bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 17-01-2013, 10:50   #1 (permalink)
Kayıtsız Üye
Avatar Yok
 
Face26 Türk Halk Müziği'nin Tarihçesi

Türk Halk Müziği'nin tarihçesi hakkında bir bilgi verebilir misiniz?


 

Alt 17-01-2013, 11:35   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Türk Halk Müziği'nin Tarihçesi

Türk halk müziği kapsamında dikkate alınan eserler klasik ve modern olmak üzere ikiye ayrılır:

Klasik Türk halk müziği çeşitli yörelerden derlenmiş birçoğu anonim olan türkülerden ve sözsüz halk müziklerinden oluşur. Anonim eserlerin sözü ve bestesinin kime ait olduğu bilinmez ve yöreye mal olmuştur.

Modern Türk halk müziği ise 1970'li yıllardan sonraki dönemde eski yöresel müzik kalıpları örnek alınarak oluşturulmuş sözü ve bestesi belli olan halk müzikleridir.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 17-01-2013, 11:38   #3 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Türk Halk Müziği'nin Tarihi

Avlanma yayına oku sürerek bir takım sesler çıkarmışlar ve adına «OKLUĞ> demişler. Bilahire okluğ'un ucuna su kabağı ilave ederek IKLIĞ'a dönüştürmüşler ve at kılından (kuyruk kılı) yapılan yaylar ile de çalmaya çalışmışlardır. Avlanma yayı üzerindeki kiriş tellerin sayısını artırarak Arp çeng Lir gibi sazların doğmasını sağlamışlardır.

Iklığ yaylı sazların Kopuz ise mızraplı deriler gerdirip sap ilave etmişler ve kiriş telleri deri üzerinden geçirmek suretiyle sesin daha net çıkmasını sağlamışlar. Yay ile çalınanlarına «IKLIG» parmak veya mızrap türünden maddelerle çalınanlarına da «KOPUZ) adı verımiş oldukları tarihi belgelerden anlaşılmaktadır.

Iklığ yaylı sazların kopuz ise mızraplı sazların atası olarak bilinmektedir.
Kopuz sonraları gövdesi su kabağı yerine armudumsu şekilde ağaçlardan oyularak yapılmış. üzerine yine deri gerilmiş giriş teller takılarak uzun yıllar çalınmış daha sonraları da derinin yerini ağaç (göğüs-ses tablosu) kiriş lerin yerini ise metal teller almıştır.

17. yüzyıl sonlarına doğru Kopuz adı yavaş yavaş unutulmuş ve yerine BAĞLAMA deyimi kullanılmaya başlanmıştır.

Bağlama. Türk halkı arasında oldukça tutulmuş günden güne gelişmiş genişlemiş geniş bir aile oluş.turmuş. Asyadan Avrupa'ya Afrika'ya ve bütün dünyaya yayılmış herkesin beğenisini kazanmış pek çok insanın elinden bırakamadığı bir saz haline gelmiştir.
Bağlamanın ilk olarak Orta Asya Türklerinden kaynaklandığı bilinen bir gerçektir. O zamanlar Kopuz olarak bilinirdi bugün ise Bağlama olarak bilinmektedir.

Bağlama adının nereden geldiği ve nasıl hafızalara yerleştiği araştırıldığında kesin olarak bilinmemekle beraber birçok fikirlerin ileriye· sürüldüğü görülür ve bunlar arasında da akla en yakın olanı ise sapa bağlanan perdelerden Bağlama denmiş olabileceği düşüncesi ağırlıkkazanmaktadır. Kopuzun önceleri sapın· da perde olmayışı· da bu düşüncelerin isabet oranını arıtırrnak tadır.
Gerek Kopuz olarak bilindiği devirlerde gerekse Bağlama olarak çalındığı dönemlerde kutsal bir alet gibi sevgi ve saygı görmüştür. Öpüp başa konulmuş ondan sonra çalınırmış evlerin en güzel köşelerine asılmış çalanlara da büyük saygı duyulmuştur.

Bu gün dahi hikayelerini sözlerini ve türkülerini dilimizden düşürmediğimiz birçok hikaye ve efsane kahramanları ve bir o kadar da halk ozanının doğmasını sağlamış.

Büyük 'Türk Milletinin ruhunu yüceltmiş Ozanını inletmiş Aşığını söyletmiş dertlisini ağlatmış Efesini oynatmış ve bu sazın adına Kopuz denmiş Bağlama denmiş.

Bu güzel sazlarımız olmasa idi Emre'yi Emrah'ı Kerem'i Pir Sultan'ı Dadaloğlu'nu Veyseli km söyletecek? Karacaoğlan'ı. kim çoşturacak? Köroğlu'nu kim kükretecekti? Türk Milletine yurdunda yuvaısında Serhat boylarında neşeyi cesareti ve morali kim verecekti?

Sazımız dünyadaki binlerce saz arasında ilk üçe girebilen bir yapıya sahiptir. Tek başına çalınıp söylenen ve konser verilebilen (Piyano"Gitar Bağlama) saatlerce çalınıp zevkle dinlenebilen üç sazdan biridir ritim olarakta çok zengindir.

Onunla çalınamayacak hiçbir müzik türü yoktur. Perdelerinin hareketli oluşu her sistemdeki müziği çalma imkanı sağlamaktadır. Sap üzerindeki 25 oktavlık ses sahası ses tablosu (göğ'üs'ü) üzerinede yapıştınlacak perdeler ile 4 oktava kadarda genişletilmekte çok çeşitli Mızrap (Tezene) atma (çırpma tarama düz silkme kazıma fırıldak vurma çekme okşama ve parmakla) şekileri sazımuzın ne kadar esnek ve zengin icra tarzı olduğunu göstermektedir. Aynca tesbit ediliniş 19 ayrı düzenle de akort edilmekte ve geniş bir aile oluşturulması ile de 7 oktava yakın ses sahasına yükselmekte istenildiğinde binlerce saz aynı anda aynı ve ayrı mızrabı vuıma tekniğine de sahip olmaktadır.

Sazımızdaki yüksek ajilite ses rahatlığı denge ve icra kolaylığı hiçbir sazda yoktur.

Bugün artık ülkeler birbirlerine üstünlüklerini güçlerini sanatçıları ve sporcularıyla kanıtlamaya çalışmaktadırlar.

Ancak sazıımza önem verdiğimiz zaman sesimizi duyurur kendimizi kanıtlar birçok milletin sevgi ve saygısını kazanabiliriz. Hiç bir millete nasip olınayacak güzellikte Müziğimiz ve Folklorumuz var ve onları en iyi şekilde icra eden sanatçılarımız virıtüozlanmız var. Onları dünyaya lanse etmenin yolllannı arayalım yeni yetişen gençlerimizden çok daha büyük virtüoz1arın çıkacağına milletce inanmaktayız.

Müziğimizin güzelliği sazımızın güçlülüğü onlara ve bütün dünya milletlerinin kapılarını açacaktır. Şu anda Almanya ve Amerika yurdumuzdan binlerce saz alma isteğide bulunmaktadırlar. Yurdumuza gelen her turist ülkesine bir Bağlama götürmek istemektedir. Bu da sazımızın sadece yurdunmuzda değil dünyanın her yerinde sevilip arandığını göstermeye yetecek büyük kanıtlardan biridir.

Ülkemizin ulusal ve Folklorumuzun temel sazı olan BAĞLAMA büyüklü küçüklü çok değişik ebatlarda yapılması nedeniyle oldukça geniş bir aile teşkil etmektedir.

Kaynak: kapadokyamuzik.com


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 17-01-2013, 11:39   #4 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Türk Halk Müziğinin Tarihçesi

Halk müziğinin karakteristik özelliği anonim olmasıdır. Ezgilerin "anonim" özellik taşıması halk içinden gelen yaratıcılığın kuşaktan kuşağa aktarılması yoluyla geleneğin sürdürülmesi anlamını taşımaktadır. Cumhuriyet ile birlikte benimsenen resmi müzik politikası halk ezgilerini yaratılacak "çağdaş" Türk Müziği'nin ana kaynağı olarak kabul etmiştir. Bu amaçla yurt çapında derleme gezileri düzenlenmiş notaların saptanıp arşivlenmesi çalışmalarına ağırlık verilmiştir. 1936 yılında kurulan Ankara Devlet Konservatuarı halk müziği çalışmalarını tümüyle üstlenmiş; 1952'ye kadar her yıl düzenli olarak yapılan çalışmalarda 10.000 melodi notaya alınarak arşivlenmiştir.

1937 yılında başlayan Devlet Radyosu yayınları halk müziğini canlandıran bir başka etken olmuştur. Sadi Yaver Ataman Tamburacı Osman Pehlivan Servet Coşkunses ve Muzaffer Sarısözen gibi sanatçıların radyodaki otantik halk müziği programları yoğun ilgi görmüştür. Çalışmalarını radyo dışında yürüten Ruhi Su 1960'lardan başlayarak halk müziğinin yeniden yorumlanmasına öncülük etmiştir. 1975 sonrasında Zülfü Livaneli ve Arif Sağ bağlama düzeni ve diğer sazların kullanımına getirdikleri yorumlarla halk müziğinin çağdaş bir nitelik kazanmasına katkıda bulunmuşlardır. Nitekim son yıllarda Türk Halk müziği ülkede en fazla dinlenilen müzik türleri arasına girmiştir. Bunda radyo ve televizyonun yaygınlaştırıcı etkisi yanında Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Devlet Türk Halk Müziği Koroları çalışmalarının da payı büyüktür. İlki 1986 yılında Ankara'da olmak üzere Sivas ve Şanlıurfa'da da Devlet Türk Halk Müziği Koroları kurulmuş ve halk müziğinin hem anonim karakterdeki geleneksel formlarında hem de beste türünde tek sesli ve çok sesli uygulamalarla başarılı icralar sergilemişlerdir.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Türk Halk Müziği'nin Tarihçesi

Türk Halk Müziği'nin Tarihçesi konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: türk halk müziği tarihçesi, türk halk müziğinin tarihçesi, turk hal muzigi tarihcesi, türk halk müziği tarihi, turk halk muziginin tarihcesi, türk halk müziğinin tarihçesi hakkında bilgi, türk halk müziğinin tarihi, turk halk muzigi tarihcesi, halk müziğinin tarihçesi, türk halk müzıği tarihçesi, türk halk müziğin tarihçesi, türk halk müziğinin geçmişi, türk halk müziginin tarihçesi, türk halk müziği tarihçe, halk müziği tarihçesi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Halk Oyunları Tarihçesi ve Doğuşu CooLKadin Türküler 4 23-12-2015 02:48
Türk Bayrağının tarihçesi elif Eğitim ve Öğretim 0 27-09-2012 08:52
Türk Dil Kurumu Tarihçesi Nasıldır? elif Eğitim ve Öğretim 0 14-06-2011 02:22
Türk bayrağı'nın tarihçesi Bkmlyz Tarih 0 16-03-2009 11:37
Türk Halk Oyunları CooLKadin Türküler 1 24-01-2009 11:29

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 09:40 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats