bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 12-02-2013, 03:11   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kekemeliğin tedavisi nedir

Kekemeliğin tedavisi nedir


Kekemelik; konuşmanın akıcılığı ile ilgili bir iletişim bozukluğudur. Akıcı konuşmada ritim ve zamanlama büyük önem taşır. Hız vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar uygun olmayan duraklamalar tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler.

İşte ses hece ve sözcüklerde uzatmalar tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu bu durum ”KEKEMELİK“ olarak adlandırılır. Artık kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik etmektedir. Bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte görülebilir.

HANGİ YAŞLARDA ORTAYA ÇIKAR?

Kekemelik genellikle dil gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkar ( 2-6 yaş). Bazı durumlarda okul çağında nadiren yetişkinlikte de ortaya çıktığı görülebilir. Çocukluk hastalığı olarak bakılır. İstatistiklere göre yarıya yakını kendiliğinden geçer diğer yarısı kalır. Kekeleyenler içinde bir kaç hafta bir kaç ay süren ve geçenler vardır. Geçmeyip kalanlar yaklaşık % 50 civarındadır. % 75 kadarı 35 yaşından önce başlar. Erkeklerde daha sık rastlanır. Erkeklerde rastlanan kekemelik küçük yaşlarda ½ oranındadır. İlkokulda bu oran 1/5 olarak değişir. Kızlarda erkeklere oranla spontan iyileşme daha fazladır. Batı kültüründe okul nüfusunun % 10’ unda kekemelik görülmektedir. Uzakdoğu ve Doğu Asya ülkelerinde de sayılar aynıdır. İlkel kavimlerde ise bu oran aynı hatta daha fazladır. Davranış standartlarının yüksek olduğu toplumlarda kekemelik fazla kriter davranış standartlı çocuktan beklenti rekabet anlayışı fazladır. Daha toleranslı rekabet ve cezanın az olduğu toplumlarda kekemelik daha az görülmektedir.

KEKEMELİĞE YOL AÇAN SEBEPLER NELERDİR?

Kekemeliğin nedenleri konusunda ileri sürülen görüşler oldukça değişik ve çoktur. Ancak kekemeliğin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığı görüşü hakimdir. Kimi uzmanlar kekemeliği yapısal bir bozukluk olarak ele alırken kimi öğrenilmiş bir davranış bir direniş belirtisi olarak tanımlamakta bir başkası da çevresel nedenlerin kekemelikte önemli rol oynadığı görüşünü savunmaktadır.
Kalıtımsal da olabilir ailede varsa çocukta olma olasılığı artar. Kekemelik davranışları çok değişken olabilmektedir. Bazen şiddeti artarken bazen hiç görülmez veya şiddeti azalır. Kendinden küçüklerle konuşurken şarkı söylerken (ezberden söylediği için dikkat konuşmadan başka şeye çekildiği için) toplu halde konuşurken söyleyecekleri yazılı olarak verildiğinde birisinin söylediği tekrar edilirken kendileri otorite konumunda ise kekemelik azalır bazen de kaybolur. Bazen alışılmışın dışında bir tarzla konuşursa: bağırmak tiz sesle konuşmak fısıldamak konuşma temposunu yavaşlatma gibi durumlarda kekemelikte azalma görülebilir. Ritmik konuşmada da kekemelik azalabilir.

Hangi durumlarda çoğalıyor?
Telefonla konuşurken (sadece konuşma ön planda olduğu için) kalabalık önünde söylenmesi zor sözcüklerde zaman baskısı olduğunda sabırsız dinleyicilerle (siz konuşurken başka şeylerle ilgilenen sürekli saatine bakan devamlı gözlerini kaçıran konuşmacının sözünü tamamlayan dinleyici) söyledikleri anlaşılmayıp tekrarlatılınca sosyal tedirginliğin fazla olduğu durumlarda kekemelik şiddetlenir.
Çift dil bilenlerin bazıları bir dilde kekeliyor bir dilde kekelemiyor veya kekelemesi azalıyor.
Sebepleri ile ilgili birçok teori vardır;

1. Nevroz Teorisi:
Kekemeliğin nörotik bir davranış olması teorisidir. Psikanaliz yöntemi yaygın olduğu zamanlarda (Freud) bu görüş yaygın. Birçok nevroz teorisi var. Kekemelik oral ve anal erotik gereksinmeleri karşılar. Bir başka görüş ise bilinçaltından kendi kendine konuşmayı engelleme çabası demiştir. Bunlar yanlıştır. Kekemelik bir hastalık tablosu değildir davranış bozukluklarıyla birlikte görülmez. Gerek kekemelerde gerekse ailelerinde normalden fazla nevrotik davranışlar görülmüyor.

2. Öğrenilmiş bir davranış olduğu teorisi:
Doğuştan değil sonradan öğrenilmiş bir davranıştır.

a. Wendell Johnson’ın Diagnosofenik Teorisi: (tanıdan kaynaklanan) Bütün çocuklarda konuşma akışı sorunları olur. Ancak anne babalar normal tekrarlara kekemelik teşhisi koyup çocuğa bunu hissettirirlerse çocuklar kendilerini kekeme sanıp kekelemeye çalışırlar. Bu teori ne tümüyle yanlış ne tümüyle doğrudur. Doğruluk payı ailelerin tutumu ama bu tutum kekemeliği başlatıyor mu? Sorusuna kesin doğrudur diyemiyoruz.
b. Sheedon’a göre: Konuşma isteği ile konuşmaktan kaçınmanın isteği çelişkisinden doğmaktadır. Konuşma güdüsü kaçınma güdüsünden yeterince yüksek konuşulur (kişi rahat rahat konuşur). Kaçınma üstün gelirse konuşamaz sessiz kalır. Eğer bu güçler eşitse kekemelik oluşur demiştir.

Konuşma -------) Bu noktada kekemelik ortaya çıkar. --------) Kaçınma

c. Klasik Şartlanma Teorisi: Çocukluktaki tekrarlar strese bir reaksiyondur. Eğer bu tekrarlar yine kelimeler durumlar kişiler dinleyiciler değişik konuşmacı durumları gibi olumsuz duygularla beslenirse kekemelik doğar.

3. Kekemeliğin fizyolojik aksama/eksiklik olması:
Diğer görüşler kekemeliği nasıl çevresel faktörlere bağladılarsa bu gruptaki görüşler de kekemeliği kişinin kendisinde aramaktadır.

a. Serebral Dominans Teorisi: Kekemelerde gelişmemiş bir dominans olduğunu söyler. İnsanlar sol yarıküreyi baskın olarak kullanırlar bazı çocukların sağ yarıküresi fazla baskınlık gösterir. Bu çocuklara sol elle yazarken sağ elle yaz diye zorlama yapılmış ve o nedenle kekemelik ortaya çıkmıştır. Örn: Çift taraflı dinleme testlerinde 2 kulağa ayrı sözcükler verilir ve hangilerini daha çok hatırladığına bakılır. Normaller-beklenildiği üzere – sağ kulağa verileni daha fazla hatırlarlar. Kekemeler de sağ kulağa verileni daha fazla hatırlarlar ama sağ kulak avantajı daha azdır.

b. Gecikmiş İşitsel Geri-iletim/bildirim (feedback) Teorisi: Normal insanlar ağızlarından çıkanı 1 sn. gecikme ile bazen daha da az duyuyorlarsa konuşma mekanizmaları bozuluyor ve kekeliyorlar şaşırıyorlar. Demek ki kekemelerde de böyle bir sorun olabileceği teorisi ortaya atılmıştır.


c. Konuşmanın Koordinasyonu için Fizyolojik Kapasitenin Azlığı:

1. Zihinsel motor bozukluk

2. Algısal bozukluk

3. Fonasyon artikülasyon ve respirasyonun motor koordinasyonunda bozukluk

4. Konuşma üretiminin içinde yatan merkezi sistem süreçlerinde bozukluk

4. Eklektik teoriler (birşey eklektik olduğunda tek başına değil karmadır):

Eklektik bakış açısında kişi tek başına ele alınır. Eğer pek çok faktörün bir arada olabileceği kabul edilirse tedavide de pek çok yönden yaklaşılır. Böylece kişilere göre değişik tedaviler ortaya çıkabilmektedir.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kekemeliğin tedavisi nedir

Kekemeliğin tedavisi nedir konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kanal Tedavisi Nedir? elif Ağız, Diş Sağlığı ve Diş Bakımı 1 17-01-2012 05:11
Kinesiotaping Tedavisi Nedir? elif Cilt Hastalıkları 0 08-06-2011 12:38
Aft Nedir -Aft Tedavisi elif Ağız, Diş Sağlığı ve Diş Bakımı 0 07-06-2011 04:19
Altı kule tedavisi nedir - Altı kule tedavisi hakkında bilgi daywest Sağlığımız 0 05-05-2011 11:06
Hormon Tedavisi Nedir? - Hormon Tedavisi Hakkında elif Sağlığımız 0 30-04-2011 06:58

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:14 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats