bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 21-09-2013, 04:00   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Pişmiş tavuğun bozulduğunu nasıl anlarız

Pişmiş tavuğun bozulduğunu nasıl anlarız-pişmiş tavuk bozulması nasıl anlaşılır

Bozuk gıda maddeleri zaman zaman ölümle sonuçlanabilen ve gıda zehirlenmesi olarak ifade edilen zehirlenme olaylarının başlıca nedeni olabilmektedir. Bozuk gıdaların tüketilmesiyle oluşabilen başlıca hastalık belirtileri; kusma karın ağrısı ateş ishal baş ağrısı baş dönmesi halsizlik çift görme yutkunma zorluğu ağız kuruması dilin şişmesi bağırsak krampları terleme titreme kanlı-sulu dışkı karaciğer ve böbrek hastalıklarıdır. Bu hastalıklar genellikle bozuk gıda yenildikten 2 ila 48 saat sonra görülmeye başlar ve hastalık etmeni yok oluncaya kadar devam eder. Kardeşinizle birlikte nefis bir akşam yemeği yedikten birkaç saat sonra heyecanla beklediğiniz diziyi seyretmek üzere televizyonun karşısına geçtiniz. Henüz koltuğa oturmuştunuz ki midenizde bir bulantı karnınızda güçlü bir ağrılı sarsıntı hissettiniz. İçinizdeki o pis burulma kopacak gümbürtünün sanki habercisiydi. Hızla tuvalete koştunuz. Lavaboya zor yetişmiştiniz. Alttan üstten derler ya! Odaya geri dönmenizle tekrar tuvalete koşmanız arasında birkaç dakika bile geçmemişti. Aynı karın ağrısı aynı burulmayı aynı bulantıyı bir kez daha yaşadınız. Gidiş gelişler defalarca yinelendi... Bu yaşadıklarınızın hepsi gıda zehirlenmesinin tipik belirtileri. Geçirdiğiniz ılımlı bir zehirlenme de olabilir çok ciddi sonuçlara da yol açabilir. Bu farklılıksa gıda zehirlenmesine yol açan unsurlar yaşınız sağlık durumunuz gibi etkenlerle birebir ilintili. Önemli olan bir an önce doktora yetişip ona yaşadıklarınızı anlatmanız. Doktor dışkılama biçiminden bile bir anlam çıkarabiliyor. Örneğin miktarı bol sıklığı az sulu dışkılama incebağırsak tipi ishalin; karın ağrısıyla birlikte kanlı sümüksü miktarı az ama sık dışkılama da kalınbağırsak tipi ishalin göstergesiymiş. Dahası bu belirtiler zehirlenmeyi ortaya çıkartan organizmalar hakkında da hekimin tahminde bulunmasına yardımcı oluyor. Yani ishalin görülüş biçimi tanıda olduğu gibi tedavide de önemli. Siz temel bazı noktalara dikkat edip bunları hekiminize ilettiğinizde tedaviniz hızlandığı gibi gereksiz ilaç kullanımı ve bu nedenden kaynaklanan ekonomik kayıpların da önüne geçiliyor. Halk arasında hastalık bulaştıran bazı mikroorganizmalara “mikrop” deriz. Bu mikroplar ya da ürettikleri zehirler gıdalarımız kanalıyla bize bulaştığında çok ciddi sorunlara yol açarlar. Dolayısıyla mikroplar özellikle de bakteriler gıda zehirlenmelerini ortaya çıkaran nedenler arasında lider konumundalar. Ama gıda zehirlenmelerine yalnızca mikroplar yol açmıyor. Kimyasal maddeler parazitler ve virüsler de gıda zehirlenmelerini ortaya çıkarıyorlar. Bu konuda istatistiksel veriler de var. Bu verilere göre mikroorganizmalar içinde bakteriler ve bakteri kaynaklı zehirler tüm gıda zehirlenmelerinin % 63'ünden sorumluyken zehirlenmelerin % 24'ü kimyasal % 10'u paraziter ve % 3'ü de virüsler nedeniyle ortaya çıkıyor. Mikroorganizmaların yol açtığı zehirlenmelere bakteriler dışında küfler ve mayalar neden oluyorlar. Kimyasal zehirlenmeye yol açan unsurların başında mikotoksinler mantar zehirleri su ürünleri zehirleri ve alerjenler gibi gıdalardaki doğal kimyasallar geliyor. Pestisitler antibiyotikler gelişme hormonları ve gübreler de kimyasal zehirlerden. Tarımsal üretimde yetiştirme aşamasında kullanılan bu maddelere kimyasal zehirleyiciler deniyor. Bir de çevresel kimyasallar var. Bu zehirler zehir özelliğindeki mineraller moleküler düzeyde hasar vererek hücreleri tahrip eden organoklorlu maddeler (poliklorlu bifenil-PCBs dioksin). Ayrıca gıda katkı maddeleri ambalaj materyalleri deterjan ve dezenfektan kalıntıları gibi diğer kimyasallar da zehirlenmelere yol açıyor. Paraziter zehirleyici unsurlarsa Tenia spp Trematodlar Nematodlar Trichinalla Echinococcus spp Anisakis gibi canlılar. Hepatit A Poliovirus Rotavirus Astrovirus ve Norwalk da gıda zehirlenmelerine yol açan virüsler.

Ürettikleri Zehirlerle Zehirleyenler


Yukarıda saydığımız unsurların ortaya çıkardıkları zehirlenmeler mekanizmalarına ya da zehirlenme belirtilerine göre de sınıflandırılabiliyor. Örneğin gelişim mekanizmalarına göre gıda zehirlenmeleri beş grupta değerlendiriliyor. İlk grupta mikroorganizma zehri bulaşmış gıdaların yenmesi sonucu ortaya çıkan “gerçek gıda zehirlenmesi” var. Örneğin Staphylococcus aereus bizlere hiç de yabancı olmayan bir bakteri. Derimizde boğazımızda ve burnumuzda doğal olarak bu bakteriyi taşıyoruz. Ama onun zehirlerini bu zehirlerle bulaşık gıdalarla dışarıdan aldığımızda durum farklı olabiliyor. Staphylococcus aureus'un bağırsaklarımızda etki yapan beş zehiri var. Bu zehirler açısından en riskli olan gıdalar pişirilmiş ya da az pişirilmiş sığır domuz hindi ve tavuk eti özellikle süt tozu ve peynir olmak üzere süt ürünleri etli salatalar balık ve yumurta kremalı pastalar süt şeker ve yumurtadan yapılan dondurulmuş soslar. Staphylococcus aureus bu gıdalar üzerinde biz onları tüketmeden önce gelişiyor. Örneğin Enterotoksin-A 30 dakikadan az kaynatmaya direnç gösteren bir protein. Dolayısıyla proteince zengin gıdaların üretimi sırasında örneğin salam üretiminde bu bakteri salama bulaşabiliyor. Bulaşma üretimde görevli olanların temizlik kurallarına dikkat etmemesinin sonucu. Bulaşan bakteri hızla ürüyor. Sonrasında zehir gıdaya yayılıyor. Biz bu bulaşık salamı yediğimizde zehiri de yemiş oluyor ve zehirleniyoruz. Zehirlenme 1-6 saat içerisinde bulantı ve kusmayla kendisini belli ediyor. Zehir midemizin içini astarlayan tabakadaki özelleşmiş almaçları (reseptörleri) tahriş ederek oradaki birtakım sinirleri uyarıyor ve bu uyarı kusma merkezini etkiliyor. Sonuçta üst karın bölgesinde şiddetli ağrı bulantı kusma ve göğüste yanma oluyor. Bazen hafif ve kısa süreli ishal de ortaya çıkabiliyor. Ateş görülmüyor. Zehirlenme gün içinde kendiliğinden geçebiliyor. Hemen belirtmek gerekir ki Staphylococcus aureus'un yol açtığı gıda zehirlenmelerinde ölüm riski pek yok. Ama bütün gıda zehirlenmelerine karşı duyarlı olan dört grup insan var. Hamile kadınlar çocuklar ciddi hastalığı olanlar ve çok yaşlılar. Çocuklar ve yaşlılarda Staphylococcus aureus zehirlenmelerinde ölüm oranının % 003'ten % 4.4'e kadar değişebildiği bildiriliyor.

Vücudumuzda Zehir Üreterek Zehirleyenler


Gıda zehirlenmelerinin ikinci bir tipi gıdalarla alınan mikroorganizmanın vücuda girdikten sonra zehir üretmesiyle gelişiyor. Örneğin Clostridium perfringens bu tip zehirlenmeleri ortaya çıkaran bir bakteri. Toprak toz hava su kanalizasyon suları insan ve hayvan dışkısı gibi ortamlar en çok bulundukları yerler. Gelişebilmeleri için 13-14 aminoasite ve 5-6 vitamine gereksinim duyuyorlar. Bu nedenle proteinli gıdaları tercih ediyorlar. Tavuk hindi domuz sığır dana ve koyun etleri etli börekler etli çorbalar Clostridium perfringens barındırabiliyorlar. Bu bakterinin oluşturduğu zehirlenmeye “perfringens gıda zehirlenmesi” deniyor. Zehirlenme genellikle toplu yemek yenen yerlerde ortaya çıkıyor. Yetersiz pişirme yetersiz soğutma ve tekrar hafifçe ısıtma sonunda gıdadaki bakteri sayısı hızla artıyor ve bu artış gıdanın bozulmasına dolayısıyla zehirlenmeye yol açıyor. Teknolojik koşullardan ve temizlikten uzak hayvan kesimleri de birçok konuda olduğu gibi bu bakteri açısından da risk oluşturuyor. Örneğin kurban bayramlarında yaşanan uygunsuz kesimleri anımsayalım. Bu kesimler sırasında kullanılan kesici aletler eğer toprakla temas ettirilmişse toprakta bulunan Clostridium perfringens sporları ete bulaşıyor. Bakteri sporlarıyla bulaşık bu eti fazla pişirmeden tükettiğimizdeyse zehirlenmeye uğramamız kaçınılmaz bir sonuç. Bu gibi etleri düdüklü tencerede 1210C sıcaklıkta 15 dakikadan fazla pişirirsek bu bakterilerin sporlarını yok edebiliyoruz. Eti büyük parçalar halinde pişirdiğimizde de risk altındayız. Çünkü kesim sırasında etin iç kısımlarına bulaştırılmış sporlar olabiliyor ve bu sporlar bu tip pişirmede yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Pişirme sonrasında bu eti hemen buzdolabına koyarsak bakterilerin üremelerini engelleyebiliyoruz. Çünkü sıcaklık derecesindeki ani düşmeler bu bakteriler üzerinde öldürücü etki yapıyor. Ama soğutma işlemini oda sıcaklığında yaparsak bakteri üreme yeteneğini tekrar kazanıyor. Bu bulaşık eti yediğimizde ortaya çıkan zehirlenme şu mekanizmayla gerçekleşiyor: Bakteriler mide asidinden etkilenmeksizin incebağırsağımıza geçiyor. Çünkü ette bulunan proteinin ortamın asitliğini zayıflatma özelliği var. Canlı kalan hücreler ince bağırsağa ulaşınca gelişme ve spor oluşturma için uygun bir ortam buluyorlar; Sporlara dönüşmeye başlayıp bağırsaklarda etki yapan zehirlerini (enterotoksinlerini) üretiyorlar. Daha sonra zehir üretmiş bakterilerin bağırsaklara ait kanalda parçalanması sonucunda bakteri içindeki zehiri bağırsak boşluğuna bırakıyor. Bu zehir sulu kansız sümüksü yapıda olmayan dışkılamaya yol açıyor. Zehirlenme bakteriyle bulaşık gıdanın yenmesinden 6-12 saat sonra karın ağrısı ve ishalle başlıyor. Bazen ateş de yapabiliyor. Genelde bir gün süren bu
zehirlenmeye karşı en duyarlı kesim yaşlılar.

Bağırsak Duvarına Saldıranlar


Gıda zehirlenmelerinin bir başka tipi de saldırgan mikroorganizmalarca gerçekleştiriliyor. Bu mikroorganizmalar Shigella Salmonella Yersinia enterocolitica Vibrio parahaemolyticus hücreyi zehirleyip öldüren maddeler salgılayarak kanlı kalın bağırsak iltihabı yapan “Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC)” yangılı bağırsak ishaline yol açan “Enteroinvazif Escherichia coli (EIEC)” ve C. jejuni. Bunlar bulaşık besinler eller ya da sularla insana bulaşıyorlar. Etkenler mide asidinden etkilenmeden geçebilmişlerse incebağırsaklarda herhangi bir patolojik gelişime yol açmaksızın kolona kadar ilerliyor ve kolon mukozasına saldırıyorlar. Bu bölgede gelişen bölgesel iltihaplanma sonucunda; yüksek ateş çok sık ve çok az hacimli çoğunda kanlı sümüksü cerahatli dışkılama gibi belirtiler gösteren zehirlenmeler ortaya çıkıyor. Bu zehirlenmelere “enfeksiyon tipi zehirlenmeler” de deniyor. Bağırsak duvarına saldıran organizmalar içerisinde Salmonella'nın ayrı bir önemi var. Çünkü bu bakterinin bütün suşları bağırsak duvarına saldırarak gıda zehirlenmelerine yol açıyor; dolayısıyla gıda zehirlenmeleri içerisinde en sık karşılaşılan türlerden biri. Genellikle hayvan dışkısı bulaşmış yiyecekler yoluyla yayılan Salmonella yı gıdaların üretiminde çalışan ancak temizlik kurallarına uymayan gıda işçileri de gıdalara bulaştırıyor. Hayvan yemleri de Salmonella cinsinin yayılmasında önemli rol oynuyor. Bulaşık yemlerle beslenen tavukların az pişmiş eti çiğ yumurta ve pastörize olmayan yiyecekleri tüketen insanlarda bu tip zehirlenmeler ortaya çıkabiliyor. Salmonella ile zehirlenen kişide 12-72 saatte ishal ateş ve karında kramp gelişebiliyor. Hastalık çoğunlukla 4-7 gün sürüyor ve hastaların çoğu tedavisiz iyileşebiliyor. Ancak bazı kişilerde hastalık hastaneye yatırılmayı ve antibiyotik kullanmayı gerektirebilecek kadar ağır olabiliyor. Yaşlılar bebekler hamileler ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler bu grupta yer alıyor.
Bağırsak Epitelinin Dökülmesine Yol Açanlar

Bu tip zehirlenmeye yol açan organizmalar “yapış ve boz” taktiği uygulayarak bağırsaklarda zedelenmelere yol açıp birtakım rahatsızlıklara özellikle de kusmaya neden oluyorlar. Bu tip zehirlenmeye virüsler ve “Enteropatojen Escherichia coli” yol açıyor. Virüs nedenli gıda zehirlenmesinde “Norwalk” virusü özellikle son yıllarda adından oldukça sık söz ettiriyor. Bu virüs 1972'de Ohio'da Norwalk'ta patlak veren bir salgın sırasında etken olarak saptanmış. Virüsün bulaşması içme sularıyla özellikle istiridye ve deniztarağı gibi kabuklu deniz ürünleri ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin yenmesiyle gerçekleşiyor. Zehirlenme toplu yaşam alanlarında özellikle yaz kamplarında ilkokullarda ve kreşlerde ishal salgınlarına yol açabiliyor. Daha çok dört yaşından büyük çocuklarda ve erişkinlerde ishale yol açan bu virüs birkaç günlük kuluçka döneminden sonra bulantı kusma sulu ishal kramplarla gelen karın ağrıları baş ağrısı hafif ateş ve halsizlik belirtileriyle kendini gösteriyor. Genellikle iki günde geçen zehirlenmenin uzayabildiği de belirtiliyor. Bu virüse karşı alınacak bireysel korunma yollarıysa şöyle özetlenebilir: Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra yemek hazırlarken ve yemeden önce elleri sabunla ve sıcak suyla yıkamak; bütün kabuklu deniz ürünlerini iyice pişirdikten sonra tüketmek; çiğ olarak tüketilen sebzeleri iyice yıkamak. Enfeksiyona Neden Olmayanlar Mikotoksinler bileşiminde solanin alkoloidi olan bazı gıdalar bazı balık deniz kabukluları ve ağır metaller kimyasal gıda kaynaklı zehirlenmeler bu grupta değerlendiriliyorlar. Örneğin bazı küf türleri gelişebilmeleri için uygun koşulları bulduklarında hem gıdanın tadını ve bileşimini bozuyor hem de zehir özelliği gösteren metabolizma ürünleri oluşturuyorlar. Mikotoksin olarak da adlandırılan bu metabolizma ürünleri içinde kanser yapıcı olmaları nedeniyle aflatoksinler çok önemli. Aflatoksinler Aspergillus flavusve Aspergillus paraticus adı verilen küfler tarafından oluşturuyorlar. A. flavusyalnızca B aflatoksinleri A. parasiticus türüyse hem B hem de G türü aflatoksinleri üretiyor. Aflatoksin oluşumu ortamın bağıl nemiyle dolayısıyla ürünün suyla olan ilişkisiyle ilgili. Bu küfler sahip oldukları zengin enzim sistemleriyle diğer mikroorganizmalar için çok düşük olan nem düzeylerinde bile gelişebiliyorlar. Dolayısıyla uygun olmayan kurutma şekli üretim tekniği ve uygun olmayan depolama koşulları söz konusu olduğunda adı geçen küfler hızla ürüyor ve zehir oluşturuyorlar. Aflatoksin açısından en riskli gıdalar fındık incir ve kırmızı biber. Başka gıdalarda da aflatoksin görülebiliyor. Örneğin bitkisel ürünlerden yer fıstığı antep fıstığı gibi kabuklu kuru meyvelerde görülebiliyorlar. Tahıllardan buğday mısır çavdar arpa yulaf pirinç ve bunlardan elde edilen çeşitli unlar kepek irmik mısır gevreği spagetti gibi ürünler aflatoksinle bulaşık olabiliyor. Baklagiller içerisinde en çok soya fasulyesi risk taşıyor. Yanı sıra fasulye bezelye börülce mercimekte de aflatoksin sorun olabiliyor. Yağlı tohumlardan; pamuk ayçiçeği susam ve kolza tohumlarında aflatoksine rastlanabiliyor. Hammaddeye bağlı olarak; fıstık ezmesi fındık ezmesi badem ezmesi marzipan (badem ya da kayısı çekirdeği ezmesi) persipan (şeftali çekirdeği ezmesi) yer fıstıklarından kıyılmış ya da bütün halde şuruba batırılarak hazırlanan şekerlemeler aflatoksin açısından risk taşıyabiliyorlar. Süt süt tozu ve peynirlerin dışındaki hayvansal gıdalarda aflatoksin pek sorun olmuyor. Ayrıca kakao çekirdek kahve bira şarap gibi ürünlerde de aflatoksine rastlanabiliyor. Aflatoksinler yüksek dozlarda birden ortaya çıkan zehirlenmelere neden olabiliyor. Belli dozlarda kronik etki gösterdikleri de saptanmış; öldürücü dozun altındaki dozlarda aflatoksin uygulanan hayvanlarda karkasın (kesilmiş hayvanın deri baş ayaklar iç organlar ve testis hariç parçalanmamış durumdaki gövde eti) sararması ve karaciğerde siroz görülmüş. Düşük düzeyde ancak uzun süreli aflatoksin alımıysa birçok deney hayvanında karaciğer kanseriyle sonuçlanmış. Deney hayvanlarından alınan bu sonuçlara bağlı olarak aflatoksinin karaciğer kanserine yol açabileceğinin belirlenmesi üzerine insanlar üzerindeki etkisini anlamak amacıyla çok sayıda araştırmalar yapılmış. Son yıllarda yapılan moleküler genetik çalışmalarda da aflatoksinin insanlarda karaciğer kanserine neden olduğu konusunda önemli bulgular elde edilmiş. Bireysel Önlemler Gıda zehirlenmeleri konusu da sağlığımızı ilgilendiren pek çok konuda olduğu gibi koruyucu önlemler almamızı gerektiriyor. Temizlik ısıtma soğutma ve karşılıklı bulaşmanın engellenmesi konularında birtakım bireysel önlemler alarak gıda zehirlenmeleri riskini azaltabiliyoruz. Gıda zehirlenmelerine karşı öncelikli olarak kişisel temizliğe dikkat etmek gerekiyor. Tuvalete gittikten sonra çiğ gıdalara dokunduktan sonra yenmeye hazır yiyeceklere dokunmadan önce kesinlikle ellerin yıkanması gerekiyor. İshal kusma gibi mide-bağırsak rahatsızlıklarında da gıdalara dokunmamak gerekiyor. Ellerde açık yara varsa yara yeri su geçirmez bantla sarılı olmalı. Yanısıra mutfakta üzerinde çalışılan yüzeyler kaplar gıda hazırlarken kullanılan bitkisel ya da hayvansal ürünler de temiz olmalı. Düzgün pişirme sayesinde de gıda zehirlenmesine yol açan birçok zehirleyici mikroorganizma yok edilebiliyor. Bu nedenle yiyecekleri özellikle de etleri iyice pişirmek çok önemli. Pişmiş gıdalar buzdolabının üst raflarında çiğ gıdalar alt raflarda saklanmalı. Kuru yiyeceklerse serin karanlık kuru ve havalandırılabilen bir yerde nem almayacak şekilde korunmalı. Gıdaları buzdolabına koymak onları kontrol altına aldığımız anlamına gelmiyor. Örneğin buzdolabına koyduğumuz bir yemeği ikinci kez tüketirken tümünü ısıtmak sonra da yenmeyen kısmını tekrar buzdolabına aktarmak doğru değil. Yemek yeneceği kadarıyla ısıtılmalı. Yiyecekleri derin olmayan kaplara koyup küçük miktarlar halinde bölmek soğutma işlemini hızlandırır. Yumurtalar yıkanmadan buzdolabında saklanmalı pişirilmeden önce de mutlaka yıkanmalı. Bakır ya da alüminyum kaplarda pişirilen yemekler bu kaplarda saklanmamalı. Dondurulmuş ürünler çözüldükten sonra tekrar dondurulmamalı ve yine dondurulmuş bir gıda oda sıcaklığında değil buzdolabında çözündürülüp hemen tüketilmeli. Et süt gibi çiğ gıdaların hazırlanmasında kullanılan bıçak kesme tahtası çatal tencere gibi unsurlar pişirilmiş yemeklerde kullanılmamalı. Bozulmuş gıdaların bozuk kısımlarını ayırarak kalan kısmını kullanmak da yanlış. Örneğin salçanın küflü kısmını temizlemek salçayı küften arındırmak anlamına gelmez. Gıdaların saklama kapları da çok önemli bulaşma kaynakları. Bu nedenle bir gıdanın ambalajını o gıdayı tükettikten sonra çöpe atmak bir başka gıdanın saklanması için kullanmamak gerekiyor. Bakterilerin çoğalmasını ve zehir oluşturmalarını önlemek için belirli yiyecekleri doğru sıcaklıkta tutmak son derece önemli. Bu nedenle paketin üstündeki bilgilere uymak gerekiyor. Buzdolabından çıkarılmış yemekleri yeme sıcaklığına ısıtmak yerine bir taşım kaynatıp yeme sıcaklığına soğutmak çok daha güvenli. Kimyasal zehirlenmelere karşı da alınabilecek çok basit önlemler var. Örneğin bitkisel gıdalar farklı zamanlarda farklı etkiler ortaya çıkartabilir. Domates yeşil haldeyken solanin adı verilen alkoloidi bol miktarda içerir ve bu durumda özellikle duyarlı kişilerde zehirlenmeler ortaya çıkartabilir. Yine mürver ağacının olgun meyveleri yenebilirken olgunlaşmamış meyvelerinde bulunan bir zehirli bileşik büyükbaş hayvanlarda ve keçilerde olduğu gibi insanda da zehirlenmeye neden olur. Dolayısıyla yediklerimiz hakkında önce bilgi sahibi olup sonra kullanmamız ya da rutin kullanımı dışında kullanmamamız en basit önlemlerden biri olabilir. Gıdalar yoluyla uğrayabileceğimiz kimyasal zehirlenmelere bir diğer örnek olarak da tarımsal ilaçları verebiliriz. Bir tarım ilacının tüketiciye ulaşmasıysa en yaygın olarak ürün üzerindeki kalıntı yoluyla olur ve aldığımız ilaç kalıntıları birden ya da süreç içerisinde zehirlenmeleri ortaya çıkarabilir. Tarımsal ilaç kalıntılarının zehirleyici etkisinden bütünüyle korunabilmemizse bu konuda üretimden tüketime kadar uzanan zincirde alınacak ciddi önlemlerle olası. Ama biz en basit yolla meyve ve sebzeleri tüketmeden önce iyice yıkayarak bireysel önlemimizi alabiliriz.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Pişmiş tavuğun bozulduğunu nasıl anlarız

Pişmiş tavuğun bozulduğunu nasıl anlarız konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: bozuk tavuk nasıl anlaşılır, pişmiş tavuğun bozulduğu nasıl anlaşılır, bozuk pişmiş tavuk nasıl anlaşılır, tavugun bozuldugunu nasil anlariz, tavuğun bozulduğu nasıl anlaşılır, pişmiş tavuğun bozuk olduğu nasıl anlaşılır, tavuk nasıl zehirler, pişmiş tavuğun bozuk olduğunu nasıl anlarız, bozulmuş tavuk nasıl anlaşılır, tarihi geçmiş tavuk nasıl anlaşılır, bozuk tavuk eti nasıl anlaşılır, tavuğun bozulduğunu nasıl anlarız, pişmiş tavuk zehirlermi, tavuğun bozuk olduğu nasıl anlaşılır, bozuk tavuğun tadı nasıl olur,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Mantarın bozulduğunu nasıl anlarız elif Püf Noktalar 0 25-08-2013 02:11
Mantarın bozulduğunu nasıl anlarız elif Püf Noktalar 0 31-07-2013 03:44
Yaşlandığımızı nasıl anlarız? nimlahza Komik Resimler 0 06-01-2011 01:56
Yalan söyleyeni nasıl anlarız? Bkmlyz Kişisel Gelişim 5 14-07-2009 03:33
Saç Biti Nedir? Nasıl Bulaşır? Bitlendiğimizi Nasıl Anlarız? Bkmlyz Sağlığımız 0 24-04-2008 03:05

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:22 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats