bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 21-02-2013, 04:34   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında

Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında




Şafii Mezhebi
İmam Şafiî (ö. 204/819)'ye nispet edilen fıkıh ekolü.
Şafii mezhebi (Arapça: شافعي مذاهب ) veya Şafiilik Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bir İslam dini fıkıh (İslam hukuku) mezhebi. Kelime olarak şifa veren manasında Allah'ın bir ismidir. İmam-ı Şafii'nin (Hicri 150 (MS.767) Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Gazze - Hicri 204 (MS.820) Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kahire) kendi usulüne göre şer'i delillerden çıkardığı hükümlere ve gösterdiği yola Şafii Mezhebi denir. Ehl-i sünnet itikadında olan müslümanlardan Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında amellerini yani ibadet ve işlerini Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara Şafii denir. Şafiilik olarak da anılır. Şafii mezhebi dört büyük fıkıh mezhebinden birisidir.
Şafii mezhebi Türkiye ve diğer yakın ülkelerde yaygındır ve Sünni bir mezhepdir.
Şafiî'nin künyesi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs elKureşî el-Hâşimî el-Muttalibî b. Abbas b. Osman b. Şâfi' olup H. 150'de Gazze'de doğmuştur. Hz. Peygamber'in dördüncü batından dedesi Abdu Menâf'ın dokuzuncu göbekten torunudur. İmam Şafiî'nin doğum yılı Ebû Hanîfe'nin (ö. 150/767) vefat yılına rastlar.
Babası İdris bir iş için Filistin'deki Gazze'ye gitmiş ve orada iken vefat etmişti. Doğumundan iki yıl sonra annesi onu alıp baba vatanı olan Mekke'ye getirdi. Küçük yaşta Kur'an-ı Kerim'i hıfzetti. Fasih Arapça konuşan Huzeyl kabilesi arasında şiir ve edeb öğrendi. Sonra Mekke müftîsi Müslim b. Hâlid ez-Zenâ'den ders alarak Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında onun yanında fetva verecek duruma geldi. O zaman on beş yaşlarında idi. Bundan sonra Medine'ye gitti. Orada müctehid İmam Mâlik b. Enes (ö. 179/795) fıkıhta üstad idi. Mâlik Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kendi eseri olan el-Muvatta'ı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İmam Şafiî'nin ezbere okuduğunu görünce hayretini gizleyememişti. İmam Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Süfyan b. Uyeyne Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Fudayl b. Iyâz'dan Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında amcası Muhammed b. Şâfi' ve başkalarından hadis rivayet etti.
Muhammed b. el-Hasan'dan Irak fakihlerinin kitaplarını aldı. Onunla fıkhî konularda münazaralarda bulundu. 187 H.'de Mekke'de Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 195 H. de Bağdâd'ta Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855) ile görüştü. Böylece Hanbelî fıkhına Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında usûlüne Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında nâsih ve mensûh konusuna muttali oldu. Sonra Bağdad'ta "İmam Şafiî'nin eski mezhebi" denilen görüşlerini ortaya koydu. 200 H.de Mısır'a geçti ve "Yeni Mezheb" denilen görüşlerini tasnif etti. Orada iken 204/819'da vefat ederek Karafe denilen yere defnedildi.
İmam Şafiî ilk olarak fıkıh usulünü tedvin etmiş ve bu konuda "erRisâle" yi yazmıştır. el-Hucce isimli eseri Irak'taki Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında "el-Ümm" ise Mısır'daki görüşlerini kapsar.
İmam Şafiî mutlak Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bağımsız bir müctehid olup Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında fıkıh Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hadis ve usûlde imamdı. O Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hicaz ve Irak fıkhını birleştirici bir yol izledi. Ahmed b. Hanbel onun hakkında; "Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Allah'ın kitabı ve Rasûlünün sünneti konusunda insanların en fakihi idi" demiştir. (Vehbe ez-Zühaylı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında el-Fıkhu'l-İslâmi ve Edilletüh Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Dimask 1405/1985 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında I Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 36 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında37).
Şafiî Mezhebinin Usûlü
Delil olarak Kitap Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sünnet Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İcmâ ve Kıyas'a dayanır. Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hanefi ve Malikîlerin aldığı "İstihsan"ı reddeder ve "kim istihsan yaparsa kendisi şeriat koymuş olur" derdi. Masâlih-i Mürsele'yi ve Medinelilerin amelini delil almayı da reddederdi. Bağdad'lılar ona "Sünnetin Yardımcısı" lakabını vermişlerdi.
İmam Şafiî'nin "eski mezhebi"ni kendisinden dört Iraklı arkadaşı rivayet etmiştir. Bunlar Ahmed b. Hanbel Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Ebû Sevr Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Za'ferânî ve Kerâbîsî'dir. el-Ümm'de yer alan "yeni mezhebi"ni şu Mısırlı arkadaşları rivayet etmiştir: el-Müzenî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında el-Buveytî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında er-Rabîu'l-Ceyzî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında er-Rabî' b. Süleymân ve başkaları. Şafiîlerde fetvaya esas olan yeni mezhep görüşleridir. Çünkü İmam Şafiî eski görüşlerinden rucû' etmiş ve "Benden kim bunları rivayet ederse ona hakkımı helal etmem" demiştir. Ancak basit on beş kadar mesele bundan müstesnadır. Diğer yandan İmam Şafiî'nin; "Hadis sahih olunca Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında benim mezhebim odur. Böyle bir durumda Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hadisle çatışan bana ait sözü duvara çarpın" (ez-Zühaylî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında a.g.e. Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 1 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 37; Muhammed Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kitabü'ş- Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 149 vd.) dediği bildirilir.
Şafiî'nin Fıkıh Usûlünü Tedvini
Ayet ve hadislerden hüküm çıkarmada Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında günlük fürû şer'î problemleri çözmede sahabe devrinden itibaren bir takım usûl kurallarına uyuluyordu. İlk müctehid imamların devrinde de sözlü olarak nesih kaideleri Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında mutlak Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında mukayyed Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında umum Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında husus gibi metotla ilgili bilgiler hüküm çıkarmada esas alınıyordu. Ancak bunlar tedvin edilerek yazılı bir eser haline getirilmemişti. İşte İmam Şafiî ilk olarak ûsul konularını kaleme alarak "er-Risâle"sini meydana getirdi. Çünkü Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında sahabe Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında tâbiîn ve kendinden önceki fıkıh bilginlerinden intikal eden fıkıh servetini hazır bulmuş Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İmam Mâlik'ten aldığı Medine fıkhı ile İmam Muhammed aracılığı ile aldığı Irak fıkhını birleştirici bir yol izlemiştir. Kendi yetiştiği çevre olan Mekke fıkhını da iyi bildiği için Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında fıkıhtaki bu sağlam alt yapı sebebiyle Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında fıkhın genel metotlarını belirleme yeteneğini kazanmış ve bunun sonucunda fıkıh usûlünü tedvin etmiştir.
Mezheplerde fıkhın Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında usûlden önce tedvin edilmiş olmasında bir tuhaflık yoktur. Çünkü hükümlerde asıl konu fıkıhtır. Usûl ise bir metot ilmi olup Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında mantık gibi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında aklın doğru ile yanlışı ayırdetme niteliği gibi doğuştan vardır. Aynı konuda birbiri ile çelişen iki âyet olunca Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında sonra inenin öncekini neshetmesi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında genel hükmün özel hükümle sınırlandırılması gibi.
Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında dili iyi bildiği için âyet ve hadislerden hüküm çıkarabilmiş Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kur'an'ın tercümanı olarak bilinen Abdullah b. Abbas'ın ilminin nakledildiği Mekke'de yetiştiği için nesih konusunu öğrenmiştir.
Şafiîlerin usûlüne mütekellimlerin usûlü de denilmiştir. Çünkü bunların usûle dair çalışmaları tamamen teoriktir. Mezhep gayreti onların metodunu etkilememiştir. Meselâ; Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında sükûtî icmaı kabul etmez. el-Âmidî (ö. 631/1233) ise Şafiî mezhebinden olduğu halde "el-İhkâm" adlı eserinde sükûtî icmaı tercih eder (el-Âmidı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında el-İhkâmî Usûli'l-Ahkâm Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kahire (t.y) Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında I Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 265). Bu usûl Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kelâm ilminin metot ve konusundan istifade ettiği Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında felsefi ve mantıkî yönleri bulunduğu için "mütekellimlerin metodu" olarak nitelenmiştir. Meselâ; kelâm konusuna giren iyi ile kötünün akıl ile bilinip bilinemeyeceği Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında peygamberlerin peygamberlikten önce ismet sıfatına sahip (ma'sûm) olup olmadığı ve benzeri konular da tartışılmıştır.
Şafiî veya kelamcıların metodu ile yazılmış en eski ve en önemli eserlerin üç tanesi şunlardır. 1) Mu'tezile ekolünden Ebu'l-Hüseyn Muhammed b. Alî el-Basrî'nin (ö.463/1071) Kitâbü'l-Mu'temed'i Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında” 2) Şafiî ekolünden İmâmü'l-Haremeyn el-Cüveynî'nin (ö.487/1085) "Kitâbü'l-Bürhân"ı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 3) Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İmam el-Gazzalî'nin (ö.505/1111) "el-Mustasfâ"sı.
Bu üç kitabı Fahruddin er-Râzî (ö. 606/1209) özetlemiş ve bazı ekler yaparak eserine "el-Mahsal " adını vermiştir. Seyfüddin el-Âmidi'nin (ö. 631/1233) "el-İhkâm" adlı eseri de aynı nitelikte birleştirici ve özet bir eserdir. Daha sonra el-Mahsûl'ü Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Siracüddin el-Urmevî (ö.682/1283) "et-Tahsîl" Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Tâcüddîn el-Urmevî (ö. 656/1258) ise "el-Hâsıl " adlı kitaplarında özetlediler. Sihâbuddîn el-Karafi (ö.684/1285) bu iki kitaptan önemli gördüğü bazı temel bilgi ve kuralları alarak bunları "et-Tenkihât" adını verdiği küçük bir eserde topladı. Abdullah b. Ömer el-Beyzâvî (ö.685/1286) de bunun bir benzerini yaptı.
el-Âmidî'nin el-İhkâm'ını ise İbn Hâcib (ö. 846/1442) "Müntehâ 's-Sül ve'l-Emel" adlı kitabında Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bunu da "Muhtasaru'l-Müntehâ" isimli eserinde özetledi. Daha sonra bu özet eserleri bunlara yazılan şerhler izledi.

Şafiî Fıkhının Dayandığı Kaynaklar

İmam Şafiî ictihadlarını dayandırdığı delilleri "el-Ümm"de şöyle belirlemiştir: "İlim çeşitli derecelere ayrılır. Birincisi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kitap ve sabit olan Sünnettir. İkincisi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kitap ve Sünnet'te hüküm bulunmayan meselelerde İcmâ'dır. Üçüncüsü bazı sahabîlerin sözleridir. Ancak bu sahabe sözleri arasında çelişki bulunmamalıdır. Dördüncüsü Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında ashab-ı kiram arasında ihtilaflı kalan sözlerdir. Beşincisi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kıyas'tır. Bu da temelde Kitap ve Sünnet'e dayanır. İşte ilim bu derecelerden en üst olanından elde edilir" (eş-Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında elÜmm Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kahire 1321-1325 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında VII Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 246).
Buna göre Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Şafiî ekolü Kitap ve Sünneti İslâm hukukunun asıl kaynağı olarak kabul etmektedir. Çünkü diğer deliller de temelde bu iki delile dayanır ve bunlara aykırı olamaz. Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kitap ve sabit olan Sünneti aynı sırada delil kabul eder. Çünkü Sünnet Kur'an'ın beyanını tamamlar Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kısa anlatımlarını (mücmel) genişletir ve bazı kimselerin kavrayamayacağı inceliklerini açıklar. Buna göre Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sünnetin açıklayıcı durumunda olabilmesi için ilim bakımından açıkladığı şeyin derecesinde olması gerekir. Birçok sahabîler de hadise bu gözle bakıyordu.
Ancak bu durum Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İmam Şafiî'nin Sünneti her yönden Kur'an'a denk saydığı anlamına gelmez. Çünkü her şeyden önce Kur'an Allah kelâmı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sünnet Hz. Peygamber'in söz Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında fiil ve takrirleridir. Kur'an ibadet amacıyla okunur Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sünnet bu maksatla okunmaz. Kur'an tevatür yoluyla sabittir. Sünnetin önemli bir bölümü tevatüre dayanmaz. İmam Şafiî'ye göre Sünnet Kur'an'ın dalı mesabesindedir. Bu yüzden gücünü Kur'an'dan alır Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında onu destekler ve tamamlar. Bu bakımdan açıklayanla açıklanan birbirine denk olmalıdır. Ancak bunun için Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sünnet sağlam olmalıdır. Bu yüzden Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Ahâd ve Mürsel hadisler Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında birinciler kadar kuvvetli değildir. Diğer yandan Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında inanç esaslarını belirlemede Sünnetin Kur'an derecesinde olmadığını açıkça ifade etmiştir (M. Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İslâm'da Fıkhı Mezhepler Tarihi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Terc. Abdülkadir Şener Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İstanbul 1978 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında s. 336 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 337)

Şafiîlerin Âhâd Hadisi Delil Alması
Bir Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında iki veya daha fazla sahabî tarafından rivayet edilen ve meşhur hadisin şartlarını taşımayan haberlere "âhâd hadis" denir. Hanefiler Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında senedinde kopukluk olmayan hadisleri mütevatir Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında meşhur ve âhâd olmak üzere üçe ayırırlar. Diğer çoğunluk müctehidlere göre ise Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sünnet Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında mütevatir ve âhâd olmak üzere ikidir. Meşhur sünnet ise başlı başına bir çeşit olmayıp âhâd sünnet kabilindendir. Çünkü meşhur sünnette ilk tabaka ravileri tevatür sayısına ulaşmamaktadır. Çoğunluğa göre âhâd sünnet; garîb Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında azîz ve müstefîz olmak üzere üçe ayrılır. Garîb; her üç tabakada veya herhangi bir tabakada râvî sayısı tek olan hadistir. Azîz hadis; her üç tabakada sadece iki râvî tarafından rivayet edilen veya diğer tabaka yahut tabakalarda ikiden çok olsa bile tabakalardan birinde râvî sayısı iki olan hadistir. Müstefîz hadis ise; her üç tabakada üç veya daha çok kişi tarafından rivayet edilen hadistir.
İmam Şafiî âhâd haberi delil olarak alırken sadece senedin sahih ve kesintisiz olmasını yeterli görür. O Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hanefiler gibi âhâd hadis ravisinin fakih olması Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında rivayet ettiği hadisle amel etmesi ve genel kurallara uygun düşmesi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İmam Mâlik'in ileri sürdüğü Medinelilerin ameline uygun düşmesi gibi şartları öngörmez.
İmam Şafiî hadisi savunurken âhâd haberlerin de delil alınması gerektiğini şu delillerle ortaya koymuştur:
1. Hz. Peygamber Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İslâm'a davet için tevatür sayısında olmayan tek tek elçiler göndermiştir. Bu elçilere Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında sayılarının yetersiz olduğunu ileri sürerek karşı çıkan olmamıştır.
2. Mal Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında can ve kanla ilgili davalarda iki kişinin şahitliği ile karar verilmektedir (bk. el-Bakara Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında2/282). Halbuki iki kişi tevatür sayısında değildir.
3. Hz. Peygamber Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kendisinden hadis işitenlere Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bir kişi bile olsa bunu başkasına rivayet etme izni vermiş Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hatta buna özendirmiştir. Hadiste şöyle buyurulur: "Allah Teâlâ benden bir söz işitip bunu başkalarına tebliğ edeni nurlandırsın" (Tirmizi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İlim Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 7; Ebû Dâvûd Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İlim Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 10; İbn Mâce Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Mukaddime Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 18; Menâsik Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 46; Ahmed b. Hanbel Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında I Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 437 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi HakkındaV Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında183). Diğer yandan Vedâ haccı sırasında irad edilen hutbede de; hazır bulunanların Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bulunmayanlara tebliğ etmesi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kendisine tebliğ ulaşanların Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hükümleri ulaştıranlardan daha iyi kavramalarının mümkün olduğu belirtilmiştir (Buhârî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Alim Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 9 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 10 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 37; Hacc Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 132 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sayd Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 8; Edâhî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 5; Megâzî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 51; Fiten Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 8; Tevhid Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 24; Müslim Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hacc Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 446; Kasâme Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 29 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında30; Ebû Dâvud Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Tatavvu' Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 10; Tirmizî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hacc Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 1; Nesâî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hacc Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 111).
4. Sahabîler Hz. Peygamber'in hadislerini Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında birbirinden tek tek rivayet etmişler Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında birçok kimse tarafından rivayeti şart koşmamışlardır (Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında a.g.e. Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 339 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 340).

İmam Şafiî'nin Mürsel Hadisi Delil Alışı
Senedinde kopukluk olan hadise "Mürsel Hadis" denir. Tabiînden olan birisinin sahabeyi; tebe-i tabiînden olan bir ravinin de tabiîn veya sahabeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber'den işitmiş gibi hadis nakletmeleri halinde bu çeşit hadis söz konusu olur. Ebû Hanife ve İmam Mâlik Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bu çeşit hadisleri Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında rivayet eden râvi güvenilir olursa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında başka bir şart öne sürmeksizin kabul ederler.
İmam Şafiî ise mürsel hadisi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bunu rivayet eden tâbiî Medineli Saîd b. el-Müseyyeb ve Iraklı Hasan el-Basrî gibi meşhur ve bir çok sahabî ile görüşen bir tabiî ise kabul eder. Ayrıca hadisin şu nitelikleri taşımasını da şart koşar:
1. Mürsel hadisi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında senedi tam ve aynı anlamda başka bir hadis desteklemelidir.
2. Mürseli Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında ilim adamlarının kabul ettiği başka bir mürsel hadis desteklemelidir.
3.Mürsel hadis Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bazı sahabe sözüne uygun düşmelidir.
4. İlim ehli Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında mürsel hadisi kabul edip çoğu onunla fetva vermiş olmalıdır.
Ancak mürsel hadisle Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında senedi tam olan hadis çakışırsa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bu sonuncusu tercih edilir (M. Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Usûlü'lFıkh Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Dâru'l-Fikri'l-Arabî tab' 1377/1958 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında ts. Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 111 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında112).
Uygulamadan örnek: Hz. Âişe (ö. 58/677)'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Hafsa'ya bir yiyecek hediye edildi. O sırada ikimiz de oruçlu idik. Bu yiyecekle orucumuzu bozduk. Sonra Rasûlüllah (s.a.s) yanımıza girdi. Ona durumu anlattık. Allah'ın Rasûlü şöyle buyurdu: "Zararı yok Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında onun yerine başka bir gün oruç tutun". Bu hadis mürseldir. Çünkü ez-Zuhrî (ö. 124/741) bunu Hz. Âişe'den rivayet etmiş Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında halbuki onu bizzat Hz. Âişe'den duymamış Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Urve b. ez-Zübeyr'den duymuştur (eş- Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi HakkındaSevkânî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Neylü'l-Evtâr Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında IV Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 319). İmam Şafiî bu yüzden mürsel olan bu hadisle amel etmez ve nâfile oruç tutan kimsenin Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında orucu bozması hâlinde Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında başka bir günde kaza etmesi gerekmediğini söyler.
Diğer yandan yine ez-Zührî'nin rivayet ettiği; "Rehin bırakan kişi borcunu ödemeyince Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında rehnedilen şey rehin bırakanın mülkü olmaktan çıkmaz. Rehnedilen şeyin menfaat ve hasan rehnedene aittir" (İbn Mâce Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Rûhûn Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 3; Zeylaî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Nasbu'r-Râye Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında IV Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 319-321) hadisini ise Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında ravisi Said b. el-Müseyyeb meşhur olduğu için kabul eder. Buna göre Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında rehin Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında rehin alanın yanında bir emanet hükmündedir. Onun korunması konusunda kendisinin bir kasıt veya kusuru olmadan rehnedilen şey hasara uğrarsa rehin bırakanın borcunda bir eksilme olmaz (Zekiyüddin Şa'ban Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Usûlü'l-Fıkh Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Terc. İbrahim Kâfi Dönmez Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Ankara 1990 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 80 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında81).

Şafiî'nin Sükûtî İcma'ı Delil Almayışı
İcma sarih ve sükûtî diye ikiye ayrılır. Birincinin delil oluşunda bir görüş ayrılığı yoktur. Sükûtî icma'; şer'i bir meselede bir veya birkaç müctehidin görüş belirttikten sonra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bu görüşe muttali olan o devirdeki diğer müctehidlerin açık şekilde bir katılma veya karşı çıkmada bulunmaksızın susmalarıdır. Mâlikîlere ve son görüşünde İmam Şafiî'ye göre sükûtî icmâ delil sayılmaz. Çünkü müctehidlerin bir konuda susması Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında onların açıklanan görüşe katıldıklarını gösterebileceği gibi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında başka bir nedene de dayanabilir. Henüz o mesele ile ilgili ictihadî bir kanaate varmamış olması Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında görüşünü açıklayan müctehidden çekinmesi veya görüşünü açıkladığı taktirde bir zarara maruz kalma korkusunun bulunması susma nedenleri arasında olabilir. Kısaca Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında ittifak gerçekleşmedikçe icma'ın varlığından söz edilemez. Şâfiîlerden sükûti icma'ı kabul eden el-Âmîdi de buna "zanni delil" deyimini kullanır (M. Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında eş-Şafiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Terc. Osman Keskioğlu Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Ankara 1969 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında s. 252 vd.).

Şafiî Ekolünün İstihsana Karşı Çıkması

İstihsan; müctehidin bir meselede Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kendi kanaatince o meselenin benzerlerinde verdiği hükümden vazgeçmesini gerektiren nass Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında icmâ Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında zarûret Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında gizli kıyas Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında örf veya maslahat gibi bir delile dayanarak o hükmü bırakıp başka bir hüküm vermesidir.
İmam Şâfiî istihsana karşı çıkmış ve bu konuda "İbtalu'l-İstiksan" adlı bir risale yazmıştır. Bu eserde şöyle der: "Allah'ın Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Rasûlünün ve Müslümanlar topluluğunun hükmü olarak bütün bu zikrettiklerim gösteriyor ki Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hâkim veya müftî olmak isteyen kimsenin ancak bağlayıcı bir delille hüküm ve fetva vermesi caiz olur. Bu da Kitap Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Sünnet veya ilim sahiplerinin ihtilafsız olarak söyledikleri bir görüş yahut bunlardan bazısına kıyas yapma yolu ile olur. İstihsan ile fetva verilmez. İstihsan bağlayıcı olmaz Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında o bu anlamlardan birisini de taşımaz". Şâfiî'nin "Cimâu'l-İlm" "er Risâle" veya el-Ümm" kitabında da bu sözlerin benzerlerini bulmak mümkündür.
Hanefîler istihsanı geniş ölçüde kullanmış Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Mâlikîler de bu konuda onları izlemiştir.
İmam Şâfiî ise "İstihsan yapan kendi başına din koymuş olur" diyerek şu delillere dayanmak suretiyle istihsana karşı çıkmıştır:
1. Şer'î hükümler ya doğrudan nass'a (âyet-hadis) veya kıyas yoluyla nass'a dayanır. İstihsan bunlardan birisine dahilse ayrı bir terime ihtiyaç olmaz. Aksi halde Cenab-ı Hakkın bazı konularda boşluk bıraktığı sonucu çıkar ki bu Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında "İnsan başıboş bırakıldığını mı sanır?” (el-Kıyâme Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 75/36) âyeti ile çelişir.
2. Kur'an'da Allah ve Rasûlüne itaat emredilmekte Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında nefsî isteklere uyulması yasaklanmakta ve anlaşmazlık çıktığı takdirde yine Kitap ve Sünnete başvurulması istenmektedir (en-Nisâ Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 4/59)
3. Hz. Peygamber istihsan ile fetva vermez Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hevasından konuşmazdı. Nitekim eşine; "Sen bana anamın sırtı gibisin" diyen kimsenin sorusuna fetva vermemiş Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında "Zıhâr" âyeti (el-Mücâdele Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 58/1-4) gelinceye kadar beklemiştir.
4. Hz. Peygamber Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kendi kanaatlerine göre Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bir ağaca sığınan bir müşriki öldüren sahabîleri Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında yine öldürülme korkusuyla "Lâ ilâhe illallah" diyen şahsı öldüren Usâme (r.a)'ın bu davranışını uygun görmemiştir.
5. İstihsanın bir kuralı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hak ile bâtılı karşılaştıracak bir ölçüsü yoktur. Serbest bırakılırsa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında aynı konuda farklı bir çok fetvalar ortaya çıkar.
6. Sadece akla dayanan bir istihsan anlayışı ortaya çıkarsa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kitap ve Sünnet bilgisi olmayanların da bu metodu kullanmaları caiz olurdu (eş-Şâfiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında el-Ümm Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında VI Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 303 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında VII Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 271 vd.; Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Usûlü'l-Fıkh Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 271 vd.).
Ancak burada İmam Şâfii'nin reddettiği istihsanı şer'î bir delile dayanmaksızın Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında şahsî arzuya ve sübjektif düşüncelere göre hüküm vermek olarak değerlendirmek gerekir. Şüphesiz böyle bir istihsan Hanefilerin de kabul etmediği bir şekildir. Nitekim Hanefîlerde bir konuda istihsan yapabilmek için o meselenin şer'î bir mesele olması yanında şu altı delilden birisine dayanması şarttır:
1. Nass'a dayalı istihsan. Meselâ mevcut olmayan bir şeyin satışı yasaklandığı halde (Ebû Davud Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Büyü' Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 70) Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında para peşin mal veresiye bir akit olan seleme izin verilmiştir (Ebû Dâvud Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Büyü' Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 57). İşte burada ikinci hadise dayanarak kıyas terkedilmekte ve istihsan yoluna gidilmektedir.
2. İcma'ya dayalı istihsan. Meselâ sanatkâra mal sipariş vermek anlamına gelen istisnâ akdi icmâa dayanır. Çünkü asırlar boyunca buna karşı çıkan bilgin olmamıştır.
3. Zaruret veya ihtiyaca dayalı istihsan. Pislenen kuyunun Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında bir kısım suyun çıkarılması ile temizlenmiş sayılması gibi (İbnü'l-Hümâm Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Fethu'lKadîr Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında I Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 67 vd.; İbn Âbidîn Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Reddü'lMuhtâr Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında I Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 147 vd).
4. Gizli kıyasa dayalı istihsan. Meselâ; yerleşik kurala göre; özel kayıt konulmadıkça arazinin satımı ile irtifak hakları kendiliğinden alıcıya geçmez. Bu konuda vakfın satıma kıyası açık veya celî kıyas Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kiraya kıyası ise gizli kıyastır. Vakıf istihsan yoluyla kiraya kıyas edilerek Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında irtifak (su içme Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında su alma Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında geçit gibi) haklarının vakıf kapsamına girmesi esası benimsenmiştir (Zekiyüddin Şa'ban Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Usûlü'l-Fıkh Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 168).
5. Örfe dayalı istihsan. Yerleşik kurala göre vakfın ebedî olması gerekir. Bu da vakfın sadece gayri menkullerde olabileceği anlamına gelir. Halbuki İmam Muhammed eş-Şeybânî kitap ve benzeri vakfedilmesi örf haline gelen şeylerin kıyasa aykırı olmakla birlikte vakfa konu olabileceğine hükmetmiştir. Bu esastan hareket edilerek nakit para vakıflarına da fetva verilmiştir.
6. Maslahata dayalı istihsan. Yerleşik kurala göre ziraat ortakçılığı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kira akdine kıyasla taraflardan birisinin ölümü ile sona erer. Ancak ürün henüz yetişmemiş bir durumda iken toprak sahibi ölse Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında emek sahibinin menfaatini korumak için istihsan yapılarak akit ürün alınıncaya kadar uzamış sayılır (Zekiyüddin Şa'ban Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında a.g.e. Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 171).
Sonuç olarak Hanefî ve Şâfiîlerin istihsan anlayışı dikkatlice incelendiğinde arada önemli bir ayrılığın bulunmadığı görülür. Çünkü Hanefîlerin istihsan yaptığı meselelerin temelinde daima yukarıda belirtilen delillerden birisi bulunur. Nitekim el-Âmidî'nin belirttiğine göre Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İmam Şâfiî de bazı meselelerde istihsan terimini de kullanarak bu metoda başvurmuştur. Şâfiî'nin "Mut'anın otuz dirhem olmasını uygun buluyorum" Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında "Şüf'a hakkı sahibinin bu hakkını üç gün içinde kullanmasını uygun görüyorum" sözleri buna örnek verilebilir (el-Âmidî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında el-İhkâm Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında III Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 138).

Şâfiî'nin Sahabe Sözünü Delil Alışı

Şâfiî ûsul bilginlerinden bazıları Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında onun eski mezhebine göre sahabe kavlini delil aldığını Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında yeni mezhebinde bu görüşten vazgeçtiğini söylemişlerdir. Ancak yeni mezhebi rivayet eden Rabî b. Süleyman el-Murâdî'nin naklettiği başka bir eser olan "er-Risâle" de Şâfiî'nin sahabe sözlerini delil olarak aldığı görülür (er-Risâle Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Halebî baskısı ve Ahmet M. Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi HakkındaSakir nesri Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kahire 1940 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında s. 597). Yine Şâfiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında yeni mezhebini kapsayan el-Ümm adlı eserinde şöyle der: "Kitap ve Sünneti bilenler için özür söz konusu olmayıp Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında gereğine uymak şarttır. Kitap ve Sünnet'te hüküm yoksa sahabenin veya onlardan birinin sözlerine başvururuz. Eğer ihtilaflı meselede Kitap ve Sünnete daha yakın olan söze bir delâlet bulamazsak Ebû Bekr Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Ömer ve Osman (r. anhüm)'ın sözüne uymamız daha iyi olur. Eğer bir sözün Kitap ve Sünnete daha yakın olduğuna dair bir delil bulunursa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında o söze uyarız" (Şâfiî Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında el-Ümm Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında VII Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 246).

Şeriat İlminin Kısımları
İmam Şâfiî'ye göre şeriat ilmi ikiye ayrılır.
1. Hükümlere kesin olarak delâlet eden nasslarla sâbit olan kesin ilim.
2. Galip zanna dayanan zannî ilim. İşte âhâd haberler ve kıyas bu kısma girer. Müctehid nasslardan kesin hüküm çıkaramazsa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında galip zanla elde edilen ilimlerle yetinir.
Şâfiî Mısır'da yazdığı kitaplarla Bağdad'ta yazdığı kitapları neshetmiş ve o; "Bağdad'ta yazdığım kitapları benden kimsenin rivayet etmesine cevaz vermiyorum" demiştir. Şâfiî'nin eski kitaplarında Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında yeni kitaplarında olduğu gibi bir konu üzerinde çeşitli görüşler yer alır. Bazan iki veya üç çeşit kıyas yapılır Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında fakat tercih okuyucuya bırakılır. Buna Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında zekât verilmeden satılan tarım ürünlerini örnek verebiliriz. Bir kimse zekâtını vermeden meyve veya tahılını satsa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında sonra alıcı bunların zekâtının verilmediğini anlasa Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında şu durumlar söz konusu olur:
a. Alıcı Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında malın tamamı için mi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında yoksa zekât olarak verilmeyen miktarı için mi satım aktini feshetme hakkına sahiptir?
b. Zekât miktarı arazi yağmurla sulanmışsa onda bir Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında âletle sulanmışsa yirmide birdir. Alıcı burada seçimlik hakka sahip midir?
c. Zekât düşüldükten sonra kalan kısmı paranın tümü ile mi alır Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında yoksa satışı fesih mi eder? Şâfiî bütün bu görüşlerin doğru olabileceğini belirtir.
Şâfiî mezhebinde görüşlerin çok oluşunun bu mezhebin gelişmesine yardımcı olduğu söylenebilir. Çünkü bu mezhebte tercih kapısı sürekli olarak açık bırakılmıştır (Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında İslâm'daFıkhî Mezhepler Tarihi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 354 Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 355).

Şâfiî Mezhebinin Yayılması

Şâfiî mezhebi özellikle Mısır'da yayılmıştır. Çünkü mezhebin imamı hayatının son dönemini orada geçirmiştir. Bu mezhep Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Irak'ta da yayılmıştır. Çünkü Şâfiî fikirlerini yaymaya önce orada başlamıştır. Irak yoluyla Horasan ve Mâveraü'n-Nehir'de de yayılma imkânı bulmuş ve bu ülkelerde fetvâ ile tedrisatı Hanefî mezhebi ile paylaşmıştır. Bununla birlikte bu ülkelerde Hanefî mezhebi Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Abbasi yönetiminin resmi mezhebi olması nedeniyle hâkim durumda idi. Mısır'da yönetim Eyyübîlerin eline geçince Şâfiî mezhebi daha da güçlenmiş Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hem halk Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında hem de devlet üzerinde en büyük otoriteye sahip olmuştur. Ancak Kölemenler devrinde Sultan Zâhir Baybars Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında kadıların dört mezhebe göre atanması gerektiği görüşünü öne sürmüş ve bu görüş uygulanmıştır. Ancak bu dönemde de Şâfiî mezhebi o yörede diğer mezheplerden üstün bir mevkiye sahiptir. Meselâ; taşra şehirlerine kadı atama yetkisi ile yetim ve vakıf mallarını kontrol hakkı yalnız Şâfiî mezhebine ait idi.
Osmanlılar Mısır'ı ele geçirince Hanefi Mezhebi üstünlük kazandı. Daha sonra Mehmet Ali Paşa Mısır'a hâkim olunca Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerle resmi olarak amel etmeyi ilga etmiştir.
Şâfiî mezhebi İran'a da girmiştir. Günümüzde Şiî ekolü ile yanyana bulunmaktadır.
Günümüzde Anadolu'nun doğu kesiminde Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Kafkasya Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Azerbaycan Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Hindistan Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Filistin Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında Seylan ve Malaya müslümanları arasında Şafiî mezhebine mensup olanlar bir hayli fazladır. Endonezya adalarında ise hâkim olan tek mezhep Şâfiî mezhebidir (Ebû Zehra Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında a.g.e Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında 358 vd.).


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında

Şafii Mezhebi - Şafiliki Mezhebi Hakkında konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:00 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats