bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 16-02-2013, 04:23   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Şiir yazarken nelere dikkat edilmesi gerekir?

Şiir yazarken nelere dikkat edilmesi gerekir?


ŞİİR TÜRLERİ


1) LİRİK ŞİİR

Aşk ayrılık hasret özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma semai lirik şiire girer.
ÖRNEK:
Sakın bir söz söyleme yüzüme bakma sakın
Sesini duyan olur sana göz koyan olur
Anmasınlar adını candan anan dudaklar
Annen bile okşasa benim bağrım taş olur


2) EPİK ŞİİR
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir. Kahramanlık savaş yiğitlik konuları işlenir. Okuyanda coşku yiğitlik duygusu savaşma arzusu uyandırır. Daha çok uzun olarak söylenir. Divan edebiyatında kasideler Halk edebiyatında koçaklama destan varsağı türleri de epik özellik gösterir. Tarihimizde birçok şanlı zaferler yaşadığımızdan epik şiir yönüyle bir hayli zengin bir edebiyatımız vardır.
ÖRNEK:
Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı
Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle
Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle


3) DİDAKTİK ŞİİR
Bir düşünceyi bir bilgiyi aktarmak amacıyla yazılan şiirlerdir. Bunlar okurun aklına seslenir. Duygu yönü az olduğundan kuru bir anlatımı vardır. Kafiye ve ölçülerinden dolayı akılda kolay kaldığından bilgiler bu yolla verilir. Manzum hikâyeler fabller hep didaktik özellik gösterir. Ayrıca "Belirli Gün ve Haftalar"da okunan şiirler de genellikle didaktiktir.
ÖRNEK:

1)
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Şahsın görünür rutbe – i aklı eserinde


2)
Tohumlar fidana
Fidanlar ağaca
Ağaçlar ormana
Dönmeli yurdumda...


3)
Güzel dil Türkçe bize
Başka dil gece bize
İstanbul konuşması
En saf en ince bize.


4) PASTORAL ŞİİR
Doğa şiirlerini çobanların doğadaki yaşayışlarını anlatan şiirlerdir. Doğaya karşı bir sevgi bir imrenme söz konusudur bunlarda. Eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil” bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır
ÖRNEK:
Hülyana karışmasın ne şehir ne de çarşı
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün geçen kervanları an
Madem ki kara bahtın adını koydu çoban


5) SATİRİK ŞİİR
Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi olay durum iğneleyici sözlerle alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv Halk edebiyatında taşlama yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.
ÖRNEK:
Benim bu gidişe aklım ermiyor
Fukara halini kimse sormuyor
Padişah sikkesi selam vermiyor
Kefensiz kalacak ölümüz bizim


6) DRAMATİK ŞİİR
Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün ( 19. yy. ) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.

Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve komedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üçe çıkmıştır.

Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir. Çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde ( Tanzimat ) Batı’da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu tiyatroda. Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır. Ancak nadir de olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan gibi...

ÖRNEK:

"KÜFE" şiirinden:
...
Bu bir hamal küfesiymiş... Aceb kimin? Derken;
On üç yaşında kadar bir çocuk gelip öteden
Gerildi tekmeyi indirdi öyle bir küfeye:
Tekermeker küfe bîtâb düştü tâ öteye.
-Benim babam senin altında öldü sen hâlâ
Kurumla yat sokağın ortasında böyle daha!
O anda karşıki evden bir orta yaşlı kadın
Göründü:-Oh benim oğlum gel etme kırma sakın!
Ne istedin küfeden yavrum?Ağzı yok dili yok
Baban sekiz sene kullandı... Hem de derdi ki: "Çok
Uğurlu bir küfedir kalmadım hemen yüksüz... "
Baban gidince demek kaldı âdetâ öksüz!
Onunla besliyeceksin ananla kardeşini.
Bebek misin daha öğrenmedin mi sen işini?"
Dedim ki ben de: -Ayol dinle annenin sözünü...
Fakat çocuk bana haykırdı ekşitip yüzünü:
-Sakallı yok mu işin? Git cehennem ol Şuradan!
Ne dırlanıp duruyorsun sabahleyin oradan?
Benim içim yanıyor: Dağ kadar babam gitti...
-Baban yerinde adamdan ne istedin şimdi?
Adamcağız sana bak hâl dilince söylerken...
-Bırak hanım o çocuktur kusûra bakmam ben...
-Adın nedir senin oğlum?-Hasan.-Hasan dinle.
Zararlı sen çıkacaksın bütün bu hiddetle.
Benim de yandı içim anlayınca derdinizi...
Fakat baban sana ısmarlayıp da gitti sizi.
O bunca yıl çalışıp alnının teriyle seni
Nasıl büyüttü? Bugün sen de kendi kardeşini
Yetim bırakmıyarak besleyip büyütmelisin.
-Küfeyle öyle mi?-Hay hay! Neden bu söz lâkin?
Kuzum ayıp mı çalışmak günah mı yük taşımak?
Ayıp: Dilencilik işlerken el yürürken ayak.
-Ne doğru söyledi! Öp oğlum amcanın elini...
-Unuttun öyle mi? Bayramda komşunun gelini:
"Hasan dayım yatı mekteplerinde zâbittir;
Senin de zihnin açık... Söylemiş olaydık bir...
Koyardı mektebe... Dur söyleyim" demişti hani?
Okutma sen de hamal yap bu yaşta şimdi beni!

(Mehmet Akif ERSOY)

Yoğurt Gölü

Bir gölün kenarında Hoca bir gün
Kendi kendine bir şeyler yaparmış;
Epey yakınlarında da o gölün
Bir adamcağızın bir evi varmış.
Tam da adam geçiyormuş oradan...
Hoca elinde kaşık suya eğildiği an
Merak etmiş sormuş; "Hayrola Hoca?
Böyle kendi kendine bu koskoca
Gölün kenarında ne yaparsın ki?"
Hemen bir doğrulup bakmış seninki;
Sonra yeniden koyulup işine:
"Merak mı ettin?.. Biraz büyükçe bir iş."
"Anladık büyükçe bir iş; ama ne?"
"Göle biraz yoğurt mayası katsam;
Şöyle bir iki kaşık..
Bir tutarsa yaşadık."
Hiçbir şey anlamamış lâkin adam;
"Göl demiş yoğurt mu olacak yani?
Eh Hoca pek ömür adamsın hani!
Göl maya tutar mı? Olur iş mi bu?
Gözüm çıksın sende de akıl varsa."
Hoca kızmış: "Ben bilmez miyim onu?
Elbet tutmaz...Ama ya bir tutarsa?..."
Kaynak

ŞİİR BİLGİSİ



MISRA (DİZE)

Ölçülü ve anlamlı bir satırlık nazım birimidir.





BEYİT (İKİLİK)

Aynı ölçüde olan ve anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım birimidir.





ÖLÇÜ (VEZİN)

Şiirde dizelerin hece sayısına veya hecelerin ses değerine göre bir uyum içinde olmasıdır.





HECE ÖLÇÜSÜ:

Şiirde dizeleri oluşturan sözcüklerin hece sayılarının eşitliğine dayanan ölçüdür. Hece ölçüsüyle yazılmış dizeler okunurken belli yerlerde durulur.Durulan bu yerlere "durak" denir. Durak sözcüğün sonunda yer alır.



ARUZ ÖLÇÜSÜ:

Dizelerdeki hecelerin uzunluk ve kısalığına göre açık ya da kapalı oluşuna göre düzenlenmesidir.Kısa heceler nokta(.) uzun heceler çizgi (-) ile gösterilir.

İmale: Aruz kalıbına uydurmak için kısa hecenin uzun sayılmasıdır.

Zihaf: Uzun heceleri kısa okumaktır.





SERBEST ÖLÇÜ:

Bu ölçüde hecelerin sayısı ya da uzunluğu kısalığı dikkate alınmaz.





REDİF

Mısra sonlarında yazılışları okunuşları anlamları ve görevleri aynı olan eklerin kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine "redif" denir.

*........uzakta

*........plakta





KAFİYE

Şiirde mısra sonlarındaki ses benzerliklerine denir. Kafiyeyi oluşturan eklerin ya da kelimelerin; yazılışları ve okunuşları aynı anlamları ve görevleri farklı olmalıdır.

*...........derinden.

*...........kederinden.





KAFİYE ÇEŞİTLERİ



YARIM KAFİYE:

Tek ses benzerliğine dayanan kafiyedir.

*............dizildi

*............yazıldı.





TAM KAFİYE:

İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

*.........karanlık

*.........artık





ZENGİN KAFİYE:

Üç ya da daha çok ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

*........... yolculuk

*........... soluk





CİNASLI KAFİYE:

Anlamları ayrı fakat yazılış ve okunuşları aynı olan kelime ve kelime gruplarının mısra sonunda tekrarı ile oluşan kafiyedir.

*...........vakit çok geç

*...........nasıl geçersen geç.





KAFİYE ÖRGÜSÜ



DÜZ KAFİYE: "a a a b" ya da

"a a b b" olmalı.



ÇAPRAZ KAFİYE: "a b a b" olmalı.



SARMA KAFİYE: "a b b a" olmalı.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Şiir yazarken nelere dikkat edilmesi gerekir?

Şiir yazarken nelere dikkat edilmesi gerekir? konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: şiir yazarken nelere dikkat etmeliyiz, şiir yazarken nelere dikkat edilmeli, şiir yazarken nelere dikkat edilir, şiir okurken nelere dikkat etmeliyiz, bir şiiri okurken nelere dikkat edilmelidir, şair şiir yazarken nelere dikkat edilir, bir şiir okurken nelere dikkat edilmeli, sıırde nelere, şiir yazarken nelere dikkat etmeli, şiir yazmak için nelere dikkat etmeliyiz, şiir konuları nelerdir, manzum anlatimda neye dikkat edilir, bir şiir okurken nelere dikkat edilmelidir,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Şiir Okurken Nelere Dikkat Edilmeli elif Eğitim ve Öğretim 7 20-10-2015 03:36
Böbreklerin Sağlığı İçin Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir elif Soru Cevap 0 12-02-2013 11:01
Doğal güzellik ürünü alırken nelere dikkat etmek gerekir? elif Sağlık Soruları ve Cevapları 0 08-06-2011 05:36
Varisi Olanların Nelere Dikkat Etmesi Gerekir? elif Sağlığımız 0 28-04-2011 02:26
Meme kanserinden korunmak için nelere dikkat etmem gerekir? (soru cevap) daywest Sağlığımız 0 15-03-2011 02:11

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:57 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats