Bakimliyiz.Com

-   Soru Cevap (http://www.bakimliyiz.com/soru-cevap/)
Bakimliyiz.Com (http://www.bakimliyiz.com/)
-   -   Arılar Başkalaşım Geçirir Mi? (http://www.bakimliyiz.com/soru-cevap/113498-arilar-baskalasim-gecirir-mi.html)

elif 22-02-2013 05:40

Arılar Başkalaşım Geçirir Mi?
 
Arılar Başkalaşım Geçirir Mi?



BAL ARI'LARININ İLGİNÇ YAŞAMLARI

İç savaşlarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg toplu katliamlarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg gözünü kırpmadan adam öldüren insanlarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sokaklarda yatan çocuklarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg evi barkı olmadığı için soğuktan donan insanlarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg çocuk yaşta cinayet işleyenlerhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg aile içinde yaşanan problemlerhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg gençlik çetelerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yolsuzluklarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg …
Günlük yaşamın bir parçası haline gelen bu gibi toplumsal sorunlar düşünüldüğünde hepsinin temelinde ortak bir eksikliğin olduğu görülecektir. Bütün bu sorunların ortaya çıkmasına neden olan adaletsizlikhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg dolandırıcılıkhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sahtekarlıkhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg merhametsizlik gibi kötü ahlak özelliklerinin temelinde yatan da yine bu eksikliktir.
Bu önemli eksiklik insanların düşünmemeleri ve dolayısıyla gerçekleri görememeleridir. Bu gibi kişiler için ön planda olan kendi çıkarlarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kendi yaşamlarıdır. Çevrelerinde yaşananlar onları ilgilendirmez. Ara sıra düşündükleri sınırlı konular da yine kendileri ile ilgilidir. Bu nedenle kendi doğru ve yanlışlarının sınırları içinde bir yaşam sürerler. Günlük yaşamın akışı içinde yaptıklarını yeterli gören bu kişiler dünyada bulunuş amaçları gibi hayati önemdeki konuları akıllarına bile getirmezler.
Çevrelerindeki canlıların özelliklerinihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg nasıl olup da böyle kusursuz bir çeşitliliğin ortaya çıktığınıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kendi vücutlarınıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg gökyüzündeki dengeleri kısacası hiçbir şeyi düşünmezler.
kovandaki arılarla ilgili benzer işlerin tümü işçi arılar tarafından yapılmaktadır. Bir arı kovanında işçi arılarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kraliçe arı ve erkek arılar bulunur. Kovandaki hemen hemen her türlü işle görevli olan işçi arılardır. Bununla birlikte kraliçe arınınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kovanın devamlılığını sağlamak gibi son derece önemli bir görevi vadır. Erkek arılarınsa kovan içindeki tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kısa yaşam süreleri içinde bu görevlerini yerine getirirler ve hemen arkasından ölürler.
Arıların özelliklerinin detaylı olarak inceleneceği ayrıca arıların aralarında nasıl anlaştıklarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kovandaki on binlerce arının nasıl olup da problemsiz bir şekilde yaşadıklarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yönlerini nasıl bulduklarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg nasıl bal ürettikleri gibi daha birçok konu anlatılacaktır.
Arı kovanındaki hayat
Yirmi bin türden oluşan geniş bir familyaya sahip olan arılarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg hayvanlar dünyasındaki en çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahiphttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sosyal hayatları ile diğer pek çok canlıdan ayrılanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.
Bu kitabın konusu olan balarıları ise diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bir kraliçehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.
Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır. Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olurhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg onun dışında diğer dişiler erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yumurtlamadan başkahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar.
Erkekler isehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardırhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örmehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yiyecek toplamahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arı sütü üretmehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kovan ısısını düzenlemehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg temizlikhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.
Arı kovanındaki hayatın her aşamasında bir düzen vardır. Larvaların bakımındanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar. Diğer arıların yavrulara gösterdikleri özen ve sergiledikleri özverili davranışlar detaylı olarak incelendiğinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır.
Arıların yuvalarına gösterilen özen
Bazı canlı türlerinde yavruların bakımı diğerlerine göre daha fazla özen gerektirir. Özellikle yumurtahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg larvahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg pupa gibi değişik evrelerden geçerek erişkin hale gelen canlılardahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg her evrede farklı yönde bir bakım uygulanır.
Arılar da farklı büyüme evrelerinden geçerler. Arı yavrularıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sırasıyla larva ve pupa evrelerini tamamlayarak erişkin hale gelirler. Kraliçe arının yumurtaları bırakması ile başlayan bu dönem boyunca arı yavrularına son derece özenli ve dikkatli bir bakım uygulanır.
Arı kovanlarındaki yavruların bütün sorumluluğu işçi arılara aittir. İşçi arılar öncelikle kraliçenin yumurtlaması için peteklerin içinde özel olarak belirlenmiş bir bölgede kuluçka hücreleri hazırlarlar. Bu hücrelere yumurtlamak için gelen kraliçe arıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg hücrenin temizliğini ve uygunluğunu kontrol ettikten sonra her peteğe birer yumurta bırakarak ilerler.
Yumurtaların gelişimi için gerekli olan şartların sağlanmasındanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yumurtadan çıkacak larvaların ihtiyaçları olan besin maddelerinin temin edilmesinehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg hücre sıcaklıklarının sabit tutulmasındanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg özel hücre kontrollerine kadar pek çok şey özel olarak ayarlanır. İşçi arılarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg detaylı metodlar kullanarak larvalara çok dikkatli bir bakım uygularlar
İşçi Arıların Larvalara Uyguladıkları Titiz Kontrol
Kraliçe arının büyük bir hassasiyetle hücrelere yerleştirdiği arı yumurtaları yaklaşık 3 gün içinde gelişirler. Bu sürenin sonunda hücrelerden beyaz kurt şeklindeki arı larvaları çıkar. Yumurtadan çıkan bu canlıların gözlerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kanatları ve bacakları yoktur. Dış görünüş olarak balarısına hiç benzemezler.
İşçi arılar bu yeni doğmuş larvaları son derece dikkatli ve özenli bir şekilde beslerler. Öyle ki tek bir larvanın büyüme dönemi boyunca yaklaşık 10.000 kere işçi arılar tarafından ziyaret edildiği tespit edilmiştir.Larvalar yumurtadan çıktıktan sonraki ilk üç günleri boyunca arı sütü ile beslenirler. Larva dönemi arıların sürekli beslendikleri ve beden olarak en çok geliştikleri dönemdir. Arı larvaları bu dönemdeki düzenli beslenme sonucunda 6 gün içerisinde ilk ağırlıklarının 1500 katına kadar ulaşırlar

Kraliçe arının yumurtaları bırakmasından 3 gün kadar sonra kurt şeklindeki arı larvaları ortaya çıkar. Arı larvalarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg 6 gün içinde ilk ağırlıklarının 1500 katına ulaşır ve neredeyse bulundukları hücrelere sığmaz olurlar (solda). Bu noktadan sonra büyüme durur ve pupa aşaması başlar.(sağda)
Kovanda bulunan binlerce larvaya karşılık bir o kadar da dadı işçi arı vardır. Sürekli hareket halinde olan bu dadı arılar yumurtaları ve larvaları kolaylıkla kontrol altında tutarlar. Kovanda binlerce arı larvası olmasına ve bu larvaların beslenme şekillerinin günlere göre değişiklik göstermesine rağmen hiç karışıklık çıkmaz. Larvaların hangisinin kaç günlük olduğuhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg hangisinin ne ile besleneceği gibi detaylar işçi arılar tarafından hiç atlanmaz.
Bu son derece şaşırtıcıdırhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg çünkü hücrelerde kraliçe arı tarafından farklı dönemlerde bırakılan ve farklı büyüklüklere sahip olan pek çok yumurta vardır. Ve yavru arılar özellikle larva döneminde kaç günlük olduklarına göre bir beslenme programına tabi tutulurlar. Buna rağmen dadı arılar larvaların beslenmesinde bir problem yaşamazlar.
Arı kovanındaki özel hazırlanmış peteklerde büyümeye devam eden larvaların yedinci günlerinde şaşırtıcı bir olay gerçekleşir. Larva yemek yemeyi keser ve bakıcı arılar larvanın bulunduğu hücrenin ağzını mumdan yapılmışhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg hafif kubbeli bir kapak ile tamamen kapatırlar. Bu sırada larva da kendi ürettiği bir madde ile bulunduğu odanın içinde etrafına koza örerek kendini buraya adeta hapseder.
Arı larvaları bu şekilde pupa evresine bir geçiş yaparlar. Pupa döneminin detaylarına geçmeden önce dikkatle incelenmesi gereken noktahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg koza örülen maddenin yapısıdır.
Arı larvalarının kafalarında bulunan çift taraflı ipek bezleri sayesinde ürettikleri bu maddenin özelliği; hava ile temasa geçmesinden kısa bir süre sonra sertleşmesidir. Diğer bir özelliği ise içerdiği "fibroin" isimli protein sebebiyle kuvvetli bir bakteri öldürücü ve enfeksiyon önleyici etkisi olmasıdır. Arılar üzerinde araştırma yapan bilim adamlarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bu canlıların ördükleri koza sayesinde larvaların mikroplardan korunduklarını tahmin etmektedirler.
Kozanın örülmesinde kullanılan ağhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg farklı kimyasal maddelerin belirli oranlarda karışımından oluşmaktadır.
1-Elastik bir protein olan "Fibroin" % 53.67. (Bu bileşikhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg glikol (% 66.5)http://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg lösin (% 1.5)http://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arjinin (% 1)http://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg tirozin (% 10)'den meydana gelir.)
2-Jelatin yapısında yine bir protein olan "Serizin" % 20.36. (Bu madde serin (% 29)http://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg alanin (% 46) ve lösin (% 25)'den meydana gelmiştir.)
3-Diğer proteinler % 24.43
4-Mum % 1.39
5-Yağ ve reçine % 0.10
6-Renk maddesi % 0.05 6

Arı larvalarının koza ördükleri bu ipeğin formülü her arıda aynı şekilde üretilir. Milyonlarca yıldır bütün arı larvaları son dönemlerinde ördükleri kozalarında yukarıdaki formüle sahip olan ipeği kullanır. Ayrıca arı larvaları bu karmaşık yapılı maddeyi her zaman değilhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sadece ihtiyaçları olan büyüme dönemlerinde üretmeye başlarlar. Bunlar göz önünde bulundurularak düşünülecek olursa akla pek çok soru gelecektir. Örneğin larvaların vücudundaki bu kimyasal madde nasıl ortaya çıkmıştır? Gözühttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kanadıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg beynihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg olmayanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bir et parçasından farksızhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg henüz dünyayı hiç görmemişhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg nasıl şartlarda bir yaşam süreceğini bilmeyen bir larva kendi başına karar veriphttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg böyle bir şey oluşturabilir mi? Örneğin kimyasal maddenin koruyucu formülünü larvanın kendisi mi bulmuştur? Üretimini larva kendi kendine mi başarmıştır? Bu kimyasal maddeyi larvanın vücuduna kim yerleştirmiştir?

Soldahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bakımı başka canlılar tarafından sağlanan arı larvalarının anatomik yapıları görülmektedir. Bir et parçası şeklindeki böyle bir canlının kendi kendine karar vermesi ve gelişmesi için gerekli kimyasal maddeleri üretmesi kuşkusuz imkansızdır.

Yavru arıların gelişim aşamaları Elbette ki koza örmede kullanılan ipeğin oluşmasını; hareket bile etmeyenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bakımı başka canlılar tarafından sağlananhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg göremeyenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg duyamayanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sadece çok basit yaşamsal fonksiyonlara sahip olan larvanın kendisi sağlamış olamaz. Böyle bir şeyin iddia edilmesi elbette ki bilimsellikten ve akılcılıktan uzaklaşmak olacaktır. Çünkü bu iddia arı larvasının kimyasal madde oluşturabilecek bilgilere sahip olduğuhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg matematiksel hesaplar yapabildiği gibi çıkarımların kabul edilmesi demektir. Bu ise bilimsel olmaktan çok hayali bir iddia olacaktır.
Yalnız burada vurgulanması gereken son derece önemli bir nokta vardır. Söz konusu canlı şuur sahibi bir canlı olsa da değişen bir şey yoktur. Çünkü hiçbir canlının kendi vücudunda var olmayan bir sistemi kendi kendine oluşturması söz konusu değildir. Örneğin insanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg doğadaki akıl sahibi yegane varlıktır. Ama buna rağmen bir insanın çok basit formüllü de olsa bir kimyasal madde üretimini sağlayacak sistemleri kendi vücudunda oluşturması mümkün değildir. Bu durumda akıl ve bilinç sahibi insanların yapamayacağı bir şeyi bir böceğin yapabileceğini iddia etmek de kesinlikle akla ve mantığa sığmayacak bir davranıştır.
"Larvanın koza üretiminde kullandığı ipek nasıl meydana gelmiştir?" sorusunun cevabını verebilmek için öncelikle ipeği oluşturan maddeleri tekrar hatırlayalım. Bunlardan biri olan fibroin; glikolhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg lösinhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arjinin ve tirozin maddelerinin belirli oranlarda birleşmesiyle meydana gelen bir maddedir. İpeği oluşturan maddelerden başka biri olan serizin ise serinhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg alanin ve lösin'in çok hassas yüzdelerde biraraya gelmesiyle oluşur. Arı larvalarının koza örerken kullandıkları ipeğin yapısındaki maddeler sadece bu kadar değildir. Bundan başka mumhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yağ ve reçine gibi maddeler de ipeğin yapısında bulunmaktadır.
Görüldüğü gibi ipeğin oluşması için çok sayıda maddenin belirli oranlarla biraraya gelmesi gerekmektedir. Bir deney yapalım ve ipeği oluşturan maddelerden en basit yapılı olanını ele alarak bu maddenin kendi kendine oluşmasını bekleyelim. Ne kadar beklersek bekleyelimhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ne gibi işlemler yaparsak yapalım sonuç asla değişmeyecektir. Ve günlercehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg aylarcahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yıllarca hatta milyonlarca yıl boyunca beklense dehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg değil bu maddelerden tek bir tanesihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bu maddeleri oluşturan atomlardan tek bir tanesi bile tesadüfen oluşamayacaktır. Bu durumda koza örmede kullanılan ipeği oluşturan maddelerin her birinin tesadüfen ortaya çıktığını ve daha sonra yine tesadüfen biraraya gelerek ipek oluşturduklarını iddia etmekse tamamen akıl ve mantık ölçülerinden uzaklaşmak olacaktır.
İpeğin oluşumu bir arının yumurtadan çıkıphttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg uçabilir hale gelmesi için gerekli olan pek çok mekanizmadan sadece bir tanesidir. Larvanın arıya dönüşebilmesi için bütün mekanizmaların aynı anda bir bütünlük içinde çalışması gereklidir. Herhangi bir eksiklik arının gelişememesine yanihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ölümüne neden olacaktır. Bu da arı neslinin zaman içinde yok olması demektir. Bu durumda varılan sonuçhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arıların evrimcilerin iddia ettikleri gibi zaman içinde kendiliklerinden ortaya çıkmadıklarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bir anda tüm sistemleriyle birlikte var olduklarıdır.



Pupa Dönemi
İşçi arıların üzerine mumdan hafif kubbeli bir kapak örmeleriyle birlikte larvahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg pupa dönemine girer. Arı pupasıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bulunduğu hücrenin içinde 12 gün boyunca kalır.Bu süre içinde hücrede dıştan herhangi bir değişiklik gözlenmez. Oysa hücrenin içindeki pupa sürekli büyüme halindedir. Arı yumurtası kraliçe arı tarafından hücreye bırakıldıktan tam üç hafta sonra hücrenin kapağı yırtılır ve içinden uçmaya hazır bir şekilde balarısı çıkar. Bundan sonra pupanın dış yüzeyi ölü bir kabuk olarak hücrede kalır. Pupadan çıkan balarısı yaklaşık 6 hafta sürecek ömrüne bu hücrenin içinde geçirdiği gelişim evrelerinin sonucunda başlar.Balarısı hücreden ne larvaya ne de pupaya benzemeyenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bambaşka bir canlı olarak çıkar. Balarısınınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg son aşamanın tamamlanması ile birliktehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yaşamını devam ettirmek için ihtiyaç duyacağı sistemlerde hiçbir eksik olmadan pupadan çıkmasıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Arının herşeyi pupanınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yani küçük kapalı bir mekanın içinde oluşmuştur. Örneğin uzun uçuşlarında kullanacağı özel yapılı kanatlarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yapacağı işlere uygun tasarlanmış gözlerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg düşmanlarına karşı kullandığı iğnesihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg salgı bezlerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg balmumu üretmesini sağlayacak sistemihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg üreme sistemihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg polen toplamaya yarayan tüyleri kısacası bütün vücut sistemleri eksiksiz olarak arının pupa evresini geçirdiği kozanın içinde gelişir.

Bir arının tüm fiziksel özelliklerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg pupa evresindeki kapalı mekanın içinde oluşur. Pupadan çıkan bir arının kanatlarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg gözleri kısacası tüm vücut sistemi dış dünyadaki yaşamı için hazırdır.

Larvanın pupa içinde nasıl olup da bir arıya dönüştüğünü sorular sorarak inceleyelim. Arı yumurtalarının pupa dönemindeki büyüme evreleri ilk olarak nasıl ortaya çıkmıştır? Bu süreci belirleyen kimdir ya da nedir? Arının kendisi midirhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg evrimcilerin iddia ettikleri gibi tesadüfler midirhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yoksa hepsinin üstünde başka bir güç müdür?
Bu soruların cevabı aslında açıktır. Kozanın içindeki canlının dışarıda neye ihtiyaç duyacağını bilerek kendinde gerekli değişimleri oluşturduğunu iddia etmek anlamsızdır. Kendi kendine gelişen tesadüflerle bir canlıdaki gözhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sindirim sistemihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg enzimhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg hormon gibi yapıların oluşması kesinlikle mümkün değildir. Pupanın içine dışarıdan herhangi bir müdahalenin yapılması ise söz konusu bile değildir.

Her balarısıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bulunduğu hücrenin içinden bütün vücut yapıları tamamlanmış olarak çıkar. Ne tesadüfler ne de arının kendisi böyle bir oluşumu gerçekleştiremez.

Hücresinin kapağını açarak dışarı çıkan bir arının tüyleri ilk anlarda ıslaktır.
Bir süre sonra bu tüyler kurur ve arı kovan içindeki görevlerini yerine getirmeye başlar.

Pupa evresinde arının her organının eksiksiz bir şekildehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg tam gerektiği fonksiyonlarla tamamlanmasını sağlayan ne tesadüfler ne de arının kendisidir.
İŞ BÖLÜMÜ VE KOVAN DÜZENİ
Bir kovanda sayıları 10.000 ile 80.000 arasında değişen arı yaşar. Birarada yaşayan arı sayısının fazlalığına rağmen aralarındaki kusursuz iş bölümü ve disiplin sayesindehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kovandaki işlerde hiçbir aksama olmaz ve kovan içinde hiçbir kargaşa da yaşanmaz.
Arılar arasındaki düzen son derece dikkat çekicidir. Bu nedenle bilim adamları kovandaki düzenin nasıl sağlandığıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg iş bölümünün neye göre belirlendiğihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bu kadar kalabalık bir topluluğun nasıl olup da rahatlıkla birlikte hareket ettiği gibi sorulardan yola çıkarak arılar üzerinde çok detaylı araştırmalar yapmışlardır. Elde ettikleri sonuçlar araştırmacılar açısından son derece düşündürücü olmuştur. Özellikle canlıların tesadüfen ortaya çıktığını iddia eden evrim savunucuları bu sonuçlar üzerine teorilerinin içine düştüğü çelişkileri sorgulamak zorunda kalmışlardır.
Evrim teorisinin temel iddialarından olan "yaşam mücadelesi" kavramı evrimciler tarafından sorgulanan çelişkilerden sadece bir tanesidir. Evrimcilere göre doğadaki her canlı kendi çıkarlarını korumak için savaşır. Ayrıca bu çarpık anlayışa göre bir canlınınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yavrularına bakma sebebi de neslini devam ettirme isteğindenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yani içgüdüsünden başka bir şey değildir. Zaten evrimcilere göre açıklayamadıkları tüm canlı davranışlarının sebebi "içgüdü"lerdir. Bu içgüdülerin nasıl ortaya çıktığı sorusunun mantıklı bir cevabı ise evrimciler tarafından verilememektedir.

Evrimciler içgüdünün doğal seleksiyon denen evrim mekanizması ile kazanılmış bir özellik olduğunu iddia ederler. Doğal seleksiyonhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg "bir canlı için faydalı olan her türlü değişimin diğerlerinin arasından seçilerek o canlıda kalıcı hale gelmesi ve bu şekilde bir sonraki nesle aktarılması" anlamına gelmektedir. Ancak dikkat edilirse burada kastedilen seçimin yapılması için bir bilinç ve bir karar mekanizması gerekmektedir. Yani bir canlının önce bir davranışta bulunmasıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ardından bu davranışın kendisine uzun vadede çok ciddi yararlar sağlayacağını tespit etmesi ve ardından da yine bilinçli bir kararla bu davranışı sürekli hale getirerek "içgüdüleştirmesi" gerekmektedir. Ancak kuşkusuz böyle bir karar mekanizması doğadaki canlılardan hiçbirine ait olamaz. Değil kendileri için yarar getirecek olan bir davranışı seçip sürdürmelerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg onların kendi içinde bulundukları durumdan dahi haberleri yoktur.
Örneğin bu içgüdü konusunu bir önceki bölümde incelediğimiz koza örme örneği üzerinde düşünelim. Söz ettiğimiz gibihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg belirli bir vakit geldiğinde işçi arılar peteğin tepesini kapatırkenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg larva da kendi etrafına kozasını örmektedir. Ve Afrika'da yaşayan dahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg Avustralya'da hayatını sürdüren de olsa tüm balarılarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg milyonlarca yıldır aynı işlemi yerine getirmektedirler. Yani buhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg tüm balarılarının sahip olduğu bir içgüdüdür. Peki ama arı larvaları ve işçi arılarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg larvalar için en uygun gelişme ortamının kozanın içi olacağını nasıl tespit etmişlerdir? Bunları kendi hesaplamaları ve seçimleri ile yapmaları mümkün müdür?
İşte bu noktada evrimcilerin kendi içlerinde büyük bir çelişkiye düştükleri açığa çıkmaktadır. Çünkü iddia ettikleri gibi bir seçimi ancak üstün bir güç sahibi yapabilir; ancak bilinçli bir varlık bu canlılara tam ihtiyaçları olan özellikleri ve içgüdüsel davranışları verebilir. Bunu kabul etmekse bir Yaratıcı'nın varlığını kabul etmek demektir. Yanihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg doğadaki kusursuz tasarım Allah'a aittir ve canlıların "içgüdü" olarak tanımlanan tüm davranış biçimleri Allah'ın onlara ilhamıdır. Evrimciler de aslında bu gerçeğin farkındadırlar. Arı gibi küçük ve bilinçsiz bir canlının bu olağanüstü yeteneklere kendi iradesiyle sahip olamayacağını onlar da bilirler. Ama evrimciler Allah'ın üstün gücünü gördüklerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg kendi iddialarının imkansızlığının da farkına vardıkları halde teorilerini savunmaktan vazgeçmezler.
EVRİMCİLERİN İTİRAFLARI
Bilim adamlarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg doğadaki canlıları incelediklerinde bir değilhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg iki değilhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yüzlercehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg binlerce hatta milyonlarca canlı türününhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg birbirinden çok farklı yaratılış delilleri ile karşılaşmışlardır. Ve bu yüzden de içgüdü iddialarının anlamsızlığını defalarca itiraf etmek zorunda kalmışlardır.
Genetikçi Gordon Taylor'ın aşağıdaki sözü evrimcilerin içinde bulundukları bu çıkmazı açıkça ortaya koymaktadır:
İçgüdüsel bir davranış ilk olarak nasıl ortaya çıkıyor ve bir türde kalıtımsal olarak nasıl yerleşiyor diye sorsakhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bu soruya hiçbir cevap alamayız.
Charles Darwin'in oğlu Francis Darwinhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg The Life and Letters of Charles Darwin isimli kitapta babasının bu konuda yaşadığı zorlukları şöyle anlatmıştır:
Çalışmanın (Türlerin Kökeni'nin) 3. Bölümü'nde birinci kısım tamamlanıyor ve hayvanların alışkanlıkları ile içgüdülerindeki varyasyonlardan söz ediyor... Bu konunun yazının başlangıç kısmına dahil edilmesinin sebebihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg içgüdülerin Doğal Seleksiyon'la gerçekleştiği fikrini imkansız olarak değerlendiren okuyucuların aceleyle reddetmemesini sağlamak. Türlerin Kökeni'nde yer alan "İçgüdüler Bölümü" özellikle teorinin en ciddi ve en açık zorluklarını içeren konu".
Evrim teorisinin içgüdüler karşısında içine düştüğü durum Charles Darwin tarafından çeşitli şekillerde itiraf edilmiştir. Örneğin Darwin hayvanlardaki içgüdülerin teorisini yıktığını Türlerin Kökeni adlı kitabında şöyle ifade etmektedir.
İçgüdülerin çoğu öylesine şaşırtıcıdır kihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg onların gelişimi okura belki teorimi tümüyle yıkmaya yeter güçte görülecektir.
Yine Charles Darwin başka bir ifadesinde içgüdülerin gelişemeyeceği hakkında şöyle söylemektedir:
Şu tahmin üzerimde ağır basıyor. İçgüdülerhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yapılar kadar hassas bir değişime uğramıyorlar. Kitabımda da belirttiğim gibihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg içgüdü veya yapının ilk olarak bilinçsiz aşamalarla değişmesini anlayabilmek oldukça zordur.
Teorinin kurucusu olan Darwin canlılarda görülen karmaşık ve faydalı davranışların doğal seleksiyon yoluyla kazanılmış olmasının imkansız olduğunu da çok defalar itiraf etmişti. Ancak saçma olmasına rağmen bu iddiayı neden sürdürdüğünü de şöyle açıklamıştı:
Sonundahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yavru guguğun üvey kardeşlerini yuvadan atmasıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg karıncaların köleleştirmesi… gibi içgüdülerihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg özellikle bağışlanmış ya da yaratılmış içgüdüler olarak değil dehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bütün organik yaratıkların ilerlemesine yol açan genel bir yasanınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yani çoğalmanınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg değişmeninhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg en güçlülerin yaşamasının ve en zayıfların ölmesinin küçük belirtileri olarak görmekhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg mantıklı bir sonuç çıkarma olmayabilirhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ama benim hayalgücüm için çok daha doyurucudur.
Evrim teorisinin savunucularıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg üstün bir Yaratıcı'nın varlığını kabul etmemek uğruna her türlü yola başvurabilmektedirler. Nitekim teorinin kurucusu Charles Darwinhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yukarıdaki sözlerindehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg içgüdülerin yaratılmış olduğunu kabul etmemenin mantıksız olabileceğinihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ama yine de hayalgücüne dayanarak inkarda diretmenin kendisi için daha "doyurucu" olduğunu ifade etmiştir. Buradan çıkan sonuçhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yukarıda verdiğimiz ayette geçenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg "vicdanen kabul ettiği halde inkar etme" saplantısının açık bir örneğidir.
Charles Darwin'in örnek olarak verdiği guguk kuşlarının ve köleci karıncaların ortak özellikleri; amaçları doğrultusunda bir taktik belirlemek ve bu taktiğe uygun planlar yaparakhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg bunları eksiksiz uygulamaktır. Başka bir canlıyı kandırmak için taktik belirlemekhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg karşı tarafın zayıf noktalarını tespit ederek içten çökertecek planlar yapmak gibi özellikler ancak akılhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg planlama ve muhakeme yeteneği sonucunda gerçekleşecek özelliklerdir. Oysa ne karıncalar ne de guguk kuşları akla ve muhakeme yeteneğine sahip değildirler. Bu konularda bir eğitimden geçmemişlerdir. Uyguladıkları taktikleri başkalarından da öğrenmemişlerdir. Bu konuyla ilgili bir bilgi birikimine de sahip değildirler. Hiçbir şekilde düşünme yeteneği olmayan bu canlılar sahip oldukları özelliklerle birlikte yaratılmışlardır.

Balarılarının bilinçli davranışları Darwin’i açmaza sürükleyen konulardan biridir. Ama yalnızca balarıları değil birçok canlının bilinçli davranışlarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg evrim teorisi tarafından açıklanamaz. Örneğin dişi guguk kuşları yumurtalarını farklı türde bir kuşun yuvasına bırakarak büyütürler. Ve bu şekilde yumurtaların bakımını başka kuşların üstlenmesini sağlamış olurlar. Yuvadaki diğer yumurtalardan önce dışarı çıkan yavru guguk kuşu –yuvaya sonradan dahil olmasına rağmen –ilk iş olarak yuvadaki diğer yumurtaları aşağıya atar. Bunu yaparken de yuvanın asıl sahibi olan kuşun yuvada bulunmadığı zamanı seçer. Yavru guguk bu şekilde kendisini garanti altına almış olur. İşte Darwin’i zorda bırakan olaylardan birihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yavru gugukların doğar doğmaz yaptıkları bu bilinçli harekettir.
Aynı şekilde bazı karıncaların başka karınca türlerinin larvalarını kaçırarak köleleştirmesi de Darwin’i çıkmaza sürükleyen hayvan davranışlarındandır. Köleci karınca olarak adlandırılan bu karıncaların en önemli özellikleri savaştıkları koloninin larvalarını çalarakhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg daha sonra bu larvaları kendi işlerinde kullandıları köleler haline getirmeleridir. Köleci karıncalar bunu yaparken karşı koloninin salgıladığı alarm kokusunu taklit ederek savaştıkları koloni üyelerinin paniğe kapılmasını sağlarlar. Bu sayede saldırıya uğrayan koloninin üyeleri kaçarkenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg köleci karıncalar da köle olarak kullanacakları larvaları ve besin depolarını ganimet olarak alırlar.
Yukarıdaki resimlerde dişi guguk kuşu (ilk resim)http://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yavru guguk diğer yumurtayı yuvadan atarken (ikinci resim) ve yumurtanın bırakıldığı yuvanın asıl sahibi kendisinden büyük yavruyu beslerken (üçüncü resim) görülüyor.
En sondaki resimde köleci karıncalar görülüyor. Hayvanlardaki şuurlu davranışlarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg canlıların tesadüfen ortaya çıktığı düşüncesini savunmaya çalışan evrim savunucularını zor durumda bırakmaktadır. Öyle ki bu konuda yaptıkları açıklamalarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg evrimin geçersizliğini ortaya koyan birer itiraf niteliği taşımaktadır.
"İçgüdü" İddiasına Balarılarından Bir Darbe
Evrimciler ne kadar görmezlikten gelseler de doğadaki canlıların davranışlarıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg onların iddialarını yalanlamaktadır. Balarıları da yaşadıkları sosyal düzenlehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sahip oldukları bilinçli davranışlarla evrimci iddialara darbe vuran canlılardandır.
Arı kovanlarında asla evrimcilerin iddia ettikleri gibi bir "yaşam savaşı"na rastlanmamaktadır. Tam tersine arılar arasında son derece fedakar ve işbirliği içinde davranışlar vardır. Kovandaki genel düzen dikkate alınarak yapılacak bir karşılaştırma arıların akıllıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg fedakar ve disiplinli davranışlarının bu canlıların kendilerinden kaynaklanmadığınıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg tesadüfen de oluşamayacağını anlamak için yeterli olacaktır.
Sayı olarak bir kovandaki arıların sayısı kadar insanın biraradahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg aynı mekanda yaşadığı ve bu kişilerin her türlü ihtiyaçlarını kendilerinin karşıladıkları düşünülecek olursahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arıların yaptıkları işin ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bir arı kovanındaki en alt limiti dikkate alarakhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg 20.000 kişinin birarada kapalı bir alanda yaşadığını varsayalım. Temizlikhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg beslenmehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg güvenlik ve bunlara benzer daha pek çok konuda çok fazla problem çıkacaktır. Tam anlamıyla bir düzen ancak kuvvetli bir organizasyonla yapılan işbölümünden sonra sağlanacaktır.
Kısacası arıların kurduğu düzeni insanların kurması oldukça zahmet gerektiren bir işlemdir. Oysa bir arıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg hücresinden ilk çıktığı andan itibaren bu düzeni nasıl sürdüreceğinihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg düzendeki görevinihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg neredehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ne zamanhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg nasıl davranması gerektiğini bilir. Üstelik bu canlıları yönlendirenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg onlara neler yapmaları gerektiğini bildiren başka arılar yoktur. Bu canlılar hiçbir eğitim de almazlar ama son derece disiplinli bir şekilde görevlerini yerine getirirler.
KOVANIN EN ÇALIŞKAN ELEMANLARI: İŞÇİ ARILAR
Kovandaki işlerin aksamamasında ve düzenin sağlanmasında en büyük etken işçi arılardır. Sayının çokluğu nedeniyle arı kovanlarında yapılması gereken çok fazla iş vardır. Yavru arıların bakımıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg temizlikhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg beslenmehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yiyecek toplama ve depolamahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg güvenlik gibi pek çok işten işçi arılar sorumludur. Kraliçe gibi dişi olan işçi arılar hücrelerinden çıkar çıkmazhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg büyük bir hızla kovanın işlerine koyulurlar. İşçi arıların görevlerinin detaylarına geçmeden öncehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg yaptıkları belli başlı işler şöyle maddelendirilebilir:
1. Kovanın temizliği
2. Arı larvalarının ve yavrularının bakımı
3. Kraliçe arı ve erkek arıların beslenmesi
4. Bal yapılması
5. Peteklerin inşası ve onarım işleri
6. Kovanın havalandırılması
7. Kovanın güvenliği
8. Nektar (bal özü)http://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg polen (çiçek tozu)http://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg suhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg reçine gibi malzemelerin toplanması ve depolanması
On binlerce arının yaşadığı kovandaki düzenhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg her bireyin üzerine düşen görevleri tam olarak yerine getirmesi ile sağlanmaktadır. Peki kovanda nasıl bir düzen vardır? Arılardaki görev dağılımı nasıldır ve neye göre belirlenmektedir?
Bu soruların cevaplarını araştıran Alman böcek bilimci Gustav Rosch yaptığı bir dizi deney sonucundahttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg işçi arıların kovanda aldıkları görevlerin yaşlarıyla bağlantılı olduğunu keşfetmiştir. Buna göre işçi arılar hayatlarının ilk 3 haftasında birbirinden tamamen farklı görevler alırlar.Bu dönemler;
- Birinci dönem: 1. ve 2. gün
- İkinci dönem: 3-9. günler
- Üçüncü dönem: 10-16. günler
- Dördüncü dönem: 17-20. günler
- Beşinci dönem: 21. gün ve sonrası olarak gruplanabilir.
Gerçekte arıların görevlerinin belirlenmesinde sadece yaş etken değildir. Her arının belli sorumlulukları olmasına rağmen acil durumlarda arılar hemen görevlerinde değişiklik yapabilirler. Buhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arı kovanı gibi kalabalık bir topluluk için son derece önemli bir avantajdır. Eğer arılar arasındaki görev dağılımı katı kurallara bağlı olsaydıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg beklenmeyen bir olayla karşılaşıldığında koloni zor durumda kalabilirdi. Örneğin kovana büyük bir saldırı olduğunda sadece gardiyan arılar savaşa katılsalardıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg diğerleri kendi işlerine devam etselerdi elbette ki bu kovan açısından tehlikeli olurdu. Oysa böyle bir durumda koloninin büyük bir bölümü savunmaya katılır ve öncelikle kovan güvenli hale getirilir.
Aslında arıların ani görev değişimleri sağlık konusunda görev yapan bir kişininhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg birdenbire mimarlık ya da mühendislik yapar hale gelmesinden farklı değildir. Burada bir karşılaştırma yapalım ve öncelikle insanlar için düşünelim. Değişik konularda görev alabilen kişiler zeki olarak nitelendirilirler. Bir insan için normal olan bu özellikler bir böcek için söz konusu olduğunda elbette durum değişmektedir. Çünkü insanlar değişik alanlarda eğitim alarak ya da belli bir tecrübe neticesinde bir bilgi birikimi ve deneyim kazanabilirler. Ama burada söz konusu olan arılardır. Arıların yetenekleri ve bilgi birikimleridir. Bunun olağanüstü bir durum olduğu açıktır. Bu durumda şu soruyu sormak gerekir: Arılardaki bilgi birikimi ve yeteneklerin açıklaması nedir? Onlara kim tarafından verilmiştir?
Arılardaki bu yeteneklerin nedeni evrim teorisi savunucularına göre ya tesadüflerdir ya da "tabiat ana"nın onlara bir hediyesidir. Evrimciler doğa ya da tabiat ana olarak nitelendirdikleri gücün arıları usta birer mimarhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg usta birer bakıcıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg usta birer bal üreticisi haline getirdiğini iddia ederler. Oysa kuşlarınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg böceklerinhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg sürüngenlerinhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg ağaçlarınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg taşlarınhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg çimenlerinhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg çiçeklerin oluşturduğu "doğa " kavramı tesadüfleri kullanarak bir arı meydana getiremez. Bir arının kanadınıhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arılardaki peteklerin hepsini aynı ölçülerde altıgenlerden yapabilecek bir yeteneğihttp://www.maxihayat.net/maxiforum/i...ies/virgul.jpg arıların üreme sistemini kısacası arının tek bir vücut parçasını bile yaratamaz.

Misafir 01-03-2016 01:05

Daha kısa olsaydı iyiydi


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 01:17 .

Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.