bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-08-2013, 03:33   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Sait faik abasıyanık semaver ana fikri

Sait faik abasıyanık semaver ana fikri-sait faik abasıyanık semaver hikayesinin ana fikri

Ali nihayet iş bulmuştu.Bir haftadır fabrikaya gidiyordu.Anası memnundu. Namazını kılmışduasını yapmıştı.İçindeki Cenabı Hak'la beraber oğlunun odasına girince uzun boyugeniş vücudu ve çok genç çehresi ile rüyasında makineler elektrik pilleriampuller gören makine yağları sürünen ve bir dizel motoru homurtusu işiten oğlunu evvela uyandırmaya kıyamadı. Ali işten çıkmış gibi terli ve pembe idi.

Halıcıoğlu'ndaki fabrikanın bacası kafasını kaldırmışbir horoz vekarıyla sabaha Kâğıthane sırtlarında beliren fecr-i kâzibe bakıyordu. Neredeyse ötecekti.

Ali nihayet uyandı.Anasını kucakladı.Her sabah yaptığı gibi yorganı kafasına büsbütün çekti.Anası yorgandan dışarıda kalan ayaklarını gıdıkladı.Yataktan bir hamlede fırlayan opluyla beraber tekrar yatağa düştükleri zaman bir genç kız kahkahasıyla gülen kadın mesut sayılabilirdi. Mesutları çok az bir mahallenin çocukları değil miydiler? Anasının çocuğundan çocuğun anasından başka gelirleri var mıydı? Yemek odasına kucak kucağa geçtiler. Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu. Semaver ne güzel kaynardı! Ali semaveriiçinde ne ıstırap ne grev ne de kaza olan bir fabrikaya benzetirdi. Ondan yanlız koku buhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi.Sabahleyin Ali'nin bir semaver bir de fabrikanın önünde bekleyen salep güğümü hoşuna giderdi. Sonra sesler. Halıcıoğlu'ndaki askeri mektebin borazanı fabrikanın uzun ve bütün Haliç'i çınlatan düdüğü onda arzular uyandırır; arzular söndürürdü. Demek ki Ali'miz biraz şairce idi. Büyük değirmende bir elektrik amelesi için hassasiyet Haliç'te büyük transatlantikler sokmaya benzerse de biz Ali Mehmet Hasan biraz böyleyizdir. Hepimizin gönlünde bir aslan yatar.

Ali annesinin elini öptü. Sonra şekerli bir şey yemiş gibi dudaklarını yaladı. Annesi gülüyordu. O annesini her öpüşte böyle bir defa yalanmayı âdet etmişti. Evin küçük bahçesindeki saksıların içinde fesleğenler vardı. Ali bir kaç fesleğen yaprağını parmaklarıyla ezerek avuçlarını koklaya koklaya uzaklaştı.

Sabah serin Haliç sisli idi. Arkadaşlarını sandal iskelesinde buldu; hepsi de dinç delikanlılardı. Beş kişi Halıcıoğluna geçtiler.

Ali bütün gün zevkle hırsla iştiyakla çalışacak. Fakat arkadaşlarından üstün görünmek istemeden. Onun için dürüst gösterişsiz işliyecek. Yoksa işinin fiyakasını da öğrenmiştir.Onun ustası İstanbul'da bir tek elektrikçi idi.Bir Alman'dı.Ali'yi çok severdi.

İşinin dalaveresini numarasını da öğretmişti.Kendi kadar usta ve
becerikli olanlardan daha üstün görünmenin esrarı çeviklikte acelede aşağı yukarı spordayani gençlikte idi.

Akşama arkadaşlarına yeni bir dost yeni bir kafadar ustalarına sağlam bir işçi kazandırdığına emin ve memnun evine döndü.Anasını kucakladıktan sonra karşı kahveye arkadaşlarının yanına koştu. Bir pastra oynadılar. Bir heyecanlı tavla partisi seyretti. Sonra evinin yolunu tuttu. Anası yatsı namazını kılıyordu. Her zaman yaptığı gibi anacığının önüne çömeldi. Seccadenin üzerinde taklalar attı. Dilini çıkardı. Nihayet kadını güldürmeye muvaffak olduğu zaman kadıncağız selam vermek üzere idi.

Anası:
-Ali be günah be yavrum dedi. Günah yavrucuğum yapma!
Ali:
-Allah affeder ana dedi.
Sonra saf masum sordu:
-Allah hiç gülmez mi?

Yemekten sonra Ali bir Natpinkerton romanı okumaya daldı. Anası ona bir kazak örüyordu. Sonra yükün içinden lavanta çiçeği kokan şilteler serip yattılar.

Anası sabah namazı okunurken Ali'yi uyandırdı.
Kızarmış ekmek kokan odada semaver ne güzel kaynardı. Ali semaveri içinde ne ıstırap ne grev ne de patron olan bir fabrikaya benzetirdi. Onda yanlız kokubuhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi.

Ali'nin annesine ölüm bir misafir bir başörtülü namazında niyazında bir komşu hanım gelir gibi geldi.Sabahları oğlunun çayını akşamları iki kap yemeğini hazırlaya hazırlaya akşamı ediyordu. Fakat yüreğinin kenarında bir sızı hissediyor; buruşuk ve tülbent kokan vücudunda akşamüstleri merdivenleri hızlı hızlı çıkarken bir kesiklik bir ter bir yumuşaklık duyuyordu.

Bir sabah daha Ali uyanmadan semaverin başında üzerine bir fenalık gelmiş; yakın sandalyeye çöküvermişti. Çöküş o çöküş.
Ali annesinin kendisini bu sabah niçin uyandırmadığına hayret etmekle beraber uzun zaman vaktin geciktiğini anlayamamıştı. Fabrikanın düdüğücamların içinden tizliğini can koparıcılığını terk etmiş ve bir
sünger içinden geçmiş gibi yumuşak kulaklarına geldi.Fırladı. Yemek odasının kapısında durdu. Masaya elleri dayalı uyuklar vaziyetteki ölüyü seyretti. Onu uyuyor sanıyordu. Ağır ağır yürüdü. Omuzlarından tuttu. Dudaklarını soğumaya başlamış yanaklara sürdüğü zaman ürperdi.

Ölümün karşısında ne yapsak muvaffak olmuş bir aktörden farkımız olmayacak.O kadar muvaffak olmuş bir aktör.
Sarıldı.Onu kendi yatağına götürdü. Yorganı üstlerine çekti; soğumaya başlayan vücudu ısıtmaya çalıştı. Vücudunu hayatiyetini bu soğuk insana aşılamaya uğraştı. Sonra aciz onu köşe minderinin üzerine attı.Bütün arzusuna rağmen o gün ağlayamadı. Gözleri yandıyandı bir damla yaş çıkarmadı. Aynaya baktı. En büyük kederinin karşısında bir gece uykusuz kalmış insan çehresinden başka bir çehre almak kabil olmayacak mıydı?
Ali birdenbire zayıflamak birdenbire saçlarını ağarmış görmek birdenbire belinde müthiş bir ağrı ile iki kat oluvermek hemen yüz yaşına girmiş kadar ihtiyarlamak istiyordu. Sonra ölüye baktı. Hiç de korkunç
değildi.

Bilakis çehresi eskisi kadar müşfik eskisi kadar mülayimdi. Ölünün yarı kapalı gözlerini metin bir elle kapadı. Sokağa fırladı. Komşu ihtiyar hanıma haber verdi. Komşular koşa koşa eve geldiler. O fabrikaya yol-
landı. Yolda kayıkla giderken ölüme alışmış gibi idi.
Yan yana kucak kucağa aynı yorganın içinde yatmışlardı. Ölüm munis anasına girdiği gibi onun bütün hassasiyetini şefkatini yumuşaklığını almıştı. Yalnızbiraz soğuktu. Ölüm bildiğimiz kadar korkunç bir şey
değildi. Yalnız biraz soğuktu o kadar...
Ali günlerce evin boş odalarında gezindi. Gece ışık yakmadan oturdu. Geceyi dinledi. Anasını düşündü.
Fakat ağlayamadı.
Bir sabah yemek odasında karşı karşıya geldiler.O yemek masasının
muşambası üzerinde sakin ve parlaktı. Güneş sarı pirinç maddenin üzerinde donakalmıştı.Onu kulplarından tutarak gözlerinin göremeyeceği bir yere koydu. Kendisi bir sandalyeye çöktü. Bol bol sessiz bir yağmur gibi ağladı. Ve o evde o bir daha kaynamadı.

Bundan sonra Ali'nin hayatına bir salep güğümü girer.
Kış Haliç etrafında İstanbul'dakinden daha sertdaha sisli olur. Bozuk kaldırımların üzerinde buz tutmuş çamur parçalarını kırarak erkenden işe gidenler;mektep hocaları celepler ve kasaplar fabrikanın önünde bir müddet dinlenirler kocaman bir duvara sırtlarınıvererek üstüne zencefil ve tarçın serpilmiş salep içerlerdi.

Yün eldivenlerin içinde saklı kıymettar elleri salep fincanını kucaklayan burunları nezleli kafaları grevli ıstıraplı pirinç bir semaver gibi tüten sarışın ameleler mektep hocaları celepler kasaplar ve bazen
fakir mektep talebeleri kocaman fabrika duvarına sırtlarını verirler üstünde rüyalarının mabadi serpilmiş salepten yudum yudum içerlerdi.


Varlık (37) 15 Ocak 1935


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Sait faik abasıyanık semaver ana fikri

Sait faik abasıyanık semaver ana fikri konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: sait faik abasıyanık semaver hikayesinin ana fikri, sait faik abasıyanık semaver ana fikri, semaver ana fikri, semaver hikayesinin ana fikri, semaver kitabının ana fikri, semaver hikayesinin teması, semaver hikayesinin konusu, semaverin ana fikri, sait faik abasıyanık semaver hikayesi ana fikri, semaver hikayesi ana fikir, sait faik abasıyanık semaver ana fikir, semaverin teması, http wwwbakimliyizcom soru cevap 129041 sait faik abasiyanik semaver ana fikrihtml, semaver ana fikir, semaver hikayesinin temasi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sait Faik Abasıyanık hikayeleri ebush Türkçe ve Edebiyat 0 03-06-2013 04:59
Sait Faik Abasıyanık'ın anlatım özellikleri Я Soru Cevap 1 17-12-2012 06:10
Sait Faik Abasıyanık Biyografisi elif Türkiye'den Biyografiler 0 03-02-2011 06:26
Semaver - Sait Faik Abasıyanık Bkmlyz Kütüphanemiz 0 04-07-2008 03:46
Sait Faik Abasıyanık Biyografi-Sait Faik Abasıyanık Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 29-06-2008 11:20

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:34 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats