bakimliyiz
Konu etiketleri: uzay hakkında bilinmeyenler,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 13-08-2013, 12:50   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Dünyamız ve uzay hakkında bilgi

Dünyamız ve uzay hakkında bilgi-dünya ve uzayla ilgili bilgiler

Dünyanın uzaydan görünüşü mavi olduğu için uzay dilinde dünya mavi gezegen ismi ile de çağrılır. Bu mavilik atmosferde bulunan oksijenin güneş ışığının tayfı neticesidir. Bu mavilik aynı zamanda kainatta yegane canlı bulunan yerin dünya olduğunu da göstermektedir. Dünya'nın atmosferi esas olarak iki gazdan oluşmaktadır:

Nitrojen (%78) ve

oksijen (%21). Ayrıca bileşimde az miktarda da olsa

argon ve

karbon dioksit gibi başka gazlar ve değişken miktarda su buharı bulunur. Güneş sistemindeki başka hiçbir gezegen dünyaya benzer bir atmosfere sahip değildir.

Dünya güneşten tibaren üçüncü büyük gezegendir. Güneşten 149.589.000 km uzakta elipsoidal bir yörünge boyunca dönmektedir. Güneş etrafındaki bir dönüşü güneş yılı olarak tarif edilmiş olup 365 gün 5 saat 48 dakika ve 46 saniyedir. Bu dönüşünden mevsimler hasıl olur. Kutuplardan basık karpuz biçimindedir. Dünyanın yuvarlak olduğunu Avrupalılardan ilk açıklayanlar

Kopernik (1540) ve Galile (1640)dir. Bundan çok daha önce dünyanın yuvarlak olup döndüğünü büyük İslam alimleri mesela Brûn isbat etmişti. Endülüs İslam Üniversitesinde astronomi profesörü olan Nûreddn Batrûc ise 1185 senesinde yazdığı El-Hayat kitabında bugünkü astronomiyi anlatmaktadır. Pekçok Avrupalı Endülüs Üniversitesinde tahsil yapmış fennin Avrupa’ya yayılmasına çalışmışlardır.

Dünyanın ekvatordaki çapı 12.7563 km kutuplardaki çapı ise 12.7136 km’dir. Ekvator bölgesinde çapın büyük olması dünyanın ekseni etrafında hızla dönüşünün neticesi olabilir. Dünyanın yoğunluğu 5.52 gr/cm3tür. Atmosferinde % 78.09 azot % 20.95 oksijen ve az miktarda da hidrojen karbondioksit helyum argon kripton metan neon bulunur. Atmosferdeki su miktarı ise % 0.2-0.4 arası değişir.

Dünya bir günde yani 23 saat 56 dakika 4 saniyede kendi ekseni etrafında bir tur atar. Bu dönmesinden gece ve gündüz hasıl olur. Dünyanın ekseni yer küresi ile güneş arasındaki doğruya dik olmayıp bu doğruya dik olan aydınlanma düzlemine 235 derece eğik olduğu için gece ile gündüz uzunluğu yalnız ekvator üzerinde her zaman eşittir.

Diğer yerlerde eşit olmayıp her ay değişmektedir. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe gece ile gündüz arasındaki fark artar. Kutuplarda altı ay gündüz altı ay gece sürer. Gece de tam gece değil yarı karanlıktır. Son yapılan ölçümler ayrıca göstermiştir ki günün uzaması kısalması ayın çekim kuvveti etkisi ile dünya dönüş hızında yaptığı yavaşlatma sebebiyle de değişmektedir. Güneşin ayın ve diğer gezegenlerin çekim kuvvetleri etkisi ile 41.000 senelik bir peryotta dünyanın eğimi 235 derece ile 22 derece arasında değişir. Her mevsim dünyanın eksenel eğimi farklıdır.

Dünya güneş etrafında elips şeklindeki yörüngesinde dönerken güneşten mesafesi artar ve azalır. En yakın noktada dünyanın ekseni etrafında dönüş hızı da saniyede 960 km artar. Bunun neticesi olarak kuzey yarım kürede kışlar kısa ve daha ılık geçer. Buna mukabil güney yarımkürede de yazlar uzun ve serin geçer. Güneşin ayın ve diğer gezegenlerin çekim kuvveti sebebiyle yörünge elipsindeki yaklaşma ve uzaklaşma özelliği 25.800 sene ara ile değişir. Kuzey Yarımkürede bugünkü özellikler 12.900 sene sonra tam tersine dönecektir. Kıtaların Kuzey Yarımküresine kümelendiği düşünülürse dünya ileride takrar bir buz çağı yaşıyabilir.

Başlangıcına ilişkin eski bir kurama göre önce Güneş var olmuştu daha sonra


gezegenler ondan kopmuştur. Artık geçerli sayılmayan bu kurama göre

Güneş ilk oluştuğu zaman bugünkünün 50-60 katı büyüklükteydi ve kendi çevresinde hızla dönüyordu. Bu dönme hareketinden doğan merkezkaç kuvvetin etkisiyle

Güneş'ten dışarıya bir miktar madde savruldu. Önce çok uçucu olmayan

mineral ve

metallerin yoğunlaşmasıyla

iç gezegenler sonra uçucu gazların yoğunlaşmasıyla

dış gezegenler oluşmuştur.



Güneş'in ve bütün gezegenlerin aynı zamanda oluştuğunu ileri süren yeni bir kurama göre de

Samanyolu Gökadası'ndaki dev bir gaz ve toz bulutu kendi kütleçekim kuvvetinin etkisiyle büzülmeye başladı.

Bu madde parçacıklarından çok büyük bölümünün yoğunlaşmasıyla Güneş oluştu; bu kütle giderek öyle büyüdü ve madde yoğunluğu öylesine arttı ki bir süre sonra nükleer tepkimiler için elverişli bir ortama dönüştü. Öte yandan buluttaki daha küçük madde yoğunlaşmalarıyla da ilk gezegenler oluşmaya başladı. Bugünkü

gezegenlerin öncülü olan bu ilk gezegenler başlangıçta birer gaz kütlesi halindeydi ama hiçbiri nükleer tepkimelerin başlayabileceği kadar büyük değildi. Güneş'in sıcaklığı arttıkça çevresindeki yakın gezegenleri yani yerbenzeri gezegenler kuşatan gaz bulutları yok oldu ve geride büyük olasılıkla erimiş durumdaki minerallerden oluşan çekirdekleri kaldı. Güneş'e çok uzak olan öbür gezegenler ise pek fazla değişikliğe uğramadan bugüne kadar ulaştı.


Dünya'nın yaşı doğrudan doğruya


kayaçların yaşıyla ölçülmez. Çünkü bilinen en yaşlı kayaçların bile bugün artık yeryüzünde var olmayan daha yaşlı kayaçlardan oluştuğunu biliyoruz. Bugüne kadar saptanabilen en yaşlı kayaçlar

Grönland'ın batısında bulunmuştur ve 38 milyar yaşındadır. Demek ki Dünya'nın yaşı bundan daha fazladır.

Bugün Dünya'nın yaşını hesaplamak için dünyanın gözü dünya nın gözü olur çünkü yer çubuklarnı yer değiştirmesi dönmesine elementlerin dönüşümüdür. Örneğin radyoaktif

uranyum elementinin uranyum-238 ve uranyum-235 gibi iki ayrı tipte atomu (

izotop) vardır. Bu atomların ikisi de çok yavaş bir süreçle



kurşun


atomlarına dönüşür. Öbür uranyum izotopundan biraz daha ağır olan uranyum-238'in dönüşümüyle daha hafif bir kurşun izotopu olan kurşun-206 uranyum-234'in dönüşümüyle de biraz daha ağır bir izotop olan kurşun-207 atomları oluşur. Uranyum-235'in kurşuna dönüşme hızı uranyum-238'in dönüşme hızından altı kat daha fazladır. Bu nedenler incelenen bir kayaçtaki kurşun-206 ve kurşun-207 atomlarının oranı kayacın yaşına bağlı olarak değişir. En yaşlı olduğu düşünülen bir kurşun minerali ile bugün

okyanuslarda oluşan kurşunun izotop yapısı arasındaki fark ancak bu iki örneğin oluşumları arasında 455 milyar yıllık bir zaman dilimi olmasıyla açıklanabilir. Bu süre de Dünya'nın yaşı olarak kabul edilebilir. En eski kayaçların yaşını hesaplamak için radyoaktif


rubidyum elementinin stronsiyuma dönüşme süreci de temel zaman ölçeği olarak alınabilir. Bunun sonucunda dünyamızın tahminen 5.5 milyar yıllık olduğu saplanıyor.

elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Dünyamız ve uzay hakkında bilgi

Dünyamız ve uzay hakkında bilgi konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uzay araştırmaları hakkında detaylı bilgi ebush Eğitim ve Öğretim 0 14-04-2013 01:57
Dünyamız Ve Uzay Hakkında Hikayeler elif Soru Cevap 1 15-03-2013 06:01
Uzay Araştırmaları Niçin Yapılır? - Uzay Araştırmalarının Nedeni elif Soru Cevap 0 23-02-2013 02:22
Dünyamız ve Uzay ile İlgili Şiirler elif Soru Cevap 0 20-02-2013 12:27
Uzay Mühendisliği Bölümü Nedir? - Uzay Mühendisliği Bölümü Hakkında gizem Meslekler Rehberi ve Meslek Seçimi 0 26-06-2009 11:52

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:45 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats