bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 08-12-2013, 07:58   #1 (permalink)
cvlf
Avatar Yok
 
Soru Lale devri hakkında uzun bilgi

Lale devri nedir lütfen uzun bilgi verin


 

Alt 08-12-2013, 10:41   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Lale Devri Hakkında Bilgi

Lale Devri 18.yy’ın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nda Avrupa ile başlayan kültür etkileşiminin gerçekleştiği ve yenileşme hareketlerine girişildiği bir dönemdir. Lale Devri olarak anılmasının sebebi o dönemde saray ve çevresinde Avrupa’ya özenilerek sosyal yaşantıda mimaride ve sanatta değişimlere gidilmesi ve Lale’nin yeniliklerin sembolü olarak ön plana çıkmasıdır.

Lale Devri’nde yenileşme hareketlerine girişilmesinin temelinde yatan sebepler 17.yüzyıldan itibaren gücünü fetih siyaseti ve ekonomisinden elde eden imparatorluğun bilim ve teknik alanında güç kazanan Avrupalı devletlere karşı giriştiği savaşlarda başarılı olamaması ve onunla gelen yenilgilerle duraklama dönemine girmesiyle başladı. Yenilgiler Osmanlı İmparatorluğu’nun merkezi yapısını etkilediği gibi sosyal ve ekonomik yapısını da etkiledi. Bunlara bağlı olarak ülkede isyanlar başladı. Devleti eski gücüne kavuşturmak için başta sultanlar olmak üzere birçok devlet adamı çare arayışlarına gitti. Bunlardan ilki 17.yüzyılda tahtta bulunan sultanlardan Genç Osman (1618-1622) IV.Murad (1623-1640) ve Köprülü ailesinden olan vezirlerden geldi. Bu devlet adamlarının çözüm öngördükleri otoriter bir yönetimle isyan hareketlerini bastırmaktı. Ancak ülke içinde isyanların bastırılıp otoritenin sağlanması yeterli çözüm üretememişti çünkü imparatorluk sınırları dışından da diğer devletlerin saldırılarına uğruyor ve birçoğuna karşı koyacak gücü de bulamayabiliyordu. İmparatorluğun sınırları da savaş alanı haline geldiğinden buralarda idari sosyal ve ekonomik düzeni sağlamak güçleşiyordu. Bu çaresizliğe yol açan imparatorluğun hala merkeziyetçi yönetim ve kapalı ekonomik sistemi sürdürmesi ve böylece de değişime girmeden varlığını sürdürmeye çalışması idi. Oysa Osmanlı İmparatorluğu’nun karşısında yer alan Avrupa devletleri teknik ilerlemenin sağladığı avantajlarla Osmanlı ordularına karşı başarı elde ediyor ve Osmanlı topraklarını da ele geçiriyordu. İmparatorluğu eski gücüne kavuşturmak için girişilen çabalar sadece reformcu padişahlar ve dönemin yöneticilerine bağlı olarak disiplinli yürütüldüğü için onlar öldükten sonra yürütülemedi.

Osmanlı Devletini eski gücüne kavuşturmak için ikinci tedbirler 18.yy’da padişah III.Ahmet ve Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın Avrupa’dan esinlenerek gerçekleştirdiği ıslahat çabalarıyla geldi. Bu çabalar Lale Devri olarak anılan dönemde gerçekleşmiştir. Yeni bir dünya anlayışına dayanan Lale Devri Osmanlı İmparatorluğu’nun Avusturya ve müttefikleri ile yaptıkları savaşın ardından 26 Ocak 1699′da imzalanan Karlofça Antlaşması sonrası başladı. Bu anlaşma Osmanlı devletinin ilk toprak kaybına yol açtı. Bu kayıpların yol açtığı zayıflamayı durdurmak ve devlete eski gücünü kazandırmak amacıyla ilk bilinçli batılılaşma çabalarına başlanıldı.

Lale Devri’nde yönetimde bulunan padişah III.Ahmet (1703-1730) önceki padişahların aksine “kafir” diye dışlanan Avrupa devletlerinde yapılan yenilikleri merak ederek dış teması başlatmıştı.

Osmanlı sadrazamlarından biri tarafından yabancı bir devletin elçisinin kabulü

Bu konuda ona büyük destek veren dönemin sadrazamı Damat İbrahim Paşa idi. Paşa devletin 1718 Pasarofça Antlaşması ile de toprak kaybına uğramasının ardından gelebilecek sonraki kayıpları önlemek Avrupa’nın askeri gücünün kaynağını öğrenmek amacıyla önce Viyana’ya(1719) ardından da Paris’e(1721) bir elçi heyeti gönderdi. Heyetlerin görevi Avrupa’da gelişmeleri sağlayan araçlardan Osmanlıda uygulanabilecek olanlarının tesbitini yapmaktı. Bu gezilerin sonucu ortaya çıkan orduda düzenlemelerin yapılması ve matbaanın Osmanlı devletinde de kurulması idi.

Orduda önemli düzenlemeler sonraya bırakılırken matbaa önemle ele alınmıştı. Matbaanın kurulmasında öncülük eden Damat İbrahim Paşa tarafından Paris’e elçi olarak gönderilmiş olan Yirmisekiz Mehmet Sait’in oğlu Sait Çelebi idi. Sait Çelebi Paris’te gördüğü matbaadan esinlenerek Osmanlı devletinde de açılması için Sadrazamı ikna etti. Sait Çelebi Şeyhülislam’dan sadece din konuları dışında Türkçe kitap basabileceklerine ilişkin alınan fetva ve padişahtan alınan özel bir fermanla sonradan bu işi önemle sürdürecek olan İbrahim Müteferrika ile birlikte 5 Temmuz 1727′de ilk Türk matbaasını kurdular. Bu matbaada Vankulu adlı sözlük ile tarih coğrafya ve dil konularında Türkçe kitaplar basıldı. Bunlar arasında Fransızca Türk Grameri Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Paris Elçiliği sırasında kaleme aldığı Sefaretnamesi İbrahim Müteferrika’nın kaleme aldığı Tabiat Bilimi(Naturalizm) hakkında “Usul-ül Hikem” adlı kitap da vardı.

Aslında Osmanlı Devleti’nde matbaa ilk kez İspanya’dan Osmanlı Devleti’ne sığınan Yahudilerce 15.yüzyıl’da kurulmuştu. İstanbul başta olmak üzere ülkenin çeşitli yerlerinde açılan matbaalarda Türkçe ve Arapça dışında diğer dillerde basım yapılabiliyordu. Yahudilerin dışında Ermeni ve Rum asıllı olan Osmanlılar da matbaa kurmuşlardı. Onlar bu matbaalarda din kitabı dışında her türlü kitabı basabiliyorlardı.

Lale Devri’nde gerçekleştirilen yenileşme hareketleri devlete eski gücüne kazandıracak kadar etkili olamasa da Avrupa’nın etkisi ve Avrupalıların Osmanlıdaki yenileşmelerdeki etkisini göstermesi açısından önemli örneklerdi. Bunlardan biri Fransız David’in (Osmanlı vatandaşı olunca Gerçek adını almış) 1720’de itfaiye teşkilatını kurması idi. Bir diğer düzenleme Gemicilik ve denizcilik teşkilatlarında yapılmıştı. Bu dönemde Avrupa ile başlıyan kültür etkileşiminin sonucu olarak mimaride ve mobilya tarzında özellikle Fransız etkisi olmuştu. Saray ve çevresinde düzenlemeler Fransız tarzına göre yapılmıştı.

Lale Devri’nde yapılan yenileşme hareketlerinde özellikle yabancı elçilerin desteği de rol oynamıştı. Avrupa’dan şairler Flandre’lı van Mour gibi ressamlar ve bilginler gelmişti. Avrupalı devletlerle elçilikleri vasıtasıyla karşılıklı hediye alışverişi yapılmaya başlanmıştı. Avrupa’dan hediye olarak çiçekler çeşitli bitkiler mobilyalar vazolar gönderiliyordu. Ancak bütün bu gelişmeler herşeyin yolunda gittiği anl—– gelmiyordu. Yenilikler halk tarafından tasvip edilmiyor ve gelişen ekonomik ve sosyal sorunların sebebi olarak görülüyordu. Nitekim 1730’da İran ile başlayan savaş Pasarofça antlaşmasından sonra başlayan uzun bir barış döneminin sona ermesine yol açtı. İran ile girişilen savaşta yenilgiye uğranılması zevk ve safaya dalıp halkın sorunlarını unutmakla suçlanan Padişah III.Ahmet’e karşı İstanbul’da Patrona Halil’in önderliğinde bir ayaklanmanın olmasına yol açtı. Padişah tahttan indirildi Sadrazam Damat İbrahim Paşa ve diğer devlet adamları öldürüldü. Bu yenileşme çabalarında en temel yanlış eski olan herşeyi muhafaza edip yeni düzenlemelerin yapılmasıydı. Yenilik hareketleri toplum tabanına yayılmadan yönetici kadro ve halk desteğinden yoksun olarak yapılmıştı. Eğitim medreselerde yürütülüyordu. Medreseler gelişmeyi teşvik eden eğitim tarzından uzaklaşmış pozitif bilimlerin öğretildiği merkez olmaktan uzak yenilik hareketlerine karşı çıkan taasubun merkezi haline gelmiş ve isyanlarda öncü olmuştu.

Lale Devri’nin ardından yenileşme hareketleri padişah I.Mahmut döneminde Matbaa Müdürü İbrahim Müteferrika’nın yardımıyla sürdürüldü. Müteferrika’nın padişaha sunduğu bir muhtırada devletin eski gücüne kavuşmasının iyi bir yönetimle sağlanabileceği yer alıyordu. Muhtıraya göre bu iyi yönetim de ancak ülkenin kendisini ve komşularını iyi tanımasını sağlayacak vilayet ve askerlik idaresinde düzenlemelere yardımcı olacak bilimsel coğrafya bilgisi ve Batıdaki teknik ve ona bağlı olarak askeri gelişmelerin ve tekniklerin örnek alınması ile mümkün olabilir ve Osmanlı devleti için yararlı olabilirdi. İbrahim Müteferrika’nın muhtırası dikkate alınmış ve gerekli düzenlemeler yapılmıştı. Bu dönemde Batıda askeri alanda elde edilen teknik gelişmelerin Osmanlı devletindeki uygulamaları Osmanlı devleti hizmetine girmiş Fransız Comte de Bonneval ile sürdürüldü. Humbaracı Ahmet Paşa olarak da anılan De Bonneval Osmanlı Ordusu’nda Humbaracı Ocağı’nı Avrupa’daki sisteme göre düzenledi.

Osmanlı Devleti’ndeki yenilik arayışları 1757′de tahta çıkan III. Mustafa tarafından da sürdürüldü.

Resim: III. Mustafa bir bayram alayından Topkapı Sarayı’na dönerken

III.Selim’in babası olan III.Mustafa döneminde daha önceki dönemlerde Avrupalı devletlerle başlatılan siyasi temaslar sürdürüldü. Orduda ıslahat hareketlerine girişildi. Bu konuda Macar asıllı Baron de Tott yardımcı oldu. Baron de Tott Topçu Ocağı’nda Avrupa tarzında düzenlemer yaptı. Tophane’yi yeniden düzenletti ve denizcileri eğitmek üzere padişahı ikna ederek 1773′de Mühendishane-i Bahri Hümayun’unu(Deniz Mühendislik Okulu) öğrenime açtırdı. Bununla da kalmayarak 1773’de Hendesehane’nin açılmasını sağladı. Ancak kendi işleri ellerinden alınacağı korkusuyla Yeniçeriler bütün yeniliklere karşı çıktılar ve bu okulu da kapattırdılar. Gerici güçlerin tüm çabasına karşın askerlik alanında eserler yazılmış ve batıda yayınlanan kitaplardan tercümeler yapılmıştı. Tott’tan başka İngiliz Mustafa olarak adını değiştiren İskoçyalı Campbell de İstihkam ve Topçu kıtaalarının eğitiminde önemli görevler yaptı. 18.yüzyılda Osmanlı Devleti’nin hizmetine girmiş olan yabancıların Osmanlı Ordusu’nun modernleştirilmesinde büyük hizmetleri olmuştu. III.Mustafa döneminde Tıp alanında Batı’daki eserlerden yararlanmak için kitaplar tercüme edildi. Astronomiye de ilgi gösteren III.Mustafa Paris İlimler Akademisi’nden Lalende vasıtasıyla astronomi kitapları getirtmişti. Ancak yenilikleri destekleyen padişah fallara ve büyülere inanmaktan da geri kalmadı. Örneğin Prusya gibi küçük bir ülkenin Avrupa’nın büyük devletler karşısında başarılı olmasını Prusya Kralı’nın falcılarının ona verdiği bilgilerle gerçekleştiğine inanıyordu. Bu inançla krala Giritli Resmi Ahmet Efendi’yi elçi olarak göndermiş ve ondan üç tane iyi falcı göndermesini istemişti.

Mustafa III’ün Yerköy Barış Görüşmeleri’ne gelen Rus temsilcilerinin geçeceği yollara gömülmesini istediği büyüler hakkındaki emir

Prusya Kralı Fredrick’de elçiye “iyi bir orduya sahip olmak barış zamanında savaşa girebilecek bir şekilde orduyu talim ettirmek ve hazineyi dolu tutmak” işte benim üç falcım bunlar demişti. Aslında III.Mustafa’nın sergilediği bu hareket bazı Osmanlı padişahlarının ülkeyi nasıl yönettiğini akılcı olmayan şeylerden umud beklediğini çok iyi gösteriyordu. Bu durum Osmanlıların yenileşme hareketlerinde yaşadığı ikilemin de en iyi göstergesi idi. Avrupa düşün alanındaki atılımlarından teknik atılımlarına geçerken Osmanlı padişahları öbür dünyadan umut bekliyordu. Kral Fredrick’in bu öğütleri padişah üzerinde etkili olmuştu. III.Mustafa ile 18.yüzyıl’da sürdürülen ıslahat hareketleri İstihkam Okulu ve Mühendishane-i Bahri Hümayun açılması Avrupa’dan kara ve deniz kuvvetleri ile kalelerin ıslah edilmesi için uzmanlar getirtilmesi ve Hendesehane’nin kurulması ile sınırlı kaldı. III.Mustafa başlattığı yenileşme hareketlerinin devamı vasiyeti üzerine oğlu padişah III.Selim tarafından sağlanacaktı.

Osmanlı Devleti’nde 18.yüzyılda girişilen yenileşme hareketlerinde örnek olarak alınan Rus Çarı Petro(Deli Petro)nun Rusya’da gerçekleştirdiği yenileşme hareketleri idi. Ancak Rusya’da farklı olan şey “yenilikler dine uygun değildir” bahanesiyle ayaklanarak bunları ortadan kaldıran gerici grupların olmaması idi. Çünkü Hristiyan dinine mensup Rusya’da yapılan yenilikler yine hristiyan Avrupa’dan alındığı için tepki çekmiyordu. Oysa Osmanlı devletinde durum farklı idi.

Osmanlı Devleti’nde Avrupa’dan esinlenilerek yapılan yenilikler hep teknik alanda oldu. Avrupa’da teknik gelişmeyi sağlayan; kültür sanat edebiyat ve düşün alanındaki yenilikleri dikkate almadılar. Çünkü Osmanlılara göre bunlar hristiyan dünyasının kafir fikirleri idi. 18.yüzyılın padişahları Fatih Sultan Mehmet’in Avrupa’daki kültür sanat ve bilim alanlarındaki yenilikleri örnek alarak ünlü bilginlere fizik ve astronomi alanında çalışmalar yaptırması gayretindeki cesareti gösterememişlerdi. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki bütün olumsuz tepkilere rağmen Osmanlı devletinde 18.yüzyıla kadar Avrupa’daki çalışmalardan esinlenerek Tarih yazımı harita yapımı konusunda çalışma yapmış Türk bilimadamları da vardı.

18.Yüzyıl’daki yenileşme çabaları imparatorluğun çöküşünü engelliyemedi. Özellikle 1768-1774 Rus Savaşı’ndan sonra yapılan 1774 Kaynarca Antlaşması ile ilk kez müslümanların yoğun bulunduğu Kırım’ın kaybedilmesi ve özerk olması Rusya’nın İstanbul’da daimi bir elçilik açarak diğer Avrupa devletlerinin elçileri ile aynı imtiyazlara sahip olmasının kabul edilmesi Osmanlı Devleti’nin artık zayıfladığının göstergesi idi. Bu anlaşma gereği Kırım müslümanlarının Osmanlı Halifesine bağlı kalacakları maddesi de büyük bir yarar sağlamamıştı. Böylece 18.yüzyıl Osmanlı devletinde bir yandan yenileşme hareketlerine öte yandan yenilgilerle çöküşüne sahne oldu.

18.Yüzyıl’ın son döneminde tahta çıkan III.Selim Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yenileşme hareketlerini kararlı bir şekilde sürdürdü ve Nizam-ı Cedid olarak adlandırılan yeni bir yenileşme dönemini başlattı.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 08-12-2013, 10:41   #3 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Lale Devri

Pasarofça Antlasmasi neticesinde ortaya çikan barisi iyi kullanmak isteyen Osmanlilar artik Avrupa karsisinda savunma durumunda kalacagini anladigindan Balkanlardaki sinir kalelerini tahkim etme bölge halkini yaninda tutmak için vergileri azaltma siyaseti uygulamaya agirlik vermekteydi. Damat Ibrahim Pasa Osmanlilara üstünlük kurmus olan Avrupa'yi her yönüyle tanimak için Avrupa baskentlerine elçiler göndertti. 1718-1730 yillari arasindaki bu dönem sanatta lâle motifinin islenmesi sebebiyle "Lâle Devri" adiyla anilmaktadir. Bu dönemde matbaa açilmasi çini ve kumas fabrikasi kurulmasi gibi bazi müspet yenilikler yapilmissa da III. Ahmet ve saray çevresinin sasali eglenceleri ve harcamalari huzursuzlugu artirmaktaydi. Damat Ibrahim Pasa'nin Iran'a karsi baslatilan savasta (1722) kesin netice alamamasi ve uzayan savas esnasinda Tebriz'in sadrazamin gizli emriyle Iran'a terk edildigi haberi muhalefetin harekete geçmesine yetti.

Patrona Halil Ayaklanmasi'nin patlak vermesiyle bu dönem sona eriyordu. Damat Ibrahim Pasa ve yakinlariyla Sultan III. Ahmet asiler tarafindan katledildiler (1730)Bu olayin ardindan III. Ahmet'in yegeni I.Mustafa hükümdarliga getirildi. (1730-1754). Kafkaslardaki sinir olaylarini bahane eden Rusya Kirim Tatarlarina karsi büyük bir saldiri baslatti. Azak ve Bahçesaray Ruslarin eline geçti (1739). Fransa'nin da tesvikiyle Osmanlilar Rusya'ya karsi savas ilân etti. Rusya'nin yaninda savasa katilan Avusturya da Eflâk ve Bogdan'a girmisti. Osmanlilar iki cephede de büyük basarilar kazandilar. Prusya Fransa ve Isveç'in Osmanlilara yakinlasmasi Osmanlilar karsisinda ummadiklari bir yenilgi tadan Rusya ve Avusturya'yi baris yapmaya zorladi. Bu savas sirasinda tekrar Osmanlilarin eline geçen Belgrat'ta bir anlasma imzalandi (18 Eylül 1739). Belgrat Anlasmasiyla Avusturya Pasarofça barisiyla elde ettikleri tüm topraklardan geri çekildiler. Ruslar da Azak'i terkederek bölgedeki kiyi ve deniz ticaretinin Osmanli gemileriyle yapilmasini kabul etti. Bu anlasma geçici de olsa Osmanlilarin toparlanmasini saglamistir. Savasta Türklerin tarafini tutan Fransa'yla Kanuni döneminde taninan imtiyazlari genisleten ve süre tahdidi koymayan yeni bir kapitülâsyon antlasmasi imzalanmistir (1740). Damat Ibrahim Pasa zamaninda baslayan Iran savaslari Lâle Devri'nden sonra da devam etmekteydi. Ruslar çöküs dönemine giren Safavilerin elindeki Azerbaycan ve Dagistan'i isgal etmislerdi.

Sirvan halkinin talebi üzerine Osmanlilar duruma müdahale etmis iki ülke arasinda çikabilecek savas Fransa'nin araya girmesiyle önlenmisti. Rusya'nin kuzeydeki isgaline karsin Osmanlilar da Güney Azerbaycan'i topraklarina kattilar. Sah Tahmasp 1732'de Osmanlilar ile baris yapti. Bu durumu kabullenemeyen Afsar Nadir Bey Sah Tahmasp'i devirerek kendi hâkimiyetini ilan etti (1736). Osmanlilar bazi topraklari Nadir Han'a birakmaya razi oldu. Her iki taraf için de yipratici olan bu uzun savaslar Kasr-i Sirin antlasmasiyla çizilen sinirlarin aynen kabul edildigi 1746 anlasmasiyla son bulmustur.

I.Mahmut döneminde basarili savaslarin yani sira ordu içinde de yeni düzenlemelere gidilmistir. Aslen Fransiz olup Osmanli hizmetine girerek beylerbeyi olan Ahmet Pasa Humbaraci Ocagi'ni kurarak (1734) bati savas tekniklerini burada hayata geçirmis idi. I.Mahmut'un üvey kardesi III.Osman'in (1754-1757) yerine geçen amcaoglu III. Mustafa (1757-1773) zamaninda da ordu içerisinde bazi islahatlar devam ettirilmistir. Nitekim onun döneminde Tophane islah edilerek yeni ve güçlü toplar dökülmüs donanma yenilenmistir. Ancak Rusya ile baslayan harpler bu yeniliklerin yeterli olmadigini gösterecektir.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Lale devri hakkında uzun bilgi

Lale devri hakkında uzun bilgi konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: lale devri hakkında bilgi, lale devri uzun bilgi, http wwwbakimliyizcom soru cevap 133415 lale devri hakkinda uzun bilgihtml, lale devri nedir uzun bilgi, lale devri hakkında uzun bilgi, lale devri hakkında geniş bilgi, lale devri geniş bilgi, lale devri nedir, lale devri bilgi, lale devri hakkında ansiklopedik bilgi, lale devri uzun anlatımı, lale devri ıslahatları hakkında bilgi, lale devri ansiklopedik bilgi, osmanlıda lale devri hakkında bilgi, lale devri dönemi hakkında bilgi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Cicek Asisi Ve Lale Devri... mormavi Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 2 02-05-2015 10:28
Lale Devri 58.Bölüm Fragmanı `»HicЯet GeLini«´ Diziler Bölümü 0 24-01-2012 04:56
Lale Devri 50. Bölüm Özeti `»HicЯet GeLini«´ Reytingli Diziler 0 18-11-2011 12:01
Lale Devri Hakkında Geniş Bilgi elif Tarih 0 21-06-2011 02:36
Lale Devri'nin Seyri Yer Gök Aşk'la Değişecek `»HicЯet GeLini«´ Diziler Bölümü 0 20-02-2011 10:56

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:48 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats