inşa ettiği bir tasavvur bakış açısı ve niyet ile her şeyi okunacak bir kitaba dönüştürmek ise başka bir bahis…

kaynak: Yusuf Ziya ÖZBURUN


 

Alt 21-11-2012, 01:49   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Okumasak da Olur Mu?

Okuma bireyin dil kullanım becerisini artıran daha derin düşünmesi ve dolayısıyla daha doğru kararlar alabilmesi için gereksinim duyulan önemli bir araçtır. Okuma bireysel bir faaliyettir. Ancak okumanın toplumun olayları daha rasyonel biçimde yönetebilmesini sağlamak gibi toplumsal bir işlevi de vardır. Belki de bunun içindir İslam’ın ilk emrinin “oku” olması. Fakat biz Müslümanlar okumamakta direnirken İslam’ın bu emrini Hıristiyanlar yerine getirir olmuş. Biz bir okuyamazken onlar bin okur olmuş.
Okuyan kimse
• Davranışlarını ve başkalarıyla ilişkilerini yönlendirir;
• İç dünyasını zenginleştirir;
• Bakış açısını genişletir;
• Çevresine önyargısız yansız ve hoşgörülü bakmasını sağlar;
• Beğeni düzeyini artırır;
• Düşünme ve tasarlama özgürlüğü ile değerlendirme alışkanlığı kazanmasını sağlar.
Okuma alışkanlığı kazanma ve bu alışkanlığı sürdürmeyi olumsuz yönde etkileyen önemli etkenlerden biri de teknolojik bağımlılıktır. Söz konusu teknolojilerin başında ise televizyon seyretme ve bilgisayar kullanımı gelmektedir. Bu konuda günümüze kadar yapılan araştırmaların çoğunda toplumun önemli bir kısmının dinlenme vakitlerinin önemli bir kısmını televizyon başında geçirdiği tespit edilmiştir. Televizyon özellikle okul öncesi dönemlerde çocukların zihinsel gelişimine katkıda bulunabilecek bir araçtır. Çocukların daha yaratıcı olmalarını ve dolayısıyla öğrenim becerilerinin gelişmesini sağlayan televizyon yayınları aynı zamanda yetişkinlerin bilgi dağarcıklarını zenginleştirmeye yarayan özelliğe de sahiptir. Ancak izleme süresi ve izlenen programın türünde gerekli koşullar sağlanmadığı takdirde televizyon özellikle çocuklar olmak üzere her yaştan insanın gelişimine sosyal ilişkilerine ve sağlığına zararlı olabilecek bir araçtır. Gerek bazı yabancı ülkelerde gerekse Türkiye’de yapılan araştırmalar günlük televizyon izleme süresinin gereğinden fazla uzatıldığını göstermekte bunun da insanın sağlığını ilişkilerini ve günlük faaliyetlerini olumsuz yönde etkilediğini kanıtlamaktadır. Televizyon ve İnternet başında üç saatten fazla vakit harcayan çocukların ilerleyen yaşlarda dikkat toplama sorunları yaşadıkları bilinmektedir.
Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin genel sorunlarından biri okuma kültürünün henüz belli bir olgunluk düzeyine ulaşamamış olmasıdır. Bu tür toplumlarda okuma alışkanlığı kazanılmasını engelleyen önemli bir etken de oyun oynama ve sohbet etme kültürünün okuma kültürüne baskın çıkmasıdır.1997 yılı verilerine göre Almanya’daki 6.313 halk kütüphanesinde toplam 149.204.798 kitap hizmete sunulmakta ve bu miktara o yıl 7.028.733 kitap eklenmektedir. Buna karşılık 2006 yılı itibariyle Türkiye’de 1.179 halk kütüphanesinde hizmete sunulan toplam kitap sayısı 12.958.376’dır. Rakamlar iki ülke halkının okuma kültürü arasındaki farkı açıkça ortaya koymaktadır.
Bir ülkedeki okuma kültürünün niteliğini yansıtan önemli göstergelerinden biri de gazetelerin tirajıdır. Örneğin Dünya Gazeteciler Derneği’nin istatistiğine göre İngiltere’de günlük satılan ortalama gazete sayısı 17.375.000 Almanya’da 21.543.000’dir. Türkiye’de ise 38 ulusal gazetenin günlük satış ortalaması 5.127.928’dir. Sık sık batı ülkelerini ziyaret eden öğrenciler ve yetkililerin hayran kaldıkları bir olgu bindikleri toplu taşıma araçlarında gördükleri okuyucu kitlesinin çokluğudur. Otobüs veya trene bindiğinizde bizler hariç herkesin elinde bir kitap iki durak arasını bile değerlendirmesidir. Parkta bahçede tatilde deniz kenarında yemekhanede boş anda kitaplar açılıyor ve bir sayfada olsa okunuyor.

Demek ki gelişmişlik sadece teknoloji ile olmuyormuş. Gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmak için çaba sarf ederken işin alt yapısını oluşturacak kitapları unutmayalım. Bir gün belki gelişmiş ülkeler arasına gireriz ama bunu okumadan yaparsak sadece şeklen gelişmiş oluruz; asla medeni bir toplum olamayız.


kaynak: Hakimiyet | Bölgenin En Güçlü Gazetesi | Güncel Haberler - Bekir CEVİZCİ


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


kitap okumasak ne olur?

kitap okumasak ne olur? konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kitap okumasak ne olur, kitap okumasak, http wwwbakimliyizcom soru cevap 108218 kitap okumasak ne olurhtml, kitap okumazsak ne olur, kitap okumassak, kitabi okumasak ne olur, okul okumasak ne olur, 12 yıl okumassak nolur, okumassak nolur, kitap okumassak ne olur, yeterince kitap okumassak ne olur, kitap okumasak ne zararımız olur, okumasak sonumuz ne olur, okumazsak ne olur, okumazsak neler olabilir,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Av Kitap Özeti elif Türkçe ve Edebiyat 2 22-03-2014 11:06
Kitap Nasıl Yapılır? - Kitap Basılmadan Önce Hangi Aşamalardan Geçer? gizem Soru Cevap 0 14-08-2012 06:24
Kaynak kitap elif Eğitim ve Öğretim 0 13-12-2011 10:35
Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur. Atasözünün anlamı nedir? elif Güzel Sözler 0 21-06-2011 01:10
Parmaklarda Yanma Neden Olur? - Parmaklarda Karıncalanma Neden Olur? elif Sağlığımız 0 01-05-2011 08:21

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:14 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats