bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 12-12-2010, 05:09   #1 (permalink)
 
´ λŋтiьioтiף ´ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow Başarmanın Yolları

BAŞARILI OLMAK İÇİN

1 - Hedefinizi (amacınızı ) tespit edin

Başarı için öğrencinin hayattan ne beklediğini amacının ne

olduğunu bilmesi gerekir.

Başarılı olmanın tek ve mutlak ölçüsü iyi bir üniversiteye girmek

herkesin gıpta ettiği bir mesleğe sahip olmak değildir.

Elbette önemlidir ama İnsan yetenekli olduğu çok değişik

alanlarda severek yapabileceği çeşitli işlerde kendini

ortaya koyabilmişse yaşamdan zevk alan biri ise

başarılı olmuş demektir. Hayatta en büyük amaç mutlu olmaktır.

Her şey bunun uğruna yapılmaktadır. Ancak herkesin mutlu

olmak için kullandığı araçlar farklıdır.

Çalışmanızın yönünün belirlemek ve çalışma isteğinizi sürekli

tutmak için yapmanız gereken en önemli şey sizi ilerde umutlu

edecek yolu belirlemektir. Neye ulaşmak için çalıştığınızı bilmeniz gerekir.



2- Planlı ve Programlı Çalışın

Amacınıza ulaşmak için hangi dersi ne kadar çalışacağınızı

ne zaman çalışabileceğinizi ne kadar gayret göstermeniz gerektiğini bilmelisiniz.

Zamanı israf etmemek en sağlıklı şekilde değerlendirmek

için her etkinliği planlayarak yapmak gerekir. En kullanışlı

çalışma planı haftalık olandır. Haftalık çalışma planı yaparken

her gün hangi saatlerde hangi etkinliği yaptığınızı düşünerek

her etkinlik için belli zamanlar ayırın. Dersi en verimli çalışabilmeniz i

çin yapmanız gereken şey dersinizi engelleyecek etkenlerin en az olduğu

saatleri çalışmaya ayırmaktır.

Bunu saptadıktan sonra yapacağınız şey ise çalışmanız gereken dersleri

belirlediğiniz saatlere dengeli olarak dağıtmaktır.

A. Planlı Çalışmanın Yararları

a. Her işe daha rahat zaman ayırmanızı ve yapmak istediğiniz şeyleri

daha huzurlu yapmanızı sağlar.

Hangi dersi çalışacağınıza karar vermemekten dolayı zaman kaybetmenizi

bir dersi bırakıp diğerine geçmenizi önler.
Her derse yeterince zaman ayırmanın verdiği bir güven sağlar.
Günü gününe çalışma nedeniylesınav öncesi çalışma süresini kısaltır

sınav paniğini önler ve çalışma verimini yükseltir.
Öğrenilecek konunun kısa bir zamana sıkıştırılması yerine uzun zamana

yayılarak daha kalıcı ve etkili olmasını sağlar.
Anne-babanız ile aranızda ders çalışma konusunda çıkabilecek anlaşmazlıkları önler.
Bilinçli bir plan yapmanız derse kendinizi daha kolay vermenizi sağlar.
B- Plan Yaparken Nelere Dikkat Etmeniz Gerekir?

a. Derslerin planını dengeli olarak yapın belli derslere ağırlık vererek

çalışılması gereken diğer dersleri ihmal etmeniz amacınıza ulaşmanızı güçleştirir.

Günde kaç saat çalışılması gerektiği öğrenciden öğrenciye değişmektedir.

Günlük çalışma süresi öğrencinin öğrenme kapasitesine temel bilgisine

derslerdeki eksiğine göre değişir. Bugüne kadar hiç çalışma alışkanlığı

edinmemiş bir öğrenci başlangıçta daha az bir çalışma ile başlayıp

gittikçe arttırabilir. Günlük ortalama çalışma süresi olarak 4-5 saat

verilebilir. Bu ihtiyaca göre azalır ya da artabilir.
Ara vermeden yapılan uzun süreli çalışma da sık aralarla uzun dinlenmeli

olarak yapılan kısa çalışma da verimsiz olur. En uygunu 40-50 dakikalık

çalışma sonunda 5-10 dakika bir ara vererek derse devam etmektir. Farklı

özellikteki derslere geçerken verilen ara biraz daha uzun olabilir.
Planınızda derslere vereceğiniz çalışma sürelerini öğreneceğiniz dersin özelliğine

ve sizin o dersteki başarı durumunuza göre ayarlamanız gerekir.
Aynı tür çalışma gerektiren derslerin ard arda gelmesi yerine değişik çalışma

gerektiren derslerin ard yarda gelmesine çalışın. Örneğin problem çözme

gerektiren bir dersin arkasına okuma anlatma yazma gerektiren derslerin

gelmesi uygun olabilir.
Zor dersleri en rahat anlayabileceğiniz saatlere yerleştirin. Araştırmalar en

verimli çalışma saatlerinin sabahın erken saatleri öğleden sonra 14-16 arası

olduğunu ayrıca yatmadan önce yapılan tekrarların yararlı olduğunu ortaya

koymakla birlikte verimli çalışma saatleri öğrenciden öğrenciye değişmektedir.
Tekrar için ayırdığınız saatler genellikle dersin sınıfta öğrenildiği zamana

yakın saatler olmalıdır. Çünkü dersin sınıfta işlendiği gün tekrar edilmesi

unutma olasılığını azaltır öğrenmeyi pekiştirir. Ayrıca derse gitmeden önce

hazırlık yapılması da öğrenmeyi kolaylaştırır dersi daha iyi izlemeye yardımcı olur.
Çalışma planınızda derslerinizi mümkün olduğunca günün aynı saatlerine

yerleştirmeniz yararlı olur. Böylece her gün o saatlerde derse kendinizi

daha kolay verebilirsiniz.
Planınızda ilk çalışacağınız saate sevdiğiniz bir dersi koymanız yine planınızı

daha kolay uygulamanıza kendinizi derse daha kolay vermenize yardımcı olacaktır.
Yemeklerden hemen sonra çalışmaya başlamayıp yemekten yaklaşık yarım

saat kadar sonra derse oturmanız daha yararlı olacaktır.
Planınızda televizyon müzik arkadaşlık kitap okuma gibi etkinliklerle ders

çalışma saatlerini birbirinden ayırarak bu etkinliklere de belli süreler vermeniz

çalışma saatlerinde aklınızın diğer etkinliklere takılmasını önleyecektir.
Şunu da önemle belirtmek gerekir ki yeterince uykuya dinlenmeye rahatlatıcı

keyif verici etkinliklere zaman ayırmadan çalışmaya gereğinden fazla zaman ayırmak

bir süre sonra bıkkınlığa neden olabilir. Bu nedenle asıl dikkat edilmesi gereken şey

çalışmaya çok fazla yer verip bunun bir bölümünü verimsiz geçirmek yerine çalışma

sürelerini en verimli şekilde kullanma yollarını bilmektir. Bu durum da çalışma için

daha az süre yeterli olur.

Ders çalışmaya başlayabilme davranışı “karar vermeyi” gerektirir. Çalışmaya başlamak

için karar verebilmemiz ise ders çalışmaya yönelik olarak bildiklerimiz ile

inandıklarımız arasındaki uyuma bağlıdır.

Programlı bir çalışmanın temelinde yatan en önemli unsur “zaman denetimi”dir.

Bizler zamanımızı planlayarak geleceğimizi bugüne taşırız. Aslında her öğrenci

için zaman aynıdır. Her öğrenci için bir gün 24 saat bir hafta 7 gündür. Önemli

olan bu zamanı saptadığımız hedefler ve öncelikler doğrultusunda kullanmamızdır.

Hedeflerimizi belirleyebilmemiz için şöyle bir liste yapabiliriz.

Hayat Amaçları (Uzun Vadeli) Bir yıllık amaçlar ( Orta vadeli ) Bir aylık amaçlar

(Kısa vadeli)

10 yıl sonra neleri 1 yıl sonra neleri 1 ay sonra neleri başarmış olmayı başarmış

olmayı isterdiniz?

Benim gibi emlakçı olsaydınız Emlak (gayrimenkul ) alanın bir numara olmayı

isterdiniz değil mi ?

Görüldüğü gibi bu hedeflerin hepsi birbirini tamamlayan ve biri olmazsa diğerinin de

olamayacağı türdeki hedeflerdir.

Belirlediğimiz amaçlara ulaşabilmemiz için günlük faaliyetlerimizi “öncelik sırasına”

almamız gerekir.

*Bir gün içinde yapılabilecek faaliyetleri yan yana yazalım.

TV seyretmek Arkadaşlarla buluşmak Ders çalışmak Müzik dinlemek Yemek Uyku.

*Şimdi de her faaliyetin önem derecesini belirleyelim.

A- En yüksek öncelik (önem) derecesine sahip (olmazsa olmaz grubu)

B- Orta derecede öneme sahip (olmalı grubu)

C- Düşük önem (öncelik) derecesine sahip (olsa da olur olmazsa da grubu)

TV seyretmek Arkadaşlarla buluşmak Müzik dinlemek Yemek Uyku Ders çalışmak

Planlama yapabilmemiz için kuralımız A grubu faaliyetleri bitmeden B; B grubu faaliyetleri

bitmeden C grubu faaliyetlerine geçmemek.

Bizler programlı çalışarak daha önce belirlediğimiz önceliklere göre hareket etmiş oluruz.

Böylece ilk önce sosyal faaliyetlere evet derse hayır demek yerine; ders çalışmaya evet

demeyi sosyal faaliyetleri de ödül olarak almayı başarabiliriz.

Çalışma programı zamanımızı kontrol altına almamız konusunda bize yardım ederken

aynı zamanda ”hangi dersin hangi konusundan” çalışmaya başlayacağımızı da tespit eder.

Planlamamızı yapıp hedeflerimizi belirledikten sonra bizi hedefimize ulaştıracak olan

çalışma programı hazırlayabiliriz.

“Ders Çalışacağım “ düşüncesiyle giden bir öğrenci bu dersin hangi konusundan

çalışmaya başlayacağını düşünerek zaman kaybedecektir. Oysa

“Ben bugün Matematik dersinin Sayılar konusunu çalışacağım

.” Derse daha sağlıklı bir yol izlemiş olacaktır.

Çalışma programı denince aklımıza gelen şey “tekrar programı” olmalıdır.

Sadece belirli saatlerde derse oturulan belirli saatlerde mola alınan bir çizelge

akla gelmemelidir.

Programımız günlük tekrarı mutlaka içermelidir. Unutmayın ki

öğrendiklerimizin %40’ını ilk 20 dakikada % 55’ini 1 saatte

%65’ini 9 saatte %80’ini 24 saatte unuturuz. Günlük yaşamda kontrol

altına alamadığımız durumlarla karşılaşılabileceği dikkate alınmalıdır.

Programımız günlük ya da haftalık olarak düşünülmeli her programın ybir

amacının olması sağlanmalıdır.

Programı derslere verdiğimiz önemli bir randevu gibi düşünebilir çalışmaya daha

kolay başlayabiliriz.

Programımızı oluştururken dikkat edeceğimiz noktalar arasında konuları bilme

oranımız ve amacımıza göre hangi konulara öncelik vereceğimizin belirlenmesi gerekir.

Programlı çalışma size bir pusula görevi görecek ve hedefinize ulaşmada size yardım edecektir.



Günlük çalışma programı

O gün öğrenilen konuların tekrarı ve test çözümü
Ödevlerin tamamlanması
Bir gün sonra işlenecek konuların ön hazırlığını içermelidir.


Öyleyse; Program

Zamanı etkin şekilde kullanmanızı
Neye nereden başlayacağınıza karar vermenizi
Bilgilerinizi ne kadar özümsediğinizi görmenizi
Ne zaman dinlenip ne zaman çalışacağınıza karar vermenizi
Geleceğinize bir adım daha yaklaşmanızı kolaylaştıran çok önemli bir araçtır.


Planınızı Uygulamakta Güçlük Çekiyorsanız:
Tüm bu sıraladığımız özelliklere dikkat ederek plan yaptığınız halde kendinizi derse

veremiyorsanız; temel bilgi eksikliği nedeniyle ya da dersi anlayamadığınızdan çalışmayı

istemiyor olabilirsiniz. Bu durumda “Sosyal Dersleri Çalışırken” ve “Matematik-Fen Derslerine

Çalışırken” bölümlerini inceleyin ve yazılanları uygulamaya çalışın.

Böyle bir durum söz konusu değil de güvensizlik kazanamama korkusu vb. olumsuz duygu

ve düşüncelerle kendinizi derse veremiyorsanız öncelikle bundan kurtulmaya çalışın.

Bu durumda elinizdeki kitapçığın “Sınav Kaygısı” bölümünü dikkatlice okuyun önerileri

uygulamaya çalışın.

3-Belirli Bir Çalışma Odası yada Köşesi Düzenleyin

Evin değişik yerlerini değil belli bir yerini çalışma yeri olarak hazırlayın. Hep aynı yerde

çalışmak çalışacağınız yere geldiğinizde kendinizi derse daha kolay vermenizi sağlar.

Çalışma davranışı için uyarıcı bir rol oynar.

En uygun çalışma ortamı şöyle olmalıdır:

Üzerinde çalışmak için tüm araç ve gereçlerin (kitap defter kalem kağıt silgi vb.)
Oda ısısı ne çok soğuk ne çok sıcak olmamalıdır.
Oda sık sık havalandırılmalı düzenli ve temiz olmalıdır.
Çalışma ortamında radyo teyp televizyon gibi dikkat dağıtabilecek nitelikte fazla resim

fotoğraf afiş poster gibi uyarıcılar olmamalıdır.
Çalışma masası ve odası sadece ders çalışmak için kullanılmalıdır.


4- Masa Başında Oturarak Çalışın

Uzanarak ya da yatarak çalışmak yerine masa başında oturarak çalışmak dikkatin daha

uzun süreli derste kalmasını kolaylaştırır. Uzanarak yatarak masanın üzerine abanarak ya

da sandalyede geriye yaslanarak çalışmak çalışırken kısa sürede dikkatin dağılmasına

hemen gevşemeye ve uykuya neden olan davranışlardır.

Çalışma masanızda ders dışı faaliyetlerde (mektup yazmak kitap okumak hayal kurmak

günlük yazmak şiir yazmak vb.) bulunmayın.



5- Dersi Ezberlemeden Öğrenmeye Çalışın

Öğrenmeye çalıştığınız konuyu ezberlemekten kaçının. Ezberleyen öğrencide yorum yapma

bağlantı kurma sebep-sonuç ilişkisini görme ana fikir bulma gibi yetenekler gelişmez. Ayrıca

ezberlenen bilgi ile sınav soruları arasında bağlantı kurmak zor olur. Bu nedenle mutlaka

çalışılan konularla ilgili bol ve değişik soru örnekleri çözmek gerekir. Çözülemeyen sorular

mutlaka tekrar edilmelidir.

Sosyal Bilimler Derslerini Çalışırken:

Sosyal dersler amaçsız okunduğu zaman kısa sürede sıkıcı hale gelir uyku getirir ve derse

istek azalır. Bu nedenle çalışmanız gereken konuyu mutlaka hangi amaçla okuduğunuzu

size gerekli bilgilerin neler olduğunu belirleyerek okuyunuz. Böylece hem amacınıza ulaşmak

için daha yoğun dikkat harcadığınız için uyanık kalacaksınız bu sıkılmanızı önleyecek hem

de okuduğunuz bölümlerde size gerekli bilgileri ararken gereksiz ayrıntıları ezberlemekten

uzaklaşacaksınız.

Sosyal dersleri çalışırken şu sırayı takip edebilirsiniz:

Önce konuyu geriye dönüşler yapmadan duraklamadan süratle bir kez okuyun

.(Çok kısa bir zaman alır.)
Tekrar başa dönerek ara başlıklardan ana başlıklardan koyu yazılmış yerlerden

yararlanarak konunun size ne kazandıracağını hangi amaçla okuyacağınızı belirtmek

üzere sorular çıkarın varsa başka kaynaklardan konu ile ilgili soruları ekleyin.

Böylece konunun size hangi soruların cevabını vereceğini belirlemiş olursunuz.
Sorularınız konudaki bilgilerin özelliğine göre; tanımlarla benzerlik ve ayrılıklarla ilgili ne

nasıl nerede ne zaman şeklinde örneklerle ilgili sorular olabilir.
Çıkardığınız soruların cevabını bulmaya çalışarak konuyu daha dikkatli olarak tekrar

okuyun. Böylece ayrıntıları daha kolay atarsınız bir sorunun cevabını aradığınız için daha

dikkatli okursunuz ve daha az sıkılırsınız.
Bulduğunuz cevapları daha önce çıkardığınız soruların karşısına yazın.
Tema haline getirilebilecek bölümleri tema haline getirin.
Çıkardığınız soru ve cevaplarla varsa şemaya bakarak konuyu bir kez anlatın.
Son kez parçalar sorular arasında bağlantı kurmaya çalışarak konuyu bütünleştirip

hafızadan tekrarlayın.
Hatırlayamadığınız bölümleri tekrar ele alın.
Bu şekilde çalışma bir konuyu uzun süre çalışıp zaman kaybetmenizi ezberlemenizi

gereksiz ayrıntıları yüklenmenizi önleyecek aynı zamanda elinizde konu ile ilgili önemli

notların olması da sınav

öncesi tekrarlarda size zaman kazandıracaktır.

6- Çalışmanızı Değerlendirin

Çalışmanızın sonunda kendinizi değişik sorularla problemlerle değerlendirin.

Cevaplayamadığınız soruların ait olduğu konuları tekrar ele alın.

Özellikle ara ve deneme sınavları sonunda boş bıraktığınız yanlış yaptığınız sorular

üzerinde durarak bu konuları tekrar çalışın. Çalışırken şunlara dikkat edin.

Soruların hangi konudan ve konunun hangi bölümünden çıkarıldığını belirleyin.
Tuttuğunuz notlardan kaynak kitaplardan ders kitaplarından o bölümü inceleyin.
Soruları çözmekte yine güçlük çekiyorsanız önceki yıllardan konu ile ilgili temel

bilgi eksikliğiniz olup olmadığını inceleyin. Eksiğiniz varsa Lise-1 ve Lise-2 kitaplarından da

ilgili bölümleri tekrar gözden geçirin.
Anlama gücünüzü geliştirin. Öğrenme anlamaktır. Öğrenmekte olduğunuz konu ile

ilgili bilgileri nerede ve nasıl uygulayabileceğinizi kendinize sorun.
Yine anlamakta güçlük çekiyorsanız. İlgili ders öğretmenine sorun.
7- Kaynaklardan Yararlanma

Çalıştığınız dersle ilgili anlamakta güçlük çektiğiniz konu olduğunda değişik

kaynaklardan yararlanın. Elinizin altında test kitapları yardımcı kitaplar ders kitapları

sözlük ansiklopedi gibi kaynaklar bulunsun.

8-Zorlandığınız Dersi Bir Kenara Bırakmayın

Özellikle Matematik ve bazı Fen derslerinde zorlanan öğrencilerin o dersleri tamamen

bırakıp hiç çalışmadıklarını görüyoruz.

Bu öğrenciler bu derslerin içinde mutlaka kolay anlayabilecekleri konular olduğu bilmelidir.

Çok zorlandığınız bir dersin tüm konularını öğrenmeye çalışıp güveninizi yitirerek

dersten uzaklaşmak yerine anlayabileceğiniz konulardan çıkabilecek soruları çözerek

kazanma şansınızı arttırabilirsiniz.

9- Kendinizi Çalışmaya Zorlayın

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız verimli ve etkili ders çalışma yöntemlerini

uygulamak tamamen bir irade ve iç disiplin olayıdır.

Ders çalışmak için iyi bir nedeniniz varsa kendinizi biraz zorlayarak çalışma

sırasındaki güçlükleri tek tek ortadan kaldırmanız zor olmaz.

Yeter ki ne istediğinizi bilin çalışmak için kendinize iyi bir zemin

hazırlayın ve öğrenmeyi isteyin. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Fizik Egzersizinin Öğrenmeye Etkisi

Yapılan araştırmalar düzenli bir fizik egzersizinin öğrenme üzerinde çok olumlu

etkiler yaptığını göstermektedir.

Uzmanlar fizik egzersizinin yararlarını şu şekilde sıralamaktadırlar:

Kas gevşetmesi
Zihinsel gevşeme
Yapılan işte etkinliğin artması
Enerjide artış
Duygusal boşalma ve rahatlık
Daha iyi uyku
Kendine güven artışı
Endişelerde azalma
Daha iyi sağlık
Bel ve sırt ağrılarından korunma
Kalp hastalığı riskinin azalması
Özellikle yoğun sınav stresi yaşayan öğrenciler için fizik egzersizlerinin önemi büyüktür.

Gerginlik damarlarda daralmaya sebep olduğu için hücrelerin kanla beslenmesini zorlaştırır.

Gerginlik sırasında vücutta fazla

miktarda adrenalin salgılanır ve bu da öğrenme için gerekli protein zincirinin kurulmasını

güçleştirir. Düzenli fizik egzersiz

adrenalinin kullanılarak kaygının azalmasına ve rahatlamaya sebep olur. Ayrıca düzenli

fizik egzersizleri sonunda vücutta

serotonin denilen bir madde salgılanır. Bu madde kişide huzur rahatlama

duygusu yaratan bir maddedir.

Öğrenmeyi engelleyen stres kaygı ve endişelerden kurtulmaya

yardımcı olması bakımından her sabah 10-15 dakika beden

hareketleri yapmak yararlıdır. Ancak bu hareketleri yaparken aşırıya

kaçmamak gerekir. Yani fizik egzersizleri sonunda kendini daha yorgun hissetmek

bir yanlışlık yapıldığını gösterir. Uygulanan egzersiz programı sonucunda kişi kendini

dinlenmiş huzurlu hissetmelidir.

En Etkili Öğrenme Sınıf İçinde Oluşur

Eğitim-öğretim olayı bir bütün olarak ele alınır ayrı ayrı düşünülemez.

İleri gitmiş toplumlarda da devletin denetimi ve gözetimi altında yapılır.

Fert ve toplumu esas alır. Bu nedenle de fert ve toplum için çok önemlidir.

Bilimsel olarak yapılır. Bilimsel olmayan eğitim-öğretim etkinlikleri fertlere de

topluma da istenen yararı sağlamaz.

Aksine zararlı olabilir.

Eğitim-öğretim olayının ele alan bilimsel araştırmalar yapan eğitim biliminin bulguları sonunda

en etkili öğrenmenin sınıf içinde karşılıklı tartışarak öğrencilerin öğrenme olayının içine

aktif olarak girmeleriyle yaparak

ve yaşayarak oluştuğu ortaya çıkmıştır. Sınıfta öğretmenin gözetiminde konuların ele alınması

irdelenmesi tartışılması

öğrencilerin konu ile ilgili görüşlerini rahatça söyleyerek düşüncelerini savunabilmeleri

eksik kalabilecek noktaların



çok kişi tarafından daha kolay sezilebilmesi sorularla bu eksikliklerin de giderilebileceği

dikkate alındığında öğrenmenin

sınıf içinde daha verimli oluştuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kısaca öğrenme olayı

iki kişinin karşılıklı direkt iletişimi ile değil

sınıf içinde doğrular yanlışlar tartışıldığında dolaylı olarak en iyi biçimde oluşmaktadır.

Öğrenme Zihinsel Yorgunluk Yaratmaz

İnsan vücudundaki hücrelerin önemli bir özelliği arka arkaya gelen uyarılara cevap

verme sürelerindeki faklılıktır. Kas hücrelerinde bu süre sinir hücresine oranla çok

uzundur. Kas hücresi bir uyaranı

aldıktan hemen sonra ikinci bir uyarana cevap veremez ve bu süreye "cevapsızlık

süresi" denir. Eğer kas hücresine uyarıcılar

arka arkaya gelir ve kas hücresi buna cevap vermezse yorgunluk meydana gelir.

Buna karşılık sinir hücresinin cevapsızlık süresi kas hücresine göre çok daha kısadır.

Yani sinir hücresi arka arkaya gelen uyaranlara cevap verebilir ve kas hücresi gibi yorulmaz.

Bu nedenle "çok öğrendim

yoruldum" duygusu yanlıştır. Yorgunluk varsa kas yorgunluğudur zihni yorgunluk değildir.

Ancak öğrenme için gerekli

protein zincirinin iyi kurulması için sürekli değil aralıklı ders çalışmak gerekir.


alıntıdır


´ λŋтiьioтiף ´ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
Я (13-12-2010)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Başarmanın Yolları

Başarmanın Yolları konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Zayıflamanın yolları nimlahza Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 08-04-2009 12:42
kabenin yolları elif İlahiler 0 15-07-2008 02:44
Kâbenin Yolları elif İlahiler 0 13-07-2008 11:37

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:16 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats