bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 28-02-2013, 11:19   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar

Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar


İMAM CEVHERİ

Gazneliler Devleti’nin sınırları içinde Maveraünnehir denilen Türk ülkesinin Farab (Otrar) şehrinde doğan Türk asıllı büyük bilim adamı Cevheri’nin babası Hamid oğlu İsmail’dir.Cevheri gençliğinden itibaren seyahati seven bir bilgin olarak tanınır.Arapça üzerine bilgisini artırmak için Irak ve Hicaza gitmiş ve eski ve saf arapça konuşan kabileler arasında yaşamıştır.Arap kültürü ve dili üzerine yaptığı geniş araştırmalardan sonra en büyük arabça sözlüklerden birini Cevheri yazacaktır (Kitâbu’s – Sıhah) yine o zamanın büyük bilim merkezlerini Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Iranı ve Şamı ziyaret etti Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar oradaki bilginlerle ilişkiler kurdu.Diğer bilim dallarında çalışırken de bir yandan zamanın hattatlarının en ünlüleriyle kıyaslanacak kadar bu sanata da hakim oldu.

İlâhiyat ve edebiyat konularının yanıda Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarfizik Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlartabii bilimler ve riyaziyeye de merak sardı. Nihayet Horasan’da Nişabur şehrine yerleşerek Büyük Cami’de halka ve öğrencilere bilgilerini öğretmeye başladı.Müderrislik yaparken Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarBüyük Cami’nin de imamlık görevini yapıyordu.Dilbilgisi ve sözlük kitaplarını bu devrede yazdı.Güzel el yazısı ile yazdığı Kur’anları ve diğer eserlerini satarak hayatını kazanıyordu.Sıhah isimli once Piri Mehmed Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sonraları Vankulu tarafından Türkçeye çevrilen ve İbrahim Müteferrika matbaasının ilk kitabı olarak basılan kıymetli sözlüğü en tanınmış eseridir.

Fenle uğraştığı zamanlarda büyük kuşların kanat çırpmadan yükseklerden süzülerek uçuşlarınıda dikkatle izliyor ve bugün maalesef elde olmayan hesaplar yapıyordu.Bir gün (M.S. 1002 yıllarında) Nişabur’daki caminin damına çıkarak halka şu hitapta bulundu :

"Ey ahali bu dünyada emsali bulunmayan bir eser keşfettim Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlargelecek insanlar için bir ilmi tasavvuru nasib olmadı".Toplanan halk hayretle imamı ve müderrislerini dinlediler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarbazıları aklını kaybettiğini zannettiler.Vücudunu iplerle iki büyük satıh bağladı ve uçacağını ilan etti ve kendisini boşluğa bıraktı.Kanatsatıhları maalesef Cevheri’yi taşımadılar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarşiddetle yere çarparak vefat etti.Cevheri’nin bu haraketi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarzamanında çok garip karşılanmıştır.Cevheri bilinen ilk Türk Hava şehididir.( 1971 basımı Havacılık Tarihinde Türkler kitabından...)

HEZARFEN AHMET ÇELEBİ

XVII.yüzyılda yaşamış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar1623-1640 yılları arasında saltanat süren Murat IV. zamanında uçma tasarısını gerçekleştirmiş ve geniş bilgisinden ötürü halk arasında “binfenli” anlamına gelan “Hezarfen” lakabıyla anılmıştır.Evinde deneylerle uğraşıp Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarçeşitli konularda araştırmalar yapmaktan usanmayan yiğit Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarakıllı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlaryürekli bir kişi olduğu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarkendisiyle ilgili gerçekler arasındadır.

“İlk uçan adam” Hezarfen Ahmet Çelebi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarçağından yüzyıllarca önce aynı düşünceyi gerçekleştirmeye çalışmış İmam Cevheri adlı bir başka Türk bilginini örnek alarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarbugünkü hava taşıtlarının ilkel şeklini gerçekleştirmiştir.

Hezarfen Ahmet Çelebi Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarCevheri’nin başarısızlıkla sonuçlanan deneyi üzerinde uzun süre düşünmüş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarözellikle hava akımları ve kuşların uçuşunu inceleyerek kendi çalışmalarını onun bıraktığı yerden alıp geliştirmiştir.

Tarihi uçuştan önce kanatlarının dayanıklılık derecesini saptamak üzere Okmeydanı’da deneyler yapmış ve bir sabah kıyılarda biriken İstanbul halkının gözleri önünde Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarGalata kulesinden kendisini boşluğa bırakmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar rüzgardan faydalanarak yani uçarak Boğazı aşmış ve Üsküdar semtinde Doğancılar meydanı'na inmiştir.

Sarayburnu’nda Sinanpaşa köşkünde bu durumu seyreden ve deneyin başarıyle sonuçlandığını gören Murat IV. Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarAhmet Çelebi’yle önce yakından ilgilenip Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarhatta Evliya Çelebi'ye göre “bir kese de altınla” sevindirdikten sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar"Bu adem pek havf edilecek bir ademdir Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar her ne murad ederse elinden gelür Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarböyle kimselerin bakaası caiz değil" diyerek Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bu derece bilgili ve becerikli bir adamı Cezayir’e sürgün etmiştir.Hezarfen Ahmet Çelebi Cezayir'de ölmüştür...

LAGARİ HASAN ÇELEBİ

IV.Murat’ın kızı Kaya Sultan’ın doğduğu gece (1633) onuruna Sarayburnu’nda yapılan şenlikler sırasında kendi icadı olan 50 okka barut macunuyla dolu ve 7 kollu bir büyük fişeğe bindi.
Yardımcıları tarafından ateşlenen fişekle gökyüzüne fırlatılan mucit Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlaruçma hünerini gösteren ilk Türk oldu.
Fişeğinin barutu bitince Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarönceden hazırladğı kanatları açıp Sinanpaşa sarayı önünde denize yumuşak iniş yaptı.Bu şaşırtıcı gösteri üzerine padişah tarafından Sipahi ocağı’na alınarak ödüllendirildi.Kırım’da Selamet Giray Han’ın buyruğunda öldü...

Günümüz bilgileri Lagari Hasan Çelebi'nin 16 - 20 saniye arasında 250 - 350 metre arasında bir irtifaya çıkmış olabileceğini ortaya koymaktadır.

OF'LU VELİ DİREKO

XIX.yüzyılın başlarında Karadeniz’de Of kasabasında yaşıyan bir medrese talebesinin planör gibi bir aletle deneme yaptığı iddia edilir.Dernek bucağının Arşala köyünün Ahtanos mahallesinde Veli Direko adlı bir hoca vardı.Bu hocanın yani medrese talebesinin astronomi ile uğraştığı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarşimşir ağacından saatler yaptığı bugün bile oralarda iddia edilmektedir.Aynı köyün yakınında Ahburun’da çok yakın arkadaşı Derelioğullarından Ali’nin oğlu Ahmet Hoca oturmaktadır.İki hoca iyi arkadaştır Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarsık sık buluşmakta ve ilmi çalışmalar yapmaktadırlar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarfakat iki hocanın oturduğu yerler 4 km . mesafede dağlık ve engebeli arazi ile ayrılmıştır.Veli Hoca arkadaşına hep bu yoldan şikayet etmekte Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlaryorulduğundan bahsetmektedir.Bir yaz Ahmet le Veli Hoca yaylada kuşlar gibi uçmak için denemelere girişeceklerdir.Karadenizden gelen martıları seyrettiler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarbu arada vurdukları bir kartalın kanadını Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlargövdesini Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarkuyruk ölçüsünü Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarağırlığını iyice tettik ettiler ve neticede kösele Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlartahtalar ve yaylardan müteşekkil bir nevi kanat yaptılar.Veli Hoca kanadını sırtına geçirdi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar400 m. aşağıda 2 km. Mesafedeki Ahburn’a doğru uçtu;fakat hedefini tutturamamakla beraber zorlukla 200 m. aşağıda bir yere indi.

Hocalar denemelerine devamla Of deresini aşma tecrübelerini yaptılar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarfakat mahallin hükümet temsilcileri hocaların çalışmalarını durdurmuştur. Hocalar epey sıkıntı çektiler.Bugün Ahmed Direko Hocanın hiçbir ahfadı yoktur Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarfakat yardımcısı ve arkadaşı Ahmet hocanın 75 yaşında bir torunu hayattadır Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarbu rivayeti teyid etmektir.Civar halkı da olayı ihtiyarlarından duyduklarını söylemişlerdir.( 1971 basımı Havacılık Tarihinde Türkler kitabından...)

BEBEK'Lİ ATIF BEY

Bebekli Atıf bey Sultan Abdülaziz’in tahta çıkışına rastlayan 26 Haziran 1861 günü kolej bahçesinden uçmuştur.

Bebekli Atıf bey orada doğmuş ve büyümüştür.Teknik araçlara meraklı olan bu zat Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar1861 yılında bir tayyare tipi icat etmiştir.Bazı aksamı adeta mukavva inceliğinde gürgen ağacından ve parçaları ise ince saçtan yapılmıştı.Kanat Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarkuyruk ve pervanesi vardı.Pervanenin dönüşü ayak hareketiyle Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlardenge ise kuyruk ve kanattaki dümenlerin hareketi ile sağlanacaktı.

Atif bey bir gün Bebek halkına uçacağını iddia etti.O tarihte Bebek’te bulunan Protestan bahçesindeki setin üzerine çıktı.Kollarını kanatlara Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarayaklarını kuyruğa geçirerek pervaneleri döndürmeye başladı ve kendisini setten aşağıya salıverdi.Yükselemedi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarfakat ufki olarak 10 m. süzüldükten sonra düştü; biçare kollarından Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarbacaklarından ve vücudunun bir çok yerinden yaralandı.İngiliz okulundan 4-5 öğretmen kaza yerine koşarak zavallının ilk tedavisini yaptılar.Hemşerileri ise "budala mirasyedi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarbabasından kalan beş on kuruşu böyle olmıyacak şeylere sarf ile yedi gitti" diye safahat ve delilik izafe ettiler.Bu husustaki bilgiyi o zaman Bebek’te yaşamış olan Recai–zade Ekrem bey hatıralarından kaydetmiştir.
( 1971 basımı Havacılık Tarihinde Türkler kitabından...)

FESA EVRENSEV

1878'de İstanbul'da Gedikpaşa'da doğan Fesa Evrensev Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarGalatasaray Lisesi'nde okudu. Daha sonra Harp Okulu'na girdi. 1899 yılında Süvari Teğmeni olarak mezun oldu. Süvari Dairesinde hizmette bulunduğu sırada zamanın meşhur Bekirağa Bölüğünde 97 gün hapis yattı ve Erzincan'a sürgüne gönderildi. 1908 Meşrutiyetinin ilanından sonra tekrar İstanbul'a alındı ve Süvari Bölük Komutanlığı görevine getirildi.

1911 yılında orduda pilot olmak için eleman arandığı sırada Yüzbaşı olan Fesa Bey Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlaradayların başında yer aldı. Yapılan sınavı birincilikle kazanarak Fransa'ya uçuş eğitimine gönderildi. 1912 yılında yurda döndüğünde Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1 no'lu uçuş brövesi kendisine verildi

Balkan savaşı'nda çeşitli uçuş görevleri ve bu arada filo komutanlığı da yaptı. Birinci Dünya Savaşı başlayınca Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarKafkas Cephesine atandı. Fakat Kafkasya'ya giderken Karadeniz'de Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarAmasra açıklarında Ruslar bulunduğu gemiyi batırdılar. Ve gemide bulunanların tamamını esir aldılar. Beş yıl Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarSekiz ay Sibirya'daki esaret hayatından sonra kaçarak Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarHaziran 1920'de yurda döndü. Doğu Cephesinde Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarBüyük Taarruz'dan önce de Batı Cephesinde hizmetler gördü. Savaştan sonra İzmir'deki Hava Okulu'na öğretmen olarak atandı. Kasım 1925'te 47 yaşında ve binbaşı rütbesinde iken kendi arzusu ile emekli oldu.

1933 yılında;Türkiye'nin ilk pilotu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlaryine Türkiye'nin ilk hava taşımacılığı teşkilatı olan Hava Yolları Devlet İşletme İdaresi'nin başına müdür olarak getirildi. Bu hizmette bir yıla yakın bir zaman kaldıktan sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarömrünün kalan yıllarını Türk Hava Kurumu'na verdiği hizmetler ile geçirdi. 9 Nisan 1951'de İstanbul'da vefat etti.

TAYYARECİ FETHİ BEY

Tayyareci Fethi bey 1907 yılında Bahriye Mektebi'ni bitirdi. Mesleğinde ilerlemek için 1911 yılında gittiği İngiltere Bristol Uçak Fabrikası'nda aldığı havacılık eğitiminden dönünce yüzbaşılığa yükseldi. Bir süre İstanbul'da çeşitli gösteri uçuşları gerçekleştirdi.
Tayyareci Fethi Bey ve yardımcısı Sadık Bey MUAVENET-İ MİLLİYE isimli BLERIOT XI/B Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçağı ile İstanbul-İskenderiye uçuşunu gerçekleştirmek için 8 ŞUBAT 1914 de uçuşuna başladı.Konya Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ulukışla Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Adana Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Humus ve Şam üzerinden İskenderiye'ye uzanan bir hava yolculuğunu gerçekleştirmek isterken Şam'ın Taberiye ilçesi şimiriye bucağı yakınlarında düşerek Türk havacılık tarihinin ilk şehidi oldu. Mezarı Şam yakınlarında Selahattin Eyyubi Türbesi'ndedir…

" Aslan uçtu " diye söylenir methi ;
Bu kutsal toprağın çocuğu Fethi..
Kahrolur darbanla elbet her zeman
Olursa bakış yan ve maksat eğri ;
Bak ; Fethiye oldu sayende Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Meğri Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar
Kartalım ! gölgende hürdür bu vatan .
Behçet Kemal Çağlar

TAYYARECİ VECİHİ HÜRKUŞ

Vecihi Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar İstanbul Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Arnavutköy Akıntıburnu’ndaki yalıda Rum’ların haçı suya attıkları gün olan 6 Ocak 1896 (1311) tarihinde doğdu. Babası İstanbul’lu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar annesi Vidin’de doğmuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar üç yaşında İstanbul’a gelmiş Zeliha Niyir Hanım’dır. Üç yaşında iken babası ölmüş. Çok genç yaşta dul kalan annesi ile geniş bir ailenin içinde amcalar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar halalar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar enişteler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yengeler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ağabeyler ve ablalar ile birlikte büyümüş. Bir süre sonra Harbiye’de eskrim ve resim hocası olan amcası Şekür Bey’in yanına sığınmışlar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sonra da annesi ve kardeşleriyle Üsküdar’a yerleşmişler.

Üç kardeşin ortancası olan Vecihi çok canlı ve hareketli bir çocuktu. İlkokulu Bebek’te okudu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Üsküdar’da Füyuzati Osmaniye Rüştiye’sinde ve Üsküdar Paşakapısı İdadi’sinde okudu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sanata olan ilgisinden Tophane Sanat Okulu’na geçti ve bu mektebi bitirdi.

1912’de Balkan Harbi’ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü olarak katıldı. Edirne’ye giren kuvvetler içinde yer aldı. Balkan Harbi sonunda İstanbul Ordu Kumandanlığı tarafından Beykoz Serviburun’daki esir kampına kumandan oldu. Tayyareci olmak istiyordu. Yaşı küçük olduğundan makinist mektebine aldılar. Makinist olarak Birinci Dünya Savaşı’na girerek Bağdat cephesine uçak makinisti olarak gönderildi. Orada bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a döndü. Yeşilköy’deki Tayyare Mektebi’ne girerek tayyareci oldu.

1917 sonbaharında Kafkas cephesine Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 7. Tayyare Bölüğü’ne atandı. Orada bir uçak düşürerek uçak düşüren ilk tayyareci oldu. Bir hava savaşında yaralanarak düşünce uçağını yakarak Rus’lara esir oldu. Esir olarak Hazar Denizi’ndeki Nargin adasına gönderildi. Azeri Türklerinin yardımı ile adadan yüzerek kaçtı. Birlikte kaçtığı bir arkadaşıyla Erzurum’a kadar yaya olarak geldiler.



(Esaretteki fotoğrafta oturanlar soldan sağa : Tayyareci Vecihi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Rus Bl.K. Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Rasıt Bahattin )

İstanbul’a geldiğinde savaşın sonları idi. Başkent İstanbul Hava Müdafaa Bölüğü’ne tayin oldu. İstanbul işgal edilince esaretten dönen askerlerin arasında gizlice Harem’den kalkan bir gemiyle Mudanya’ya Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Bursa’ya ve Eskişehir’e giderek Kurtuluş Savaşı’na katılmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve son uçuşunu yapan Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar İzmir hava alanını işgal eden tayyareci olmuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar üç defa takdirname alarak kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazanmıştır. Kurtuluş Savaşı içinde Akşehir’de Jandarma Komutanı Ratip Bey’in kızı Hadiye Hanım’la evlendi. İzmir’de Gönül Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar İstanbul’a döndüklerinde de Sevim isimli iki kızı olmuştur. Savaş sonrası İzmir’de Seydiköy’de açılan tayyare okulunda yeni tayyarecileri eğitime başlamış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar tam o sırada 1923 yılı başlarında İzmit mıntıkası Tayyare bölüğüne atanmış. Üç ay sonra İzmir’de Binbaşı Fazıl’ın eğitim uçuşu sırasında düşüp ölmesiyle yeniden İzmir’e çağrılmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kara ve deniz okulunda öğretmenliğinden başka fen işleri ile de uğraşmış. Savaşta çekilen yoklukların giderilmesi amacıyla havacılığı millileştirme düşünceleri başlamıştı. Edirne’ye yanlışlıkla inen bir yolcu tayyaresini almaya memur edilmiş.

Hizmet karşılığı bu uçağa adının verilmesi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 1919’dan beri uçak projeleri yapan Hürkuş’ta uçak inşa etmek düşüncesini yeniden canlandırmış. Ganimet olarak Yunan’lılardan ellerine geçen pek çok motordan yararlanarak projesini hazırlayıp ilk uçağı Vecihi K VI’ yı imal etmiştir. Uçağı için uçuş müsaadesi istemiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçabilirlik sertifikası için bir teknik heyet oluşturulmuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ancak teknik heyetin içerisinde tayyareyi uçuracak ve kontrol edecek personel bulunmadığından gecikmiştir. Sonunda teknik heyetten birinin “Vecihi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar biz sana bu lisansı veremeyiz Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar "uçağına güveniyorsan atla Türk Havacılık Tarihinde UnutulmayanlarTürk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bizi de kurtar” sözü üzerine Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 28 Ocak 1925’de yaptığı uçağı Vecihi K IV ile ilk uçuşunu yapar.



İzin almadan uçtuğu için cezalandırılınca Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar istifa ederek Hava Kuvvetlerinden ayrılıp Ankara’ya gider ve kurulmakta olan Türk Tayyare Cemiyeti’ne (T.T.C.) katılır. T.T.C. Fen şubesini organize etmekle görevlendirilir.
Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” yönermesiyle havacı bir kuşak yetiştirmek için kurulan Türk Tayyare Cemiyeti Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar halkın bağışları ile yaşayan bir kuruluş olacaktı. Bunun için bir okul açmak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar milli bir hava sanayi kurmak amacındaydı. Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yaptığı uçağını geri alıp Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar T.T.C.’nin bağış toplama faaliyetlerinde kullanarak halka havacılık sevgisini aşılamak istiyordu ama Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçağını geri almayı başaramadı. Bağış toplamak için bir madalya tüzüğü hazırlandı. Bağışa göre bronz Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar gümüş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar altın ve elmaslı madalya verilecek Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 10.000 TL. bağışlayanın adı da alınacak uçağa ad olarak verilecekti. T.T.C’ne ilk yardım Ceyhan ilçesinden gelmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 10.000 TL telgrafla bağışlanmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar alınan ilk uçağa da Ceyhan adı verilmiştir. Hürkuş’un uçakla yurtiçi bağış gezileri de bu uçakla başlamış.

Bu arada Avrupa havacılığının tetkiki için bir heyetle Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ikinci kez Avrupa’ya gider. Almanya’da Junkers ve Rohrbach fabrikalarını ziyaret ederler. Bu fabrikalar Türkiye’de anonim şirket halinde tayyare fabrikası kurmak fikrindeydiler. Fransa’da da Bregue Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Potez Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Henriot gibi birçok fabrikaları ziyaret etmişler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Hürkuş da bu fabrikaların uçaklarıyla tecrübe uçuşları yapmış. Potez 25 tipindeki rekor tayyaresiyle akrobasi uçuşundan sonra fabrika tarafından Atlantik uçuşu yapması için teklif yapılmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar fakat Fransız Aero kulübünün baskısı ile teklif suya düşmüş.

Türkiye’ye dönüşte 19 Ekim 1925’de Tayyare Cemiyeti idare kurulu istifa etmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar cemiyetin tasarı ve projeleri suya düşmüş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar elindeki tayyare Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar vasıta ve elemanları hava kuvvetlerine verilerek havacılıkla ilgisi kesilmiş oluyordu. Hürkuş’un da tekrar hava kuvvetlerinde görev alması istenince istifa etmiştir. Milli Savunma Bakanlığı Kayseri’de Tayyare ve Motor Anonim Şirketi (Tomtaş) adında bir fabrika kurmak için anlaşır. Hürkuş Tomtaş’ın teklifini kabul ederek Almanya’ya gider. Hürkuş Almanya’da Ju A-20 tayyarelerinde bazı noksanlıklar bulur Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar onların düzeltilmesi ile Ju A-35 ‘lerin yapımını da üstlenir. 18 Temmuz 1926’da telgrafla memlekete çağrılır Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ju A-35’in satın alınması için tecrübe uçuşu istenir. Junkers bu uçuşun özellikle Hürkuş tarafından yapılmasını Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçağının zamanın en modern ve yüksek ateş kudretinde iki kişilik av tayyaresi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar savaşta her tarafa ateş saçabilme gücü olduğunun kanıtlanması için Fransızların gözde uçağı Newport De Large’la savaşını ister. 1 Ağustos 1926 da temsili savaş yapılarak Ju A-35 ile Hürkuş kazanır.

Hürkuş yurda döndükten sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Tomtaş emrinde biri 14 kişilik 3 motorlu Ju-23 Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar diğeri altı kişilik tek motorlu Ju F-13 yolcu tayyareleriyle Ankara - Kayseri arasında ulaşım uçuşları yapar. Tarih 1927’dir. Hürkuş’un bu uçuşlarının Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yurdumuzda ilk hava yolları uçuşları olduğu düşünülebilir
Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Tomtaş’a Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ju A-35’in kanatlarına benzin depoları ilavesi ile havada kalma süresini uzatarak Ankara – Tahran uçuşunu direkt yaparak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar İran devletine uçağı göstermek ve hükümetimizin rızasıyla devletimizin ihtiyacından fazlasının yabancı devletlere de satılabilmesi fikrini açmış. Bu yapılırsa hem devletimiz şereflenecek Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar hem de Tomtaş’a büyük faydası sağlayacaktı. O sırada henüz Tomtaş fabrikası teşekkül etmemiş ve Ju A-35 tayyaresi de Tomtaş’a devredilmemiş olduğundan bu uçuşu reddedilmişti.

Milli havacılığımız için güzel bir başlangıç olan Tomtaş ne yazık ki 1928 yılına kadar çalışmalarına devam edebildi. Kötü yönetimi yüzünden 1928’de iflas etmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar daha doğrusu iflas ettirilmiştir.

Hürkuş 1925’de Kurtuluş Savaşı öncesi İstanbul’da iken sevdiği Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Mustafa Kemal’in yanına Anadolu’ya geçtiği için ailesi tarafından kendisine verilmeyen İhsan Hanım’la anlaşmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar eşinden ayrılarak onunla evlenmiş ve 1927’de Perran isimli bir kızı daha doğmuştur.

Bir yıllık aradan sonra Hürkuş Türk Hava Kurumundaki eski görev yeri olan Teknik şubeye döner. 1930 yılı sanayi kongresi Ankara’da toplanmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Halkevi’nde de yerli mallar sergisi açılmıştır. Hürkuş burada yerli malı uçaklarının resim ve maketleri ile Vecihi K-XI uçak modelinin minyatürünü sergiler ve büyük ilgi görür. Kurumda boş durmaz Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yeni model ve tiplerini tasarlamaya devam eder.

1930 yılı yıllık iznini 2 ay ücretsiz olarak uzatıp Kadıköy’de bir keresteci dükkanını kiralayarak 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar aslında ikinci uçağı Vecihi K-XIV uçağını inşa etmiştir. İlk uçuşunu 16 Eylül 1930’da Kadıköy Fikirtepe’de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmış. Uçak iki kişilik Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar tek motorlu spor ve eğitim uçağıdır. Uçağı ile birlikte uçarak Ankara’ya dönmüş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ankara üzerinde bir gösteri yapmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Başbakan İsmet İnönü ve bazı komutanlar tarafından uçağı incelenerek tebrik edilmiş. Uçabilirlik sertifikası verilmesi için İktisat Bakanlığına müracaat ederek müsaade istemiş. 14 Ekim 1930’da Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” cevabını almış.



Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bunun üzerine Bakanlık nezdinde yapılan girişimler sonucu uçağa istenen belgenin alınması amacıyla Çekoslovakya’ya gönderilmesi için müsaade almış. Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 6 Aralık 1930’da Prag’a geldiğinde henüz tayyare gelmemişti. Tayyareye ait bütün resmi evrak önce Çek diline çevrilmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçak gelince de tekrar monte edilerek uçağın malzemeleri ve her türlü teknik kontrolu yapıldıktan sonra uçuşu istenmiş. Her türlü uçuş şekilleri ile uçuşun kontrolu tamamlanmış. Hürkuş 23 Nisan 1931’de Çekoslovakya’lı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar baş köşesinde “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır. 25 Nisan 1931’de Çekoslovakya’dan uçarak Türkiye’ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931’de Türkiye’ye gelmiştir.



Hürkuş uçağının atıl kalmaması için Posta idaresi ile çeşitli görüşmelerde bulunur. İlk kurulmak istenen posta hattı Ankara-Erzurum ile Ankara-İstanbul arasında düşünülür. Bu arada Türk Hava Kurumu yeni bir turne planlar. Ankara’dan başlayan uçuş Aksaray Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Konya Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Manavgat Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Antalya Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Fethiye Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Muğla Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Aydın Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Denizli Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Uşak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Eskişehir Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Adapazarı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar İzmit ve Yeşilköy’de tamamlanır. Uçuş büyük bir başarıyla tamamlanmıştır. Kurum şubeleri bağışlarla zenginleşmiştir Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ama 3 Kasım 1931 tarihli telgrafta büyük yardımcısı makinisti Hamit’in işine son verilir Hürkuş’a ödenen uçuş tazminatı kesilerek Vecihi XIV uçağı uçuştan men edilir. Bundan sonraki uçuşların Milli Müdafaa Vekaleti tarafından verilecek uçakla gerçekleştirileceği bildirilir. Bu durum Hürkuş’un Kurum’dan tekrar ayrılmasına neden olur. Gezileri sırasında gençlikte oluşturduğu uçma sevgisi ile bir havacılık okulu açmayı düşünür.

21 Nisan 1932’de İlk Türk Sivil Tayyare Mektebi’ni kurar. İkisi kız olmak üzere 12 öğrenci kaydolur. 27 Eylül 1932’de eğitim ve öğretime başlanır. Okulun gayesi Türk gençliğini havacılığa alıştırmak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar tayyareci kuşaklar yetiştirerek Türkiye Cumhuriyeti hava ordusunun yedek gücü olmaktı. Okulun motorlu ve motorsuz iki şubesi olacaktı. Eğitim teorik ve uygulamalı olarak yapılıyordu. Büyük bir atölyesi vardı. Kalamış’ta bir hangar ve uçuş alanı olarak kullandıkları küçük bir sahası Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir de Fikirtepesi’nde uçuş alanları vardı. İlk 12 öğrenci Sait Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Tevfik Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Muammer Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Abdurrahman Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Salih Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Osman Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Rıza Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Hikmet Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Hüseyin Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Kenan Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Bedriye ve Eribe idi. Öğrencilerin eğitim sırasında hiçbir kazası olmamıştır. Zor koşullarda eğitim yaparken bazı kurumların Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar örneğin Tekel İdaresi’nin ve İş Bankası’nın reklamlarını yapmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bazı vatansever yetkili kuruluşların da yardımları olmuştur.

Nuri Demirağ Bey Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir tayyare yapımı için 5000 TL vermiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar böylece 1933’de adı Nuri Bey olan Vecihi K-XVI kabin uçağı yapılmıştır. Aynı yıl tek satıhlı Vecihi KXV uçağını da inşa etmişler ve 30 Ağustos 1933’de iki Vecihi XIV Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar iki tane Vecihi XV ve Nuri Bey Vecihi-XVI uçakları ile öğrencileri İstanbul göklerinde gösteri uçuşu yapmışlar. Okulda Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir de Vecihi SK adlı uçak motoru ile çalışan deniz botu yapılmıştır.



Öğrencilerinden Sait Bayav Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Tevfik Artan Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Muammer Öniz Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Osman Kandemir Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ilk kadın tayyarecimiz Bedriye Gökmen ve kızı (yeğeni) Eribe yalnız uçmayı başarmışlar. Vecihi Sivil Tayyare okulu parasal sorunlardan ve yetiştirdiği öğrencilerin diplomalarına denklik verdirememiş olmasından kapanmıştır.

1935 yılı başlarında Türk Hava Kurumu Başkanı Fuat Bulca Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar çağrılı olarak Rusya’ya gider. Orada sivil havacılığın durumunu görür ve dönüşünde Atatürk’e anlatır. Atatürk Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar gezdiği her yerde kendisini havadan saygıyla izleyen Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar gazetelerdeki yazılardan izlediği Hürkuş hakkında da Fuat Bey’den bilgi ister.

Aldığı cevaplar karşısında Büyük Atamız : “Ya Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar öyle mi? O halde Türk Kuşu namı ile yeni bir çalışma yolu açın ve Vecihi’den faydalanın!” emrini verir. Hürkuş Ankara’ya çağrılır. O da uçağına atlayarak Ankara’ya gelir. Hürkuş bu durumdan çok sevinçlidir. Türk Kuşu’nda yapılması düşünülenler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar onun gerçekleştirmek istediği şeylerdir. Baş öğretmen olarak amatör gençleri çalıştırmak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Etimesgut hangarlarını yapmak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yaz kampı için uçuş sahası İnönü’nün bulunması ve okulunda yetiştirdiği öğrencilerinden Sait Bayav Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Tevfik Artan ve Muammer Öniz’in Rusya’ya eğitime gönderilmesi onun mutluluğu olur.

Ne yazık ki 29 Ekim 1936’da yeğeni Eribe’nin şehit olması onu çok üzmüştür. Türk Hava Kurumu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 1937 sonbaharında mühendislik eğitimi için Hürkuş’u Almanya’ya gönderir. Vecihi Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Weimar Mühendislik Mektebine ihtisas sınıfından başlatılmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar iki yıl sonra da mezun olmuştur. 27 Şubat 1939’da Tayyare Makine Mühendisliği diplomasını almıştır. Türkiye’ye döndüğünde Bayındırlık Bakanlığına başvurarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “Tayyare Mühendisliği Ruhsatnamesini” almak istedi. Ancak yetkililer Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “iki yılda mühendis olunmaz” diye bir gerekçe ile kabul etmemişlerdir. Mühendisliğini Danıştay kararı ile kabul ettirir. Türk Hava Kurumu’nda da yönetim değişmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar vazifeleri başkalarına verilmiştir. O günkü koşullarda teknik imkanın olmadığı Van’a tayin edilir. Bunun üzerine istifa ederek kurumdan ayrılır.

Havacılıktan uzun bir ayrılıktan sonra 1947’de Kanatlılar Birliği’ni kurdu. Gençlerin büyük ilgi gösterdiği bir kuruluş oldu. 1948’de Türk Hava Kurumu’ndan Magister tipi bir öğrenim uçağı temin ettiler. Kanatlılar adlı bir dergi çıkarttılar. Büyük çoğunluğu üniversite öğrencileri olan Kanatlılar Birliği fazla yaşayamadı.
1951’de beş arkadaşıyla birlikte havadan zırai ilaçlama yapmak üzere Türk Kanadı adı ile bir şirket kurmuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Sait Bayav ve Muammer Öniz’le İngiltere’ye giderek Auster tipi üç uçak almışlar. Türkiye’ye döndükten sonra ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık üzerine Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar haklarından vazgeçerek şirketten ayrılır.

1952’de Paro mamasının reklamını yapmak için tekrar İngiltere’ye giderek Proctor V tipi dört kişilik hafif turist tipi tayyare alır. Bu tayyare ile değişik müesseselerin reklamını yaptı. Paro bebek maması Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Puro sabunu gibi gıda ve malzemeleri ufak kağıt paraşütlerle uçaktan dağıtarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kanatlarına taktığı patiskalar üzerine bankaların isimlerini yazarak reklamcılık yaptı.

6 Ağustos 1954’de kırkıncı hizmet yılını kutlamak için Yeşilköy Hava Limanı salonlarında Türk Havacılar Bayramı adıyla bir jübile yapıldı. 29 Kasım 1954’de Hürkuş Hava Yollarını kurdu. Türk Hava Yolları’nın seferden kaldırdığı uçaklardan 8 tayyareyi Ziraat Bankasından kredi ile almıştı. Bir takım güçlüklerle uğraşarak hava yollarının sefer yapmadığı yerlere seferler koyarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar izin vermediklerinde gazete taşıyarak çalışmak istedi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ama sabotajlar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçaklarının parçalanması ve sonunda uçuştan men edilerek uçamadı. Buna rağmen uslanmadı. Elinde kalan son uçağını da Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nün emrinde kullanarak Güney Doğu Anadolu’da torium Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uranium ve fosfat arayarak zor doğa koşullarında çalıştı.
Hayatının sonlarında çok sıkıntı çekmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar borçlandırılmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçamayacak duruma düşürülen uçaklarının sigorta giderleri ve bunların faizleri borcuna eklenmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar vatana hizmetten kendisine bağlanan çok yetersiz maaşına bile haciz konmuştur.

Ankara’da anılarını yazarken Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar beyin kanamasından komaya girdi. Gözleri ve kalbi göklerde olan Vecihi Hürkuş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar insanların aya ayak basmak üzere uçtuğu gün olan 16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastahanesi’nde hayata gözlerini yumdu

ENVER AKOĞLU

(1898-1962)
Hava Pilot Korgeneral Enver AKOĞLU Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Teğmenliğinden itibaren pilot ve havacı subay olarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yurt içinde ve dışında sağladığı olağanüstü başarılarıyla Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar üstün yurt ve havacılık sevgisi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar pilotluk yetenekleri Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar engin meslek bilgisi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar geniş genel kültürü Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar aynı zamanda kendine özgü tutum ve davranışlarıyla Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar döneminde Türk Askeri Havacılığı’nın sembolü Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar övünç ve moral kaynağı haline gelen; bundan dolayıda Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Türk Havacıları’nın kendilerine örnek ve ideal aldıkları bir pilot ve komutandır.

EnverAKOĞLU Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 1898 yılında Çengelköy – İSTANBUL’da doğmuştur.Babası Ferik Ahmet Sırrı Paşa Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar annesi Ayşe Seniye Hanım’dır. Akoğlu ilkokuldan sonra 5 yıl Galatasaray Lisesinde okumuş sonrada Kuleli Askeri Lisesi’ ne girmiştir.

AKOĞLU’ nun Kuleli Askeri Lisesi’ne girdiği sıralarda Birinci Dünya Savaşı sona ermek üzereydi. Mondros Mütarekesinin imzalanması ve arkasından 16 mart 1920 de İstanbul’ un işgali üzerine Kuleli Askeri Lisesi ‘nin binaları ingilizler tarafından Ermenilere verilmesi üzerine öğrenciler çadırlara taşınmıştır.

AKOĞLU askeri lisede okurken düşman işgali altındaki İstanbul’dan ATATÜRK’ün başlattığı Kurtuluş Savaşına katılmak üzere 7 şubat 1921de gönüllü olarak gizlice Anadolu ya kaçmıştır.
Zabit namzeti Enver Efendi Sakarya Meydan Muharebesi’nin sonlarına katılmıştır. 18 ekim 1921 de asteğmen olmuş ve bu rütbe ile kurtuluş savaşının tüm aşamalarında görev yapmış olup İstiklal Madalyası almaya hak kazanmıştır.

Kurtuluş Savaşının sonunda piyade teğmen Enver (AKOĞLU) Efendi TAYYARECİ olmaya karar vermiş ve 30 kasım 1922 de KUVAYI HAVAİYE Müfettişliği ne katılmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 26 kasım 1924 – 30 nisan 1926 tarihleri arasında Fransa da TAYYARECİLİK eğitimi almıştır.

Türk Hava Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde görevleri takiben 30 agustos 1952 de tuğgeneral olarak 9 ncu ana üs komutanlığına devam etmiştir. 1 nci hava kuvveti komutanı iken 30 ağustos 1955 de tüm generalliğe terfi etmiştir. 30 ağustos 1957 de korgeneral olmuş 23 eylül 1957 de kendi isteği ile emekli olmuştur.AKOĞLU 132 değişik tip uçak ile toplam 4541 saat uçmuştur.

Emekli olduktan sonra Türk Hava Yolları genel müdürlüğü ve kontenjan senatörlüğü yapan AKOĞLU 23 haziran 1962 de vefat etmiştir. Mezarı Çengelköy aile mezarlığındadır.
( 1990 basımı Enver AKOĞLU kitabından... Yazar Dr. Rifat UÇAROL
“Kızıltoprak Bucak Müdürlüğü'nün yanındaki dört katlı evin önünde durdu . Derin bir nefes aldı kendini tekrar yokladı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlaristekliydi ama biraz da heyecan duyuyordu . Kapının üstündeki tabelayı bir kez daha heyecanla okudu : VECİHİ SİVİL TAYYARE MEKTEBİ . "Yaparım" diye içinden geçirdi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar merdivenlerden çıktı içeriye girdi...” Otuz yaşlarındaki ufak tefek çekingen kendi halindeki bu kızın adı Bedriye Tahir di. Vecihi’nin Uçuş okuluna geldiğinde 1932’nin ağustosuydu .Uçmak istiyordu ve bu heyecanla gelmişti . Vecihi de bu durumdan heyecan duymuştu .Okulda 12 erkek öğrenci bulunuyordu . Bedriye diğer öğrencilerin garip karşılamalarına rağmen derslere başladı .Brövesini alana kadar okula 1000 lira ödeyecekti .Memurdu . Sabahları 5.30 da okula gelir 8.30 da da işe yetişmek üzere yola koyulurdu .Cumartesi pazarları ise bütün gününü okulda geçirirdi . Bir yıl sonra Saadet’te okula gelince yalnızlığı bitmiş yeni bir arkadaş bulmuştu. Vecihi dahil herkes Bedriye’yi “Bacı” diye çağırırdı .Kendi iradesiyle göklere yükselen ilk Türk kadını olduğu için Abdurrahman (Türkkuşu) ona Gökmen adını takmıştı. Bedriye Tahir’in adı Gökmen Bacı oldu . İlk kadın pilotumuz 1934’te Soyadı Kanunu çıkınca Gökmen soyadını aldı. Bu arada çalıştığı sirkette yaptığı işten rahatsızlık duyanlar oldu . “Katiplik edeceksen et Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar havacı olacaksan çık git” dediler . Böyle bir imkanı yoktu Gökmen Bacı’nın . Zaten aldığı maaşla anası ve kendisini geçindirir Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlardişinden tırnağından arttırdığı ile de okula devam ederdi. Ayrıca uçma tutkusu yüzünden bugüne kadar işini de hiç aksatmamıştı . Gökmen Bacı 1933 yılında yalnız uçuşlarını yaparak brövesini de ağustosta aldı . Çalıştığı şirket durumdan giderek rahatsız olmuş aylığından ceza kesmeye kalkmıştı. Hava Kurumu olayı öğrendi ; elçiler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar aracılar yollandı kızcağız bu cezadan kurtuldu... Vecihi 1934 yılında Hava Kuvvetleri Müsteşarlığı’na başvurarak bröve alan öğrencilerinin sınavdan geçirilerek aldıkları brövelerin onaylanması için okula bir heyet gönderilmesini istedi. Bu arada talihsiz bir kaza ile okulun o anda elindeki tek faal uçağı Kalamış Koyu’nda kırım yaparak hizmet dışı kaldı. Heyet geldiğinde okulun faal uçağı yoktu . Uçak olmayınca sınav da olmadı . Vecihi nin bütün ısrarlarına rağmen heyet bir daha gelmedi. Okul 1934 yılında kapandı... Saadet henüz "yalnıza" kalamamıştı . Gökmen Bacı ise bütün çabalara rağmen işinden oldu . Hayatını devam ettirmek için yeni ufuklara kanat çırpıp uçtu gitti. Bedriye Gökmen Türk havacılık tarihinden bir sayfa ...Ne oldu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar nereye gitti bilinmez ama şundan eminiz ki havacılık ve uçma tutkusu asla sönmedi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlaryaşıyor

KIBRIS ŞEHİTİ İLKER KARTER

İlker KARTER Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 1943 tarihinde Eskişehir'de doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Eskişehirde Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar lise öğrenimini İzmir Askeri Hava Lisesinde tamamlamış ve 1962 yılında girdiği Hava Harp Okulundan 1964 yılında asteğmen olarak mezun olmuştur. 01.09.1964-24.06.1966 tarihleri arasında uçuş okulu ve jet eğitimini tamamlayan İlker KARTER 28.02.1965 tarihinde teğmenliğe Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 30.08.1965 tarihinde üsteğmenliğe yükselmiştir. 24.08.1966-24.06.1967 tarihleri arasında 3. Ana Jet Üs Komutanlığı 193. Filoda Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 24.06.1967-22.07.1973 tarihleri arasında 114. Filo Komutanlığında Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 22.07.1973-01.09.1973 tarihleri arasında 184. Filo Komutanlığında Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 01.09.1973-20.07.1974 tarihleri arasında 8. Ana Jet Üs Komutanlığında görevlendirilmiştir. 20.07.1974 tarihinde 8. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli iken Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle görev uçuşu yaparken Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Kıbrıs'ın Deregeçit mevkiine düşerek şehit olmuştur.

KORE'DE BİR TÜRK PİLOT MUZAFFER ERDÖNMEZ

1950-1951 yılının çetin kış aylarında Çin Konünist Güçleri şavaşa girdikten sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 452 nci filonun kayıpları artmaya başladı. Havada ve yerde Çin Konünist Güçleri’nin tecrübeli silahçılarının vurduklarına ilave olarak hava şartları da kayıpları hızlandırıyordu.

Benim filom olan 729 uncu “KURTLAR” filosunda Çin Konünist Güçleri’yle muharebeye girdikten sonra 5 şehit ve 7 uçak kaybetmiştik. Bir keresinde uçuş ekibinden bir pilot uçuşta bilmeden Çin Konünist Güçleri’nin geliştirdiği birkaç tuzaktan biri olan kabloya çarpması sonucu şehit verdik. Şimdiye kadar mevcut ekibimiz hiç değiştirilmemişti. Bu konuda çok konuşulmasına rağmen özellikle uçuş ekibimize yansıyan bir rotasyon ne yazık ki gerçekleşmemişti.
Uçuş ekibindekiler kendi adlarını hergün Uçuş Ekibi / Uçuş Saati / Uçak Durumu Tablosu’nda görürlerdi. Ekibin uçuş saatleri ve sorti saatleri II. Dünya Savaşı’ndaki uçuş saatleri ve sorti sayısını geçince ekipten Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarrotasyon isteyen sesler daha fazla duyulmaya başlanmıştı. Rotasyonu çağırıştıran hiçbir şey ortada yokken acaba rotasyon olacakmıydı?

Soğuk bir Şubat günü “Vic üs harekat odasına girdi. Bu benim için tam bir sürprizdi. Hem de ne sürpriz! Kısa Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar güçlü yapılı vücuda sahip genç adam benim masama kadar gelip selam verip şöyle tekmil verdi: “Kıdemli Üsteğmen Muzaffer Erdönmez Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 1943-130 Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Pilot Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Türk Hava Kuvvetleri Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Emir ve Görüşlerinize Hazırım.”
O zaman elbette bunların hepsini anlayamadım. İngilizcesi benim alışık olduğum bir aksan değildi. Kelimeler dişlerinin arasından kırpılmış olarak çıkıyordu. Üzerindeki giysileri de oldukça yıpranmış görünüyordu. Daha sonra öğrendiğime göre bütün elbisesi üzerindekilerden ibaretti. Türk Üsteğmen masamın iki adım önünde hazırol vaziyetinde beklerken Türk Birliği’nin Kore’de savaştığını hatırladım. İstihbarat brifinginde Türk Tugayı’nda 5 Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar000 kadar kişinin 1950 Kasım’ında nasıl savaştığından bahsedilmişti. Kore’de Kunuri çarpışmalarında Amerikan 2 nci Tümeninden ayrılan Türk Birliği Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Çin’lilerin beklenmeyen saldırısı karşısında geri çekilmeyi reddetmiş ve şiddetli kayıplar vermişti. Üsteğmen Erdönmez’de şahsen “Geri Çekilmem” diyen Türk gururunu görüyordum.
-“Üsteğmen Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sen görev için geldiğini mi söylüyorsun?”

-“Evet efendim”

-“Ne çeşit görev Üsteğmen?”

-“Uçuş görevi efendim. B-26’larınızla savaşmak için geldim.”

Gözlerinde farkettiğim o ışıltının dahada arttığını düşünüyordum. Ayrıca bunu söylerken kendine güveninin daha da arttığını düşündüm.

-“Yanında Form-5 ve emirlerini getirdin mi? Uçuş durumunu incelemek istiyorum.”

-“Hiç bir şey getirmedim efendim.”

-“Hiç uçuş tecrüben yok mu?”

-“Hayır efendim. B-26’larda çok uçuşum var. Ama hiçbir yazı ya da doküman yok.”

Bu kadarı benim için çok fazlaydı. Ama yeni bir uçucu personele sahip olma düşüncesi fikirlerimin netleşmesine yardımcı oldu. Bu gönüllü pilotun odamdan dışarı çıkıp gitmesine izin veremezdim.

-“Lütfen otur Üsteğmen.”

-“Hayır efendim. Teşekkür ederim.”

-“Madem oturmuyorsun Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar rahatta bekle. Ben hemen döneceğim.”

-“Evet efendim.”

Erdönmez Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar rahat pozisyonuna geçmedi ama genede biraz rahatlamış görünüyordu.

Ben hangarın öbür tarafındaki irtibat subayının yanına gittim. Ama 452 nci filonun ne filo komutanı ne de yardımcısı Binbaşı Kamanski filodaydı. İrtibat subaylarımızdan Yüzbaşı John Rumbaugh’a bize takviye gelen personel hakkında emir olup olmadığını sordum. O da üzerinde çalıştığını Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Grup’a sorduğunu konunun Tokyo’daki büyükelçiliğe kadar gittiğini ancak bir bilgi alamadığını söyledi. Ben de ona sözlü emrin yeterli olacağını söyledim. O da bunu onaylar anlamında ses çıkarmadı. Yüzbaşı Rumbaugh birliğimizin en iyi irtibat subayıydı.

Benim o sabah olanlardan haberim yoktu. Türk pilot ile ilk karşılaşan Astsubay Del Hasting sabah olanlar hakkında şunları anlatmıştı:

“Ben hangarın sonundaki büromda dışarı bakarken alışılmadık bir şey gördüm. Bizim arkadaşlarımızdan bir kaçı yer personeli gibi görünen birisiyle konuşuyorlardı. En azından bana öyle geldi. Bende merak ettim ve yanlarına gittim. Yer personeli sandığım kişi kendini Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Muzaffer Erdönmez Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Kıdemli Üsteğmen Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Türk Hava Kuvvetleri Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Birleşmiş Milletler komutası Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 8 inci Ordu Karargah çalışanı olarak tanıttı. Hikayesini anlatırken eşyalarının yanında duruyordu. Beş tane torbası vardı. Orta seviyede İngilizce konuşuyordu. Kore’den cepheden geldiğini ve oradaki Türk Tugayı’yla birlikte çarpıştığını anlatıyordu. Türkler 25 inci Piyade Tümeni’ne bağlı olarak savaşıyorlardı. Üsteğmen bize birlikte çalıştığı piyade subaylarıyla ilgili fikirlerini anlatıyordu. Söylediğine göre “Kore’de ön saflarda çarpışan çılgın piyadeler hayatlarını her gün riske atıyorlardı.” Ben ona ne istediğini sordum. O da “Ben pilotum Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçmak istiyorum” dedi. “Ben küçük rütbeli bir astsubaydım ve ona elbette bir uçak tahsis edemezdim. Ona Yarbayı beklememiz gerektiğini söyledim.”

“Yarbay Art Reaume bu aralar Kuzey Kore’de bir yerlerdeydi. İrtibat Subayımız John Rumbaugh yerinde değildi. Aslında her zaman yerinde olurdu. Astsubaylar Jack Reynolds ve Gene Hoffman yemeğe gitmişlerdi. Üstlerim geldiğinde hepsine teker teker problemi anlatacaktım.”

“Üstlerimin böyle bir problemi çözmede pek de maharetli olmadıklarını anlayacaktım. Yarbay Reaume bombardıman görevinden döndükten sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar biz problemi ona devrettik Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yada devrettiğimizi sandık. Herşeyden önce Yarbay komutanımızdı ve bütün problemleri çözerdi. Doğru değil mi?”

Bakalım öyle mi oldu. ?

“Yarbay Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Türk üsteğmen ile görüştüğünde hiçbirimizin farkına varmadığı bazı şeyleri ortaya çıkardı; birincisi Üsteğmen’in hiç parası yoktu ve uzun zamandır yemek yememişti. Yarbay bana dönüp “astsubay Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Üsteğmen’i Maliye kısmına götürün ve yeterli miktarda para alın Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir şeyler alıp karnını doyurabilsin.” diye emir verdi. Güya ben problemi komutana devretmiştim ama bu gene benim problemim olmuştu. Yarbay’a usulca normal şartlarda uygun formlarla bile para almanın çok zor olduğunu hatırlattım. Yarbay bizi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “yapabileceğiniz ne varsa yapın” diyerek Maliye’ye yolladı. Komutanın Jeep’iyle Türk Üsteğmen ile birlikte Maliye’ye vardık.

“Bu noktada 452 nci Bombardıman Filosun’un çok profesyonel olduğunu ve çalışanlarla çok iyi iş ilişkilerimin olduğunu belirtmeliyim. Bu problemle ilgili olarak benim temas kuracağım kişi Başçavuş Bob Musk idi. Sanırım herkes bu durumun nasıl gelişip bu noktaya geldiğini biliyordu. Bana söylendiği gibi yapmam gerekeni yaptım ve problemi tekrar

Yarbay Reaume’ya iade ettim.”

“729 uncu Bombardıman Filosu’nda Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Sam Amca’nın üniformasını sürekli giyen birçok subay vardı. Bu Türk subayı da kendi Hava Kuvvetlerinde bu haklara sahipti. O çok kişilikli ve bizim subay ve astsubaylarımız tarafından saygı gören biriydi. Bizim subaylarımız Üsteğmen için yardım toplamaya başladılar. Kırk yıl sonra hatırladığım kadarıyla bu 300 dolar civarında bir paraydı. Üsteğmen Erdönmez Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kendisi hakkında bir karar verilene kadar 729 uncu Filo’da çalışmaya başladı. Amerikan Hava Kuvvetleri’nin uçuş tulumu giyiyordu ve Türk Hava Kuvvetlerine ait rütbe işaretlerini taşıyordu. Rütbeleri altın yıldız şeklindeydi.”

Tekrar ofise dönersek Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bizim yabancıya şüphe ve saygıyla karışık şöyle bir baktım. Belki B-26 Invader’leri harpte uçurabilirdi ama bunu bana ispatlaması gerekirdi.

Sonraki otuz dakikada Üsteğmen’in hikayesinin en azından bir kısmını öğrendim. Bu hikayelerin çoğu oda arkadaşları ve diğer arkadaşları tarafından duyuldu. Arkadaşlarından öğrendiğim kadarıyla Muzaffer “Vic” diye çağırılmak istiyordu. Bu arada çok arkadaşı olduğunu da belirtmeliyim. Beraberinde getirdiği eşyaları canvas bezden yapılma torbalar içinde 45 kalibre Thomson marka bir tabanca Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 45 kalibre yarı otomatik makinalı ve birkaç yüz adet mermiden ibaretti. Bizimle olduğu sürece torbasını daima ranzasının altında muhafaza etti.

Vic’in anlattığına göre Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Amerika’da uçuş eğitimi aldıktan sonra Türkiye’de B-26’larda uçmuştu. Miho’ya gelişinden altı ay evvel Kore’deki piyade birliğine katılmış ve cephede çarpışma hattında bilgilere ilk elden ulaşma imkanına sahip olmuştu. Anlaşıldığına göre birliğine İleri Hava Kontrolörlüğü ve tercümanlık yapması amacıyla gönderilmişti.

Netice olarak biz fazladan bir pilota sahip olmuştuk. Bizim beklediğimiz bir pilot olmasa bile Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Vic bizim Uzak Doğu’ya geldiğimizden bu yana etrafımızda gördüğümüz tek yeni yüzdü. Vic’in kabiliyetinin ne olduğunu öğrenmek zamanıydı. B-26 larda uçuş kontrollerine başlamadan önce yapmamız gereken bazı şeyler vardı. 40 nolu emir gereği bizlere verilen Hava Kuvvetleri İkmal Birliği’nden tüm malzemeleri (uçuş tulumu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar iç çamaşırı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar çorap vs.) Vic için de aldık. Vic’in tek ihtiyacı bir nolu üniformaydı.

Birde maddi konuyu çözmeliydik. Vic’i tanıyan herkesin söylediğine göre Vic Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bırakın toplanan 300 doları almayı hiçbir şekilde bir dolar dahi almazdı. Geçekten çok gururlu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar mağrur bir kişiydi.

Vic’e yardım işini organize eden Fisher ile birlikte çalışan Dick Leebrick’ti. Yardım kampanyası sırasında çok hassas davranmıştı. Paraları topladıktan sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Dick sahte bir maaş bordrosu hazırlayıp Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Türk Devleti’nin gönderdiği maaş olduğunu söyleyerek Vic’e imzalattı. Güya Tokyo’daki Türk elçiliği aylık 12 dolarlık maaşın yanında giysi vs. ihtiyaçları için 300 dolarlık bir tahsisat göndermişti.

Üsteğmen Erdönmez Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar boyu ortalamadan biraz kısa Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sportif yapılı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kuvvetli bir vücut yapısına sahipti. Hiç şüphe yok ki O Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar olimpiyat madalyalı şampiyon bir güreşçiydi. Bütün bunlar O’nun mavi üniforma içine girmesini zorlaştırıyordu. Dick Leebrick Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Vic için para toplama ve maaş bordrosu düzenlemenin yanında Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Tokyo’ya gidip üniforma ve ihtiyaçlarını karşılaması için seyahat emri düzenledi. Geri döndüğünde Vic satın aldığı üniformayı giyiyordu. Elbise üzerine tam oturmuştu. Omuzlarındaki yıldızlar parlıyordu. Hiç kimse Hava Kuvvetlerinin mavi elbisesini bu kadar gururla giymemişti.
Vic’in daha önce B-26’larda Harbe Hazır bir uçucu olduğunu gösteren hiçbir uçuş kaydı olmadığından Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar dikkatli bir şekilde üst makamların izniyle hareket etmeye karar verdik. Bu şampiyon güreşçinin agresif bir pilot olmasını umuyorduk. Bizi hayal kırıklığına uğratmayacaktı. O’nu bir dizi testleren geçirdik; stall ve tek motorlu egzersizler Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir dizi iniş kalkış çalışmaları Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar touch-and-go Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlarmaksimum güç ile kalkış gibi. Vic’i silahçı pozisyonunda da denedik.



Harekat subayı yardımcılarından Russ Barnen Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Vic’in silahçı pozisyonundaki performansını ölçmek için görevlendirilmişti. Barnes Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yetenekleri ve bilgisiyle herkeste saygı uyandıran bir pilottu. Barnes sınava tabi tuttuğu pilotları O.K. yada uçamaz şeklinde değerlendirir fazla ayrıntıya girmeyi sevmezdi. Vic ile uçuşundan sonra konuşmamız şu şekilde oldu:

-“Nasıl gidiyor Russ?”

-“O iyi bir pilot”

-“Nasıl yani? Ne yaptı uçuşta?”

-“Uçuşunu izledim.”

-“Nasıl?”

-“Bilmiyorum ama ben bu VIC'in uçuşuna hayran kaldım.”

Daha sonra da Vic hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için seyrüsefer subayı olarak aynı uçuşta bulunan Bob Stonner’a sordum. Bob’un değerlendirmesi şöyleydi:

-“Vic’i çok iyi tanımıyorum ama Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sana şunu söyleyebilirim: O Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bizim düşmanlarımıza şahsi kini olan çok kararlı bir asker. Saldırılarına hedefini tamamen tahrip edene kadar devam ediyor. O’nun sakin hali bu durumunu görmemizi engelliyor.”

-“Ben kariyerim boyunca birçok pilotla uçtum ve göğsünde böylesine ateş taşıyanı hiç görmedim.”

Bu kadar yıl sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar hala O’nun kendine olan mutlak güvenini hatırlayabiliyorum.

Harekat subayı olarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Vic’i hedef bölgesine götürüp ilk olarak harekat usüllerini gösterip sonra da yanına oturup bana ne yapacağını göstermesini izlemek benim görevimdi. Benim bilgilerimi de kontrol etmek bakımından Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Vic başka pilotlarla da uçtu. Ben onun bizim radyo konuşmalarını ve düşman bölgesi üzerindeyken uyguladığımız harekat usullerini anladığından emin olmalıydım.



İlk olarak kol uçuşu ile ilgilendim. Genellikle kol uçuşu başlarında yükselirken ve Japon Denizinde bulutlar üzerinden geçerken bir buçuk saat boyunca yapmamız gereken çok az şey vardı. Bu noktada her zaman yaptığımız kuyruk sallama işaretini yaptım. Bu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar alçalma esnasında kol uçuşu yerinden açılıp Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar koldakilere biraz rahatlama ve çevreyi daha iyi görebilme imkanı verecekti. Bu sinyale Türk güreşçi hariç herkes uydu. Biraz öne eğilerek Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Erdönmez’in çenesini ve ışıldayan gözlerini görebiliyordum; yüzünde gülümseme vardı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar evet gülümsüyordu! Kimbilir kaç Çin’li yada Kuzey Kore’li asker süngünün yanlış tarafında onun yüzündeki bu gülüşü görmüştü?

Her şartta ne olursa olsun Türk askerinin inatçılığını gösteriyordu; geri adım yok Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar geri çekilme yok. Birkaç kere “uzaklaş” işareti vermeme rağmen bu Türk uzaklaşmıyordu. Muhabere subayım da bunu farketmiş ve dahili hatta “Yüzbaşı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar koldakinin kanatları benim gözüme girecek neredeyse “ diye beni uyarmıştı.



Bu arada Joe Farber’den de bahsetmeliyim. İtalyan asıllılar arasında Joe’nun yüzünden gülümseme hiç eksik olmazdı; Japoncayı İtalyan aksanıyla ve malum İtalyan mimik ve el kol hareketleri yaparak konuşurdu. Filoda dörtlü koromuzda bas sesiyle şarkı söyler ve daha önemlisi armonika çalardı. Filomuzda seyrüsefer subayı olarak görev yapardı ve bombardımanlara katılırdı.

Bir güneşli öğleden sonra Kuzey Kore’den görev dönüşü Inchon’da Deniz Kuvvetleri gemilerinin üzerinden geçerken Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar armonikasıyla dahili hatta melodiler çalıyordu. Ben onu emergency guard kanalına aldım. Bu kurallara elbette aykırıydı. Sanırım denizcilerde bunu sevmişlerdi. Joe’nun bir sonraki parçası “California Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Here I Come!” idi. Buralarda kimlerin “Kaliforniya’lı” olduğunu herkes biliyordu.

Miho kuleyi arayıp Batı-Doğu alçak geçişi için izin istedim. Telsizde ben bunları söylerken Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar fonda armonikadan yayılan “California Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Here I Come” şarkısının melodileri geliyordu. Bu uçuştan sonra bu şarkı bizim filonun şarkısı oldu.

Joe Farbe’nin seyrüsefer ve bombardımancı olarak görevinde çok iyi olduğunu biliyordum. Ama bu son Norden bombardımanında 100 feetlik köprüyü üzerine çullanıp bombalayınca işinde eşsiz olduğunu kanıtlamıştı.

Bizim bu uçuşumuzdan sonra General Sweetser bizim dördümüzün birlikte uçmamızı ve birlikte kalmamızı istedi. Oda arkadaşlarım bu şekilde değişmiş oldu.

Vic’in hikayesini anlatırken Joe Farbe’den bahsetmem alakasız görülebilir. Bu iki kişiyi de tanıyanlar ilgiyi kolaylıkla kuracaklardır.

Üsteğmen Muzaffer Erdönmez’in uçuş sırasında ve genel tavırlarında görülen hiddetli davranışları Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kesinlikle onu spordaki hareketlerine de yansımıştı. Biz Vic’in güreşte olimpiyat bornz madalya sahibi olduğunu öğrenmiştik.

Vic’in nişancılığı hakkında söylediklerini dinleyen filonun en iyi üç nişancısı onu sportmence ördek vurma yarışmasına davet ettiler. Ve bahisler başladı. Vic’in parasal durumunu bildiklerinden başlangıçta miktarlar makul düzeydeyken sonlara doğru çılgınca yükseldi. Aralarında Joe Farbe’nin de olduğu dört kişi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir ördek sürüsüne rastladılar. Bir an bu güzelliği seyretmek için duraksadılar. İşte tam bu sırada herkes Vic’in tüfğinden çıkan iki el silah sesi ile irkildi. Kimse buna hazır değildi.

Şoktan kurtulan Bill Tonne ilk konuşan oldu.

-“Allah aşkına Vic! Ne yaptın?” Senin bu yaptığın hiç de sportmence değil!

-“Sportmenlik mi? Boşver onu. Ben öldürmek için ateş ederim.”

Spor yada her ne içinse beş tane ölü ördek suyun üstünde yüzüyordu.Şaşkınlık içinde kalan üç kişi bahis parasını Vic’e ödediler. O gün başka da atış olmadı. Bu Vic’i filoda üstün duruma getirmişti.

“Öldürmek için ateş etmek”. Aslında savaşın temeli de buydu elbette. “Sen onlara ateş etmezsen onlar sana ateş ederler.” Bu vecizeyi insanlar savaşarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yaşayarak öğrendiler. Aynı durumun en ilkel silahlardan günümüzün ileri teknoloji ve yıldız savaşları için de aynı olduğunu söyleyebiliriz.

Bununla beraber Üsteğmen Erdönmez’in düşmana ateş etmesi filomuzda yerleşmiş bir usul değildi. Belkide farkımız Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Vic’in atalarının yüzyıllardır savaşcı bir ruha sahip olmalarıydı.


Vic’in savaştaki düşünce tarzını uçtuğu B-26 yı uçuşundan sonra kontrol edince anlamıştım. Kore’deki demiryollarını kullanılamaz ve kısa sürede tamir edilemez hale getirmek için 8 bin feetten süzülerek dalıp 1000 feetten bombalıyorduk. Mesafemiz hafif silahların menzili dışındaydı ve etkili ve güvenli bir görevdi.

Bir gün Vic B-26 sının burnunda çok sayıda 20 mm lik kurşunların hasarıyla döndü. Buna rağmen uçağı çok iyi bir şekilde indirdi. O akşam oda arkadaşı Bill Tonne ye vuruldukları görevle ilgili neler olduğunu sorduğumda Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Bill Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Vic'in “O... çocuklarının bana ateş ettiklerini gördüm. Ben de onları haklayana kadar üzerlerine daldım.” dediğini Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar " ve gerçekten Vic'in çetin ceviz olduğunu" söylüyordu.

Öğretmen pilot Virge KUNS uçuş sonrası ERDONMEZ' in sigarasını yakarken.

Bu olaydan iki hafta kadar sonra Üsteğmen Erdönmez buna benzer bir görevde düştü. Son görüldüğünde kendisine gelen uçaksavar ateşini takip ederek hedefe doğru ters uçuyordu. Daha sonra kaza yeri incelendiğinde kurtulan olmadığı anlaşıldı. Kazada kaybettiğimiz diğer kişiler şunlardı: Astsubay Robert L.Allred (Silahçı) Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Yüzbaşı Joseph L. Farbe (Seyrüsefer subayı) Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bas sesli ve armonika sahibi.
Kaza haberi 729 uncu Filo hangarına ulaştığında ortalığı bir sesizlik kapladı. “Artık armonika sesi yok” sesleri duyuldu. Başka bir konuşma olmadı. Sadece sesizlik.

Üsteğmen Muzaffer Erdönmez Birleşmiş Millet’lerin Güney Kore Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Pusan’daki anıt mezarlığında yatmaktadır. Savaşa katılan ve Çin ve Kuzey Kore’lilerle çarpışan onaltı ülkenin bayrakları şehitlikte dalgalanmaktadır. Üsteğmen Muzeffer Erdönmez 28 yaşındaydı. Fotoğrafları Hava Kuvvetlerinde her tarafına aslıdı. Milli kahraman ilan edildi.

Ruhu şad olsun.

e-tikvesli:
TAYYARECİ SABİHA GÖKÇEN

Ankara’da Kızılay’da Ziya Gökalp caddesindeki 9 numaralı üst katın zili yanında ki kartvizitte “Tayyareci Sabiha GÖKÇEN” yazıyor.

1925 yılında Atatürk’ün Bursa gezisi sırasında vatanı kurtaran bu büyük insanı henüz 12 yaşında iken tanıma şansı bulan ve “Ama...... bir leyli mektep olsa..........” sözü üzerine Gazi’nin kızı olan Sabiha ....

“GÖKÇEN” SOYADINI NASIL ALDI ?
Hemen herkes Ata’nın kızı Sabiha “GÖKÇEN” soyadını almasının havacılığın doğal sonucu sanır. Oysa hiçbir ilgisi yoktur. Daha doğrusu öncesinden yoktur da sonrasında meslek soyadını izlemiştir.

Sabiha GÖKÇEN “GÖKÇEN ‘liği şöyle anlatıyor.. “Benim soyadımın mesleğimle hiçbir ilgisi yoktur olamaz da. Çünkü ben havacılığa 1935 yılında girdim. Oysa Büyük Atatürk bu soyadını bana bir yıl önce verdi. Soyadı kanunu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ata’nın önem verdiği devrimlerdendi. Bu bakımdan 1934 yılında Atatürk’ün sohbetli sofralarda baş konu “soyadı” idi. İşte hiç unutmam Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar 19 Aralık 1934 akşamıydı. Sıra bana gelmişti. Atatürk “Sabiha’ya bir soyadı bulmamız gerektiğini “ söyledi. Bir süre düşündükten sonra “GÖKÇEN olsun” dedi. Oradaki bir kağıdın üstüne de yazdı. Yazı aynen şöyleydi

“Sabiha GÖKÇEN

S. GÖKÇEN’dir

K.ATATÜRK

19.12.1934



HAVACILIĞA İLK ADIM

Rastlantını güzelliğine bakın ki Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Atatürk’ün “GÖKÇEN” soyadını vermesinden sadece altı ay sonra Sabiha GÖKÇEN gerçekten “havacı” olacaktı.

“O sırada bizde sivil havacılık fiilen yoktu. Atatürk ise Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar geleceğin göklerde olduğunu çok önceden görmüş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bu yolda hamle yapılması gereğine inanmıştı. Bu amaçla Hava Kurumu’nun ileri gelenleriyle görüşmüş ve bir okul açılmasına karar verilmişti.

Gün 5 Mayıs 1935 ti. İlk havacılık okulumuz Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ata’nın verdiği isimle “Türkkuşu” o gün açılacaktı. Araya sıkıştırayım: Atatürk bana GÖKÇEN soyadını verdikten sonra artık Sabiha demiyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar GÖKÇEN diye sesleniyordu. Açılışa giderken Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ben sadece Büyük Ata ile birlikte olduğum için Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir de renkli bir olay da bulunacağım için mutluydum. Ama bunun bir havacılık okulu olması Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ne yalan söyleyeyim Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar hiç ilgimi çekmiyordu. Tören gayet güzel oldu. Yurtdışından gelen uzman uçucular planörlerle gösteri yapıyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kimi de paraşütle atlıyordu. Önceleri çok sakindim fakat ilerleyen dakikalarda Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar birden heyecanlandım Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar çok hoşuma gittiğini farkettim. Atatürk ’de bu değişikliği fark etmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar eğildi;


-Çok mu hoşuna gitti?

-Evet çok.... Çok hoşuma gitti

-Peki Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sen de atlayabilir misin?

-Evet paşam Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar atlayabilirim. Hemen tayyareye bindirseler ve “atla” deseler koşup atlayabilirim. Gibime geliyor.

Ata Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Hava Kurumu Başkanı Fuat BULCA’ya döndü:

-Bak Bulca Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar GÖKÇEN de atlamak istiyor.

Hemen yabancı uzman çağrılmıştı. Kendisine bir genç kızın atlamaya heveslendiğini söyleyince Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kaşları kaldırdı:

-Şimdi olmaz. Elbette o da atlar fakat bir süre teknik bilgileri öğrenmesi lazım. Okula yazılsın Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar öğretelim.

İşte bu andan itibaren Sabiha GÖKÇEN Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “Türkkuşu’ nun ilk kız öğrencisi” oluyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar soyadına tam uyan mesleğe ilk adımını atıyordu.

Okula Paraşüt için gitmişti ama.....

Sabiha Türkkuşu’na paraşüt için gitmişti ama Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar okula yazıldıktan ve eğitime başladıktan sonra hevesi başka yöne sapmıştı. Uçaklar paraşütlerden daha cazip gelmeye başlamıştı. Çok sevinmişti uçmayı.... Hem de daha uçmadan.... İçindeki bir his Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ona yıllardır bomboş geçen yılların artık bittiğini Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar aradığı uğraşıyı bulduğunu bildiriyordu sanki.... Havacılıktan başka şey düşünmez olmuştu. Sabahları saat beşte kalkıyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar çalışıyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar çalışıyordu. Hocalarla birlikte planörde uçtuktan sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçmanın en büyük sevgilisi olduğunu anlamıştı. Atatürk de genç kızı teşvik ediyordu.

Nihayet uçuş günü gelmişti. Sabiha sevinçten ve heyecandan yerinde duramıyordu.

Bakın bakın Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar o günü nasıl hatırlıyor GÖKÇEN:

Her gün gittiğimde ne gün uçacağımı sorar Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar fakat her seferinde uçuş günümün daha gelmediği cevabını alırdım. Havacılıkta önce çift komuta denen usulle Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar hocayla birlikte uçulur. Sonra tek başına uçuş izni verilir. Bir sabah yine erkenden kalktım. Derse gidecektim ki Atatürk’ü her zamandan daha erken kalkmış buldum. Hem de önemli bir yere gidecekmiş gibi giyinmişti. Elini öptüm Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar derse gittiğimi söyledim. Kendisinin niye bu kadar erken kalktığını merak etmekle birlikte soramadım. Ama o ben sormadan konuştu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar benimle beraber geleceğini söyledi”

- Sabiha GÖKÇEN Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bu söz üzerine Gazi’nin belki uykusu kaçtığı için hava almak üzere kendisiyle birlikte yürüyeceğini sanmıştı. Ama o da ne? Atatürk GÖKÇEN’le birlikte Türkkuşu’na geliyordu. Hocası karşılıyor ve “GÖKÇEN Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bu gün yalnız başına uçacaksın” diyordu.

Sabiha sonrada öğrenmişti ki Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar havacılar ilk tek başına uçuş günün öğrencilere söylemezlermiş; ama yaverleri vasıtasıyla Ata’ya haber vermişlerdi. O da erken kalkıp GÖKÇEN’le birlikte gelmişti: “İlk uçuşunda kızını yalnız bırakmamak için."

GÖKÇEN TÜRKKUŞU'NDAN HAVA OKULUNA NASIL GİRDİ ?
Türkkuşu gittikçe gelişiyordu. Bu arada Ata’dan duyduğu bir söz Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar GÖKÇEN’in hayatının daha da değişeceğini müjdesini verir gibiydi: “ Bu kadarla kalmayacaksın Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar GÖKÇEN bunu ilerleteceksin! İlerleyecek de nasıl? Yanıt açık :Hava Okuluna gidecekti...

Ve işte bu aşamada Çankaya’daki “ hocanım” hatırlanmıştı. Ata Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Nüveyre Uyguç öğretmeni de Sabiha ile birlikte yolluyordu sonrasını şöyle anlatıyor.

“ Hava Okuluna girerken Büyük Atatürk’üm de hazırdı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bana burada muvaffak olacağımı söyleyerek moral veriyordu.

1936 yılının başlarındaydık.

Bu arada önemle belirtmek istediğim bir nokta var. Atatürk Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kadının asker olması Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar havacı olması gibi önemli hamlede beni de bir öncü olarak görevlendiriyordu. Düşündüklerinin bazısını ben de deniyordu önce. Kıyafet konusu gibi.... Üniformayla gezmemi arzuluyordu. Şapkama bir defne dalı koydurtmuştu. Sonradan bu defne dalı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yüksek rütbeli subaylar için kabul edilen şekil olacaktı. Yani Ata Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kadın asker fikrini kafasında geliştirirken Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ilk olarak beni gözlem konusu yapmıştı. Benden aldığı izlenimleri Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar düşünceleriyle birleştiriyordu”

O dönemde kadının asker olması için koşulların henüz tam olmadığını söyleyen Mareşal Fevzi Çakmak bile Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar GÖKÇEN’i çok takdir ettiğini her karşılaşmasında söyledi. Hatta bir geçit döneminde GÖKÇEN’in filonun önünde uçuşundan duyduğu mutluluğu Atatürk’e iletmişti.

Sabiha GÖKÇEN Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Hava Okulu’nda başarılarını birbirine ekliyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ata’yı çok mutlu ediyordu. Atatürk de Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sık sık ona moral vermekten geri durmuyordu. Örneğin 1937 yılında bir gün Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Ata’dan hem de el yazısıyla Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar şu mektubu almış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar çok mutlu olmuştu.

Kızım Uçman GÖKMEN’e

Muaffakiyetle Ankara’dan Eskişehir’e geldiğini memnuniyetle öğrendim. Eskişehir’deki uçuş vazifelerini yaptıktan sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar İstanbul’a da muaffakiyetle gelmene intizar ederek gözlerinden öperim.

K. ATATÜRK

1936 Trakya Manevraları Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Sabiha GÖKÇEN’in ilk askeri tatbikatıydı. O güne kadar bilgisi bir ölçüde teoride kalmıştı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar pratiği fazla olmamıştı. Trakya Manevralarında havacı kızımız pratik yönden iyi deneyim sahibi oldu


AKROBASİ AŞKI

Florya daydı GÖKÇEN'in canı öylesine uçmak istemişti ki... Aslında genç kız ne zaman bir uçak sesi duysa Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar hemen heyecanlanıyor içindeki “ uçma arzusu’nu kolay kolay bastıramıyordu. Yeşilköy’e geçti. Meydanda iki uçak duruyordu. Uçaklardan biri akrobasiye çok elverişli idi. Sabiha GÖKÇEN müfreze kumandanından uçma izni isteyince Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kumandan “ kendi tayyarenle uçabilirsin “ dedi. Doğrusu bu Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar heyecanlı pilotumuzun hiç işine gelmemişti. Havalara çıkıp şöyle takla atmak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar pazarın zevkini öylesine çıkarmak istiyordu. Öteki uçağı rica ettiğini söyleyince kumandan “peki” derken hemen ekledi: Akrobasi yapmayacaksın ama! O şartla uçabilirsin”

Genç havacımız uçağa bindi Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar motoru çalıştırdı. Bu yandan da düşünüyordu. Canı akrobasi yapmak istiyordu. Şu anda bindiği uçak buna çok uyuyordu . İyi ama Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar kumandana söz vermişti akrobasi yapmayacaktı. İçindeki akrobasi yapma arzusunu bastırıyordu bir yandan; öte yanda sözü tutmak gereğini.... Hemen not defterini açtı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir şeyler yazdıktan sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar o sayfayı koparıp yerdeki makiniste verdi:

“Bunu müfreze kumandanımıza götürün”

Ve uçağı havalandırdı. Müfreze kumandanı az sonra Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar GÖKÇEN’in yolladığı şu satırları okuyordu” Tayyareyi aldım Teşekkür ederim Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar fakat akrobasi yapacağım Hürmetler”

Bu bir hataydı. Sabiha GÖKÇEN Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yıllar sonra bunun hem de büyük hata olduğunu itiraf ediyordu: “Havacılığı çok seviyordum. O yaşın etkisiyle Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar evet Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bir gençlik hatası yaptı işte!”

Müfreze kumandanı derhal Florya köşkünde bulunan Ata’ya durumu yaverleri kanalıyla bildiriyordu. Bu sırada GÖKÇEN köşkün üzerinde uçuyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar akrobasi yapıyordu. Kızının hünerini görmek isteyen Atatürk Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yaverlerin verdiği haberle suratını asıp “Çok çabuk... Müfreze kumandanına telefon et! Bu hareketi bir başka subay veya gedikli yapsaydı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ne ceza verecek idiyse Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar o cezayı aynen Sabiha GÖKÇEN’e versin .

Yere sevinçle inen Sabiha GÖKÇEN müfreze kumandanının kendisini beklediğini bildiriyor Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar o da soluğu kumandanın karşısında alıyordu. Kumandan söze çok sert giriyor “ Sen asker olmak istiyorsun. Ama askerliğin ilk şartı disiplindir. Sana çok ağır ceza verecektim. Fakat Atatürk’ün büyük davranışından ötürü seni bir defalık affediyorum.

GÖKÇEN çok mahcup olmuştu ve havacılık yaşamında da özel yaşamında da bu tür bir hatayı tekrar etmedi.







BİR TABANCA OLAYI

“ Eskişehir’de Tayyare Alayı’nda staj gördüğüm günlerden birinde uçuştan indiğimde bölükteki fevkaladelik dikkatimi çekti. Hemen sordum. Bizim bölüğün Dersim Harekatı’na katılma emrinin geldiğini söylediler. Kalbim küt küt atmaya başlamıştı. Derhal bölük kumandanımıza koştum o bölükte olduğuna göre Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar elbette ben de gidecektim. Ancak kumandan hiç de beklediğim cevabı vermedi. Alay kumandanına başvurmamı söyledi sadece....

Bu sefer alay kumandanına koştum. Evet Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar gidebilirdim. Ama özel müsaade lazımdı. Bir kadın pilotun askeri harekata katılmasına tek başına karar veremiyordu. Bunun içinde vakit yoktu. Çünkü bölük ertesi gün gidecekti. O zamanın tayyareleri bir kalkışta çok uzun mesafeyi katedemedikleri için orada inecek Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yeniden havalanacaklardı. Bunu bir fırsat saydım ve benimde Ankara’ya kadar arkadaşlarımla uçabilmem için izin istedim. Bu masum isteğim kabul edilince bende bölükle birlikte yola çıktım.

Ankara’ya vardığımda hava kararıyordu. Hemen Çankaya’ya koştum. Atatürk beni karşısında görünce Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar önce hayret etti. Arzumu anlamıştı. Daha doğrusu kendisine isteğim iletilmişti. Bu bakımdan ben daha birşey söylemeden Atatürk konuşmaya başladı. Benim böyle bir harekata katılmamın güçlüğünü dile getiriyordu.

Sabiha GÖKÇEN Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sakin görünüşlü bir insandı. Heyecanını fazla belli etmeyen Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar tatlı bir konuşma üslubu vardı. O günde öyle yapmış olmalıki Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Atatürk onun dileğine hayır diyememiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar fakat şu uyarıda da bulunmayı ihmal etmemişti : “ Bak GÖKÇEN Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar seni çok takdir ederim. Orada da görevini başaracağına inancım tam. Ancak çarpışacağın insanların eline düşersen Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar sana fena muamele etmelerinden korkarım. Buna çok üzüleceğimi bilirsin.”

Sabiha GÖKÇEN birden gürlemiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “ emin olunuz” demiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “ kendimi onlara diri diri teslim etmem.”
İşte bu anda Atatürk birden tabancasını uzatmış Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar hiç birşey söylemeden...

Genç havacı kızımız gerçekten Dersim Harekatı’na katılarak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar erkek pilot arkadaşları gibi görevini başarıyla yerine getirmişti.



HAVACILAR GECESİ
Ankara Palas’ta bir Cumhuriyet Balosu veriliyordu. nce ziyafet Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar ardından suare... Suare kısmına sadece general rütbesindeki askerler davet edilecekti. Atatürk buna müdehale etmiş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar “ bu gece havacıların gecesi ise rütbe – kıdem olmaz Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar bütün havacılar davet edilecek” demişti. Gerçekten hepsi davet edildi ve en önemliside Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar Atatürk o gecenin adeta tamamına yakın kısmını genç havacılarla Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar genç teğmenlerle geçirdi. İstikbalin göklerde olmasını söylemesi bir yana Ata’nın havacılığa ne derece önem verdiğinin açık ispatı idi.

Bir Türk kızının “DÜNYANIN İLK KADIN SAVAŞ PİLOTU” yaparak onurlandıran Atatürk Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar acaba bu günleri görse...Türk kadınını eskisinden de geriye götürmeye kalkanların varlığını görürse... “ EY TÜRK GENÇLİĞİ !...” diye seslenmez miydi yeniden ?

SABİHA GÖKÇEN ( 21 MART 1913 BURSA - 22 MART 2001 ANKARA )

HAVACILIK ŞARKISI

Topraklar dar gelen çelik kanatlarımla

Şimşeklerin yoldaşı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar boraların malıyım.

Yelesinden fışkıran atlarımla Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar

Ben hayat vermek için Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçmalı Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar uçmalıyım.

Ümidin gözlerimde bir kar olup yansa da

İmanım düşmanımın kalbini delecektir.

Vücudum parça parça yere kapaklansa da Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar

Ruhum kanatlanarak göğe yükselecektir.

FERİT RAGIP TUNCER


VATAN MARŞI

Başka bir aşk istemez Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar aşkınla çarpan kalbimiz

Ey vatan gözyaşların dinsin yetiştik artık biz

Gül ki neş’enle gülsün ay Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar güneş Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar toprak Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar deniz

Ey vatan gözyaşların dinsin Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar yetiştik artık biz

CEMAL YEŞİL


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar

Türk Havacılık Tarihinde Unutulmayanlar konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kadn sortleri kirmizi sekileri,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk siyasi tarihinde 6 defa gitti, 7 defa geldi hangi siyasetçi için kullanılmıştır? Я Soru Cevap 0 09-02-2013 08:05
Destanlar Türk milletinin tarihinde nasıl bir yer tutar? gizem Soru Cevap 1 01-01-2013 04:09
Unutulmayanlar - Ümit Yaşar OĞUZCAN nimlahza Şiir 0 04-09-2010 02:26
Türk televizyon tarihinde yaşanmış olaylar nimlahza Komik Yazılar 1 29-07-2009 12:08
Havacılık Mühendisliği Bölümü Nedir? - Havacılık Mühendisliği Bölümü Hakkında gizem Meslekler Rehberi ve Meslek Seçimi 0 25-06-2009 02:09

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 07:07 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats