bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 25-04-2013, 12:03   #1 (permalink)
Kayıtsız Üye
Avatar Yok
 
Face47 doğa bize nasıl hükmediyor ?

doğa bize nasıl hükmediyor ?

nasıl birsey anlamadım


 

Alt 25-04-2013, 12:58   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Doğanın insana hükmedişi

İnsan mıdır doğaya hükmeden yoksa doğa mıdır insana hükmeden? İnsanın sahip olduğu aklından dolayı doğaya karşı hükmetme gücünün olduğunu düşünebiliriz. Peki her yönüyle doğaya hükmedebilme kapasitesine sahip midir insan? İnsanoğlu geçmişten günümüze birçok keşif ve icatlar gerçekleştirerek zor ve acımasız olan doğa olaylarına karşı kendini korumayı bilmiştir. Barajlar kurarak suyun hareketini dizginlemesi sonucunda elektriğin elde edilmesi hayvanların evcilleştirilerek geçmiş zamanlarda ulaşımda ve yük taşımada kullanılması büyük makinelerin yapılması ile birlikte dağların delinerek yolların yapılması madencilik çalışmalarının geliştirilmesi ve insanın günlük hayatta birçok kullandığı cisimlerin hammaddesini oluşturan minerallerin çıkartılıp işlenmesi ve kullanıma hazır hala getirilmesi vb. gibi durumlarda insan aklının başarılarının aşikârlığı kaçınılmazdır.

Ancak ne var ki insanoğlunun düşünme yeteneği sebebiyle doğadan faydalanması ve şekillendirmesi doğanın acımasız olaylarına ve kanunlarına karşı koyması bir yere kadardır. İnsanın doğa karşısında ki hâkimiyetini de doğa bir nevi kendi gücü ekseninde sınırlandırmaktadır. Örnek olarak insanoğlu doğanın yarattığı depremlere sağlam binalar inşa ederek bir nevi karşı koyabilmektedir. Ancak ne var ki depremi önleyebilecek akıl gücünü ortaya koymaktan yoksundur. İnsan doğanın verdikleriyle yetinmek zorundadır. Sınırları belirleyen her zaman için doğa olmuştur. İnsanoğlu ne kadar düşünme yeteneğine sahip olsa da kendi aralarında ülkelere bölündüğünden kendi aralarında da bir yaşama savaşı vermektedirler.

Doğa kimi milletlere bonkör davranırken kimi milletlere de daha kısıtlı olanaklar sunmuştur. Bu da insanın kendi egosunda bulunan yaşamak için öldür olgusunu ortaya çıkarmakta insanoğlu hem doğayla savaşa girişirken kısıtlı olanaklar içinde bu olanaklardan daha fazla faydalanmak adına kendi içerisinde de bir savaşa girişmiştir. Misal olarak çevre kirliliği insan zekâsıyla önlenebilir bir durum olmasına rağmen enerji kaynaklarının elde edilme çabası içerisine giren güçlü devletler savaşlar meydana getirmekte kendi içerisinde katliamlar yaratmakta kullanılan kimyasal silahlar sonucunda da çevre kirliliğinin önü alınamamaktadır.

Bir yandan sanayi devriminden sonra gelişen kentleşme ve sanayi yatırımları sonucunda hammaddelerin işlenmesi itibariyle ortaya çıkan fabrika ve kent yaşamının getirdiği insanoğlunun atıkları sonucunda doğa kirlenmektedir. İnsanoğlu bu duruma karşı atık toplama ve atıkların tekrar değerlendirilmesi gibi etkenler ortaya koyarak çevre kirliliğini önlemeye çalışmaktadır. Peki doğa bu çevre kirliliği sonucunda insanoğluna karşı ne gibi bir karşılık vermekteydi. Örneğin ormanların tarım arazilerine çevrilmesi ve insanlara yeni kentsel yaşamlar sunulması kâğıt ve inşaat yapımında hammadde olarak ağaçların kullanılması sonucunda toprağın bünyesindeki verimli tarafını yitirmesine yol açmaktadır. Doğa adeta insanoğluna ceza verircesine kuraklık heyelan vb. olaylarla karşı durmaktadır bu yıkıma.

Doğa insanoğlunun bir nevi anası rolüne bürünmüştür. İnsanoğlunun ise hain evlat rolünden geri durmayacağı aşikârdır. Burada hükmetme konusunda ana unsur olarak kimin kime muhtaçlığı konusu üzerinde durmamız gerekmektedir. Doğa bir denge teşkil eder. Dengenin bozulması sonucunda doğa kendi bünyesinde bir şeyler yitirmesine rağmen insanoğlunun kayıpları daha çok olmaktadır. İnsanın en büyük kuvveti olan akılın doğada bulunmayışı buna karşın kendi denge sistematiği içerisinde kendisine yapılan zararlara karşı otomatik olarak harekete geçmesi gibi bir durumu söz konusudur doğanın.

Doğa en küçük bir çaba harcamadan ve mükemmel bir kusursuzlukla en basit maddeden son derece farklı şeyler yaratıyor; hepsinin üzerine de ince bir tül örtüyor. Yarattığı her bir parçanın kendine has özellikleri her bir durumun ayrı bir açıklaması var ama sonuçta hep birlikte bir bütünü oluşturuyor. Bu bütünün en önemli parçası da insanoğludur. Doğa seçme şansını evrenden bağımsız olarak kullanabildiğini düşünüp bazı şeylerin doğal olmadığını sanan insanoğlunun idrak etmekte güçlük çektiği gerçektir.

İnsan doğaya yaşam alanı sunmaz doğa insana yaşam alanı sunar. İnsan aklının sahip olduğu güçle doğayı şekillendirmeye çabalarken aşırı şekillendirmeler sonucunda doğaya karşı verdiği zararların kendisine bumerang hareketiyle aynı şekilde zarar olarak döneceğinin farkına varmadan devam eder yaşantısına. Doğa bitmeyen kendini değiştirebilen koda sahip döngüdür. Dengesiyle oynanmadığı sürece varlığını kusursuz koruyan dünya üzerindeki cennettir. İnsanoğlu daha fazlasını kazanma hırsına kapılarak bu bütünün bir parçası olduğunu fark etmez. Doğaya hükmettiğini sanır. Evet kendi yaşamını kolaylaştırmak adına doğayı şekillendirerek onun sunduğu nimetlerden faydalanarak geçmişten günümüze yaşam olanaklarını kolaylaştırmıştır. Ancak burada insanoğlunun unuttuğu husus doğanın ona sunduğu olanaklarla bunu gerçekleştirebilmesidir. Ve insanoğlunun hoyratça kullanımları sonucunda doğa kendi otomatik sistematiği içerisinde bir sınır koyabilmektedir. Düşünme yeteneği olmadan kendi bünyesine yerleştirilen kodlarla doğanın etki-tepki prensibine dayanan bir işleyişi vardır. Bu etki-tepki prensibine dayalı olarak yaratım ve yıkım süreçlerinin birbirini ard arda izlediği kaos ve düzenin iç içe geçtiği bir sistemdir.

Doğa kendini tekrarlamayı icat etmeye yeğ tutar; türlerin karşılıklı yaşamasını sağlayacak kadar dengeli ve geniş bir maddeler bütününe sahip olunca da yeni bir tür yaratmaya kalkışmaz dünden bugüne gelirken geçirilen evrim sırasında yok olan türlere gelince onları hatırlamaz bile. Eğer bunlar geçerliyse öyle görünüyor ki dünya gezegeninde yeni bir düzene ihtiyaç yoktur ve bu durumda gezegenimiz var olan genlerin korunabilmesi için müthiş bir soykırımın gerçekleştirdiği dev bir laboratuardır. Düzeni belirleyen insanoğlu değil doğadır. İnsanoğlu doğanın sunduğu ve sınırladığı belirli bir alanda yaşayabilme şansına sahip olmuştur.

Doğa anayı ehlileştirmede belli bir ölçüde başarılı olan insan beyni kendi yarattığı kavram veya nesnelere karşı aynı şekilde başarılı olamamaktadır. Belki de doğa insana en büyük rakibi olarak yine insanı yaratarak en büyük kazığı atmış ve çok eğlenmiştir.

Doğa; bu kadar cömert bu kadar alçak gönüllü ve bu kadar güzel bir şeye zaten başka bir isim verilemezdi. Ormanları vermiş bize cevabımız orman yangınları olmuş. Nehirleri vermiş bize cevabımız su kirliliği güzelliklerini vermiş bize cevabımız onları beton binalara çevirmek olmuş. Karalar denizler dağlar vermiş bize bizse hepsinin ağzına atom bombasını koymuşuz. Bu ve binlerce örneğe cevabını hala insanları sarıp sarmalamak tıpkı bir annenin yaramaz çocuğunu her yaptığı yaramazlıktan sonra affetmesi şeklinde vermektedir doğa. Hiçbir gücün karşı koyamayacağı bir annedir. Bütün yaşama hükümranlık eder. Tabiat ana fazlasıyla sömürülmüştür biz insanoğlu tarafından katledilmeye çalışılmıştır ve hatta birçok bölgede de yine insanoğlu başarıya ulaşmıştır. Tabiat ana o kadar kuvvetli ve güçlüdür ki dünyayı tek bir hareketi ile sonsuzluğun tarihine gömebilir.

Evet tarihi yapan insandır hatta bireylerden de öte kitlelerdir ama bu gerçeklik insan-doğa ilişkisinde bazen doğanın inisiyatifi üstlendiğini unutturmamalıdır. Ya da insanların tarihi yaparken doğanın kendilerine sunduğu koşullara ve olanaklara bağlı olarak iş gördüklerini ve bazen de doğanın kendi bildiğini okuduğunu unutmamak gerekir…

İnsanlığın bugüne kadar kaydettiği gelişme inşa edilen uygarlık düzeyi ne olursa olsun insanın doğa karşısında çaresiz kaldığı anlar hala az değil ve böyle durumlarda doğanın tarihin değişiminde belirleyici rolü üstlenmesi hala mümkün. Özellikle de savaşlar söz konusu olduğunda sonucu belirleyen sadece silahların gücü askerin sayısı veya iyi düşünülmüş stratejiler değil bazen de beklenmedik bir doğal gelişme olabiliyor…

Moğol imparatoru Kubilay’ın Japonya’yı işgale giden büyün donanmasının kutsal rüzgâr Kamikaze tarafından durdurulması gibi. 1812’de Napolyon’un süvarilerden sonra 1941’de Hitler’in panzerlerinin de Rusya’da "General Kış’a" yenik düşmeleri gibi. Gemilerin dondan gölde yüzememeleri veya orduların aşırı kar yağışından ilerleyememeleri sonucunda ülkelerin işgalden kurtulmaları gibi. Kuraklık kavimler göçünü tetikler kavimler yer değiştirir daha fazla hammaddeye sahip olma amacı sonucu doğan savaşlar kültürlerin taşınması tanışması karışması vb. olaylar doğanın değişime zorlaması nedeniyle olur. Yağmurdan çamurdan kardan soğuktan karanlıktan fırtınadan korkmayan insan belki de ne mağaraya ihtiyaç duyar ne ateşi sürekli kullanılabilir kılmaya çalışır ne de giysi için kendini yorardı.

Doğa nasıl olduysa insanoğlunu peydahlamış ama onunla hayırsız evlat ilişkisine girmiştir. Artık olan olmuştur ve mücadele kesintisiz sürmektedir.

kaynak: Kartal Eryılmaz - blog.milliyet.com.tr/nedenolmasin


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


doğa bize nasıl hükmediyor ?

doğa bize nasıl hükmediyor ? konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: doğanın insana hükmedişi ile ilgili sorular, bizi nasıl hükmediyorlar, insan doğaya hükmediyor soru,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Doğa Olayları Maddeleri Nasıl Etkiler? -Doğa Olayları elif Soru Cevap 1 30-01-2015 10:05
Teknoloji gelişmelerden doğa nasıl etkilenir? ebush Eğitim ve Öğretim 0 03-04-2013 07:29
doğa olayları maddeyi nasıl etkiler ? Я Soru Cevap 0 21-12-2011 10:13
Ev çiçekleri bize nasıl zarar verir? Bkmlyz Faydalı Bilgiler, Püf Noktalar 1 28-03-2009 09:47
Ev çiçekleri bize nasıl zarar verebilirler? Bkmlyz Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 13-01-2009 11:45

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:43 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats