bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 03-04-2013, 09:35   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Ulusal Kapsamlı Aşılar Nelerdir?

Ulusal Kapsamlı Aşılar Nelerdir?-Hangi Aylarda Yapılır?-Yapılmazsa Ne Gibi Rahatsızlıklar Ortaya Çıkar?

Aşı uygulamaları en etkin ve en yaygın şekilde kullanılan halk sağlığı girişimidir. Aşılama ile bazı hastalıklar eradike edilmekte bazılarının ise görülme sıklığında belirgin azalmalar olmaktadır. Aşılamadaki bu belirgin başarıların yanında; genellikle aşıyı takiben görülen çoğu hafif yaşamı tehdit etmeyen kısa süreli yan etkiler ve çok nadir olarak yaşamı tehdit eden ciddi yan etkiler ortaya çıkabilmektedir.1

Çocukluk çağı koruyucu aşı uygulamalarındaki en önemli ilke istenmeyen etkileri en aza indirmek ve etkin aşılama yapabilmektir.2 Gerçekte yüzde yüz etkili ve yüzde yüz güvenli olan bir aşı yoktur.3 Aşıların kullanım oranları arttıkça aşıyla önlenebilir hastalıklar ve o hastalıkların komplikasyonlarının görülme sıklığı azalmakta buna karşılık aşıya bağlı yan etkilerin önemi nispeten artmaktadır.4 Ayrıca aşı tamamen sağlıklı kişilere çoğunlukla da çocuklara yapıldığı için aşılara karşı toplumdaki risk algılaması genelde çok daha yüksek olmakta aşılara olan güveni sarsmakta ve yan etkilerinin üzerinde durularak tartışılmasına neden olmaktadır. 3


Bu yazıda genel olarak aşıyı takiben görülen yan etkilere ve çocukluk çağı ulusal aşı takviminde yer alan aşıların yan etkilerine ayrı ayrı değinilmiş; aşılara bağlı yan etki ve kontrendikasyonların bilinmesi ve önlem alınması ile ciddi yan etki sıklığının azaltılabileceği ve böylece aşıya devam oranının artırılabileceği vurgulanmaya çalışılmıştır.


Aşı ile İlgili Yan Etkiler:

Aşının kendi karakteristik özelliklerine ve çocuğun buna karşı gösterdiği bireysel yanıta bağlı olarak görülen yan etkilerdir. Çoğu kez 'aşı reaksiyonu' olarak adlandırılır. Bu yan etkilerin çoğu hafif ve geçicidir. Enjeksiyon yerinde ağrı kızarıklık ve şişlik lokal yan etkilerdir. Ateş döküntü lenfadenopati gibi sistemik yan etkilerde görülebilmektedir. Bu yan etkilerin sıklığı aşı üretim teknikleri veya aşı suşu değiştirilerek azaltılabilir fakat tamamen ortadan kaldırılması güçtür.4


Çocukluk çağı aşılarının yapıldığı yaş grubu pek çok nörolojik ve metabolik hastalığın da belirtilerinin ortaya çıktığı ve tanı aldığı yaş grubudur. Bu nedenle aşılamadan sonra ortaya çıkan sağlık sorunları ve belirtilerin aşılamaya mı bağlı yoksa tesadüfen o anda ortaya çıkan bir başka hastalığın belirtisi mi olup olmadığından emin olunmalıdır.3


Uygulama Hatalarına Bağlı Yan Etkiler:


Aşının saklanması hazırlanması ve uygulanması sırasında yapılan teknik hatalardan kaynak-lanan yan etkilerdir. Düşünülenin aksine aşının içeriğinden kaynaklanan yan etkilerden çok daha sıktır. Aşıların yanlış bölgelere yapılması yanlış dozlarda uygulanması hatalı dilüsyon sıvılarının ve steril olmayan enjektörlerin kullanılması adsorbe aşıların uygun şekilde çalkalanmadan kullanılması aşının hatalı depolanıp saklanması aşı kontren-dikasyonlarına dikkat edilmemesi kullanım süresi dolan aşıların kullanılması ve enjektörlerin uygun olmaya şekilde atılması sonucu görülmektedir.34


En sık yan etki kontamine enjektörlerin kullanı-mına bağlı enjeksiyon yerinde bakteriyel apse oluşumudur. Dünyada aşı uygulamalarının 1/3' ünde yeterli steril koşullara uyulmadığı belirtilmektedir.234

Yerel aşı yan etkilerini en aza indirmek için 2 yaşından küçüklerde kas içi enjeksiyonlar uyluk dış yan yüze yapılmalıdır.2

Aşı uygulamalarında yapılan yanlışları azaltabilmek için; aşılar sadece üretici firmanın verdiği sulandırıcılarla sulandırılmalı enjektörlere tek dozluk aşı çekilmeli aşılama sonrasında enjektör mutlaka atılmalı asla tekrar kullanılmamalı aşı dolabında aşı dışında başka ilaçlar bulundurulmamalı aşılamadan sorumlu sağlık personeli sık sık denetlenmeli hizmet içi eğitim ve bilgilendirme saatleri düzenlenmeli ve herhangi bir yan etki görülmesi halin-de dikkatli bir epidemiyolojik çalışma yapılmalıdır.3


Ayrıca enjektör ve iğnelerin uygun olmayan şekilde kullanılması ve atılmasının aşı yapılan kişi ya-pan kişi ve diğer sağlık personelini riske attığı kadar toplum sağlığını da riske attığı unutulmamalıdır.


Aşılara Özel Yan Etkiler:

Hepatit-B aşısı rekombinant DNA teknolojisi ile üretilen oldukça güvenli bir aşıdır ve yan etkileri nadiren görülmektedir. En sık bildirilen yan etkiler enjeksiyon yerinde ağrı (% 3-29) ve 37.7 °C üzerinde ateştir (% 1-6 vakada). Tekrarlanan aşı dozlarında yan etkiler artmaz.5 Hepatit B aşısından sonra çok nadiren anaflaksi saptanmıştır (600.000 dozda bir). Bir önceki dozdan sonra anaflaksi gelişenlerde aşının tekrarlanması kontrendikedir.6 Hepatit B aşısı gebe kadınlara uygulandığında gelişen fetusa yan etki riski görülmemiştir. gebelik ve laktasyon dönemleri aşılama için engel değildir.7

BCG aşısı (Bacillus Calmette- Guerin) intradermal olarak uygulanan canlı atenüe bir aşıdır. BCG aşısı enjeksiyonundan sonra 5-6 mm' lik papül oluşur ve 20- 30 dakikada kaybolur 3- 4 hafta kadar aşı yerinde bir şey görülmez. Bu süreden sonra önce hafifçe kızarık bir nodül oluşur sonra hafifçe akar 8. haftada kabuk bağlar ve birkaç hafta sonra bu kabuk da düşerek yerinde yaşam boyu süren bir iz bırakır. Derideki bu lokal reaksiyon aşı yapılan kişilerin % 90-95' inde görülür.8 Daha önce tüberküloz basili ile karşılaşmış kişilere aşı yapılırsa aşıdan sonraki ilk hafta içinde aşı yerinde akıntı yara ve şişlik oluşur. Buna 'erken aşı reaksiyonu' ya da 'Koch fenomeni' denir. Bu reaksiyonun gelişmesini engellemek için 3 aylıktan büyük çocuklara BCG yapmadan önce PPD yapılması önerilmektedir.9


BCG aşısından sonra yerel yan etkiler sık olmakla birlikte ciddi yan etkiler nadir görülmektedir. Komplikasyonların çoğu uygulama hatalarına bağlıdır. İntrakutan yapılması gereken bu aşının hatalı olarak subkutan veya intramuskuler yapılması yan etkilerin sıklığını artırmaktadır.3 Yerel ülser oluşumu ve bölgesel lenfadenit en sık yan etkilerdir immün yetmezliği olmayan kişilerin % 1' inden azında görülürler. Lenfadenit aşının yapıldığı tarafta aksiller servikal ve supraklaviküler lenf nodlarında görülmektedir. Aşının yapılış tekniği ve aşı suşunun lenfadenit gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir.8 Aşı yenidoğan bebeklere özellikle de doz azaltılmadan yapıldığında diğer bebeklere göre daha sıklıkla süpüratif lenfadenit gelişmek-tedir.10 Süpüre olmayan lenf nodları kendiliğinden düzelir eritromisin ya da izoniazid (INH) verilmesi ile bu düzelmenin hızlanmadığı gösterilmiştir.1112 Süpüre olan lenf nodları ise iğne aspirasyonu ya da cerrahi eksizyon ile tedavi edilebilir. Dünya Sağlık Örgütü fistülleşen lenf nodlarında lezyonun üstüne antitüberküloz ilaç dökülmesini önermektedir.10 BCG aşılaması sonrası osteit Japonya'da milyonda 0.01 Finlandiya'da milyonda 300 olarak bildirilmiştir.1314 Menenjit yaygın BCG enfeksiyonu 1 milyon aşı dozunda 0.19-1.56 oranında görülmekte olup bu hastaların çoğu süregen granülomatöz hastalık ciddi kombine immün yetmezlik malnutrisyon Di George Sendromu gibi hücresel bağışıklıklarında bozukluk olan kişilerdir.15


Bazı çalışmalarda BCG aşısı ile aşılanmış kişilerde özellikle lenfoma olmak üzere kanserlerde artışa yol açtığı bildirilmişse de bu gözlemi destekleyecek daha fazla çalışmaya gereksinim vardır.1016

BCG aşısının diğer bazı aşılarda olduğu gibi bağışıklık sistemini fazla uyararak otoimmün olayların gelişimine temel hazırlayabileceği konusunda da yayınlar bulunmaktadır.1718

Canlı bir aşı olduğu için doğumsal ya da edinsel immün yetmezliği olan kişilere BCG yapılmamalıdır. Ayrıca aşı bölgesindeki derisinde yanık ya da enfeksiyonu olan kişilere de BCG aşısı yapılması önerilmez. Fetus üzerinde herhangi bir yan etki gösterilmemiş olmasına karşın gebelerde de yapılması uygun değildir.19


DBT (Difteri- Boğmaca- Tetanoz) aşısı difteri ve tetanoz toksoidleriyle birlikte kimyasal olarak inaktive edilmiş Bordatella pertusis hücrelerinden oluşmaktadır. Sağlam çocuklarda kullanılan standart aşıdır çocuk dozunda difteri toksoidi içerir. Boğmaca aşısının yapılamayacağı durumlarda 7 yaş altında difteri- tetanoz (DT) aşısı kullanılır. Bu aşı da çocuk dozunda difteri toksoidi içermektedir. Yedi yaş üzerindeki çocuklar ve erişkinlerde ise erişkin dozda difteri toksoidi içeren tetanoz- difteri (Td) aşısı kullanılır. Aselüler boğmaca aşısını içeren özel preparatlar da vardır.20


Difteri Boğmaca Tetanoz aşısından sonra eritem ağrılı ve ağrısız endürasyon gibi yerel reaksiyonlar sıktır. Nadiren aşı yerinde birkaç hafta süren nodül ele gelebilmektedir. Aşı sonrası her milyon dozda 6-10 vakada steril apse görülür. Sistemik yan etkiler olarak ateş uyku hali huzursuzluk iştahsızlık kusma gibi reaksiyonlar ile sık karşılaşılır. Aşı uygulanan çocukların yaklaşık yarısında ateş 38° C' den daha yüksektir ve bunların sadece % 1' inden azında 40° C' nin üzerine yükselebilmektedir. Bu reaksiyonlar DT' ye nazaran DBT aşısı ile daha sık görülür. Aşıya bağlı ateş ilk 12-24 saatte ortaya çıkmakta ve 24 saatten uzun sürmemektedir. Aşı sonrası 24 saatten sonra başlayan ve 24 saatten uzun süren ateş için başka ateş odağı aranmalıdır. Bu ateşli dönemde asetaminofen kullanımı önerilmektedir. Asetaminofen proflaksisi febril konvülziyon riski olan vakalarda da etkilidir.3421

Difteri Boğmaca Tetanoz aşısına bağlı orta-ağır reaksiyonlar: Vücut ısısının 40.5° C' nin üzerine yükselmesi; 3 saatten uzun süren alışılmadık şiddetli durdurulamayan tiz sesli ağlama (% 01- 6); kısa süreli konvülziyonlar (genellikle febril konvülziyon şeklinde); nadiren hipotonik- hiporesponsif kollaps (100.000 dozda 35- 291 vaka) görülebilmektedir. Bu yan etkiler sekel bırakmamaktadır. Bununla birlikte uzun süreli komplike konvülziyonlar ensefalopati kalıcı beyin hasarına neden olabilir ve çok nadir görülür. DBT aşısı yan etkilerinin DT aşısından daha fazla olması bu yan etkilerden boğmaca aşısının sorumlu olduğunu düşündürmektedir. Ancak bunun boğmaca aşısına mı bağlı olduğu ya da aşılama sonrasında tesadüfen ortaya çıkan bir başka hastalığın bulgusu mu olduğuna karar vermek güçtür. Aselüler boğmaca aşısı içeren aşılardan sonra orta- ağır yan etki görülme sıklığı sellüler boğmaca aşısına göre daha azdır.3421

DBT aşısı sonrası akut ensefalopati riski 0- 10.5/ milyon dozdur. DBT aşısı sonrası akut nörolojik hastalığı olan çocukların 10 yıllık takiplerinde kontrol grubuna göre kronik nörolojik hastalık görülme sıklığının daha fazla olduğu görülmüştür. Bu konudaki çalışmalar aşıya bağlı olarak akut nörolojik hastalık ve onu izleyen kronik nörolojik disfonksiyonun DBT aşısına bağlı olarak gelişebileceğini ya da altta yatan serebral ya da metabolik hastalığı olan çocukta DBT aşısının akut nörolojik hastalık ve kronik nörolojik disfonksiyonu tetikleye-bileceğini; bu çocuklarda aşı olmasa dahi bir başka uyaranın (ateş enfeksiyon gibi) benzer şekilde kronik nörolojik disfonksiyona yol açabileceğini düşün-dürmektedir. Serebral ya da metabolik bir anor-malliği olan ve akut nörolojik bir hastalık geçirmeden kronik nörolojik disfonksiyon geliştirecek olan çocukta DBT aşısı sonrası akut nörolojik disfonksiyon gelişebilmektedir. Böyle bir öykü olması halinde DBT aşılamasına aşının herhangi bir komponentiyle de olsa devam edilmemesi gerekmektedir.322


DBT ve DT aşısı ile infantil spazm arasında ilişki araştırılmış ve doğrudan ilişkisi olmadığı saptanmıştır. Bu aşıların infantil spazmı olan çocuklarda bulguların daha önce ortaya çıkmasını sağlayarak aile tarafından daha erken fark edilmesine yol açtıkları düşünülmektedir. DBT ve DT aşılarıyla ani bebek ölüm sendromu transvers myelit öğrenme bozuklukları infantil otizm hiperaktivite ve santral sinir sisteminin progresif dejeneratif hastalıkları arasında ilişki olduğunu gösterir veriler yoktur.321

DBT aşılamasından sonra birkaç saat ya da birkaç gün sonra maküler papüler peteşiyal ya da ürtikeryal döküntüler olabilmektedir. Bunlar genellikle antijenantikor reaksiyonları sonucu olabilmektedir.21


DBT aşısının kontrendikasyonları:

1. Anaflaksi: Aşı içindeki hangi komponentin anaflaksiye yol açtığı bilinmediği için antijenlerin hiçbiri daha sonraki aşılamalarda kullanılmamalıdır.


2. Ensefalopati: Aşı sonrası ilk 7 günde ortaya çıkan ve 24 saatte düzelmeyen bilinç düzeyinde değişiklik uyarılara cevapsızlık birkaç saatten daha uzun süren jeneralize ve fokal konvülziyonlarla seyreden 'akut ağır nörolojik hastalık' olarak tanımlanabilir. DBT aşılaması ile kesin ilişki gösterilmemekle birlikte boğmaca aşısının devamı yapılmamalıdır.21


Dikkatli olunması gereken durumlar:


1. Ateş:
İlk 48 saatte ortaya çıkan ve başka bir nedene bağlanamayan 40.5 °C' nin üzerinde ateşi olan vakalarda bu durum boğmaca aşısı ile ilişkilendirildiği için sonraki dozlar DT olarak yapılmalı ve yine yüksek ateş olabileceği bilinmelidir.23

2. Kollaps ya da şok benzeri durum (Hypotonic- hyporesponsive episode HHE):
Aşıdan sonraki ilk 48 saatte ortaya çıkan bu durum ölüm ya da nörolojik sekele yol açmamasına rağmen aşılamaya DT olarak devam edilmesi gerekir.23

3. Persistan ağlama:
Aşıyı takiben ilk 48 saat içinde susturulamayan ve 3 saatten uzun süren ağlama görülebilir. Bu durum uzun süreli sekel ve ciddi reaksiyonlarla ilişkili bulunmamıştır. Daha çok ilk doz aşıdan sonra görülür. Bu çocuklarda lokal yan etkilerin daha fazla olduğu saptanmıştır. Bu da ağlamanın daha çok ağrıya bağlı olabileceğini düşündürmektedir.3

4. Konvülziyon:
Aşıdan sonraki ilk 3 gün içinde febril ya da afebril konvülziyon olabilir. Konvül-ziyon yüksek ateşe ya da boğmaca komponentine bağlı olabilir ya da aşıyla ilgisi olmaksızın görülebilir. Nörolojik olarak normal olan çocukta aşı sonrası komplike konvülziyon görülmesi sonraki aşılamalarda konvülziyon riskini arttırmaz. Bu risk aşılama öncesi nörolojik hastalığı olan çocuklarda yüksektir. Aşılama öncesi konvülziyon öyküsü olan çocuklarda DBT aşısı sonrası konvülziyon geçirme riski böyle bir öyküsü olmayan çocuklara göre yüksektir. Bu çocuklarda DBT aşısının geciktirilerek bebeğe nörolojik tanı konulduktan ve tedavi edildikten sonra yapılması önerilmektedir.2224

DT ya da Td aşısına bağlı olarak 24-72 saat sürebilen enjeksiyon yerinde ağrı şişlik kızarıklık yürümede zorluk gibi yan etkiler olabilmektedir. On yıldan sık aşılama yapılanlarda bu reaksiyon daha sıktır. Seyrek olarak aşının içindeki aluminyuma bağlı kaşıntılı nodüller ve granülomalar bildiril-miştir.25 Bu aşıların kontrendikasyonu bir önceki dozla oluşan ağır nörolojik bozukluk ya da hiper-sensitivite reaksiyonudur ve bu aşıların konvülziyon riskini artırdığına dair bir bulgu yoktur. 23


Erişkinlerde görülen ve Arthus tipinde aşırı duyarlılık ve 39.4° C' ye varan ateşler çocuklarda sey-rektir ve difteri toksoidinden çok yüksek serum tetanoz toksoidine bağlanmaktadır. On yıldan sık aşılama bu reaksiyonu da arttırmaktadır.20 Çok nadir olmakla birlikte özellikle yetişkinlerde tetanoz toksoidi içeren aşıların yapılmasından sonraki ilk 6 hafta içinde Guillain Barre Sendromu gelişebilmektedir. Yine tetanoz toksoidi içeren aşılar erişkinlerde brakiyal nörit yapabilmektedirler.2326


Tek başına kullanıldığında difteri toksoidine bağlı belirgin bir yan etki bildirilmemiştir. Gebelikte difteri ve tetanoz toksoidinin teratojenik olduğuna ilişkin kanıtlar olmamasına rağmen Td aşısının yapılmasını ikinci 3 aya ertelemek uygundur.23


Poliomyelit aşıları

Oral Polio Virus (OPV) tip1 2 ve 3 olarak polio virusun her 3 tipini de içeren canlı attenüe virus aşısıdır. Parenteral yoldan uygulanan inaktif virus aşısı (IPV) da mevcuttur. OPV aşısıyla görülen en önemli yan etki 'aşıya bağlı paralitik poliomyelittir'. Bu yan etki sadece aşı yapılanlarda değil aşı yapılanlarla yakın temasta olanlarda da görül-müştür. İlk doz OPV ile risk daha yüksek olup (1/750.000 doz) ilk dozu alanlarla temas edenlerde de ikinci ve daha fazla doz aşı yapılanlarla temas edenlere göre 6-8 kat daha sıktır. Aynı zamanda immün yetmezlikli hastalarda aşı yapılmış sağlıklı çocukla temas eden immün yetmezlikli hastalarda aşılanmamış ya da aşıları eksik erişkinlerde risk yüksektir. Günümüze kadar IPV aşısına ait ciddi yan etki saptanmamıştır.27 28


Finlandiya'da yapılan bir çalışmaya göre OPV aşı kampanyasını takiben Guillain Barre Sendromu (GBS) sıklığında artış görülmüş ancak daha sonra aynı verilerin tekrar değerlendirilmesiyle aşılama yapılmaksızın aynı sayıda GBS görülebileceği gösterilmiştir.34 OPV aşısı solüsyonu az miktarda neomisin ve streptomisin içermektedir. Bunlara bağlı hipersensitivite reaksiyonu olabileceği saptanmıştır.29


Gebelere OPV aşısı verilmesi ile anne ve fetusta yan etki riskinin arttığına dair bir veri olmamasına rağmen gebelik döneminde aşı kuramsal risk nedeni ile önerilmemektedir.30


Hemofilus İnfluenza Tip B (Hib) Aşısı


Günümüzde 4 farklı tip konjuge Hib aşısı vardır ve aşıya bağlı yan etkiler çok azdır. En sık ilk 24 saatte enjeksiyon yerinde ağrı ve hassasiyet (% 5- 30 vakada) nadiren ateş huzursuzluk (% 2 vakada) görülebilir ve kendiliğinden düzelir.3132


Hib aşısı ile Guillain Barre Sendromu trombositopeni transvers myelit arasında nedensel ilişki bulunamamıştır. Konjuge olmayan Hib aşısı sonrası ilk haftada Hib hastalığı görülürken (1.62 vaka/100.000 dozda) konjuge aşı yapılan çocuk-larda aşıdan sonraki 1- 2 hafta içinde Hib hastalık riskinde bir artış yoktur.3


Kızamık- Kızamıkçık- Kabakulak (KKK) Aşısı kombine bir aşıdır. KKK aşısı güvenliği en fazla test edilmiş ve gösterilmiş aşılardan biridir.33 Aşı sonrası ortaya çıkan yan etkilerin çoğu kızamık bileşenine bağlıdır.34 Aşı yapılanların % 5- 15' inde 5-12. günler arasında başlayan ve 1- 2 gün süren bazen 5 güne dek uzayabilen 39.4 °C ya da üzerinde ateş görülebilir. Çocukların % 5' inde aşıdan 7- 10 gün sonra başlayan kızamık benzeri döküntü gelişebilir. Aşı sonrası ensefalit ya da ensefalopati (1/1.000.000 doz) basit febril konvülziyon görülebilmektedir. Ateş aşıdan sonraki 5- 7. günlerde çıktığı için bu dönemden önce antipiretik tedaviye başlamak febril konvülziyon olasılığını azaltır.35 Aşılama sonrası kızamığa bağlı subakut sklerozan panensefalit (SSPE) sıklığı belirgin olarak azalmıştır. Kızamık aşının bağışıklık kazanmış birine yapılması yan etki riskini ya da SSPE riskini arttırmamaktadır.36 Aşı sonrası Tip-I Diabetes Mellitus olgularının arttığına dair çalışmalar henüz kesinlik kazanmamıştır. 37


Sistemik yan etkilerden olan trombositopeni aşılama sonrası 2 ay içinde görülebilmektedir. 30.000-40.000 dozda bir olarak aşı sonrası 2- 3. haftada ortaya çıkar benign ve geçicidir. Kanamaya neden olmaz. Doğal enfeksiyon sonrası trombosi-topeni görülme sıklığı çok daha fazladır (3000 vaka-da bir). Daha önceki KKK aşısından sonra trombositopenisi olan ya da idiyopatik trombo-sitopenik purpura tanısı alan hastalarda KKK aşısı sonrası trombositopeni görülme riski yüksektir.38


KKK aşısı sonrası aşının herhangi bir komponentine bağlı olarak hipersensitivite reaksiyonları görülebilir. Çoğu enjeksiyon yerinde ürtiker şeklinde hafif ve lokal reaksiyonlardır anaflaksi çok nadirdir.34 Yumurta proteinine anaflaktik tipte allerjisi olanlarda kızamık aşısı içeren tüm aşılarla anaflaksi gelişebilmektedir. Kızamık aşısı ve onun kombine edildiği aşıların içinde jelatin bulunmaktadır ve jelatine bağlı anaflaksi bildirilmiştir. Aşı aynı zamanda neomisin de içerdiği için bu maddeye karşı anaflaksi geliştirenlerde de aşı kontrendikedir. Ancak neomisin çoğunlukla kontakt dermatit şeklinde alerjiye neden olur ve bu tür hastalar aşılanabilir.39


KKK aşısı sonrası üst solunum yolu enfeksiyonu sıklığının azaldığı huzursuzluk sıklığının ise arttığı bildirilmiştir. KKK aşısının idiyopatik trombosi-topenik purpura parotidit eklem ve ekstremite yakınmaları ve aseptik menenjit ile ilgili olabileceği ancak Crohn Hastalığı ülseratif kolit ya da otizm ile ilgili olmadığı bildirilmiştir.40


KKK aşısı ve komponentleri immun yetmezliği ve immun supresyonu olanlarda kontrendikedir.34


Kızamıkçık aşısı canlı attenüe bir aşıdır. En sık bildirilen yan etkiler ateş lenfadenopati ve artraljidir.34 Bazen döküntü baş ve boğaz ağrısı da eklenerek hafif bir kızamıkçık klinik tablosu görülebilir. Bu istenmeyen etkiler yalnızca duyarlı kişilerde görülür erişkinlerde ve özellikle kadınlarda daha sıktır.41 Kızamıkçığa karşı bağışık olanlarda aşı-lama yan etkileri artırmaz.34


Aşı ile artrit arasında nedensel bir ilişki vardır. Çocukların % 0.5' inde küçük eklemlerde ağrı görülürken erişkin kadınların % 10' unda geçici artrit % 25' in de artralji görülmüştür. Eklem ağrıları aşıdan 7- 21 gün sonra başlar ve 1- 3 gün sürer seyrek ola-rak yineler.3442

Aşı sonrası seyrek olarak parestezi bacak ve kollarda ağrı gibi geçici periferal nöritik yakınmalar bildirilmiştir.33 Kızamıkçık aşısının non spesifik hücresel immuniteyi geçici olarak baskıladığı gösterilmiştir.43


Kızamıkçık aşısı sonrasında aşıya ya da aşının bir bileşenine karşı ciddi alerjik reaksiyon öyküsü olanlara daha sonra kızamıkçık aşısı uygulanmamalıdır. Gebelere ya da üç aydan önce gebe kalmayı planlayan kadınlara yapılmamalıdır.44 Gebeyken aşılanmışsa ya da aşılandıktan sonraki üç ay içerisinde gebe kalınmışsa anne fetusta oluşabilecek kuramsal riskler konusunda bilgilendirilmelidir ancak yanlışlıkla aşı uygulanması gebeliğin sonlandırılması için bir gerekçe oluşturmamaktadır. Ayrıca emziren kadınlara ve gebe kadınların çocuklarına aşı uygulanabilir. 45


İmmün yetmezlik ve immün sistemde baskılanma varlığında aşı yapılmamalıdır. Bunun yanı sıra düşük doz (>2 mg/kg/gün) topikal aerosolize steroid tedavisi kortikosteroidlerin intraartiküler bursal ya da tendon enjeksiyonu aşılama için kontrendikasyon oluşturmaz. Gerekirse kemoterapiden 3 ay kortikosteroid tedavisinden 1 ay sonra bu aşı uygulanabilir. Asemptomatik ya da hafif semptomatik HIV enfeksiyonlu olgularda aşı uygulanabilir.46


Orta ya da ağır şiddette akut hastalık/ ateş durumunda aşı hasta iyileşene dek yapılamamalıdır. Antikor içeren kan ürünleri ya da immünglobulin alınması aşının etkinliğini azaltabilir. Aşı antikor içeren kan ürünlerinin verilmesinden 2 hafta önce ya da 3 ay sonra yapılabilir. KKK biçiminde yapılacaksa aşılama için geçmesi gereken süreyi daha da uzatmak gerekebilir. Aşılamadan önce anti-Rho (D) Ig (Rho- Gam) verilmiş olması genellikle aşının etkinliğini azaltmaz ancak serokonversiyonun gelişip geliş-mediği 6- 8 hafta sonra serolojik olarak test edilmelidir. 3446


Tedavi edilmemiş aktif tüberkülozlu kişiler kan diskrazileri yumurtaya karşı aşırı duyarlılık geliştirenler aşı uygulamasının sakıncalı olduğu diğer durumlardır.46


Sonuç olarak aşı yan etkilerinin ayırıcı tanısı ve en iyi aşı programlarının geliştirilebilmesi için aşı yan etkilerinin iyi bilinmesi ve yan etki bildirim sistemi (surveyans) şarttır. Aşılara karşı olan güvenin azalması aşı programına devamsızlıkla sonuçlanarak hastalığa yakalanabilir hassas bir popülasyonun oluşmasına ve epidemi görülme riskine yol açacaktır.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Ulusal Kapsamlı Aşılar Nelerdir?

Ulusal Kapsamlı Aşılar Nelerdir? konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: infantil spazm bcg, kkk yanlışlıkla fazla doz yapılırsa,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ulusal Egemenlik Ve Bağımsızlık Sembollerimiz Nelerdir elif Soru Cevap 5 29-04-2016 07:07
Ulusal Birliğimizi Sağlayan Etkenler Nelerdir? elif Soru Cevap 0 10-03-2013 04:01
Ulusal Birliğimizi Sağlayan Unsurlar Nelerdir elif Soru Cevap 0 18-02-2013 11:25
Aşılar hakkında bilmek istedikleriniz... daywest Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 11-05-2009 11:40
Gebelikte yapılması gereken aşılar Bkmlyz Gebelik 0 01-02-2009 12:42

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:21 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats