bakimliyiz
Konu etiketleri: çocuğum yabancılardan korkuyor, çocuğum yabani, çocuğum herşeyden korkuyor, oğlum çok yabani, çocuğum diğer çocuklardan korkuyor, cocugum herseyden korkuyor, cocugum cok yabani ne yapabilirim, 3 yaşında oğlum herşeyden korkuyor, 4 yasindaki oglum cok yabani, çocuğum başka çocuklardan korkuyor, çocuğum çok yabani, 3 yaşındaki oğlum herşeyden korkuyor, cocugum cok yabani, 2 yasındakı oglum her seyden korkuyor, dort yasindaki oglum bensiz,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 08-11-2011, 03:53   #1 (permalink)
Kayıtsız Üye
Avatar Yok
 
Standart 4 yaşındaki çocuğum çok yabani, ne yapmalıyım?

4yaşındaki çocugum kendinden küçük çocuklardan bile korkuyor.İnsan yüzü görünce korkup kaçıyor saklanıyor.Çocuğum doğdu doğası böyle sürekli benim peşimden koşturuyor eteğimden ayrımıyor.Bensiz kalamıyor kalırsada ağlıyor.Ne yapmalıyım?

 

Alt 10-11-2011, 11:05   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Çocuğum korkuyor
Çok sayıda anne baba çocuklarının korktuklarından yakınıyor ve normal olup olmadığını öğrenmek istiyorlar. Gelişim çağına uygun mu? Yoksa tedavi edilmesi mi gerekiyor bilmek istiyorlar. Bu nedenle çocukluk dönemi korkularından bahsetmek istiyorum. Çocukluk dönemi korkuları çocuğun bulunduğu yaşa ve gelişim dönemine göre değişiklik gösterir. Bebeklik döneminde çevredeki her şey yeni ve bilinmedik olduğundan hemen her şeyden korkabilirler. Ani gürültü parlak ışık korkutucu olabilir. 3-6 yaş arası korkuların arttığı bir dönemdir. Bedenine bir zarar geleceği duygusu karanlık yabancılar aileden uzak kalma gök gürültüsü gibi korkular vardır. Bunlara ailelerin eklediği dilenci hırsız öcü doktor korkusu gibi korkular eklenebilir. İlkokul döneminde daha somut şeylerden korkulur. Hayvanlardan kendine zarar verecek kişilerden filmlerden korkular başlar. Ergenlik döneminde en sık gelecek korkusu olmak üzere beğenilmeme küçük düşme gibi soyut korkular ön plana çıkar. Korku fobi ve kaygıdan farklı bir duygudur. Fobi belli bir nesne ya da duruma karşı oluşan anlamsız aşırı ve sürekli bir korkudur. Örneğin fobiniz olan bir durumla karşılaşmak hatta karşılaşma olasılığı bile zarar görmeyeceğinizi bilseniz de korku yaratır. Kaygı ise kötü bir şey olacakmış gibi nedeni belirsiz bir endişe duygusudur. Bazen sadece belli bir durum kaygı yaratabilir. Örneğin yabancılarla konuşma gibi.

KORKUNUN KAYNAĞI
Fobiler yaşanmış deneyimler nedeniyle oluşabilir. Herhangi bir hayvandan korkmayan çocuk o hayvanla bir ilişki sırasında zarar görürse ya da bir çocuk denizde boğulma riski olan bir durum yaşamışsa korku geliştirebilir. Eğer deneyim çok kötü yaşanmışsa çevrenin tepkisi çok aşırı olmuşsa bu korku pekişir. Tehlikeli deneyimlerden ders alarak kendini korumayı öğrenmesi çocuk için gereklidir. Ateşe değip yandığında uzak durması sokakta yabancı bir hayvan tarafından ısırılırsa onlardan uzak durmak gibi. Ama korku pekiştirilir ve nedenleri anlatılmazsa ateşe hiç yaklaşamamak hatta ateş yakamamak ya da tüm hayvanlardan kaçmak aynı ortamda bile duramamak gibi yaşamı kısıtlayıcı sonuçlara neden olabilir. Çocukluk dönemindeki bazı korkular ise tamamen döneme özgü gelişimsel korkulardır. Çocuk gelişimin tamamladıkça dönem değiştirdikçe yok olur ya da değişirler.

AİLELER DİKKAT!
Korkular gelişimsel ya da durumsal olabilir. Ancak pek çok durumda aileler ve diğer erişkinler bu korkuların ortaya çıkmasına pekişmesine neden olurlar. Çocuğu kontrol edebilmek istenmeyen davranışlarını engelleyebilmek için söylenen sözler korkulara neden olur. "Seni dilenciye veririm" "Oraya gidersen öcüler yer" "Köpeğe yaklaşma ısırır" "Yaramazlık yaparsan seni bırakır giderim" "Bak şimdi susmazsan doktor iğne yapacak"... Ağzımızdan kolayca çıkan sonuçlarını hiç düşünmediğimiz anlık çözümler getiren ama sonrasında korkulara neden olan erişkin davranışlarıdır. Bunları yaptıktan sonra çocuğunuzun yalnız bir odaya gitmesi doktora gidecek diye ağlamasını ya da diğer korkularını yenmesini beklemek doğru olmaz. Benzer şekilde korkularının üstüne bilinçsizce gitmek de tam tersine korkuları arttırabilir. Karanlıktan korkan çocuğu karanlıkta bırakmak köpekten korkan çocuğa zorla köpek sevdirmek gibi...

ÇÖZÜMLER NEDİR?
Gelişim dönemine özgü olup her çocukta görülebilen çocuğun ve ailenin yaşamını engellemeyen korkular zamanla geçeceği için tedavi edilmez. Bu durumlarda ailelerin olumlu yatıştırıcı korkuyu desteklemeyen ve açıklayıcı tutumları yeterlidir. Karanlıktan korkan çocukla birlikte karanlık ortama girip sonra ışıkta farklı bir şey olamadığını ona göstermek uykuya dalana kadar yanına yatmadan oturarak masal okumak küçük bir lamba yakmak gibi önlemler yeterli olur. Ama en önemlisi ona güven vermek ve yanında olacağınızı hissettirmektir. Erişkinlerde olduğu gibi çocuğun yaşamını etkileyen ve işlevlerini yapmasını engelleyen durumlarda uzman görüşü almak gerekir. Çocukluk döneminde tedavi gerektiren bazı önemli korkular kaygılar vardır. Bunlardan biri ayrılık kaygısıdır. Bu durumda hemen çocuk ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. Bazen gece korkuları karabasanlar uykunun bozulmasına neden olur. Bu tür durumlarda çocuk ruh sağlığı uzmanı ile ailenin işbirliği sorunu çözecektir

kaynak: sabah.com.tr / PROF. DR. BENGİ SEMERCİ

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-11-2011, 11:08   #3 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Bu hafta Uzm. Psk. Hande Sinirlioğlu Ertaş ile çocuklarda korkular ve kaygı bozukluğu üzerine konuştuk. Çünkü çocukların çok küçük yaşlarda yaşadıkarı korkular yeterince önemsenmez ve tedavi edilmezse ileride ciddi psikiyatrik sorunlara yol açabiliyor..

Korku kelimesi çocuklarımızdan sık duyduğumuz ve kimi zaman nasıl bir yaklaşımda bulunacağımızı bilmediğimiz durumlarla bizi karşı karşıya getirir. Genel bir bakışla korku; algılanan bir tehlike tehdit anında hissedilen ve gerilim güçlü bir kaçma veya kavga etme dürtüsü hızlı kalp atışları kaslarda gerginlik v.b. belirtilerle yaşanan yoğun bir duygusal uyarılmadır.

Korku çocuğun gelişim sürecinde var olan bir duygudur. 6 aydan itibaren bir bebek yabancı nesneler yerler ve kişilere karşı korku geliştirebilmektedir. Birincil bakıcıları (genellikle anne ve baba) olmaksızın bebek farklı ortamlara tepkiler verir. Yeni tanıdığı tanıştığı kişilere ağlayarak yaklaşır anneyi arar. Bu doğal gelişim sürecinin bir sonucudur. Bebeğimizin çevreye olan algısı artmış ve tanıdık-tanımadık sınıflandırmalarını değerlendirmeye başlamıştır artık. Yabancılık çekme ve ebeveynden ayrılmaktan kaçınma 2 yaşa kadar devam eder.

2 – 5 yaş arası çocuklar ebeveynden ayrılık ve terk edilme dışında farklı korkular da geliştirmeye başlamıştır. Bu korkular; çeşitli hayvanlar yüksek ses ve karanlığa yöneliktir.gelişim dönemi korkularında anne babalara düşen görev bu korkuları doğal olarak algılamak ve bu korkulara odaklanmamaktır. Böyle olduğu takdirde çocuk anne babanın tepkilerinden korkuların yersiz olduğu mesajını alır. Tam tersi durumlarda ise örneğin anne ve babaların bu korkulara odaklanması halinde “birşey yok eğer çok korkuyorsan yanımda kal….” Şeklindeki tepkileri çocukların aklında çeşitli sorular bırakabilir. Örneğin çocuk; “baka annem/ babam da bu korkuyu önemsiyor demek ki gerçekten kötü bir şeyler var” şeklinde düşünebilecektir. Eğer gece yatarken çocuğumuz karanlıktan korkuyorsa hafif bir ışık açık bırakılıp odasında yatması sağlanmalıdır. Eğer korku objesi bir hayvan ise; anne babalar bu korkuyla başa çıkmayı çocuklarına aldıkları oyuncaklarla sağlayabilirler. Aynı zamanda çevrede karşılaşılan hayvanlara karşı anne babaların çekingenliği de çocuklar tarafından dikkatlice gözlenecek ve öğrenilecektir ki bu durum korkuların doğal korkudan patolojik korkulara (fobilere) geçişine neden olabilmektedir.

İlkokul çağlarına gelindiğinde çocuk gelişimsel olarak farklı korkularla yüzleşebilmektedir. Bu korkular ebeveynlerin ölümü okulda aşağılanma gibi daha çok soyut kavramlara yöneliktir. Bu dönem korkularıyla başa çıkmada çocuğun geçmiş yaşantısı ve ebeveynlerinin tutumları önem kazanmaktadır. İlkokul çağları çocuğun soyut düşünce yeteneğinin geliştiği sosyalleşme ve bireyselleşmenin önem kazandığı dönemdir. Bu dönemde çocuk artık kişiliği ve kimliğini çevreye kanıtlama ebeveynden uzaklaşma eğilimindedir. Ebeveynlerinin daha önceki dönemlerde verdiği sorumluluk alma becerileri çocuğun bireyselleşmesini destekleyecek hızlandıracaktır. Elbette ki bu yeni dönemde oluşan sosyal yaşam ilişkin korkular doğaldır.

Çocukluk döneminde ortaya çıkan ve psikiyatrik sorunlar diyebildiğimiz korkular ya da yaygın kaygı halleri vardır ki anne babalar bu korkuları iyi ayırt ederek müdahale ve desteği geç kalmadan çocuklarına sunmalılardır.

Zaman zaman çocuklarımızın çevresindeki tüm değişikliklere ve olaylara yoğun bir kaygı ve korku ile baktığını fark edebiliriz. Bu kaygılar huzursuzluk aşırı heyecan duyma kolay yorulma düşünceleri yoğunlaştırma zorluk çekme ya da zihnin durmuş gibi olması hali irritabilite/duygusal hassaslık kas gerginliği ve uyku problemleri ile kendini gösterebilir. Çocuk kaygısını kontrol etmekte zorlanır. Kaygı durumuna fiziksel yakınmalar da eşlik edebilir. Bu tür durumlar çocuğun yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuklarımız içsel sıkıntı ve streslerini zaman zaman sözel olarak dile getirememekte ve davranışları ile yardım çağrısında bulunmaktadırlar. Bu yardım çağrıları anne babalar tarafından dikkatlice değerlendirilmeli ve duyarlılıklar karşılanmalıdır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu olarak tanımlanan psikiyatrik tablo çok hafif tedirginlikten dehşet ve panik derecesine kadar değişen yoğunluklarda olabilir. Bu aşamaya gelen anksiyete kişiyi koruma düzeneklerinden biri olma özelliğini yitirir ve kişinin başa çıkması gereken bir sorunu haline gelir.

Belirtileri ruhsal ve bedensel belirtiler olarak iki ana grupta toplanır.

1. Bedensel Belirtiler

Kan basıncının ve kalp atışının artması

Kas gerilmesi

Ürperme

Gözbebeklerinin büyümesi

Derinin solması ya da kızarması

Terleme

Sık tuvalete gitme

Öğürme geğirme kusma

Boğazda düğümlenme

Hava açlığı

Sersemlik hissi

Uyuşma ve karıncalanmalar

Uyku bozukluğu

2.Ruhsal Belirtiler

Huzursuzluk

Aşırı heyecan

Endişe

Düşünceleri toplamada güçlük

Zihnin durması hissi

Denetim yitirme

Çıldırma veya ölüm korkusu

Anksiyete bozuklukları kalıtsal biyokimyasal ve çevresel faktörler çeşitli hastalıkalr ve ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabilir fakat bazende belirli hiçbir neden bulunmaz.

Anksiyetenin toplumda görülme sıklığı % 5-10 oranında belirtilmaktedir. Tedavisinde anksiyolitikler antidepresanlar kullanır ayrıca medikal tedaviye destek olarak psikoterapi uygulanması yararlı olur.

Anne-babaların çocuklarına verdikleri güven duygusu ve çocuklarının özgüvenini sağlayıcı onurlandırmalar anksiyete bozukluğu tedavisinde uzmanlara yardımcı olacaktır. Aynı şekilde çocuğun kaygısının okulda ki performansını da etkileyeceği göz önüne alındığında tedavide aile-okul-uzman işbirliği gereklidir.

kaynak: hürriyet.com.tr / Füsun Saka

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10-11-2011, 11:09   #4 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Ayrıca aşağıdaki başlıklara bakmanızı tavsiye ederim.

Çocukların Korkma Sebepleri

Çocuklarda Korkma: Çocuğun Korkması Nasıl Önlenir?

Çocuklardaki Fobiler Nelerdir?

Çocuk ve Korku

Çocuklar Neden Utangaç

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


4 yaşındaki çocuğum çok yabani, ne yapmalıyım?

4 yaşındaki çocuğum çok yabani, ne yapmalıyım? konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çocuğum başkasıyla konuşmama izin vermiyor ne yapmalıyım? elif Sağlık Soruları ve Cevapları 0 08-06-2011 02:14
Aktepere (yabani su teresi) özellikleri daywest Alternatif Tıp 0 13-09-2010 11:32
Çalgıcı otu (yabani hardal) özellikleri daywest Alternatif Tıp 0 13-09-2010 10:15
Yabani Bitkilerdeki Şifa elif Alternatif Tıp 0 08-09-2010 01:00
Çocuğum okula neden gitmek istemiyor? Ne Yapmalıyım? daywest Çocuk Psikolojisi 0 20-02-2010 01:10

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:21 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats