bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 21-02-2013, 03:39   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri

Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri



PENİSİLİN


Mucit: Alexander Fleming
Tarih: 1928
Kaza: Havada uçuşan bir küf...
St. Mary Hastanesi'nde danışman olarak çalışan ve Alexander Fleming'in hayatta kalan tek meslektaşı Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri ünlü bilim adamının penisilini 1928 yılında bir rastlantı sonucu bulduğunu anlatmıştı.
Fleming bir deney üzerinde çalışırken Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri muhtemelen laboratuvarın karşısındaki bardan uçup gelen bir küf mikroskoptaki lamın üzerine konmuştu.
O sırada Fleming Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri lam üzerinde zararlı bir bakteri türü olan stafilokokları inceliyordu. Dikkatsiz bir bilim adamı bu küfü büyük olasılıkla önünden uzaklaştırırdı Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri ama o Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri küfün bakteri üzerindeki etkisini görmek istedi. Sonuç hayret inciydi... Çünkü Fleming Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri "Penicilim notatum" isimli yeşil küfün bulunduğu bölümdeki bakterilerin öldüğünü fark etmişti...
Daha sonra gerçekkleştirilen testlerde Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bu küfün diğer bakteriler üzerinde de etkili olduğu ortaya çıktı. Tavşan Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri fare ve insanlar üzerinde yapılan testler sonunda Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri açık bir yan etkisinin de olmadığı görüldü. Ne var ki Fleming Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri küften sızan maddeyi bir türlü keşfedememişti.
Sonuç olarak 1939 yılında Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri Oxford'dan Howard Florey ve Ernst Chain bu maddeyi ayrıştırmayı başardılar ve buna "penicilin" adını verdiler. Bu madde Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri öldürücü bakteriyel hastalıklarla savaşabilen ilk antibiyotik olarak tarihe geçti. Fleming ve diğer iki bilim adamı Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri 1945 yılında Nobel Ödülü aldılar... Çünkü Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri milyonlarca insanın hayatını kurtaran bir buluş yapmışlardı...



ŞOK TEDAVİSİ


Mucit: Julius Wagner-Jauregg
Tarih: 1917
Kaza: Mezbaha işçilerinin kesim yöntemi...

ECT (Electroconvulsive the-rapy) olarak bilinen elektroşok tedavisi Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri mezbaha işçilerinin Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri domuzların elektrikle sersemlemelerinden sonra çok sakin durduklarını fark etmelerinin bir sonucu...
ECTye Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri beyne elektrik akımı verilmesi suretiyle Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri depresyon gibi akıl hastalıklarının semptomlarını engellemekteki son çare olarak bakılıyor.

elektroşok tedavisi fikri Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri sıtma aşısıyla frengili hastaları tedavi eden Avusturyalı Julius Wagner-Jauregg tarafından geliştirildi.
1927 yılında Nobel Ödülü alan VVagner-Jauregg Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bu fikre Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri "bir sisteme elektrik verilmesinin tedavi edici özellik taşıyacağından yola çıkarak ulaştı. Ve böylece Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri çok tartışılan şok tedavisi doğmuş oldu...
Aynı zamanda Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri şizofrenlerin doğal yollardan çarpılmalarının Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri hastalık belirtilerinin iyileşmesine neden olduğu da belirlenmişti. Psikiyatristler Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri hastaların beynine elektrik akımı uygulamak yoluyla Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri anlaşılması güç tedavinin gerçekleştiğini belirtiyorlardı. Ancak ECTnin kısa süreli hafıza kaybına neden olması dışında önemli etkisinin bulunmadığına dair klinik bulgulara az da olsa rastlanıyor. Hastaların tedavi edilmesine yönelik olarak bu yöntem çok uzun zamandan beri kullanılmaya devam ediyor.



RADYOAKTİVİTE


Mucit: Henri Becquerel
Tarih: 1896
Kaza: Fotoğraf camındakisislenme...


Fransız fizikçi Henri Becquerel Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri 1896 Martı'nda laboratuarındaki çekmecesini açtığında büyük bir sürprizle karşılaştı. Kapkaranlık bir ortamda olmasına rağmen bazı fotoğraf camları bulanıklaşmıştı.
O sırada Becquerel Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri yeni keşfedilen röntgen ışınları üzerinde çalışıyor ve bazı kimyasallar yardımıyla bunların yayılmalarını sağlamaya uğraşıyordu Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri ilk aklına gelen Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri güneş ışığının etkisiyle kristallerin ışını yaydığı ve fotoğraf camını sislendirdiğiydi...
İlk deneyleri onun doğru yolda olduğunu desteklese de hava bozunca olayın seyri birdenbire değişti.
Becquerel Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri kristallerin güneş ışığından etkilenmesini engellemek için kimyasallar kullanarak camları tekrar çekmeceye koydu. Camları dışarı çıkardığında Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri uranyumlu kristallerden oluşan camlarda artık sisin bulunmayışına oldukça şaşırdı. Ve bugün "bir atom çekirdeğinin tanecikler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanması" olarak bilinen radyoaktiviteyi keşfetmiş oldu...


DAYANIKLI CAM


Mucit: Edouard Benedictus
Tarih: 1903
Kaza: Kırılması gereken deney tüpünün yere düştüğünde parçalanmaması...



Güvenli camın bulunması Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri tam da en çok ihtiyaç duyulan zamanda gerçekleştirildi: Motorlu taşıt çağında...
1903 yılında Fransız kimyager Edouard Benedictus Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri deney tüpünü laboratuarının zeminine düşürdü. Tüp kırıldı ancak dağılmadan tek parça halinde kaldı. Benedictus Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri kolodyum ihtiva eden sıvının buharlaşmasından sonra tüpte kalan ince plastik tabakanın parçalanmayı engellediğini anladı.
Bunu not ettikten sonra bu konu üzerine fazla kafa yormadı.
Ancak Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri kaza yapan bir aracın içindeki kızın kırılan camlardan çok feci şekilde yaralanması Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bu konuyu tekrar gündeme getirmesine neden oldu.



GAMMA IŞINI PATLATICILARI


Mucit: ABD hükümetibilim adamları...
Tarih: 1969
Kaza: Nükleer silahcasusluğunun uzayınbilinmeyenlerine kapı açması...

Sovyetler Birliği nükleer denemeleri sınırlandırdığına dair anlaşmalar imzalamış olmasına rağmen Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri ABD hükümeti bir türlü onlara güvenmiyordu. Ve bu yaklaşımla Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri uzaya nükleer dedektörler taşıyan casus uyduları yolluyorlardı. Bu dedektörler çok hassastılar ama ne yazık ki yanlış hedeflendirilmişlerdi...

1969 yılında Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri "Vela 5"den bilgiler geldiğinde Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bilim adamları bunlarda birtakım düzensizlikler ve yanlışlıklar belirledi.
Araştırmalar daha sonra da devam etti ve 1973 yılında yayımlanan sonuçlar Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri ABD'nin Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri Sovyetler Birliği'nin nükleer silahlarını denemek için uzayda gerçekleştirdiği 16 patlama hakkında ne düşündüğünü açıklığa kavuşturdu...
Ancak sonraları bunların Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri gamma ışını patlamaları olduğu anlaşıldı. Buna Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri gamma radyasyon enerjisi nedeniyle gerçekleşen Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri olağanüstü büyüklükte galaktik patlamalar neden oluyordu. Tüm bunlara rağmen Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri konu halen gizemini koruyor...



RÖNTGEN IŞINLARI

Mucit: Wilhelm Konrad Röntgen
Tarih: 1895
Kaza: Bir elektrik deneyi...
Röntgen Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri gazların içinden geçen elektrik yolunu araştırmak amacıyla Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri katod ışın tüpüyle deney yaparken Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri baryum platin siyanürü levhasından yayılan radyasyonun şeffaf olmayan cisimlerin içinden geçebildiğin! Fark etti.
Araştırmalarına devam ederken radyasyonun 15 mm. kalınlığındaki alüminyumdan Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri daha indirgenmiş yoğunlukta geçebildiğini gördü. Ve bu radyasyona Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri "X-ışınları" adını verdi. Bugün dünyada Almanya dışında (Almanya'da Röntgenstrahlen olarak adlandırılıyor) bu isimle anılıyor. Bu Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri daha sonra insan vücudunun iç kısmını gösteren fotoğraflamada kullanıldı. 19. yüzyıl sonlarına doğru savaş alanlarında da kullanılmaya başladı.

NAYLON


Mucit: Du Pont kimyagerleri...
Tarih: 1930'lar
Kaza: Kimyagerlerin koridorlarda koşturması...


1930lu yıllarda Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri Du Pont bilim adamlarından Wallace Hume Carothers Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri polimerin genişleyebilen güçlü bir iplik olduğunu tespit etmişti.
Ancak asıl buluş Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri haşarı kimyagerlerin Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri eritilmiş polyester geçirdikleri çubukları ellerine alıp ortalıkta koşuşturmaları sonucu ortaya çıktı. Bir çubuk sabitken diğeri ondan uzaklaşınca ortaya çıkan tablo hepsini hayretler içinde bırakmıştı; kopmadan önce oldukça uzayabilen Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri ayrıca ipeğe benzeyen yapıda bir madde ortaya çıkıyordu.
Ne var ki Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bu polyester çok çabuk eriyordu Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri giysi yapmaya uygun değildi. Bunun üzerine kimyagerler aynı işlemi poliyamidle denemeye karar verdiler ve bugün "naylon" olarak bildiğimiz madde doğmuş oldu.

Naylon çorabın Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri elektron mikrograf yöntemiyle 100 kez büyütülmüş hali İpek çorapların yerine naylon çoraplar piyasaya sürüldü ve Du Pont'un en önemli para basma makinesi haline geldi.
Bu ürünler ilk günlerde çok pahalıydı. II. Dünya Savaşının patlak verdiği yıllarda Du Pont dikkatini savaşa çevirdi ve çorap yerine paraşüt üretmeye başladı... Naylon çorapların ucuzlaması ve geniş kitlelere yayılması ancak savaş ertesi gerçekleşti...


FOTOGRAF


Mucit: Louis-Jacques Daguerre
Tarih: 1838
Kaza: Dağınık laboratuvar dolabı...


Bu rastlantısal buluşun nedeni kırık bir termometre...
Louis Daguerre Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri karanlık odada Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri gümüş iyodür levhada açığa çıkan görüntüyü sabitlemenin yollarını arıyordu. 1938 yılında bir gün Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri farklı kimyasal maddelerin bulunduğu dolabına Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri daha sonra kullanmak ve temizlemek üzere bozuk görüntülü bir film levhası koydu.
Bunu tekrar dışarı çıkardığında görüntü belirginleşmişti. Ancak Daguerre Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bu garipliğe hangi kimyasal maddenin neden olduğunu bilmiyordu.

Bunun üzerine levhaları yerleştirdi ve kimyasal maddeleri birer birer dışarı çıkarttı. Dolabı boşaltmasına rağmen hala aradığı maddeyi bulamamıştı. Sonunda dolabın raflarından birinde Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri kırılmış termometreden dökülmüş civayı fark etti... Gümüşlü levha üzerine alınan görüntü (daguerreotype) Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri modern fotoğrafçılığın başlangıcı oldu... Yerini ancak on yıl sonranegatif ve Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri pozitif film sürecine bıraktı.


Post-it kağıdı


Mucit: Dr. Spencer Silver
Tarih: 1974
Kaza: Kutsal bir ilham ve hatalı üretim...
"3M" bilim adamlarından Dr. Spencer Silver Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri 1970'lerin başlarında dayanıksız yapıştırıcıyı bulduğunda Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bunu işe yaramaz bir buluş olarak değerlendirmişti...
Bundan yıllar sonra Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri meslektaşı Art Fry Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri bir kilisede ilahi kitabındaki ayracın bir türlü istediği yerde durmaması üzerine oldukça sinirlendi. Anlamsız vaazlardan mı yoksa kutsal bir ilhamdan mı bilinmez Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri kafasını bu konuya yormaya başladı ve birden aklına meslektaşının işe yaramayan buluşu geliverdi...

Bu sayede ayıracın kitaba yapışmasını sağlayacak Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri ancak çıkarttığında da kitaba zarar gelmeyecekti. Post-it kağıdı tabii ki bir gecelik başarının ürünü değil... 3M'in ortaya attığı bu örnek Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri büro malzemeleri içinde vazgeçilmezler arasında yerini aldı...


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri

Son Yüzyılın Buluşları ve Buluş Hikayeleri konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: aşıların bulunuş hikayesi, naylonun buluş hikayesi, becquerel buluş hikayesi, penisilin bulunuş hikayesi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dedektif Hikayeleri Örneği - Dedektif Hikayeleri Örnekleri - Dedektif Hikayesi Örneği elif Soru Cevap 3 02-03-2016 11:37
edisonun bulduğu ampulün buluş hikayesi Kayıtsız Üye Soru Cevap 1 06-03-2012 11:54
Dişlerinizin beyazlamasında devrim gibi buluş..! ´ λŋтiьioтiף ´ Ağız, Diş Sağlığı ve Diş Bakımı 0 02-07-2010 07:40
'inanılmaz buluş' Jülyet Teknoloji 0 11-05-2010 10:27
Tarihleri ile yüzyılın buluşları elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 19-10-2008 04:22

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:50 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats