bakimliyiz
Konu etiketleri: temel büyüklüklerin ortaya çıkışı, temel büyüklüklerin ortaya çıkması, temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim insanları ve yaptıkları çalışmalar, temel büyüklüklerin ortaya çıkışı nedir, temel buyukluklerin ortaya çıkmasının nedenleri, temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim insanları, temel buyukluklerin ortaya cikisi, si da temel birimler nasıl tanımlanır ve bu konuda katkıları olan bilim insanları, temel büyüklüklerin ortaya çıkış nedenleri, temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim insanları kimlerdir, temel buyuklerun irtaya ciksi, andre marie ampere bilime katkıları, temel büyukluklerin ortaya cikişına katki sağlayan bilim insanlari ve yaptığı çalışmalar, temel buyukluklerin çıkışına katkı sağlayan bilim insanları, si da katkıları olan bilim adamları,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-11-2013, 03:32   #1 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar nelerdir ?

Öncelikle temel büyüklük kavramını açıklayalım isterseniz. Matematiksel olarak tanımlanmamış yani başka büyüklükler yardımıyla ifade edilmeyen büyüklüklere temel büyüklükler denir.

Fizikte kullanılan bütün birimler yedi temel birimden türetilebilirler bu temel büyüklükler ise;

Uzunluk : Birimi metre ( m ) Sembolü ( l )
Kütle : Birimi kilogram (kg) Sembolü ( m )
Zaman : Birimi saniye (s) Sembolü ( t )
Akım şiddeti : Birimi amper (A) Sembolü ( i )
Sıcaklık : Birimi kelvin (K) Sembolü ( T )
Işık şiddeti : Birimi kandela (cd) Sembolü ( I )
Madde miktarı : Birimi mole (mol) Sembolü ( n )


Şimdi bu temel büyüklüklere katkı sağlayan bilim adamlarına ve çalışmalarını inceleyelim.

Işık şiddeti - Kandela

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

Fizikte kullanılan bütün birimler yedi temel birimden türetilebilirler. SI temel birim adını alan bu birimler uluslararası bir organizasyon olan Conférence générale des poids et mesures tarafından tanımlanmaktadır. Kandela da bu yedi temel birimden biridir (diğerleri metre kilogram saniye amper kelvin mol).

1948 yılında kandela tanımı şu şekilde yapıldı: Donma noktasında ve 101.325 N/m2 atmosfer basıncı altındaki platinin 1/600.000 m2lik yüzeyinin ışık şiddeti.

Ne var ki bu ölçüm çok güç bir ölçümdür. Teknolojinin ilerlemesiyle 1979 yılından itibaren birim radyometrik ölçülerle ve güç birimi watt’a dayandırılarak ölçülmeye başlanmıştır.


Madde miktarı - Mol

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

Avogadro sayısı veya Avogadro sabiti bir elementin bir molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin bir molündeki molekül sayısıdır. 1 mol yani 12 gr Karbon12 elementindeki atom sayısı deneysel olarak hesaplanarak 6.02214199x10^23 bulunmuştur. Sayı bu alandaki katkılarından dolayı İtalyan bilim adamı Amedeo Avogadro'nun (1776–1856) adı ile anılır.

Sıcaklık - Kelvin

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

William Thomson özellikle ısı ve elektrikle ilgili incelemeler yaptı. Basınç altında buzun erime noktasındaki değişimleri belirledi ve 1852'de gazların genleşmesinin soğumaya yol açtığını ortaya koydu. Joule ile görüştükten sonra Kelvin ölçeği olarak adlandırılan ve günümüzde bütün bilimsel sıcaklık ölçümlerinin temelini oluşturan mutlak termodinamik sıcaklık ölçeği düşüncesini ortaya attı. Elektriksel Görüntüler Metodu'nu bularak elekrostatiğin matematik teorisine katkıda bulundu. 1854'ten başlayarak denizaltı telgrafı ile ilgilendi. George Gabriel Stokes ile birlikte elektrik sinyal iletimine ilişkin matematiği geliştirdi.

Denizcilikte pek çok teknik probleme çözümlemeler getiren bir takım çalışmalarda da bulundu. Elektrik standartlarını kurmada öncülük yapan Kelvin Leiden şişesinden boşalan elektriğin titreşimsel niteliğini belirlemiş olması Hertz'in elektro-manyetik dalgalarını dolaysıyla Marconi'nin radyoyu bulmasına yol açmıştır. Ayrıca yerin ayın ve güneşin kasılması üstünde çalışmalar yaptı. 1876'da diferansiyel denklemlerin mekanik çözümüne imkân veren ilk integral alma düzeneğini ortaya koydu. Aynı zamanda benzetmeli hesap makinelerinin yaratıcısı olarak da kabul edilen Kelvin 1866'da Lordluk payesi aldı. 1904'te Glasgow Üniversitesi rektörlüğüne getirildi. Yaşamının son üç yılında ışığın dalga teorisi üzerindeki ders notlarını gözden geçirerek yayımladı. Helmholtz'la birlikte Kelvin klasik fiziği geliştirerek çağdaş bir bilim dalına dönüştüren iki bilim adamından biri olarak kabul edilir.


Akım Şiddeti - Amper

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

André Marie Ampère 20 Ocak 1775 - 10 Haziran 1836 tarihleri arasında yaşamış Fransız fizikçi ve matematikçidir. Elektromanyetizmayı ilk bulan kişiler arasında gösterilir. Elektrik akımı birimi Amper onun adına ithafen verilmiştir.

Ampere Lyon'da doğdu. Babası ona Latince öğretmek istiyordu ancak matematiğe olan ilgisini ve yatkınlığını görünce bundan vazgeçti. Ancak Ampere Latincesini Euler ve Bernoulli'nin konularını izleyip uzmanlaşacak derecede ilerletti.

Fransız Devrimi sırasında Ampère'in babası Lyon'da güvende olacağını düşünerek orada kalmaya devam etti. Fakat ihtilalcilerin şehri ele geçirmesinden sonra idam edilmiştir. Babasının ölümü Ampère üzerinde derin bir etki bırakmıştır.

1799'da Julie Carron ile evlendi. 1796'yı izleyen yıllarda Lyon'da özel matematik kimya ve dil dersleri verdi. 1801'de bir fizik ve kimya profesörü olarak Bourg'a taşındı. Hasta eşini ve küçük oğlunu (Jean Jacques Ampère) Lyon'da bıraktı. Eşi 1804'te öldü. Aynı yıl Ampere Lyon Lisesi'nde matematik profesörü oldu.

1809'da Paris Politeknik okulunda matematik profesörü olarak göreve başladı ve bilimsel çalışmalarını sürdürdü. 1814'de enstitü üyeliğine kabul edildi. Elektrik ile manyetizma arasındaki ilişki ve dolayısıyla elektromanyetizma bilimi (kendi deyişiyle "elektrodinamik") ile çok yakından ilgileniyordu. 11 Eylül 1820'de Örsted'in Volta akımına maruz kalan bir iğnenin manyetikleştiğini keşfettiğini öğrendi. Aynı ayın 18'inde akademiye bu ilişkili kavramlar hakkında oldukça açıklayıcı bir makale sundu. Aynı gün akım taşıyan paralel tellerin üzerinden geçen akımın yönüne göre tellerin birbirini iteceklerini veya çekeceklerini ispat etmiştir.

Yalnızca elektromanyetizma kavramını açıklayan matematik teorileri oluşturmakla kalmadı ve pek çok yenilerini de öne sürdü. Marsilya'da ölmüş olup mezarı Paris'tedir. Ölümünden 45 yıl kadar sonra matematikçiler tarafından resmen tanınmıştır.

Zaman - Saniye

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

Saniye ve dakika ilk defa mekanik saatin icadı ile birlikte bulunmuştur. Sarkacın bulunmasıyla ilk defa olarak saatlere dakika ve saniye eklenmiştir ve dakika ve saniye böylece saatte kullanılmaya başlanmıştır. İlk çalışan sarkaçlı saati 1656’da Alman astronom Christian Huygens yapmıştır.

Mekanik saatler için bulunan mekanizma ağırlığın asılı olduğu ipi ya da zinciri kısa aralıklarla tutan ve bırakan bir vargel düzenidir ve tüm modern saatlerin de ortak özelliğidir. Böylece kısa aralıklarla duran ve inen bir ağırlık saat mekanizmasını günün uzunluğuna ya da kısalığına bağlı olmaktan kurtarıyordu.

Bu mekanizmanın en eski türü “kamalı” olarak biliniyor. Ucuna ağırlık bağlı iki yanından atlamalı olarak tırnaklarla donatılmış bir metal çubuk ve yatay olarak gidip gelen bir milden oluşan mekanizmada her gidişte bir tırnak salıveren bir düzen oluşturulmuş ve milin ivmesi de dış ucuna takılmış bir ağırlıkla kontrol edilmiş. Ağırlık uzağa çekilince salınım hızlanıyor yaklaştırılınca da yavaşlıyor. Böylece başlangıçta dakikaların ve daha sonra da saniyelerin belirlenmesi mümkün olmuştur.

Uluslararası Birimler Sistemine göre saniye en düşük enerji seviyesindeki (ground state) Sezyum-133 atomunun (133 Cs atom çekirdeği) iki hyperfine seviye arasındaki geçiş radyasyonunun 9.192.631.770 periyoduna karşılık gelen süredir (13. CGPM 1967). 1997 deki CIPM toplantısında bu tanımın durağan ve 0 K termodinamik sıcaklıkda Sezyum atomu için geçerli olduğu onaylandı.


Kütle - Kilogram

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

Galileo dünyanın şeklinin belirlenmesi için bazı ölçüm aletlerinden yararlanmıştır. Bunun için metre ve kilograma başvurmuştur.Hatta metreye projenin tanımından çok önem veriliyordu. Dunkirk-Barcelona üzerinden geçen meridyen uzunluğunun tam olarak belirlenmesine karar verildi. Bu iş; görevliler için gerçek bir maceraya dönüşmüştü ve bu iki kişinin yedi yılını (1792-1798) aldı. Ölçümler tamamlanmadan önce devrim nedeniyle birçok karışıklık olmuş ve 1793'de Borda Lagrange geçici metre ve kilogramı bulmuştur. Diğer taraftan kütle birimi için komisyon diğer malzemelere (civa altın vb.) karşı bulunabilirliği ve arıtma kolaylığını düşünerek suyu tercih etmiş ve 1 desimetreküp suyun ağırlığını 1 kilogram olarak tanımlamıştı. Buna göre yapılan geçici metre ve kilogram yeni sistemi kabul edebileceği beklentisi ile Amerika'ya gönderildi.

Uluslararası komisyon 1798'de elde edilen sonuçlara göre hesaplarını yenilediler ve 22 Haziran 1799'da metre ve kilogramın ilk örnekleri platinden yapıldı. Bu örnekler Fransa ulusal arşivinde muhafaza edilmektedir. Bundan sonra yeni birim sistemi Fransa dışına yayılmaya başladı. 19. yüzyılın başında bazı italyan şehirleri sisteme adapte oldu 1816'da Hollanda'da metrik sistem zorunlu hale geldi 1849'da da yeni birim sistemi ispanya tarafından kabul edildi.

1860'tan sonra bazı Latin Amerika ülkeleri metreyi kabul etti. 20. yüzyılın başında 51 ülke ve 15 koloni yeni sistemi kabul etmişti. Bununla birlikte ne zaman metre veya kilogramın bir kopyası gerekli olsa bu ülkeler Fransa'ya bağımlı olmaktaydı. Bu bağımlılık yanında yapılan metre ve kilogram kopyalarındaki tekdüzensizlik istenen sabitliği tehlikeye sokuyordu. Bu zorluğun üstesinden gelmek için Uluslararası Tartılar ve Ölçüler Bürosu 1875'de kuruldu ve diplomatik faaliyetler sonrasında 20 Mayıs 1875'te Metre Konvansiyonu olarak bilinen antlaşma Paris'te (aralarında Osmanlı imparatorluğu'nun da bulunduğu 17 ülke arasında) imzalandı.1889 yılında arşiv metre ve kilogram referans alınarak imal edilen metre ve kilogram prototipleri metre konvansiyonunu imzalayan ülkelerin referansları olmak üzere gönderildi.

Balkan savaşlarının araya girmesiyle ilk örnek alınamamıştır. 1931 yılında çıkarılan ölçü ve ayarlar kanunu ile Türkiye'de metrik sistem kabul edilmiş ve 1933'de Uluslararası Tartılar ve Ölçüler Bürosu 'na tekrar başvurularak üyelik yenilenmiş ve kilogramın ilk örneği alınmıştır. 1935 yılında 42 nr.lı kütle ilk örneği Türkiye'ye verilmiştir. 1953 yılına kadar Sanayi Bakanlığı tarafından muhafaza edilen bu ilk örnek karşılaştırmalı ölçümler için 1953 yılında Uluslararası Tartılar ve Ölçüler Bürosu'na gönderildiğinde onlar bu ilk örneğin değiştirilmesini önermiş ve bunun sonucunda 42 nr.'lı ilk örnek 54 nr'lı ile değiştirilmiştir. Halen Türkiye'nin kütle temel referansı olan 54 nr.'lı örnek Ulusal Metroloji Enstitüsü 'nde muhafaza edilmektedir.

Uzunluk - Metre

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar
  1. 8 Mayıs 1790 - Fransız Ulusal Meclisi yeni metrenin yarım-periyodu 1 saniye olan bir sarkaçın uzunluğuna eşit olmasına karar vermiştir.
  2. 30 Mayıs 1791 - Fransız Ulusal Meclisi metrenin yeni tanımı olarak Fransız Bilimler Akademisi'nin önerisini kabul etmiştir. Bu öneriye göre 1 metre Paris'ten geçen meridyenin dörtte bir uzunluğunun 10 milyonda biridir.
  3. 1795 - Pirinç geçici metre çubuk yapılmıştır.
  4. 10 Aralık 1799 - Fransız Ulusal Meclisi 23 Haziran 1799'da yapılan ve Ulusal Arşivler'de saklanan platin metre çubuğu en son standart olarak belirtmiştir.
  5. 28 Eylül 1889 - İlk Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı metreyi %10'u iridyum'dan oluşan platin alaşımı standard bir çubuğun üzerindeki iki çizgi arasındaki mesafenin buzun erime noktasında ölçülen değeri olarak tanımlamıştır.
  6. 6 Ekim 1927 - Yedinci Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı platin-iridyum alaşımı standard çubuğun üzerindeki iki merkezî çizginin eksenleri arasındaki 0 °C'deki uzaklığın bu çubuk 1 atmosfer standard basınç altındayken ve birbirinden 571 milimetre mesafedeki iki silindirin üzerinde yatay duruyorken yapılan ölçümünü metrenin tanımı olarak düzeltmiştir.
  7. 20 Ekim 1960 - Onbirinci Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı metreyi kripton-86 atomunun 2p10 ve 5d5 kuantum seviyeleri arasındaki geçişteki ışımanın boşluktaki dalgaboyunun 1.650.76373'de biri olarak tanımlamıştır.
  8. 21 Ekim 1983 - Onyedinci Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı metrenin tanımını ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede aldığı mesafe olarak yapmıştır.

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar

Temel büyüklüklerin çıkışına katkı sağlayan bilim adamları ve yaptıkları çalışmalar konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Temel büyüklüklerin ortaya çıkışının nedenleri Я Soru Cevap 4 24-12-2013 06:19
Türkçe'nin gelişmesine katkı sağlayan yazarlar Kayıtsız Üye Soru Cevap 1 23-10-2013 04:48
Atomla ilgili çalışmalar yapan bilim adamları kimlerdir elif Soru Cevap 0 25-03-2013 06:50
Türk Bilim Adamlarının Denizcilik Alanında Yaptıkları Çalışmalar elif Soru Cevap 0 21-03-2013 10:54

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:05 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats