bakimliyiz
Konu etiketleri: mide fıtığı kansere dönüşür mü, mide fıtığı ameliyatı sonrası gaz, mide fitigi disardan belli olurmu, surekli gegirme ve mide bulantisineden olur, mide fıtığı, mide fıtığı kansere dönüşebilir mi, midefıtığı, mide fıtığı indir, mide fıtığı olan kişiye beslenme tablosu nasıl olur, barret yarası, mide fıtığı kanser, mide fıtığı kansere neden olurmu, mide fıtığı kansere dönüşürmü, mide dışarıdan belli olurmu, mide fıtığı sorulari,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 12-04-2013, 02:36   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Mide fıtığı kansere neden olur mu

Mide fıtığı kansere neden olur mu



İnsanlarda yemek borusu ile mide arasında midedeki gıdaların geri kaçmasını önleyen bir kapakçık bulunmaktadır. Çiğneme işlemi sırasında bu kapakçık açılarak gıdaların yemek borusundan mideye geçişine izin verir. Bu kapak aşırı kilo alma alkol aşırı yağlı gıdalar vb. gibi etkenlerle zayıflamakta ve kapanma kusuru gelişmektedir. Bu durumda gıdaların sindirimi için mideden salınan gıdalar ve asit yemek borusuna doğru geri tepmekte ve reflü hastalığına yol açmaktadır. Bu durum zaman içinde yemek borusundaki normal hücrelerin şekil değiştirip kötü huylu yani tümör hücresi şekline dönüşmesine neden olabilir.

Mide fıtığı veya reflü hastalığı ne sıklıkta görülür?


Mide fıtığı veya reflü hastalığı nüfusun yaklaşık % 30-40'ında görülür. Toplumun yaklaşık % 10'unun asit giderici mide ilacı kullandığı bilinmektedir.

Reflü hastalığının belirtileri nelerdir?

Reflü hastalığı çoğunlukla kendini aşırı geğirme sırt ağrısı hazımsızlık ağza acı ve ekşi sular gelmesi ağza kötü kokular gelmesi boğazda yanma hissi gibi belirtilerle kendini gösterir. Bazı hastalarda; astım kronik sinüzit ses kısıklığı kusma geceleri boğulma hissi ve aşırı salya gelmesi gibi belirtiler de verebilir. Mide asidinin yemek borusuna geri tepmesi ile bu hastalarda çoğunlukla boğaz ağrısı yakınması oluşturabilir ve "kronik farenjit" ön tanısı ile Kulak Burun Boğaz Hastalıkları hekimlerine göğüs ağrısı çarpıntı vb. yakınmalar ile Kardioloji Dahiliye ve Göğüs Hastalıkları uzmanlarına başvurdukları gözlenmekte ve bu nedenle farklı tedaviler görebilmektedirler.

Mide fıtığı dışarıdan gözle görülebilir mi?

Mide fıtığı iç organları ilgilendiren bir sorun olduğundan göbek kasık uyluk fıtıkları gibi gözle görülemez.

Mide fıtığının tanısı nasıl konulur?


Mide fıtığı tanısı sıklıkla endoskopi denilen özel bir maddeden yapılmış ışıklı bir alet (hortum şeklinde) yardımı ile bu bölgelerin incelenmesi veya ilaçlı bir madde verilerek yemek borusu mide ve oniki parmak bağırsağının röntgenin çekilmesi ile konulur. Bu tetkikler yapılmadan hastaya ilaç verilmesi tanının gecikmesine ve böylelikle hastanın uygun tedaviye geç başlamasına neden olmaktadır. Kalp rahatsızlıkları karaciğer ve safra kesesi hastalıkları da aynı yakınmaları yapabilmektedir.

Reflü hastalığı oluşumunu kolaylaştıran etkenler nelerdir?

Tıbbi durumlar: aşırı şişmanlık (obesite) ve gebelik
Kişisel alışkanlıklar: Alkol ve sigara
Gıdalar: Çikolata kahve nane yağlı gıdalar gazlı içecekler (kola gazoz soda maden suyu bira vb.) süt limon portakal ve greyfurt gibi turunçgiller acı baharatlı ve yağda kızartılmış gıdalar
İlaçlar:
Mide kapakçığının basınıcını düşüren ilaçlar: Doğum kontrol hapları nitratlar (tansiyon ilacı) teofilin narkotik ilaçlar kalsiyum kanal blokerleri beta adrenerjik ilaçlar alfa adrenerjik ilaçlar diazepam ve dopamin cinsi ilaçlar
Yemek borusu yüzeyini harap eden ilaçlar: aspirin romatizma ilaçları (ibuprofen vb.) kinidin tetrasiklin potasyum ve demir ilaçları
Mide fıtığının tedavisi nasıldır?

Yaşam şeklinde değişiklikler


Yatağınızın başını kaldırmanız yarar sağlar. Yastıklar ile yükseltme pek yeterli olmaz bunun yerine yatağın baş kısmını tam olarak yükseltmek yarar sağlar.
Beslenme şeklinde değişiklikler: Yukarıda belirtilen reflüyü kolaylaştıran gıdalardan kaçınınız. Yemek öğünlerinizi az ve sık olarak düzenleyiniz (günde 3 öğün yerine 4-5 öğün halinde fakat porsiyonları azaltarak yemeyi deneyiniz).
Sigaradan kaçınınız.
Kilo vermek; fazla kilolar ile karın içi basıncının arttığı ve istirahattaki mide kapakçığı basıncını aşabildiği bilinmektedir.
Yemeklerden sonra yere eğilmeyiniz ve yatmayınız 1 saat boyunca yere eğilip bir madde almayınız ve ayakkabınızı bağlamayınız.
Her türlü STRESİN mide ile ilgili sıkıntılarınızı arttıracağını unutmayınız.
İlaç tedavisi

Asit giderici (antiasit) ilaçlar

Alüminyum kalsiyum ve magnezyum tuzları
Tabaka oluşturan ilaçlar: Gaviscon vb.
H2 blokerleri: simetidin ranitidin famotidin ve nizatidin grubu ilaçlar.
Proton pompası inhibitörleri: omeprazol lansaprozol pantaprazol rabeprazol ve esomeprazol
Prokinetikler: betanekol metaklopramid ve eritromisin
Bu ilaçların uzun süreli kulanımında mide asit seviyesinin sürekli olarak düşük kalması sonucunda bakteri sayısında artış olur.

Mide fıtığının tedavisi öncelikle çeşitli ilaçlarla yapılmakta ve bu sayede mide asidinin yarattığı tahribat önlenmeye çalışılmaktadır. Uzun yıllar tedavi görmemiş hastalarda hücrelerde bazı değişikliklerin olması veya hastanın endoskopi veya röntgen ile belirlenmiş büyük bir fıtığın olması veya ilaç tedavisine cevap alınamaması gibi durumlarda hastalara ameliyat önerilmektedir. Son yıllarda bu ameliyat laparoskopik yöntemle (halk arasında kansız ameliyat denilen ve bir teleskop ve çeşitli aletler yardımı ile hastanın karnını kesmeden fıtığı onarma işlemi) yapılmaktadır. Uygun teknikle yapılan cerrahi girişim sonrasında hastaların şikayetlerinin tama yakın oranda ortadan kalktığı görülmektedir.

Gastroözofageal reflü hastalığı toplumda % 30-40 oranında görülmesine rağmen bu hastaların ancak % 30'u ömür boyu ilaç içmek zorunda kalır. Sürekli ilaç kullanmanın yan etkileri ve maliyet problemleri düşünüldüğünde bu hasta grubunda kalıcı tedavi sağlayan laparoskopik reflü cerrahisi tek alternatif olarak kabul görmektedir. Günümüzde laparoskopik ve robotik cerrahi ile başarı oranı % 90'ın üzerindedir.

Barrett özofagusu ve Barrett kanseri nedir?
Yemek borusunun hücreleri yoğun safra teması sonrasında Barrett hücreleri adı verilen hücrelere dönüşürler. Barrett hücrelerinde kanser öncesi evre olan Barrett metaplazisi ve ardından Barrett kanseri gelişebilir. Reflü hastalarının sadece % 10’unda Barrett özofagusu denilen tablo görülür ve bu hastalarında ortalama % 5’inde displazi denilen kanser öncesi değişim gözlenir.

Ekim 2011’de Danimarka’dan Hvid-Jensen ve ark ABD’nin en prestijli tıp dergilerinden birisi olan New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir makalede 1992-2009 yılları arasındaki 11 yıllık dönemde Barret özofagusu nedeniyle izledikleri 11028 hastanın sonuçlarını bildirmişlerdir. Ortanca takip süresi 5.2 yıl olan seride 131 Barrett kanseri belirlenmiştir. Bu çalışmadan önce Barrett özofagusu olan hastalarda yıllık Barret kanseri gelişme riskinin % 0.5 olduğu bilinirken bu çalışmada % 0.1 olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma her mide fıtığı olan hastada Barrett kanseri gelişmediğini ve sadece Barrett özofagusu olan hastalarda yıllık Barrett kanseri gelişme riskinin 1 / 1000 olduğu belirlenmiştir.

ENDOSKOPİK TEDAVİ

Stretta yöntemi: Reflü hastalığına neden olan yemek borusunun altındaki gevşemiş kas yapısını gastroskopi yardımı ile radyofrekans dalgaları vererek tekrar eski işlevini kazandırma girişimidir. Stretta yöntemi 3 cm'in altında kapak açıklığı olan hastalara uygulanır. Stretta işlemi öncesinde hastaya hafif bir sakinleştirici verilmektedir. Ardından gastroskopi aracılığı ile bazı özel iğneler yardımı ile yemek borusunun alt kısmına ve mide girişine radyofrekans dalgaları verilir. Bu işlem sırasında yemek borusu ve mide ağrı yönünden duyarsız olduğu için hasta ağrı hissetmemektedir. İşlem yaklaşık yarım saat civarında sürmekte ve hastalar aynı gün evlerine dönebilmektedir. Stretta yöntemi ile hastaların % 60-70'i sürekli ilaç kullanmaktan kurtulabilmektedir.

Özofix yöntemi: Özofix ağızdan endoskopla birlikte mide içerisine sokulan bir alettir. Aletin uç kısmında bükülebilme ve dikiş atma özelliği mevcuttur. Özofix yöntemi 3 cm'nin altında kapak açıklığı olan hastalara uygulanır. Cerrahi olarak yapılan ve reflüyü önleyici fundoplikasyon işlemi bu aletle endoskopik olarak yapılabilmektedir. İşlem yaklaşık 45 dakika sürmekte hasta aynı gün yada ertesi gün taburcu edilmektedir. Özofix yöntemi ile hastaların % 60-70'i sürekli ilaç kullanmaktan kurtulabilmektedir. Özofix yöntemi ile reflü tedavisi uygun ve seçilen vakalarda uygulanabilir. Büyük mide fıtığı olanlar ve ileri derecede yemek borusunda kimyasal yanık (özofajit) olanlar için bu yöntem uygun değildir.

CERRAHİ TEDAVİ


Rudolph Nissen funduplikasyon ameliyatını ilk olarak 1955 yılında gerçekleştirmiştir. Nissen daha sonra ülkemizde de bir dönem görev yaparak tekniğin ülkemizde gelişmesine olanak sağlamıştır. Tekniğin esası midenin fundus adı verilen giriş kısmındaki cep yapan bir bölümünün midenin bağlarının serbestleştirilmesini takiben yemek borusunun alt ucunun ekseni etrafında 360o çevrilerek yemek borusu alt ucuna adeta bir doğal halka veya bilezik takmaktır. 1980'lerin sonlarında safra kesesi ameliyatlarında laparoskopinin kullanımı yaygınlaşmış ve zaman içinde laparoskopi diğer birçok hastaıkta olduğu gibi reflü hastalığının cerrahi tedavisinde standart ameliyat yöntemi haline gelmiştir. Funduplikasyon konusunda Dor Toupet vb. farklı birçok yöntem olmasına rağmen dünya çapında standart tedavi haline gelen tek onarım yöntemi Nissen funduplikasyondur.

Mide fıtığı veya reflü hastalığında ameliyat; sürekli ilaç içmek zorunda kalan ilacı kestiğinde şikayeti tekrarlayan ilaca rağmen yemek borusundaki yaraları veya ülserleri geçmeyen ya da yemek borusundaki yaralar ilaç kesildikten hemen sonra tekrar açılan yemek borusunda kanayan yaraları olan yemek borusu yüzeyinde ileri safhada hücresel değişiklik gelişen kişilere ve özellikle de genç yaş grubundaki hastalara önerilir. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri istatistiklerinde laparoskopik ameliyatlar içinde reflü cerrahisi; safra kesesi ve şişmanlık ameliyatından sonra üçüncü sırada gelmektedir. Reflü hastalığının bugün için uzak dönem sonuçları bilinen kalıcı tedavi yöntemi laparoskopik veya robotik cerrahidir. Reflü sonrasında yemek borusunda yara oluşan mide fıtığı endoskopi ile teşhis edilen ve kapak yetmezliği durumlarında hastanın ömür boyu ilaç kullanması gerekebilmektedir. Ameliyat öncesi dönemde başarılı sonuçların elde edilmesinde önemli olan faktörlerin başında uygun hasta seçimi gelir. Burada 24 saatlik pH monitörizasyonu (yemek borusu içine pH ölçen bir prob veya uç yerleştirilip bir gün boyunca ölçüm yapılır) veya yemek borusu (özofagus) manometrisi tetkikleri kullanılmaktadır. Yemek borusunun gıdaları yeterince hızla ilerletmiyorsa Nissen funduplikasyon ameliyatı hasta için uygun olmayabilir.

Laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatının avantajları nelerdir?

Ameliyat sonrası ağrı daha az
Hastanede yatış süresi daha kısa
İşe daha çabuk geri dönme
Kozmetik yönden daha iyi sonuç
Laparoskopik mide fıtığı ameliyatına nasıl hazırlanılır?

Doktorunuz ameliyat için gerekli olan isteklerini size anlatacaktır.
Ameliyat için gerekli olan tetkikler yapılacaktır.
Ameliyattan bir gece önce duş yapmanızda yarar vardır.
Ameliyat sonrası gece yarısı itibari ile yeme ve içmeyi kesmelisiniz
Aspirin ve kumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlar ve romatizma ilaçları ameliyattan 5-7 gün önce kanama riski nedeniyle kesilmelidir.
Diyet ilaçlarının kullanımı durumunda ameliyattan iki hafta öncesinden kesilmelidirler.
Sigara içenlerin ameliyat öncesinde bırakmaları yarar sağlar.
Laparoskopik mide fıtığı ameliyatı nasıl seyreder?

Hastaneye ameliyat olacağınız günün sabahında gidersiniz.
Hastane yetkilileri tarafından karşılandıktan sonra damarınıza ince bir kateter yerleştirilecektir. Bu kateterden daha sonra ameliyat hazırlığı için sakinleştirici ilaçlar verilecektir.
Ameliyat sırasında birkaç saat için genel anestezi (narkoz) altında kalacaksınız ve ameliyatı takiben uyanık olarak odanıza alınacaksınız.
Karın üzerinde birkaç adet ½ cm ile 1 cm arasında delik açılarak port veya trokar adı verilen laparoskopi aletlerinin yerleştirileceği borular yerleştirilir. İçeriye karbondioksit gazı vererek karın boşluğu genişletilir. Daha sonra ucu bir video-kameraya bağlı olan laparoskop adı verilen alet yardımı ile karın içinin görüntüsü büyütülmüş olarak televizyon monitörüne aktarılır. Daha sonradan laparoskopi aletleri ile cerrah her iki elini kullanarak asistanların yardımı ile ameliyatı gerçekleştirir.
Ameliyatı takiben bir gece hastanede kalmanız gerekir bazen yatış için ek birkaç gün gerekebilir.
Çok az bir hasta grubunda daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı olan yapışıklıklar hastaya ait anatomik güçlükler gibi nedenlerle teknik olarak açık ameliyata dönmek gerekebilir. Bu durumda cerrah tercihini hastasının güvenliğinden yana yapacaktır.
Laparoskopik mide fıtığı ameliyatı sonrası dönem nasıldır?

Hastanın evde hafif günlük aktivitesine izin verilir.
Reflü ilaçlarına genellikle gerek kalmaz ancak gaz giderici ilaçlar verilebilir.
Sıklıkla ameliyattan sonra sıvı diyet ile beslenme önerilir ve kademeli olarak katı gıdalara geçiş önerilir.
Ortalama olarak 4-7 gün içinde normal aktivitelere dönmek mümkün olur.
Yük kaldırma cinsel aktivite araç kullanma konularında cerrahınıza danışmanız gerekir.
Ameliyat sonrası sıklıkla 2 hafta içinde kontrol muayenesine gitmek gerekir.
Laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı hastaya ne yarar sağlar?

Laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı sonrasında göğüste yanma hissi % 90 oranında kaybolur. Astım ve kronik öksürük benzeri solunum sorunları yine reflü ameliyatı sonrasında % 85 oranında kaybolur. Mide boşalması hastaların önemli bölümünde reflü ameliyatı sonrasında hızlanır ancak hastaların yaklaşık % 15'inin mide boşalmasının reflü cerrahisinden olumsuz etkilenebildiği bilinmektedir. Laparoskopik Nissen ameliyatı ile uzun dönemde başarı oranı % 90 civarındadır. Reflü cerrahisinin Barret özofagus'u sorununda etkili olduğu ve asit ile safra reflüsünü önleyen tek yöntem olduğu bilinmektedir.

Mide fıtığı veya reflü ameliyatının olası yan etkileri nelerdir?

Geniş serilerde laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı sonrasında hastaların büyük bölümünün yakınmalarının kaybolduğu görülmektedir.
Bazı hastalarda geçici olarak yutma güçlüğü sorunu olabilir bu durum sıklıkla bir ile üç ay arasında kaybolur. Bu hastaların bazılarında endoskop yardımı ile yemek borusunu genişletmek (özofagus dilatasyonu) ve çok ender olarakta tekrar ameliyat gerekebilir.
Bazı hastalarda laparoskopik mide fıtığı veya reflü ameliyatı sonrasında geğirme ve kusma yeteneği kısıtlanabilir (gas bloat syndrome) bu durum zamanla düzelir. Bu durum % 2-5 oranında görülür ve sıklıkla 2-4 hafta içinde düzelir. Midenin yemek borusu etrafına çok sıkı bir şekilde sarılması durumunda olabilir.
Bazı hastalarda katı gıda alımı sonrasında kramp tarzında ağrılar oluşabilir bu nedenle ameliyat sonrasında sıklıkla birkaç hafta için sıvı diyet tercih edilir.
Ameliyat sonrasında bağırsak hareketlerinde yavaşlama olabilir ve bu da aşırı gaz birikmesi geğirme ve şişkinlik hissi oluşturur ve genellikle birkaç hafta içinde düzelir. Bu tür durumlarda mide boşalmasını hızlandıran (prokinetik) ilaçlar kullanılır. Aylar içinde bu belirtilerin devam etmesi ve özellikle kusma komplikasyonun sebat etmesi ameliyat ile düzeltme gerektirebilir.
Mide fıtığı veya reflü ameliyatının komplikasyonları nelerdir?

Anesteziye bağlı sorunlar

Kanama
Yemek borusu mide dalak ve diğer iç organlarda yaralanmalar
Yarada karın içinde veya kanda enfeksiyon görülmesi
Bağırsak düğümlenmesi
Mide fıtığı veya reflü için hatırlanmasında yarar olan noktalar!

Göğüste yanma ve ağıza ekşi su gelmesinin mide fıtığı veya reflü hastalığının en sık görülen belirtisi olduğu hatırlanmalıdır. Haftada iki kez veya daha sık olarak bu belirtilerin olması durumunda muhtemlen mide fıtığı veya reflü hastalığı vardır.
Boğazda kuruma yutma güçlüğü gıdaların takılma hissi ağızda yanma ve göğüste ağrı mide fıtığı veya reflü hastalığının belirtileri olabilir.
Bebek ve çocuklarda mide fıtığı veya reflü hastalığı; kusma öksürük ile görülebilir. Bu tür bir durumda Çocuk Hastalıkları Uzmanı'na konuyu danışmakta yarar vardır.
Mide fıtığı veya reflü hastalığı varlığında yaşam şeklinde değişiklikler doktorunuz tarafından sıklıkla önerilecektir. Ancak bazı durumlarda ek olarak ilaç tedavisinin gerekebileceği bilinmelidir.

elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Mide fıtığı kansere neden olur mu

Mide fıtığı kansere neden olur mu konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hamilelikte Mide Bulantısı Neden Olur elif Jinekoloji - Kadın Hastalıkları 0 12-07-2012 12:33
Mide Ekşimesinin Nedenleri Nelerdir? - Mide Ekşimesi Neden Olur? elif Sağlığımız 0 14-03-2011 01:37
Solaryum Kansere sebep olur mu? elif Güzellik Önerileri 0 05-03-2011 09:41
Saç boyaları kansere sebep olur mu? daywest Saç Bakımı 0 21-04-2010 11:12
Rujlar kansere neden olabiliyor.. Bkmlyz Rujlar 11 24-02-2010 05:33

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:38 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats