bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 03-09-2013, 02:47   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kuşların derileri neyle kaplıdır

Kuşların derileri neyle kaplıdır-kuşların derileri nelerle kaplıdır- kuşların derileri nasıldır

Kuşlar vücutları tüylerle örtülü akciğer solunumu yapan sıcakkanlı yumurtlayan gagalı kanatlı omurgalı hayvanların ortak adı iki ayaklı sıcak kanlı omurgalı ve yumurta ile üreyen hayvanlar sınıfı.

Yaklaşık 10.000 civarında yaşayan türüyle en kalabalık tetrapod omurgalıları oluştururlar. Kuzey Kutbundan Güney Kutbuna dünya üzerindeki tüm ekosistemlerde yaşarlar. Boyutları arı sinek kuşunda 5 cm ile deve kuşunda 27 m.'ye kadar değişir. Bulunan fosillere göre kuşlar yaklaşık 150-200 milyon yıl önce Jura Devri'nde terapod dinozorlardan gelmektedir. Bilinen ilk kuş Jura Devri'nin sonlarında yaklaşık 155-150 milyon yıl önce yaşamış olan Archaeopteryx 'tir.

Omurgalıların kalabalık bir sınıfıdır.

Gagalarında diş bulunmaz. Günümüzde karada ve suda yaşayan 10.000 kadar türü mevcuttur. Çoğu uçucudur. Kivi ve deve kuşu gibi uçamayan nadir çeşitleri de vardır. Hepsi sıcakkanlı ve yürekleri dört gözlüdür. Büyük ve küçük dolaşım birbirinden tamamen ayrılmıştır. Genellikle vücut ısıları 41-42°C’dir. Derileri tüy ve teleklerle kaplıdır. Tüyler vücut ısısını muhafaza eder. Derilerinde salgı bezleri yoktur. Yalnız kuyruk diplerinde yağ salgılayan bir çift bez vardır. Su kenarlarında yaşayanlarda bu fazla gelişmiştir. Bacakları keratin pullarla örtülüdür. Ayakları dört parmaklı olup üçü önde biri arkadadır.

Ağaçkakan gibi tırmanıcı kuşların parmaklarının ikisi önde ikisi arkadadır.

Baykuş gök kuzgunu ve guguk kuşlarında dördüncü parmak hem öne hem de arkaya döndürülebilir. Bazılarının parmakları arasında yüzme derisi bulunur.

Pelikan karabatak ve sümsük kuşlarında dört parmak da perdelidir. Ördek ve Martılarda öndeki üç parmak perdelidir. Uzun müddet karla kaplı olan bölgelerde yaşayanların parmakları tüylüdür. Balık kartalının parmaklarının alt yüzeyinde balıkların kaymasına mani olmaya yarayan özel dikenler vardır. Afrika devekuşları iki Güney Amerika ve Avustralya devekuşları üç parmaklıdır. Dövüşken kuşların ayaklarında birer adet mahmuz bulunur. Ağaçkakan ve papağanların dilleri etli ve yumuşaktır. Kuşlarda vücut uçmaya elverişli şekilde yaratılmıştır. Kemiklerin içinde ilik yoktur. Hava ile doludur. Havada üşümemesi için ve sıcaktan rahatsız olmaması için soğuk ve sıcak geçirmeyen bir tüy örtüsüne sahiptir. Kuyruk tüyleri dümen vazifesini görecek şekilde yaratılmıştır. Ayrıca fren vazifesi de görmektedir.Tüyleri son derece hafif ve kuvvetlidir. Ana tüy gövdesinden çıkan ince tüycükler birbirine minicik çengellerle kenetlenmiştir. Hatta bu tüycüklerin insanı şaşırtan kendi kendini tamir gücü de vardır. Parçalanmış tüy dikenleri bir araya getirildikten sonra uzunlamasına birkaç kere okşanınca mikroskobik denilebilecek kadar küçük kancaların tekrar birbirine geçip eskisi gibi kenetlendiği görülür. Kuşlar tüylerini gagalarıyla tarayarak düzeltir. Ter bezleri bulunmadığından tüyler her zaman kurudur.

Uçma olayında büyük enerjiye ihtiyaç duyulduğundan kuşlarda gelişmiş bir sindirim sistemi vardır. Mîde ve barsak kuruluşu diğer hayvanlarınkinden farklıdır. Mesela bunlarda “kursak” denilen bir torba da bulunur. Burası alınan gıdayı depolamaya ve devamlı mîdeye aktarmaya yarar. Besinler mîdeye gelmeden önce kursakta iyice yumuşatılır. Mîdeleri de iki gözlüdür. Birincisinde mîde özsuları salgılandığından “bezli mîde” adını alır. İkincisine “taşlık” adı verilir. Kuş enerji depo edebilmesi için yediğini hemen hazmeder. Mesane bulunmadığından posalar derhal dışarı atılır vücut hafifler.

Mîde ve barsakların posayı aşağıya iten hareketleri müthiştir. Yuvasını henüz terketmemiş bir ardıç kuşu uçmanın tekniğini şuurlu olarak bilmez. Bunun için gerekli yakıt hesabını yapamaz. Ama içgüdü olarak önüne çıkan koskoca bir solucanı hemen kursağına indirir. Karga yavrusu sanki uçmak için fazla gıda gerektiğini biliyormuş gibi her gün kendi ağırlığının birkaç katı öteberi yutar.

Bu canlı tayyarelerin motoru kalpleridir. Pompalama faaliyetlerini hızlı bir şekilde yürütebilmesi için dakikada 500-1000 kadar kalp atışı mevcuttur. Başlıca uçuş takımları da göğüs kaslarıdır. Bu kasların en büyükleri kanatları aşağı çeker. Havaya karşı çekilen bu kanatlar sayesinde kuş da yukarı ve ileri doğru itilir. Kanat kasları “karina” denen güçlü göğüs kemiğine tutunmuştur.

Solunum sistemi de hayret vericidir. Çok yükseklerde uçarken hava molekülleri seyrek olduğu için kemiklerinin içindeki hava keseciklerinden istifade eder. Kuşlarda akciğerler son derece gelişmiş olmasına rağmen küçüktür. Bununla beraber iletim kabiliyetleri yüksektir. Ciğerler göğüs boşluğunda serbest olmayıp sırt duvarına yapışıktır. Akciğerlere bağlı dokuz adet hava kesesi mevcuttur. Hava deposu görevi yapan bu keseler uçma esnasında kuşun ağırlığını azaltır ve akciğerlere hava akımını arttırır. Uzun kemiklerin boşluklarına kollar vererek kemikleri hava ile doldururlar. Deri altlarında hava hücreleri halini alırlar. İyi uçan ve yüzen iri kuşlarda deri altının her tarafına yayılmışlardır. Pelikanların derilerine dokununca bu hava hücrelerinden dolayı çatırtılı bir ses çıkar. Deniz kırlangıcı (Sterna) ve martı (Larus) gibi iyi uçan küçük kuşlarda içi hava dolu kemikler azalmış yerine ilik dolmuştur. Devekuşu ve diğer uçma kabiliyetini kaybetmiş kuşlarda da kemiklerin içi ilik ile doludur.

Solunum ağızla başlar sonra gırtlak ve soluk borusu gelir. Soluk borusunun sonunda daha çok ötücülerde gelişen ses gırtlağı (sirenks) bulunur. Soluk borusu (trekea) iki bronşa bronşlar da akciğerlerin içinde kılcal hava kanalcıklarına ayrılırlar. Bu hava borucukları memeli hayvanlarda ve insanlarda olduğu gibi hava petekleri ile (alveoller) sonlanmaz. Kanalcıklar birbiri ile ağızlaşarak birleşir ve ciğerlerde hava borucukları ağı meydana getirirler. Hava bu borucuklar içinde dolaşır. Kanalcıkların bir kısmı ise akciğerlerden çıkarak hava keselerinde biterler. Kuşların solunum sistemlerinde işe yaramayan faydasız bir boşluğa rastlanmaz.

Kuşlarda diafram yoktur. Akciğerleri bizim gibi şişip gevşemez. Uçuş esnasında kanat çırpma sonucu göğüs kemiğinin açılıp kapanmasıyla hava keselerine yapılan basınçla akciğerler körüklenir ve hava akciğerlere rahatlıkla girip çıkar. Akciğerlerin bu özelliği solunumun çabuk olmasına ve dolayısıyla besinlerin oksijen tarafından çabuk yakılarak kuşlar için gerekli yüksek enerjinin elde edilmesini sağlar.

Kuşlar rahat uçabilmek düşmanlarından korunabilmek ve avlarına yaklaşabilmek için keskin bir görüşe sahiptir. Durdukları yerden 300 dereceyi görürler. Çulluğun görüş alanı 360 derecedir. Yani çulluk arkasını da görür. İnsan ancak 160 dereceyi görür. Kuşlarda üç göz kapağı bulunur. Alt göz kapağına bağlı olan üçüncü kapak içten dışa doğru sürgü gibi açılır. Avcı kuşlar çok yükseklerden avlarını görürler. Şahin insan gözünden sekiz kat daha iyi görür. Kartal altı defa büyüten dürbünle bakan bir insanın gördüklerini rahatça görür. Çit kuşu ancak mikroskopla görülebilecek kadar küçük böcek yumurtalarını net bir şekilde fark eder. Gözünü teleskop gibi de ayarlayarak uzaktaki cisimleri de rahatça görür. Kuşlar yumurta ile ürerler. Ördek ve devekuşu hariç hiçbirinde çiftleşme organı yoktur. Eşler dışkılık açıklıkları ile birbirini döllerler. Erkeklerde bir çift erbezi dişilerde ise bir tek yumurtalık vardır. Tavukgiller hariç diğer kuşlar tek eş tutarlar. Çiftleşme dönemlerinde genellikle erkek kuşlarda düğün elbisesi denen bir tüy değişimi ve renklenme görülür. Bunun yanında öterek dişilere kur yapma ve dans gösterileri de görülebilir.

Kuluçka olma şekillerine göre yuva şekilleri vardır. Güney kutupta yaşayan penguenlerin ayaklarında yumurtalarını bırakmaya yarayan kıvrımlar bulunur. Avustralya’da yaşayan bazı kuşlar yumurtalarını volkanik sıcak kumlara bırakarak yavrularını çıkarırlar. Bazıları da erkeğin toplayıp yığdığı yapraklar üzerine yumurtalarını bırakırlar. Fermantasyon sonucu meydana gelen ısıda yavrular çıkar. Bir kısım penguen ve martılar sahillerdeki oyuk ve yarıklara yumurtlarlar. Bazılarının dişisi kovuklarda yuvaya girdikten sonra girişte küçük bir deliğin dışındaki kısmı dışkısı ile sıvayarak kendini hapseder. Kuluçka süresince erkek onu pencere deliğinden besler. Ayrı yetiştirilen yavru kuşlar hiç görmedikleri halde iç güdüleriyle türlerine has yuva şeklini yapmışlardır. Ötmeleri bazılarında irsidir. Bir kısmı ise bunu sonradan öğrenirler. Bir yavru bülbül ötmediği devrede 10 gün süre ile dinlediği başka bir kuş gibi ötmeğe başlamıştır.

Kuşların bazıları otçul bazıları etçil fakat ekserisi hem otçul hem etçildir. Otçul olanlar tohum meyve ve bitki parçaları ile beslenir. Etçil kara kuşlarının besinlerini genellikle böcekler ve kemirgenler teşkil eder. Etçil su kuşlarının besinleri de kurbağa yılan ve balıklardır. Hem etçil hem de otçul olanlar balözü böcek ve tohum yerler.

Yumurtaların şekli rengi benekleri ve sayısı türlere göre değişir. Turna bir yumurta keklik 15-20 adet yumurtlar. Kuşlar yavrularını böcek ve böcek larvaları ile beslerler.

Kuşlar zararlı böceklerin baş düşmanıdır. Yeryüzünde 8.000’i aşkın kuş türü bulunmaktadır. Bunlardan 850 kadarı kuzey Amerikada yaşar. Belli bir bölgede yaklaşık 200 çeşidi bulunabilir. Öte yandan New York şehrini çevreleyen 90 km’lik alan içinde çoğu insanlara zararlı yaklaşık 15.000 tür böcek vardır. Bu kadar çok haşaratın kısmen de olsa kuşlar tarafından kontrol altında tutulduğu gerçeği kuşların insana yardımcı olduklarını gösterir. Tabiatta daima bir denge temayülü vardır. Ne yazık ki zaman zaman insanlar bu dengeyi bozarlar.

Kuşların beslenme konusu incelendiğinde şu hakîkat ortaya çıkar: Pekçok kuşun yiyeceklerinin önemli bölümünü tarıma zararlı yabanî bitkilerin tohumları teşkil eder. Yabanî otlarla mücadele çiftçilere büyük mali külfetler yüklemektedir. Kuşlar hiçbir masraf olmadan zararlı tohumları yiyerek onların artmasının önüne geçerler. Serçeler bıldırcınlar ve ispinozlar her yıl binlerce ton yabani bitki tohumu yiyerek çiftçilere yardım ederler. Kuş bilimcileri küçücük bir ağaç serçesinin günde hemen hemen 28 gr kadar yabanî ot tohumu yediğini tahmin ederler. Sadece bu kuşun bile çitfçilere nasıl faydalı olduğunu bu tesbit açıkça göstermektedir. Kuşlar olmasaydı zararlı bitki ve böceklerin kontrolünde güçlük daha fazla olurdu.

Doğan baykuş ve bunlara benzer bazı kuşlar eskiden beri zararlı kabûl edilirdi. Fakat son yapılan incelemeler bu düşüncenin yanlış olduğunu ortaya çıkarmıştır. Onların yiyecekleri olan fare sincap tavşan gibi hayvanlar bu kuşların kümes hayvanlarına verdikleri zarardan daha fazla zarara sebeb olurlar.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kuşların derileri neyle kaplıdır

Kuşların derileri neyle kaplıdır konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kuşların vücutları ne ile kaplıdır, kuşların vücudu ne ile kaplıdır, kurbağaların vücutları ne ile kaplıdır, penguen vucudu tuy ve telekleri kaplidir, sürüngenlerin vücutları neyle kaplıdır, kuslarin vucutlari ne ile kaplidir, ordegin vucudu neyle kaplidir, amfibilerin vücut örtüsü neyle kaplıdır, kuşların vücutları neyle kaplidir, at vücudu neyle kaplı, kurbağaların vücut örtüsü nedir, sürüngenlerin vücudu neyle kaplıdır, http wwwbakimliyizcom soru cevap 129885 kuslarin derileri neyle kaplidirhtml, kurbagalarin vucutlari neyle kaplidir, kuşların derileri,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kuşların Temel Özellikleri Nedir elif Soru Cevap 0 14-03-2013 02:41
Göçmen Kuşların İsimleri Nelerdir? Я Soru Cevap 0 24-02-2012 12:26
Kuşların İlginç Pozları nimlahza Hayvan Resimleri 2 09-03-2011 02:57
Kuşların Şarkısı - Sebastian FAULKS nimlahza Kütüphanemiz 0 06-01-2010 10:31
kuşların bir iç saati var, bu sayede göç vaktini anlıyorlar Bkmlyz Hayvanlar Alemi Genel 0 24-09-2008 03:13

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:51 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats